Sormayın, bugün sabah haberlerinde seyrettim, kırılmış ağaç dallarını, işaretlenmiş ağaçları görünce çok üzüldüm çok, doğa, ağaçlar bu Dünya'nın olmazsa olmazı, İstanbul'da avm'den bol ne var ki zaten, illede yetmez birtane daha yapılacak deniyorsa yer mi yok Allahaşkına
Gece yarısı baskına gider gibi dozerlerle girilmiş parka
açıklamaysa çok komik, ağaçlar kesilmiyormuş, başka yerlere dikilecekmiş, buna kim inanır? Ben inanmam kim inanırsa inanır.
Her söktüğünüz ağacın yerine 100 ağaç dikseniz telafi edemezsiniz, bir fidanın ağaç olması için yıllar geçmesi gerekiyor, siz kimi zaman gencecik, kimi zaman asırlık ağaçları yok ederek ne yapmaya çalışıyorsunuz?
Gün gelecek bir kuru dalın gölgesine muhtaç kalacağız bu gidişle, o güzelim ağaçları söküp atanlar okuyun, okuyunda neye sebep olduğunuzun farkına varın, varırsanız tabii
Bir ağaç yılda 700 kilo toz emiyor. Bir hektar çam ormanının ise yılda emdiği toz miktarı 30 40 ton arasında.
Bu nedenle ormanların havası, kentlerin havasına göre yüzde 99 daha az toz içeriyor.
Ayrıca ağacın yapraklarıyla toksik ve radyoaktif maddeleri emerek atmosferi temizlediği biliniyor.
Bir ağaç yılda 50 metreküp temiz su üreterek, yeryüzünde kuraklığı engelliyor.
Toprağın ölümü demek olan erozyonu,en iyi şekilde ağaçlar önlüyor.
Bir ağaç kökleriyle yılda 30 bin litre su çekerek verimli toprağın akmasını engelliyor.
Aşırı yağışlı ve kurak havalarda bir sünger gibi davranarak, fazla su emiyor ve gerektiğinde geri veriyor.
Ağaçlar toprağı canlı ve verimli tutuyorlar.
Organik atıkların parçalanıp dönüşmesine yardımcı oluyor, minerallerin çözülüp azot bağlantılarının kurulmasını sağlıyorlar.
100 yaşındaki bir kayın ağacı 60 insanın günlük ihtiyacına yetecek oksijen üretiyor, yılda bir ton toz süzüyor bakterileri de etkisizleştiriyor.