“Artık 32 yaşındayım” ile “Henüz 32 yaşındayım” arasındayım…

Ben 27 yasındayım evliyim bir bebeğim var kısmen kendi işimi yapyıroum aile işi yani hayatım hem çok dolu hem bos kendime vakit ayıramıyorum yapmam gerekenler var ama yapamıyorum gibi bu memnuniyetsizlik sanki hepimizin içinde geziyorum yani yılda 2-3 tatil planlıyorum dolu yasamak çin ama ne bileyim artık arkadas edinemiyorum mesela sosyal çevre kısıtlı genç hissetmiyorum dönem dönem anlık gelir gider hep
Ben de yine herseferindeki gibi tatile gidecek arkadaş bulamadim.tek gideceğim.çevremde de o kadar insan var ki.şu tatil arkadaşını bir türlü oturtamiyorum ben de.bu kadar kişi içinde 1 kişi tutmaz arkadaş?ona canım sıkıldı.
 
Ben de yine herseferindeki gibi tatile gidecek arkadaş bulamadim.tek gideceğim.çevremde de o kadar insan var ki.şu tatil arkadaşını bir türlü oturtamiyorum ben de.ona canım sıkıldı.
geçmişte edindiğin arkadaşlarla bir noktada kafan uymuyor kafan uysa taril anlaysın uymuyor bekarı var evlisi var hamilesi var yeni bebeklisi büyük çocuklusu maddiyat farkı var oğlu var maalesef her yas alısımızda biraz daha ince eleyip sık dokuyoruz böylece içe kapanıyoruz sanki biiryle görüşücem aman ne derdini çekesim var kendimi anlatsam aman ne ağzına laf veresim var ama bi taraftanda arkadaş olsun sosyallik olsun isteği
 
geçmişte edindiğin arkadaşlarla bir noktada kafan uymuyor kafan uysa taril anlaysın uymuyor bekarı var evlisi var hamilesi var yeni bebeklisi büyük çocuklusu maddiyat farkı var oğlu var maalesef her yas alısımızda biraz daha ince eleyip sık dokuyoruz böylece içe kapanıyoruz sanki biiryle görüşücem aman ne derdini çekesim var kendimi anlatsam aman ne ağzına laf veresim var ama bi taraftanda arkadaş olsun sosyallik olsun isteği
Çok güzel anlattin valla.yetiskinlik hayatı.söylediklerine ekstaradan kimi fazla yoğun çalışıyor, izin alamıyor kiminin az kazaniyor parası çıkışmıyor.ohooo yani.en iyisi eş diyorsun kocam tatile çikmak istemiyor, sadece evde yatmak istiyor, para harcamak istemiyor diyen de çok.zaten çoğu köy köy diye tutturuyor.bir de umut tacirleri var yaparız ederiz deyip ortadan kayboluyorlar.ölene kadar şöyle yanımda adamakıllı biriyle eğlene eğlene tatil yapamayacağım ya ona yaniyorum.
 
Gelen yorumları tek tek okudum ama yine yoğun bir çalışma temposundan sıyrılıp ancak cevaplayabiliyorum. Farklı hayatlara sahip birçok insanın ortak duygularda buluşmasını görüyorum yorumlarda. Beynimde sürekli “olmak istediğin kişi bu değil” cümlesi dönüyor ama olmak istediğim kişiye nasıl dönüşeceğimi bilmiyorum. Tabii bir de aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekleme sorunu da var. O gün saçımı az da olsa şekillendirip işe öyle gitmeyi kar sayıyorum yanıma ya da bir arkadaşla buluşacak olmayı yüceltiyorum kafamda; öylesine kopmuşum temel şeylerden. Bir de diyorum ki, ne için çalışıyorsun Allah aşkına. Günün sonunda eve gidip kanepede tv izleyip uyuklamak için mi? Kendi işimin sahibi olmanın tek artısı, olur da ayda yılda akşam bir etkinliğe gideceksem erken çıkarken kimseye hesap vermeyişim. He, mesleğimi seviyor muyum? Dibine kadar. Ama ülke koşullarından da bıktım. Beni çalışmak değil; zerre karşılığını almadığım vergiler ödemek, anlamsız prosedürlerle uğraşmak yoruyor. İleride dönüp baktığımda ışıl ışıl hatırlamak istediğim bu yaşlar yorgun, göz altı mor, hayat enerjisi dipte geçiyor. En çok buna kahroluyorum…
 
Yalnız değilsiniz herkes benzer şeyler yaşıyor. Acaba kendinizi fazla mı yoruyorsunuz mesela çalışma sürenizi azaltsanız hatta ara verseniz bi süre. Hem farklı bi lisanstan hem yüksek lisanstan bahsetmişsiniz, sanıyorum ki sağlıkla alakalı bi bölüm, derslere katılım zorunluluğu da vardır o zaten çalışırken başlı başına yorucu olur e yüksek lisans da çaba istiyor. Bence sizin akşamları öylece verimsiz bi şekilde pineklememek için ciddi manada bi durup adam akıllı dinlenmeye ihtiyacım var. Hepsini bırakabilseniz bi süre ne iyi olur, su akar yolunu bulur.
 
Gelen yorumları tek tek okudum ama yine yoğun bir çalışma temposundan sıyrılıp ancak cevaplayabiliyorum. Farklı hayatlara sahip birçok insanın ortak duygularda buluşmasını görüyorum yorumlarda. Beynimde sürekli “olmak istediğin kişi bu değil” cümlesi dönüyor ama olmak istediğim kişiye nasıl dönüşeceğimi bilmiyorum. Tabii bir de aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekleme sorunu da var. O gün saçımı az da olsa şekillendirip işe öyle gitmeyi kar sayıyorum yanıma ya da bir arkadaşla buluşacak olmayı yüceltiyorum kafamda; öylesine kopmuşum temel şeylerden. Bir de diyorum ki, ne için çalışıyorsun Allah aşkına. Günün sonunda eve gidip kanepede tv izleyip uyuklamak için mi? Kendi işimin sahibi olmanın tek artısı, olur da ayda yılda akşam bir etkinliğe gideceksem erken çıkarken kimseye hesap vermeyişim. He, mesleğimi seviyor muyum? Dibine kadar. Ama ülke koşullarından da bıktım. Beni çalışmak değil; zerre karşılığını almadığım vergiler ödemek, anlamsız prosedürlerle uğraşmak yoruyor. İleride dönüp baktığımda ışıl ışıl hatırlamak istediğim bu yaşlar yorgun, göz altı mor, hayat enerjisi dipte geçiyor. En çok buna kahroluyorum…
Programını bir şekilde hafiflet.bu kadar yogunluğa psikolojinin olumsuz etkilenmesi normal.amann boşver başbakan mı olacaksin?
 
Ben 26 yaşın dayım her şeye geç kalmış hissediyorum.Evliyim çocuklarım var.20 yaşımın başında ehliyet alayım bir kaç dilin temel cümlelerini, dikiş dikmeyi öğreneyim demişim hiç birini yapmamışım.Görümcem diyor daha gençsin iyi de ben bunları 6 yıl önce demişim hiç birini yapmamışım.Zaman geçiyor ve ben yetişemeyeceğim diye çok korkuyorum.Ehliyete de araba sürmeye hiç hevesim yok ama yine de şart.Saz çalmayı öğrenmek,İngilizceyi geliştirmek, dikiş dikmeyi öğrenmek,gitmek istediğim bir kaç yerler var,okumak istediğim kitaplar,izlemek istediğim filmler var da var işte en önemlisi de yaparsın zaman var diyorlar var da o zamanlar da benim bu kadar hevesim kalır mı? Bir söz okumuştum "Duran koşan dan daha çok yorulur" diye.Yani daha zamanınız var ama artık bir yerden başlamanız gerek.
 
Ben 26 yaşın dayım her şeye geç kalmış hissediyorum.Evliyim çocuklarım var.20 yaşımın başında ehliyet alayım bir kaç dilin temel cümlelerini, dikiş dikmeyi öğreneyim demişim hiç birini yapmamışım.Görümcem diyor daha gençsin iyi de ben bunları 6 yıl önce demişim hiç birini yapmamışım.Zaman geçiyor ve ben yetişemeyeceğim diye çok korkuyorum.Ehliyete de araba sürmeye hiç hevesim yok ama yine de şart.Saz çalmayı öğrenmek,İngilizceyi geliştirmek, dikiş dikmeyi öğrenmek,gitmek istediğim bir kaç yerler var,okumak istediğim kitaplar,izlemek istediğim filmler var da var işte en önemlisi de yaparsın zaman var diyorlar var da o zamanlar da benim bu kadar hevesim kalır mı? Bir söz okumuştum "Duran koşan dan daha çok yorulur" diye.Yani daha zamanınız var ama artık bir yerden başlamanız gerek.
Mesela yarın birinden başlasanız. Udemy den başlangıç seviye dil kursu olur ya da ehliyete yazılın. Hayat geçip gidiyor ben de ehliyeti geç hallettim. Şimdi dil puanımı yükseltmek için dil çalışıyorum mesela. Sadece şikayet edip bişeylere tutunmadan olmuyor maalesef
 
Back
X