- Katılım
- 23 Nisan 2021
- Mesajlar
- 4.080
- Emoji Skoru
- 7.866
- Puanlar
- 158
Ahahhajja ayni nicki okuyup kendi kendime şöfer şöfeerr derken bu yorumu görmemKonudan bağımsız olarakismini okuyunca kulaklarımda Şöföörrr şöförrr sesleri yankılandı
Kesinlikle çok takdir ettim. Helal olsun işleri rast gitsin ayağına taş değmesin enişte beyinYalnız eşinize helal olsun. Kendi aklıyla hareket edebilen bi erkek çok nadirdir.
Yıllarca emek etmiş de çocuk büyütmüş de şimdi terk ediyormuş onu da. Hatta iş o kadar çirkinleşti ki en son, beni aradı yine ağlıyor bir gün, erkek evlat böyledir işte, senin de oğlun var karıyı bulunca anayı kenara iterler, yıllarca onu büyütmek için yaptığım masraflar ve emeklerimi versin de gitsin, benim genç kızlığımı versin de gitsin daha neler neler
Konu başlığına binaen; Körün istediği bir göz misali, küsmesi daha iyi olmamış mı?5 senelik evliyim, 1 yaşında oğlum var. Eşimin bir tek abisi var ve onlar da bizimle aynı muhitte oturuyor, eltimi de eşimin abisini de çok severim, haddini bilen ve seviyeli insanlar. Şimdi sorun şu ki kayınvalidem iki oğluna da gerçek anlamda aşık durumda, maddi bütün imkanlarını asla esirgemez, neyi varsa oğullarınındır ve bizden de esirgemez. Ama bu durum git gide şöyle bir şeye dönüşmeye başladı: ben parayı pasıyorsam ben ne dersem o olacak, ben gidilecek diyorsam gidilecek gelinecek diyorsam gelinecek moduna girmeye başladı yavaş yavaş. Durumu da gayet iyi, o yüzden çok para çok ses getiriyor anlayacağınız. Çok kısa bir örnek vermem gerekirse mesela evlenmeden önce ev almaya karar verdik, eşimin dayısından altın borç alacaktık ve ben düğünden sonra kolumdaki bilezikten tutun yakamdaki liraya kadar bu borca verecektim kalanını da kredi ile ödeyecektik (ev almak sayıyorlar bunu güya) ve ev bakarken bize kendi oturduğu muhitten bakma şartı koydu, onun oturduğu yerde evler pahalı ve kredi ödememiz çok yüksek çıkıyordu. En son dedim ki eşime biz buradan ev alamayız, takıları maximumdan hesaplasak bile kredi ödemesi çok yüksek çıkıyor dediğimde kaynanam sırtımı sıvazlayarak üzülmeyin yavrum siz mutlu olun yeterki ben 2 dairemin kirasını size vereceğim öyle ödersiniz dedi. ( daireler aynı apartmanda ve o da o apartmanda oturduğu için asla altlı üstlü oturmayı düşünmedik) Daha sonra 50 ev gezmişizdir ama ben içime sinen bir ev bulamadım ve arabayla sadece 15 dakikalık mesafede tam da içime sinen bir ev buldum. Eşim de annesini tanıdığı için buna tepki vereceğini söyledi ama beni destekledi ve kimseye söylemeden bu eve kapora verdik.
Eşim eve gidip annesine söylediğinde tabii ki kıyametler kopmuş, mutluluğumuzu düşündüğü çok belli oldu buradan! Sanki evi trink alıyormuş gibi afralar tafralar, zaten borç ve kredi ile elimizi taşın altına koyduk eşimle. Neyse daha sonra bir akşam yemeğine gittim onlara ve kaynanamın surat beş karış. Yemek yendi çay içiliyorken tak diye dedi ki “Ben size kira falan veremem, zaten dünya masraf edeceğim düğün için (eşim de çalışıyor bu arada ve yıllarca da çalışmışlar hep birlikte) bu masrafların üstesinden gelemem kiraları verirsem” dedi! Ayrıca ben zaten size daireyi buradan alırsanız verecektim kiraları siz kuralı çiğnediniz dedi gıcık bir şekilde gülerek. Size bu konuyu anlattım ki ne kadar maddiyatını işine geldiği gibi güç olarak kullandığını görün istedim. O günden sonra zaten eşime asla 5 kuruş destek almayacağız diye de tembihledim. Velhasıl benim istediğim yerden evimiz alındı, doğurana kadar da çalıştım eşimle birlikte borçlarımızı ödedik. Yıllarca kaşığıyla verip sapıyla çıkarttı ve geçindik gittik bir şekilde.
Şimdiiiii asıl konuya geliyorum.
Eşim ben hamile kaldığımda Almanya’ya gitmeyi kafasına koydu ve ben de çok sevindim açıkcası. Bir kaç arkadaşı da var orada çalışan ve gayet güzel şartlarda sosyal bir şekilde yaşıyorlar. Ama bana dedi ki “Annem olay çıkartabilir, bu yüzden de sen kötü olma, sen sanki istemiyormuşsun da ben gitmeyi kafaya koymuşum, sen de bana ayak uyduruyormuşsun diyelim” dedi. Ben de hiç onun afra tafrasını çekmek istemediğim için kabul ettim, evraklarımızı hazırladık denkliğimiz geldi ve şu an A2 seviye dil kursuna gidiyor. Her şey tamam oldu ve eşim bu konuyu kaynanama açtı. Açmaz olaydı. Ayılmalar bayılmalar, onu terketmediğimiz mi kalmadı, bencilliğimiz mi kalmadı. Yıllarca emek etmiş de çocuk büyütmüş de şimdi terk ediyormuş onu da. Hatta iş o kadar çirkinleşti ki en son, beni aradı yine ağlıyor bir gün, erkek evlat böyledir işte, senin de oğlun var karıyı bulunca anayı kenara iterler, yıllarca onu büyütmek için yaptığım masraflar ve emeklerimi versin de gitsin, benim genç kızlığımı versin de gitsin daha neler neler. Artık durdum durdum duramadım verdim veriştirdim. Ne dedim ya senin yaptığın bir komaya girmediğin kaldı, sen evlat mı büyüttün kendine koca mı büyüttün, artık herkesin kapısının ayrıldığını bir kabul et dedim, herkes kendi ailesini kuruyor diye anayı babayı atmıyor. Benim çocuğum daha iyi şartlarda yaşayacaksa neden gitmeyelim Almanya’ya dedim. Velhasıl bu yine fenalaşmış, 10 gündür de ne arıyorum ne konuşuyoruz, eşimi arıyor bazen oğlumla görüntülü konuşmak için benle tık yok. Banane. Benim ailem de var, kimse bana beni terk ediceksin demedi, gayet de yavrum nasıl mutlu olacaksanız öyle olsun, evet çok özleriz ama daha iyi şartlarda yaşadığınızı bilmek bizi mutlu eder dediler. Ben bunu da kaynanama söylediğimde bana demek ki seni benim oğlumu sevdiğim kadar sevmiyorlarmış bile dedi hahahahhah
Bencil , fesat , kıskanç5 senelik evliyim, 1 yaşında oğlum var. Eşimin bir tek abisi var ve onlar da bizimle aynı muhitte oturuyor, eltimi de eşimin abisini de çok severim, haddini bilen ve seviyeli insanlar. Şimdi sorun şu ki kayınvalidem iki oğluna da gerçek anlamda aşık durumda, maddi bütün imkanlarını asla esirgemez, neyi varsa oğullarınındır ve bizden de esirgemez. Ama bu durum git gide şöyle bir şeye dönüşmeye başladı: ben parayı pasıyorsam ben ne dersem o olacak, ben gidilecek diyorsam gidilecek gelinecek diyorsam gelinecek moduna girmeye başladı yavaş yavaş. Durumu da gayet iyi, o yüzden çok para çok ses getiriyor anlayacağınız. Çok kısa bir örnek vermem gerekirse mesela evlenmeden önce ev almaya karar verdik, eşimin dayısından altın borç alacaktık ve ben düğünden sonra kolumdaki bilezikten tutun yakamdaki liraya kadar bu borca verecektim kalanını da kredi ile ödeyecektik (ev almak sayıyorlar bunu güya) ve ev bakarken bize kendi oturduğu muhitten bakma şartı koydu, onun oturduğu yerde evler pahalı ve kredi ödememiz çok yüksek çıkıyordu. En son dedim ki eşime biz buradan ev alamayız, takıları maximumdan hesaplasak bile kredi ödemesi çok yüksek çıkıyor dediğimde kaynanam sırtımı sıvazlayarak üzülmeyin yavrum siz mutlu olun yeterki ben 2 dairemin kirasını size vereceğim öyle ödersiniz dedi. ( daireler aynı apartmanda ve o da o apartmanda oturduğu için asla altlı üstlü oturmayı düşünmedik) Daha sonra 50 ev gezmişizdir ama ben içime sinen bir ev bulamadım ve arabayla sadece 15 dakikalık mesafede tam da içime sinen bir ev buldum. Eşim de annesini tanıdığı için buna tepki vereceğini söyledi ama beni destekledi ve kimseye söylemeden bu eve kapora verdik.
Eşim eve gidip annesine söylediğinde tabii ki kıyametler kopmuş, mutluluğumuzu düşündüğü çok belli oldu buradan! Sanki evi trink alıyormuş gibi afralar tafralar, zaten borç ve kredi ile elimizi taşın altına koyduk eşimle. Neyse daha sonra bir akşam yemeğine gittim onlara ve kaynanamın surat beş karış. Yemek yendi çay içiliyorken tak diye dedi ki “Ben size kira falan veremem, zaten dünya masraf edeceğim düğün için (eşim de çalışıyor bu arada ve yıllarca da çalışmışlar hep birlikte) bu masrafların üstesinden gelemem kiraları verirsem” dedi! Ayrıca ben zaten size daireyi buradan alırsanız verecektim kiraları siz kuralı çiğnediniz dedi gıcık bir şekilde gülerek. Size bu konuyu anlattım ki ne kadar maddiyatını işine geldiği gibi güç olarak kullandığını görün istedim. O günden sonra zaten eşime asla 5 kuruş destek almayacağız diye de tembihledim. Velhasıl benim istediğim yerden evimiz alındı, doğurana kadar da çalıştım eşimle birlikte borçlarımızı ödedik. Yıllarca kaşığıyla verip sapıyla çıkarttı ve geçindik gittik bir şekilde.
Şimdiiiii asıl konuya geliyorum.
Eşim ben hamile kaldığımda Almanya’ya gitmeyi kafasına koydu ve ben de çok sevindim açıkcası. Bir kaç arkadaşı da var orada çalışan ve gayet güzel şartlarda sosyal bir şekilde yaşıyorlar. Ama bana dedi ki “Annem olay çıkartabilir, bu yüzden de sen kötü olma, sen sanki istemiyormuşsun da ben gitmeyi kafaya koymuşum, sen de bana ayak uyduruyormuşsun diyelim” dedi. Ben de hiç onun afra tafrasını çekmek istemediğim için kabul ettim, evraklarımızı hazırladık denkliğimiz geldi ve şu an A2 seviye dil kursuna gidiyor. Her şey tamam oldu ve eşim bu konuyu kaynanama açtı. Açmaz olaydı. Ayılmalar bayılmalar, onu terketmediğimiz mi kalmadı, bencilliğimiz mi kalmadı. Yıllarca emek etmiş de çocuk büyütmüş de şimdi terk ediyormuş onu da. Hatta iş o kadar çirkinleşti ki en son, beni aradı yine ağlıyor bir gün, erkek evlat böyledir işte, senin de oğlun var karıyı bulunca anayı kenara iterler, yıllarca onu büyütmek için yaptığım masraflar ve emeklerimi versin de gitsin, benim genç kızlığımı versin de gitsin daha neler neler. Artık durdum durdum duramadım verdim veriştirdim. Ne dedim ya senin yaptığın bir komaya girmediğin kaldı, sen evlat mı büyüttün kendine koca mı büyüttün, artık herkesin kapısının ayrıldığını bir kabul et dedim, herkes kendi ailesini kuruyor diye anayı babayı atmıyor. Benim çocuğum daha iyi şartlarda yaşayacaksa neden gitmeyelim Almanya’ya dedim. Velhasıl bu yine fenalaşmış, 10 gündür de ne arıyorum ne konuşuyoruz, eşimi arıyor bazen oğlumla görüntülü konuşmak için benle tık yok. Banane. Benim ailem de var, kimse bana beni terk ediceksin demedi, gayet de yavrum nasıl mutlu olacaksanız öyle olsun, evet çok özleriz ama daha iyi şartlarda yaşadığınızı bilmek bizi mutlu eder dediler. Ben bunu da kaynanama söylediğimde bana demek ki seni benim oğlumu sevdiğim kadar sevmiyorlarmış bile dedi hahahahhah
Ne arar böyle tiplerde bu kadar vizyonKadın ne kadar şanslı olduğunun farkında bile değil. Oğullarını evlendirmiş, herkes kendi yağıyla kavruluyor. Maddi sıkıntısı da yok. Artık kendisi için yaşasa mesela.
Şahane kurslar var, bir kursa gitse, yeni bişeyler öğrense, turla seyahatlar yapsa. Yapacak bin tane şey var ama işte maalesef bilinç dar olunca hem kendi hayat alanını daraltıyor hem de ailesinin hayatını darlıyor. Size diyecek bir şey yok, olması gereken olmuş.
Almanyadan selamlar5 senelik evliyim, 1 yaşında oğlum var. Eşimin bir tek abisi var ve onlar da bizimle aynı muhitte oturuyor, eltimi de eşimin abisini de çok severim, haddini bilen ve seviyeli insanlar. Şimdi sorun şu ki kayınvalidem iki oğluna da gerçek anlamda aşık durumda, maddi bütün imkanlarını asla esirgemez, neyi varsa oğullarınındır ve bizden de esirgemez. Ama bu durum git gide şöyle bir şeye dönüşmeye başladı: ben parayı pasıyorsam ben ne dersem o olacak, ben gidilecek diyorsam gidilecek gelinecek diyorsam gelinecek moduna girmeye başladı yavaş yavaş. Durumu da gayet iyi, o yüzden çok para çok ses getiriyor anlayacağınız. Çok kısa bir örnek vermem gerekirse mesela evlenmeden önce ev almaya karar verdik, eşimin dayısından altın borç alacaktık ve ben düğünden sonra kolumdaki bilezikten tutun yakamdaki liraya kadar bu borca verecektim kalanını da kredi ile ödeyecektik (ev almak sayıyorlar bunu güya) ve ev bakarken bize kendi oturduğu muhitten bakma şartı koydu, onun oturduğu yerde evler pahalı ve kredi ödememiz çok yüksek çıkıyordu. En son dedim ki eşime biz buradan ev alamayız, takıları maximumdan hesaplasak bile kredi ödemesi çok yüksek çıkıyor dediğimde kaynanam sırtımı sıvazlayarak üzülmeyin yavrum siz mutlu olun yeterki ben 2 dairemin kirasını size vereceğim öyle ödersiniz dedi. ( daireler aynı apartmanda ve o da o apartmanda oturduğu için asla altlı üstlü oturmayı düşünmedik) Daha sonra 50 ev gezmişizdir ama ben içime sinen bir ev bulamadım ve arabayla sadece 15 dakikalık mesafede tam da içime sinen bir ev buldum. Eşim de annesini tanıdığı için buna tepki vereceğini söyledi ama beni destekledi ve kimseye söylemeden bu eve kapora verdik.
Eşim eve gidip annesine söylediğinde tabii ki kıyametler kopmuş, mutluluğumuzu düşündüğü çok belli oldu buradan! Sanki evi trink alıyormuş gibi afralar tafralar, zaten borç ve kredi ile elimizi taşın altına koyduk eşimle. Neyse daha sonra bir akşam yemeğine gittim onlara ve kaynanamın surat beş karış. Yemek yendi çay içiliyorken tak diye dedi ki “Ben size kira falan veremem, zaten dünya masraf edeceğim düğün için (eşim de çalışıyor bu arada ve yıllarca da çalışmışlar hep birlikte) bu masrafların üstesinden gelemem kiraları verirsem” dedi! Ayrıca ben zaten size daireyi buradan alırsanız verecektim kiraları siz kuralı çiğnediniz dedi gıcık bir şekilde gülerek. Size bu konuyu anlattım ki ne kadar maddiyatını işine geldiği gibi güç olarak kullandığını görün istedim. O günden sonra zaten eşime asla 5 kuruş destek almayacağız diye de tembihledim. Velhasıl benim istediğim yerden evimiz alındı, doğurana kadar da çalıştım eşimle birlikte borçlarımızı ödedik. Yıllarca kaşığıyla verip sapıyla çıkarttı ve geçindik gittik bir şekilde.
Şimdiiiii asıl konuya geliyorum.
Eşim ben hamile kaldığımda Almanya’ya gitmeyi kafasına koydu ve ben de çok sevindim açıkcası. Bir kaç arkadaşı da var orada çalışan ve gayet güzel şartlarda sosyal bir şekilde yaşıyorlar. Ama bana dedi ki “Annem olay çıkartabilir, bu yüzden de sen kötü olma, sen sanki istemiyormuşsun da ben gitmeyi kafaya koymuşum, sen de bana ayak uyduruyormuşsun diyelim” dedi. Ben de hiç onun afra tafrasını çekmek istemediğim için kabul ettim, evraklarımızı hazırladık denkliğimiz geldi ve şu an A2 seviye dil kursuna gidiyor. Her şey tamam oldu ve eşim bu konuyu kaynanama açtı. Açmaz olaydı. Ayılmalar bayılmalar, onu terketmediğimiz mi kalmadı, bencilliğimiz mi kalmadı. Yıllarca emek etmiş de çocuk büyütmüş de şimdi terk ediyormuş onu da. Hatta iş o kadar çirkinleşti ki en son, beni aradı yine ağlıyor bir gün, erkek evlat böyledir işte, senin de oğlun var karıyı bulunca anayı kenara iterler, yıllarca onu büyütmek için yaptığım masraflar ve emeklerimi versin de gitsin, benim genç kızlığımı versin de gitsin daha neler neler. Artık durdum durdum duramadım verdim veriştirdim. Ne dedim ya senin yaptığın bir komaya girmediğin kaldı, sen evlat mı büyüttün kendine koca mı büyüttün, artık herkesin kapısının ayrıldığını bir kabul et dedim, herkes kendi ailesini kuruyor diye anayı babayı atmıyor. Benim çocuğum daha iyi şartlarda yaşayacaksa neden gitmeyelim Almanya’ya dedim. Velhasıl bu yine fenalaşmış, 10 gündür de ne arıyorum ne konuşuyoruz, eşimi arıyor bazen oğlumla görüntülü konuşmak için benle tık yok. Banane. Benim ailem de var, kimse bana beni terk ediceksin demedi, gayet de yavrum nasıl mutlu olacaksanız öyle olsun, evet çok özleriz ama daha iyi şartlarda yaşadığınızı bilmek bizi mutlu eder dediler. Ben bunu da kaynanama söylediğimde bana demek ki seni benim oğlumu sevdiğim kadar sevmiyorlarmış bile dedi hahahahhah
Biz bunları anlattık! Kitapla anlattık biberonla anlattık piknik tüpüyle anlattık!Eee ne güzel küstürmüşsün işte eşin de arkandaymış herhangi bir problem göremedim. What's problem?
Ben de bunu o kadar çok istiyorum kiAy ne güzel küsmüş işte keşke benimki de eşimle bana küsse hiç barışmasa o kadar güzel olur ki