Toplumda genel yargı bu yönde ise bu acımasızcadır ama pek çok örnekte görüldüğü gibi bunun değiştirilmeside zordur .
Ben öyle düşünmüyorum mesela , neye göre düşünmüyorum ?
Çünkü benim etrafımdaki farklı etnik kültürlerdeki ; hadi genellemeyi de bırakayım , kürt kökenli arkadaşlarım '' ne mutlu Türküm'' demekten rahatsız olacak aileler değil.
Benim çevrem istatistikleri değiştirmeyeceği gibi , bu açılımın doğuda sevinçle karşılanma yüzdesi bize ipucu vermeli.
Zaten olay ne ? Çözüm süreci ... Eeee çözüm gerekiyorsa , sorun var demektir . Yani zaten bu süreç sorunlu kesim için de maddeler barındırıyor doğal olarak .
Bakın , ben hem ''Ne mutlu Türküm diyene ! '' okullarda söyleniyorsa , böyle bir and yerleşmiş ise yıllardır , bundan rahatsızlık duyulmasını hiç samimi bulmuyorum diye düşünebilirken , aynı zamanda rahatsız olanlar içinde önlem paketlerinin sunulmasını bu derece ''eyvaaaah '' şeklinde karşılamıyorum .
Herkesin bir özgürlük sınırı vardır ayrıca , yani akli melekeleri yerinde olan herkesin . Terazilerinin ayarları farklıdır ama herkesin bir sınırı vardır . Bunu şurda hani özgürlükçüydün burda neden değilsin demek ; kişiliklerin seçimlerine saldırı olacağı gibi , bunu sadece bir partinin şak şakçısı gibi görmekte adaletli değildir .Ha , yok mudur böyle kişiler ? Vardır ama yine de genellemesi acımasızdır .
Konudan konuya atlıyoruz ama , benim gayrimüslim öğretmenim oldu mesela , uzmalık alanındaki ders ne ise o derse girer , bilgilerini aktarır ve görevini icra ederdi . Ama sınıfa pantalon , gömlekle gelirdi.
Musevilikte kippa günlük hayatta bir emir değildir , musevi erkekler sinagoglarda dua esnasında açık başlı olamazlar , bu bir emirdir . Ama müslümanlıkta kadının örtünmesi (inanlar için ) emirdir .
Ya bu arada bu açıklamaları yapıyorum ama benim için cidden önem arz etmiyor , musevi öğretmenim kippası ile de derse girebilir . Bu yazdıklarım görüşümü içermiyor , sadece üzerinde düşününce yaptığım çıkarımlar .
Eşcinsel evlilikler ise o özgürlük sınırlarının daha boyut atlamış durumudur . Bir insanın dinini yaşaması ve ona göre giyinmesi gibi doğal değildir. Ben kendi adıma bunu doğal karşılamadığım için yaşayanlarla da görüşme sınırımı çizerim . Bu da benim sınırımdır ve doğal hakkımdır . Bunu özgürlükçü düşünceye bağlamak manasız olduğu gibi , partiye bağlamak bakış açısının vehametidir .
İşimize gelince Türk oluyoruz sözü acı bir klavye sürçmesi olmalı . Sadece şu şu şunlara neden saygı duyuyoruz sorunuzda havada kalmasın ? Bu kadar özgürlükten dem vuran birinin aslında bu sorunun cevabınıda biliyor olması gerekir ; bu da o kişinin özgürlüğüdür değil mi ? Kendi sınırları içindeki kadar özgürlüğe saygı duyup , diğerlerini eleştirmesi .
Neyse , bu çözüm süreci , çok insanı konuşturur ama ne kadar işe yarar bilinmez . Göz boyamalık mıdır , seçim çalışması mıdır , samimi midir ? Bu bakış açıları da yine kişilerin bakış açılarına göre değişir.
Benim gördüğüm gibi yorumlamayan eksik değildir , cahil değildir , ben çok biliyorum o az biliyor değildir , ben düşünerek bu kanıya varıyorum , o parti yalakalığı yapıyor hiç değildir .Herkes düşünür ve bir nokta da fikir üretir . Hepsine saygı duymak gerekiyorsa , başta bunu da duymak gerekir .
Ne diyorduk ? Hmm, saygı ...
Saygılar efendim.
benim anlamadığım bu ne mutlu türküm diyene lafından neden sadece kürtler rahatsız da ,lazlar,çerkezler ,gürcüler ,gayrimüslimler rahatsız değil.
biri bana bunun cevabını verebilir mi?
şu sitede özellikle takip ettiğim tek kişisin okypte bu sordugun soruları bende o kadar çok soruyorum ki ama pek de cevap alamıyorum.benim anlamadığım bu ne mutlu türküm diyene lafından neden sadece kürtler rahatsız da ,lazlar,çerkezler ,gürcüler ,gayrimüslimler rahatsız değil.
biri bana bunun cevabını verebilir mi?
benim anlamadığım bu ne mutlu türküm diyene lafından neden sadece kürtler rahatsız da ,lazlar,çerkezler ,gürcüler ,gayrimüslimler rahatsız değil.
biri bana bunun cevabını verebilir mi?
Paketiniz sizin olsun demokrasi kısmını bize bırakın ya da "Tam demokratikleşeceğim bi gülme geliyor"...
Demokratikleşme paketinin açıklanacağı basın toplantısı muhteşemdi. Tam demokratik bir ortam yaratılmıştı! Bazı gazeteler yok! Bazı kanallar yok! En güzeli ise soru sormak yok! Demokrasi demokrasi olalı bu kadar ucuz olmamıştı herhalde...
Bir tane üniversite ismi değiştiriliyor, daha önce kimsenin görmediği hükümet komiserinin eylemlere katması kaldırılıyor, kimsenin uymadığı ve geçerliliği olmayan eylem saati bir saat ilerletiliyor, fiilen uygulanan farklı dilde propaganda yasallaşıyor, alfabaye üç harf ekleniyor, dinci vakıflar daha rahat para toplayabilsin diye kolaylıklar getiriliyor, Anayasada var olan kişisel verilerin gizliliği için yasa yapılıyor, göstermelik ve uygulamada "bizden" olmayanların yararlanamayacağı ayrımcılık, nefret suçlarına karşı tedbirler ve kılık kıyafet yönetmelikleri hazırlanıyor.
Aynı saatlerde İstanbul Üniversitesinde bir grup öğrenci boyutu bir metreküpü geçmeyen karton bir maketi okullarına sokmaya çalışıyor. SOMA (Siyasal Olaylara Müdahale Aracı) adını verdikleri maket, Özel Güvenlik Görevlileri tarafından parçalanıyor, öğrenciler darp ediliyor....
Paketten sadece saatler önce, Gülsuyunda bir genç, çeteler tarafından silahlı saldırıya uğruyor, polisler delil karartmaya çalışırken yakalanıyor, çevik kuvvet, polisleri yakalayanlara hastane içinde müdahale edip gözaltına alıyor...
Paketten günler önce 8 kadın TRT binası önünde protesto gösteri yaptıkları için darp edilerek gözaltına alınıyor.
Paketten haftalar önce, Ethem Sarısülükü öldüren polisin duruşması sivil polislerce işgal ediliyor...
Paketten aylar önce direnen milyonların eylemleri boyunca 6 kişi katlediliyor. Polis eliyle işlenen cinayetlerin sorumluları nedense bir türlü bulunamıyor. Tencere tava çalanlar suçlu, sokakta eylemde olanlar marjinal, provokatör, çapulcu ilan ediliyor.
Demokrasi denildiğinde ne geliyor biliyor musunuz aklıma?
Demokrasiniz yüzünden, milyonlarca insan sabah 6da evimize polis gelecek mi korkusuyla yaşıyor.
Demokrasiniz yüzünden, insanlar telefonda konuşurken hükümeti eleştirmeye korkuyor.
Demokrasiniz yüzünden, herkes evinde baret bulunduruyor.
Demokrasiniz yüzünden, baretle yakalanmamak için o baretleri saklıyor.
Demokrasiniz yüzünden, bir sokağın güvenli olduğunu öğrenmek için o sokakta polisin olmadığını öğrenmek gerekiyor.
Demokrasiniz yüzünden, bini aşkın üniversiteli hapishanede.
Demokrasiniz yüzünden, bir çok askerimiz, aydınımız hapishanede.
Demokrasiniz yüzünden, polisleriniz ekip otolarında kadınlara tecavüz ediyor.
Demokrasiniz yüzünden, TRTde alenen kadın düşmanlığı yapılıyor.
Demokrasiniz yüzünden, insanlar saat 22.00dan sonra bakkala bağış yapıp, bakkaldan içki hediye alıyor.
Demokrasiniz yüzünden,El Nusracu ÖSOcu caniler silahlarıyla cirit attıkları Güney kentlerimizde terör estiriyorlar.
Demokrasiniz yüzünden,bu ülke iktidar sahiplerinin, polis ve yargı gücüyle ülkenin yarısından çoğuna zulmettiği bir yer haline geldi.
Yani anlayacağınız, sizin demokrasinizle bizim demokrasimiz çok ayrı...
O yüzden artık bize demokrasi bahşetmeyin. Siz her demokrasi bahşettiğinizde bizim nefes alanımız daralıyor.
Kendi demokrasimizi, forumlarda, sokaklarda işlettik ve gördük ki, biz ne kadar farklı olsak da anlaşabiliyoruz. Yani sizin demokrasinizin yapamadığını bizim demokrasimiz yapıyor.
O yüzden alın paketiniz sizin olsun, demokrasi kısmını bize bırakın.
Dünyalılar.
Hadi andımızı kaldırdın, hadi biraz empati ile bunu anladım. Ben nasıl ki Türksem Kürdüm demem, onlar da Türk'üm demek istemiyor eyvallah...
Peki bu alfabe laga lugası nedir? x q w'den bize ne?
Bizim ortak dilimiz değil mi Türkçe? Şimdi birisi çıkıp bana Kürtçe küfür etse ben nerden anlıycam? Birileri çıkıp ekranda Kürtçe hakaret saydırsa biz nerden bilcez ne dediğini?
Ben etrafımda Kürtçe konuşup gülüşen tiplerin çoğalmasını istemiyorum.
TürküZ, doğruyuZ, çalışkanıZ,
İlkem; küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm; yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!
Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.
Ne mutlu TürküZ diyene!