Hanımlar selam,
Kısaca bahsetmeye çalışıyor olayım, eşimle onun ülkesinde yaşıyorduk ancak hiç bir zaman uzun vadeli olarak bu ülkede kalmayı düşünmedik (bir çok etkenden dolayı). Eşim bir kaç ay önce iş bulup başka bir ab ülkesine tek başına gitti ancak şehrini beğenmedi ve lokasyon değiştirdi şirket izni ile, buraya geçmesinin sebebi daha önce ailelerin 40 yıl boyunca birbirini görmediği ancak arada saygı olan bir aile varlığı sebebi ile idi. 3 kişilik çekirdek aile. Ben bu aylarda eşimin ülkesinde yaşamaya devam ettim, taa ki akrabası yılbaşı için beni onlara davet edene kadar. Biletimi alıp eşimin olduğu ülkeye geçtim, ben de tanıştım. Daha önce birbirlerini görmemelerine rağmen eşimi öyle sahiplenmişler ki, çok saygı duydum (ben öz akrabalarımdan böyle bir şey görmedim). Planımda hazır bu ülkeye gelmişken oradan da yan ülkeye kendi 1.derece akrabamı ziyarete gittim, kısa bir süre ve hemen döndüm. Gitmeden önce eşimin yaşlı akrabası bana öyle yolluklar hazırlamış ki şaştım kaldım, benimle vasıtaya kadar da yürüdü kıyamadım.
Döndüğümde yılbaşı tatili erken kutlanıyor burada, bir aile yemeği için davet edildik ve orada bu kadının saçma bir sebeple aksilik yaşayıp bileğini kırdığını gördük. Hemen hastaneye gittik, ve bir gün verdiler ameliyat için. Bu arada ben de kötü şeyler yaşadım başka insanlar sebebi ile ve malesef bünyem kaldırmadı, her gün hasta idim ki hala düzelebilmiş değilim. Bu kadıncağız bir kaç gün önce ameliyat oldu ve aynı gün verilen ilacı test etmeden ya da ilaç alerjisi vb var mı sormadan eve göndermişler ve kadıncağız alerji üstüne kalp krizi geçirdi. O akşam tamamen kapalı damar açıldı ve diğer kısmı tıkalı damarlar için kadına hastanede yatış vermeye devam ettiler, ilk saatler yoğun bakımda idi. Dönüşümlü olarak başında duruyorlardı, benim işim evden olduğu için zorlanmadan kadına refakat etmeye gittim 2 gün önce, bana veda konuşması yaptı ve ben de akıl tutulması yaşadım şuan anlıyorum, yaşlı beden, bir ameliyat, bir alerji, bir kalp krizi ve hiç uzun ara vermeden diğer damarları açmaya çalışma düşüncesinin saçmalığına varamadım. Pozitif konuştum ancak gideceğini biliyordu. Dün malesef kaybettik bu melek gibi kadını. Ağlamaktan yoruldum, henüz bir ay bile olmadı ama annenin evlada sevgisini onda izledim. İnanılmaz bir kadındı.
Bu bölgeyi ve ülkeyi artık daha fazla istememe sebeplerimiz çoğaldı. Eşim bu insanlar burada diye sabrediyordu, en azından artık bu bölgede kalmak istemiyor. Dil bariyeri az, güvenli ve temiz bir ülke diye istiyorduk. Sağlık sistemi , yeteri kadar ingilizce konuşulmaması, havası, denizi olmayışı hep kafamı kurcalıyor. Hem bu acıyı atlatabilmeyi nasıl yapabilirim? Hem de daha sıcak, tropik bir ab ülkesine geçme imkanımız var 1.derece akrabam var, ancak burası tehlikeli bir şehir. Çocuk sahibi olmayı planlıyoruz, öncelik çocuk güvenliği ve mutluluğu.
Teşekkürler.
Kısaca bahsetmeye çalışıyor olayım, eşimle onun ülkesinde yaşıyorduk ancak hiç bir zaman uzun vadeli olarak bu ülkede kalmayı düşünmedik (bir çok etkenden dolayı). Eşim bir kaç ay önce iş bulup başka bir ab ülkesine tek başına gitti ancak şehrini beğenmedi ve lokasyon değiştirdi şirket izni ile, buraya geçmesinin sebebi daha önce ailelerin 40 yıl boyunca birbirini görmediği ancak arada saygı olan bir aile varlığı sebebi ile idi. 3 kişilik çekirdek aile. Ben bu aylarda eşimin ülkesinde yaşamaya devam ettim, taa ki akrabası yılbaşı için beni onlara davet edene kadar. Biletimi alıp eşimin olduğu ülkeye geçtim, ben de tanıştım. Daha önce birbirlerini görmemelerine rağmen eşimi öyle sahiplenmişler ki, çok saygı duydum (ben öz akrabalarımdan böyle bir şey görmedim). Planımda hazır bu ülkeye gelmişken oradan da yan ülkeye kendi 1.derece akrabamı ziyarete gittim, kısa bir süre ve hemen döndüm. Gitmeden önce eşimin yaşlı akrabası bana öyle yolluklar hazırlamış ki şaştım kaldım, benimle vasıtaya kadar da yürüdü kıyamadım.
Döndüğümde yılbaşı tatili erken kutlanıyor burada, bir aile yemeği için davet edildik ve orada bu kadının saçma bir sebeple aksilik yaşayıp bileğini kırdığını gördük. Hemen hastaneye gittik, ve bir gün verdiler ameliyat için. Bu arada ben de kötü şeyler yaşadım başka insanlar sebebi ile ve malesef bünyem kaldırmadı, her gün hasta idim ki hala düzelebilmiş değilim. Bu kadıncağız bir kaç gün önce ameliyat oldu ve aynı gün verilen ilacı test etmeden ya da ilaç alerjisi vb var mı sormadan eve göndermişler ve kadıncağız alerji üstüne kalp krizi geçirdi. O akşam tamamen kapalı damar açıldı ve diğer kısmı tıkalı damarlar için kadına hastanede yatış vermeye devam ettiler, ilk saatler yoğun bakımda idi. Dönüşümlü olarak başında duruyorlardı, benim işim evden olduğu için zorlanmadan kadına refakat etmeye gittim 2 gün önce, bana veda konuşması yaptı ve ben de akıl tutulması yaşadım şuan anlıyorum, yaşlı beden, bir ameliyat, bir alerji, bir kalp krizi ve hiç uzun ara vermeden diğer damarları açmaya çalışma düşüncesinin saçmalığına varamadım. Pozitif konuştum ancak gideceğini biliyordu. Dün malesef kaybettik bu melek gibi kadını. Ağlamaktan yoruldum, henüz bir ay bile olmadı ama annenin evlada sevgisini onda izledim. İnanılmaz bir kadındı.
Bu bölgeyi ve ülkeyi artık daha fazla istememe sebeplerimiz çoğaldı. Eşim bu insanlar burada diye sabrediyordu, en azından artık bu bölgede kalmak istemiyor. Dil bariyeri az, güvenli ve temiz bir ülke diye istiyorduk. Sağlık sistemi , yeteri kadar ingilizce konuşulmaması, havası, denizi olmayışı hep kafamı kurcalıyor. Hem bu acıyı atlatabilmeyi nasıl yapabilirim? Hem de daha sıcak, tropik bir ab ülkesine geçme imkanımız var 1.derece akrabam var, ancak burası tehlikeli bir şehir. Çocuk sahibi olmayı planlıyoruz, öncelik çocuk güvenliği ve mutluluğu.
Teşekkürler.