sizin yaşlarda insan çok daha fazla kıyas yapıyor, kim kaç maaşla işe gitmiş kim mezun olduktan kaç sene sonra evlenmiş bunlar o yaşlarda zaten hayattaki en büyük mesele
kıyas toksik bişey ama yine de anlaşılır
çalışmayan adamdan bunalmanız kendinizi iyice sıkışmış hissedip "ben hak etmiyor muyum" demeniz de anlaşılır
ama
kıyasladığınız da 20'li yaşlarda pırlanta yüzükler filan...
yani çalışan, düzgün bir kariyeri olan, borcu harcı olmayan, ufku vizyonu olan bir adam yetmiyor mu?
üstelik elinizde "yavrum euro pahalı ? -wtf! seneye ucuzlayacak mıymış?-- diyen bir adam varken?
kıyasın da sonu yok. zenginliğin de dibi yok. olayınız pırlanta ise gerçekten zaten çok yanlış yerdesiniz. o yüzden aşırı saçma bu durum. kriteriniz d.gününde pırlanta alacak adamsa sizin bu adamla zaten hiç ama hiç başlamamış olmanız lazımdı.
işi de olsa ne olacak 50 bin maaşlı adam 30bine pırlanta alıp ayı aç mı geçirecek? d.gününe pırlanta aldı daha bunun yılbaşı var, lüks tatili var gezmesi var. kirasını faturasını saymıyorum. bunlar 40-50 bin maaşlarla olacak şeyler değil. böyle standart maaşlı adam değil aileden zengin, ticaret yapan ya da mali müşavir, uzman doktor, sayılı bir avukat vs. olması lazım.
dahası "en sevilen benim ona eminim" deyip duruyorsunuz. adamın ettiğini söylediğinz hiçbir laftan bi' sevgi pırıltısı gelmior. çok bomboş kalas bir herif bence yani. sizi bu sevgiye inandıran ne oldu ben anlamadım.
en önemlisi de şu:
adamı seveyim, boyuna posuna bayılayım, o da beni sevsin, karakteri huyu eğitimi uysun, çok güzel
işte neyi uymuyor gayreti, kariyeri. ben yonta yonta onu istediğim kıvama getireyim
valla istediğin kadar uğraş. taşıma suyla değirmen dönmüyor. iş-kariyeri iyi olup karakterinde huyunda sıkıntı olan da yontulmuyor böylesi de düzelmiyor itip kakmayla.
"sevdiğimi istediğim kıvama getireyim" diye bir opsiyon yok. bulabiliryorsan istediğin gibi hazır olmuşunu bulacaksın. yok bulamıyorsun ya yalnız kalacaksın, ya bulduğununa razı olacaksın. kadınlar boşa hayal kuruyor 3. bir alternatif yok yani.
bu bekaret lafını anmak istemiyorum, gözünüzü seveyim böyle lafları kendinize layık görmeyin. ne kadar avam.