- Katılım
- 21 Ocak 2026
- Mesajlar
- 365
- Emoji Skoru
- 682
- Puanlar
- 18
- Konu Sahibi jodiesaiden
- #1
Merhaba. Uzun zamandır buraya dökülmek istiyorum, fazla uzatırsam affola.
26 yaşındayım, 6 yıla giden bir ilişkim var. İlişkimde mutluyum kendi aramızda bir sorunumuz yok. Üniversiteyi ailemizden farklı ama birlikte aynı şehirde okuduk. Bu sayede birbirimizi daha yakından tanıyıp daha çok şey paylaşabildik. Benim ailemse ilişkimi bilmiyor.
Ben de söylemek istemedim çünkü ailem bu tarz durumlarda kısıtlayıcıdır ve eğitimim tamamlanmadan tanışmak vs istemezlerdi. Hayatımda bir erkek olduğunu bilirlerse de üniversitede her adımımı daha çok sorgulayıp farklı şehirden de olsa daha sık kontrol etmeye çalışacaklardı. Açıkçası bunu istemedim çünkü üniversitede sorgu sual hissetmeden rahat olmak istedim.
Sevdiğim bölümü okudum ama istihdam az, atanmaya çalışıyorum. Önümüzdeki tüm ösym sınavlarını değerlendireceğim, part time işte çalışıyordum çıktım sınava kadar. Erkek arkadaşım da sınava girecek, şu an özel sektörde çalışıyor. Yüksek maaşı yok ama asgari üstü olduğu için bu işsizlik halinde buna da çokça şükür diyoruz.
Okuldan sonra ailelerimizin yanına döndük, sık görüşemiyoruz ve özlüyoruz. Evlilik meraklısı değilim ama uzun ve kendi aramızda ciddi bir ilişki olduğu için artık adım atalım istiyoruz. Ama beni kaygılandıran çok şey var. Öncelikle uzun ilişkiyi aileye söyleme aşaması nasıl olur hiç bilmiyorum, benim gibi yıllarca gizleyip söyleyen biri olmadı çevremde. Genelde en geç 1 yılda söylenmiş oldu. Bunu nasıl yapacağım konusunda çok gerginim ve suçlu hissediyorum.
Neyse, ben sevgilimden önce evlilik düşünen biri değildim. Çünkü çevremdeki örnekler çocukluğumdan beri beni etkileyip uzaklaştırmıştı. Karı-koca anlaşmazlıkları, erkeklerden sadece maddi sorumluluk beklenirken kadına yüklenen iyi ''karı'', iyi anne, iyi gelin gibi bitmek bilmeyen beklentiler ve hayatının son derece kısıtlı hale gelmesi, kaynana ter*rü vs.
Bu forumda da arada okuduğum şeylerin etkisi oluyor sanırım. Bu yüzden bir bakıma da adım atmaya korkuyorum. Aileler işin içine dahil olduğunda ilişkinin o güzelliği kaçıyor gibi hissediyorum. Ailelerimizin iyi anlaşmasını isterim tabii ki, benim için aile önemli bir değerdir. Çok şükür kendi ailemle de aramda bir sorun yok, imkanları doğrultusunda bana iyi bir hayat sunmaya çalıştılar, hep arkamda olduklarını da söylerler. Bazen sanki evlenmek isteyerek onlara ihanet edecekmiş gibi hissediyorum. Çünkü tek çocuğum ve onların da yaşı ilerliyor, zaten bazı kronik rahatsızlıkları var. Onlardan ayrı bir hayat sürme düşüncesi beni çok ağlatıyor. Ama bir yanım da aileden ayrılmak hayatın bir parçası, bu kadar drama queenlik yapma diyor.
Ben böyle her şeyi çok fazla ve detayına kadar düşünüp streslenen biriyim. Daha ortada evlilik adımı yokken bunları düşünüp stresleniyorum mesela ve bu herrr konuda böyle. Özellikle son günlerde her sabah 5te gözlerimi açıp stres ve kaygıyla yatakta kıvranıyorum (ailede yaşanan bazı şeyler, kpss, gelecek kaygısı ile).
Sanki kendi geleceğimi, hayatımı ve evimi hiçbir zaman kuramayacak gibiyim. Tek başıma eve çıkmak pek istediğim bir şey değil ama mecbur kalsam onu bile yapamam. Evlenmek çok zor geliyor, çocuk doğurmak hele benim için imkansız gibi bir şey bu devirde. Oysa 29-30 yaşımda anne olmak gibi bir hayalim vardı önceden. Hala vakit var tabii ki ama ben en az 3-4 yıl çocuksuz bir evlilik yaşamak istiyorum. İleri yaşta anne olan elbet var lafım asla buna değil ama ben ileri yaşta doğurmayı da pek istemiyorum. Bir yandan da çevreme ve sosyal medyaya bakıyorum. Benim yaşlarımda ya da benden daha küçük yaşta tabiri caizse patır patır evleniyorlar. Bu durumda kendimi yetersiz hissediyorum 'bir ben mi hayatımı kuracak seviyeye gelemedim' diye. Elde avuçta bir şey olmadan evlenen ve doğuranları görünce de şaşıp kalıyorum. Ben maddi güç oturtulmadan, manevi olarak hazır olmadan yapılan evliliklere karşıyım. Karşı olmasam zaten çoktan aileme söyler evlenmeye bakardım. Ama hala oturamayan şeyler var ve bu ülke halinde daha ne kadar zaman gerekli bilmiyorum. Bu belirsizlik beni her geçen gün yıpratıyor. Bazen sevgilime ''artık adım atalım ya da vazgeçelim'' diyesim geliyor. İlişkiyi bitirmek istediğimden değil, sadece bu belirsizlik içindeki kaygı ve stres beni yiyip bitirdikçe bu düşünceler aklıma geliyor. Sınava odaklanmaya çalışıyorum onda da artık çok zorlanmaya başladım. Yalnız olmadığımı biliyorum.
Öyle işte, umarım bu foruma hayatımdaki güzel gelişmeleri de yazmak nasip olur.
26 yaşındayım, 6 yıla giden bir ilişkim var. İlişkimde mutluyum kendi aramızda bir sorunumuz yok. Üniversiteyi ailemizden farklı ama birlikte aynı şehirde okuduk. Bu sayede birbirimizi daha yakından tanıyıp daha çok şey paylaşabildik. Benim ailemse ilişkimi bilmiyor.
Ben de söylemek istemedim çünkü ailem bu tarz durumlarda kısıtlayıcıdır ve eğitimim tamamlanmadan tanışmak vs istemezlerdi. Hayatımda bir erkek olduğunu bilirlerse de üniversitede her adımımı daha çok sorgulayıp farklı şehirden de olsa daha sık kontrol etmeye çalışacaklardı. Açıkçası bunu istemedim çünkü üniversitede sorgu sual hissetmeden rahat olmak istedim.
Sevdiğim bölümü okudum ama istihdam az, atanmaya çalışıyorum. Önümüzdeki tüm ösym sınavlarını değerlendireceğim, part time işte çalışıyordum çıktım sınava kadar. Erkek arkadaşım da sınava girecek, şu an özel sektörde çalışıyor. Yüksek maaşı yok ama asgari üstü olduğu için bu işsizlik halinde buna da çokça şükür diyoruz.
Okuldan sonra ailelerimizin yanına döndük, sık görüşemiyoruz ve özlüyoruz. Evlilik meraklısı değilim ama uzun ve kendi aramızda ciddi bir ilişki olduğu için artık adım atalım istiyoruz. Ama beni kaygılandıran çok şey var. Öncelikle uzun ilişkiyi aileye söyleme aşaması nasıl olur hiç bilmiyorum, benim gibi yıllarca gizleyip söyleyen biri olmadı çevremde. Genelde en geç 1 yılda söylenmiş oldu. Bunu nasıl yapacağım konusunda çok gerginim ve suçlu hissediyorum.
Neyse, ben sevgilimden önce evlilik düşünen biri değildim. Çünkü çevremdeki örnekler çocukluğumdan beri beni etkileyip uzaklaştırmıştı. Karı-koca anlaşmazlıkları, erkeklerden sadece maddi sorumluluk beklenirken kadına yüklenen iyi ''karı'', iyi anne, iyi gelin gibi bitmek bilmeyen beklentiler ve hayatının son derece kısıtlı hale gelmesi, kaynana ter*rü vs.
Bu forumda da arada okuduğum şeylerin etkisi oluyor sanırım. Bu yüzden bir bakıma da adım atmaya korkuyorum. Aileler işin içine dahil olduğunda ilişkinin o güzelliği kaçıyor gibi hissediyorum. Ailelerimizin iyi anlaşmasını isterim tabii ki, benim için aile önemli bir değerdir. Çok şükür kendi ailemle de aramda bir sorun yok, imkanları doğrultusunda bana iyi bir hayat sunmaya çalıştılar, hep arkamda olduklarını da söylerler. Bazen sanki evlenmek isteyerek onlara ihanet edecekmiş gibi hissediyorum. Çünkü tek çocuğum ve onların da yaşı ilerliyor, zaten bazı kronik rahatsızlıkları var. Onlardan ayrı bir hayat sürme düşüncesi beni çok ağlatıyor. Ama bir yanım da aileden ayrılmak hayatın bir parçası, bu kadar drama queenlik yapma diyor.
Ben böyle her şeyi çok fazla ve detayına kadar düşünüp streslenen biriyim. Daha ortada evlilik adımı yokken bunları düşünüp stresleniyorum mesela ve bu herrr konuda böyle. Özellikle son günlerde her sabah 5te gözlerimi açıp stres ve kaygıyla yatakta kıvranıyorum (ailede yaşanan bazı şeyler, kpss, gelecek kaygısı ile).
Sanki kendi geleceğimi, hayatımı ve evimi hiçbir zaman kuramayacak gibiyim. Tek başıma eve çıkmak pek istediğim bir şey değil ama mecbur kalsam onu bile yapamam. Evlenmek çok zor geliyor, çocuk doğurmak hele benim için imkansız gibi bir şey bu devirde. Oysa 29-30 yaşımda anne olmak gibi bir hayalim vardı önceden. Hala vakit var tabii ki ama ben en az 3-4 yıl çocuksuz bir evlilik yaşamak istiyorum. İleri yaşta anne olan elbet var lafım asla buna değil ama ben ileri yaşta doğurmayı da pek istemiyorum. Bir yandan da çevreme ve sosyal medyaya bakıyorum. Benim yaşlarımda ya da benden daha küçük yaşta tabiri caizse patır patır evleniyorlar. Bu durumda kendimi yetersiz hissediyorum 'bir ben mi hayatımı kuracak seviyeye gelemedim' diye. Elde avuçta bir şey olmadan evlenen ve doğuranları görünce de şaşıp kalıyorum. Ben maddi güç oturtulmadan, manevi olarak hazır olmadan yapılan evliliklere karşıyım. Karşı olmasam zaten çoktan aileme söyler evlenmeye bakardım. Ama hala oturamayan şeyler var ve bu ülke halinde daha ne kadar zaman gerekli bilmiyorum. Bu belirsizlik beni her geçen gün yıpratıyor. Bazen sevgilime ''artık adım atalım ya da vazgeçelim'' diyesim geliyor. İlişkiyi bitirmek istediğimden değil, sadece bu belirsizlik içindeki kaygı ve stres beni yiyip bitirdikçe bu düşünceler aklıma geliyor. Sınava odaklanmaya çalışıyorum onda da artık çok zorlanmaya başladım. Yalnız olmadığımı biliyorum.
Öyle işte, umarım bu foruma hayatımdaki güzel gelişmeleri de yazmak nasip olur.