• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Epstein Dosyası

Nhessa

Nirvana
Pro Üye
Katılım
13 Eylül 2013
Mesajlar
72.408
Emoji Skoru
3.641
Puanlar
523
Yer
İstanbul

Epstein kimdir, nereli? Jeffrey Epstein dosyası nedir ve Epstein olayı nasıl ortaya çıktı?​

698088d23f4eea9745282927.jpg


Epstein olayı günlerdir dünyanın gündeminde yer almaya devam ediyor. ABD Adalet Bakanlığı tarafından Şubat 2026 itibarıyla yayımlanan 3 milyon sayfalık yeni belgeler, Jeffrey Epstein skandalını yeniden dünya gündeminin merkezine taşıdı. Belgelerde dünya liderlerinden teknoloji devlerine kadar pek çok isim iddiaların hedefinde yer alıyor. Peki, Epstein kimdir, nereli? Jeffrey Epstein dosyası ve olayı nedir? İşte, o detaylar;​


Epstein davası, sadece bir bireyin suçlarını değil, küresel bir elit tabakanın dahil olduğu organize bir şebekeyi temsil etmektedir. Skandalın merkezinde, Epstein'ın Karayipler'deki özel adası Little Saint James (kamuoyunda "Pedofili Adası" olarak bilinir) ve "Lolita Express" olarak adlandırılan özel uçağı yer almaktadır.

Epstein'ın eski sevgilisi ve suç ortağı Ghislaine Maxwell, reşit olmayan kız çocuklarını bu ağa dahil etmek ve "tedarik etmek" suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır.

698088d23f4eea974528292b.jpg


JEFFREY EPSTEİN KİMDİR?​

1953 yılında New York, Brooklyn'de doğan Jeffrey Edward Epstein, kariyerine öğretmenlik yaparak başlamış, ancak kısa sürede finans dünyasına geçiş yaparak milyarder bir yatırımcıya dönüşmüştür. Epstein, sadece servetiyle değil; siyasetçiler, kraliyet ailesi üyeleri ve ünlü isimlerle kurduğu yakın dostluklarla tanınan bir isimdi.

Ancak bu parıltılı hayatın arkasında, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik sistematik bir cinsel istismar ve insan kaçakçılığı ağı olduğu ortaya çıktı. İlk olarak 2008 yılında Florida'da çocuk istismarı suçlamasıyla karşı karşıya kalan Epstein, 2019 yılında federal düzeyde cinsel amaçlı insan ticareti suçlamasıyla tutuklandı. 10 Ağustos 2019'da, yargılanmayı beklediği New York'taki hücresinde ölü bulundu. Resmi kayıtlara "intihar" olarak geçse de, ölümü üzerindeki şüpheler ve komplo teorileri güncelliğini korumaktadır.

ŞUBAT 2026: 3 MİLYON YENİ BELGE VE SARSICI İSİMLER


ABD Adalet Bakanlığı'nın yayımladığı son belgelerle birlikte pek çok önemli ismin de adı kayıtlara geçmiş oldu. 3 milyon sayfayı bulan bu yeni kayıtlarda öne çıkan bazı iddialar şunlardır:

İsimİddia / Bağlantı
Donald Trump Belgelerde adı yüzlerce kez geçiyor. Epstein'ın bir kurbanla saatlerce vakit geçirdiğine dair e-posta kayıtları bulunuyor.
Prens Andrew "A" imzalı e-postalarda Buckingham Sarayı'ndaki mahremiyetten bahsettiği ve Rus bir kadınla tanıştırılma teklifi aldığı görülüyor.
Elon MuskEpstein'ın adasına seyahat ve parti düzenleme konularında e-posta yazışmaları mevcut; ancak adaya gittiğine dair kesin kanıt yok.
Bill GatesEpstein ile olan görüşmeleri belgelerde yer alıyor; Gates iddiaları "saçma ve yanlış" olarak nitelendiriyor.
Lord MandelsonEpstein'dan toplamda 75.000 dolar ödeme aldığı iddia ediliyor.



698088d23f4eea9745282925.webp


TÜRKİYE BAĞLANTISI VE 1999 DEPREMİ İDDİALARI​


Epstein dosyasının Türkiye ayağı, özellikle son yıllarda ciddi tartışmalara yol açmıştır. Dosyalarda iki Türk vatandaşının (Banu Küçükköylü ve Turabi Fırat) isimlerinin uçuş kayıtlarında geçmesiyle başlayan süreç, çok daha ağır iddialarla genişlemiştir.

En dikkat çekici iddia, 1999 Marmara Depremi sonrasında kaybolan çocukların bir kısmının bu şebeke aracılığıyla ABD'ye kaçırıldığı yönündeki beyanlardır. Bazı mağdur avukatları ve tanıklar, Türkiye'den de çocukların bu fuhuş ağına dahil edildiğini öne sürmüştür.


Kaynak Hürriyet
 

Yeni belgelerden sonra Epstein adası yeniden gündeme geldi! Her detayı mide bulandırdı​


Dünya, ABD Adalet Bakanlığı'nın Epstein soruşturması kapsamında paylaştığı 3 milyonu aşkın belgeyi konuşurken, dosyalarda ismi geçen isimler herkesi şaşırtıyor. Dünyanın konuştuğu ve içinde akılamaz istismar ve fuhuş ağı kurulan pedofili Epstein'in kabus adasına ait görüntüler yeniden gündeme geldi. Fotoğraflarda yer alan dişçi koltuğu, yatak odası, banyo ve bazı materyaller dikkat çekti.

1.webp


ABD'deki Jeffrey Epstein’in çocukları sistematik biçimde istismar ettiği, bunu uluslararası bir ağ içinde sürdürdüğü ve bu ağın siyaset, sermaye ve hukukla temas hâlinde olduğu iddiaları uzun zamandır gündemdeydi.

ABD Adalet Bakanlığı’nın altı haftalık gecikmenin ardından ve sansürlü şekilde kamuoyuna sunduğu, pedofili suçlamalarıyla bilinen Jeffrey Epstein’e ait 3 milyonu aşkın belge ile binlerce video ve 100 binden fazla fotoğraf, gündemi adeta sarstı.

2.webp


Temsilciler Meclisi Denetim Komitesindeki Demokratlar, Epstein'e ait olduğu belirtilen adaya ilişkin görselleri ve videoları paylaştılar.

3.webp


Paylaşılan görsellerde, adadaki çeşitli ortamlara ilişkin detaylar dikkatlerden kaçmadı.

4.webp


DİŞÇİ KOLTUĞU, KARA TAHTA VE MASKELER

Görsellerden birinde diş kliniklerinde bulunan muayene sandalyesi yer alırken, başka bir görselde, bir telefon üzerindeki "NY Office, Rich Office, Mike Cell, Patrick Cell" gibi çeşitli etiketler gösteriliyor.

5.webp


Görsellerin haricinde bazı videoların da yer aldığı paylaşımda, bir yatak odasına ve banyoya ait kesitlere yer veriliyor.

6.webp


Başka bir odada ise üzerinde “gerçek”, “aldatma”, “güç” gibi kelimelerin yazıldığı bir kara tahta görülüyor. Bazı ifadeler ise sansürlenmiş durumda.

7.webp


8.webp



kaynak mynet
 

Burak Oğraş'ın Rixos'taki şüpheli ölümü sonrası yeni açıklama: 'Otelde sapıkça şeyler oluyor'​


23271637-1180x300.jpg


Epstein skandalı dünyaya yayıldı. Birçok ülkeden çok sayıda ismin geçtiği maillerde Türkiye'den de Rixos Hotel'in adı yer aldı. Bu da 2011'de 'şüpheli' olarak kayıtlara geçen Burak Oğraş'ın ölümünü bir kez daha gündeme taşıdı. Acılı baba son açıklamasında, "Ölmeden önce kız arkadaşına, 'Otelde sapıkça şeyler oluyor, bundan dolayı rahatsızım' demiş." ifadelerini kullandı. Burak Oğraş'ın kayıp telefonunun akıbeti hala bilinmiyor.​


23271595-860x480.jpg


Dünyanın midesini bulandıran Epstein skandalının ardından Türkiye'de yeniden gündem olan Burak Oğraş'ın şüpheli ölümüyle ilgili baba Murat Oğraş'tan yeni açıklama geldi. Pedofili Jeffrey Epstein'a ait belgelerde Rixos Otel'in de adının geçmesinin ardından 2011 yılında Rixos Otel’de ölü bulunan 16 yaşındaki Burak Oğraş'ın dosyası hem kamuoyunun hem de sosyal medyanın dikkatini çekti. T24'e konuşan baba Murat Oğraş, oğlunun ölmeden önce kız arkadaşına, "Otelde sapıkça şeyler oluyor, bundan dolayı rahatsızım" dediğini aktardı. Oğlunun telefonunun 15 yıldır bulunamamasına dikkati çeken Oğraş, "Oğlumun bu olayla ilgili öldürüldüğünü düşünüyorum. Kesinlikle bir şeyler gördü ve bunu kayda almak istedi. Ardından öldürüldü ve telefonu yok edildi. Ben uzun zamandır bunu dile getiriyordum. Daha önce sosyal medyada da ‘Oğlum hangi sapıklığa şahit oldu da, oğlum katledildiği gece cep telefonunu yok ettiler ve hala bulamıyorlar?’ diyerek paylaşım yapmıştım" ifadelerini kullandı.

3 MİLYON SAYFA, 2 BİN GÖRÜNTÜ

ABD Adalet Bakanlığı, cinsel istismar ve insan kaçakçılığı suçlamalarıyla anılan Jeffrey Epstein'a ilişkin milyonlarca yeni dosyayı yayımladı. Bu, geçen yıl bu dosyaların açıklanmasını zorunlu kılan bir yasanın yürürlüğe girmesinden bu yana hükümet tarafından paylaşılan en yüksek sayıda belge oldu. Kamuoyuyla üç milyon sayfa, 180 bin görüntü ve 2 bin video paylaşıldı.

EPSTEİN'İN TEŞEKKÜRÜ
Epstein belgelerinde, 2017 yılında Antalya'daki Rixos Premium Belek Oteli'ne genç kadınların "masöz stajyeri" olarak yönlendirilmesine ilişkin e-posta yazışmaları da bulunuyor. Buna göre, Epstein'in asistanı Lesley Groff Rixos, Antalya Land of Legends'ta "masaj terapisi eğitimi" adı altında bir "kamp" organize ediyordu. Yazışmalarda "kızların eğitiminin başarılı geçtiğini" söyleyen yöneticiye Epstein de teşekkür ediyordu.

1200xauto.jpg


RIXOS'UN SAHİBİ FETTAH TAM İNCE NE DEDİ?

Rixos Hotels marka ve kurucusu Fettah Tamince, Cüneyt Özdemir'in YouTube kanalında konuk olan gazeteci Kenan Taş'a konuştu. Kenan Taş, Fettah Tamince'yle görüşmesini şu sözlerle aktardı:

"Ben daha önce kendisiyle görüşmemiştim. Bu iddialardan sonra kendisine mesaj attım. Bu iddialar hakkında ne düşündüğünü sordum. Bana mesaj attı. Uçakta olduğunu ve akşam döneceğini söyledi. İndikten sonra ilk beni aradığını söyledi.

'Siz bana ne sormak istiyorsunuz?' diye sordu. Ben de 'Epstein dosyalarındaki sizin adınızın geçtiği yerleri sormak istiyorum' dedim. 'Tam olarak neyi sormak istiyorsun?' dedi. Sultan bin Süleyman'ın size gönderdiği mail var dedim. 'Sen onun kim olduğunu biliyor musun?' dedi bana. Ben evet biliyorum dedim. 'Ne kadar önemli biri olduğunu biliyor musun?' dedi. Evet Fettah Bey biliyorum dedim.

1200xauto.jpg


Burada bir parantez açalım. Sultan bin Süleyman Dubaili bir iş adamı. Dünya konteyner ticaretinin yüzde 10'una sahip. Mal varlığı 20 milyar dolar rakamlarından olan bir isim. Dünyanın en büyük iş insanlarından biri. 'O benim arkadaşım, bir şey rica etti, biz de bunu uyguladık' dedi. Durumun bundan ibaret olduğunu söyledi.

Peki siz 'Epstein' ile herhangi bir görüşme, mailleşme trafiğinde bulundunuz mu? dedim. Bakın Kenan Bey ben bu adamla hiç bir araya gelmedim. Hiçbir şekilde bir bağlantım, bir kontağım yoktur. O sebeple bunlarla hiçbir ilgimiz yoktur dedi. Süreç, sadece bizim yakın bir dostumuzun, benim önem verdiğim bir insanın bizden rica etmesiyle başlayan bir süreçtir dedi."

BURAK OĞRAŞ'IN ŞÜPHELİ ÖLÜMÜ
Epstein belgelerinde otelin de adının geçmesi, 2011'de Rixos Otel’de staj yaparken, otelin lojman olarak kullandığı pansiyonun boş havuzunda ölü bulunan 16 yaşındaki Burak Oğraş dosyasını yeniden gündeme getirdi.

Tekirdağ’da Turizm ve Otelcilik Meslek Lisesi’nde okuyan Oğraş, 2011 yılında 16 yaşındayken, okulunun yaz dönemi zorunlu stajı için Fettah Tamince'ye ait Rixos Lares Hotel'e gitti.

1200xauto.jpg


Öğrenciler, staj süresince barınmaları için otele 2,5 kilometre uzaklıktaki "Family Pansiyon"a yerleştiriliyordu. Oğraş, stajın bitmesine 15 gün kala 9 Eylül 2011 sabahı diğer öğrenciler ve otel personelinin kaldığı pansiyonun boş havuzunda ölü bulundu.

Cep telefonu bulunamayan Burak Oğraş’ın ölümü kayıtlara "şüpheli ölüm" olarak geçti. Adli Tıp raporlarında Burak'ın vücudunda darp ve kırıklar olduğu anlaşıldı.

Olay yerine giden dönemin savcısı ve daha sonra CHP Antalya milletvekili olan Rafet Zeybek, "Ben keşif savcısıydım. Zaten hiç intihar yazmak aklımın ucundan geçmedi" dedi.

"OTELDE SAPIKÇA ŞEYLER OLUYOR"
Oğlunun öldürüldüğünü iddia eden ve 15 yıldır adalet için mücadele verdiği belirten baba Murat Oğraş, oğlunun ölmeden önce kız arkadaşına, "Otelde sapıkça şeyler oluyor, bundan dolayı rahatsızım" dediğini aktardı. Oğraş, "Oğlumun ölümünün ardından kız arkadaşıyla konuştuk. Beraber gidip savcılığa ifade verdik, oğlumun dediklerini aktardı" dedi.

1200xauto.jpg


"KESİNLİKLE BİR ŞEY GÖRDÜ VE ÖLDÜRÜLDÜ"

Oğlunun cep telefonunun bulunamamasına dikkati çeken Oğraş, "Oğlumun öldürüldüğü gece cep telefonu sinyali saat 23.53’te kesiliyor, ardından telefon yok ediliyor. 15 yıldır o telefon bulunamadı. Oğlumun bu olayla ilgili öldürüldüğünü düşünüyorum. Kesinlikle bir şeyler gördü ve bunu kayda almak istedi. Ardından öldürüldü ve telefonu yok edildi. Ben uzun zamandır bunu dile getiriyordum. Daha önce sosyal medyada da ‘Oğlum hangi sapıklığa şahit oldu da, oğlum katledildiği gece cep telefonunu yok ettiler ve hala bulamıyorlar?’ diyerek paylaşım yapmıştım" diye konuştu.

Oğlunun ölümüne yönelik adli tıp raporlarını hatırlatan Oğraş, "Oğlum darp edilmiş, vücudunda kırıklar ve darp izi var. Bunların hepsi raporda yazıldı. İlk olay yerine giden Cumhuriyet Savcısı ve daha sonra CHP Antalya Milletvekili olan Rafet Zeybek ile olayla ilgili görüştüm. Oğlumun ölümünün kesinlikle cinayet olduğunu söyledi. Oğlumun düştüğü iddia edilen yerle bulunduğu yer arasında beş buçuk metre mesafe var. Ancak otelin sahibi Fettah Tamince'nin iktidarla yakın ilişkisi var. Bu sebepten dolayı dosya ilerletilmedi" ifadelerini kullandı.

Dosyadaki gelişmelerin kendilerinin çabasıyla olduğunu dile getiren Oğraş, "Dosyada toplam 7 kez savcı değişti. 6 cinayet şüphelisinin 4'ü bizim uğraşlarımız sonucunda tespit edildi. Son savcıdan önceki savcı, ilk kez Fettah Tamince ile dönemin Antalya İl Emniyet Müdürü Ali Yılmaz’ın ifadelerini aldı. Bu ifadelerde de ciddi çelişkiler söz konusu" dedi.

İL EMNİYET MÜDÜRÜNÜN YÖNETİCİ OLMASI
Dönemin Antalya İl Emniyet Müdürü Ali Yılmaz’ın bir yıl sonra emekli olup Rixos Otelleri Yönetim Kurulu Direktörü olduğunu hatırlatan Oğraş, "Ben kendisiyle birçok kez görüşme talebinde bulundum. Hepsini reddetti, görüşmek istemedi. Dosyaya ilk bakan dönemin Asayiş Şube Müdürü Nurullah Güler, 15 Temmuz sonrası 'FETÖ'den hapis cezası aldı ve meslekten ihraç edildi. Yılmaz da 'FETÖ’den yargılandı ancak beraat etti. Yılmaz'ın döneminde göreve gelen tüm şube müdürleri 'FETÖ'den tutuklandı" diye konuştu.

"ÖLENE KADAR MÜCADELE EDECEĞİM"
Yaşanan son gelişmenin ardından avukatlarının harekete geçtiğini ifade eden Oğraş, "Avukatlarımız belgeleri Türkçe'ye çevirip dosyanın genişletilmesi için savcılığa talepte bulunacaklar. Ben ölene kadar oğlumun ölümünün aydınlatılması için mücadele edeceğim. Son nefesime kadar çaba göstermekten vazgeçmeyeceğim" ifadelerini kullandı.


kaynak mynet
 
Kanım donuyor ya her dakika bir şey çıkıyor ve Türkiyenin de içinde olması çok üzücü… umarım sanatçılarımızdan bu olaya dahil olan yoktur.. nasıl bir vicdan o küçük çocuklara neler yaptılar yapıyorlar katil sapıklar!!! Bir an önce ilahi adalet tecelli etsin!!!
 
Kubrick in " eyes wide shut" ve " Lolita" filmlerinin bu gun öğrendiğimiz bu skandalları yıllar önce anlattığını düşünüyorum. Lolita filminde, pedofili bir sapığın kucuk bir kıza aski ve kucuk kızları ağına düşüren tıpkı bu gun anlatılan Eipstein gibi zengin bir Holywood yönetmeni işleniyordu.
 
Back
X