- Katılım
- 4 Aralık 2010
- Mesajlar
- 4.050
- Emoji Skoru
- 7.494
- Puanlar
- 683
- Yaş
- 36
Merhaba hanımlar. O kadar ofkeliyim ki anlatamam. Ben öğretmenim bir lisede. Ve bugün 5 yaşındaki oğlumun kresinden aradılar. Çocuğun kaşı yarılmış bi doktor görse iyi olur dediler. Panikledim haliyle, okulu benim okuluma 10 dk değil.
Henuz yeni teneffuse çıkmıştık. Hemen müdüre gittim çocuğun kreşte kaşı yarılmış eşim uzak bir ilcede hemen onu alıp okulun yanındaki hastaneye acile götüreceğim gidebilir miyim dedim.
Müdür ne bir geçmiş olsun ne başka birşey, hocam yerine birini ayarla öyle git dedi. Hocam ben mi ayarlayayim yani yerime birini dedim. Evet sen ayarla dedi.
Bir öğretmen olarak gerçekten özverili davranmayı kendime sorumluluk bilirim. Ogrencilerimin hem ailevi, hem duygu durumlariyla ilgili konularda da her daim yanlarında olmaya çalışırım. Ailelerle iletişim kurarım gerekirse evlerine giderim. Yani özverili olunması gerektiğini düşünüyorum. Müdür de bir idareci ve idareci olarak benim acil durumum da onun birini ayarlamasi gerekir. Bunun sorumluluğu bende değil ki. Ben nasıl o telase de bir de gidip birilerine rica edeyim. Ki kime desem bakarım tabi der orası ayrı ama bunun sorumluluğu bende mi arkadaslar ya. Hiç kimseyi bulamasa yerinde boş boş oturan müdür kendi bile kalkıp bir ders saati çocukların başında durabilir yani.
Her neyse o kadar sinirlendim ki müdüre madem öyle ben rapor aliyorum, siz de kimi nasıl ayarliyorsaniz ayarlayın dedim. Hızla odasından çıktım. Hatta çıkarken de (burada ayıp etmiş olabilirim
) adama bak ya çocuğumun kaşı yarılmış diyorum yerine birini bul git diyor diye bağırarak çıktım. Gerçekten çok öfkelendim.
Çocuğumu götürdüm kaşını yapistirdilar. Çok korkmustu zaten. Ben de refakatçi yazısı yazdırdım okula oğlumla döndüm. Henüz daha ders bitmesine on dk vardı. Sınıfa çıktım. Refakatçi kağıdını da vermedim. Rapor filan da almadım.
O kadar ofkeliyim ki sinirim geçmedi hala. İdarecilik böyle mi olur yani. Ya da ben mi öfkeden düşünemiyorum emin olamiyorum.
Biraz iç dökme gibi oldu aslında. Teşekkür ediyorum.
Henuz yeni teneffuse çıkmıştık. Hemen müdüre gittim çocuğun kreşte kaşı yarılmış eşim uzak bir ilcede hemen onu alıp okulun yanındaki hastaneye acile götüreceğim gidebilir miyim dedim.
Müdür ne bir geçmiş olsun ne başka birşey, hocam yerine birini ayarla öyle git dedi. Hocam ben mi ayarlayayim yani yerime birini dedim. Evet sen ayarla dedi.
Bir öğretmen olarak gerçekten özverili davranmayı kendime sorumluluk bilirim. Ogrencilerimin hem ailevi, hem duygu durumlariyla ilgili konularda da her daim yanlarında olmaya çalışırım. Ailelerle iletişim kurarım gerekirse evlerine giderim. Yani özverili olunması gerektiğini düşünüyorum. Müdür de bir idareci ve idareci olarak benim acil durumum da onun birini ayarlamasi gerekir. Bunun sorumluluğu bende değil ki. Ben nasıl o telase de bir de gidip birilerine rica edeyim. Ki kime desem bakarım tabi der orası ayrı ama bunun sorumluluğu bende mi arkadaslar ya. Hiç kimseyi bulamasa yerinde boş boş oturan müdür kendi bile kalkıp bir ders saati çocukların başında durabilir yani.
Her neyse o kadar sinirlendim ki müdüre madem öyle ben rapor aliyorum, siz de kimi nasıl ayarliyorsaniz ayarlayın dedim. Hızla odasından çıktım. Hatta çıkarken de (burada ayıp etmiş olabilirim
Çocuğumu götürdüm kaşını yapistirdilar. Çok korkmustu zaten. Ben de refakatçi yazısı yazdırdım okula oğlumla döndüm. Henüz daha ders bitmesine on dk vardı. Sınıfa çıktım. Refakatçi kağıdını da vermedim. Rapor filan da almadım.
O kadar ofkeliyim ki sinirim geçmedi hala. İdarecilik böyle mi olur yani. Ya da ben mi öfkeden düşünemiyorum emin olamiyorum.
Biraz iç dökme gibi oldu aslında. Teşekkür ediyorum.