Ayakkabı giymenin teknikleri

Adivar

Guru
Kayıtlı Üye
27 Haziran 2007
6.257
49
Ayak yere basarak vücudun tüm ağırlığını taşır. İnsan gövdesinde en ağır görev ayaklara düşer. Yetişmiş bir insanın vücudunda 206 kemik vardır, bunların neredeyse dörtte biri, 62 adedi ayak ve bacaklarımızdadır. Vücut ağırlığım taşıyan ve hareketi sağlayan bu organın bakımı ayakkabı ile başlar.

Ayak kemikleri yere düz basmaz. Taban çukuru denilen içbükey bir kubbenin iki ucuna ve kenarlarına basılır. Ayağın taban kısmının yapısı oldukça karışıktır. Burada birçok kas, kiriş, damar ve sinir yer almaktadır. Vücudumuzdaki kasların içinde en güçlüsü tabanlarımızda bulunur. İnsanın en hassas bölgelerinden biri olan bu bölgeyi korumak insan hayatı için çok önemlidir.

Çoğu ayakkabı 'taban' adı verilen ve kullanıldıkça eskiyen kalın bir alt parça ile 'saya' adı verilen ve ayağı saran daha ince bir üst parçadan oluşur. Ayakkabılar dünyada çok farklı iklimlerde yaşayan insanların yaşam şartlarına göre değişiklik gösterdiği gibi tarih boyunca moda da ayakkabıların şekilleri üzerinde çok etkili olmuştur.

Gerçi İspanya'daki 12-15 bin yıl öncelerine ait mağara resimlerinde erkeklerde deri, kadınlarda kürkten yapılmış giysiler görülüyor ama dünyadaki en eski ayakkabı izine, kuruyan çamur içinde sertleşip günümüze kadar kalmış olarak Mezopotamya'da rastlanmıştır.

Günümüzdeki anlamı ve şekli ile ayakkabının ilk olarak sandalet şeklinde sıcak iklimli ülkelerde ortaya çıktığı sanılıyor. İlk ayakkabılar ham deri, ayağın girebileceği şekilde bir zarf haline getirilerek yapılırdı. Bu ayakkabılar ayağın altını kızgın kumlardan, üstünü güneş ve sıcaktan koruyorlardı.

Mısır sanat eserlerinde hükümdar ve tanrılar daima çıplak ayaklı olarak görülürler. Sandaletlerin ise bu devirde sadece ev içinde giyildiği tahmin edilmektedir. Hititler bugün Anadolu'da çok az da olsa hala kullanılan çarıklara benzer ayakkabılar giyerlerdi.

Ortaçağda kızı evlenen bir baba onun üzerindeki otoritesini evleneceği adama bir ayakkabı töreni ile devrediyordu. Bugün bazı Batı ülkelerinde yeni evlenen çiftin arabalarının arkasına ayakkabı bağlama adeti de o günlerden, kız babasının damadına kızının ayakkabılarından birini vererek, artık onun himayesine girdiğini belirtmesi adetinden kalmadır.

Avrupa'da 11. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar sivri burunlu ayakkabılar moda oldu. Ortadoğu bölgesinde ise ayağı kızgın kumlardan korumak amacı ile yüksekte tutabilmek için ayakkabılara topuk ilave edildi. Avrupa'da 16. ve 17. yüzyıllarda bütün ayakkabıların topukları kırmızı renge boyanıyordu.

Avrupa'da 18. yüzyıla kadar kadın ve erkek ayakkabıları farklı değildi. Yüksekliği 15 santimetreyi bulan topuklu ayakkabıları Avrupa'da o yıllarda sadece üst sınıfa mensup insanlar (tabii iki kişinin yardımıyla) giyebiliyordu.

19. yüzyıla gelene kadar tüm dünyada her iki ayak için de eş ayakkabılar kullanıldığını yani ayakkabılarda sağ sol farkının olmadığını biliyor muydunuz? Sağ ve sol ayaklar için ayrı ayrı ayakkabı üretimine ilk olarak ABD'de, Philadelphia'da başlandı.

Altı lastik ayakkabılar ise ilk olarak 1916'da yine ABD'de yapıldı ve bunlara 'ket' (ked) adı verildi. Botlar ise ata binmenin yaygın olduğu soğuk ve dağlık bölgeler ile sıcak ve kumlu çöllerde ortaya çıktılar. Kadınlar için ilk bot 1840 yılında Kraliçe Victoria için dizayn edildi. Bağcıklı rahat yürüyüş ayakkabısı ise Birinci Dünyâ Savaşı sırasında ortaya çıktı.

Osmanlı Türkleri'nde de deri işleme sanatının çok gelişmiş olması ve özellikle Yeniçeri Ocağı'nın at binmede uygun olan yumuşak deri çizmelere gösterdiği ihtiyaç yüzünden ayakkabıcılık çok gelişmiştir.

Bugün artık en ilkel topluluklarda bile insanlar bir çeşit ayakkabı giyiyor. Dünyada kaç çift ayakkabı var bilinmiyor ama uzayda dolaşan bir çift olduğu biliniyor. Ay'a ilk ayak basan astronot Neil Armstrong'un ayakkabıları dönüş yolculuğunda herhangi bir hastalık veya bilinmeyen bir kirlenme tehlikesine önlem olmak üzere dünyaya getirilmeyip uzaya bırakılmış. Şimdi uzayda dolanıp duruyorlar. Diğer astronot ile daha sonra gidenlerin ayakkabıları şimdi neredeler acaba?​
 
U

Ur$uLa

Ziyaretçi
hımm.. teşekkürler paylaşım için :1hug:
önemli bişey olsa gerek a.s ayakkabılar
 

R2D2

Aklım sukut-u sever benim
Kayıtlı Üye
3 Eylül 2007
870
3
Nedir benim bu ayakkabılardan çektiğim.
Nasıl giyersen giy muhakkak ayağımı bi yerden vurmayı başarır.
Eeee ayaklar fırıncı küreği gibi olunca…
 
U

Ur$uLa

Ziyaretçi
:1hug:
aynı dert bendede var..giydiğim hiç bi ayakkabıyı kendime yakıştırmıyorumfisfisfis
bayan olmak ne kadar zor böyleetatlicadiarzu
 

minik tuzluk

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
8 Aralık 2007
161
0
33
ya benim gibi olsaydınız tek bi parmağım yüzünden 38 numara giyiyorum sadece o barmağım oluyo diğer yerler boş offff yaaa bak yine aklıma geldii yaaaa :KK43: saol cnm paylaşım için
 

janet

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
12 Aralık 2007
2.638
8
45
ya ben ne yapayım 40 numara bile gelmiyor boyu yüzünden her gittigim ayakkabıcı size göre ayakkabımız yok hanfendi diyor ya öldügüm an iste o an
 
E

EU3

Ziyaretçi
ya ben ne yapayım 40 numara bile gelmiyor boyu yüzünden her gittigim ayakkabıcı size göre ayakkabımız yok hanfendi diyor ya öldügüm an iste o an

canım ebnımde aynı senin gibi sorunum var
:eek:klava:sinir oluyorum beğendiğim ayakkabıyı alamıyorum.ayakkabıcı bu numaradan yok diyor:mymeka:
 

gxuxlsu

sifaa nın yazdığından :)
Kayıtlı Üye
5 Ekim 2007
3.465
4
konuyla pek alakası yokda ben topuklu ayakkabıyı çok seviyorum ama hiç rahat olmadığı için giyemiyorum nineler gibi dümdüz ayakkabı alıyorum nasıl alışacam topukluyaaaaaa