arkadaşım merhaba, azim etmek zorundayım başka çaresi yok çünkü. benim gibi olmaman için ne sebep var. kendine güvenmeye başla yeter. bazı şeyler zor elde edilir... bizim içinde çocuk sahibi olmak zor olanmış. ama zoru başardığımız hiç olmadı mı? sor kendine? bana benden başka çare yok, bunu kabullendim kendime geldim, sende önce bir silkelen. azmini içinde yeşert arkadaşım. umut olmadan bu iş olmazzzz. inanmadan olmaz... bak ben bu seferki denememden çok umutluyum. Nisan gibi ya da mart sonu gibi dördüncüyü deneyeceğim. ne kadar korkunç geliyor değilmi dördüncü.... sanki kırkıncı gibi.... ama burada 7-8-9 kere deneyenler var.... ve sonuçta mucizesine kavuşanlar........... birgün bende hamileyim arkadaşlar deyip, gelen tebrikleri kabul edicem. ilk defa yazımda gülen, coşan surat şekillerini kullanıcam...
neler yapıyorum kısaca bahsedeyim; bende endometriozis var, bu nedenle yumurtalarım kalitesiz oluyor ya da döllenmiyor.
Yemek alışkanlıklarımı değiştirdim, et (zaten çok az yerdim) ve çikolata yemiyorum. Bol bol yeşillik (salata yapıyorsan içinde yok yok olmalı), sebze ve meyve (ananası hayatıma soktum) tüketiyorum. Öğünlerimi geçiştirmiyorum, vücudumun ihtiyaçlarını almasını sağlıyorum. Yemeklerden sonra bir kaşık elma sirkesi içiyorum. Elma sirkesinin toksinlerden arındırdığını ve pek çok besinin değerini artırdığını öğrendim. Doktorumun önerisi üzerine DHEA kullanıyorum. Hergün Omega 3 alıyorum. Selenyum hapına başladım, folik asit ve Elevit almayı ihmal etmiyorum. C vitaminli besinleri bol bol alıyorum, Buğday şırası yapıp içiyorum, buğdayda çimlendirmeye başladım, hapıda varmış, yeni keşfettim. Tahin, pekmez kahvaltılarda artık hep var, Sabahları bal, tarçın, karanfil, çörekotu karışımından yiyorum.
özellikle antioksidan ağırlıklı besinlerden oluşan menüler hazırlıyorum. Üzüm çekirdeği ekstresinin hapını yutuyorum. (en güçlü antioksidan)
Hastalığımın nedenlerini niçinlerini araştırıyorum bu yönde yazılmış yazılardan faydalanıyorum. (sebep aynı ise onlarıda önerebilirim)
Hergün uzun yürüyüşler yapıyorum, beni kasan geren insanlardan uzak duruyorum, her çarşamba saat 15:00 seansına tiyatroya gidiyorum.
şuan hatırlayabildiklerim bu kadar...Soğan suyunu bende yapmıştım ama bende etkili olmadı, sende olabilir bünye meselesi. Ben şimdi soğanı ince ince kıyıp bol sumak ve zeytinyağı ile bol bol yiyorum. ağzı soğan kokan birine rastlarsan o benim.
En önemlisi düşüncelerimi bu yönde eğitmeye çalışıyorum. Bu sefer olacağına dair kendimi inandırmaya çalışıyorum. Bu nokta çok önemli bu nokta başlangıç noktası çünkü .. bu olmadan olmuyormuş bundan eminim artık. sevgiler