Çevre Baskısı, Hızlı Bağlanma ve Huzursuzlukla Baş Etme..

La_Vita_Nuova

Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
9 Haziran 2026
Mesajlar
245
Emoji Skoru
187
Puanlar
18
Yaş
25
Bazı insanlar ilişkileri bittiğinde, yalnız kaldıklarında ya da hayatın zorluklarıyla karşılaştıklarında bunu çok rahat atlatabiliyor, pek fazla etkilenmiyorlar. Ben de onlar gibi olmak, bu kadar derin bir huzursuzluk ve mutsuzluk hissetmemek isterdim. Çevremdeki arkadaşlarım bana uzak geliyor, kendimi yalnız hissediyorum. Ailem ise duygularımı paylaştığımda beni anlamak yerine tepki gösteriyor. Hayatımda sadece işim düzgün gidiyor; aşk hayatımda ise yüzüm gülmüyor ve geceleri düşünmekten uyuyamıyorum.

Küçük bir yerde yaşadığımız için ailem, hayatıma giren 2-3 kişi yüzünden bile üzerimde 'adın çıkacak, kimse seninle evlenmeyecek' diyerek ciddi bir baskı kuruyor. Ben de gerçekten huzurlu bir yuva kurmak istiyorum ancak bu baskı nedeniyle kimseyle sadece güzel vakit geçirmek için flört edemiyorum; her şeye aşırı ciddi ve kaygılı yaklaşıyorum. Arkadaşlarım çok rahat ilişkiler yaşarken, ben birine iki gün 'merhaba' desem hemen bağlanıyor ve ondan çok büyük beklentilere giriyorum. Çünkü selam diyip anlaşamayıp yolu ayırırsam artık 3 değil sayı 4 olur ve ben daha mimlenirim, bu baskıyı hissediyorum cok fazla, o yuzden de salakta cıksa oldurmaya calısıp değmeyecek insanlara emek verip üzülüyorum. Bu durumun doğru olmadığını bilip kendime kızsam da bu döngüden nasıl çıkacağımı, nasıl daha dayanıklı ve sakin kalabileceğimi öğrenmek istiyorum.
 
adın çıkacak, kimse seninle evlenmeyecek' diyerek ciddi bir baskı kuruyor. Ben de gerçekten huzurlu bir yuva kurmak istiyorum ancak bu baskı nedeniyle kimseyle sadece güzel vakit geçirmek için flört edemiyorum; her şeye aşırı ciddi ve kaygılı yaklaşıyorum.
bu baskının seni bu kadar etkilemesinin nedeni senin izin veriyor olman. yoksa yaşadığımız toplumda az çok her kesimden her farklı yaştan kadın benzer iğnelemeler ve baskılarla yüz yüze geliyor. 24 yaşında artık işi gücü yerinde olan bir birey olarak etrafına kulaklarını tıkamayı ve hayatı kendi doğrularına göre yaşamayı öğrenmen lazım. değil 2-3 20-30 kişiyle de görüşebilirsin hayat ortalama 70 yıl ve sen daha yarısında bile değilsin. dediğim gibi bu kadar etkileniyor olman çevredeki baskının gücünden değil senin verdiğin izinden. biraz daha sert durup onlara geçit vermemeyi öğrenirsen kaygılarının da ilüzyon olduğunu anlarsın. bunu yapmak için de bireyselleşme üzerine terapi alabilirsin, kitaplar ve içerikler bakabilirsin
 
bu baskının seni bu kadar etkilemesinin nedeni senin izin veriyor olman. yoksa yaşadığımız toplumda az çok her kesimden her farklı yaştan kadın benzer iğnelemeler ve baskılarla yüz yüze geliyor. 24 yaşında artık işi gücü yerinde olan bir birey olarak etrafına kulaklarını tıkamayı ve hayatı kendi doğrularına göre yaşamayı öğrenmen lazım. değil 2-3 20-30 kişiyle de görüşebilirsin hayat ortalama 70 yıl ve sen daha yarısında bile değilsin. dediğim gibi bu kadar etkileniyor olman çevredeki baskının gücünden değil senin verdiğin izinden. biraz daha sert durup onlara geçit vermemeyi öğrenirsen kaygılarının da ilüzyon olduğunu anlarsın. bunu yapmak için de bireyselleşme üzerine terapi alabilirsin, kitaplar ve içerikler bakabilirsin
namus ar işte bunları duyup duyuyorum birileri ile görüşürsen adın cıkar diyip duruyolar ama tanımadan nası bulcam ki
 
Söyleme sen de ailene, herkesi bilmeleri gerekmiyor. Başka şehirde iş bulma şansın varsa git bence. Ne ar namusu namussuzluk mu yapıyorum de üste çik. İyice tanımadan evlenme zaten Yasin küçük acele etme bunları kafana takmak için çok erken.
namus ar işte bunları duyup duyuyorum birileri ile görüşürsen adın cıkar diyip duruyolar ama tanımadan nası bulcam ki
 
Söyleme sen de ailene, herkesi bilmeleri gerekmiyor. Başka şehirde iş bulma şansın varsa git bence. Ne ar namusu namussuzluk mu yapıyorum de üste çik. İyice tanımadan evlenme zaten Yasin küçük acele etme bunları kafana takmak için çok erken.
teşekkürler, gizli iş karıstırmayı sevmiyorum vicdanen ama söylememek gerek demek hr seyi
 
namus ar işte bunları duyup duyuyorum birileri ile görüşürsen adın cıkar diyip duruyolar ama tanımadan nası bulcam ki
adın falan çıkmaz kimseyi tanımayıp görüşmeyip karşına çıkan ilk adamla evlenmeni mi bekliyorlar bu sağlıklı mı? dediğim gibi bizim toplumda az çok çoğu aile bu bakış açısına sahip maalesef ki ama çocuklarına ne kadar diş geçirebiliyorlarsa o kadar arttırıyorlar dozajı. ekonomik olarak onlara bağımlı olsan farklı konuşabilirdim ama mesleğim var diyorsun para da kazanıyorsun artık ailenin sözünden çıkacaksın. seni dünyaya getirdiler diye tüm hayatını onların istediği şekillendirdiği gibi yaşamak zorunda değilsin. ailelere baktığında daha dik başlı asi çocuklarına laf geçiremiyorlar bu baskıları daha uyumlu ılımlı çocuklarına uyguluyorlar. biraz dik başlılık iyidir. bana da annem laf söylüyordu bazen çok fazla flört yaptığım dönemlerde ki benim bir ara her hafta farklı çocuk bırakıyordu eve. diyordum nikahıma almıyorum çocukları iki görüşüp tanışıyorum olmazsa salıyorum millet benim yaşımda 2.yi doğuruyor çocuk değilim bana karışamazsın diye. 1-2 sitem kavga derken o da alışmıştı. sen susarsan sinersen baskının dozajı artar, kendinden emin yetişkin bir kadın gibi karşı gel ve öyle davran ki seni birey olarak görebilsinler
 
Önceki ilişkilerini anlatıp danışmışsın ters tepki vermişler. Artık herşeyi bilmeye hakları yok. Dediğin gibi insanları tanımadan nasıl hayatını birleştireceksin? Bundan sonra söz nişan zamanı gelmeden onlara anlatma danışma haketmiyorlar. Daha çok gençsin. Bir sürü insan tanıyıp olgunlaşman lazım. Kime ne kadar değer vereceğini ancak bu şekilde kestirebilirsin.

Eskisi gibi köy hayatı zannediyorlar. Yok adın çıkar çok seni kimse almaz bilmem ne. Bunlar saçma sapan öğretiler.
 
İlişkilerinşzş ailenize söylemeyin. Bende küçük bir ilde yaşıyorum. Eşimle sevgili olduğumda kimse bilmedi. Yalan da söylemedim. Eşim ile buluşmaları ona göre ayarladım. Evlenecek zamanda söylemek daha mantıklı geliyor. Eski zamanlarda kalanlar hemen cinsellik vardır diye etiketliyor. Eskiden gizli saklı cinsellik daha çok vardı galiba🤪.
 
Bazı insanlar ilişkileri bittiğinde, yalnız kaldıklarında ya da hayatın zorluklarıyla karşılaştıklarında bunu çok rahat atlatabiliyor, pek fazla etkilenmiyorlar. Ben de onlar gibi olmak, bu kadar derin bir huzursuzluk ve mutsuzluk hissetmemek isterdim. Çevremdeki arkadaşlarım bana uzak geliyor, kendimi yalnız hissediyorum. Ailem ise duygularımı paylaştığımda beni anlamak yerine tepki gösteriyor. Hayatımda sadece işim düzgün gidiyor; aşk hayatımda ise yüzüm gülmüyor ve geceleri düşünmekten uyuyamıyorum.

Küçük bir yerde yaşadığımız için ailem, hayatıma giren 2-3 kişi yüzünden bile üzerimde 'adın çıkacak, kimse seninle evlenmeyecek' diyerek ciddi bir baskı kuruyor. Ben de gerçekten huzurlu bir yuva kurmak istiyorum ancak bu baskı nedeniyle kimseyle sadece güzel vakit geçirmek için flört edemiyorum; her şeye aşırı ciddi ve kaygılı yaklaşıyorum. Arkadaşlarım çok rahat ilişkiler yaşarken, ben birine iki gün 'merhaba' desem hemen bağlanıyor ve ondan çok büyük beklentilere giriyorum. Çünkü selam diyip anlaşamayıp yolu ayırırsam artık 3 değil sayı 4 olur ve ben daha mimlenirim, bu baskıyı hissediyorum cok fazla, o yuzden de salakta cıksa oldurmaya calısıp değmeyecek insanlara emek verip üzülüyorum. Bu durumun doğru olmadığını bilip kendime kızsam da bu döngüden nasıl çıkacağımı, nasıl daha dayanıklı ve sakin kalabileceğimi öğrenmek istiyorum.
Niye ömür boyu o küçük çevrede yasamak zorundaymışsınız gibi anlatıyorsunuz? Memnun değilseniz ayrılın.ya da imkan bulana kadar sabredin.
 
Niye ömür boyu o küçük çevrede yasamak zorundaymışsınız gibi anlatıyorsunuz? Memnun değilseniz ayrılın.ya da imkan bulana kadar sabredin.
aile yapıma uymuyor, evden ayrılsam falan evlenmeden kötü yola düşecekmişim gibi davranıyorlar
 
aile yapıma uymuyor, evden ayrılsam falan evlenmeden kötü yola düşecekmişim gibi davranıyorlar
Bacım aile yapına uymuyorsa kusura bakma 24 yaşa 4-5 manita sığdırmayacaksin o zaman. Bazı şeyleri istediğiniz gibi yaşayıp diğerlerini örf adete bağlamayın. Varsa fırsatın ailenden uzakta yaşa. Şimdi bile kötü yola dusmussun gibi tepki veriyorlar zaten ne değişecek?
 
Son düzenleme:
Ya ailenin sözünü dinle, ya onlardan gizleyerek istediğin gibi yaşa ya da kavga dövüş ile alışmalarını sağla, özgürlüğünü kazan. Genelde aile evinde yaşayan çocukların seçenekleri bunlar oluyor.
Ve yazdıklarından anladığım kadarıyla ailenin bakış açısı sana çoktan bulaşmış. Yani sende sevgili sayın arttıkça suçluluk duyuyorsun gibi.
Böyle düşünmeye üç beş yıl daha devam eder sonra kaçırdığın zaman için pişmanlık duyarsın. Kimse az insan tanıdın diye daha çok değer vermeyecek, daha özel, daha aklı başında sayılmayacaksın.
Son olarak 24 yaş yuva kelimesini sahiplenecek bir yaş değil bence. Keşfetmek, denemek, merak falan daha uygun gibi. Kendini erken yaşta büyütmüş olabilirsin. Muhtemelen ailenden ayrı yaşasanda her şeyi ciddiye almaya, abartılı anlamlar yüklemeye devam edersin. Aradığın yuvana bir insan değilde gezmek, eğlenmek olsa aileni sustururdun çünkü para kazanıyorsun. Para güç demek.
 
Bazı insanlar ilişkileri bittiğinde, yalnız kaldıklarında ya da hayatın zorluklarıyla karşılaştıklarında bunu çok rahat atlatabiliyor, pek fazla etkilenmiyorlar. Ben de onlar gibi olmak, bu kadar derin bir huzursuzluk ve mutsuzluk hissetmemek isterdim. Çevremdeki arkadaşlarım bana uzak geliyor, kendimi yalnız hissediyorum. Ailem ise duygularımı paylaştığımda beni anlamak yerine tepki gösteriyor. Hayatımda sadece işim düzgün gidiyor; aşk hayatımda ise yüzüm gülmüyor ve geceleri düşünmekten uyuyamıyorum.

Küçük bir yerde yaşadığımız için ailem, hayatıma giren 2-3 kişi yüzünden bile üzerimde 'adın çıkacak, kimse seninle evlenmeyecek' diyerek ciddi bir baskı kuruyor. Ben de gerçekten huzurlu bir yuva kurmak istiyorum ancak bu baskı nedeniyle kimseyle sadece güzel vakit geçirmek için flört edemiyorum; her şeye aşırı ciddi ve kaygılı yaklaşıyorum. Arkadaşlarım çok rahat ilişkiler yaşarken, ben birine iki gün 'merhaba' desem hemen bağlanıyor ve ondan çok büyük beklentilere giriyorum. Çünkü selam diyip anlaşamayıp yolu ayırırsam artık 3 değil sayı 4 olur ve ben daha mimlenirim, bu baskıyı hissediyorum cok fazla, o yuzden de salakta cıksa oldurmaya calısıp değmeyecek insanlara emek verip üzülüyorum. Bu durumun doğru olmadığını bilip kendime kızsam da bu döngüden nasıl çıkacağımı, nasıl daha dayanıklı ve sakin kalabileceğimi öğrenmek istiyorum.
Ben bu hatayı yaptığım için şuan evliyim, iki çocuğum var ve boşanmak istememde boşanamıyorum. Çünkü tanımadan evlenmek zorunda kaldım. Kendini zorunlu hissetme, akışına bırak. Hayatına giren herkesi ailenin tanıması şart değil. Bazı şeyleri gizli yaşa baktın olmuyor yol verirsin
 
Ya ailenin sözünü dinle, ya onlardan gizleyerek istediğin gibi yaşa ya da kavga dövüş ile alışmalarını sağla, özgürlüğünü kazan. Genelde aile evinde yaşayan çocukların seçenekleri bunlar oluyor.
Ve yazdıklarından anladığım kadarıyla ailenin bakış açısı sana çoktan bulaşmış. Yani sende sevgili sayın arttıkça suçluluk duyuyorsun gibi.
Böyle düşünmeye üç beş yıl daha devam eder sonra kaçırdığın zaman için pişmanlık duyarsın. Kimse az insan tanıdın diye daha çok değer vermeyecek, daha özel, daha aklı başında sayılmayacaksın.
Son olarak 24 yaş yuva kelimesini sahiplenecek bir yaş değil bence. Keşfetmek, denemek, merak falan daha uygun gibi. Kendini erken yaşta büyütmüş olabilirsin. Muhtemelen ailenden ayrı yaşasanda her şeyi ciddiye almaya, abartılı anlamlar yüklemeye devam edersin. Aradığın yuvana bir insan değilde gezmek, eğlenmek olsa aileni sustururdun çünkü para kazanıyorsun. Para güç demek.
Bu yazı bana buz gibi su gibi geldi var ya çok teşekkür ederim harikasıınız ya emek verip yazmıssınız ve gercekten bakıs acıma dıokundu beni çok iyi hissettirdi yön gösterdi teşekkür ederim çok haklısınız. sanırım korkum bu zamanklarda gezip zamanı gelince bulamamak yani bir yerden baslıyım der gibiyim sanırım ama yanlıs işte
 
Back
X