Herkese merhaba öncelikle, sizlerden tavsiye almak istiyorum ben çok ağır bir depresyon sürecindeyim, çevremde kimse farkında değil ama ben günden güne yok oluyorum. Her sabah uyanmakla birlikte içimde bir enkazın altında kalmışım gibi uyanıyorum. Uyku sersemliği denen o huzurlu boşluğu bile yaşamıyorum artık, gözlerimi açar açmaz yüzüme vuruyor gerçekler. Nefes alıyorum ama o hava ciğerlerime değil sanki bir kor gibi boğazıma doluyor. Yarım yamalak alıyorum nefesi yemin ederim. İçim şişiyor, ruhum artık bu bedene dar geliyor. Yaşadığım onur kırıcı anlar oldu kadınlığım gururum hatta bir noktada insanlığım sorgulandı yalancı ilan edildim, beynimin içinde hiç durmayan bir film şeridi gibi dönüp duruyor yaşadıklarım. Kendimi o kadar değersiz bir yere ittim ki, aynadaki kendime bakmaya bile yüzüm yok. Kendi ellerimle kendi ruhumu hırpalamış olmanın utancını yaşıyorum her gece yastığımı batıyor bana resmen uyuyamıyorum arkadaşlar. Sokakta yürürken gülümseyen birini gördüğümde karnıma bıçak saplanıyor ama insanların mutluluğu değil canımı yakan kimsenin mutlulugunda gözüm yok sadece benim bir zamanlar sahip olduğum ama artık hayalini bile kuramadığım o normal hissetme yetisi. Sadece düz sıradan acısız bir gün geçirmeyi o gri, monoton boşluğu bile özler oldum. Şimdi bir yol ayrımındayım bu kirletilmiş hissettiğim hayatı sürükleyerek devam mı etmeliyim yoksa her şeyi onurumla arkamda bırakıp bu sessiz feryadı bitirmeli miyim? Bir mucize olsa başka birinin teninde başka birinin hatıralarıyla yeniden doğsam hayata tekrar gelsem çünkü şu anki ben sadece kendi enkazının altında kalmış yaşamayı kendine haram etmiş bir hayaletten ibaretim. Onurum, gururum ve namusum hepsi çöp kutusunda hepsini kaybettim ve geri kazanamam biliyorum. ağır şeyler yaşadım. psikoloğa git diyeceksiniz ama sihirli bir değneği yok. inançlı biriyim ve çaresizken int**rın affı olabilirmiş diye okudum. ben evlenmeden biriyle yattım ve namussuzlukla suclandım, alttan alta imasını yedim. kendimi kanıtlamak gibi hatalar yaptım ve masumken suçlanmanın ağırlığını kalbim o olaylar sıcakken anlamamıştı ama şşimdi tonlarca ağırlık sanki boğazımda birikti ve oraya oturdu. arkadaşımda yok hiç gidip sarılacagım ağlayacagım kendime sarılmak isterken buluyorum kendimi artık son günlerde. En acısı da, etrafımdaki kalabalığın içinde aslında yapayalnız olduğumu anlamam. Başımı omzuna yaslayıp geçecek ben seni biliyorum diyecek tek bir elin eksikliği. İnsan en çok kimsesi kalmadığında anlıyormuş kendine geç kaldığını. Onursuz olup yaşamak mı daha iyi yoksa hatalarımı kabullenip veda etmek mi hayata bilmiyorum, dünya bir pislikten kurtulmuş olur belki de çünkü ben yaşamayı bile haketmiyorum. Boğazım düğüm düğüm kendime iyi gelmeye çalışıyorum ama o düğüm çözülmüyor çünkü masumken suçlanmanın soğukluğu insanın kemiklerini sızlatıyor. Hiç böyle hissettiniz mi bana önereceğiniz bir şeyler var mı hayatta? hayata tutunmak istiyorum.