Merhaba hanımlar,
ben gerçekten o kadar çaresiz kaldım ki, beynim öyle dolu ki, neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemiyorum.
Yaklaşık 4 senedir evliyim, öncesinde 8 sene yürüttüğümüz uzak mesafe ilişkisini de hesap edersek 12 yıldır eşimi tanıyorum. Ben Almanya’da doğup büyüdüm, eşim Türkiye’de. Eğitimi için kısa süreli Almanya’ya gelmesiyle tanıştık, sonra da çok zor da olsa bir şekilde ilişkiyi sürdürdük ve evlendik. Düğünden önce Türkiye’de yaşamaya karar vermiştik, eşim Almanya’da yaşamak istemiyordu ama ailemle tanışmaya gelince birden (bana da sürpriz olan bir bilgiydi) kendi işinden ayrıldığını, Almanya bağlantılı iş bulduğunu ve orada yaşayacağımızı söyledi aileme. Ben tabii şaşırdım, her ne kadar ilk yıllarda “kavuşalım yeter” kafasında olsam da, son yıllarda doğup büyüdüğüm yerden ayrılmak zor gelmişti. Psikolojik zorluklarla da olsa arkadaşlarımla vedalaşıp gitmiştim Türkiye’ye. Birden Almanya’da yaşama fikri çıkınca hem mutlu oldum hem endişelendim, çünkü onun Almanya’da mutsuz olacağından korktum. Ama o kendinden çok emindi. Bu arada ben Almanya’da üniversite mezunuyum, yüksek lisans yaptım ve 2 yıllık bi staj daha yaparak memur olma hakkım vardı. Türkiye’de yaşayıp onunla evlenmek için bundan vazgeçmiştim, ama Almanya’da yaşama durumu olunca bu stajımı yaptım, sınavını geçtim ve şu an memurum.
Eşim ilk başlarda burası için uğraşsa da zamanla bu motivasyonu azaldı, Türkiye’yi ve ailesini çok özlediğini sıkça dile getirmeye başladı. Ki normalde ailesinde düşkün değildir. Şu an bana karşı yaptığı tüm hatalara ve yanlışlara rağmen annesinden haklısı ve iyisi yok. Ben bunları doğal karşıladım, kolay bir durum olmadığının farkındayım. Ama zaman geçtikçe tüm o üzüntüsünü benden çıkarmaya başladı. Home office çalışıyor ben ise dışarda, işten eve geldiğimde soğuk davranmalar, terslemeler başladı. Uzun bi süre suyuna gitmeye, anlayış göstermeye çalıştım. Bi dönem onunla Türkiye’ye yerleşmeyi düşündüm. Fakat artık orada mutlu olabileceğimden de kuşkuluyum. Türkiye’de hayat çok hızlı, çok hareketli. Onun tüm ailesi orda ve taşınırsak ailesinin yakınlarında yaşayacağız. Ben hiçbir zaman kalabalık aile insanı olmadım, tatillerde kaldığım birkaç haftada bile psikolojik olarak çok yoruluyorum. Bir diğer etken de ekonomik durumlar. Burdaki işime yakın bir işte çalıştığımda, burada kazandığımın 1/4ini alacağım. Memur olmak için canımı dişime takıp çalışmıştım halbuki, memuriyetim yanacak. Eşim buradaki işinden memnun değil, işini değiştirmek istiyor ama dile tam olarak hakim olmadığı için istediği gibi bir iş bulmakta zorlanıyor. Daha “basit” işleri de yapmak istemediğini söylüyor. Ona göre yurtdışında okuduğum için Türkiye’de kolay iş bulurmuşum. Ayrıca dil sorunum olmadığı için çabuk ayak uydururmuşum. Onun yaşadığı zorluklara kıyasla böyle ama benim için bu geleceğimi tamamen yakmak ve ona bağlamak demek. Son zamanda yaşadığımız anlaşmazlıklarla bu gözümü çok korkutuyor. Kafa yapılarımız da yer yer çok uyumsuz. Kendisi daha muhafazakar ben değilim. Bu evlilikte zorlanmamın bir başka sebebi de iş yüküm. Tam zamanlı çalışıyorum, çok yorgun halde eve geliyorum ve hiçbir şey yapmamış. Tüm iş bana bakıyor. Kaç kere söyledim kaç kere kavga ettik, en azından temiz tabakları yerleştir dolaba veya kirlileri musluğun yanına bırakmak yerine makineye koy diyorum, asla yapmıyor. Gerçekten öyle zorlanıyorum ki. En ufak şeyler için kavga eder hale geldik. Maddi durumumun iyi olmasına rağmen kırık dökük bir dairede kalıyoruz. Evliliğimizdeki ilk dönem para biriktiririz diye girdiğim daireden çıkamıyorum. Eşime göre taşınmak Almanya’ya daha da yerleşmek ve bundan çekiniyor. Ben ise her 10 güne bir tıkanık lavabolarla, su akıtan musluklarla mücadele ediyorum. Evim öyle kötü ki, kimseyi davet bile edemiyorum.
Ona göre tek çare Türkiye’ye gitmek. Sihirli değnek gibi. Bense orada mutsuz olacağımı, çevremi, işimi, ekonomik özgürlüğümü özleyeceğimden adım gibi eminim. Sanki oraya birlikte taşınmak rol değiştirmek gibi olacak. Bu sefer tersleyen, memnun olmayan taraf ben olacağım. Memur olmasam birkaç sene denemek isterdim ama bu durumda memuriyetimi yakmam gerekiyor taşınmak için. Eşime göre çok bencil ve para odaklı biriyim. Sürekli bu suçlamalarla yaşıyorum. Ayrıca yaptıklarımı beğenmiyor, dağınık ve tembel buluyor. 8-9 saat çalıştıktan sonra eve gelip uzanmam bile göze batıyor. Bir diğer sorun da tüm sosyal hayatımın bitmesi. Tamam belki taşınarak çevresinden ayrılan o oldu ama her dışarı çıktığımda “ha çıkıyosun yani?” Gibi sözlerle bana vicdan yaptıran ve zamanla benim de arkadaşlarımla düğünde bayramda görüşmemi sağlayan kendisi.
Ben boşanma taraftarı değilim ama hiçbir suçum yokken sürekli kötü davranması, evde zerre huzur olmaması, iş yerindeyken bile “acaba eve gidince yine surat mı asacak” korkusu artık o kadar ağır geliyor ki. Çok uğraşıyorum, yoruluyorum hiçbirini görmemesi de çok koyuyor. Şimdi kim haklı ne doğru ondan bile emin olamayacak hale geldim. Kendi hayat standartlarımı korumayı istemek, taşınmanın beni mutsuz edeceğini düşünmek bencillik mi? Burdan taşınmak tamamen geleceğimi ona bağlamak demek, ki birkaç yalanını yakaladım evliliğimizin öncesine dair, bunlar da güvensizlik oluşturuyor. Siz olsanız nasıl başa çıkardınız bu durumla? Dışardan gelecek yorumlara fikirlere çok ihtiyacım var. Şimdiden teşekkür ederim