Eşiniz gece vardiyasında çalışıp, gündüz de çocuğunuza bakıyorsa bence bir erkekten daha fazla birşey beklemeyin. Siz hiç gece vardiyasında çalıştınız mı? Gündüz boş dediğiniz adam gündüz uyuması gerekiyor. Hele memur mesaisi ile hiç kıyaslamayın. Bence siz eşinizi sevmiyorsunuz ve herşey kafanızda bitmiş. Boşanın ama boşanmakta sizi depresyondan çıkaracak mı önce onu düşünün. Boşanınca maddi problemleriniz bitecek mi? Çocuğunuzun hayatı düzene girecek mi? Siz işten geldiğinizde evi derli toplu görünce bütün mutsuzluğunuz bitecek mi?
Peki ne önerirsiniz? Hani bir erkekten daha fazla bir şey beklenmez dediğiniz için sormak istedim. Peki kadından anne olması, kadın olması, çalışıp para kazanması neden bekleniyor o zaman? Kadın bunları yapabiliyor da erkek neden yapamıyor da daha fazlasını beklemeyin yazmışsınız bunu anlamadım? Hiç gece vardiyasında çalışmadım ama ben çok mesai' ye kaldım. Eşimde hiç bu nasıl iş böyle olur mu demedi açıkçası. Bu arada memur mesaisi ile kıyaslamayın demişsiniz ama benim eşim devlet memuru. Ben özel sektör çalışanıyım.
Eşimi sevmiyorum evet, kafamda bittiği içinde dava açtım. Çünkü hiç bir zaman yaşadığım şeylerde duygusal anlamda beni destekleyip anlayış göstermemiş bir insan, sorarlar adama bir insan hiç mi haklı olmaz diye? Hatta ben açık açık yoruldum bir karar verdim diye açıklama yaptığımda bile '' seni borca sokmak lazım '' diye cevap vermiş biri.
Bu işte bir terslik olması lazım.
Normal bir insan, mutsuz bir insanı onu daha da mutsuz olacağı bir şeyle elinde tutmaya çalışmaz.
Şuan eşim bir şeyleri kurtarmaya, düzeltmeye çalışıyorken bile kendisinin hiç bir hatası olmamışta, ben durup dururken dava açmışım gibi lanse ediyor.
11 yıl boyunca uğraştım, sabrettim, bekledim. Demek ki umudum varmış, sevgim varmış. Hatta hediye aldım, kendini değerli hissetmesini istedim. İlk zamanlar güzeldi anlayışlı, her şeye parlamayan, en ufak bir yanlışta kendini kaybetmeyen oh dedim tamam ya, bu sefer olacak. 2. hafta agresif tavırları tekrar ortaya çıktı.
Hata o kadar ezberlemişim ki, önce bağıracak gibi oluyor bir iki kez, kendini tutmaya çalışıyor. Ben anlıyorum zaten orada bir sonraki aşamayı. Hiç değişmedi, değişeceğine de artık ben inanmıyorum zaten.
Ya hu bir yere gidiyoruz, yolu hatırlayamadım başka bir yoldan soktum orası da kapalıymış diye hakaret hak mıdır? Haritayı telefonda hemen açamadım diyelim '' telefon kullanmayı mı bilmiyorsun, gerçekten bazen beni şaşırtıyorsun'' cümleleriyle küçümsemeler. Bu arada bunlar bizim her gün yaşadığımız muhabbetler. Ben ne alakası var diye atağa geçince de özürlü gibisin, yaşlılar gibisin diye daha da alevlendiriyor ortalığı.
Bazı şeyler bekleyerek olmuyor bunu anladım, değer bilinci kişinin içindedir, benim kendi kendime bunu ona yükleyemeyeceğimi anladım.
Sevseydi zaten değer de otomatik gelirdi bunu anladım.
Bir 10 yıl daha geçse yine bu şekilde süreceğini anladım.
İdrak ettiğim çok şey var açıkçası, akabinde de davayı açtım.