• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Gezi Parkı eyleminin sonuçları ;

Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Eli satırlı, palalı saldırgan - Taksim Gezi Parkı Su Savaşı 06.07.2013 - YouTube
https://www.youtube.com/watch?v=_LZKCk6-4lI&feature=youtube_gdata_player
Adalaet diye haykıranlardan biriyim ben de...
İki video paylaştım ve bu iki kare bile benim avazım çıktığı kadar adalet diye bağırmama yetiyor.
Palalı kişi şuan aransa bile zaten gitmiştir gideceğe yere.
Ama işte tıkanıyorum yine yazarken.
Yine bir link paylaşıcam,
Sanrım üstte eklediğim palalı saldırgan videosunun devamıdır, öyle umuyorum,
Yoksa bu ikinci videoda bir adamın boğazını kestikten sonra koşup bir kıza vurması benim için daha korkunç bir tablo.
#PalalınınYeniVideosu palalı saldırgan bir vatandaşı boynundan yaralıyor - YouTube

evet adalete güvenmiyorum, o palalı kişinin serbest bırakılmasına güvenerek dün akşam Ankara`da bir benzeri fırladı sokağa..
 
Susayım diyorum da tutamıyorum kendimi

$tumblr_mnrt9dEaQ71su2tnjo1_500.webp

Bakın polisin yanında hem de akp gençlik kolu başkanı hani şu Anıtkabiri de yıkarız elhamdülillah diyen zat.Sahi twitter da halkı galeyana getirenler gözaltına alınmıştı değil mi? Aaaa bu kişi hakkında bi işlem yapılmamış neden acaba?En büyük tahrik bu değil mi oysa ki?

Kimi kime şikayet edeceğiz? Allah aşkına söyleyin kime şikayet edelim.Baksanıza polisin yanında yapıyor yapacağını.

Et kokarsa tuzlarsın ya tuz kokarsa?

Hiç adaletmiş şuymuş buymuş demeyin.Bu ülkede adalet olmadığını silivriye bakınca görübilir gören gözler.
 
Şimdinin sorunu mu bu?
Şimdilerde mi ters düştüğünde susturuluyorsunuz yoksa bu düzen hep böyle miydi?
Şimdi dersek 80'lerde görüşü yüzünden işkence görenler, asılanlar, hala sağ mı ölü mü belli olmayanlar, o yıllarda tuşa basılmadan evvel tek tek suiskate kurban gidenler ne olacak?


Hep analar değil miydi gözyaşı döken? Gün gelecek tüm bunlar sona erecek ama ömür boyu tarifi mümkün olmayan bir acıyla kavrulacak olan yine analar.Bu ülkede hep aynı şeyler yaşandı, birileri yargılanırken diğerleri bıyık burdu, birinin gidişi diğerine zemin hazırladı, şimdi yaşananlar bunca acı, bunca gözyaşı, daha önce sordum ama cevap verilmedi sanırım, geçmiş sayfaları okuyamadım henüz, peki istifa edildi, tekrar sandığa gidildi diyelim, ülkenin tümünü mutlu eden bir sonuç çıkacak mı, yoksa mağdurlar mutlu, mutlular mağdur mu olacak ya da mağdurlar mağdurluğa devam edecek, mutlular mutluluğa mı?

Bu ülkede siyaset, yargı, iç ve dış politikalar tekrar yapılanmadan, taze kanlar olmadan düzelebilecek mi herşey?
 
konu nereden nerelere gelmiş ....
 
bu yazı mahvetti beni,gerçi ben bilgisayar başında mahvolsam nolur ki ateş düştüğü yeri yakar..o görgü tanığının yerinde olup Ali'yi o pisliklerin elinden çekip almak istedim bir an..ne hale geldiysek adam korkudan bir gencin ölümüne tanıklık etmiş ama bişey yapamamış!!




evladı ölene ne denir,sahiden bunu hiç düşünmedim ne denir :14:

Aslında o kişiye kızmıyorum anlıyorumda, onun o gece yazdıklarını okuduğumda korktum, heryerimi buz kesti,
Onun o anı yaşadığında neler hissetiğini düşünemiyorum.
Şuan elinden geleni yapmaya çalışlıyormuş, gizli tanık olmayı istemiş ama bu isteği kabul edilmemiş,
Umut ediyorum bu kişinin de yardımıyla suçlulular bulunur diye,
 
Bu ülkede siyaset, yargı, iç ve dış politikalar tekrar yapılanmadan, taze kanlar olmadan düzelebilecek mi herşey?

Ben kendi adıma bunu istiyorum zaten.Yok ki oy vereceğim bir parti.Hangisini tutsam elimde kalıyor.
 
Aslında o kişiye kızmıyorum anlıyorumda, onun o gece yazdıklarını okuduğumda korktum, heryerimi buz kesti,
Onun o anı yaşadığında neler hissetiğini düşünemiyorum.
Şuan elinden geleni yapmaya çalışlıyormuş, gizli tanık olmayı istemiş ama bu isteği kabul edilmemiş,
Umut ediyorum bu kişinin de yardımıyla suçlulular bulunur diye,

işte beni de korkutan buydu,işkenceyi görüp susmak zorunda kalması..bu vicdan azabıyla yaşamak zorunda bu insan artık,çok zor.

acaba o gencecik fidanı öldürenler vicdan azabı duyuyor mu hiç?!
 
Ben kendi adıma bunu istiyorum zaten.Yok ki oy vereceğim bir parti.Hangisini tutsam elimde kalıyor.

Benim dünyama hoşgeldin, ne fena değil mi? Birşeyler değişmeli diyoruz, bunu istiyoruz ama durum analizi yapınca kala kalıyor insan:ssz:
Hele hele eskiden nasılmış, neler olmuş, çocukluk dönemime gelen olaylarda neler yaşanmış diye baktığımda yahu diyorum düzen aynıymış zaten, birileri hak hukuk derken karşı görüşlüler resmi kıyafetlilerin arkasında yer alıyormuş, buna şimdi şaşırıyor olmamız tuhaf değil mi?
 
Benim dünyama hoşgeldin, ne fena değil mi? Birşeyler değişmeli diyoruz, bunu istiyoruz ama durum analizi yapınca kala kalıyor insan:ssz:
Hele hele eskiden nasılmış, neler olmuş, çocukluk dönemime gelen olaylarda neler yaşanmış diye baktığımda yahu diyorum düzen aynıymış zaten, birileri hak hukuk derken karşı görüşlüler resmi kıyafetlilerin arkasında yer alıyormuş, buna şimdi şaşırıyor olmamız tuhaf değil mi?

Çok fena gerçekten.En kötüsü de iktidar partisinin kendime göre yanlışlarını eleştirirken hemen gelen cevabın ee chp mhp gelse bundan iyi mi olacak denmesi.Sanki ben onları destekliyormuşum gibi.Ben ölümü görüp sıtmaya razı olmak istemiyorum.Bir şekilde bir şeyler değişmeli , bir şeyler yapmalıyız.

Bu ülkede malesef hiçbir şey değişmiyor sadece mağdur taraf değişiyor.:50:
 
Benim dünyama hoşgeldin, ne fena değil mi? Birşeyler değişmeli diyoruz, bunu istiyoruz ama durum analizi yapınca kala kalıyor insan:ssz:
Hele hele eskiden nasılmış, neler olmuş, çocukluk dönemime gelen olaylarda neler yaşanmış diye baktığımda yahu diyorum düzen aynıymış zaten, birileri hak hukuk derken karşı görüşlüler resmi kıyafetlilerin arkasında yer alıyormuş, buna şimdi şaşırıyor olmamız tuhaf değil mi?

AKP Hükümetinin artılarını eksilerini karşılaştırdığımda T.C. 'nin bölünmez bütünlüğü açısından güvenilirliğini yitirmiş
olduğunu, hiç olmazsa sandalye sayısı çokluğunu kaybetmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu risk, fazlaca durum analizi yapmamı gerektirmiyor canım. ''Söz konusu Vatansa gerisi teferruattır.'' noktasındayım.
Her olumsuzluk farklı koşullarda gerçekleşti. Güncel olumsuzluklar ve koşullar bambaşka.
Hepimizin istediği daha müreffeh bir Türkiye. Şimdi kararlı olma vakti. Olanaklarımızla en iyiyi inşa etme gayretinde olmalıyız.
 
Hatay Armutlu`da polis müdahalesinde ağır yaralanan Yılmaz Öztürk az önce beyin ameliyatına alındı.
 
AKP Hükümetinin artılarını eksilerini karşılaştırdığımda T.C. 'nin bölünmez bütünlüğü açısından güvenilirliğini yitirmiş
olduğunu, hiç olmazsa sandalye sayısı çokluğunu kaybetmesi gerektiğini düşünüyorum.
Bu risk, fazlaca durum analizi yapmamı gerektirmiyor canım. ''Söz konusu Vatansa gerisi teferruattır.'' noktasındayım.
Her olumsuzluk farklı koşullarda gerçekleşti. Güncel olumsuzluklar ve koşullar bambaşka.
Hepimizin istediği daha müreffeh bir Türkiye. Şimdi kararlı olma vakti. Olanaklarımızla en iyiyi inşa etme gayretinde olmalıyız.

Konu ülkenin bölünmez bütünlüğü olunca kimsenin diyecek bir sözü yoktur sanırım fakat benim bahsettiğim başka birşey, sandalye sayısı azalınca diğer sandalyelere oturacakların önemi yok mu?
Şimdi yaşananlar yıllardır süre gelen muhalefet eksikliğinden doğmadı mı?
Güçlü bir muhalefeti ne zamandır göremiyoruz, şahsen ben ayakta alkışlayacağım bir muhalefet konuşması duymadım yıllardır, insanlar şu anda eylem yapıyorsa kararlı, güçlü muhalefet olmamasından değil mi?
Muhalefetin sesi cılızken, eylem yapanların güçlü muhalefeti üzerinden sandalye sayılarını artırmaları hak mı?
Halkın gücünü kendi başarılarıymış gibi görmeleri?
Bu sorulara cevap Evet'se e o zaman diyorum ki var mı birbirlerinden farkı?
 
KEMAL BEY, LÜTFEN...

Sanırım anlatamadık:
İktidar sorunu yok...
Muhalefet sorunu var...
Çünkü Türkiye kimi göndereceğine karar verdi, kimi getireceğini bulamıyor...


*

Bu gençler siz muhalefet yapamadığınız için meydanlara döküldüler...
O çığlıklar, siz atmadığınız içindir...
O tencereler, tavalar sizin adınıza...
Yürüyorlar çocuklar, siz durduğunuz için...
Sonunda tencereyi biz çalacaksak, siz niye varsınız?..


*

“Kemal Bey çizmeler” hatırlatması boşuna değildi...
Keşke deneseydiniz...
Bir ara tekini giydiniz gibi gelmişti?..


*

Gerçi Gezi Parkı’na gidip gezmeniz iyi bir şey... “Gezmek herkesin hakkı” demeniz de hatırlatmak bakımından faydalı...
Polislerin elini sıkmanız da jest olsun...
Ne diyeyim ben size?..
Tayyip Erdoğan tüm bunların park meselesi olmadığını anladı, siz anlamadınız...


*

Pala ile saldıranın serbest bırakıldığı gün, tüm şehirlerde evleri basıp çocukları topladılar... Uykulu gözlerle ve şaşkın götürüldüler...
Hapishaneler doldu...
Kaç anne, baba sabahlara kadar ağlıyor bu gecelerde, bilemeyiz...
Ve sokak arasında sıkıştırılıp dövülen Ali, beşinci kurban olarak can verdi, tırnağına kıyamazsınız...
Tüm dünya biliyor ki bu cinayetleri diktatörün adamları işliyor...
Bundan beter faşizm mi olur?..
Ve siz hâlâ bunlarla anayasa yapmaya kalkıyorsunuz...
Neler oluyor size?..


*

Cumhurbaşkanı’nı göreve çağırdınız...
Tınmadı...
TBMM Başkanı’nı göreve çağırdınız...
Tınmadı...
Onların aynı hamamın tası olduklarını bilmiyor musunuz?..
Bence bir de kendinizi göreve çağırsanız...
Bakarsınız tındınız...


*

Demokrasinin önünü tıkadınız...
Çünkü iktidar Afrika kabilelerinde de var...
Muhalefet olmayınca, demokrasi olmuyor...


*

Ve gençler kendi kaderlerine el koymak zorunda kaldılar...
Ödedikleri ağır bedeldir...
Bu kan...
Bu gözyaşı...
Sokak aralarında can veriyorlar...
Siz hâlâ yoksunuz...
Lütfen artık...

Bekir Coşkun


kalemine sağlık.
 
"Elbet bir bildiği var bu çocukların
Kolay değil öyle genç ölmek"
 
Son dönemde o kadar mutsuzum gibi, tıpkı sizler gibi
Gencecik insanlar bir hiç uğruna ölüyor.

Biri geliyor sizin 9 ay karnınızda taşıdığınız bebeğinizi, gecenizi gündüzünüzü adadığınız, her şeyden sakındığınız, hayaller kurduğunuz meleğinizi hayattan koparıyor.

Şu an tüp bebek tedavisi görüyorum, neyi neden istediğim konusunda iyica aklım karışmış durumda. Çocuğum olmadığı için sırf kendim istiyorum diye bu ülkede bir çocuk dünyaya getirmek iisteyip istemediğimden emin değilim. Hele ki insanlar bu kadar kötüyken.
 
çok güldüm sabah sabah, sizinlede paylaşayım dedim:1::1::1:

$1069279_408540362583806_695026394_n.webp
 
Palalı saldırgan Fas`taymış galiba...

Az önce gördüğüm bir haberi paylaşmak istiyorum, gözden kaçmaması gerektiğini düşünüyorum,

SGK’dan ‘ölümcül’ tasarruf geliyor
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tek kullanımlık malzemeleri kullanan hastanelere uygulanan 10 bin liralık cezayı kaldırarak, bu malzemelerin tekrar tekrar kullanılmasının yolunu açtı. Kritik ameliyatları da kapsayan bu düzenleme, hastalar açısından büyük risk taşıyor.
SGK
 
Durum
Mesaj gönderimine kapalı.
Back
X