• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Aynı eve girmeden bıktım

Kardeş ;
1-Senden kat kat daha fazla fedakarlık yapmama rağmen anlatması saatler surecek seyler yasadim.
2-pazardan 10 liraya aldigin ayakkabiya deger verir misin? Hah iste maalesef erkeklerin mantigi bu.
3 - ölmüşsün ağlayanın yok. Bunu iki evlilik yapmış biri olarak söylüyorum.
 
Çocuk ağladığında da senin kucağına bırakıp evden kaçar bu :S
Ohhh ne güzel yaa beyfendi özelde çalışıyorum cümlesinin arkasına saklanıp her huysuzluğu yapsın.
Ses edince sen anlayışsız ol.
Senin en şımartılman, naz yapman gereken dönemler için tavırlara, düşüncelere bak yaaa!
Suratını şimdiden çekemiyorsa 10 yıl evli haliniz için bir şey diyemiyorum.
Pes!

Ben de aynen bu düşüncelerdeyim. Bir de etrafımda onca kızın sevgilisi nişanlısını ne triplerini çekiyor gördükçe kendimi daha bir ezik hissediyorum...
Ne yapmak lazım onu da bilmiyorum...
 
Sorunları küçültmüyorum ben de o laftan hoşlanmadığımı ve günlerce konuşmadığımı sonradan özür dilediğini belirttim. Benim de zoruma gitti haliyle. Daha önce bu tarz bir hakaret işitmemiştim hani sinrle bir şeyler söylersin ben de söylerim ama bence söylenebilecek türden bir şey değildi bu söz.
İyi düşün falan denmiş de siz olsanız ne yaparsınız bu durumda? Resmen evliyim zaten, 1 ay sonra kına gecesi var. Atsan atılmaz satsan satılmaz bi durumda gibiyim.
Nazlı evet maalesef, evin en küçük tek erkeği, iki ablası var. Bence fazlasıyla şımartılmış, ailesi de zaten her dediğini yaptık diyor. Annesi bile bu yaşında oğlunu idare ediyor, zaman zaman çatışmaları oluyor ve haklı olduğu halde 67 yaşındaki anne susuyor...
İlgisizlik evet yakındığım bu. Yani ben zaten ondan zaman, para vb istemiyorum. En basitinden odamızda belki 30 yıllık çekmeceli ufak bir dolap var. Kuşlarımızın kafesi onun üzerinde. O çok eski dolabın yerine boyutları daha ufak ve odayı küçültmeyecek başka bir şey alalım demiştim. Bir kaç kere de tekrarlamıştım. Altı üstü 100-200tl tutan bir şeyi bence direk alıp koyması gerekirdi. Hala alınmadı o istediğim belki de unuttu bile... ama kendisine alelacele koşturup motosiklet aldı ve kullanmayı öğreniyor, rızam olmadığı halde. Ehliyet aldı hemen onun için. Yazın onunla gezecekmişiz...
Dediğim gibi mesele beni düşündüğünü göstermesi. Öyle güzel sözler duymuyorum zaten, yahut hediyeler de almıyorum. Tamam özel günleri asla unutmaz ama ne bileyim insan bir çorap dahi almaz mı durduk yere? İstediklerimi önemsemiyor gibi gelyor. Evimize rustik yaptıracakmış öyle hayal ediyoemuş. Hiç sormuyor acaba ben rustik seviyor muyum diye. Mesele bir şey alması değil bunu düşünmesi, sorması bile yeter ne yapalım diye ama yok. Yoksa ben zaten 2 ayda bütün yatak odasını yapabilecek durumdayım tek başıma. Yaparım ama mesele o değil işte...

Eşinizi tanıdığım birine çok benzettim. O bencil yapısı, aynı. Her zaman onun hayalleri var ön planda ve eşi bu durumda çok zorluk çekiyor. İyi düşünün kendi hayallerinizin her zaman için onunkilerden önemsiz olacağı durumuna alışabilecek misiniz? Benim bu bahsettiğim kişi eşinizin aksine şımarık yetiştirilmemiş tam tersine biraz boş verilmiş kendi kendine büyümüş birisi bu yüzden de hep kendisi olmuş hayatında ön planda. Aksi hayatları olsalar dahi sonuçta bencil yetişmişler sonuçta benzer karakterler çıkmış ortaya. Devam edilemeyecek kadar kötü bir durum mu buna siz karar vereceksiniz elbette ama sabırlı olmanız gerekecek burası kesin. Sadece kendisinin olmadığı fikrine, "sorumluluk" fikrine zamanla alışacak ama belki de alışamayacak. Sizce onda bu potansiyel var mı? Aradığınız soruların cevabı bence burada gizli, onu da sadece siz cevaplayabilirsiniz.
 
Bilmyorum gerçekten, tanıdığım adam değil, o yüzden şunu yapabilir bunu yapamaz diyemiyorum. Ama şimdiden böyleyse ileride daha kötü olur diye düşünüyorum. Evlenince, elde edince, özlem bitince ne bekleyebilirim ki... her erkek gibi o da daha bir salacak bence.
Şu anda hiç karar verecek konumda da değilim. Senelerdir uzaktayız, kendisi her şeyin sebebini bu olarak görüyor. Bilmiyorum çok inanmasam da belki de öyledir demekten kendimi alamıyorum.
 
Ben de aynen bu düşüncelerdeyim. Bir de etrafımda onca kızın sevgilisi nişanlısını ne triplerini çekiyor gördükçe kendimi daha bir ezik hissediyorum...
Ne yapmak lazım onu da bilmiyorum...

Çok ciddi bir kaybetme korkusu yaşamalı bence..
En iyi tanıyan sensin, ne yolla o korkuyu yaşatacağını sen seç.
Ama bu acabalarla tüm düzenini bırakıp ona gidersen çok pişman olacağını düşünüyorum..
 


Çok ciddi bir kaybetme korkusu yaşamalı bence..
En iyi tanıyan sensin, ne yolla o korkuyu yaşatacağını sen seç.
Ama bu acabalarla tüm düzenini bırakıp ona gidersen çok pişman olacağını düşünüyorum..

Ama şu da var ki bu uzaklıkla senelerce de beklesem hiç bir şeyden emin olamam. Aramızda 1000 km var, ve böylr uzaktan uzağa neye nasıl karar verebilirim bilmiyorum.
Şu da var ki son zamanlarda ben de çok bunalıp artık ters davranmaya başladım hani çok da masum olduğumu söyleyemem. İçimdeki heyecanı, isteği öldürdü çünkü...
 
Daha çnce bu derece değildi dikkatimi bile çekmiyordu. Bana daha bi düşkündü. Ondan önce serbest çalışıyordu ve çok stresliydi, serbest olduğu için evlenemiyorduk kendine güvenmiyordu. 1 sene önce bu işe girdi ama bu sefer de umursamaz tavırları olmaya başladı.
En son ben de rest çekmiştim zaten, tatile tek başına git istediğin yerde yap tatilini diye...

Koalina uzgunum, seni garanti goruyor...
Hem her seyi sartsiz kubul etmen hem de senin kendi aklinda ki ne yapayim yani 1 ay a kina var mantigin yuzunden...
Ne olursa olsun senin keskin bir adim atamayacaginin farkinda, bu yuzden de 40 yillik karisi gibi davraniyor...
Ona garanti olmadigini hatirlat, kendine gelsin, bir silkelensin...
Baska yolu yok gibi gozukuyor...
 
Ama şu da var ki bu uzaklıkla senelerce de beklesem hiç bir şeyden emin olamam. Aramızda 1000 km var, ve böylr uzaktan uzağa neye nasıl karar verebilirim bilmiyorum.
Şu da var ki son zamanlarda ben de çok bunalıp artık ters davranmaya başladım hani çok da masum olduğumu söyleyemem. İçimdeki heyecanı, isteği öldürdü çünkü...

Beni çok boğuyor, saçma kıskançlık kavgaları çıkarıyor, uzatıyor.
Küçük şeyleri büyütüp bağrıyor hatta hakaret ediyor, sonra özür diliyor deseydin eğer
uzaklığa bağlı sorunlar. Özlem onu hırçınlaştırıyor diye yorum yapardım.
Yaşadım bunları çünkü.

Ama senin sorunun aşırı ilgi tersine ilgisizlik, sorumsuzluk, önemsememe.
Her şeyi senden bekleme. Sana yıkma. Ciddi konularda kırıcı, endişe verici şakalar şeklinde.

Bunların uzaklığa değil karaktere bağlı olduğunu düşünüyorum ne yazık ki..
Yakınında görüp yaşamak istiyorum dersen sen bilirsin.
Gözün kapalı gitmemeni tavsiye diyorum ben.
Çünkü şimdiden ben buyum işine gelirse diye bağıran bir erkek var ortada.
Sonrası pek iç açıcı gelmiyor..
Diren, değiştirmeye çalış.
Şimdi ipler azıcık olsun senin elinde.
Sonra çok daha çaresiz hissedersin.
 
Ama şu da var ki bu uzaklıkla senelerce de beklesem hiç bir şeyden emin olamam. Aramızda 1000 km var, ve böylr uzaktan uzağa neye nasıl karar verebilirim bilmiyorum.
Şu da var ki son zamanlarda ben de çok bunalıp artık ters davranmaya başladım hani çok da masum olduğumu söyleyemem. İçimdeki heyecanı, isteği öldürdü çünkü...

Sonuçta artık evlisiniz o yüzden denemekten bir zarar çıkmaz heralde ama az önce bu bahsettiğim kişiye bu manada da benziyorsa kaybetme korkusu onun için pek bir şey ifade etmeyebilir. Ayrılıyorum dediğinizde peki sen bilirsin diyebilir. İşte bu yüzden içine kaybetme korkusu salmak istiyorsanız bunu sizden bağımsız bir şekilde yapmalısınız bence yani onun bunu sizin sebebinizle değil de kendi kendine kavraması gerekir. Bu da nasıl mümkün olur bilemiyorum. Atıyorum ciddi bir rahatsızlığınız olsa o zaman sizsiz kalmanın ne demek olduğunu kavrayabilir ama siz artık bitsin derseniz eşiniz bu bencilliğiyle size karşı koymaz gibi geliyor bana. Ama dediğim gibi bu durum sadece onu benzettiğim kişiyle alakalı, sizin eşiniz böyle olmayabilir. Sizce nasıl?
 
Sonuçta artık evlisiniz o yüzden denemekten bir zarar çıkmaz heralde ama az önce bu bahsettiğim kişiye bu manada da benziyorsa kaybetme korkusu onun için pek bir şey ifade etmeyebilir. Ayrılıyorum dediğinizde peki sen bilirsin diyebilir. İşte bu yüzden içine kaybetme korkusu salmak istiyorsanız bunu sizden bağımsız bir şekilde yapmalısınız bence yani onun bunu sizin sebebinizle değil de kendi kendine kavraması gerekir. Bu da nasıl mümkün olur bilemiyorum. Atıyorum ciddi bir rahatsızlığınız olsa o zaman sizsiz kalmanın ne demek olduğunu kavrayabilir ama siz artık bitsin derseniz eşiniz bu bencilliğiyle size karşı koymaz gibi geliyor bana. Ama dediğim gibi bu durum sadece onu benzettiğim kişiyle alakalı, sizin eşiniz böyle olmayabilir. Sizce nasıl?

Aynen böyle. Yani öyle hissetmese düşünmese bile sırf inadından gitme demeyecek biridir kendisi...
 
Koalina uzgunum, seni garanti goruyor...
Hem her seyi sartsiz kubul etmen hem de senin kendi aklinda ki ne yapayim yani 1 ay a kina var mantigin yuzunden...
Ne olursa olsun senin keskin bir adim atamayacaginin farkinda, bu yuzden de 40 yillik karisi gibi davraniyor...
Ona garanti olmadigini hatirlat, kendine gelsin, bir silkelensin...
Baska yolu yok gibi gozukuyor...

Bu nasıl hatırlatılabilir bilmiyorum. Geçen gün bahsettim biraz, yeni gelinim hiç mi bir şeye hevesim olamaz? Odama perde dahi isteyemez miyim diye dert yandım. Yani istediğimden değil ama bu vurdumduymazlık deli etti beni. Bana dediği zaten o düşünce yapısında olsan seninle evlenmezdim oldu. Ben de o düşünce yapısının gayet normal herkeste olan şeyler olduğunu söyledim. Her yeni gelin bu heyecanı isteği yaşar dedim. Bu sefer de ben gelince beraber bir şeyler yapmak istediğini söyledi. Atıyorum oda boyanacaksa beraber boyayacakmışız. Peki bunu bana sordun mu ben belki hazır bir şeyler istiyorum dedim, bir şey diyemedi.



Beni çok boğuyor, saçma kıskançlık kavgaları çıkarıyor, uzatıyor.
Küçük şeyleri büyütüp bağrıyor hatta hakaret ediyor, sonra özür diliyor deseydin eğer
uzaklığa bağlı sorunlar. Özlem onu hırçınlaştırıyor diye yorum yapardım.
Yaşadım bunları çünkü.

Ama senin sorunun aşırı ilgi tersine ilgisizlik, sorumsuzluk, önemsememe.
Her şeyi senden bekleme. Sana yıkma. Ciddi konularda kırıcı, endişe verici şakalar şeklinde.

Bunların uzaklığa değil karaktere bağlı olduğunu düşünüyorum ne yazık ki..
Yakınında görüp yaşamak istiyorum dersen sen bilirsin.
Gözün kapalı gitmemeni tavsiye diyorum ben.
Çünkü şimdiden ben buyum işine gelirse diye bağıran bir erkek var ortada.
Sonrası pek iç açıcı gelmiyor..
Diren, değiştirmeye çalış.
Şimdi ipler azıcık olsun senin elinde.
Sonra çok daha çaresiz hissedersin.

Yok asla çok boğması bir yana günlük saçma sapan rapor vermekten başka bir şey yapmaz. Geldim, gitti, evden çıktım, yemek yedim.. Beni de sadece yolda canı sıkılmasın diye arar, iş çıkışı metrobüse binene kadar geçen zamanda.
Karşımda öyle pek ilgili bir adam yok, bugünü bırakmış hep gelecek hayaliyle yaşayan biri. Gelecek için motpsiklet alan, gelecekte rahat edelim diye işleri bitirmeye çalışan falan... oysa ki bir geleceğimiz bile olmayabilir bugün mahvetmek niye...
 
Son düzenleme:
Bu nasıl hatırlatılabilir bilmiyorum. Geçen gün bahsettim biraz, yeni gelinim hiç mi bir şeye hevesim olamaz? Odama perde dahi isteyemez miyim diye dert yandım. Yani istediğimden değil ama bu vurdumduymazlık deli etti beni. Bana dediği zaten o düşünce yapısında olsan seninle evlenmezdim oldu. Ben de o düşünce yapısının gayet normal herkeste olan şeyler olduğunu söyledim. Her yeni gelin bu heyecanı isteği yaşar dedim. Bu sefer de ben gelince beraber bir şeyler yapmak istediğini söyledi. Atıyorum oda boyanacaksa beraber boyayacakmışız. Peki bunu bana sordun mu ben belki hazır bir şeyler istiyorum dedim, bir şey diyemedi.

Bunu ona acik acik soylebilirsin, ben elimden geleni yapiyorum, olaylara senin acindan da bakmaya calisiyoruma ama sen butun dunya senin etrafinda donuyor, senin her dedigin mantikli, senin her dedigin makul gibi davraniyorsun, tabi ki sende benim icin onlarca adim atmissindir ama bu son zamanlar icin gecerli degil...
Ben yeni gelin heyecani yapsam, seninle evlenmek istemezdim diyorsun, balayi konusuyorsuz, seni rahat ettirecek ne ise onu konusyorsun, evlenip bir odaya gelin gelecegim, hala ordaki bir sifonyerin konusu donuyor, bu istegimi yapsan, belki senin 1 saatini alir ama benim icin bak benim yuzumu guldurmek icin ne yapti anlamina gelir vs vs anlat... Ve lutfen sunu da soyle isterse kinadan 24 saat once olsun, isterse evlenip 40 yillik evli olalim, sana gobek bagi ile bagli degilim, bana hakettigim degeri ver, cunku ben veriyorum...
Umarim ise yararlar :34:
 
Bu nasıl hatırlatılabilir bilmiyorum. Geçen gün bahsettim biraz, yeni gelinim hiç mi bir şeye hevesim olamaz? Odama perde dahi isteyemez miyim diye dert yandım. Yani istediğimden değil ama bu vurdumduymazlık deli etti beni. Bana dediği zaten o düşünce yapısında olsan seninle evlenmezdim oldu. Ben de o düşünce yapısının gayet normal herkeste olan şeyler olduğunu söyledim. Her yeni gelin bu heyecanı isteği yaşar dedim. Bu sefer de ben gelince beraber bir şeyler yapmak istediğini söyledi. Atıyorum oda boyanacaksa beraber boyayacakmışız. Peki bunu bana sordun mu ben belki hazır bir şeyler istiyorum dedim, bir şey diyemedi.



Yok asla çok boğması bir yana günlük saçma sapan rapor vermekten başka bir şey yapmaz. Geldim, gitti, evden çıktım, yemek yedim.. Beni de sadece yolda canı sıkılmasın diye arar, iş çıkışı metrobüse binene kadar geçen zamanda.
Karşımda öyle pek ilgili bir adam yok, bugünü bırakmış hep gelecek hayaliyle yaşayan biri. Gelecek için motpsiklet alan, gelecekte rahat edelim diye işleri bitirmeye çalışan falan... oysa ki bir geleceğimiz bile olmayabilir bugün mahvetmek niye...

Canim, kusura bakma da neresine vuruldun da evleniyosun sen bu adamla ?

Sana senin icin yaptigi herhangi bir fedakarlik var mi ? Yoksa annenlerin baskisiyla mi evleniyorsun, yada diyeyim devam ettiriyorsun?

Hic bir erkek hayatini karartmana deymez. Evleniyorsan bile kendin icin evlen.
 
Son düzenleme:
Canim, kusura bakma da neresine vuruldun da evleniyosun sen bu adamla ?

Sana senin icin yaptigi herhangi bir fedakarlik var mi ? Yoksa annenlerin baskisiyla mi evleniyorsun, yada diyeyim devam ettiriyorsun?

Hic bir erkek hayatini karartmana deymez. Evleniyorsan bile kendin icin evlen.


Diyorum ya eskiden böyle değildi bambaşka bi insandı, çok değişti ya da maskesi düştü...
 
Diyorum ya eskiden böyle değildi bambaşka bi insandı, çok değişti ya da maskesi düştü...

bence ikinci kisim. maskesi dusmus. Insanlar genelde bu kadar deyismezler.

Cok simartmissin, ve bu tur sorunlari yasamaya devam edebilirsin diye korkuyorum senin icin acikcasi.
Ya onu iyice sarsicaksin, anyayi konyayi anlicak, yada bu kaprislerine, seni cepte gormelerine alisacaksin. Ve bu surec kolay bir surec olmaz genelde.
 
Dün anneme anlattım meseleyi. Zaten eski konularımda da vardır hiç anlaşamam kendisiyle.
Bak dedim askere gidecekmiş istersen ara, banane giderse gitsin gider tek başına otursun kayınvalidenle dedi. Şimdi de gelmiş özür dile diye diretiyo. Ne için dilemem gerekiyo acaba...
 
Eşinize zaman vermeliymişsiniz gibi geliyor bana. Az önce de söyledim onu bu bencilliğinden kurtarabilmeniz için sabra ihtiyacınız var. Zamanla, doğru yöntemle sizi gerçekten seviyorsa sizi anlamasını sağlayabilirsiniz. Kendi kişisel hırslarının aslında o kadar da önemli olmadığını ona öğretmelisiniz. Ama bunlar hep konuşarak olacak şeyler. Benim anladığım kadarıyla siz şimdiye kadar bir şeyler kendiliğinden olsun istemişsiniz ama olmamış. Çünkü o başkasının da isteklerine cevap vermeye alışkın değil hep "önce" onun istekleriymiş önemli olan hatta "sadece" onun istekleri varmış, bunun böyle olmadığını ona anlatmalısınız. Yani aslında biraz da o çok sevdiğiniz ailesinin bugüne kadar inşa ettikleriyle savaşmalısınız, bence.
 
Koalinacım naptınız düzelme var mı?
 
Kızlar günaydın.
Eşimle nikahımız oldu gelinliğimi giydim. Ara tatildeki atama olursa da kına gecesini yapıp hemen gidecektim ama olmayınca kına gecem mayısa kaldı. Yani henüz aynı eve girmedik. Bu sıralar onun heyecanının sarması lazımken beni çok bıktırdı. Hani tek tek anlatınca önemli olmayan ama birleşince insanı boğan dertler vardır ya aynen öyle şeyler yaşandı.
Son zamanlarda ise bu arttı. Ne desem sert tepkilerle karşılaşıyorum ve ben de kendime yedirmeyerek sert tepkiler veriyorum. Onun ailesi ile oturmayı kabul ettim, yatak odamız bile yok ailesi çıkınca alınacak onun odasına çift kişilik yatak eklenecek sadece, askere 1 sene sonra gidecek biz evliyken. Yani kısacası dünya malında gözüm yok hesabı her şeye olur dedim hem de istemeyerek de değil gerçekten mantıklı gelmişti.
Bu adam beni uzun zamandır ihmal ediyor kaldı ki ben öyle aşırı kıskanç biri değilimdir. Sürekli konuşmam, sürekli sormam gerektiği kadarını sadece. Büyük kavgalarımızdan birisi şöyle oldu; eşimin ailesi artık yazlıklarına gitti evde tek kalıyor. O gün gündüz kına ile ilgili bir şeyler sordu, ne dağıtacaksınız gibi ben de mesajla olmaz telefonda konuşuruz dedim biraz işim vardı. Saat 3 gibi aradım açmadı, mesaj attı lamba takıorum diye. Ondan sonra ise ses seda yok, bir gece 12de yazmış yeni bitti geldim eve, uyumuşundur sen diye. Evet ben çoktan uyumuştum ama sinir oldum haliyle hem bir şey konuşulacak hem saatlerce yoksun, haber verseydin bari dediğimde bana "bu kadar uzun süreceğini nerden bilebilirdim" gibi saçma bir cevap verdi. Yahu haklısın kusura bakma demek bu kadar mı zor acaba? Bir hafta kadar devam etti tartışmamız, hatta ben günlerce aramadım. Yani bu kadarcık hesabı da sorabilirim herhalde değil mi? Ama öyle bir hak görmüyormuş belli ki.
Daha sonrasında barıştık, bu sefer facebooktan birinden mesaj gelmiş bana. Ben de ilkokul arkadaşım zannedip cevap yazdım ama soyadının farklı olduğunu anlayınca engelledim. Yalnız mesaj diğer kutusuna düşmediği için önceden konuştuğum biri ama çıkaramadım, listemde de ekli değil. Neyse eşime söyledim ya adamı ilkokul arkadaşım zannettim meğer soyadı farklıymış diye o da bana "k.şar gibi..." hareket etmişsin dedi. Ben de benden uzak durmasını söyledim. Bir kaç gün yine konuşmadık sonra özür diledi, karşı tarafın öyle görebileceğini söylemek istedim seni kırmak istemem vs gibi şeyler söyledi. Tamam dedim barıştık.
Dün ise yazılıları okuyorum, aramış kına gününü nasıl planlayacağımızı soruyor. Bilmiyorum daha kuaförü ayarlamadım, sen fotoğrafçıyla konuştun mu kaç saat sürecekmiş çekim dediğimde yine azara başladı. En fazla ne kadar sürebilir ben bu işi biliyorum zaten çok uzattırmam dedi. Tamam sen bilebilirsin de ben neyi bilip neye göre plan yapabilirim? Daha kuaförle konuşmadım dedikçe de ne zaman konuşmayı düşünüyorsun diye sıkıştırıp duruyor. Bizim şehrimiz küçük yer bugün söylersin yarın hallolur diyorum, anlamıyor. En son iş kavgaya dönünce çok bunaldım ve yüzüne kapattım, annemi aradı saatlerce onunla konuştu. Annem de acele etmemesini söyledi. Sonrasında beni hiç aramadı sadece annem aramanı bekliyor yazdı. Daha 2 gün önce konuştuk annesiyle de bir şey söyleyecek diye aradım, bir şey de söylemedi. Sordum ben de neydi olay diyr, yine cevap vermeyince sinirlendim. Sen istersen kınaya kadar hiç arama sorma yazdım. Gelen cevap "ben askere gidicem kınanı tek başına yap". Tabi bundan sonra ipler koptu. Telefonlar kapandı, engellendi falan. Gerçekten öye bir fikri varsa direk boşanma dilekçesini vericem o kararım kesin, sonuçta ben de ailem de onun oyuncağı değiliz. Her istediği yeterince oldu. Ama dün anneme olayı anlattım mecburen, belki ciddidir diye, o da beni haksız buldu. Ben idare etmeliymişim. Evinden, işinden şehrinden ayrılıp gurbete gidecek olan benim, üstelik tek tanıdığım insan her an bana sırtını dönebileceğinin sinyallerini veriyor. Stresli olmam çok normal, karşı tarafın bunu yumuşatması gerekirken çok başka mesajlarla geliyor bana.

Farkındayım çok uzun oldu ve elle tutulur bir şey yok gibi ama eşimin sorunları konuşmama huyu yüzünden artık en ufak şey bile büyümeye başladı. Çünkü bir önceki olayın siniri geçmemiş oluyor üzerine yenisi ekleniyor. Eşimin ailesiyle oturma durumunu eleştirenler olacaktır, ailesine eşimden çok güveniyorum çok tatlı mantıklı insanlar gerçekten. Zaten 9 ay yazlıkta olacaklar 3 ay beraber oturmuş olacağız. Ayrıca henüz o problemlere başamadık:)
Sizce benim mi alttan almam gerekiyor? Yani evet öyle haklı olduğumu düşündüğüm bir konuda hiç alttan almam, her olayda inceldiği yerden kopsun modundayım ama bence büyük şeylerden yeterince fedakarlık yaptım. Bunlara saygı duyması, hayatımı değiştiriyor olmamdan dolayı stresli olmamı anlaması gerekmez miydi?

canım merhaba
sanırım sizinde uzun bir ilşkiydi ki ne yazık ki uzun ilşkilerde böyle tatsızlıklar daha çok oluyor
biliyorum evlisinz ama sende çok fedakarlık yapmşsın canm yani evde oturabilirsn ama hem nikah olması hem askerlk neden bunca fedakarlığa katlandın çok sevdiğin için mi onu merak ediyorum ben?
bir de tayin için mi nikahı erken kıydınız canm...
 
Koalinacım naptınız düzelme var mı?

Dün aradı yazdı hiçbişey olmamış gibi konuşuyo...

canım merhaba
sanırım sizinde uzun bir ilşkiydi ki ne yazık ki uzun ilşkilerde böyle tatsızlıklar daha çok oluyor
biliyorum evlisinz ama sende çok fedakarlık yapmşsın canm yani evde oturabilirsn ama hem nikah olması hem askerlk neden bunca fedakarlığa katlandın çok sevdiğin için mi onu merak ediyorum ben?
bir de tayin için mi nikahı erken kıydınız canm...

Evet canım 4-5 yıllık ilşki... tayin için kıydık şubat atamasında çıkar diye düşünüyorduk ama olmadı yaza kaldık. Baya gelinlikli törenli nikah oldu yani.
O zamanla fedakarlık gibi gelmemişti hani daha erken kavuşabilmek için razı olmak gerekiyordu.
 
Back
X