Gelen yorumları tek tek okudum ama yine yoğun bir çalışma temposundan sıyrılıp ancak cevaplayabiliyorum. Farklı hayatlara sahip birçok insanın ortak duygularda buluşmasını görüyorum yorumlarda. Beynimde sürekli “olmak istediğin kişi bu değil” cümlesi dönüyor ama olmak istediğim kişiye nasıl dönüşeceğimi bilmiyorum. Tabii bir de aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar bekleme sorunu da var. O gün saçımı az da olsa şekillendirip işe öyle gitmeyi kar sayıyorum yanıma ya da bir arkadaşla buluşacak olmayı yüceltiyorum kafamda; öylesine kopmuşum temel şeylerden. Bir de diyorum ki, ne için çalışıyorsun Allah aşkına. Günün sonunda eve gidip kanepede tv izleyip uyuklamak için mi? Kendi işimin sahibi olmanın tek artısı, olur da ayda yılda akşam bir etkinliğe gideceksem erken çıkarken kimseye hesap vermeyişim. He, mesleğimi seviyor muyum? Dibine kadar. Ama ülke koşullarından da bıktım. Beni çalışmak değil; zerre karşılığını almadığım vergiler ödemek, anlamsız prosedürlerle uğraşmak yoruyor. İleride dönüp baktığımda ışıl ışıl hatırlamak istediğim bu yaşlar yorgun, göz altı mor, hayat enerjisi dipte geçiyor. En çok buna kahroluyorum…