• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

bugün doğumgünüm

baypass

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Haziran 2024
Mesajlar
292
Emoji Skoru
576
Puanlar
33
spesifik bir dertten ziyade yarım yamalak bir iç dökme olacak bu. her yaş günüme yaklaşırken farklı bir buhrana kapılıyorum, ölüm üzerine daha çok düşünmeye başlıyorum. yaş aldıkça bedenimin enerjisini, sağlığını yitirmeye başladığını fark etmek bende tuhaf bir hissiyat bırakıyor. örneğin çocukken duyduğum sesler ve kokular o kadar tazeydi ki, şimdi çoğu şeyden o tadı neden alamadığım üzerine düşününce insan burnunun ve kulağının da yaşlanan bir şey olduğu aydınlanmasına erişiyorum. bu çok ilginç bir melankoliye götürüyor zihnimi.

okul yıllarımda çok bilge ve güçlü hisseden bir çocuktum, şimdi olgunlaştıkça o günlerdeki cahil mutluluğumu ve kendime güvenimi görüp acı tatlı bir tebessümle yad etmeye başladım iyice. bir de sosyal kararlarımda neredeyse otomatik ve keskin bir şekilde karar vermeye başladım sanki; eskiden olsa herkesin kendi hayat meşgalesi içinde apayrı bir anlayış görmeye hak sahibi olduklarını düşünür ve herkese inanılmaz bir özenle yaklaşırdım. acaba yaş almak tıpkı bedenimden eksilttiği gibi insaniyetimden de eksiltiyor mu diye endişeye kapılıyorum bazen. siz de böyle bir melankolik hale sık sık kapılıyor musunuz?
 
Doğum gününüz kutlu olsun iyi ki doğdunuz🎂kaç yaşına girdiniz bilmiyorum ama yaş almak tam da böyle bir şey zaten normal yani hisleriniz , zamanla daha da azalacak ama endişeye mahal yok, gerekli bir bencillik yükleniyor insana sadece hepsi bu.
 
Doğum gününüz kutlu olsun iyi ki doğdunuz🎂kaç yaşına girdiniz bilmiyorum ama yaş almak tamda da böyle bir şey zaten normal yani hisleriniz , zamanla daha da azalacak ama endişeye mahal yok, gerekli bir bencillik yükleniyor insana sadece hepsi bu.
çok teşekkür ederim çok incesiniz 🥹 26 yaşıma girdim. bazen kendime fazla pimpirik yahut tam tersi boşvermiş geliyorum. çevremde de benim gibi böyle konularda şüpheye düşen, fazla düşünen bir başka insan göremiyorum. normal olduğunu söylemeniz içimi rahatlattı bir nebze, sağ olun 🙏🏻
 
İyi ki doğdun, ama daha 26'ymışsın.
Ben 32 33 döngüsü sonrası gerçekten hayata başladığımızı düşünüyorum.
Bekle bir kaç sene daha can sıkmadan, buhrana kapılmadan.
Benim ruhum 25 32 arasındayken 70 yaşında gibiydi, sonrası değnek değmiş gibi oldu hayatıma. İnşallah seni de böyle güzellikler bulur.
 
İyi ki doğdun, ama daha 26'ymışsın.
Ben 32 33 döngüsü sonrası gerçekten hayata başladığımızı düşünüyorum.
Bekle bir kaç sene daha can sıkmadan, buhrana kapılmadan.
Benim ruhum 25 32 arasındayken 70 yaşında gibiydi, sonrası değnek değmiş gibi oldu hayatıma. İnşallah seni de böyle güzellikler bulur.
çok teşekkür ederim nezaketiniz için. böyle şeyler duymaya ihtiyacım varmış 🥹
 
Çocukken duyumsadığımız herşeyin yüksek çözünürlükte olması bedenimizin körpe olmasından değil zamanı ölçme şeklimizle alakalı. Onu matematiksel olarak değil orantısal olarak algılarız. Bu deneyimleme şeklimizden böyle. Her şey daha yeni olup benzerlerini tekrar tekrar yaşamadığımız için daha detaylı kayıt altına alınıyor. O anlara dair hislerimiz ve hatıramız da daha derin ve ayrıntılı.

Aynı çileği tekrar yediğimizde yada aynı çimende tekrar koşarken ben bunu evvelce yaşadım deyip kısa kayıtlar alıyoruz ve yeni şeyleri sık deneyen insanlar değilsek her şey birbirinin aynıyken çocukluk deneyimlerimiz benzersiz kalıyor.

Cehaletiniz ve insaniyetinizle ilgili kısmı ben de tebessümle okudum. Benim yüzeyselliğim mecburiyetten oldu. Yaş almanın yan etkisinden çok önlenebilir bir gecikme miydi diye düşünmeden edemiyorum.
 
Cehaletiniz ve insaniyetinizle ilgili kısmı ben de tebessümle okudum. Benim yüzeyselliğim mecburiyetten oldu. Yaş almanın yan etkisinden çok önlenebilir bir gecikme miydi diye düşünmeden edemiyorum.
Cehaletle ilgili ifademe şerh düşeyim aynı şekilde hissetmiş olmanın rahatlığıyla da sarfettim bu kelimeyi. Küçükken ve cahilken bilginin kendisi olduğunu zannedebiliyor insan. Büyürken ve bilgi arttıkça nokta kadar bilmenin, esasen bilmeyişin farkına varmak garip oluyor. Hatta bazen herkesçe bilinen ve kesin doğru zannettiğimiz gerçeklerin değişmesi ve ters yönde okuyor olmakta benim güven duygumu zedeliyor.

Nilgün Marmara'nın çok sevdiğim bir sözü var; "Çocukluğun saf bir şekilde kendini akışa bırakması ne güzeldi. Yiten bu işte!"
Belki sizinki de daha yaşama dair bir gözlemdi. Çocuk cesaretinin ve yapabileceklerinin yetişkin gerçekleri tarafından ket yemesi büyük hayal kırıklığı.
 
26 yasinda misin🥹
33ten selam🤓
Bende bazen cocuklugumu ozluyorum, hersey daha soft daha masumdu
Ama gecmise bakakalirsak onumuzu goremeyiz
Arada hatirlamak guzel, takili kalmamak gerek
26 yasimi dusundugumde o zamanlar hala toydum pismemistim cok sey tecrube edindim ders cikardim
Keske soyle yapsaydim dedigim cok sey var
Sana bu yaştan verebilecegim tavsiye
Kimse kirilmasin alinmasin benden uzaklasmasin ayip olmasin diye diye kendinden kisiliginden taviz verme
Birileri incinmesin diye giden senden benliginden gidiyor
canin ne istiyorsa oyle yap
Neden eskiden tamam dedigin seye simdi hayir diyorsun derlerse "canim oyle istedi" de
Kimse icin kendini hirpalama
Birilerine yetismek icin kendine gec kalma
Mutlu yillar💐✨✨
 
İyi ki doğmuşsunuz mutlu yıllar, hem çok güzel hem de çok derin düşünceleriniz var. Büyüdükçe anlıyoruz hayatı, keşke küçükken sandığımız gibi olsaydı değil mi:)
 
spesifik bir dertten ziyade yarım yamalak bir iç dökme olacak bu. her yaş günüme yaklaşırken farklı bir buhrana kapılıyorum, ölüm üzerine daha çok düşünmeye başlıyorum. yaş aldıkça bedenimin enerjisini, sağlığını yitirmeye başladığını fark etmek bende tuhaf bir hissiyat bırakıyor. örneğin çocukken duyduğum sesler ve kokular o kadar tazeydi ki, şimdi çoğu şeyden o tadı neden alamadığım üzerine düşününce insan burnunun ve kulağının da yaşlanan bir şey olduğu aydınlanmasına erişiyorum. bu çok ilginç bir melankoliye götürüyor zihnimi.

okul yıllarımda çok bilge ve güçlü hisseden bir çocuktum, şimdi olgunlaştıkça o günlerdeki cahil mutluluğumu ve kendime güvenimi görüp acı tatlı bir tebessümle yad etmeye başladım iyice. bir de sosyal kararlarımda neredeyse otomatik ve keskin bir şekilde karar vermeye başladım sanki; eskiden olsa herkesin kendi hayat meşgalesi içinde apayrı bir anlayış görmeye hak sahibi olduklarını düşünür ve herkese inanılmaz bir özenle yaklaşırdım. acaba yaş almak tıpkı bedenimden eksilttiği gibi insaniyetimden de eksiltiyor mu diye endişeye kapılıyorum bazen. siz de böyle bir melankolik hale sık sık kapılıyor musunuz?
Doğum gününüz kutlu olsun. Sağlıklı,mutlu, huzurlu, sevgi dolu güzel yıllar diliyorum. 🍀💜🎂
 
spesifik bir dertten ziyade yarım yamalak bir iç dökme olacak bu. her yaş günüme yaklaşırken farklı bir buhrana kapılıyorum, ölüm üzerine daha çok düşünmeye başlıyorum. yaş aldıkça bedenimin enerjisini, sağlığını yitirmeye başladığını fark etmek bende tuhaf bir hissiyat bırakıyor. örneğin çocukken duyduğum sesler ve kokular o kadar tazeydi ki, şimdi çoğu şeyden o tadı neden alamadığım üzerine düşününce insan burnunun ve kulağının da yaşlanan bir şey olduğu aydınlanmasına erişiyorum. bu çok ilginç bir melankoliye götürüyor zihnimi.

okul yıllarımda çok bilge ve güçlü hisseden bir çocuktum, şimdi olgunlaştıkça o günlerdeki cahil mutluluğumu ve kendime güvenimi görüp acı tatlı bir tebessümle yad etmeye başladım iyice. bir de sosyal kararlarımda neredeyse otomatik ve keskin bir şekilde karar vermeye başladım sanki; eskiden olsa herkesin kendi hayat meşgalesi içinde apayrı bir anlayış görmeye hak sahibi olduklarını düşünür ve herkese inanılmaz bir özenle yaklaşırdım. acaba yaş almak tıpkı bedenimden eksilttiği gibi insaniyetimden de eksiltiyor mu diye endişeye kapılıyorum bazen. siz de böyle bir melankolik hale sık sık kapılıyor musunuz?
Doğum gününüz kutlu olsun umarım hep mutlu olursunuz. ❤️🥺 Evet bazen bende melankolik hissediyorum
 
Bazen.Ama kuyruğu dik tutuyorum.Merak duygusunu kaybetmedikce bizde iş var falan .Sadece sanki daha cesurdum belki biraz daha ihtiyatlı mi oldum ne .Mutlu yıllar dilerim sağlıkla ve akıl sağlığı ile yaşlar dilerim .Ben kabullendim .Hayat bazen çok acı kaybettiklerimiz söz konusu ise .Yinede özleyecek kadar sevmişiz ne şans ne güzel .O kadar üzüntü varki birine bile dokunsak bir derde bile reel hayatta iyi gelsek söz ile hareket ile yetiyor bence .Kimseye iyilik yapmıyorsun yaptığın her iyi şey sana dönüyor.İyi mutlu güzel şeylerde var .Yaşamayı seviyorum ben hayatı seviyorum belki içsel olarak büyümüyorum.İnsan herşeyi yapabilir diye bakıyorum .Dibede dalsam aynı hızla cikiyorum .Belkide delirmişimdir onu bilemiyorum .Pozitif kalmak budur belkide .
 
Bir de benden
Mutlu yıllar :)
Gençlik çocukluk yıllarında insanlar pembe bir gözlük takar ve dünyayı pembe görür
Yaş aldıkça da daha gerçek bir dünyayı fark ederiz
Değişiyoruz bazen iyi bazen kötü
SEvmeyi dene daha net dünyayı
 
daha çoooooooooook gençsin ve yolun çok başındasın
doğum günün kutlu olsun,
bana da her doğumgünümde bir hüzün çöker ve hayatı sorgularım
bu hisler de gayet anlaşılır
 
hepinize çok teşekkür ederim vaktim olmadığından vakitlice girip güzel yorumlarınıza cevap veremedim. hemcinslerimden bu kadar güzel, iç ferahlatan ve derinlikli yorumlar görmek beni çok mutlu etti. hayata dair tavsiyeleriniz çok kıymetli oldu benim için 💗🥹 Umarım bütün güzellikler sizi bulur @Matmazel @defne-28 @EMiNe_mi @garciass @sungunes @my hope @Lissy94 @Atlas_
 
Cehaletle ilgili ifademe şerh düşeyim aynı şekilde hissetmiş olmanın rahatlığıyla da sarfettim bu kelimeyi. Küçükken ve cahilken bilginin kendisi olduğunu zannedebiliyor insan. Büyürken ve bilgi arttıkça nokta kadar bilmenin, esasen bilmeyişin farkına varmak garip oluyor. Hatta bazen herkesçe bilinen ve kesin doğru zannettiğimiz gerçeklerin değişmesi ve ters yönde okuyor olmakta benim güven duygumu zedeliyor.

Nilgün Marmara'nın çok sevdiğim bir sözü var; "Çocukluğun saf bir şekilde kendini akışa bırakması ne güzeldi. Yiten bu işte!"
Belki sizinki de daha yaşama dair bir gözlemdi. Çocuk cesaretinin ve yapabileceklerinin yetişkin gerçekleri tarafından ket yemesi büyük hayal kırıklığı.

gerçekten mevzunun bam telini bulmuşsunuz. küçükken kesin doğrular olan kabullerimizin büyüdükçe izafi değişkenlere dönüşmesi gerçekten insan için güven duygusunu çok zedeleyen bir şey. ama bir yandan bu da çok mühim bir kazanım. dünyaya geliş amacımız belki de var olan şeyleri kategorilere ayırmak ve onlara net etiketler yapıştırmaktan ziyade her varlığı kendi özgün varoluşu içinde ele almayı öğrenmekten geçiyordur.
 
spesifik bir dertten ziyade yarım yamalak bir iç dökme olacak bu. her yaş günüme yaklaşırken farklı bir buhrana kapılıyorum, ölüm üzerine daha çok düşünmeye başlıyorum. yaş aldıkça bedenimin enerjisini, sağlığını yitirmeye başladığını fark etmek bende tuhaf bir hissiyat bırakıyor. örneğin çocukken duyduğum sesler ve kokular o kadar tazeydi ki, şimdi çoğu şeyden o tadı neden alamadığım üzerine düşününce insan burnunun ve kulağının da yaşlanan bir şey olduğu aydınlanmasına erişiyorum. bu çok ilginç bir melankoliye götürüyor zihnimi.

okul yıllarımda çok bilge ve güçlü hisseden bir çocuktum, şimdi olgunlaştıkça o günlerdeki cahil mutluluğumu ve kendime güvenimi görüp acı tatlı bir tebessümle yad etmeye başladım iyice. bir de sosyal kararlarımda neredeyse otomatik ve keskin bir şekilde karar vermeye başladım sanki; eskiden olsa herkesin kendi hayat meşgalesi içinde apayrı bir anlayış görmeye hak sahibi olduklarını düşünür ve herkese inanılmaz bir özenle yaklaşırdım. acaba yaş almak tıpkı bedenimden eksilttiği gibi insaniyetimden de eksiltiyor mu diye endişeye kapılıyorum bazen. siz de böyle bir melankolik hale sık sık kapılıyor musunuz?
Ohoo benim göbek adım melankoli.🤣🤣
 
spesifik bir dertten ziyade yarım yamalak bir iç dökme olacak bu. her yaş günüme yaklaşırken farklı bir buhrana kapılıyorum, ölüm üzerine daha çok düşünmeye başlıyorum. yaş aldıkça bedenimin enerjisini, sağlığını yitirmeye başladığını fark etmek bende tuhaf bir hissiyat bırakıyor. örneğin çocukken duyduğum sesler ve kokular o kadar tazeydi ki, şimdi çoğu şeyden o tadı neden alamadığım üzerine düşününce insan burnunun ve kulağının da yaşlanan bir şey olduğu aydınlanmasına erişiyorum. bu çok ilginç bir melankoliye götürüyor zihnimi.

okul yıllarımda çok bilge ve güçlü hisseden bir çocuktum, şimdi olgunlaştıkça o günlerdeki cahil mutluluğumu ve kendime güvenimi görüp acı tatlı bir tebessümle yad etmeye başladım iyice. bir de sosyal kararlarımda neredeyse otomatik ve keskin bir şekilde karar vermeye başladım sanki; eskiden olsa herkesin kendi hayat meşgalesi içinde apayrı bir anlayış görmeye hak sahibi olduklarını düşünür ve herkese inanılmaz bir özenle yaklaşırdım. acaba yaş almak tıpkı bedenimden eksilttiği gibi insaniyetimden de eksiltiyor mu diye endişeye kapılıyorum bazen. siz de böyle bir melankolik hale sık sık kapılıyor musunuz?
Geçmiş doğum gününüz kutlu olsun güzel bir yıl geçirmenizi dilerim. Ben de doğum günümü yalnız geçirdim geçmişi düşündüm geleceği düşündüm neleri planladım ama olmadı dedim kendi kendime. Doğum günlerinin böyle bir özelliği var galiba etrafınız dağılınca. Yaş almak tam tersi sizi derinleştiriyor artık hayata geçmiş yıldan kendinize kattığınız yeni tecrübelerle bakıyorsunuz. 🙏🏻🌸
 
Back
X