- Katılım
- 9 Eylül 2024
- Mesajlar
- 57
- Emoji Skoru
- 1
- Puanlar
- 8
- Yaş
- 25
- Konu Sahibi Kullanmayakapat
- #1
Kalbim sıkışık yazıyorum bu satırları. İçimde senelerdir geçmeyen bir sızı var . Ne yaparsam yapayım atlatamadığım travmalarımla yaşamak çok zorlaştı artık. Dua bile edemiyorum , belki de ettiğim dualar kabul oluyor ama ben göremiyorum.
polis bir babanın kızıyım. Bilenleriniz vardır eski jenerasyon asker ve polislerin ciddi mental problemleri oluyor. Babam narsistliğin vücut bulmuş halidir. Küçüklüğümden beri evde eksik olmayan kavgalar , dövüşler bir gün bitecek dediğim ama asla bitmeyen o ağlamalar , bağırışlar…
Annem ise ev hanımı . Babamla aralarında çok yaş farkı olduğu için babam annemi her zaman aşağılayarak özgüvenini benliğini hiçe saydı. Annem ise babama olan aşkından araya hep biz gittik. Yaşı da küçüktü o bizi savunamadı ama biz hep onun arkasındaydık. Abimle ben kimse tarafından düşünülmedik. Her gün Allahım bugün ne olacak acaba diyerek çıkardım o yataktan . 7,8 yaşlarımdan beri hiç birimizin yaşamaması en büyük isteklermdendi. Babam erken yaşta emekli olduğu için onun evden çıkışının kapı sesini duymak en büyük mutluluğumdu.
Annem babamla evlendikten sonra yaşadığı stresten kaynaklı olarak kronik bir hastalığa yakalandı. Ama kendine yine de dikkat etmedi. Her gün ağladı , 10 yaşında ki beni karşısına alıp keşke ölsem diye yalvardı. Annem tuvalete kalktığında bile öleceğini düşünerek nefes alamazdım. Seneler böyle geçti. Şimdi 23 yaşındayım.
Bu zamana kadar tacize uğradım, babama araba çarptı, koronaya yakalandı entübe edildi, felç geçirdi, vereme yakalandı , annem kansere yakalandı, ağır ameliyatlar geçirdi, ben zorla kapatıldım benliğimi kaybettim , ailemle ilgilenmekten kendimi bulamadım. Dayak yedim , her gün hem annem hem ben psikolojik şiddet gördük. Babamı kaç kez açık açık p.rno izlerken gördüm yaşım henüz 13,14 tü. Gördüğümü bilmesine rağmen gram utanmadı devam etti . Beni orsbu yerine de koydu , evden de kovdu , çok ağır küfürler de işittim . Her gün aşağılandım . Yememe ,içmeme , tuvalette kulandığım peçeteden , aldığım duşun sayısına , saçımın uzunluğuna, suratımda çıkan sivilcelere ,sabah 10 da uyandığım sabahların lafını yaptı durdu. Bir insan her gün laf edecek kavga çıkartacak şeyleri nasıl düşünebilirdi? Allahın her günü nasıl bu kadar saldırgan olabilirdi? Kendimi hiç bir zaman herhangi bir yere ait hissedemedim . Hep sığıntıydım . Hiç mutlu olamadım. Annemse , o hiç gülmedi bile.
Hastalandığım zamanlar kanserden şüphelendiğim için annemin sen hak ediyorsun laflarından , babamın stresten dolayı kusmalarımın durmamasından dokayı hastaneye götürüp bıktım senden uykularımı bozuyorsun laflarına hiç bir şey söyleyemedim.
Lise hayatım boyunca okuldan eve erken gelip yemek yapar küçük kardeşimle ilgilenirdim. Annemi güldürmek için evde palyaçoydum. İçten içe çürüyordum .Ama kimse beni görmedi. Abim evden erken gittiği için her şeyn sorumluluğu bana kalmıştı. Yemek temizlik kavgaların büyümemsi için araya girdiğim de suratıma yediğim tokatlar vs. Her şey bir gün bitecek ve annem çok mutlu olacak diyerek sabrettim. Ama bir noktada yaşadığım stresten kaynaklı olarak zeka geriliği yaşadım. Beynim kendini korumaya aldı . O mükemmel derslerim hem stresten hem de sürekli birisi ölecek korkusundan dolayı masaya her oturduğumda birisinin kanlı suratını parçalanmış vücudunu görmekten dolayı derslere odaklanamadım. Zaten annemle babamın hasalıklarının biri iyileşmeden diğerinin yaşanmasından dolayı aldığım sorumluluklardan ötürü vakti de bulamadım. Derslerim kötüleşti, ailem için sarf ettğim onca çaba çöp oldu. Gözlerinde çöpten bir farkım kalmadı.
İkisi kendi arasında yetmezmiş gibi bu sefer sinirlerini benden çıkartmaya başladılar. Üniversite sınavına girdim hayalim olmayan bir bölümü yazdım binbir türlü kavgayla yaşadığım şehire en yakın ilde üniversiteye başladım.
Ama annemle kız kardeşim gerimde kaldı. Annem iyileşmedi, hala ağlıyor. Babam düzelmedi . Eve her geldiğim de gördüğüm bu dramı artık bünyem kaldırmıyor. Aklım hep annemde . Keşke çok sevilseydi. Çok güzel bir hayatı olsaydı. Mükemmel zamanlar geçirseydi. Yaşayamadığı o günler için çok üzülüyorum. Sürekli kabuslarıma giriyor. Çok dua ettim babam düzelsin annemi sevsin mutlu olsunlar diye ama dualarım hiç bir zaman kabul olmadı. Babamı Allah bile düzeltemiyorsa elimden ne gelir ki? Annem yakın zamanda bir ameliyata girecek. Çok korkuyorum. Her şeyden o kadar çok korkuyorum ki kafayı sıyırmak üzereyim. Napıcam bilmiyorum. Bunları yazma sebebim de anlatabilecek kimsemin olmaması. Anlatacağım insanların da beni anlamaması.
Annem artık sağlıklı mutlu huzurlu olsun istiyorum lütfen dua eder misiniz ? Çok güzel mükemmel seneleri olsun . Kız kardeşimle benimle sevdiklerimle nice yaşları olsun istiyorum. Lütfen dua edin. Çünkü benim dualarım kabul olmuyor.
Napıcam şimdi ne yapmalıyım ?
polis bir babanın kızıyım. Bilenleriniz vardır eski jenerasyon asker ve polislerin ciddi mental problemleri oluyor. Babam narsistliğin vücut bulmuş halidir. Küçüklüğümden beri evde eksik olmayan kavgalar , dövüşler bir gün bitecek dediğim ama asla bitmeyen o ağlamalar , bağırışlar…
Annem ise ev hanımı . Babamla aralarında çok yaş farkı olduğu için babam annemi her zaman aşağılayarak özgüvenini benliğini hiçe saydı. Annem ise babama olan aşkından araya hep biz gittik. Yaşı da küçüktü o bizi savunamadı ama biz hep onun arkasındaydık. Abimle ben kimse tarafından düşünülmedik. Her gün Allahım bugün ne olacak acaba diyerek çıkardım o yataktan . 7,8 yaşlarımdan beri hiç birimizin yaşamaması en büyük isteklermdendi. Babam erken yaşta emekli olduğu için onun evden çıkışının kapı sesini duymak en büyük mutluluğumdu.
Annem babamla evlendikten sonra yaşadığı stresten kaynaklı olarak kronik bir hastalığa yakalandı. Ama kendine yine de dikkat etmedi. Her gün ağladı , 10 yaşında ki beni karşısına alıp keşke ölsem diye yalvardı. Annem tuvalete kalktığında bile öleceğini düşünerek nefes alamazdım. Seneler böyle geçti. Şimdi 23 yaşındayım.
Bu zamana kadar tacize uğradım, babama araba çarptı, koronaya yakalandı entübe edildi, felç geçirdi, vereme yakalandı , annem kansere yakalandı, ağır ameliyatlar geçirdi, ben zorla kapatıldım benliğimi kaybettim , ailemle ilgilenmekten kendimi bulamadım. Dayak yedim , her gün hem annem hem ben psikolojik şiddet gördük. Babamı kaç kez açık açık p.rno izlerken gördüm yaşım henüz 13,14 tü. Gördüğümü bilmesine rağmen gram utanmadı devam etti . Beni orsbu yerine de koydu , evden de kovdu , çok ağır küfürler de işittim . Her gün aşağılandım . Yememe ,içmeme , tuvalette kulandığım peçeteden , aldığım duşun sayısına , saçımın uzunluğuna, suratımda çıkan sivilcelere ,sabah 10 da uyandığım sabahların lafını yaptı durdu. Bir insan her gün laf edecek kavga çıkartacak şeyleri nasıl düşünebilirdi? Allahın her günü nasıl bu kadar saldırgan olabilirdi? Kendimi hiç bir zaman herhangi bir yere ait hissedemedim . Hep sığıntıydım . Hiç mutlu olamadım. Annemse , o hiç gülmedi bile.
Hastalandığım zamanlar kanserden şüphelendiğim için annemin sen hak ediyorsun laflarından , babamın stresten dolayı kusmalarımın durmamasından dokayı hastaneye götürüp bıktım senden uykularımı bozuyorsun laflarına hiç bir şey söyleyemedim.
Lise hayatım boyunca okuldan eve erken gelip yemek yapar küçük kardeşimle ilgilenirdim. Annemi güldürmek için evde palyaçoydum. İçten içe çürüyordum .Ama kimse beni görmedi. Abim evden erken gittiği için her şeyn sorumluluğu bana kalmıştı. Yemek temizlik kavgaların büyümemsi için araya girdiğim de suratıma yediğim tokatlar vs. Her şey bir gün bitecek ve annem çok mutlu olacak diyerek sabrettim. Ama bir noktada yaşadığım stresten kaynaklı olarak zeka geriliği yaşadım. Beynim kendini korumaya aldı . O mükemmel derslerim hem stresten hem de sürekli birisi ölecek korkusundan dolayı masaya her oturduğumda birisinin kanlı suratını parçalanmış vücudunu görmekten dolayı derslere odaklanamadım. Zaten annemle babamın hasalıklarının biri iyileşmeden diğerinin yaşanmasından dolayı aldığım sorumluluklardan ötürü vakti de bulamadım. Derslerim kötüleşti, ailem için sarf ettğim onca çaba çöp oldu. Gözlerinde çöpten bir farkım kalmadı.
İkisi kendi arasında yetmezmiş gibi bu sefer sinirlerini benden çıkartmaya başladılar. Üniversite sınavına girdim hayalim olmayan bir bölümü yazdım binbir türlü kavgayla yaşadığım şehire en yakın ilde üniversiteye başladım.
Ama annemle kız kardeşim gerimde kaldı. Annem iyileşmedi, hala ağlıyor. Babam düzelmedi . Eve her geldiğim de gördüğüm bu dramı artık bünyem kaldırmıyor. Aklım hep annemde . Keşke çok sevilseydi. Çok güzel bir hayatı olsaydı. Mükemmel zamanlar geçirseydi. Yaşayamadığı o günler için çok üzülüyorum. Sürekli kabuslarıma giriyor. Çok dua ettim babam düzelsin annemi sevsin mutlu olsunlar diye ama dualarım hiç bir zaman kabul olmadı. Babamı Allah bile düzeltemiyorsa elimden ne gelir ki? Annem yakın zamanda bir ameliyata girecek. Çok korkuyorum. Her şeyden o kadar çok korkuyorum ki kafayı sıyırmak üzereyim. Napıcam bilmiyorum. Bunları yazma sebebim de anlatabilecek kimsemin olmaması. Anlatacağım insanların da beni anlamaması.
Annem artık sağlıklı mutlu huzurlu olsun istiyorum lütfen dua eder misiniz ? Çok güzel mükemmel seneleri olsun . Kız kardeşimle benimle sevdiklerimle nice yaşları olsun istiyorum. Lütfen dua edin. Çünkü benim dualarım kabul olmuyor.
Napıcam şimdi ne yapmalıyım ?
Son düzenleme: