Sizi o kadar iyi anlıyorum ki. Güzel güzel geçinmek varken neden yani bunlar? Ben de herkesle iç içe olup oturmak isterim ama hep bi patavazsızlık hep bir laf sokma. Ben hassasım malesef, ama ben nasıl böyle ince düşünüyorsam karşımdaki de düşünmeli.
Bende sen gibi çok hassasım.
Aynen neden güzel, sıcak, yakın, destek vererek geçinemiyoruz anlamıyorum.
Hele eşimin babasının ikinci evliliğinden olan bi görümcem var asıl yılanın başı o. Mesela birisi ölüyor eşime cenaze namazı kılınırken ya da çok az bi zaman kala haber veriyor, kp hastanmış hastaneden çıkmaya 1 gün kala haber veriyor.
İnsanlara da diyecek ki ben haber veriyorum gelmiyorlar.
O kadar kötü kalpli ki…
Bi gün geldi, inkar edemem özür diledi yaptıkları için, bana söylemeye çekinmediği beni itham ettiği durum asla affedilecek bir şey değil. Evime gel git ama senin kapın bana kapandı dedim. Neden diyor o konuşmayı yapmadan önce düşünecektin dedim. Sustu…
Aklıma geldikçe cinleniyorum hala o an varya kendimi zor tuttum, zangır zangır titredim, sinirden kıpkırmızı oldum, hamile olmasa kendimi tutamazdın heralde.
Ağzının payını verdiğimde de ağlama krizine girdi. Salona gitti, ağlama krizini orada sürdürdü.
Eşimde sormadı ne oldu vs diye..
Şok olursun.
Zaten o günden sonra iyice kaslarım kasıldı açılmadı tedavi sürecim başladı…
Geçen ramazan eşime yazdı abi iftara alıcam... Eşim bana söyledi kahkaha attım. Neden gülüyorsun dedi, eğer iftara çağırırsa gel yüzüme tükür dedim. Üzerine tekrar ramazana girdik iftara çağıran yok



Çok yüzsüz acayip bişey…
Aman boşver en iyisini bu insanlarla hiç görüşmeyerek yaptıyoruz.