Merhaba kızlar,
Fikirlerinize gerçekten ihtiyacım var çünkü kafam inanılmaz karışık.
Mühendisim, çalışıyorum. 1 yıldır birlikte olduğum erkek arkadaşımla geçtiğimiz kasım ayında ailelerimizi tanıştırdık ve 2 ay sonra da yüzük taktık. Biz İstanbul’da yaşıyoruz, onun ailesi Güneydoğu’da bir şehirde. Erkek arkadaşım yurt dışında çalışıyor; askerî personel. Bu mesleğin 5 yıllık okulunu okumuş, aktif olarak da 4 yıldır görev yapıyor.
Kendisiyle çok iyi anlaşıyoruz. Kültürlü, aydın görüşlü, kendini geliştirmiş biri. Bana bir kere bile sesini yükseltmişliği yoktur. İnce düşüncelidir ve birbirimizi gerçekten seviyoruz.
Mayıs ayı için nikâh günü aldık, lojman işleri için her şeyi erkenden ayarladık. Ancak onların ailesine, evlerine daha önce gitmemiştik. Tanışma ve söz-nişan süreci, nişanlımın izin kısıtları nedeniyle çok hızlı oldu.
Sonrasında bizi evlerine davet ettiler, gittik ve 2 gün misafirleri olduk. Gerçekten güzel karşılandık ama kültürel ve diğer farklılıklar çok net hissediliyordu.
Ben Batı Karadenizli bir ailenin çocuğuyum, 3 kardeşin en büyüğüyüm. Ailemin maddi durumu iyi; borç, büyük maddi sıkıntılar görerek büyümedim. Babam da nişanlım gibi bir meslekten, tayinli bir hayat yaşadık hep.
Babam, nişanlımın mesleği nedeniyle en başından beri çok istekli değildi. Sabit bir yuvan olsun, gurbet zor, siz küçüktünüz pek anlamadınız diyordu ama bir şekilde benim için kabullenmişti.
Nişanlımın babası ne iş olursa yapmış, emekli olmuş. Bir evleri var, onun da büyük çoğunluğu nişanlımın katkısıyla yapılmış. 8 kardeşler; 3’ü evli, nişanlım 4. çocuk. Babası herkesi okutup bir şekilde meslek sahibi yapmaya çalışmış. En büyük ablası öğretmen, aynı şehirde yaşıyor ve evi çekip çeviren kişi gibi. En küçük kardeş 9. sınıfa gidiyor.
Sürecin maddi olarak neredeyse tüm yükü nişanlım çekecekti. Buna rağmen babasının hiçbir hazırlığı yokken şaşalı, gösterişli şeyler istemesi ve bazı belirgin farklılıklar babamı çok rahatsız etti. Ki biz hiçbir şey istememiştik. Babamın tek isteği borçla harçla yapılacaksa hiç yapılmasın nikahtan yuvalarına gitsinlerdi.
Eve döndüğümüzde babam, hem nişanlımla hem de babasıyla görüşüp düşüneceğini söyledi. Olaylar hızlı büyüyünce nişanlım ertesi gün zar zor izin alıp apar topar geldi. Yedik, içtik; tüm gün görüştük, ailesiyle konuştuk.
Babam ne kadar alttan almaya çalışsa da özür de dilese nişanlımın babası oğluna küfür edip rest çekti:
Ya biz ya o. Sana karı, ona koca mı yok dedi. Bir kusura bakmasın dese olay tatlıya bağlanıyordu.
Kız kardeşleri babamlar konuşurken araya giriyor, ben ağlıyorum, nişanlım ağlıyor. Gerçekten iğrenç bir geceydi. Ağlayarak yüzükler çıktı.
Ailem, Her şeylerini, eşyalarını bile biz alalım dedi ama karşı taraf kestirip attı. Babam da nişanlıma,
Kimse için ailenle kötü olma ama ben de çocuğumu sokakta bulmadım, ezdiremem dedi.
Aradan 2 hafta geçti. Biz nişanlımla hâlâ görüşüyoruz, aramızda bir problem yok. Ama babam bu ilişkiye tamamen bitmiş gözüyle bakıyor. O günden beri karşı taraftan kimse arayıp sormadı, bir aile büyüğü bile.
Nişanlım da ailesiyle o günden beri görüşmüyor. Babam, ileride de şimdi olduğu gibi maddi-manevi olarak kullanılacağımızı, babasının çalışma potansiyeli olmadığını ve tüm yükün bize kalacağını söylüyor.
Bir tarafta sevdiğim, güvendiğim bir adam…
Diğer tarafta ise gerçekleşme ihtimali yüksek olan bu gerçekler var.
Nişanlım sınır çizebilen biri. 15 yıldır ailesinden ayrı yaşıyor, izinden izine görüşüyorlar. Ama yine de kafam çok karışık.
Tecrübelerinize gerçekten ihtiyacım var.
Fikirlerinize gerçekten ihtiyacım var çünkü kafam inanılmaz karışık.
Mühendisim, çalışıyorum. 1 yıldır birlikte olduğum erkek arkadaşımla geçtiğimiz kasım ayında ailelerimizi tanıştırdık ve 2 ay sonra da yüzük taktık. Biz İstanbul’da yaşıyoruz, onun ailesi Güneydoğu’da bir şehirde. Erkek arkadaşım yurt dışında çalışıyor; askerî personel. Bu mesleğin 5 yıllık okulunu okumuş, aktif olarak da 4 yıldır görev yapıyor.
Kendisiyle çok iyi anlaşıyoruz. Kültürlü, aydın görüşlü, kendini geliştirmiş biri. Bana bir kere bile sesini yükseltmişliği yoktur. İnce düşüncelidir ve birbirimizi gerçekten seviyoruz.
Mayıs ayı için nikâh günü aldık, lojman işleri için her şeyi erkenden ayarladık. Ancak onların ailesine, evlerine daha önce gitmemiştik. Tanışma ve söz-nişan süreci, nişanlımın izin kısıtları nedeniyle çok hızlı oldu.
Sonrasında bizi evlerine davet ettiler, gittik ve 2 gün misafirleri olduk. Gerçekten güzel karşılandık ama kültürel ve diğer farklılıklar çok net hissediliyordu.
Ben Batı Karadenizli bir ailenin çocuğuyum, 3 kardeşin en büyüğüyüm. Ailemin maddi durumu iyi; borç, büyük maddi sıkıntılar görerek büyümedim. Babam da nişanlım gibi bir meslekten, tayinli bir hayat yaşadık hep.
Babam, nişanlımın mesleği nedeniyle en başından beri çok istekli değildi. Sabit bir yuvan olsun, gurbet zor, siz küçüktünüz pek anlamadınız diyordu ama bir şekilde benim için kabullenmişti.
Nişanlımın babası ne iş olursa yapmış, emekli olmuş. Bir evleri var, onun da büyük çoğunluğu nişanlımın katkısıyla yapılmış. 8 kardeşler; 3’ü evli, nişanlım 4. çocuk. Babası herkesi okutup bir şekilde meslek sahibi yapmaya çalışmış. En büyük ablası öğretmen, aynı şehirde yaşıyor ve evi çekip çeviren kişi gibi. En küçük kardeş 9. sınıfa gidiyor.
Sürecin maddi olarak neredeyse tüm yükü nişanlım çekecekti. Buna rağmen babasının hiçbir hazırlığı yokken şaşalı, gösterişli şeyler istemesi ve bazı belirgin farklılıklar babamı çok rahatsız etti. Ki biz hiçbir şey istememiştik. Babamın tek isteği borçla harçla yapılacaksa hiç yapılmasın nikahtan yuvalarına gitsinlerdi.
Eve döndüğümüzde babam, hem nişanlımla hem de babasıyla görüşüp düşüneceğini söyledi. Olaylar hızlı büyüyünce nişanlım ertesi gün zar zor izin alıp apar topar geldi. Yedik, içtik; tüm gün görüştük, ailesiyle konuştuk.
Babam ne kadar alttan almaya çalışsa da özür de dilese nişanlımın babası oğluna küfür edip rest çekti:
Ya biz ya o. Sana karı, ona koca mı yok dedi. Bir kusura bakmasın dese olay tatlıya bağlanıyordu.
Kız kardeşleri babamlar konuşurken araya giriyor, ben ağlıyorum, nişanlım ağlıyor. Gerçekten iğrenç bir geceydi. Ağlayarak yüzükler çıktı.
Ailem, Her şeylerini, eşyalarını bile biz alalım dedi ama karşı taraf kestirip attı. Babam da nişanlıma,
Kimse için ailenle kötü olma ama ben de çocuğumu sokakta bulmadım, ezdiremem dedi.
Aradan 2 hafta geçti. Biz nişanlımla hâlâ görüşüyoruz, aramızda bir problem yok. Ama babam bu ilişkiye tamamen bitmiş gözüyle bakıyor. O günden beri karşı taraftan kimse arayıp sormadı, bir aile büyüğü bile.
Nişanlım da ailesiyle o günden beri görüşmüyor. Babam, ileride de şimdi olduğu gibi maddi-manevi olarak kullanılacağımızı, babasının çalışma potansiyeli olmadığını ve tüm yükün bize kalacağını söylüyor.
Bir tarafta sevdiğim, güvendiğim bir adam…
Diğer tarafta ise gerçekleşme ihtimali yüksek olan bu gerçekler var.
Nişanlım sınır çizebilen biri. 15 yıldır ailesinden ayrı yaşıyor, izinden izine görüşüyorlar. Ama yine de kafam çok karışık.
Tecrübelerinize gerçekten ihtiyacım var.