• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Allah beni affetsin

böyle bişey nasıl yok istemediği bişeyi kim nasıl yaptırabilir ki bi insana
kendi doğurmak istemiyosa burdaki herkes doğur dese de bu kendi bileceği iş
zaten konu sahibi aldırayım mı aldırmayayım mı diye sormuyo ki
konu o değil

Afedersiniz ben anlayamadım konuyu. Konu nedir?
 
Henüz 2 yıllık evliyiz. Birkaç ay önce olaylı bir şekilde ayrılma kararı verdim ve eşyaları toplayıp evden ayrıldım. Yeni bir ev kurdum, çevrem, ailem herkesin haberi oldu bu durumdan çok zor günler yaşadım. Boşanma davası açtık anlaşmalı. Ama yalvardı yakardı çok büyük vaadlerde bulundu ikna etti beni son bir kez daha denemeye. Bir çok şartım vardı bunun için. Hepsini de açık açık söyledim. Ve hepsini de kabul etti. Sen nasıl istersen öyle olacak, mutluluktan ayaklarını yerden keseceğim, hiç olmadığın kadar huzurlu kılacağım seni dedi. İnandım. Ayrıldım eve tekrar dönmeyeceğimi söylemiştim, çok kötü anılarım vardı ve ok zor şartlarda ayrılmıştım o evden, yeni bir düzen kurmuştum zorla biliyordu bunu ve de kabul etmişti. Kendisi yerleşecekti benim evime. Geldi birkaç parça eşyasıyla. Ama niyeti geri dönmekmiş. Ayrılık sonrası ilk birlikteliğimizde hamile kalmışım. rtesi gün hapı kullanmama rağmen. Şok oldum. Çok plansız ve zamansız bir bebekti bu. İşine geldi tabiki. Bu ortamda çocuk olmaz şu evi bir düzene sokalım dedim. Burada bize bir düzen kur dedim. Neymiş efendim burada yaşayamazmış, eski eve geri dönmeliymişiz. Hani her istediğim oacaktı, hani ben ne dersem oydu, hani mutluluk hani huzur, hani verilen sözler? Şimdi 8 haftalık hamileyim. İçim acıyor ama aldırmak zorundayım Beni katil olmakla suçluyor.Sanki ben çok meraklıyım hem psikolojik hem de fiziksel travmasına bu durumun. Restini çekti, düzen kurulacaksa eski evde kurulacak. O kadar olaydan sonra nasıl göze alayım, nasıl riske gireyim tekrar ben? Yarın birgün karnımda çocuk, elimde valizim ev aramayacağım, mahkemelerde koşturmayacağımın garantisi nerede? Kıyamıyorum ama yapmak zorundayım bunu.Doğacak çocuğa da yazık çünkü. Allah beni affetsin.

Afedersiniz ben anlayamadım konuyu. Konu nedir?


konu bu, konu sahibinin anlattığı
 
Neden mi evlat sahibi oldum..Deli gibi sevdiğim,inandığım,taptıgım,arkadaşım,dostum,kocam,aşığımından bir parça dünyaya getirmek istediğim için anne oldum..Şartlarım bir çocuga evet elverişli..Fakat o şartları elverişli hale getirene ,yani bebeğimi kucağıma almaya layık olana kadar neler çektiğimizi hangi süreçlerden geçtiğimizi biliyor musunuz siz???eşşek gibi çalıştık karı-koca ...8 sene sonra bebeğimi dünyaya getirdim..8 sene sonra tamam artık evlat sahibi olabilirim dedim..bilmem anlatabiliyor muyum.........Hayat zor ve herşeyi %100 en kötü yanından bakarak değerlendiriyorum.Pembe bir dünyada değiliz ..............

İşte bu kadar bak ne güzel demişsin şartlarım çocuğa elverişli hale getirdim kocamı seviyorum tapıyorum vs. vs.
Peki bunların bir gün yerlebir olabileceği ihtimalini düşündün mü arkadaşım. Herşeyi %100 kötü yanından değerlendiren sen neden deli gibi sevdiğin adamın birgün sizin hayatınızda olmama ihtimalini o çocuğu babasız büyütme ihtimalini düşünmedin? yada maddi olanaklarınızı bir gün tamamen kaybetme olasılığını hiç değerlendirmedin mi sonuçta pembe bir dünyada değiliz değilmi?
Sorduğum soru için sinirlenmişsinzi amacım sizi sinirlendirmek değildi sadece bu cevabı vermenizdi beklentim. Allah bebeğinizi size bağışlasın ve hayatınız şimdikinden daha güzel olsun umarım..
 
Ben hem kendi çekeceğim sıkıntıları hem de çocuğun çekeceği sıkıntıları düşünüyorum. Bana kızabilir beni yadırgayabilirsiniz. Feminist değilim ama bu şekilde " yaa ne olursa olsun, ben anneyim çekerim bu sıkıntıyı" deyip bütün sorumluluğu yüklenmeye de karşıyım. Ben anneysem o da baba. çocuk agucu bugucu seveyimle olmuyor. Para da değil mesele. allaha şükür gücüm var bakabilirim kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum. Ama oh ne ala. Öyle bir durumda beyefendi havadan baba olacak.baba olacaksa güven verecek, hem bana hem de doğacak çocuğumuza. Ne kadar hazırsınız hayatın bütün sorumluluğunu yüklenmeye. Ben de böyle düşünsem demek ki hiç problem yaşamıcam eşimle. Ooh ne ala o ne isterse o ne derse o.Bütün yük bende olsun. Niye? Çünkü ben kadınım,çünkü ben anayım. Niye çünkü o erkek. Sonra da eşitlik deriz, gün sohbetlerinde fedakarlıklarımızı anlatırız. Beni de bir anne doğurdu. ben de insan evladığım benim de canım var onun olduğu kadar.Ben de çalışıyorum. Evime gelince de gereken hizmetimi ilgimi gösteriyorum. Bir sıkıntı çekilecekse erkek olarak önce o çekmeli artık. Benim çektiğim yeter çünkü. Ki varsayımlarla konuşuyorum güvenemediğim için. Ya birdaha olursa diye.

Eğer anne olsaydınız bu sözlerin hiçbirini söylemezdiniz emin olun. İyi ki doğurmuşum derdiniz tüm zorluklara rağmen. Sevgisi öyle doldururdu ki her dert tozpembe gelirdi o zaman size.
Diyelim ki çok iyi bir eşe bir sahiptiniz ve eşiniz öldü. Ne olacaktı o zaman. Yine herşeyi kendiniz sırtlamayacak mıydınız.
Evlat sıkıntı değil nefestir, ömürdür, hayattır. Keşke bu duyguyu yaşayabilseydiniz. Neler kaçırdığınızı bir bilebilseydiniz
 
Son düzenleme:
Eğer anne olsaydınız bu sözlerin hiçbirini söylemezdiniz emin olun. İyi ki doğurmuşum derdiniz tüm zorluklara rağmen. Sevgisi öyle doldururdu ki her dert tozpembe gelirdi o zaman size.
Diyelim ki çok eşe bir sahiptiniz ve eşiniz öldü. Ne olacaktı o zaman. Yine herşeyi kendiniz sırtlamayacak mıydınız.
Evlat sıkıntı değil nefestir, ömürdür, hayattır. Keşke bu duyguyu yaşayabilseydiniz. Neler kaçırdığınızı bir bilebilseydiniz

:46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46::46:
 
konu bu, konu sahibinin anlattığı

Alay mı ediyorsunuz siz konu bu diye. Eşiyle yaşadıkları sıkıntının yanında doğurmanın sırası olmadığından bahsedilmiş. İnsanlar da bu kısımla ilgili yorumlar yapmışlar.
Neden konu bu mu diyorsunuz. Ben gerçekten anlamadım. Neyle ilgili yorum yapılmalıydı.
 
Alay mı ediyorsunuz siz konu bu diye. Eşiyle yaşadıkları sıkıntının yanında doğurmanın sırası olmadığından bahsedilmiş. İnsanlar da bu kısımla ilgili yorumlar yapmışlar.
Neden konu bu mu diyorsunuz. Ben gerçekten anlamadım. Neyle ilgili yorum yapılmalıydı.

sizce alay mı ediyorum
ben gayet anlamadığınızı sanmıştım
kadın aldırayım mı demiyo ki kararını vermiş
aldırıcam diyo
derdini paylaşıyo ben okuduğumdan onu anladım siz farklı anlamışsınız anlaşılan
 
Sizden fikrinizi değiştirmenizi istemiyorum, tamam saygı da duyuyorum ama karşınızdaki hata yapmış bir insanı da şeytan ilan etmeyin lütfen..En azından bunu yapabilirsiniz..

Bu yorumu, mesajımın neresinden çıkardınız aklım almıyor; denilmeyenleri diyerek lütfen kimse haddini aşmasın.
 
İşte bu kadar bak ne güzel demişsin şartlarım çocuğa elverişli hale getirdim kocamı seviyorum tapıyorum vs. vs.
Peki bunların bir gün yerlebir olabileceği ihtimalini düşündün mü arkadaşım. Herşeyi %100 kötü yanından değerlendiren sen neden deli gibi sevdiğin adamın birgün sizin hayatınızda olmama ihtimalini o çocuğu babasız büyütme ihtimalini düşünmedin? yada maddi olanaklarınızı bir gün tamamen kaybetme olasılığını hiç değerlendirmedin mi sonuçta pembe bir dünyada değiliz değilmi?
Sorduğum soru için sinirlenmişsinzi amacım sizi sinirlendirmek değildi sadece bu cevabı vermenizdi beklentim. Allah bebeğinizi size bağışlasın ve hayatınız şimdikinden daha güzel olsun umarım..

Yoo ne münasebet sinirlenmedim yazım dilinden olsa gerek.. ama soruyorum siz nerden biliyorsunuz deli gibi sevdiğim adamın birgün beni bırakabileceği ihtimalini düşünmediğimi ??????siz nerden biliyorsunuz birgün onun ölebileceğini dününmediğimi ya da beni aldatacağını düşünmediğimi ya da benim-onun başka birilerini sevip,sevgimizin biteceğinii düşünmediğimi???Ben herşeyin %100 olumsuz yönlerini düşünürüm...ama olursa güzellikler hayatımda süprizdir benim için...O yüzden pempe bir dünyada değiliz dedim ya zaten size :)))))
Amin hepimizin bebeğini bağışlasın..Kimseyi düşkün durumda bırakmasın..
 
Son düzenleme:
Ben hem kendi çekeceğim sıkıntıları hem de çocuğun çekeceği sıkıntıları düşünüyorum. Bana kızabilir beni yadırgayabilirsiniz. Feminist değilim ama bu şekilde " yaa ne olursa olsun, ben anneyim çekerim bu sıkıntıyı" deyip bütün sorumluluğu yüklenmeye de karşıyım. Ben anneysem o da baba. çocuk agucu bugucu seveyimle olmuyor. Para da değil mesele. allaha şükür gücüm var bakabilirim kendi ayaklarımın üzerinde duruyorum. Ama oh ne ala. Öyle bir durumda beyefendi havadan baba olacak.baba olacaksa güven verecek, hem bana hem de doğacak çocuğumuza. Ne kadar hazırsınız hayatın bütün sorumluluğunu yüklenmeye. Ben de böyle düşünsem demek ki hiç problem yaşamıcam eşimle. Ooh ne ala o ne isterse o ne derse o.Bütün yük bende olsun. Niye? Çünkü ben kadınım,çünkü ben anayım. Niye çünkü o erkek. Sonra da eşitlik deriz, gün sohbetlerinde fedakarlıklarımızı anlatırız. Beni de bir anne doğurdu. ben de insan evladığım benim de canım var onun olduğu kadar.Ben de çalışıyorum. Evime gelince de gereken hizmetimi ilgimi gösteriyorum. Bir sıkıntı çekilecekse erkek olarak önce o çekmeli artık. Benim çektiğim yeter çünkü. Ki varsayımlarla konuşuyorum güvenemediğim için. Ya birdaha olursa diye.

Bu verdiğin cevap benim için yeterli oldu..
Evet ben anneyim ve evladım için her türlü sıkıntıyı çekmeye razıyım. Eğer gerçekten sandığınız gibi bir eşitlik olsaydı doğa erkeğede çocuk doğurma yeteneği verirdi..
Bu durumda arkadaşım sana söyleceğim tek şey o bebeğin canına kıydıktan sonra gidip kendin için son derece kesin bir korunma yöntemi bul.Ve hayatının hiç bir döneminde anne olmaya yeltenme. Çünkü zannetmeki sen anne olmak istediğin zaman o çocuğun babası olacak adam her zorluğun altına seninle beraber girecek. Böyle bir şey olsa bile senin beklentilerini karşılamayacaktır.
O yüzden Bu hayatı sadece kendin için yaşa ama bu süre içinde iyi korun ki kürtajı normal olarak kabul etmeye hazır toplumumuza örnek olma lütfen..
Bu çocuğu aldırmak istemende çok haklıymışsın. Gerçekten bu çocuk doğarsa o zaman yazık olur. Hep kendini düşünen bir anne ne kadar bakabilir ki bir çocuğa..
Daha bana laf düşmez artık..
Ama çok rica ediyorum bundan sonra çok iyi korun..
 

Elbette cevap vermek zorunda değilsiniz arkadaşım, fakat benim anlamadığım bir nokta var.
Siz aşağıdaki durumlardan hangisindesiniz tam olarak?
1- Eşiniz eski eve gitmekte ısrar etmezse ve sizinle sizin kurduğunuz düzende yaşamaya devam etmeyi kabul ederse, bu bebeği doğurmaya niyetlisiniz.
2- Eşiniz ev inadına devam etse de, bu inattan vazgeçse de, siz gene de onu bir müddet daha gözlemlemek istiyorsunuz. Eşiniz sizin düzeninizde yaşamayı gönüllü olarak sürdürse dahi, bebeği gene de aldıracaksınız.
Veya bunlardan hiç biri de olabilir elbette.
Biraz danışmanlık hizmeti alsanız çok iyi gelecek size, ama zamanınız çok az. Yasal kürtaj süresinin bitimine az kaldı, sanırım 2 haftanız var öyle değil mi?

Konu Sahibi arkadaş, durumu biraz daha iyi tahlil edebilmen için, yukarıdaki soruların cevabını burada bize vermesen bile, en azından kendine soruyorsun ve düşünüyorsun değil mi..
Bu arada "istemediğimiz bebekleri de doğurmak zorunda olsak, kürtaj diye bişey olmazdı" demişsin. Katılmıyorum buna. Kürtajı lütfen "doğurmak istemediğimiz bir bebeği aldırmak gibi" bir karar mekanizması veya hamilelik sürecinin bir adımı gibi görme. Kürtaj en başta, anne sağlığını riske atacak gebeliklerin sonlandırılması, kromozom veya çeşitli anomalileri olan bebeklerin gelişimine son verilmesi için varolan bir yöntemdir.
Bebeğin senin de dediğin gibi "agucuk bugucuk" ile büyümediğini gayet iyi biliyoruz ve babanın da en az anne kadar sorumluluk taşıması gerektiğini de.
Fakat sen de kürtajın senin en doğal hakkın olup olmadığını ve hamilelik sürecinin doğal bir parçasıymış gibi olan algını yeniden sorgula. Neticede babadan görmek istediğin sorumluluğu, sen de ilişki esnasında korunarak göstermeliydin öyle değil mi. Kınamak ve aynı mezeyi 100.defa önüne koymak için yazmıyorum bunları. Sadece demek istiyorum ki, bir sorumsuzluk varsa ortada, her ikinize de ait bu. Sen de sütten çıkmış ak kaşık değilsin. Kendini savunurken, hatalarını da kabul etmezsen eğer, bize de değil, eşine de değil, sadece kendine dokunur zararın.
Bundan sonrası için bizlere cevap vermekle değil, atacağın adımları düşünmekle harcamalısın zaten enerjini. Eşini kürtaja ikna etmelisin eğer resmi nikahınız devam ediyorsa. Lütfen bundan sonrası için de çok ciddi şekilde doğum kontrol önlemini al.
Bak kendini nasıl güç durumlara sokuyorsun.
 
sizce alay mı ediyorum
ben gayet anlamadığınızı sanmıştım
kadın aldırayım mı demiyo ki kararını vermiş
aldırıcam diyo
derdini paylaşıyo ben okuduğumdan onu anladım siz farklı anlamışsınız anlaşılan

Burada insanlar verilen kararın farkındalar. Ama konu açılırken 8 haftalık bir hamilelikten ve eşinin bu çocuğu aldırmamasını istemesinden ama bu çocuğu doğrumayacağından bahsedilmiş. Bu çocuğu aldırmasını doğru bulmayan insanlar aldırma diyemez mi. Bu konuyla ilgili karar verilse de fikir veremezler mi. Kendi doğrularıyla ilgili, doğrudur yanlıştır, fikir beyan edemezler mi. Siz neden konumuz bu değil dediniz. Bence bu da konulardan bir tanesi. Bana göre en önemlisi.
 
Arkadaş kararını vermiş ise o zaman konu yanlış yerde değil mi, yaşanmış hikayeler bölümünde olması gerekmiyor mu? Arkadaş kendi içinde bocalıyor belli ki, kimse kolay olduğunu iddia etmiyor. Karar verilmişse kimsenin fikir belirtmesine ne gerek var o zaman.
Konu sahibine aldır diyenlerin nasıl fikir belirtmeye hakkı varsa, aldırma diyenlerinde o kadar var heralde. Ayrıca konu sahibi aldır diyenleri ne kadar dikkate alacaksa, aldırma diyenleri de o kadar dikkate alacak, hatta her ikisini de dikkate almayacak belki de. Sonuç olarak zaten son kararı kendi verecek, eğer karar vermiş ise tartışmanın zaten anlamı yok.
Konu sahibi aldırır ya da aldırmaz, kimsenin hayatını etkilemez bu sonuç, kendisi karar verecek sonuçta da, bana yorumlarda en ilginç gelen kısım, 8 haftalık bir bebeğin aldırıldığında onun yaşam hakkının alınmadığı iddiasında bulunulması. Eğer siz müdahele etmezseniz, bu bebek bir canlı olarak dünyaya gelip yaşamayacak mı, yani yaşam hakkını almış olmuyor musunuz, illa doğması mı gerekiyor ki, zaten doğmasına izin vermeyen, yaşam hakkına müdahele eden aldıran kişi değil mi, nasıl bu bir canlı değil aldır gitsin denilebiliyor.Aldırır ya da aldırmaz ama bir canlıdan bahsettiğimizin farkına varsak en azından...
 
Bu verdiğin cevap benim için yeterli oldu..
Evet ben anneyim ve evladım için her türlü sıkıntıyı çekmeye razıyım. Eğer gerçekten sandığınız gibi bir eşitlik olsaydı doğa erkeğede çocuk doğurma yeteneği verirdi..
Bu durumda arkadaşım sana söyleceğim tek şey o bebeğin canına kıydıktan sonra gidip kendin için son derece kesin bir korunma yöntemi bul.Ve hayatının hiç bir döneminde anne olmaya yeltenme. Çünkü zannetmeki sen anne olmak istediğin zaman o çocuğun babası olacak adam her zorluğun altına seninle beraber girecek. Böyle bir şey olsa bile senin beklentilerini karşılamayacaktır.
O yüzden Bu hayatı sadece kendin için yaşa ama bu süre içinde iyi korun ki kürtajı normal olarak kabul etmeye hazır toplumumuza örnek olma lütfen..
Bu çocuğu aldırmak istemende çok haklıymışsın. Gerçekten bu çocuk doğarsa o zaman yazık olur. Hep kendini düşünen bir anne ne kadar bakabilir ki bir çocuğa..
Daha bana laf düşmez artık..
Ama çok rica ediyorum bundan sonra çok iyi korun..

işte budur

:42::42::42::42::42::46::46::46::46::46::46:
 
Yoo ne münasebet sinirlenmedim yazım dilinden olsa gerek.. ama soruyorum siz nerden biliyorsunuz deli gibi sevdiğim adamın birgün beni bırakabileceği ihtimalini düşünmediğimi ??????siz nerden biliyorsunuz birgün onun ölebileceğini dününmediğimi ya da beni aldatacağını düşünmediğimi ya da benim-onun başka birilerini sevip,sevgimizin biteceğinii düşünmediğimi???Ben herşeyin %100 olumsuz yönlerini düşünürüm...ama olursa güzellikler hayatımda süprizdir benim için...O yüzden pempe bir dünyada değiliz dedim ya zaten size :)))))
Amin hepimizin bebeğini bağışlasın..Kimseyi düşkün durumda bırakmasın..

Sadece önceki mesajınıza istinaden böyle bir fikir oluştu bende yani çok kötü olan bu dünyada sizinde başınıza kötü birşeyler gelme ihtimalini %100 düşündüğünüze göre siz bebeğinize tek başınıza bakabilecek cesareti olan bir kadınsınız. Bence tüm anneler aynı cesarete sahiptir. Sadece gelmek istediğim nokta buydu. Yani siz ben ve diğer bir çok kadın yapabiliyorsa konu sahibde yapabilir diyecektim. Ama konu sahibi olayı açıklığa kavuştırdu hani demiştik ya istemesi gerekir diye..


Kendisi anne olmak istemiyor ve bunun sorumluluğunu almamak için bu çocuğu aldırmak istiyor. Eşininde havadan baba olmaması için coçuğunu aldırmak kesin bir çözüm olacak kendisi için. Daha ne denir ki...
 
Yapmayın lütfen,sanki çocuk canlanmış,doğmuş ve sonrasında babasından ayrıldığı için çocuğu öldürüyor bu kadın...Ne kadar acımasız oluyoruz bazan ya da ne kadar düşünmeden sırf yazmış olmak için yazıyoruz.Sizden alıntı yaptım ama sadece size değil sizin gibi düşünen herkese mesajım,yanlış anlaşılmasın.
Bir kere kürtaj tarihin ilk yıllarında beri var hayatımızda,istenmeyen gebeliği sonlandırmak için kadınlar hayatlarını tehlikeye atıyorlardı,kimse duymasın diye neredeyse canlarına kast ediyorlardı.Ya kendi kendilerine ya da cahil, sözde işin erbabına..Bunu kabul edelim ve burada ahkam kesmeyelim.
Sorumsuz bir baba,umutsuz bir kadın ve talihsiz bir evlilik uğruna,bunlardan hiç haberi olmayan, olsa belkide dünyaya gelmek istemeyecek bir bebeği doğurmak ya da doğurmamak elbetteki onu taşıyan annenin bileceği bir iş.
Yargılamaktan ve suçlamaktansa ona bir yol göstermeyi hiç denemiyoruz nedense,sadece yaptığımız vurun abalıya..
Silkinip kendimize gelerek,çaresizlik içinde yanan bu kadına,hemcinsimize yardım etmeyi,onun hayatını kurtarmasına,mutlu olmasına bir nebzede olsa fayda etmeyi neden düşünemiyoruz acaba?
Ve forum yöneticisi olarak hatırlatmak isterim ki konumuz kürtaj doğru mudur yanlış mıdır değil...
Konu dışına çıkmadan,konuya odaklanarak güzel paylaşımlar diliyorum.

Burada insanlar verilen kararın farkındalar. Ama konu açılırken 8 haftalık bir hamilelikten ve eşinin bu çocuğu aldırmamasını istemesinden ama bu çocuğu doğrumayacağından bahsedilmiş. Bu çocuğu aldırmasını doğru bulmayan insanlar aldırma diyemez mi. Bu konuyla ilgili karar verilse de fikir veremezler mi. Kendi doğrularıyla ilgili, doğrudur yanlıştır, fikir beyan edemezler mi. Siz neden konumuz bu değil dediniz. Bence bu da konulardan bir tanesi. Bana göre en önemlisi.

konu sorumlusu yöneticisinin yaptığı uyarıyla cevap vereyim size
konumuz kürtaj doğru mudur değil midir değil
bence doğrudur sizce yanlış ama konu sahibinin sorduğu bu değil...
anlatmaya çalıtığım bu..
 
Ben kürtajolmadım ama konu sahibi arkadaş seni çok iyi anlıyorum...Burda tepkili yaklaşanlar olmuşta korunduğu hALDE Hamile kalanda var unutmayalım..
bence doğru bir kara vermişsin arkadaşım..bebeğe yazık tabiki amaböyle bi adama çocuk doğurmamak gerekiyor bence..eşleri dörtdörtlük olanlar yada hayatı yolunda gidenler pek anlamayabilir..ama hersey hayallerdeki gibi olmuyor bu hayatta doğurmak yetmiyor bu işin ileriside gereklii...anne baba bir arada bir evladı yetiştirebilecekmi elele bu olmadıktan sonra gerek varmı bir cocuğu bir tarafı eksik dünyayagetirmeye..

biliyorum kürtajın günahınıda,çok acı bi durum olduğunuda..ama kadın sonunda tek başına kalabileceğini düşünüyorsa dünyaya getirmemeli bir cocuğu diye düşünüyor herkezin fikrine saygı duyuyorum
 
konu sorumlusu yöneticisinin yaptığı uyarıyla cevap vereyim size
konumuz kürtaj doğru mudur değil midir değil
bence doğrudur sizce yanlış ama konu sahibinin sorduğu bu değil...
anlatmaya çalıtığım bu..

Anlamamışım demek ki. Tek tesellim anlamayan sadece ben değilim.
 
Arkadaş kararını vermiş ise o zaman konu yanlış yerde değil mi, yaşanmış hikayeler bölümünde olması gerekmiyor mu? Arkadaş kendi içinde bocalıyor belli ki, kimse kolay olduğunu iddia etmiyor. Karar verilmişse kimsenin fikir belirtmesine ne gerek var o zaman.
Konu sahibine aldır diyenlerin nasıl fikir belirtmeye hakkı varsa, aldırma diyenlerinde o kadar var heralde. Ayrıca konu sahibi aldır diyenleri ne kadar dikkate alacaksa, aldırma diyenleri de o kadar dikkate alacak, hatta her ikisini de dikkate almayacak belki de. Sonuç olarak zaten son kararı kendi verecek, eğer karar vermiş ise tartışmanın zaten anlamı yok.
Konu sahibi aldırır ya da aldırmaz, kimsenin hayatını etkilemez bu sonuç, kendisi karar verecek sonuçta da, bana yorumlarda en ilginç gelen kısım, 8 haftalık bir bebeğin aldırıldığında onun yaşam hakkının alınmadığı iddiasında bulunulması. Eğer siz müdahele etmezseniz, bu bebek bir canlı olarak dünyaya gelip yaşamayacak mı, yani yaşam hakkını almış olmuyor musunuz, illa doğması mı gerekiyor ki, zaten doğmasına izin vermeyen, yaşam hakkına müdahele eden aldıran kişi değil mi, nasıl bu bir canlı değil aldır gitsin denilebiliyor.Aldırır ya da aldırmaz ama bir canlıdan bahsettiğimizin farkına varsak en azından...

Doğmamış bebeğin de canlı bir birey olduğunu söyleyenler, doğmuş bebekle doğmamış bebeği aynı kefeye koymakla itham edildiler..
Bir canlının başka bir canlının yaşama hakkı hususunda karar vermeye yetkisi olamdığını belirtenler, "çocuk büyütmenin getirdiği sorumluluğu bilmemekle,anlamamakla" itham edildiler.
"Aldırmaması yönünde" fikir beyan edenler, KK'da belirli sorumlulukları da olan bir kişi tarafından "bırak da kendi kararını kendisi versin" şeklinde uyarıldılar, ne komik.. Kaldı ki madem burada bir fikir istenmiyor, dediğin gibi "yaşanmış hikayeler" bölümünde olmalıydı konu.

Hiçbir evladımızın hak ettiği ilgiden ve olanaklardan mahrum büyümesini istemeyiz. Ancak bir annenin "karşımda sorumlu bir insan göremiyorum" gibi sebeplerle bebeğin hayatı üzerinde "aldırırım tabi, doğurunca atamazsın, satamazsın" şeklinde konuşmasını da tasvip edemeyiz. Babada sorumluluk aranır, evet. Ama sevişmeden önce aranır, eğer ortada bir tecavüz vakası yoksa.

Ben başından beri söylüyorum. Aldırmak o çocuğun yaşama hakkına bir saldırıdır. Ama kanunen 10. haftaya kadar yasaldır, evet. Fakat neticede o çocuğun yaşama hakkını elinden alıyor musun, evet alıyorsun. Son derece somut, net bir gerçek.
Çocuğu doğurmak ise o çocuğa gereken imkanların verilememesi riskini getirir. Bunu en iyi konu sahibi tayin eder. Ben eşi ile barışmış olduğu, aynı çatı altında karı-koca hayatını sürdürdüğü ve maddi koşulları gayet yerinde olduğundan hareketle bu riski yüksek değerlendirmiyorum Ama karar bana ait değil elbette.

Yani neticede bilinçsiz şekilde gebe kalmışsa bir kadın, zaten bulunduğu nokta hatalıdır. Bir hatadan dönerken her şekilde zarar görürsünüz. Her hata arkasında iz bırakır. Ya kürtaj olur, ya istemediği bir bebeğin annesi. İkisi de yanlıştır, hangisi daha yanlıştır? Biri büyük yanlıştır, biri küçük yanlıştır. Hangisi büyük yanlıştır, bunu da gebe olan kendi koşullarına göre kendisi değerlendirir.

Her görüşe saygı duyuyorum, her görüş bana yakın, hepsi düşüncelerimin farklı kısımlarını yansıtıyor. Ancak hatalı bulduğum husus, "bu hayat senin, elbette aldır" tarzı yorumlar. Öyle ki, konu sahibi bile kendini haklı ve hatta mağdur görmeye başladı. "Agucukla bebek büyümez, atsan atılmaz, satsan satılmaz" gibi gelmemesi gereken noktalara geldi.

Neyse, bebek istemiyorsak korunacağız işte. Bu işin başka doğrusu yok. Bir yanlış yaptıysan da, görüldüğü üzere zarar görmeden kurtulamıyorsun. İki kötüden birini seçecek, 3. ve doğru olan, güzel olan bir seçeneği malesef ki yok.

Hayat böyle birşey, pardon' u yok..
 
Henüz 2 yıllık evliyiz. Birkaç ay önce olaylı bir şekilde ayrılma kararı verdim ve eşyaları toplayıp evden ayrıldım. Yeni bir ev kurdum, çevrem, ailem herkesin haberi oldu bu durumdan çok zor günler yaşadım. Boşanma davası açtık anlaşmalı. Ama yalvardı yakardı çok büyük vaadlerde bulundu ikna etti beni son bir kez daha denemeye. Bir çok şartım vardı bunun için. Hepsini de açık açık söyledim. Ve hepsini de kabul etti. Sen nasıl istersen öyle olacak, mutluluktan ayaklarını yerden keseceğim, hiç olmadığın kadar huzurlu kılacağım seni dedi. İnandım. Ayrıldım eve tekrar dönmeyeceğimi söylemiştim, çok kötü anılarım vardı ve ok zor şartlarda ayrılmıştım o evden, yeni bir düzen kurmuştum zorla biliyordu bunu ve de kabul etmişti. Kendisi yerleşecekti benim evime. Geldi birkaç parça eşyasıyla. Ama niyeti geri dönmekmiş. Ayrılık sonrası ilk birlikteliğimizde hamile kalmışım. rtesi gün hapı kullanmama rağmen. Şok oldum. Çok plansız ve zamansız bir bebekti bu. İşine geldi tabiki. Bu ortamda çocuk olmaz şu evi bir düzene sokalım dedim. Burada bize bir düzen kur dedim. Neymiş efendim burada yaşayamazmış, eski eve geri dönmeliymişiz. Hani her istediğim oacaktı, hani ben ne dersem oydu, hani mutluluk hani huzur, hani verilen sözler? Şimdi 8 haftalık hamileyim. İçim acıyor ama aldırmak zorundayım Beni katil olmakla suçluyor.Sanki ben çok meraklıyım hem psikolojik hem de fiziksel travmasına bu durumun. Restini çekti, düzen kurulacaksa eski evde kurulacak. O kadar olaydan sonra nasıl göze alayım, nasıl riske gireyim tekrar ben? Yarın birgün karnımda çocuk, elimde valizim ev aramayacağım, mahkemelerde koşturmayacağımın garantisi nerede? Kıyamıyorum ama yapmak zorundayım bunu.Doğacak çocuğa da yazık çünkü. Allah beni affetsin.

Yaşadığımdan örnek verim canım..
Öncelikle doğru yoldasın kararın doğru...
Yaşadığıma gelince ayrılık kararı aldım ve böle işte tekrar biraraya gelme sözüne aldandım
ve koca bir hata...
Hiç bir zaman değişmiyorlar emin oL
1 hafta değişti sadece 3 ay ayrılıkdan sonra 1 haftacık değişti
Barıştığımızın ilk 1 haftası ilgiler alakalar yardımlar sonra tekrar kavgalar..
Şans felan verme binpişmanım şimdi 6-7 ay geçmiş olcaktı çokdan kendi hayatımı çizmiş olucaktım..
Salak ben kendime okadar hakaretler ediyorum ki..
De-ĞİŞ-mi-yor-lar emin oL buna..
 
Back
X