• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

hiçbir yere ait hissedememek

lesmerisss

Kullanıcı üyeliğini pasifleştirmiştir.
Üyelik İptali
Kayıtlı Üye
Katılım
12 Şubat 2026
Mesajlar
212
Emoji Skoru
79
Puanlar
13
Yaş
20
ailemin yanındayken de ettikleri kavgalardan ötürü müdür nedir hep bi mutsuzluk huzursuzluk, hep bi tetikte olma durumu içindeydim. ve bu beni o kadar yoruyordu ki gün içinde hiçbir şey yapmasam bile. sosyal ortamlara girerken de kız kardeşimle girdiğimde sıkıntı yaşamıyordum sanki kurtarıcım oymuş gibi, o da benim için öyle düşünüyormuş. onun dışında insanların olumlu olumsuz bütün enerjilerini içime çektiğimi hissediyorum sanki. yüz ifadelerine kadar her şeyi ama her şeyi gözlemliyorum beynim her detayı yutuyor. bana zarar vermeyecek olsalar bile zarar verebilecek insanlarmış gibi yaklaşıyor. üniversitemin bütün topluluklarının katıldığı bir etkinlik vardı ve bende katıldım. herkes gülerken eğlenirken ben sosyal anksiyetemle bir kenarda oturdum resmen. kesinlikle eğlenmelerine laf söylediğimden değil genç insanlar öyle yapar zaten çok da güzellerdi. keşke biraz bende öyle olabilsem. enerjik, mutlu, huzurlu. çocukken de böyleydim eğlenemezdim oturur izlerdim sadece. annem sanki kendisi yılda iki üç kez gülmüyormuş gibi az gülümse senin o yüzünü çekmek zorunda mıyım derdi. o kadar içime otururdu ki. yapmak istiyorum ama yapamıyorum işte. ya yanlış bir şey yaparsam ya rezil olursam diye kılımı kıpırdatamıyorum. (yakın arkadaşlarımın beni yanlış anlamayacağını gerçekten bildiğim insanların yanı harici. mesela kardeşlerimleyken gerçek beni gösteriyorum ve o kadar şen şakrak oluyorum ki) en ufak yanlışımda ya da en ufak duygusallığımda annemin aşağılamalarına maruz kaldığım için de içimi açamıyorum çok fazla. psikologla da görüşüyorum şu sıralar ama içimde birşeyleri toparlayamıyorum. insanlar yaşıyor ve ben uzaktan izliyorum sanki.
 
Kıyamam sana ya..
Genelde bu durum hep eleştirilerek ve kıyaslanarak büyütülen ortamlarda oluyor.
En güvendiğin kişiden, annenden gülmemeyi öğrenmişsin.. bunu değiştirmek kolay olmayacaktır tabi ama imkansız da değil.
Terapilerini bırakma sakın..
Şuan sorunun annen olduğunu dile getirmekle bile büyük bir yol almışsın.
Sadece sonuca varmakta biraz zorluk çekiyorsun ama başaracaksın
 
Kıyamam sana ya..
Genelde bu durum hep eleştirilerek ve kıyaslanarak büyütülen ortamlarda oluyor.
En güvendiğin kişiden, annenden gülmemeyi öğrenmişsin.. bunu değiştirmek kolay olmayacaktır tabi ama imkansız da değil.
Terapilerini bırakma sakın..
Şuan sorunun annen olduğunu dile getirmekle bile büyük bir yol almışsın.
Sadece sonuca varmakta biraz zorluk çekiyorsun ama başaracaksın
sosyal anksiyetemden ve geçmiş travmalarımdan ötür olduğunun farkındayım ama uygulamaya koyamıyorum asla
 
ailemin yanındayken de ettikleri kavgalardan ötürü müdür nedir hep bi mutsuzluk huzursuzluk, hep bi tetikte olma durumu içindeydim. ve bu beni o kadar yoruyordu ki gün içinde hiçbir şey yapmasam bile. sosyal ortamlara girerken de kız kardeşimle girdiğimde sıkıntı yaşamıyordum sanki kurtarıcım oymuş gibi, o da benim için öyle düşünüyormuş. onun dışında insanların olumlu olumsuz bütün enerjilerini içime çektiğimi hissediyorum sanki. yüz ifadelerine kadar her şeyi ama her şeyi gözlemliyorum beynim her detayı yutuyor. bana zarar vermeyecek olsalar bile zarar verebilecek insanlarmış gibi yaklaşıyor. üniversitemin bütün topluluklarının katıldığı bir etkinlik vardı ve bende katıldım. herkes gülerken eğlenirken ben sosyal anksiyetemle bir kenarda oturdum resmen. kesinlikle eğlenmelerine laf söylediğimden değil genç insanlar öyle yapar zaten çok da güzellerdi. keşke biraz bende öyle olabilsem. enerjik, mutlu, huzurlu. çocukken de böyleydim eğlenemezdim oturur izlerdim sadece. annem sanki kendisi yılda iki üç kez gülmüyormuş gibi az gülümse senin o yüzünü çekmek zorunda mıyım derdi. o kadar içime otururdu ki. yapmak istiyorum ama yapamıyorum işte. ya yanlış bir şey yaparsam ya rezil olursam diye kılımı kıpırdatamıyorum. (yakın arkadaşlarımın beni yanlış anlamayacağını gerçekten bildiğim insanların yanı harici. mesela kardeşlerimleyken gerçek beni gösteriyorum ve o kadar şen şakrak oluyorum ki) en ufak yanlışımda ya da en ufak duygusallığımda annemin aşağılamalarına maruz kaldığım için de içimi açamıyorum çok fazla. psikologla da görüşüyorum şu sıralar ama içimde birşeyleri toparlayamıyorum. insanlar yaşıyor ve ben uzaktan izliyorum sanki.


arada kalmışsınız. bu sizi yoran bu arada kalmışlık bence.

klasik anne - kız sorunlarından biri durumunuz. bakın artık genç bir kızsınız. çocukluğunuzu ve o anıları geri dönüp iyileştirme şansınız yok maalesef. elinizde bir tek yaşadığınız şu an var. şimdi yine böyle anılar mı ekleyecekseniz ömrünüze? siz buna mı layıksınız? hayır. siz her şeyin en güzeline layıksınız kız kardeşinizle.

benim kız kardeşim yok. siz şanslısınız. ya kardeşiniz olmasaydı. kardeşinizle sosyalleşin ve güzel anılarınız bol olsun. ilk adımınız bu ve zaten uyguluyorsunuz yer yer. benzer hayat hikayesi olan insanların hikayelerine bakın. insanız hepimiz ve benzer şeyler yaşıyoruz hayatta ama düştüğümüz yere yapışmıyoruz. tam oradan tekrar ayağa kalkıyoruz. zor ama imkansız değil bu hayatta.

çocukken olaylara müdahale edip durumları değiştiremezdiniz ama artık bir yetişkinsiniz ve lütfen kendi hayatınızın sorumluluğunu alıp artık olaylara müdahale edin.

anneniz size öyle yaklaşıyor. belki başka türlüsünü görmedi. hikayesini bilmiyorum ama siz annenize öğretin. esneyebilen yapıda ise öğrenecektir. kız kardeşinizle annenize de örnek olmayı deneyin.

bugün bizim sahip olduğumuz fırsatlar eskiden yaşayan insanlarda yoktu. biz o zamanda yaşamadık ama o insanları bu zamana uydurabiliriz.deneyin ve asla denemekten vazgeçmeyin.

bir hayatınız var yaşayacağınız hepi topu. harcama lüksümüz yok tek kullanımlık.

ayrıca biraz küçük ölçekte rezil olun, ne olacak. tepenize gök yıkılmayacak ya da ayağınızın altındaki yer yarılmayacak. eğlenin , kim ne der boş verin. kontrolü tam olarak kaybedecek biri değilsiniz zaten. kendinize zulmetmeyin bu şekilde. tam yaşanacak gençlik zamanlarında hele..
 
ailemin yanındayken de ettikleri kavgalardan ötürü müdür nedir hep bi mutsuzluk huzursuzluk, hep bi tetikte olma durumu içindeydim. ve bu beni o kadar yoruyordu ki gün içinde hiçbir şey yapmasam bile. sosyal ortamlara girerken de kız kardeşimle girdiğimde sıkıntı yaşamıyordum sanki kurtarıcım oymuş gibi, o da benim için öyle düşünüyormuş. onun dışında insanların olumlu olumsuz bütün enerjilerini içime çektiğimi hissediyorum sanki. yüz ifadelerine kadar her şeyi ama her şeyi gözlemliyorum beynim her detayı yutuyor. bana zarar vermeyecek olsalar bile zarar verebilecek insanlarmış gibi yaklaşıyor. üniversitemin bütün topluluklarının katıldığı bir etkinlik vardı ve bende katıldım. herkes gülerken eğlenirken ben sosyal anksiyetemle bir kenarda oturdum resmen. kesinlikle eğlenmelerine laf söylediğimden değil genç insanlar öyle yapar zaten çok da güzellerdi. keşke biraz bende öyle olabilsem. enerjik, mutlu, huzurlu. çocukken de böyleydim eğlenemezdim oturur izlerdim sadece. annem sanki kendisi yılda iki üç kez gülmüyormuş gibi az gülümse senin o yüzünü çekmek zorunda mıyım derdi. o kadar içime otururdu ki. yapmak istiyorum ama yapamıyorum işte. ya yanlış bir şey yaparsam ya rezil olursam diye kılımı kıpırdatamıyorum. (yakın arkadaşlarımın beni yanlış anlamayacağını gerçekten bildiğim insanların yanı harici. mesela kardeşlerimleyken gerçek beni gösteriyorum ve o kadar şen şakrak oluyorum ki) en ufak yanlışımda ya da en ufak duygusallığımda annemin aşağılamalarına maruz kaldığım için de içimi açamıyorum çok fazla. psikologla da görüşüyorum şu sıralar ama içimde birşeyleri toparlayamıyorum. insanlar yaşıyor ve ben uzaktan izliyorum sanki.
Yilardir yasadigim durum bu ,dill dökemiyordum. Galiba bir cogumuz icin bir ses oldun. Bende boyleyim eglenemiylrum biseye sevinemiyorum. Herkes eglenir bende evden cikmazdm halada cikmam yani. Piskologa da gitmisligim var kucuklugumden beri fakat hic bu kiliftan cikamadim
 
Back
X