• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Gezi Parkı eyleminin sonuçları ;

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Polisin kask numaralarını gizlemesi yasadışı birşeyler yapmak üzere olduğunun göstergesi değilse nedir?
 
Bülent Arinc`in aciklamalari:

"Hiçbir şekilde siyasi tutuklamalar ve gözaltına almalar yapılmamalıdır. Bunların hiçbirinin adaletle ilgisi yoktur. Başbakan bir yıl hapse mahkum edilmiştir, cumhurbaşkanı hakkında da saçma şüpheler, suçlamalar olacağını öğreniyoruz. Mursi, halkın oylarıyla seçilmiştir ve derhal serbest bırakılmalıdır. Bir taraftan İhvan bir taraftan da Vasat partilerine karşı yürütülen 400'den fazla tutuklama ve gözaltı derhal son bulmalı ve gözaltında bulunan kişiler derhal serbest bırakılmalıdır. Halka karşı şiddet kullanılmamalıdır. Malesef dün ve önceki günkü gösterilerde hayatını kaybeden insanlar bulunmaktadır. Mursi taraftarı olarak ön tarafta görülen bir insanın, başından silahla vurulmuş olarak bütün fotoğraflarını acıyla izleme imkanımız oldu. Hiçbir şekilde ordu, silahlı güçler, halkına karşı Esed'in yaptığı gibi şiddet kullanmamalı, halkın taleplerine kulak vermelidir."

Simdi bunu söylerken vicdani hic sizlamiyor mu merak ediyorum. Halkin taleplerine kulak verilmelidir lafi ne kadar kolay agizdan cikiyor degil mi?
 
Bugünkü olayların neden başladığını bilen var mı? yine niye gaz çıktı ortaya?
 
Bugünkü olayların neden başladığını bilen var mı? yine niye gaz çıktı ortaya?

Geziye halkın girmesi bugün yasakmış, sayın vali yarın açılmasını uygun görmüş.
Halkta dünden beri bugün gidip kutlama yapmayı planlıyordu.
Gelinen nokta çok fena.
 
Geziye halkın girmesi bugün yasakmış, sayın vali yarın açılmasını uygun görmüş.
Halkta dünden beri bugün gidip kutlama yapmayı planlıyordu.
Gelinen nokta çok fena.

6 da su savaşı vardı 7 de taksim dayanışma mahkeme kararını okuyacaktı ama zaten su savaşı sırasında başladı müdahale
 
https://www.facebook.com/photo.php?v=657268460951971

Buyrun arkadaslar bir diger video, polis nasil da "hadi canim git" diyor. Elinde satir var adamin ve polis sadece ikna yöntemini kullaniyor. Rize`de de ayni seyi yapmislardi. Eli sopalilarla yan yana fotograflari da var polisin ama hic kimse ne hikmetse ondan bahsetmiyor. Fakat "halkin talepleri dinlenmelidir" agizdan cok kolay cikiyor. Gerildim yine yaa :5::5::5:
 
Geziye halkın girmesi bugün yasakmış, sayın vali yarın açılmasını uygun görmüş.
Halkta dünden beri bugün gidip kutlama yapmayı planlıyordu.
Gelinen nokta çok fena.

Niye yasaklanmış? bir gün için mi yasaklanmış? anlamadım :/
Ben taksimdeydim bugün ortasında kaldık olayların. İlk başta işçi güvenliği için konuşma yapan ufak bir grup vardı. Sonra sloganlar duyuldu bulunduğumuz kafenin camından seyrettik. Tam sakinleşti derken çıktık ilk önce halep pasajında sonra küçük beyoğlu tarafında mahsur kaldık. Felaket biber gazı yedim ne olduğunu neden olduğunu anlayamadan.

Gaz bombaları ilk atılmaya başladığında yukarıdan şahit oldum ki 2 dk bile tazyikli su atmadan gaz bombasına başvurdular hemen. Direnişçiler dağılmıştı ayrıca.
 
mis sokak esnafi tomanin onunde durdu, sokaga girme dedi
$BOgZ4dJCYAIxTEo.webp
 
Niye yasaklanmış? bir gün için mi yasaklanmış? anlamadım :/
Ben taksimdeydim bugün ortasında kaldık olayların. İlk başta işçi güvenliği için konuşma yapan ufak bir grup vardı. Sonra sloganlar duyuldu bulunduğumuz kafenin camından seyrettik. Tam sakinleşti derken çıktık ilk önce halep pasajında sonra küçük beyoğlu tarafında mahsur kaldık. Felaket biber gazı yedim ne olduğunu neden olduğunu anlayamadan.

Gaz bombaları ilk atılmaya başladığında yukarıdan şahit oldum ki 2 dk bile tazyikli su atmadan gaz bombasına başvurdular hemen. Direnişçiler dağılmıştı ayrıca.

Gezi parkını 16 Haziran'dan beri halka kapatmışlardı, bugün saat 13:30 da halka açılacağı açıklandı.
Taksim dayanışmasıda bugün saat 19:00 da orda buluşalım diye duyuru yaptı.
Parkı açmaktan vazgeçtiler , yarın veya Pazartesi dendi.
Geziye gitmek için toplanan, su savaşı yapan gruplara saldırmış polis, aradan sende yemişsin gazı, çok geçmiş olsun.
 
Gezi parkını 16 Haziran'dan beri halka kapatmışlardı, bugün saat 13:30 da halka açılacağı açıklandı.
Taksim dayanışmasıda bugün saat 19:00 da orda buluşalım diye duyuru yaptı.
Parkı açmaktan vazgeçtiler , yarın veya Pazartesi dendi.
Geziye gitmek için toplanan, su savaşı yapan gruplara saldırmış polis, aradan sende yemişsin gazı, çok geçmiş olsun.

Ben açıldı da yine kapandı sandım. Olaylar bitince mahkeme de iptal ettiğini duyurunca bir daha bakmamıştım açıkçası. Hatta bugün erkek arkadaşıma diyecektim Gezi Parkına gidelim diye içime doğmuş geziye gidemedim gazı yedim.

Teşekkürler, ayrıldık oradan ama bi süre farkında olmadan orada bulunmuş bende direnmiş oldum en azında :)
 
Taksim’de bir engelli TOMA 'nın önünde durarak polislerle karşı karşıya geldi.

Vatandaş, engelli hakları sözleşmesini okuyarak “Bunu ben değil devlet kabul etti. Buradaki sözleşmeye göre hiçbir polis müdahale edemez” dedi. Ancak vatandaş müdahaleden etkilenmekten kurtulamadı.
$fft64_mf1534326.webp
 
Ankara'daki forumlar, Taksim'deki polis saldırısını protesto amacıyla 22.30'da Güvenpark'ta buluşacak.
 
2013 Dünya Basın Özgürlüğü Raporunda Türkiye 179 ülke arasında 154. sırada, Kongo'dan iki basamak aşağı; Afganistan'dan iki basamak yukarı
 
O palalı faşist ve benzerleri, ( daha çok şey saymak istiyorum ama banlanırım ) ancak öyle arkasında destek olunca saldırırlar. Güçleri sadece kadınlara yeter. Kadına saldıranda da zaten ne onur vardır ne şeref. Tek kaldıklarında ise kuyruklarını aralarına sıkıştırıp kaçar bu tipler. Ona destek çıkan polis senin kardeşin, annen yok mu e be vicdansız?
 
Akşam Gazetesi’nde işten çıkarılan Tuğçe Tatari: ‘Kovulmak benim için şereftir’

TMSF el koyduktan sonra Genel Yayın Yönetmenliğine eski AKP milletvekili ve Zaman Gazetesi yazarı Mehmet Ocaktan’ın getirildiği Akşam Gazetesi Tuğçe Tatari’yi de işten çıkardı. Tatari, okurlarına seslendiği mektubunda “AKP’nin savunuculuğunu üstlenen bir yönetim tarafından kovulmak benim için şereftir” dedi

Geçtiğimiz hafta TMSF’nin el koyduğu ve Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya’nın görevden alınarak yerine eski AKP milletvekili Mehmet Ocaktan’ın getirildiği Akşam Gazetesi’nde işten çıkarmalar yaşanmıştı. İşten çıkarılan yazarlardan Tuğçe Tatari, okuyucularına seslenen bir mektup kaleme aldı.

Tatari’nin medyatava.com’da yayımlanan mektubu şu şekilde:

Altı yıldır yazarlık yaptığım Akşam Gazetesi’nden kovuldum. Gazeteye veda yazısı yazmam ‘kesinlikle’ kabul edilmediği için internet siteleri aracılığı ile düşüncelerimi paylaşmak istedim.

Herşeyden önce; kovuldum demem sizi rahatsız etmesin lütfen.

Çünkü işten çıkarılmak, yolların ayrılması gibi tanımlar bu durumda yaşananı anlatmaz, hafif ve kibar kalır.

Üstelik eski milletvekillerinden, her fırsatta Ak Parti’nin savunuculuğunu üstlendiğini
söyleyenlerden oluşan bir yönetim tarafından kovulmak benim için şereftir.

**

Tarihi kendinden başlatanlardan, kendi kapısı çalınana kadar uyanmayanlardan değilim. O yüzden de ağlanıp sızlanmayacağım.

Sadece hükümet mağduru gazeteciler kervanına dahil olmuş biri olarak gerçeğin bir kere daha kayıtlara geçmesini isteyeceğim.

Kovulma nedenim bana söylenmedi. Ama kime hizmet ettiğinin, kimin ekmeğine yağ sürdüğünün hala bilincinde olmayan bazı meslektaşlarımın internette yaptığı haberlerden -ki kovulmamdan bir hafta önceydi- öğrendiğim kadarı ile Gezi Parkı eylemlerine ‘sempati’ ile bakmak sebebi ile kovulmuşum.

Sempati ile bakmaktan kastedilen nedir bilemiyorum ama şu doğrudur; Gezi parkında yaşananların başbakanın anlattıkları ile taban tabana zıt olduğunu gözlerimle gördüm.

Camilerde içki içilmediğini, parkta ‘marjinal’lerin olmadığını, polis şiddetinin boyutlarını ve benzeri iddiaların tamamının gerçek dışı olduğunu gördüm ve yazdım.

Faiz lobisi, Divan Oteli, Memet Ali Alabora’nın hedef haline getirilmesi gibi konularda da Başbakanın hata yaptığını, çağı yakalayamadığını söyledim. Biber gazı kullanımının insan sağlığı açısından tehlikeli olduğunu ve ülkemizde kurallara uygun olmayan yöntemlerle kullanıldığını, bunun bir insanlık suçu olduğunu sık sık tekrarladım.

‘Bunlar kovulma sebebi mi?’ diye soracak olursanız şu yanıtı vermek isterim; Bu gazete bundan sonra başbakanı destekleyecek’ açıklamasını yapmaktan utanmayan ve ısrarla kendisini ‘gazeteci’ olarak tanımlayıp herbirimizin itibarını yerle yeksan edenler için ‘evet’ ben tam da kovulması gereken kişiyim.

Doğruyu yazanın, konuşanın değil yalan söylemekten, yalanı savunmaktan gocunmayanların devri bu.

Sözü uzatmıyayım; Türkiye çok önemli bir değişim, dönüşüm döneminden geçiyor. İnsanlar birbirlerine dokunup, bugünle beraber geçmişi, ‘öteki’nin yaşadıklarını da sorgulamaya başlıyor.

Bunu fark edemeyen, eski düzendeki gibi çıkarlarına uygun ‘gazetecilik’ yapmaya devam edenleri artık halk kabul etmeyecek. Buna inanıyorum.

Ben ise ilk fırsatta ‘sakıncalı’ damgasından korkmayan bir mecra bulup yazmaya başlayacağım.
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Back
X