Kendi Hayatımı Hiç Kuramayacağım Kaygısı

jodiesaiden

Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
21 Ocak 2026
Mesajlar
365
Emoji Skoru
682
Puanlar
18
Merhaba. Uzun zamandır buraya dökülmek istiyorum, fazla uzatırsam affola.
26 yaşındayım, 6 yıla giden bir ilişkim var. İlişkimde mutluyum kendi aramızda bir sorunumuz yok. Üniversiteyi ailemizden farklı ama birlikte aynı şehirde okuduk. Bu sayede birbirimizi daha yakından tanıyıp daha çok şey paylaşabildik. Benim ailemse ilişkimi bilmiyor.
Ben de söylemek istemedim çünkü ailem bu tarz durumlarda kısıtlayıcıdır ve eğitimim tamamlanmadan tanışmak vs istemezlerdi. Hayatımda bir erkek olduğunu bilirlerse de üniversitede her adımımı daha çok sorgulayıp farklı şehirden de olsa daha sık kontrol etmeye çalışacaklardı. Açıkçası bunu istemedim çünkü üniversitede sorgu sual hissetmeden rahat olmak istedim.
Sevdiğim bölümü okudum ama istihdam az, atanmaya çalışıyorum. Önümüzdeki tüm ösym sınavlarını değerlendireceğim, part time işte çalışıyordum çıktım sınava kadar. Erkek arkadaşım da sınava girecek, şu an özel sektörde çalışıyor. Yüksek maaşı yok ama asgari üstü olduğu için bu işsizlik halinde buna da çokça şükür diyoruz.
Okuldan sonra ailelerimizin yanına döndük, sık görüşemiyoruz ve özlüyoruz. Evlilik meraklısı değilim ama uzun ve kendi aramızda ciddi bir ilişki olduğu için artık adım atalım istiyoruz. Ama beni kaygılandıran çok şey var. Öncelikle uzun ilişkiyi aileye söyleme aşaması nasıl olur hiç bilmiyorum, benim gibi yıllarca gizleyip söyleyen biri olmadı çevremde. Genelde en geç 1 yılda söylenmiş oldu. Bunu nasıl yapacağım konusunda çok gerginim ve suçlu hissediyorum.
Neyse, ben sevgilimden önce evlilik düşünen biri değildim. Çünkü çevremdeki örnekler çocukluğumdan beri beni etkileyip uzaklaştırmıştı. Karı-koca anlaşmazlıkları, erkeklerden sadece maddi sorumluluk beklenirken kadına yüklenen iyi ''karı'', iyi anne, iyi gelin gibi bitmek bilmeyen beklentiler ve hayatının son derece kısıtlı hale gelmesi, kaynana ter*rü vs.

Bu forumda da arada okuduğum şeylerin etkisi oluyor sanırım. Bu yüzden bir bakıma da adım atmaya korkuyorum. Aileler işin içine dahil olduğunda ilişkinin o güzelliği kaçıyor gibi hissediyorum. Ailelerimizin iyi anlaşmasını isterim tabii ki, benim için aile önemli bir değerdir. Çok şükür kendi ailemle de aramda bir sorun yok, imkanları doğrultusunda bana iyi bir hayat sunmaya çalıştılar, hep arkamda olduklarını da söylerler. Bazen sanki evlenmek isteyerek onlara ihanet edecekmiş gibi hissediyorum. Çünkü tek çocuğum ve onların da yaşı ilerliyor, zaten bazı kronik rahatsızlıkları var. Onlardan ayrı bir hayat sürme düşüncesi beni çok ağlatıyor. Ama bir yanım da aileden ayrılmak hayatın bir parçası, bu kadar drama queenlik yapma diyor. :cry:
Ben böyle her şeyi çok fazla ve detayına kadar düşünüp streslenen biriyim. Daha ortada evlilik adımı yokken bunları düşünüp stresleniyorum mesela ve bu herrr konuda böyle. Özellikle son günlerde her sabah 5te gözlerimi açıp stres ve kaygıyla yatakta kıvranıyorum (ailede yaşanan bazı şeyler, kpss, gelecek kaygısı ile).

Sanki kendi geleceğimi, hayatımı ve evimi hiçbir zaman kuramayacak gibiyim. Tek başıma eve çıkmak pek istediğim bir şey değil ama mecbur kalsam onu bile yapamam. Evlenmek çok zor geliyor, çocuk doğurmak hele benim için imkansız gibi bir şey bu devirde. Oysa 29-30 yaşımda anne olmak gibi bir hayalim vardı önceden. Hala vakit var tabii ki ama ben en az 3-4 yıl çocuksuz bir evlilik yaşamak istiyorum. İleri yaşta anne olan elbet var lafım asla buna değil ama ben ileri yaşta doğurmayı da pek istemiyorum. Bir yandan da çevreme ve sosyal medyaya bakıyorum. Benim yaşlarımda ya da benden daha küçük yaşta tabiri caizse patır patır evleniyorlar. Bu durumda kendimi yetersiz hissediyorum 'bir ben mi hayatımı kuracak seviyeye gelemedim' diye. Elde avuçta bir şey olmadan evlenen ve doğuranları görünce de şaşıp kalıyorum. Ben maddi güç oturtulmadan, manevi olarak hazır olmadan yapılan evliliklere karşıyım. Karşı olmasam zaten çoktan aileme söyler evlenmeye bakardım. Ama hala oturamayan şeyler var ve bu ülke halinde daha ne kadar zaman gerekli bilmiyorum. Bu belirsizlik beni her geçen gün yıpratıyor. Bazen sevgilime ''artık adım atalım ya da vazgeçelim'' diyesim geliyor. İlişkiyi bitirmek istediğimden değil, sadece bu belirsizlik içindeki kaygı ve stres beni yiyip bitirdikçe bu düşünceler aklıma geliyor. Sınava odaklanmaya çalışıyorum onda da artık çok zorlanmaya başladım. Yalnız olmadığımı biliyorum.
Öyle işte, umarım bu foruma hayatımdaki güzel gelişmeleri de yazmak nasip olur.
 
Anladığım kadarıyla şu an siz çalışmıyorsunuz, sevgiliniz asgarinin az üstü kazanıyor, aileler destek olmadan şu an evlilik olmaz zaten ciddi bir birikiminiz falan yoksa.

Sınav ne zaman bilmiyorum,inşallah ikiniz de kazanırsınız ama baktınız olmadı normal işlerde çalışıp yola devam yapacak bir şey yok.

Aileye de 6 yıllık ilişki artık söylenmeli bence, ıncığını cıncığını anlatmaya gerek yok üniversite bitmiş gitmiş artık çünkü.

Sevgilinizden önce de nasıl evlilik düşüneceksiniz ki zaten 19 yaşında , kaygılarınızın bazıları çok normal bazıları fazla abartılı.
 
Bence çocuk konusunu düşünmek için erken fikriniz değişebilir ayrıca 27 yaşında evlenip yine 3-4 sene çocuksuz gezebilirsiniz. Ben bi kaç ay sonra 33 olacağım ama maddi olarak henüz o seviyede görmediğim için kendimi şu an denemiyorum. Belki deneseniz de olmayacak belki evlilik o kadar keyifli gelecek ki çocuk istemeyeceksiniz. Şu anki durumu değerlendirmeniz gerekiyor. Evlilik için yaşınızın küçük olduğunu düşünmüyorum ama maddi olarak daha stabil bir durumda olmanız gerekiyor. Atanma ya da özel sektör neyse bi işe girmelisiniz. Evlenmeyi düşünüyorsanız da eş adayınızla ortak bi ikde arayış yapmalısınız sonra geçiş vs de her zaman kolay olmuyor. Evlilik süreci zaten maddi olarak zor bir de herkesin geride kötü gün için bi miktar parası olmalı bence. Ailenize bağlılık konusuna gelince de kuş yuvadan uçuyor illa bir gün :) belki onlar dayanamayıp sizin yaşadığınız yere göç ederler tek çocukmuşsunuz madem. Tavsiyem, adım adım ilerleyin önce iş, birikim, evlilik. Sonrasını sonra düşünürsünüz :)
 
Merhaba. Uzun zamandır buraya dökülmek istiyorum, fazla uzatırsam affola.
26 yaşındayım, 6 yıla giden bir ilişkim var. İlişkimde mutluyum kendi aramızda bir sorunumuz yok. Üniversiteyi ailemizden farklı ama birlikte aynı şehirde okuduk. Bu sayede birbirimizi daha yakından tanıyıp daha çok şey paylaşabildik. Benim ailemse ilişkimi bilmiyor.
Ben de söylemek istemedim çünkü ailem bu tarz durumlarda kısıtlayıcıdır ve eğitimim tamamlanmadan tanışmak vs istemezlerdi. Hayatımda bir erkek olduğunu bilirlerse de üniversitede her adımımı daha çok sorgulayıp farklı şehirden de olsa daha sık kontrol etmeye çalışacaklardı. Açıkçası bunu istemedim çünkü üniversitede sorgu sual hissetmeden rahat olmak istedim.
Sevdiğim bölümü okudum ama istihdam az, atanmaya çalışıyorum. Önümüzdeki tüm ösym sınavlarını değerlendireceğim, part time işte çalışıyordum çıktım sınava kadar. Erkek arkadaşım da sınava girecek, şu an özel sektörde çalışıyor. Yüksek maaşı yok ama asgari üstü olduğu için bu işsizlik halinde buna da çokça şükür diyoruz.
Okuldan sonra ailelerimizin yanına döndük, sık görüşemiyoruz ve özlüyoruz. Evlilik meraklısı değilim ama uzun ve kendi aramızda ciddi bir ilişki olduğu için artık adım atalım istiyoruz. Ama beni kaygılandıran çok şey var. Öncelikle uzun ilişkiyi aileye söyleme aşaması nasıl olur hiç bilmiyorum, benim gibi yıllarca gizleyip söyleyen biri olmadı çevremde. Genelde en geç 1 yılda söylenmiş oldu. Bunu nasıl yapacağım konusunda çok gerginim ve suçlu hissediyorum.
Neyse, ben sevgilimden önce evlilik düşünen biri değildim. Çünkü çevremdeki örnekler çocukluğumdan beri beni etkileyip uzaklaştırmıştı. Karı-koca anlaşmazlıkları, erkeklerden sadece maddi sorumluluk beklenirken kadına yüklenen iyi ''karı'', iyi anne, iyi gelin gibi bitmek bilmeyen beklentiler ve hayatının son derece kısıtlı hale gelmesi, kaynana ter*rü vs.

Bu forumda da arada okuduğum şeylerin etkisi oluyor sanırım. Bu yüzden bir bakıma da adım atmaya korkuyorum. Aileler işin içine dahil olduğunda ilişkinin o güzelliği kaçıyor gibi hissediyorum. Ailelerimizin iyi anlaşmasını isterim tabii ki, benim için aile önemli bir değerdir. Çok şükür kendi ailemle de aramda bir sorun yok, imkanları doğrultusunda bana iyi bir hayat sunmaya çalıştılar, hep arkamda olduklarını da söylerler. Bazen sanki evlenmek isteyerek onlara ihanet edecekmiş gibi hissediyorum. Çünkü tek çocuğum ve onların da yaşı ilerliyor, zaten bazı kronik rahatsızlıkları var. Onlardan ayrı bir hayat sürme düşüncesi beni çok ağlatıyor. Ama bir yanım da aileden ayrılmak hayatın bir parçası, bu kadar drama queenlik yapma diyor. :cry:
Ben böyle her şeyi çok fazla ve detayına kadar düşünüp streslenen biriyim. Daha ortada evlilik adımı yokken bunları düşünüp stresleniyorum mesela ve bu herrr konuda böyle. Özellikle son günlerde her sabah 5te gözlerimi açıp stres ve kaygıyla yatakta kıvranıyorum (ailede yaşanan bazı şeyler, kpss, gelecek kaygısı ile).

Sanki kendi geleceğimi, hayatımı ve evimi hiçbir zaman kuramayacak gibiyim. Tek başıma eve çıkmak pek istediğim bir şey değil ama mecbur kalsam onu bile yapamam. Evlenmek çok zor geliyor, çocuk doğurmak hele benim için imkansız gibi bir şey bu devirde. Oysa 29-30 yaşımda anne olmak gibi bir hayalim vardı önceden. Hala vakit var tabii ki ama ben en az 3-4 yıl çocuksuz bir evlilik yaşamak istiyorum. İleri yaşta anne olan elbet var lafım asla buna değil ama ben ileri yaşta doğurmayı da pek istemiyorum. Bir yandan da çevreme ve sosyal medyaya bakıyorum. Benim yaşlarımda ya da benden daha küçük yaşta tabiri caizse patır patır evleniyorlar. Bu durumda kendimi yetersiz hissediyorum 'bir ben mi hayatımı kuracak seviyeye gelemedim' diye. Elde avuçta bir şey olmadan evlenen ve doğuranları görünce de şaşıp kalıyorum. Ben maddi güç oturtulmadan, manevi olarak hazır olmadan yapılan evliliklere karşıyım. Karşı olmasam zaten çoktan aileme söyler evlenmeye bakardım. Ama hala oturamayan şeyler var ve bu ülke halinde daha ne kadar zaman gerekli bilmiyorum. Bu belirsizlik beni her geçen gün yıpratıyor. Bazen sevgilime ''artık adım atalım ya da vazgeçelim'' diyesim geliyor. İlişkiyi bitirmek istediğimden değil, sadece bu belirsizlik içindeki kaygı ve stres beni yiyip bitirdikçe bu düşünceler aklıma geliyor. Sınava odaklanmaya çalışıyorum onda da artık çok zorlanmaya başladım. Yalnız olmadığımı biliyorum.
Öyle işte, umarım bu foruma hayatımdaki güzel gelişmeleri de yazmak nasip olur.
Zaten şu an düşünmen gereken şey evlilik değil ki kendi ayaklarının üzerinde durmak

Tek gündemin sınav olmalıydı
 
Ben bir sorun göremiyorum
6 yılın 6 sını da detay vererek anlatmaya gerek yok
Okuldan birbirimizi bilirdik tanırdık diyip geçin
6 yıl önce bir öğrenci evinde ilk sevişmemizi yaşadık, işte o gece sevgili olduk diyecek haliniz yok
Yaşınız daha da büyüyünce göreceksiniz ki ailelere ne kadar az ayrıntı verilirse o kadar iyi olur

Tek sorun var; iş bul
Asgari ücretle de olsa, geçici de olsa çalış atanana kadar
 
Merhaba. Uzun zamandır buraya dökülmek istiyorum, fazla uzatırsam affola.
26 yaşındayım, 6 yıla giden bir ilişkim var. İlişkimde mutluyum kendi aramızda bir sorunumuz yok. Üniversiteyi ailemizden farklı ama birlikte aynı şehirde okuduk. Bu sayede birbirimizi daha yakından tanıyıp daha çok şey paylaşabildik. Benim ailemse ilişkimi bilmiyor.
Ben de söylemek istemedim çünkü ailem bu tarz durumlarda kısıtlayıcıdır ve eğitimim tamamlanmadan tanışmak vs istemezlerdi. Hayatımda bir erkek olduğunu bilirlerse de üniversitede her adımımı daha çok sorgulayıp farklı şehirden de olsa daha sık kontrol etmeye çalışacaklardı. Açıkçası bunu istemedim çünkü üniversitede sorgu sual hissetmeden rahat olmak istedim.
Sevdiğim bölümü okudum ama istihdam az, atanmaya çalışıyorum. Önümüzdeki tüm ösym sınavlarını değerlendireceğim, part time işte çalışıyordum çıktım sınava kadar. Erkek arkadaşım da sınava girecek, şu an özel sektörde çalışıyor. Yüksek maaşı yok ama asgari üstü olduğu için bu işsizlik halinde buna da çokça şükür diyoruz.
Okuldan sonra ailelerimizin yanına döndük, sık görüşemiyoruz ve özlüyoruz. Evlilik meraklısı değilim ama uzun ve kendi aramızda ciddi bir ilişki olduğu için artık adım atalım istiyoruz. Ama beni kaygılandıran çok şey var. Öncelikle uzun ilişkiyi aileye söyleme aşaması nasıl olur hiç bilmiyorum, benim gibi yıllarca gizleyip söyleyen biri olmadı çevremde. Genelde en geç 1 yılda söylenmiş oldu. Bunu nasıl yapacağım konusunda çok gerginim ve suçlu hissediyorum.
Neyse, ben sevgilimden önce evlilik düşünen biri değildim. Çünkü çevremdeki örnekler çocukluğumdan beri beni etkileyip uzaklaştırmıştı. Karı-koca anlaşmazlıkları, erkeklerden sadece maddi sorumluluk beklenirken kadına yüklenen iyi ''karı'', iyi anne, iyi gelin gibi bitmek bilmeyen beklentiler ve hayatının son derece kısıtlı hale gelmesi, kaynana ter*rü vs.

Bu forumda da arada okuduğum şeylerin etkisi oluyor sanırım. Bu yüzden bir bakıma da adım atmaya korkuyorum. Aileler işin içine dahil olduğunda ilişkinin o güzelliği kaçıyor gibi hissediyorum. Ailelerimizin iyi anlaşmasını isterim tabii ki, benim için aile önemli bir değerdir. Çok şükür kendi ailemle de aramda bir sorun yok, imkanları doğrultusunda bana iyi bir hayat sunmaya çalıştılar, hep arkamda olduklarını da söylerler. Bazen sanki evlenmek isteyerek onlara ihanet edecekmiş gibi hissediyorum. Çünkü tek çocuğum ve onların da yaşı ilerliyor, zaten bazı kronik rahatsızlıkları var. Onlardan ayrı bir hayat sürme düşüncesi beni çok ağlatıyor. Ama bir yanım da aileden ayrılmak hayatın bir parçası, bu kadar drama queenlik yapma diyor. :cry:
Ben böyle her şeyi çok fazla ve detayına kadar düşünüp streslenen biriyim. Daha ortada evlilik adımı yokken bunları düşünüp stresleniyorum mesela ve bu herrr konuda böyle. Özellikle son günlerde her sabah 5te gözlerimi açıp stres ve kaygıyla yatakta kıvranıyorum (ailede yaşanan bazı şeyler, kpss, gelecek kaygısı ile).

Sanki kendi geleceğimi, hayatımı ve evimi hiçbir zaman kuramayacak gibiyim. Tek başıma eve çıkmak pek istediğim bir şey değil ama mecbur kalsam onu bile yapamam. Evlenmek çok zor geliyor, çocuk doğurmak hele benim için imkansız gibi bir şey bu devirde. Oysa 29-30 yaşımda anne olmak gibi bir hayalim vardı önceden. Hala vakit var tabii ki ama ben en az 3-4 yıl çocuksuz bir evlilik yaşamak istiyorum. İleri yaşta anne olan elbet var lafım asla buna değil ama ben ileri yaşta doğurmayı da pek istemiyorum. Bir yandan da çevreme ve sosyal medyaya bakıyorum. Benim yaşlarımda ya da benden daha küçük yaşta tabiri caizse patır patır evleniyorlar. Bu durumda kendimi yetersiz hissediyorum 'bir ben mi hayatımı kuracak seviyeye gelemedim' diye. Elde avuçta bir şey olmadan evlenen ve doğuranları görünce de şaşıp kalıyorum. Ben maddi güç oturtulmadan, manevi olarak hazır olmadan yapılan evliliklere karşıyım. Karşı olmasam zaten çoktan aileme söyler evlenmeye bakardım. Ama hala oturamayan şeyler var ve bu ülke halinde daha ne kadar zaman gerekli bilmiyorum. Bu belirsizlik beni her geçen gün yıpratıyor. Bazen sevgilime ''artık adım atalım ya da vazgeçelim'' diyesim geliyor. İlişkiyi bitirmek istediğimden değil, sadece bu belirsizlik içindeki kaygı ve stres beni yiyip bitirdikçe bu düşünceler aklıma geliyor. Sınava odaklanmaya çalışıyorum onda da artık çok zorlanmaya başladım. Yalnız olmadığımı biliyorum.
Öyle işte, umarım bu foruma hayatımdaki güzel gelişmeleri de yazmak nasip olur.
Merhaba, sizi çok iyi anlıyorum. Kaygılarınız çok çok yerinde. Evlenince ne yazık ki bir süre sonra gerçekten de tadı kaçıyor. Ailelerden kaynaklı ama kesinlikle. Ama sevdiğiniz insanla bir ömür geçirmek güzel bir şey.
Tavsiyem şu ki elbette hayal kurmak güzel ama o rakamlar geçrekten hiç tutmuyor. Ben de hep böyle şu yaşımda evlenirim, 3 yıl evliliğin tadını çıkarayım, sonra şu yaşımda çocuk yapayım diye planlardım.
Düşündüğüm yaştan 2 yıl sonra evlendim. 3 yıl sonra çocuk yapmak yerine yurtdışına hiç aklımızda yokken taşınma isteği geldi. Hedefler hayaller hayat başka şekilde aktı. Dediğiniz gibi kaygılar devam ediyor bir düzen otursun çocuk yapalım diyoruz. 3 yıl sonra yapıcaktım güya 6 yıl oldu hala düzen istediğimiz seviyeye gelemedi.

Artık benim kararım şu ki, hayatın ne getireceğini bilemiyoruz. Planlar hesaplar tutmuyor. Hedefler hayallar değişkenlik gösterebiliyor. Bu nedenle baskı hissetmeyin geç kalıyoruz diye. Biz de çok yaptık bunu kendimize. Hiçbir yararı yok tam tersı stres en sonunda sağlık problemleri çıkarıyor.
Şartlar daha iyi olsun tabi ki ona lafım yok ama geç kalıyorum diye düşünmeyin, veya her şeyin dört dörtlük düzelmesini de beklemeyin. Arada bir dengede ilerleyin derim.

Tek çocuk olarak aileniz siz mutlu oldukça mutlu da olacaktır eminim. Ama onları hiçbir zaman ihmal etmeyin.

Kuzenim de sizin gibi uzun yıllar söylemedi evleneceği zaman söyledi. Dayım öğrendiğinde sen nasıl sevgilin varken okul kazandım okul okudun. Diye kızı tebrik etti şaşırdı. Yani evlilik konusu açılınca bence aileler de eskisi gibi katı olmuyor aksine bekliyorlar istiyorlar zaten. :)
 
Yahu ailene söylerken illa 6 sene demen mi gerekmiyor ki, arkadaşlık ettik vs de 6 senedir arkadaştık iyi tanıdım sonra sevgili olduk şeklinde girebilirsin konuya.
Tek çocuk kısmında tam tersi bence tek çocuklu aileler için çocuğunun evlenmesi yuvası düzeni olması çok çocuklu aileye göre daha rahatlatıcı, senin endişelerini onlarda duyuyodur bi ailesi olsun düzeni olsun diye isterler bu konuda hiiç takılma.
İş güç oturtun biraz aile yanındayken kenara para koymaya başlayın söz nişan diye tüm adımları yaparsınız, bu aşamalarda ödemeleri vs halledersiniz. Adım adım gidin önce sınav-iş sonrada sonrası
 
Kendi hayatınızı kurmak için tek odaklanmanız gereken şey iş. Bireysel özgürlüğünüz olmadan, evlilik-çocuk düşünmek yapacağınız en büyük hata olur.
Ben 29 yaşımda evlendim 34 yaşımda çocuk doğurdum. Yine olsa aynısını yaparım. Çünkü o yaşa kadar gezdim tozdum, mesleğimde belli bir konuma geldim. Şu saatten sonra tek bir insana maddi bağımlılığım yok bu yüzden de evli olsam bile hayatımı istediğim gibi yaşama özgürlüğüm var.
 
Şimdiye kadar kendiniz gecinmediniz part time çalışmış olsanız bile ailenin tabiki hakkınız olan eğitimi karşılaması gerekti.Simdiden sonra bittabiki evlenirseniz eşit sorumluluk ev çalışma hayatı faturalar belli aile kalıplarından oluşan bir hayat içinde o tatlı üniversite aşkı az sorumluluk gibi bir seçenek olmayacak . Doğal olarak eşin iş durumu gerginliği aile hayat faktörleri evlilik ile genişleyen çevrede herşeyin sınırlarını yeniden çizmek gerekecek.Tabi bunların yanında erken yaşta başlayan ve şimdiye kadar aynı doğrultuda giden bu ilişkiden de emin olmak gerekecek.Çünkü belki bunu karsilastirabileceginiz başka bir tecrübe de yok elinizde . Kıyas yoksa çok göz açılmadan birşeylere karar verildiyse bir soru gerekir .Soru eminmiyiz ? Soru budur .Bunun cevabı aşk sevgi ile değil sadece her yönüyle cevaplanması.Kizinca nasıl oluyorsunuz küsünce nasıl oluyorsunuz görüşler fikirler sevilenler yakinmi ? Bakın kötü alışkanlık sadakat yok vicdan bunları yazmadım bile .Sorunun cevabı karşılıklı çok yanitli olabilir yüzde doksan beklentilerde netlik uyum varsa birarada sadece gezmek keyif değilde herşey de evet varsa niye iyi olmasın.Sadece bir noktada şunu bilin insan zorunluluk ket tahammül için değil gezip tozup çalışıp uyumla mutlu değerli olmak için birini yasamina almalı .Yoksa o yol yürünmez.Onun adı evlilik değil onun adı çuvallamak.Bunun dışında tabiki iyi olur niye olmasın.Ailenize söylemek ise en kolayı yaşadığınız gibi utanmadan ve kendini gizleme den bu yapmanız gereken .Sonuçta yüz kızartıcı birşey itirafı degilki bu .
 
Anladığım kadarıyla şu an siz çalışmıyorsunuz, sevgiliniz asgarinin az üstü kazanıyor, aileler destek olmadan şu an evlilik olmaz zaten ciddi bir birikiminiz falan yoksa.

Sınav ne zaman bilmiyorum,inşallah ikiniz de kazanırsınız ama baktınız olmadı normal işlerde çalışıp yola devam yapacak bir şey yok.

Aileye de 6 yıllık ilişki artık söylenmeli bence, ıncığını cıncığını anlatmaya gerek yok üniversite bitmiş gitmiş artık çünkü.

Sevgilinizden önce de nasıl evlilik düşüneceksiniz ki zaten 19 yaşında , kaygılarınızın bazıları çok normal bazıları fazla abartılı.
Güzel duanız için teşekkür ederim. Haklısınız 19 yaşında evlilik düşünülemez aslında kastettiğim şuydu çocukluktan beri çevremdeki sorunlu evliliklere maruz kaldığımdan 14-15 yaşımdan beri ''asla evlenmem, evlilik bir kadın için saçma ve gereksiz'' kafasındaydım:KK31:
 
Bence çocuk konusunu düşünmek için erken fikriniz değişebilir ayrıca 27 yaşında evlenip yine 3-4 sene çocuksuz gezebilirsiniz. Ben bi kaç ay sonra 33 olacağım ama maddi olarak henüz o seviyede görmediğim için kendimi şu an denemiyorum. Belki deneseniz de olmayacak belki evlilik o kadar keyifli gelecek ki çocuk istemeyeceksiniz. Şu anki durumu değerlendirmeniz gerekiyor. Evlilik için yaşınızın küçük olduğunu düşünmüyorum ama maddi olarak daha stabil bir durumda olmanız gerekiyor. Atanma ya da özel sektör neyse bi işe girmelisiniz. Evlenmeyi düşünüyorsanız da eş adayınızla ortak bi ikde arayış yapmalısınız sonra geçiş vs de her zaman kolay olmuyor. Evlilik süreci zaten maddi olarak zor bir de herkesin geride kötü gün için bi miktar parası olmalı bence. Ailenize bağlılık konusuna gelince de kuş yuvadan uçuyor illa bir gün :) belki onlar dayanamayıp sizin yaşadığınız yere göç ederler tek çocukmuşsunuz madem. Tavsiyem, adım adım ilerleyin önce iş, birikim, evlilik. Sonrasını sonra düşünürsünüz :)
Hayatımızı nasıl kuracağız, aynı şehirde iş bulur muyuz, atanır mıyız gibi konular beni aşırı streslendiriyor. Şu an yaşadığımız şehirde yaşamak istemiyoruz ve ikimizin de aklındaki şehirler tamamen aynı. Ama dediğiniz gibi aynı şehirde arayış ve geçiş süreçleri kolay olmayabilir...
Nereye gidersem gideyim ailemi de aynı şehrin farklı mahallesinde görmek istiyorum o kadar hayalim olan bi noktaya dokundunuz ki, inşallah:KK200:
 
Zaten şu an düşünmen gereken şey evlilik değil ki kendi ayaklarının üzerinde durmak

Tek gündemin sınav olmalıydı
Tabii ki öyle olmalı haklısınız, sadece aşırı düşünüp streslenen yapım buna müsaade etmiyor, erkek arkadaşım her ne kadar rahatlatmaya ve yönümü sınava çevirmeye çalışsa da aklım karmakarışık :(
 
Merhaba, sizi çok iyi anlıyorum. Kaygılarınız çok çok yerinde. Evlenince ne yazık ki bir süre sonra gerçekten de tadı kaçıyor. Ailelerden kaynaklı ama kesinlikle. Ama sevdiğiniz insanla bir ömür geçirmek güzel bir şey.
Tavsiyem şu ki elbette hayal kurmak güzel ama o rakamlar geçrekten hiç tutmuyor. Ben de hep böyle şu yaşımda evlenirim, 3 yıl evliliğin tadını çıkarayım, sonra şu yaşımda çocuk yapayım diye planlardım.
Düşündüğüm yaştan 2 yıl sonra evlendim. 3 yıl sonra çocuk yapmak yerine yurtdışına hiç aklımızda yokken taşınma isteği geldi. Hedefler hayaller hayat başka şekilde aktı. Dediğiniz gibi kaygılar devam ediyor bir düzen otursun çocuk yapalım diyoruz. 3 yıl sonra yapıcaktım güya 6 yıl oldu hala düzen istediğimiz seviyeye gelemedi.

Artık benim kararım şu ki, hayatın ne getireceğini bilemiyoruz. Planlar hesaplar tutmuyor. Hedefler hayallar değişkenlik gösterebiliyor. Bu nedenle baskı hissetmeyin geç kalıyoruz diye. Biz de çok yaptık bunu kendimize. Hiçbir yararı yok tam tersı stres en sonunda sağlık problemleri çıkarıyor.
Şartlar daha iyi olsun tabi ki ona lafım yok ama geç kalıyorum diye düşünmeyin, veya her şeyin dört dörtlük düzelmesini de beklemeyin. Arada bir dengede ilerleyin derim.

Tek çocuk olarak aileniz siz mutlu oldukça mutlu da olacaktır eminim. Ama onları hiçbir zaman ihmal etmeyin.

Kuzenim de sizin gibi uzun yıllar söylemedi evleneceği zaman söyledi. Dayım öğrendiğinde sen nasıl sevgilin varken okul kazandım okul okudun. Diye kızı tebrik etti şaşırdı. Yani evlilik konusu açılınca bence aileler de eskisi gibi katı olmuyor aksine bekliyorlar istiyorlar zaten. :)
Kul plan yaparken kader gülermiş sözü sık sık aklıma geliyor. Dediğiniz gibi o dengeyi bulabilmek önemli, ben henüz bulamadım ve hayatta her şey planladığım gibi olsun gitsin istiyorum. Ama öyle olmama ihtimalini de hep göz önünde bulunduruyorum, bu da beni daha çok streslendiriyor maalesef ve dediğiniz gibi vücut alarm vermeye başlıyor sağlık yönünden.
Kuzeniniz adına da çok sevindim, dilerim ki sizin de hayatınız istediğiniz noktalarda ilerler :KK200:
 
Kul plan yaparken kader gülermiş sözü sık sık aklıma geliyor. Dediğiniz gibi o dengeyi bulabilmek önemli, ben henüz bulamadım ve hayatta her şey planladığım gibi olsun gitsin istiyorum. Ama öyle olmama ihtimalini de hep göz önünde bulunduruyorum, bu da beni daha çok streslendiriyor maalesef ve dediğiniz gibi vücut alarm vermeye başlıyor sağlık yönünden.
Kuzeniniz adına da çok sevindim, dilerim ki sizin de hayatınız istediğiniz noktalarda ilerler :KK200:
Çokda doğru yapiyorsunuz kader gülmez niye gülsün .Bir yola giderken bile konum açıyoruz hadi yol nereye giderse demiyoruz para biriktirirken hangi banka şu banka bu banka bakıyoruz bakla falı acmiyoruz .Stress olacak birşey yok doğru yoldasınız o yola kanadını açıp rüzgarı yüksekliği hesaplamadan uçakların düşmesi sert oluyor
Paraşüt dediğin akıl ve plandır .Siz genede böyle devam edin bence iyisi bu
 
Güzel duanız için teşekkür ederim. Haklısınız 19 yaşında evlilik düşünülemez aslında kastettiğim şuydu çocukluktan beri çevremdeki sorunlu evliliklere maruz kaldığımdan 14-15 yaşımdan beri ''asla evlenmem, evlilik bir kadın için saçma ve gereksiz'' kafasındaydım:KK31:
Ohoo biz ne o kafalardan gördük.insanların yüzde 99'u yapıyor bu işi işte er geç.
 
altı yıllık bir ilişki sence de artık söylenmek için ne kadar daha beklenilmeli? Büyümenin bir adımı değil mi yani artık kendi kararlarını alma fikri geldi bence canım. İlişkinin süresini söylemene gerek yok uzun süredir arkadaşız deyip geçiştirirsin. Evliliğe hazır hissetmiyorsan eğer o apayrı bir konu
 
Siz bu kaygılı yapıyla 6 yıl nasıl ilişkiyi sürdürebildiniz. Çünkü kaygılı insanlar ya kendi kaygılarından ilişkiyi btiriyor ya da adamlar artık tahsmmül edemeyip terkediyor. Tebrik ederim sizi.
 
Back
X