Boşa geçen 10 yıl ve boşanma kararı.

demre5657

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
29 Temmuz 2026
Mesajlar
69
Emoji Skoru
80
Puanlar
3
Yaş
37
Merhabalar,

Ben bu forumda eski bir üyeyim tanınmamak için yetkililerin bilgisi dahilinde 2. üyelik açıp içimde ne var ne yok anlatmak istiyorum. Yoksa aklıma mukayyet olmakta zorlanıyorum. Kaçıp gitme, kaybolma düşünceleri ele geçiriyor beynimi. Eşimle uzun bir flört dönemi sonunda evlendik ve 10 yıldır evliyiz, bir çocuğumuz var.

İnanın toparlamakta zorlanıyorum kalbim, beynim çok karışık. 10 yıldır bir kaosun içindeyim maddi manevi her gün bitecek diye bekledim durdum baktım ki 10 sene geçmiş hala aynı yerdeyiz. İş hayatım hep çok yoğun oldu, ev hayatım aynı şekilde. Eşim gece çalışıp gündüz evde olmasına rağmen asla evde hiç bir şey yapmaz. Evi düzende tutabilmek demek benim için her akşam gece yarılarından sonra yatmayı göze almak demek. Bir şeyi asla kendiliğinden yapmaz, yapsa bile düzene koyamaz. Bu niye böyle dersem mesela bahaneler ileri sürer ve ben konuyu kapatmazsam benim açığımı bulmaya çalışarak sonu hakaret içeren tartışmalara dönüşür.

En basiti tırnağını keser makası mutfak masasına bırakır. Markete gider şampuanlar tezgah üstündedir. Yemek yapmaya üşenmez, karnını doyurur ama bulaşıklar günlerce lavabo da bekler. Düzen diye bir şey yok hayatımda, öyle üzülüyorum ki şu geçen 10 yılıma, adam asla rahatsız olmuyor. 3 tane bulaşıktan ne olacak yaparız mantığında. Yere düşen kırlent onu rahatsız etmez mesela, atlayıp geçer üzerinden, çocuğun sabah kıyafetini bulamaz aramaya yeltenmez başka giydirir ben her yerden parça parça kıyafet toplarım.

Hep çok yoğun bir hayatımız oldu. Çocuğa eşim bakıyor 1,5 yaşından beri ama adı bakmak işte. Çocuğumun da hayatında hiç düzen olamadı bu yüzden, örneğin hava sıcak yıka çocuğu derim tamam der 2 gün geçer. Defalarca günlerce süren temizlik yaptım evde, en son geçen yıl kendi başıma badana yapmaya kalktım 3 ayımı verdim eve, işten gelip sabahlara kadar temizlik yaptım bir daha bu evin böyle olmasına izin vermeyeceğim dedim ama olmadı. Hafta sonunu evde geçirmem gerek dedim plan yapmadım düzeni elden bırakmayacağım diye. Ama olmuyor işte. Mecburi şeyler oluyor, hastalık oluyor.

Diğer soruna gelirsek ; Maddiyat! Asla toparlanamıyoruz ne yaparsak yapalım. Eşimin şans oyunları, kumar gibi alışkanlıkları yok. Banka hesaplarını didik didik ettim giren çıkan belli ama hep borç. Baştan bizi bu kadar batıran Pandemi döneminde diş problemlerimin ortaya çıkması oldu. Eksiye girdik o dönem, ama çalışıp tüm paramı borca verdiğim halde o borç hiç bitmiyor ne yapıyoruz deyince de ; ben tek mi yapıyorum neden soruyorsun, şaşırıyorsun yiyoruz içiyoruz diyor. Bir ara yaşamanın bile bize haram olduğunu düşündüm yani o derece gelmeye başladı hayat.

Çalışıp kısıtlı yaşamaktan çok bunalmıştım dedim ki, artık maaşımın hepsini vermeyeceğim destek olacağım sadece diye, bozuldu tartıştık. Defalarca bana ''ben sana güvendim, beni yarı yolda bıraktın'' demiştir. Hala aklıma gelince hayret ediyorum bir erkek nasıl bu kadar rahat bunu söyleyebilir? O gün dedim benim sana güvenmem gerekmez miydi diye? Sen bana güveniyorsun ama ben sana hiç güvenemedim.

Ben hep doyumsuzdum ben hep sorunluydum, işte mobbing yaşarım anlatırım kesin sen bir şey yapmışsındır diye cevap alırdım. O beni anlamadıkça ben daha çok anlatırdım anlaşılma ihtiyacı duyduğumdan. İşe gidip gelirken çok yorulurdum çok yoruluyorum dediğimde, bir sürü kadın var çalışan derdi ben gene kendimi suçlardım. Geçen yıl bipolar bozukluğu teşhisi aldım, ailemde yok bu arada tetikleyiciler var dedi doktorum, ağır depresyonlarım var günlerce yatırıyor her şey daha da b*k sarıyor.

Ben evlendim evleneli düğün videomuzu sadece 1 kez izledim, bir daha asla izleyemedim, oradaki mutlu beni görmek bana dayanılmaz bir ağırlık hissettiriyordu. Hep eşime de dedim ki, bak ben hiç iyi değilim, nereye kadar götürebilirim bilmiyorum, eninde sonunda boşanacağız diye. Velhasıl 1 haftadır çok daha derin düşünüyorum, kendimi çok çaresiz, çok mutsuz hissediyorum. Geçen 10 yılıma üzülüyorum. Bir 10 yıl daha düşüncesi azap gibi geliyor. Eşime bahsettim durumumdan kaldıramıyorum, dayanamıyorum dedim, yaşananları unutamıyorum bir çözüm bulabilir miyiz diye sordum eve gelince konuşalım dedi. Tek cümle etmedik sadece sırnaştı ( her zaman yaptığı gibi) boşanmak istediğimi söyledim, ilk değil bu söylemim daha önceleri de çok söyledim. Acı çekiyorum ya ben, bu şekilde yanında olmamadan mutlu olabiliyor mesela, zaten ne olursa olsun bir kere bile özür dilememiştir. Her şeyin sadece üzeri örtülmüştür.

Geçmişteki kendimi öyle özledim ki, 21 yıl önce yazdığım günlüğümü buldum. Yazmışım, yazmışım hayallerim umutlarım varmış benim meğer, hepsini okumaya dayanamadım kapattım. Ben evlendiğimden beri hep o kızı özlüyorum. Geleceğe dair güzel umutları, hayalleri olan o kızı.

Boşanma düşüncemi, hislerimi kuzenimle paylaştım. Bana demesin mi atak mı geçiriyorsun? Boşanma isteğim delilikmiş gibi cevap verdi. Ben sorumluluk sevmiyormuşum, sorumluluktan kaçıyormuşum. Kardeşim el kadar bebeğiyle (doğuştan rahatsız) boşanmaya kalktı hepimiz destekledik, yer açık hayatımızda, ben söz konusu olunca saçmalıyorsun neden oluyor dedim. Şok oldum gerçekten.

Arkadaşlar hangisini normalleştireyim peki sizce ben, düzensizlik ve pislik içinde yaşamayı mı, eşin anlayışsızlığını, beni hiç düşünmemesini mi, işin hayatımı tümden satın almış kadar yoğun olmasını mı, borçla yaşamaktan zevk almayı mı?
 
iki kişi çalışıp neden bu kadar borç var? ev kira mı maaşlar mı çok düşük. hepimiz maddi sıkıntı yaşıyoruz ama 10 yıldır neden bu durum çözülemedi ki. bir diğer konu sıkıntılarınızda haklısınız ama depresif dönemde yine de karar vermeyin bence. bipolar sıkıntılı bir rahatsızlık tedavi oluyor musunuz? teşhisi tek bir doktor mu koydu? mesela coşkulu bir döneminiz oldu mu? bana hep depresif bir hayatınız olmuş hissiyatı verdiniz
 
iki kişi çalışıp neden bu kadar borç var? ev kira mı maaşlar mı çok düşük. hepimiz maddi sıkıntı yaşıyoruz ama 10 yıldır neden bu durum çözülemedi ki. bir diğer konu sıkıntılarınızda haklısınız ama depresif dönemde yine de karar vermeyin bence. bipolar sıkıntılı bir rahatsızlık tedavi oluyor musunuz? teşhisi tek bir doktor mu koydu? mesela coşkulu bir döneminiz oldu mu? bana hep depresif bir hayatınız olmuş hissiyatı verdiniz


Evet, bende anlayamadıkça soruyorum eşime, ama tepki gösteriyor azalmayıp artıyor bir de, sanırım gelir gider dengesini kuramıyor. Kaçıp gitme, izimi kaybettirme noktasındayım zaten. Hastalık konusunda tedavi oluyorum ben tip 2'yim depresyon ağırlıklı depresyon süreleri uzun, mani yaşamıyorum hipomani yaşıyorum o da bir insanın normal formundaki hali gibi, o hal dışında ise hep depresif ve enerjisizim.
 
Evet, bende anlayamadıkça soruyorum eşime, ama tepki gösteriyor azalmayıp artıyor bir de, sanırım gelir gider dengesini kuramıyor. Kaçıp gitme, izimi kaybettirme noktasındayım zaten. Hastalık konusunda tedavi oluyorum ben tip 2'yim depresyon ağırlıklı depresyon süreleri uzun, mani yaşamıyorum hipomani yaşıyorum o da bir insanın normal formundaki hali gibi, o hal dışında ise hep depresif ve enerjisizim.
bu evliliğe dair içinizde herhangi bir ümit var mı?
 
Merhabalar,

Ben bu forumda eski bir üyeyim tanınmamak için yetkililerin bilgisi dahilinde 2. üyelik açıp içimde ne var ne yok anlatmak istiyorum. Yoksa aklıma mukayyet olmakta zorlanıyorum. Kaçıp gitme, kaybolma düşünceleri ele geçiriyor beynimi. Eşimle uzun bir flört dönemi sonunda evlendik ve 10 yıldır evliyiz, bir çocuğumuz var.

İnanın toparlamakta zorlanıyorum kalbim, beynim çok karışık. 10 yıldır bir kaosun içindeyim maddi manevi her gün bitecek diye bekledim durdum baktım ki 10 sene geçmiş hala aynı yerdeyiz. İş hayatım hep çok yoğun oldu, ev hayatım aynı şekilde. Eşim gece çalışıp gündüz evde olmasına rağmen asla evde hiç bir şey yapmaz. Evi düzende tutabilmek demek benim için her akşam gece yarılarından sonra yatmayı göze almak demek. Bir şeyi asla kendiliğinden yapmaz, yapsa bile düzene koyamaz. Bu niye böyle dersem mesela bahaneler ileri sürer ve ben konuyu kapatmazsam benim açığımı bulmaya çalışarak sonu hakaret içeren tartışmalara dönüşür.

En basiti tırnağını keser makası mutfak masasına bırakır. Markete gider şampuanlar tezgah üstündedir. Yemek yapmaya üşenmez, karnını doyurur ama bulaşıklar günlerce lavabo da bekler. Düzen diye bir şey yok hayatımda, öyle üzülüyorum ki şu geçen 10 yılıma, adam asla rahatsız olmuyor. 3 tane bulaşıktan ne olacak yaparız mantığında. Yere düşen kırlent onu rahatsız etmez mesela, atlayıp geçer üzerinden, çocuğun sabah kıyafetini bulamaz aramaya yeltenmez başka giydirir ben her yerden parça parça kıyafet toplarım.

Hep çok yoğun bir hayatımız oldu. Çocuğa eşim bakıyor 1,5 yaşından beri ama adı bakmak işte. Çocuğumun da hayatında hiç düzen olamadı bu yüzden, örneğin hava sıcak yıka çocuğu derim tamam der 2 gün geçer. Defalarca günlerce süren temizlik yaptım evde, en son geçen yıl kendi başıma badana yapmaya kalktım 3 ayımı verdim eve, işten gelip sabahlara kadar temizlik yaptım bir daha bu evin böyle olmasına izin vermeyeceğim dedim ama olmadı. Hafta sonunu evde geçirmem gerek dedim plan yapmadım düzeni elden bırakmayacağım diye. Ama olmuyor işte. Mecburi şeyler oluyor, hastalık oluyor.

Diğer soruna gelirsek ; Maddiyat! Asla toparlanamıyoruz ne yaparsak yapalım. Eşimin şans oyunları, kumar gibi alışkanlıkları yok. Banka hesaplarını didik didik ettim giren çıkan belli ama hep borç. Baştan bizi bu kadar batıran Pandemi döneminde diş problemlerimin ortaya çıkması oldu. Eksiye girdik o dönem, ama çalışıp tüm paramı borca verdiğim halde o borç hiç bitmiyor ne yapıyoruz deyince de ; ben tek mi yapıyorum neden soruyorsun, şaşırıyorsun yiyoruz içiyoruz diyor. Bir ara yaşamanın bile bize haram olduğunu düşündüm yani o derece gelmeye başladı hayat.

Çalışıp kısıtlı yaşamaktan çok bunalmıştım dedim ki, artık maaşımın hepsini vermeyeceğim destek olacağım sadece diye, bozuldu tartıştık. Defalarca bana ''ben sana güvendim, beni yarı yolda bıraktın'' demiştir. Hala aklıma gelince hayret ediyorum bir erkek nasıl bu kadar rahat bunu söyleyebilir? O gün dedim benim sana güvenmem gerekmez miydi diye? Sen bana güveniyorsun ama ben sana hiç güvenemedim.

Ben hep doyumsuzdum ben hep sorunluydum, işte mobbing yaşarım anlatırım kesin sen bir şey yapmışsındır diye cevap alırdım. O beni anlamadıkça ben daha çok anlatırdım anlaşılma ihtiyacı duyduğumdan. İşe gidip gelirken çok yorulurdum çok yoruluyorum dediğimde, bir sürü kadın var çalışan derdi ben gene kendimi suçlardım. Geçen yıl bipolar bozukluğu teşhisi aldım, ailemde yok bu arada tetikleyiciler var dedi doktorum, ağır depresyonlarım var günlerce yatırıyor her şey daha da b*k sarıyor.

Ben evlendim evleneli düğün videomuzu sadece 1 kez izledim, bir daha asla izleyemedim, oradaki mutlu beni görmek bana dayanılmaz bir ağırlık hissettiriyordu. Hep eşime de dedim ki, bak ben hiç iyi değilim, nereye kadar götürebilirim bilmiyorum, eninde sonunda boşanacağız diye. Velhasıl 1 haftadır çok daha derin düşünüyorum, kendimi çok çaresiz, çok mutsuz hissediyorum. Geçen 10 yılıma üzülüyorum. Bir 10 yıl daha düşüncesi azap gibi geliyor. Eşime bahsettim durumumdan kaldıramıyorum, dayanamıyorum dedim, yaşananları unutamıyorum bir çözüm bulabilir miyiz diye sordum eve gelince konuşalım dedi. Tek cümle etmedik sadece sırnaştı ( her zaman yaptığı gibi) boşanmak istediğimi söyledim, ilk değil bu söylemim daha önceleri de çok söyledim. Acı çekiyorum ya ben, bu şekilde yanında olmamadan mutlu olabiliyor mesela, zaten ne olursa olsun bir kere bile özür dilememiştir. Her şeyin sadece üzeri örtülmüştür.

Geçmişteki kendimi öyle özledim ki, 21 yıl önce yazdığım günlüğümü buldum. Yazmışım, yazmışım hayallerim umutlarım varmış benim meğer, hepsini okumaya dayanamadım kapattım. Ben evlendiğimden beri hep o kızı özlüyorum. Geleceğe dair güzel umutları, hayalleri olan o kızı.

Boşanma düşüncemi, hislerimi kuzenimle paylaştım. Bana demesin mi atak mı geçiriyorsun? Boşanma isteğim delilikmiş gibi cevap verdi. Ben sorumluluk sevmiyormuşum, sorumluluktan kaçıyormuşum. Kardeşim el kadar bebeğiyle (doğuştan rahatsız) boşanmaya kalktı hepimiz destekledik, yer açık hayatımızda, ben söz konusu olunca saçmalıyorsun neden oluyor dedim. Şok oldum gerçekten.

Arkadaşlar hangisini normalleştireyim peki sizce ben, düzensizlik ve pislik içinde yaşamayı mı, eşin anlayışsızlığını, beni hiç düşünmemesini mi, işin hayatımı tümden satın almış kadar yoğun olmasını mı, borçla yaşamaktan zevk almayı mı?
Çok uzun okuyamadım.Neden boşanmıyorsunuz?
 
Ben karar verirken eşya alırken vb hep şöyle düşünürüm ; Bu benim hayatımda bir farklılık yaratacak mı,işlerimi kolaylaştıracak mı,bana külfet mi???
Sizde boşandıktan sonra hayatınızda olacak artıları ve bu artıların 10 sene sonraki evrimini ,boşanmaz devam ederseniz yaşayacaklarını ve yıllar sonranızı düşünün ve karar verin.Ha birde sürekli boşanmayı dillendirmek bana doğru gelmiyor anlıyorum bu yardım çığlığı eşinize beni gör diyorsunuz ama bunca yıl eşinizin size değer vermediğini önceliğinin kendisi olduğunu anlamanız gerekirdi....
 
bu evliliğe dair içinizde herhangi bir ümit var mı?


Asla yok, eşim zaten normalde de hatır gönül bilen biri değildir, kırmaktan çekinmez gönül almayı bilmez, dayatmayı sever. Biz ne zaman bu hale gelsek baştan biraz düzelmiş gibi davranır sonra gene eski haline döner.
 
Asla yok, eşim zaten normalde de hatır gönül bilen biri değildir, kırmaktan çekinmez gönül almayı bilmez, dayatmayı sever. Biz ne zaman bu hale gelsek baştan biraz düzelmiş gibi davranır sonra gene eski haline döner.
o zaman aslında ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz
 
Depresyondayken böyle büyük bir karar almak pek önerilmez. Sonradan pişman olma ihtimali vardır. Ama anlattığınız kadarıyla sizi bu hale getiren evliliğiniz olmuş. Size bu kadar zarar veriyorsa bitmesi en mantıklı olanı sanki. Boşanınca mutlu olacağınızı düşünüyorsanız rn azından şuan sizi mutsuz edecek etkenlerin ortadan kalkması sizin omuzlarınızdan bir yük kaldıracaksa boşanın.
Ayrıca borcun bitmemesi durumu da büyük bir sorun. Eşiniz siz fark ettirmeden kumar oynuyor bana kalırsa ya da kötü bir bağımlılığı var. Yoksa yeme içme ortadayken, bir ek masraf yokken borç katlanmaz, biter.
Ve eşiniz vicdansız, merhametsiz biri. Siz bu kadar zorluk çekerken, tek başınıza mücadele ederken evli olmanın bir anlamı da yok bana kalırsa. Evlilik 2 kişinin yürüteceği bir iş ama tüm yük sizde gibi görünüyor. Bu adam ve evlilik sizi hasta etmiş. Tedavisinin ne olduğunu siz bulacaksınız. Ama bana kalırsa boşanmak bu evlilikte mantıklı ve doğru bir karar. Sizin sorunlarınızı yok sayan bir adamla evlilik yürümez.
 
Ben karar verirken eşya alırken vb hep şöyle düşünürüm ; Bu benim hayatımda bir farklılık yaratacak mı,işlerimi kolaylaştıracak mı,bana külfet mi???
Sizde boşandıktan sonra hayatınızda olacak artıları ve bu artıların 10 sene sonraki evrimini ,boşanmaz devam ederseniz yaşayacaklarını ve yıllar sonranızı düşünün ve karar verin.Ha birde sürekli boşanmayı dillendirmek bana doğru gelmiyor anlıyorum bu yardım çığlığı eşinize beni gör diyorsunuz ama bunca yıl eşinizin size değer vermediğini önceliğinin kendisi olduğunu anlamanız gerekirdi....


Anladım ki, anlamaz olur muyum? Ama çocuk küçük, bir babam var o da kendine yetiyor kira da, erkek kardeşimle yaşıyor o da sorumsuz hep büyüsün diye bekledim biraz daha.
 
Eşiniz gece çalışıyor, gündüz çocuğunuza bakıyor ve ev işi yapmadığı için mi kızıyorsunuz? Doğru mu anladım, kaçırdığım bir şey mi var?
Zira doğru anladıysam, öyle bir dünya yok adam hem çalışıp, hem çocuk bakıp, hem ev işi nasıl yapsın ya allah aşkına?
O çalışıp+ çocuk bakıyorsa, siz de çalışıp+ ev işi yapabilirsiniz.

Maddi konuda da demekki eşiniz hesap kitap bilmiyor konuşup bütün hesabları ben yapayım artık diyebilirsiniz. O maaşını size verir. Ödenmesi gerekenleri öder alınması gerekenleri siz alırsınız bir süre, o zaman anlaşılır eşinizin ekstra bir yere para harcayıp harcamadığı
 
Depresyondayken böyle büyük bir karar almak pek önerilmez. Sonradan pişman olma ihtimali vardır. Ama anlattığınız kadarıyla sizi bu hale getiren evliliğiniz olmuş. Size bu kadar zarar veriyorsa bitmesi en mantıklı olanı sanki. Boşanınca mutlu olacağınızı düşünüyorsanız rn azından şuan sizi mutsuz edecek etkenlerin ortadan kalkması sizin omuzlarınızdan bir yük kaldıracaksa boşanın.
Ayrıca borcun bitmemesi durumu da büyük bir sorun. Eşiniz siz fark ettirmeden kumar oynuyor bana kalırsa ya da kötü bir bağımlılığı var. Yoksa yeme içme ortadayken, bir ek masraf yokken borç katlanmaz, biter.
Ve eşiniz vicdansız, merhametsiz biri. Siz bu kadar zorluk çekerken, tek başınıza mücadele ederken evli olmanın bir anlamı da yok bana kalırsa. Evlilik 2 kişinin yürüteceği bir iş ama tüm yük sizde gibi görünüyor. Bu adam ve evlilik sizi hasta etmiş. Tedavisinin ne olduğunu siz bulacaksınız. Ama bana kalırsa boşanmak bu evlilikte mantıklı ve doğru bir karar. Sizin sorunlarınızı yok sayan bir adamla evlilik yürümez.


Kumar, iddia varsa dediğim gibi hesaplarını kontrol ettim bir şey göremedim başka türlü nasıl görebilirim bilmiyorum.
Evliliğim gerçekten kafamda çoktan bitti ama işte maalesef bitirmeye yönelik engeller vardı.
Hala var ama bu sefer kendimi durduramıyorum.
 
Bu ne ki, küçücük bir detay, kendimden ödün vererek.
Başlığınızda yazmışsınız zaten boşanma kararı verdiğinizi.Kusura bakmayın dalgınlıktan farketmemişim.Önemli olan bundan sonrası.Artık geriye bakmayın.Öyle güzel bir hayat yaşayın ki bundan sonra,size o 10 yılı unuttursun 🙏🌸
 
Eşiniz gece çalışıyor, gündüz çocuğunuza bakıyor ve ev işi yapmadığı için mi kızıyorsunuz? Doğru mu anladım, kaçırdığım bir şey mi var?
Zira doğru anladıysam, öyle bir dünya yok adam hem çalışıp, hem çocuk bakıp, hem ev işi nasıl yapsın ya allah aşkına?
O çalışıp+ çocuk bakıyorsa, siz de çalışıp+ ev işi yapabilirsiniz.

Maddi konuda da demekki eşiniz hesap kitap bilmiyor konuşup bütün hesabları ben yapayım artık diyebilirsiniz. O maaşını size verir. Ödenmesi gerekenleri öder alınması gerekenleri siz alırsınız bir süre, o zaman anlaşılır eşinizin ekstra bir yere para harcayıp harcamadığı


Zaten ben hem çalışıp, hem yapıyorum sıkıntı hiç bir şey yapmaması, aldığını yerine koymaması, rahat bir işi var. Siz eve gelip hem çalışıp, hem çocuğunuzla ilgilenmez miydiniz mesela? Yoksa gün boyu ekrana mı maruz bırakırdınız? Kadınlar bunu yapabiliyor, erkeklerde yapabilir.
 
Merhabalar,

Ben bu forumda eski bir üyeyim tanınmamak için yetkililerin bilgisi dahilinde 2. üyelik açıp içimde ne var ne yok anlatmak istiyorum. Yoksa aklıma mukayyet olmakta zorlanıyorum. Kaçıp gitme, kaybolma düşünceleri ele geçiriyor beynimi. Eşimle uzun bir flört dönemi sonunda evlendik ve 10 yıldır evliyiz, bir çocuğumuz var.

İnanın toparlamakta zorlanıyorum kalbim, beynim çok karışık. 10 yıldır bir kaosun içindeyim maddi manevi her gün bitecek diye bekledim durdum baktım ki 10 sene geçmiş hala aynı yerdeyiz. İş hayatım hep çok yoğun oldu, ev hayatım aynı şekilde. Eşim gece çalışıp gündüz evde olmasına rağmen asla evde hiç bir şey yapmaz. Evi düzende tutabilmek demek benim için her akşam gece yarılarından sonra yatmayı göze almak demek. Bir şeyi asla kendiliğinden yapmaz, yapsa bile düzene koyamaz. Bu niye böyle dersem mesela bahaneler ileri sürer ve ben konuyu kapatmazsam benim açığımı bulmaya çalışarak sonu hakaret içeren tartışmalara dönüşür.

En basiti tırnağını keser makası mutfak masasına bırakır. Markete gider şampuanlar tezgah üstündedir. Yemek yapmaya üşenmez, karnını doyurur ama bulaşıklar günlerce lavabo da bekler. Düzen diye bir şey yok hayatımda, öyle üzülüyorum ki şu geçen 10 yılıma, adam asla rahatsız olmuyor. 3 tane bulaşıktan ne olacak yaparız mantığında. Yere düşen kırlent onu rahatsız etmez mesela, atlayıp geçer üzerinden, çocuğun sabah kıyafetini bulamaz aramaya yeltenmez başka giydirir ben her yerden parça parça kıyafet toplarım.

Hep çok yoğun bir hayatımız oldu. Çocuğa eşim bakıyor 1,5 yaşından beri ama adı bakmak işte. Çocuğumun da hayatında hiç düzen olamadı bu yüzden, örneğin hava sıcak yıka çocuğu derim tamam der 2 gün geçer. Defalarca günlerce süren temizlik yaptım evde, en son geçen yıl kendi başıma badana yapmaya kalktım 3 ayımı verdim eve, işten gelip sabahlara kadar temizlik yaptım bir daha bu evin böyle olmasına izin vermeyeceğim dedim ama olmadı. Hafta sonunu evde geçirmem gerek dedim plan yapmadım düzeni elden bırakmayacağım diye. Ama olmuyor işte. Mecburi şeyler oluyor, hastalık oluyor.

Diğer soruna gelirsek ; Maddiyat! Asla toparlanamıyoruz ne yaparsak yapalım. Eşimin şans oyunları, kumar gibi alışkanlıkları yok. Banka hesaplarını didik didik ettim giren çıkan belli ama hep borç. Baştan bizi bu kadar batıran Pandemi döneminde diş problemlerimin ortaya çıkması oldu. Eksiye girdik o dönem, ama çalışıp tüm paramı borca verdiğim halde o borç hiç bitmiyor ne yapıyoruz deyince de ; ben tek mi yapıyorum neden soruyorsun, şaşırıyorsun yiyoruz içiyoruz diyor. Bir ara yaşamanın bile bize haram olduğunu düşündüm yani o derece gelmeye başladı hayat.

Çalışıp kısıtlı yaşamaktan çok bunalmıştım dedim ki, artık maaşımın hepsini vermeyeceğim destek olacağım sadece diye, bozuldu tartıştık. Defalarca bana ''ben sana güvendim, beni yarı yolda bıraktın'' demiştir. Hala aklıma gelince hayret ediyorum bir erkek nasıl bu kadar rahat bunu söyleyebilir? O gün dedim benim sana güvenmem gerekmez miydi diye? Sen bana güveniyorsun ama ben sana hiç güvenemedim.

Ben hep doyumsuzdum ben hep sorunluydum, işte mobbing yaşarım anlatırım kesin sen bir şey yapmışsındır diye cevap alırdım. O beni anlamadıkça ben daha çok anlatırdım anlaşılma ihtiyacı duyduğumdan. İşe gidip gelirken çok yorulurdum çok yoruluyorum dediğimde, bir sürü kadın var çalışan derdi ben gene kendimi suçlardım. Geçen yıl bipolar bozukluğu teşhisi aldım, ailemde yok bu arada tetikleyiciler var dedi doktorum, ağır depresyonlarım var günlerce yatırıyor her şey daha da b*k sarıyor.

Ben evlendim evleneli düğün videomuzu sadece 1 kez izledim, bir daha asla izleyemedim, oradaki mutlu beni görmek bana dayanılmaz bir ağırlık hissettiriyordu. Hep eşime de dedim ki, bak ben hiç iyi değilim, nereye kadar götürebilirim bilmiyorum, eninde sonunda boşanacağız diye. Velhasıl 1 haftadır çok daha derin düşünüyorum, kendimi çok çaresiz, çok mutsuz hissediyorum. Geçen 10 yılıma üzülüyorum. Bir 10 yıl daha düşüncesi azap gibi geliyor. Eşime bahsettim durumumdan kaldıramıyorum, dayanamıyorum dedim, yaşananları unutamıyorum bir çözüm bulabilir miyiz diye sordum eve gelince konuşalım dedi. Tek cümle etmedik sadece sırnaştı ( her zaman yaptığı gibi) boşanmak istediğimi söyledim, ilk değil bu söylemim daha önceleri de çok söyledim. Acı çekiyorum ya ben, bu şekilde yanında olmamadan mutlu olabiliyor mesela, zaten ne olursa olsun bir kere bile özür dilememiştir. Her şeyin sadece üzeri örtülmüştür.

Geçmişteki kendimi öyle özledim ki, 21 yıl önce yazdığım günlüğümü buldum. Yazmışım, yazmışım hayallerim umutlarım varmış benim meğer, hepsini okumaya dayanamadım kapattım. Ben evlendiğimden beri hep o kızı özlüyorum. Geleceğe dair güzel umutları, hayalleri olan o kızı.

Boşanma düşüncemi, hislerimi kuzenimle paylaştım. Bana demesin mi atak mı geçiriyorsun? Boşanma isteğim delilikmiş gibi cevap verdi. Ben sorumluluk sevmiyormuşum, sorumluluktan kaçıyormuşum. Kardeşim el kadar bebeğiyle (doğuştan rahatsız) boşanmaya kalktı hepimiz destekledik, yer açık hayatımızda, ben söz konusu olunca saçmalıyorsun neden oluyor dedim. Şok oldum gerçekten.

Arkadaşlar hangisini normalleştireyim peki sizce ben, düzensizlik ve pislik içinde yaşamayı mı, eşin anlayışsızlığını, beni hiç düşünmemesini mi, işin hayatımı tümden satın almış kadar yoğun olmasını mı, borçla yaşamaktan zevk almayı mı?
Çocuğunuz nasıl peki?
 
Eşiniz gece çalışıyor, gündüz çocuğunuza bakıyor ve ev işi yapmadığı için mi kızıyorsunuz? Doğru mu anladım, kaçırdığım bir şey mi var?
Zira doğru anladıysam, öyle bir dünya yok adam hem çalışıp, hem çocuk bakıp, hem ev işi nasıl yapsın ya allah aşkına?
O çalışıp+ çocuk bakıyorsa, siz de çalışıp+ ev işi yapabilirsiniz.

Maddi konuda da demekki eşiniz hesap kitap bilmiyor konuşup bütün hesabları ben yapayım artık diyebilirsiniz. O maaşını size verir. Ödenmesi gerekenleri öder alınması gerekenleri siz alırsınız bir süre, o zaman anlaşılır eşinizin ekstra bir yere para harcayıp harcamadığı


Sen yapamazsın, içinden çıkamazsın, kaldıramazsın cevaplarını aldım her zaman. Şöyle düşünün 10 yıllık bir evlilik, sizce hiç bir şeyi denememiş miyimdir?
 
Zaten ben hem çalışıp, hem yapıyorum sıkıntı hiç bir şey yapmaması, aldığını yerine koymaması, rahat bir işi var. Siz eve gelip hem çalışıp, hem çocuğunuzla ilgilenmez miydiniz mesela? Yoksa gün boyu ekrana mı maruz bırakırdınız? Kadınlar bunu yapabiliyor, erkeklerde yapabilir.
Zaten ben hem çalışıp hem çocuğa baksın gerisini de siz halledin dedim. Ama siz hem çocuk hem iş hem ev işi yapsın diyorsunuz. Nasıl yapsın? Siz yapabilir misiniz?
Ben de çocuğuma bakıyorum ki ben çalışmıyorum şuan ve temizlik felan hak getire yapabildiğim kadar.

Üçünü birden yapabilen varsa ellerinden öperin.
 
Sen yapamazsın, içinden çıkamazsın, kaldıramazsın cevaplarını aldım her zaman. Şöyle düşünün 10 yıllık bir evlilik, sizce hiç bir şeyi denememiş miyimdir?
O da yapamamış demekki 10 yıldır borç hala bitmemiş. Rest çekin gerekiyorsa, yada her ay kuruş kuruş hesap yapın. Ne kadar bir borçtan bahsediyorsunuz? Aylık giderler mi sadece yoksa yüklü miktar mı?
 
Back
X