Olabilir mi

selinnn2

Popüler Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
19 Ağustos 2020
Mesajlar
415
Emoji Skoru
169
Puanlar
103
İki yılı geçen bir ilişkim var ama artık biliyorum ki yapı olarak pek uyumlu değiliz. Ben sabah güneşiyle mutlu olan, hayata umutla bakan biriyim. O ise geceleri gergin, sabahları yorgun ve mutsuz uyanan biri… Bu gerginliği de çoğu zaman bana yansıyor.

Başlarda kendimden sandım, sonra anladım ama kabullenmek zor oldu. Çünkü bir yanda sevildiğimi hissettiren güzel anlar vardı; yemekler, çiçekler, güzel sözler… Ama diğer yanda içime işleyen bir huzursuzluk.

Ben hayatın iyi tarafını görmeye çalışan biriydim, şimdi ise eski enerjimi kaybetmiş hissediyorum. İçimde birikenler, söyleyemediklerim ve yaşayamadıklarım beni yavaş yavaş tüketti. Sürekli beklemek, idare etmek… Bunlar sevginin önüne geçti.

Beni sevdiğini biliyorum ama artık sabrım kalmadı. İçimde kalan her şey zamanla öfkeye, hatta kırgınlıktan doğan bir nefrete dönüştü.
Çocuğu da var hayata bakışımız farklı .

Sanırım en zor soru şu:
Hayata bu kadar farklı bakan iki insan gerçekten mutlu olabilir mi?
 
İçimde yaşadıklarım yaşayamadıklarım nefrete dönüşmeye başladı..
 
İki yılı geçen bir ilişkim var ama artık biliyorum ki yapı olarak pek uyumlu değiliz. Ben sabah güneşiyle mutlu olan, hayata umutla bakan biriyim. O ise geceleri gergin, sabahları yorgun ve mutsuz uyanan biri… Bu gerginliği de çoğu zaman bana yansıyor.

Başlarda kendimden sandım, sonra anladım ama kabullenmek zor oldu. Çünkü bir yanda sevildiğimi hissettiren güzel anlar vardı; yemekler, çiçekler, güzel sözler… Ama diğer yanda içime işleyen bir huzursuzluk.

Ben hayatın iyi tarafını görmeye çalışan biriydim, şimdi ise eski enerjimi kaybetmiş hissediyorum. İçimde birikenler, söyleyemediklerim ve yaşayamadıklarım beni yavaş yavaş tüketti. Sürekli beklemek, idare etmek… Bunlar sevginin önüne geçti.

Beni sevdiğini biliyorum ama artık sabrım kalmadı. İçimde kalan her şey zamanla öfkeye, hatta kırgınlıktan doğan bir nefrete dönüştü.
Çocuğu da var hayata bakışımız farklı .

Sanırım en zor soru şu:
Hayata bu kadar farklı bakan iki insan gerçekten mutlu olabilir mi?
Olamaz.
 
İki yılı geçen bir ilişkim var ama artık biliyorum ki yapı olarak pek uyumlu değiliz. Ben sabah güneşiyle mutlu olan, hayata umutla bakan biriyim. O ise geceleri gergin, sabahları yorgun ve mutsuz uyanan biri… Bu gerginliği de çoğu zaman bana yansıyor.

Başlarda kendimden sandım, sonra anladım ama kabullenmek zor oldu. Çünkü bir yanda sevildiğimi hissettiren güzel anlar vardı; yemekler, çiçekler, güzel sözler… Ama diğer yanda içime işleyen bir huzursuzluk.

Ben hayatın iyi tarafını görmeye çalışan biriydim, şimdi ise eski enerjimi kaybetmiş hissediyorum. İçimde birikenler, söyleyemediklerim ve yaşayamadıklarım beni yavaş yavaş tüketti. Sürekli beklemek, idare etmek… Bunlar sevginin önüne geçti.

Beni sevdiğini biliyorum ama artık sabrım kalmadı. İçimde kalan her şey zamanla öfkeye, hatta kırgınlıktan doğan bir nefrete dönüştü.
Çocuğu da var hayata bakışımız farklı .

Sanırım en zor soru şu:
Hayata bu kadar farklı bakan iki insan gerçekten mutlu olabilir mi?
İlişkisinde sorun olanların kurduğu o ortak cümleyi siz de kurmuşsunuz: "Beni sevdiğini biliyorum."
Sevildiğiniz ilişki enerjinizi tüketmez. Sevildiğiniz ilişkide heyecanınızı kaybetmezsiniz. Sevildiğiniz ilişkide kendinizi huzursuz hissetmezsiniz. Sevildiğiniz ilişkide beklemek ya da idare etmek zorunda kalmazsınız.
Bu gerçekleri görüp kabul ederseniz, sizi tüketen bu ilişki için boşuna zaman harcamamış olursunuz.
 
İki yılı geçen bir ilişkim var ama artık biliyorum ki yapı olarak pek uyumlu değiliz. Ben sabah güneşiyle mutlu olan, hayata umutla bakan biriyim. O ise geceleri gergin, sabahları yorgun ve mutsuz uyanan biri… Bu gerginliği de çoğu zaman bana yansıyor.

Başlarda kendimden sandım, sonra anladım ama kabullenmek zor oldu. Çünkü bir yanda sevildiğimi hissettiren güzel anlar vardı; yemekler, çiçekler, güzel sözler… Ama diğer yanda içime işleyen bir huzursuzluk.

Ben hayatın iyi tarafını görmeye çalışan biriydim, şimdi ise eski enerjimi kaybetmiş hissediyorum. İçimde birikenler, söyleyemediklerim ve yaşayamadıklarım beni yavaş yavaş tüketti. Sürekli beklemek, idare etmek… Bunlar sevginin önüne geçti.

Beni sevdiğini biliyorum ama artık sabrım kalmadı. İçimde kalan her şey zamanla öfkeye, hatta kırgınlıktan doğan bir nefrete dönüştü.
Çocuğu da var hayata bakışımız farklı .

Sanırım en zor soru şu:
Hayata bu kadar farklı bakan iki insan gerçekten mutlu olabilir mi?
Sevildiğini nasıl biliyorsun? Adamlar herkese çiçek alabilir,herkese seni seviyorum diyebilir,cinsellik yaşadığı ve yaşama ihtimali olan her kadına iltifat eder,böyle potansiyeli olan erkek milletini fazla hafife alıyorsunuz.Gerçekten seven erkekler bencil olmaz sevdiği kadının gününü ömrünü güzelleştirir.Farkı anlamanız gerekiyor...
 
İki yılı geçen bir ilişkim var ama artık biliyorum ki yapı olarak pek uyumlu değiliz. Ben sabah güneşiyle mutlu olan, hayata umutla bakan biriyim. O ise geceleri gergin, sabahları yorgun ve mutsuz uyanan biri… Bu gerginliği de çoğu zaman bana yansıyor.

Başlarda kendimden sandım, sonra anladım ama kabullenmek zor oldu. Çünkü bir yanda sevildiğimi hissettiren güzel anlar vardı; yemekler, çiçekler, güzel sözler… Ama diğer yanda içime işleyen bir huzursuzluk.

Ben hayatın iyi tarafını görmeye çalışan biriydim, şimdi ise eski enerjimi kaybetmiş hissediyorum. İçimde birikenler, söyleyemediklerim ve yaşayamadıklarım beni yavaş yavaş tüketti. Sürekli beklemek, idare etmek… Bunlar sevginin önüne geçti.

Beni sevdiğini biliyorum ama artık sabrım kalmadı. İçimde kalan her şey zamanla öfkeye, hatta kırgınlıktan doğan bir nefrete dönüştü.
Çocuğu da var hayata bakışımız farklı .

Sanırım en zor soru şu:
Hayata bu kadar farklı bakan iki insan gerçekten mutlu olabilir mi?

Ben çekemezdim böyle birini. Ben güleryüzlü, uyumlu bir insanım, böyle gergin, tripli çabuk sinirlenen birisi değilim. Suratsızlık, mızmızlık hiç çekemem. Böyle insanlarla arkadaşlık bile yapamıyorum. Sevgili hiç olamam.
 
Evlilik öncesindeki tüm sorunlar evlilik sonrasında ×10 daha zor gelir. İmza sihirli değnek değildir.

Sizin ilişkinizin özelinde de kesinlikle denk olmadığınızı siz de görüyorsunuz.

Bu neşeli hallerinize bayılan, bunu arttırmak için çabalayan onlarca erkek bulursunuz.

Mutsuz insanların gözünüzdeki ışığı söndürmesine izin vermeyin.
 
Böyle bi ömür gitmez. Enerjinizi sömüren bi insanla olmaz.
 
Ne bileyim onun hayat yorgunluklarını tuzaklarını hayata bakış açısını .Bende aşırı olumlu çiçek böcek bakmıyorum.Sadece yansıtmıyorum yükümü kendim halletmeye çalışıyorum insan her psikolojik durumunu karşıya aksettirnez .Bazen sebepler saçma oluyor bazen de hayat gerçekten ağır tarafimdan asılıp sabrımı zorluyor .Bilemem o nasıl bakıyor bu ilişkiye yada yarın hayat sizin bu çok olumlu tavrinizda kalmanızı desteklermi .Hayat muamma.Bitirebilirsiniz ilişkinizi sonuçta aynı evde yaşamaya başlamadan tükenmiş görünen o
 
Ben de hayata olumlu bakan hep olumlu yanları görmeye çalışan biriyim. Eşim de benim bu yönümü seviyor. O daha toksik bir ailede zor şartlarda büyümüş ben olumlu bir anneyle daha kolay şartlarda büyüdüm. Benim olumlu olmam onu besliyor. O da benim isteklerimi yaparak beni şımartarak besler hakkını yemeyeyim olumsuz değildir. Alma verme dengesi önemli. Ama enerjisiz sürekli olumsuz düşünen insanlar beni de çok aşağıya çekiyor. İster istemez onlardan uzaklaşıyorum inan enerjimi sömürmekten başka bir işe yaramıyorlar bir de sürekli sorunları dertleri çeker bu tipler hayat hep onlara olumsuz yanlarını gösterir. Sürekli şikayet modunda olurlar bu da bitmez tükenmez bir kısır döngüye dönüşür. 45 yaşlarında hiç evlilik yapmamış her akşam içen bir kız arkadaşım vardı. Sürekli hayatla her şeyle kavgalıydı. Benimle de kavga etmeye çalışır dururdu. Saçma sapan bir kedi muhabbetine bağırdı çağırdı bana kedisi kaçmış sokak kedisi gelsin mi gitsin miymiş bilmem ne her gün kediyle bile kavga ederdi. Bir daha da görüşmedim. Kapıma geldi gayet olumlu bir şekilde uğurladım. Ama enerji vampirlerini beslemeye enerjim yok onlar bundan besleniyor. Enerjisi yüksek insanların enerjilerini sömürerek. O kızla arkadaşlık yaparken sürekli kendimi anlatmak ihtiyacı duyardım kendimi o kadar yorgun hissederdimki her lafımın altında bir şey arardı. Anlatırken bile içim daraldı. O güzel enerjin hiç solmasın kimseye de enerjini sömürmesine izin verme🤗
 
1 yildir actigin konularda hep ayni sikayetleri yapmissin. Sen bir sey degistirmezsen hayatin kendiginden degismeyecek.
 
İki yılı geçen bir ilişkim var ama artık biliyorum ki yapı olarak pek uyumlu değiliz. Ben sabah güneşiyle mutlu olan, hayata umutla bakan biriyim. O ise geceleri gergin, sabahları yorgun ve mutsuz uyanan biri… Bu gerginliği de çoğu zaman bana yansıyor.

Başlarda kendimden sandım, sonra anladım ama kabullenmek zor oldu. Çünkü bir yanda sevildiğimi hissettiren güzel anlar vardı; yemekler, çiçekler, güzel sözler… Ama diğer yanda içime işleyen bir huzursuzluk.

Ben hayatın iyi tarafını görmeye çalışan biriydim, şimdi ise eski enerjimi kaybetmiş hissediyorum. İçimde birikenler, söyleyemediklerim ve yaşayamadıklarım beni yavaş yavaş tüketti. Sürekli beklemek, idare etmek… Bunlar sevginin önüne geçti.

Beni sevdiğini biliyorum ama artık sabrım kalmadı. İçimde kalan her şey zamanla öfkeye, hatta kırgınlıktan doğan bir nefrete dönüştü.
Çocuğu da var hayata bakışımız farklı .

Sanırım en zor soru şu:
Hayata bu kadar farklı bakan iki insan gerçekten mutlu olabilir mi?
Sizin yasam enerjisi emen biriyle bir omur cicek acmadan nasil yasayabilirsiniz ?

Farketmeniz sizin hayriniza olmus
 
Teşekkür ederim arkadaşlar umarım bu döngüden çıkarım ..
 
İki yılı geçen bir ilişkim var ama artık biliyorum ki yapı olarak pek uyumlu değiliz. Ben sabah güneşiyle mutlu olan, hayata umutla bakan biriyim. O ise geceleri gergin, sabahları yorgun ve mutsuz uyanan biri… Bu gerginliği de çoğu zaman bana yansıyor.

Başlarda kendimden sandım, sonra anladım ama kabullenmek zor oldu. Çünkü bir yanda sevildiğimi hissettiren güzel anlar vardı; yemekler, çiçekler, güzel sözler… Ama diğer yanda içime işleyen bir huzursuzluk.

Ben hayatın iyi tarafını görmeye çalışan biriydim, şimdi ise eski enerjimi kaybetmiş hissediyorum. İçimde birikenler, söyleyemediklerim ve yaşayamadıklarım beni yavaş yavaş tüketti. Sürekli beklemek, idare etmek… Bunlar sevginin önüne geçti.

Beni sevdiğini biliyorum ama artık sabrım kalmadı. İçimde kalan her şey zamanla öfkeye, hatta kırgınlıktan doğan bir nefrete dönüştü.
Çocuğu da var hayata bakışımız farklı .

Sanırım en zor soru şu:
Hayata bu kadar farklı bakan iki insan gerçekten mutlu olabilir mi?
Olmaz,imkansız.
 
çocuğu varmış
sizin çocuğunuz da yok galiba
hayatında da sorunlar vardır onun ve o sorunlar size de yansıyordur
olmaz bence
 
Enerji sömüren insanlardan koşarak kaçalım. Gerçekten insanın böyle cıvıl cıvıl neşesini enerjisini her şeyini alıyor.
 
Back
X