anlayamıyorum

olivedusa

Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
31 Aralık 2025
Mesajlar
487
Emoji Skoru
625
Puanlar
18
açıkçası ilk kez bi yazı oluşturacağım onun için yazım hatam, noktalama yanlışım olursa en baştan özür diliyorum. kadınlar kulübünü yıllardır kullanmıyorum, bi tiktokerın buradaki yazıları okuması sayesinde burayı keşfettim ve üyelik açtığımdan beri neredeyse her gün buradayım, özellikle bir derdim var başlığı altındaki yazıların ve gelen yorumların çok büyük bi kısmını okuyorum her yaştan kadının buraya her türlü derdini açması çok güzel ama özellikle evlilikler, nişanlılık süreci ve sevgililikle alakalı yazılarda kadınların aşağılandığı, dövüldüğü, minimum yapılan şeye bile minnet duyduğu noktalar çok üzülüyorum, anneannemin annesi okutulmamış, tanımadığı bi adamla evlendirilmiş, bi hayali olmamış varsa da sanıyorum ki gerçekleştirememiş en azından kariyer açısından, ömrü sürekli çevresindeki erkeklere hizmetle geçti, kaldı ki bu sadece akrabayla da sınırlı değil, anneannem ona kıyasla yine iyiymiş bi yaşa kadar okutulmuş, küçükken evlendirilmiş ve dedemden yıllarca çekmiş çok şiddet görmese bile dedem annemleri dövermiş, anneannem bi de belli bi yaştan sonra biraz daha özgürleşebildi kendini gerçekleştirebildi 50lerinde ikinci bi dil öğrendi gibi. annemler ailede üniversiteye gitme imkanı olan ilk kuşak, eşini kendi seçebilen, çalışan ve maddi özgürlüğü olan kuşak, ben 20li yaşlarımın ortalarındayım ve anlamadığım şey şu annemlerin kuşağı kendini gerçekleştirebilmek için çok uğraşmışlar ve eş seçimlerini de kendi inşa ettikleri standarda göre yapmışlar bizim neslimiz daha fazla imkana ve görece daha iyi koşullara doğmasına rağmen neden korkunç eş seçimleri yapıyor anlayamıyorum? burada ne kadınlar okuyoruz, üniversite öğrencisi, yeni mezun çalışıyor (özelde ya da devlette) korkunç erkeklerle muhattap oluyorlar, neden? hastalık kapma ihtimalleri var, öldürülme ya da çok korkunç şeyler yaşama ihtimalleri varken neden devam ettiriyorlar ilişkilerini? ya da buraya sizce boşanmalı mıyım tarzı açılan başlıklar, çalışıyorlar ellerine kendilerini geçindirecek kadar para geçiyor ama sadece fiziksel şiddet yok diye boşanmıyor ona rağmen burada napmalıyım diyorlar belki de kocası dışardan kadına hastalık bile getirmiş ama haberi yok sadece kadınların her şeyi yapabilecek güçleri varken kendilerine zindan hayatı yaşatmalarını anlayamıyorum? kimseyi kırmak için değildi yazım, dilim döndüğünce kendimi ifade etmeye çalıştım sürçü lisans ettiysem affola

ha bi de burada partnerleriyle sorun yaşayan her kadına da şunu söylemek istiyorum size eğer genç ve güzelken saygı duymuyorsa, hastalıkta, hamilelikte ve yaşlılıkta nasıl davranır? bunu düşünüp hiçbir saygısızlığa katlanmasa keşke kimse
 
Son düzenleme:
Nebileyim bazen ben de kiziyorum niye sacma iliskiler yasiyorlar, niye bosanmiyorlar diye buna kizmaktan kendimi alamiyorum ama sonra dusununce de hemen hemen herkes evlenmek istiyor, herkese "iyi koca" var mi peki? Matematiksel olarak yok cunku.
Yani hem kotu erkeklerin (dayak atan, saygisiz, halaret eden) bunlarin hepsini tamamen iliski konularinda disarda birakip hem de tum kadinlarin biriyle eşleşme ihtimali nedir? Bence birileri illa yalniz kalacak. Iste bu cemberin disinda kalan yalniz kalacak olan kadinlar bu iliskileri kabul ediyor.
 
boşanmış kadına toplum baskısı. bir de evlilik insana bir statü kazandırıyor toplum gözünde. çocuk varsa tek başına büyütmekten korkmak vs vs. bir de kendi annelerinin böyle evliliklerde kalıp ayrılmadığını görünce o da bir örnek oluşturuyor.
 
Nebileyim bazen ben de kiziyorum niye sacma iliskiler yasiyorlar, niye bosanmiyorlar diye buna kizmaktan kendimi alamiyorum ama sonra dusununce de hemen hemen herkes evlenmek istiyor, herkese "iyi koca" var mi peki? Matematiksel olarak yok cunku.
Yani hem kotu erkeklerin (dayak atan, saygisiz, halaret eden) bunlarin hepsini tamamen iliski konularinda disarda birakip hem de tum kadinlarin biriyle eşleşme ihtimali nedir? Bence birileri illa yalniz kalacak. Iste bu cemberin disinda kalan yalniz kalacak olan kadinlar bu iliskileri kabul ediyor.
ya kesinlikle katılıyorum dünyada yeterince iyi erkek olmadığı için de durum böyle aslında bi noktada, ama bekar olup kendine yetebilmenin rahatlığı bambaşkayken neden kocaman adama çoraplarını yerlere atmamasını gerektiği, bulaşığını makineye koyması gerektiğini ya da hadi bunları da geçiyorum bunlar çoğu Türk erkeği için zaten çok ekstrem hastayken neden benimle daha çok ilgilenmesi gerektiğini arada güzel vakit geçirebilmek adına plan yapması gerektiğini sürekli söylemek zorunda kalıp kendimi neden yok yere strese sokayım anlayamadığım şeyler bunlar... yalnızlık zannedildiği kadar korkunç da değil bence ayrıca
 
boşanmış kadına toplum baskısı. bir de evlilik insana bir statü kazandırıyor toplum gözünde. çocuk varsa tek başına büyütmekten korkmak vs vs. bir de kendi annelerinin böyle evliliklerde kalıp ayrılmadığını görünce o da bir örnek oluşturuyor.
evet bunu da anlıyorum ama kör bi kuyuda da ömrünün sonuna kadar kalmak da çok korkunç hatta belki hiçbir konuda destek görmediğin bi evlilik için söylüyorum... çocuk meselesine hiç değinmiyorum bile çocukların mutsuz bi evliliktense, huzurlu bi ev ama zor bi hayatta yaşamasını daha uygun gören taraftayım çünkü annesinin herhangi bi anlamda şiddet gördüğünü ve buna razı olduğunu göre çoğu çocuk bunu içselleştirip ilerde ilişkilerini buna göre kuruyor
 
Kesinlikle kadınlar olarak küçüklükten beri ideal erkek hayaliyle büyütülüyoruz disney prensleri ve orda pazarlanan sonsuz mutlu son,evcilik oyunları... Ataerki küçüklüğümüzden beri bizi kontrol altına almak için bunu bize pazarlıyor. Kadınlar artık kendi parasını kazanıyor bir erkeğe ihtiyacı yok yaşamak için ama bu kodlanan hayaller engel oluyor bu sefer de. Duygularımız yüzünden kontrol altına alınmaya başlıyoruz bu sefer de parasızlık güçsüzlük yerine. Halbuki erkekler böyle hayaller kurmuyor ve onlara kötü hissettiren ilişkiden de çok rahat çıkıyorlar. Bu düzeni görüp biz de böyle olmalıyız.
 
Kadınların hayat şartları ve sahip oldukları olanaklar geçmişe göre çok değişti ancak kadın olmanın zorlukları ne yazık ki değişmedi sadece çoğu daha görünmez hâle geldi. Detaylara indiğimizde kadınların günlük hayatında ilişkilerinde ve evliliklerinde ne kadar fazla görünmeyen yük taşıdığını fark ediyoruz bu da kadınların zaman zaman yanlış ilişkilerde kalmasına neden oluyor maalesef.
Bir başka dikkat çekici nokta ise kadınların erkeklere karşı daha fazla acıma ve yaptıkları şeyleri büyütme eğiliminde olabilmesi kadın kendisi çok fazla fedakârlık yaptığı hâlde erkeğin zaten sorumluluğu olan bazı şeyleri büyük bir fedakârlık gibi görebiliyor. Örneğin bir erkeğin kendi çocuğuyla ilgilenmesi çocuğuna bakması aslında onun ebeveyn olarak yapması gereken sıradan bir sorumluluk. Ama bazen öyle anlatılıyor ki sanki erkek çok büyük bir fedakârlık yapıyormuş gibi görülüyor. Mesela burda boşanma konusu açıyor iyi baba Allah razı olsun diyor halbuki ortada Allah razı olsun diyeceğimiz bir fedakarlık yok sadece olması gereken bir şey yapıyor oysa
İşte boyle yaklaşımlar lkadınların kendi üzerlerindeki yükü normalleştirirken erkeğin sorumluluklarını olduğundan daha değerli görmesine neden olabiliyor ve maalesef kadın ilişkide aslında hak ettiği şeyleri bile bir lütuf gibi görmeye başlayabiliyor. Buda kadınlara çok büyük kaybettiriyor benim gördüğüm.
 
Kesinlikle kadınlar olarak küçüklükten beri ideal erkek hayaliyle büyütülüyoruz disney prensleri ve orda pazarlanan sonsuz mutlu son,evcilik oyunları... Ataerki küçüklüğümüzden beri bizi kontrol altına almak için bunu bize pazarlıyor. Kadınlar artık kendi parasını kazanıyor bir erkeğe ihtiyacı yok yaşamak için ama bu kodlanan hayaller engel oluyor bu sefer de. Duygularımız yüzünden kontrol altına alınmaya başlıyoruz bu sefer de parasızlık güçsüzlük yerine. Halbuki erkekler böyle hayaller kurmuyor ve onlara kötü hissettiren ilişkiden de çok rahat çıkıyorlar. Bu düzeni görüp biz de böyle olmalıyız.
ya evet işte demek istediğim buydu ayrıca sevgi, sevilmek de çok güzel şeyler bunu kesinlikle inkar edemem ama herhangi bi anlamda bana zarar verecek hiçbir sevgiyi de istemem, sevdiğimden böyle yapıyorum cümlesine saklanan istismarlar bana çok rahatsız edici geliyor
 
Kadınların hayat şartları ve sahip oldukları olanaklar geçmişe göre çok değişti ancak kadın olmanın zorlukları ne yazık ki değişmedi sadece çoğu daha görünmez hâle geldi. Detaylara indiğimizde kadınların günlük hayatında ilişkilerinde ve evliliklerinde ne kadar fazla görünmeyen yük taşıdığını fark ediyoruz bu da kadınların zaman zaman yanlış ilişkilerde kalmasına neden oluyor maalesef.
Bir başka dikkat çekici nokta ise kadınların erkeklere karşı daha fazla acıma ve yaptıkları şeyleri büyütme eğiliminde olabilmesi kadın kendisi çok fazla fedakârlık yaptığı hâlde erkeğin zaten sorumluluğu olan bazı şeyleri büyük bir fedakârlık gibi görebiliyor. Örneğin bir erkeğin kendi çocuğuyla ilgilenmesi çocuğuna bakması aslında onun ebeveyn olarak yapması gereken sıradan bir sorumluluk. Ama bazen öyle anlatılıyor ki sanki erkek çok büyük bir fedakârlık yapıyormuş gibi görülüyor. Mesela burda boşanma konusu açıyor iyi baba Allah razı olsun diyor halbuki ortada Allah razı olsun diyeceğimiz bir fedakarlık yok sadece olması gereken bir şey yapıyor oysa
İşte boyle yaklaşımlar lkadınların kendi üzerlerindeki yükü normalleştirirken erkeğin sorumluluklarını olduğundan daha değerli görmesine neden olabiliyor ve maalesef kadın ilişkide aslında hak ettiği şeyleri bile bir lütuf gibi görmeye başlayabiliyor. Buda kadınlara çok büyük kaybettiriyor benim gördüğüm.
ay çok teşekkür ederim özellikle bu 'iyi baba' noktasına değindiğiniz için yani alt tarafı ortak yaptığımız çocukla vakit geçiriyor zahmet edip ama tutup da bunu yerlere göklere sığdıramıyorlar... ve bu yazıyı yazmama sebep olan şeylerden biri de şu; evli bi çift var mesela ikisi de aynı saatlerde çalışıp benzer işleri yapıyorlar kadın iş yerinde sırf kadın olduğu için hep geri planda bırakılmaya çalışıyor belki daha az maaş alıyor ama yine de işini yapıyor erkek eve daha erken gelmesine rağmen kadın daha çok yorulmasına rağmen tutup da bi çorba bi salata yapamıyor mesela bi de çocuk varsa Allah cidden o kadına yardımcı olsun, benim eleştirdiğim nokta biraz daha çocuksuz kısım çünkü boşanması nispeten daha kolay...
 
ha bi de burada partnerleriyle sorun yaşayan her kadına da şunu söylemek istiyorum size eğer genç ve güzelken saygı duymuyorsa, hastalıkta, hamilelikte ve yaşlılıkta nasıl davranır? bunu düşünüp hiçbir saygısızlığa katlanmasa keşke kimse
Ben de bunu her seferinde üstüne basa basa söylüyorum da işte aslında onlar da biliyorlar ama yine de devam etme yolunu tercih ediyorlar.
Toksik ilişki seçimi yapan bir arkadaşım vardı. Adam kızın artık kirpik kıvırmasına kadar kızıyordu, pantolonu bol olsa bile hatlarını belli ediyor falan diyordu ayrıca kızınca bağırıyordu, durduk yere tersliyordu falan. Kaç kere bununla olmaz, kıskanıyor sanıyorsun kısıtlıyor dedim. Beni dinlemedi devam etti. Sonrasında adam aldattı da anca öyle ayrıldılar yoksa gayet de evlilik planları yapıyorlardı. Sonrasında cidden düzgün, onu kırmayacak biri hayatına girdi de şimdi evli ve mutlu. Ama eğer bu aldatma olayı olmasaydı o toksik kişiyle gayet de evlenecekti.

Tanıdığım bir kız daha vardı, aile evinde çok rahat dışarı çıkıyordu gece geç saatlere kadar takılıyordu. Hayatına biri girdi, akşam saat ondan sonra dışarı çıkma demiş sabah da uyandırdığı zaman kızı da kaldırmış falan. Kız da bu yaptıklarını sahiplenmek zannetti beni düşünüyor falan havalarındaydı. Çok konuştuk da dinlemedi şimdi kayınvalidesi ile aynı evde yaşıyor, yazın bile bol tişört pantolonla dışarı çıkıyor aile evinde gayet istediği şekilde giyinebiliyordu o da onun kendi seçimi.

Bazıları da bu zamandan sonra yeniden sevemem, güvenemem inceldiği yere kadar devam etsin kafasıyla ilişkisine devam ediyor.
Bazıları da maalesef kendine değer vermiyor ya da sevgi nasıl bilmiyorlar. Bir arkadaşım sevgilim bana günde belki birkaç kere mesaj atıyor bu normal mi diye sormuştu. Onun da bir arkadaşının sevgilisi kız yazmazsa kesinlikle mesaj yazmıyormuş hatta haftada belki birkaç kere anca mesajlaşıyorlarmış. Hatta kız takip listesinde birkaç kız görmüş de onlara yazmaktan utanmış, takip isteği atıp geri çekmiş. Konuyu sevgilisine açmaya da çekinen bir tip. Uzun lafın kısası böyle anlattığım ve daha niceleri var, kendileri bile isteye bu yolu seçiyorlar. İçlerinden sadece birazı "ben ne yapıyorum ya" deyip toksik ilişkisinden dönmeyi biliyor.

İşin ilginci ben toksik ilişkisinde kalan erkek pek duymadım. En başından itibaren ilişkilerinde net oluyorlar, sınırlarını çiziyorlar. Hatta sevgilisi bir şeylerine karşı mı geliyor o karşı geldiği durumları için bile ikna etme çabaları oluyor yani ben senin için değişirim kafalarında da pek değiller. Ama biz kadınlardan maalesef toksik ilişkisini devam ettiği yere kadar sürdüren çok kişi var.
 
size eğer genç ve güzelken saygı duymuyorsa, hastalıkta, hamilelikte ve yaşlılıkta nasıl davranır?
Bu sözü de iyice oturup düşünmeleri lazım çünkü gün gelecek yaş alacağız onu geçtim genç yaşımızda bile başımıza bir şeyler gelebilir. Bu süreçte hastanede yanında kalabilir mi sana şefkat gösterebilir mi, onunla bir ömür yaşayabilir misin. Aile yaşlanıyor arkadaşlar gidiyor ve gün sonunda o kişiyle kalacağız. Hayat öyle sadece gülüp eğlenmekten ibaret değil ki. Bir kere dünya mutlu bir yer değil çeşitli acılarla, sorunlarla mücadele ediyoruz. Bu sorunlarla mücadele ederken yanında olacak mı, sana destek olacak mı... Daha bugün "Arkadaşlarından sana öncelik vermesini bekleyemezsin ama partnerinin sana öncelik vermesini beklemelisin. Sana öncelik vermeli, zaman ayırmalı, sorunlarında yanında olmalı" gibi bir söz okudum.
 
Bizde olan akıl onlarda da var ama hepimizin hayatta öncelikleri çok farklı. Çocuk sahibi olmak istediği için kısa bir tanışma süreci sonrasında evlenmek isteyenler de var mesela. Bu kısa tanıma sürecinde tabi bir şeylere dikkat ediyorlardır ama evlenmeyi öncelik olarak düşündükleri için bu tanıma sürecinde ne kadar dikkatli oluyorlar orası tartışılır.
 
Ben de bunu her seferinde üstüne basa basa söylüyorum da işte aslında onlar da biliyorlar ama yine de devam etme yolunu tercih ediyorlar.
Toksik ilişki seçimi yapan bir arkadaşım vardı. Adam kızın artık kirpik kıvırmasına kadar kızıyordu, pantolonu bol olsa bile hatlarını belli ediyor falan diyordu ayrıca kızınca bağırıyordu, durduk yere tersliyordu falan. Kaç kere bununla olmaz, kıskanıyor sanıyorsun kısıtlıyor dedim. Beni dinlemedi devam etti. Sonrasında adam aldattı da anca öyle ayrıldılar yoksa gayet de evlilik planları yapıyorlardı. Sonrasında cidden düzgün, onu kırmayacak biri hayatına girdi de şimdi evli ve mutlu. Ama eğer bu aldatma olayı olmasaydı o toksik kişiyle gayet de evlenecekti.

Tanıdığım bir kız daha vardı, aile evinde çok rahat dışarı çıkıyordu gece geç saatlere kadar takılıyordu. Hayatına biri girdi, akşam saat ondan sonra dışarı çıkma demiş sabah da uyandırdığı zaman kızı da kaldırmış falan. Kız da bu yaptıklarını sahiplenmek zannetti beni düşünüyor falan havalarındaydı. Çok konuştuk da dinlemedi şimdi kayınvalidesi ile aynı evde yaşıyor, yazın bile bol tişört pantolonla dışarı çıkıyor aile evinde gayet istediği şekilde giyinebiliyordu o da onun kendi seçimi.

Bazıları da bu zamandan sonra yeniden sevemem, güvenemem inceldiği yere kadar devam etsin kafasıyla ilişkisine devam ediyor.
Bazıları da maalesef kendine değer vermiyor ya da sevgi nasıl bilmiyorlar. Bir arkadaşım sevgilim bana günde belki birkaç kere mesaj atıyor bu normal mi diye sormuştu. Onun da bir arkadaşının sevgilisi kız yazmazsa kesinlikle mesaj yazmıyormuş hatta haftada belki birkaç kere anca mesajlaşıyorlarmış. Hatta kız takip listesinde birkaç kız görmüş de onlara yazmaktan utanmış, takip isteği atıp geri çekmiş. Konuyu sevgilisine açmaya da çekinen bir tip. Uzun lafın kısası böyle anlattığım ve daha niceleri var, kendileri bile isteye bu yolu seçiyorlar. İçlerinden sadece birazı "ben ne yapıyorum ya" deyip toksik ilişkisinden dönmeyi biliyor.

İşin ilginci ben toksik ilişkisinde kalan erkek pek duymadım. En başından itibaren ilişkilerinde net oluyorlar, sınırlarını çiziyorlar. Hatta sevgilisi bir şeylerine karşı mı geliyor o karşı geldiği durumları için bile ikna etme çabaları oluyor yani ben senin için değişirim kafalarında da pek değiller. Ama biz kadınlardan maalesef toksik ilişkisini devam ettiği yere kadar sürdüren çok kişi var.
ilki yine kendini kurtarmış daha ilişkideyken aldatıldığını bilip de kendisi de para kazanmasına rağmen evlenmeyi düşünen bi tanıdığım da vardı çünkü...

Bi de artık eskisi gibi değil ki dünya, insanların tanışması, görüşmesi çok kolay yaş ilerlese ve tecrübeler artsa bile 60larında 70lerinde tekrar evlenip dünyayı gezen ya da aşk dolu ilişkiler yaşayanlar da çok sonuçta 🥹

bi de evet erkekler çok netler sınırlarında sırf sevdiğinden dolayı kendini değiştirmeye çalışan ya da sınırlarını esnetmeye tamam olan erkek herhalde 100.000de 1 falandır
 
Bu sözü de iyice oturup düşünmeleri lazım çünkü gün gelecek yaş alacağız onu geçtim genç yaşımızda bile başımıza bir şeyler gelebilir. Bu süreçte hastanede yanında kalabilir mi sana şefkat gösterebilir mi, onunla bir ömür yaşayabilir misin. Aile yaşlanıyor arkadaşlar gidiyor ve gün sonunda o kişiyle kalacağız. Hayat öyle sadece gülüp eğlenmekten ibaret değil ki. Bir kere dünya mutlu bir yer değil çeşitli acılarla, sorunlarla mücadele ediyoruz. Bu sorunlarla mücadele ederken yanında olacak mı, sana destek olacak mı... Daha bugün "Arkadaşlarından sana öncelik vermesini bekleyemezsin ama partnerinin sana öncelik vermesini beklemelisin. Sana öncelik vermeli, zaman ayırmalı, sorunlarında yanında olmalı" gibi bir söz okudum.
o kadar doğru ki... geçenlerde biri annem yoğun bakımda erkek arkadaşım arkadaşlarıyla dışarda geziyor bu doğru mu gibisinden bi konu açmıştı çocuk kıza doğru düzgün yazmamış bile güya sınavı olduğu için stresliymiş de ondanmış vsvs... aynı şey çocuğun annesine olsaydı kız çorba yapar götürürdü destek olmaya çalışırdı... tamam belki annenin hasta olması çok ayrı bi nokta ama yine de bi insan sevgilim dediği kişi hastanede iş güçle uğraşırken nasıl rahatça gezebilir ben şaşırıyorum böyle durumlarda sevgilinin destek olması fiziksel olarak yanına gelemese bile manevi olarak seni sarıp sarmaladığını anladığını hissettirmesi bile benim için minimum
 
Bizde olan akıl onlarda da var ama hepimizin hayatta öncelikleri çok farklı. Çocuk sahibi olmak istediği için kısa bir tanışma süreci sonrasında evlenmek isteyenler de var mesela. Bu kısa tanıma sürecinde tabi bir şeylere dikkat ediyorlardır ama evlenmeyi öncelik olarak düşündükleri için bu tanıma sürecinde ne kadar dikkatli oluyorlar orası tartışılır.
yani bu da ayrı bi tartışma konusu ama böyle evlilikler de nadiren sağlıklı oluyor çocuk genellikle anneyle büyüyor baba dediğimiz şahıs ya da maddi ya manevi ya da iki açıdan da anne ve çocuğu ihmal ediyor sonuç olarak çocuk zarar görüyor psikolojisi hasarlı çocuklar da toplumun hayat kalitesini düşürüyor gibi bi yerden düşünüyorum
 
Herkesin yetişme biçimi, hayata bakış açısı, yaşam tarzı, beklentileri farklı çünkü. Yani buna neden diye sormak çok anlamsız. Çünkü o öyle bir insan.

Hepimiz kızıyoruz, söyleniyoruz, zaman zaman burda zorbalıyoruz bile. Nedenini anlamak için değil, belki farklı bir açıdan bakmayı, içinde bulunduğu durumdan sıyrılmayı başarır diye yapıyoruz bunu.

Sizde de herşey dört dörtlük olmalı bakış açısı sezdim mesela. Çorabını fırlatıyor diye koca boşanmaz. Konuşulur anlaşılır, bir çözüm bulunur. O konuda çözüm bulunamıyorsa başka konuda telafi edilir. Evlilik dört dörtlük insanların dört dörtlük sınırlarda yaşadığı bir müessese değil. Hepimizin hataları, falsoları, çekilmez tarafları var. İdare etmeyi de bilmek gerek.
 
Canımsu hepimiz aynı statü ve hayat çerçevesinde ve anlayışında değiliz. Burda herkes anonim olduğu için belki hayatında konuşamayacağı belki de yüzüne bakmayacağı insanlarla ortak bir noktada buluşup dertleşiyor. Senin için kabul edilebilir olmayan bir şey burda başkası için gurur kaynağı bile olabilir…
Bir de hayatım hiç eğitim almamış birinin hayat beklentisiyle benim hayattan beklentim aynı olamaz. Onun tüm dünyası kocası ama sen çok sevsen de ona mecbur olmadığını bilirsin. Eğitim sadece akademik hayat sağlamıyor ki 🤷‍♀️ insanlara, hayata, dünyaya bakış açımız bile başkalarından çook daha farklı oluyor. Yani evlilik için senin beklentin saygı sevgidir başkası için bir çatıda tüm ihanetlere rağmen toplanmaktır.
 
Söyledikleriniz üzerinde ben de ara sıra dusunuyorum çıkmazda gibi hissediyorum. Dünya değişti artık sanırım. Eski zamanlardaki gibi degul
Evet eski zamanlarda da herkes mutlu değildi. Hatta suanda kadinlar artik birseylerin daha farkında, yaşadığımız çağ, internet, içinde yaşadığımız toplum. Ama yine de ilişkiler kötü. Bence eskiden saygı , sadakat, vefa , emek vermek..bunlar daha değerliydi. Düşünün, insanlar birbirine mektup yazıyordu, cep telefonları yoktu. Sevdiğin insana ulaşmak hatta sevdiğin bir şarkıyı dinlemek bu kadar kolay değildi. Sosyal medya yoktu. Birseyleri ohrenmek daha zordu belki, ama beklemek , biriktirmek, zaman ayırmak kıymetliydi. Sevdiğimiz sanatçıların posterlerini attığımız , kaset ve dvd aldığımız, sevgilimizden kontör istediğimiz o nesildenim. Okul çıkışı yakantop oynardık saklambaç oynardık. Tabletlerimiz yoktu , herkesin cep telefonu bir çocuğa okulda ancak aliniyordu. Yani hem teknolojinin Y kuşağı ile Z kuşağı arasında kalan o nesildenim. Hem eskinin jicnde doğup buyudum, 20lerim sonları ve 30 larin başlarında olduğum bu yaşta sosyal medya yapay zeka var artık.. bir dostluga bir sevgilige yuklenen anlam daha farkli. Beklemek yok ulasmak kolay. Ustelik ulasabilecegin onlarca secenek var.Yani artık ilişkiler çok hızlı çabuk tüketiliyor.

Evet ,kaidnlar artık uyandı. Para kazaniyorsam, kendi ayaklarım uzerinde duyuyorsam, kendime yetiyorsa ustelik cocugum da varsa, Eğer eşim bana yardımcı olmuyorsa tüm yük bendeyse veya yük kısmını geçtim eskisi kadar mutlu değilsem neden evleneyim? Ancak cok asik olmaluyim ve çok iyi bir insan olmalı ki bu yolculuk keyifli bir yol arkadaşlığı olsun.
Dünyanın değişmesine ve insanların değişmesine bağlıyorum ben tüm bunlari
 
Bazen insanların bazı ihtiyaçları o kadar ağır basıyor ki, öte taraftaki istismarın acısını duyamayacak kadar..
Görülme, sevilme, onaylanma, değerli hissetme ihtiyacı…yıllarca kök ailede karşılanmamış. Sonra manipülatörün biri geliyor, bir tutam atıyor önüne, kızımız peri masalında hissediyor. İstiyor ki o rüya devam etsin. Aylarca, hatta yıllarca o yemi kovalıyor, bağımlının madde kovalaması gibi. O esnada çocuk oluyor, yıllar geçiyor, ama kızımız daha kendi iç çocuğunu doyuramadığı için, döngü devam ediyor.

Bu döngüyü kırmanın tek yolu, ağır bir bedel ödemek, öyle bir bedel olacak ki bu, sevilmek de yerin dibine batsın, dedirtecek.
İşte o raddeye kadar kadınlarımız, bu değirmende dönmeye -maalesef- devam edecekler.
 
o kadar doğru ki... geçenlerde biri annem yoğun bakımda erkek arkadaşım arkadaşlarıyla dışarda geziyor bu doğru mu gibisinden bi konu açmıştı çocuk kıza doğru düzgün yazmamış bile güya sınavı olduğu için stresliymiş de ondanmış vsvs... aynı şey çocuğun annesine olsaydı kız çorba yapar götürürdü destek olmaya çalışırdı... tamam belki annenin hasta olması çok ayrı bi nokta ama yine de bi insan sevgilim dediği kişi hastanede iş güçle uğraşırken nasıl rahatça gezebilir ben şaşırıyorum böyle durumlarda sevgilinin destek olması fiziksel olarak yanına gelemese bile manevi olarak seni sarıp sarmaladığını anladığını hissettirmesi bile benim için minimum
İşte direkt ayrılık sebebi olmalı. Başkası bulunmaz diye devam ediyorlar ama bana göre sinyalleri bile bile de evlenilmez. Ama sonuçta herkesin kendi seçimi. Ve maalesef istediğin kadar akıllı seçimler yap evlendikten sonra değişenler de oluyor. İşte önemli olan kırıldığın yerden gitmeyi bilmek ve tabi gidebilecek imkanının da olması. İşte o yüzden evlenmeden önce iki kere düşünmek gerekiyor.
 
Back
X