Namussuz bir çağ bu.

Cennet bahcesi sanmak ne alaka anlayamadım? Ben birseylerin anlamı olmasindan bahsettim. Biz aksamlari sitemizde saklambac oynardik gec saatlere kadar. Simdi cocugunuzu birakabiliyor musunuz? Odumuz patlıyor gözümüzden bir an kaybolunca. Eksilen birseylerin oldugunu net sekilde görebiliyoruz. Bahsettiğiniz imkanlari arti olarak kabul edersek değdiğini düşünmüyorum kaybettiklerimize.
Peki bu yakınmalarınızı düzeltmek için çabanız var mı?
 
Eski kv yaşadığı köyden hiç çıkmamış en fazla benim isteme ve düğün için başka şehir görmüş biri. Ne deniz bilir ne boğaz köprüsü ne antik kent ne frambuazlı cheesecake ne de profiterol. Bilmediği şey için üzülemez de. Elinde ne varsa onunla mutlu çok pozitif bir insandır. Çünkü fazlasını görmemiş. Bilmiyor ki. Bende var ya da yok diye üzülmüyor, alamam diye iç geçirmiyor. En fazla evlatlarını özlüyor. Ama şimdi insanlar ne kadar çok şey görürse o kadar mutsuz oluyor. Hep kendinden yukarı bakıp onu istiyor. Gerçekten cehalet mutluluk aslında. Bilmediğin bir şey seni üzemez ki.
Cehalet mutluluk ama bilmeden, görmeden, deneyimlemeden de yaşamak; sadece ömür tüketmek değil midir?

Elbette hepimizin istekleri maddi manevi ve dünya için temennileri var.
Ama ne olumsuzluklar ne de üstün üstü yok gibi yaşamak, pek bana göre bir şey değil.
Görmesem koklamak isterim, o da olmadı tatmak.
Ha yok mu evde benzer, en yakını yapmak hiç mi yok bir kitapta okuyup düşlemek...

İyilik var oldukça kötülük de olacak ying ile yang gibi ayrılmaz bütünler.
Hatta bir görüşe göre kötülük var olduğu için iyilik anlamlı tezini savunur.
Bir nevi fırtınayı görmeyen uysal bir denizin, güneşli bir havanın kıymetini bilmez gibi.

Bilemedim çok konu içinde miyiz fakat fanusta yaşamak bana normal gelmiyor hatta yaşamak gibi gelmiyor.
 
Dün bir parkın içinden geçiyorum. lise öğrencisi bir genç parkta bağıra bağıra hala tiktok kullanmayan var mı yhaaa derken yanında anne ve babası tiktok videosu izleyip gülüyor, kızları da hadi biz de çekelim diyordu. Açıkçası üzüldüm bu manzaraya.
onlar yine büyüklermis
kucucuk cocuklarinin videosunu cekip oralara koyan insanlar var cocugun adini cümle alem biliyor.
biri bir gun cocugun yanina gitse x gel annen seni bizde bekliyo dese cocuk adinin bilinmesinden kaynakli guvenip pesine takilip gidebilir çok tehlikeli böyle seyler
 
Gelinlik alma partileri, çeyiz götürme partileri, çeyiz koliledim partileri de var ama bunlar da nereye oturur bilemedim 😅
Alıntıladığınız mesajımda Z kuşağı yazacağıma X yazmışım, yine de yeni nesilden bahsettiğim anlaşılmıştır. Bu kadar gösteriş merkalısı insanların mutsuz olduğunu düşünüyorum.
 
Peki bu yakınmalarınızı düzeltmek için çabanız var mı?
Kendi çapımda evet var. Evde bir nebzede olsun düzeltebiliyorum bazı şeyleri. Ama toplumda yaşıyoruz bir yerden sonra kontrol altında olmuyor malesef.
 
Yooo anahtar hala bırakılıyor iki senelik komşum çok da samimi değiliz iki gün önce evinin anahtarını bıraktı şehir dışında olcam çiçeklerimi sular mısın dedi güven meselesi bu ama ben diğer taraftan 30 yıllık başka bir komşuma anahtarımı bırakmam mesela...
 
Bu kadar derinlere inme, cikamazsin..
Ozamanlar daha iyi daha samimi gelebilir sana. Ben katilmiyorum.
insanlarin hic birseyden haberi olmadigi icin, olaylarin duyulmadigi icin sana güzel geliyor.

bugûnse bütün dünya bir tik uzak, o yüzdende hersey berbat geliyor sana.

dünya ayni dûnya, degisen birsey yok
 
Gece gece sinirlerim zıpladı....Depremde vefat eden Ali Çağın kuzenimin arkadaşıydı,birkaç kez görmüşlüğüm vardı,gencecik pırıl pırıl bi insan sonuçta her şeyden öncede bir can..Nişanlısının yazdığı o yazının acısını daha içimden atamadan çocuğun adını hashtag olarak kendi yemek tarifleri sayfasının reklamını yapabilmek için kullanan bi sayfa gördüm...Düşünsenize yemek tarifinin altında depremde yitip gitmiş gencecik bi canın adı eklenmiş...O hashtag’in altında o çocuktan geriye kalan fotolar vs. var ama en üstte mercimek köftesi resmi....Çıldıracağım bu gidişle ya..Sinir hastası olacağım gerçekten
 
X