Bende umarım çok daha iyiyim dediğim noktaya gelirim

çok zorlanıyorum
hala çok iyiyim mükemmelim diyemiyorum.
dersem kendimi kandırmış olurum.
bazen çok berbat dünyanın sonu gibi hissediyorum. bazen evlenmiş ve boşanmış olduğumu dahi unuttuğum oluyor.
terapistimin de dediği gibi iyileşmek gerçekten dümdüz bir yukarı çıkış değil.
düşe kalka. biraz sosyolojik araştırmalara. psikolojik-boşanma makaleleri vs okursanız bilgi sahibi olabilirsiniz. ben çokça kaynaktan okudum.
tüm dünyada bu süreçleri yaşayan insanların nasıl olduklarını , ne kadar sürede nasıl iyileşme , normalleşme ve düzelme gösterdiklerini.
yas sürecini araştırın.
ve olumsuz duygudan kaçmak o duyguyu atlatmak için maalesef bir yol değil. o duyguyu yaşamak ve içinden geçmek gerekiyor. kabul edeceksiniz hayatınızın kısa bir süresinde bu şekilde hissedeceksiniz. bunu normal karşılayacaksınız. sonra bakmışsınız incindiğiniz yerden çiçekler açıyor.
bazen flört ediyorum birileri ile hatta evlilik görüşmesi için bile karşıma çıkan oldu. kendimin henüz hazır olmadığını duygusal olarak hissettiğim için uzak kalmayı tercih ettim.
ama itiraf etmeliyim. yaralı ruhuma birinin ilgisi iyi geldi.
özetle , bu 'kötü' olarak adlandırdığınız hali kabul edin . bir süre onunla yaşamanın sürecin bir gerekliliği olduğunu normal karşılayın . yaşayın. atlatın.
yaşınız kaç bilmiyorum ama 50 yaşında da olsanız yeniden insanlar 2. 3. kez evleniyor.
ben henüz 30 bile değilim . çocuğum yok. bende kaygılar yaşıyorum. altında eziliyorum evet.
sonra diyorum yahu bir daha hayatımda hiç ilişkim olmasa ne ? anne olmasam ne ?
nasip. bilemiyoruz.
bir arkadaşım çekişmeli boşanma davası sürerken biri ile tanıştı. hatta bir an önce evlenmek istediler. arkadaşım çekişmeli boşanma davasını anlaşmalı şekilde halletti. dava biter bitmezde 2. evliliğini yaptı. ve şuanda gayet mutlu. şimdiki eşinin de 2. evliliği. ve bu bahsettiğim tüm süreç 1.5 yıl içinde oldu. bana şey diyor bazen birbirimizin eski hayatı ile bazen aramızda alay edip eğleniyoruz :)
yine başka bir arkadaşım. erkek. çekişmeli boşanırken biri ile görüşüyordu ve sanırım ben hayatımda ilk kez aşık oldum dedi. boşandı eninde sonunda kız tarafından terk edildi. evlilik mevlilik unutmuş terk edildiği kızın aşk acısıyla ortalıkta geziyordu :)
gerçekten hayatın ne getireceğini bilmek, tahmin etmek , tartmak , ölçmek mümkün değil.
size onca şey saydım. ama terzi kendi söküğünü de dikemiyor işte
yani bazen kendime şunu soruyorum. evli iken nasıldım ?
mutlu olsaydım ruhsal ve duygusal iyilik hali içinde olsaydım evli iken şuan bunları yaşamış olur muydum ?
cevaplar basit.
sosyalleşmek bana iyi geliyor.
şu sıralar ruh halimi ailem özellikle babam oldukça aşağı çekiyor. bana daha evvel ettiği 3-5 cümlesini unutamıyorum.
olabildiğince az iletişim kurup ev dışında vakit geçirmeye başladım. sanırım böyle daha sağlıklı ilerliyoruz.
ve eski eşimin de ortak arkadaşlarımdan duyduğum kadarı ile ''mal gibi yaşıyor. bir ortamda bir yerde ne muhabbet ne sohbet ediyor. suskun oturuyor öyle boş boş bakıyor. '' dediklerini duydum.
iki taraf içinde kolay değil kabul edelim. ama kadın için bir tık daha zor olduğunu da kabul edelim.
ilelebet sürmeyecek elbet geçecek unutmayın , unutmayalım .
kimi 5 ayda , kimi 1 yılda , kimi 3 yılda atlatır. bu sizin süreciniz ve size özel.
kendinize , zamana ve nasibinize güvenin.