Ondan soğuyorum

Sorunlar bizim toplumumuz evliliklerinde son derece yaygın ve bir çok kişice de sorun bile sayılmayan, eşinizin de söylediği gibi hayatın doğal seyri olarak görülen durumlar.

Önemli olan bu durumların sizce ne kadar sorun olduğu. Hayatınızı ve mutluluğunuzu ne kadar etkilediği.

Benim şahsi fikrim ortada aldatma, şiddet, hakaret ve saygısızlık yoksa, bir de babadan memnun bir çocuk varsa, diğer sorunları çözmeye, çözülemeyenleri değiştirmeye odaklanmak. Ama belirttiğim gibi bu benim tercihim, bir başkasına önerim ya da dayatmam değil.

Sizin durumuzdan çok daha feciisini bir arkadaşım yaşamıştı. Sizden çok daha zıt kişiliklerdi. Boşanmaya karar verdi kadın. Evleri ayırdılar eşyalar alınıp yerleştirildi ve boşanma sürecinde arada bir buluşmalar başladı yeniden. Sonuç olarak büyük kararlar verdiler noşanmaktan vaz geçtiler birleştiler ve gayet mutlular :)

Aldıkları kararların belli başlıkları şunlardı : Kadın eve her gün gelen bir yardımcı tuttu. Temizlik +düzen +ütü ve haftada üç gün sanırım yemek yapıyor. Önce yadırgamalar olduysa da çabuk alıştılar Yıllardır emektarları oldu artık

Herkes kendi hobilerini yaşayacak ve diğerine bunu dayatmayacak. (Bunu ben de doğru ve haklı buluyorum açıkcası)

Haftada bir gün ortak gezme günleri diğer bir gün de misafir ağırlama günleri olacak
Bunların haricinde herkes özgür.

Önceleri olur mu böyle plan programla evlilik dedik, çok sürmez aksar filan dedik ama bu düzene alıştılar belki 20 yıl olmuştur bu şekilde gayet mutlular :)

Belki bir esin kaynağı olur size de diye yazmak istedim bunları. Alın konuşun bu iş böyle devam edemiyor ben mutsuzum deyin. Ya birlikte uzun süreli bir terapi ya ayrı yaşama ya da sizin de aklınıza yatıyorsa bu tür bir planlama yapın.

İyi bir eş ve iyi bir baba dediğiniz için bu ve benzer çözümleri denemeden boşanmayın derim. Çünkü boşanıp reelde kendi heves ve heyecanlarına bir kaç yıl sonra doyup, en ateşli sevgilinin bile aynı evde yaşayınca bin beter olabildiği gerçeğini görüp eski eşini çok özleyen arayan, pişman olan insanlar da tanıdım

İyi düşünüp doğru karar vermenizi dilerim 😊
evet aslında sanki boşansam özgürlüğüme kavuşacağım çok mutlu oacağım falan sanıyorum ama her şey güllük gülistanlık olmayacak elbette. bu çifti ttakdir ettim valla ne güzel planlar yapıp uygulayabilmişler. belki de ayrılık süreci ilişkilerindeki bir şeylerin alevlenmesine sebep oldu :KK70: bizim de benzer bir şeye ihtiyacımız var belki kimbilir.
 
Manas destanına dönebilir baştan uyarayım arkadaşlar....Eşimle 6 yıldır evliyiz, öncesinde de 6 yıllık beraberliğimiz vardı. 2.5 yaşında bir oğlumuz var. Çocuk denecek yaşta sevgili olduk, ben 19 dum o 20. O yaşlarda birbirimizin ruh eşi olduğumuzu düşünürdük. Üniversiteyi beraber okuduk, arkadaş gruplarımız ortaktı. Eşim efendi diye tabir edilen, sakin, sessiz, uyumlu, bana saygı gösteren, güvenilir biri oldu her zaman. Beni çok sevdi, ilişkimizin başından beri üstüme düşen, el üstünde tutan oydu. Ancak uzun ilişkilerde görülebileceği üzere evlilik öncesi ilişkimizde mesafeye dayalı yıpranmalar oldu ( ben önce şehir dışına, sonra yurt dışına yüksek lisans yapmaya gittim) ancak bu süreçlerde de kopmadık çünkü aramızda yoğun ve güzel bir şey vardı her zaman. saygıyı ve sadakati yitirmediğimiz için devam edebildik. Zaman içinde ortak zevklerimiz artsa da aslında karakter olarak hep bambaşkaydık. Ben çok hareketli, dışa dönük, gezmeyi eğlenmeyi seven biriyken o ise hep daha sakin, üşengeç, ev kuşu, rahatına düşkün bir tipti. Ama daha gençken ve sorumluluklar yokken bana ayak uydurmakta hem daha hevesli hem becerikliydi. Gelgelelim evlendik, çocuktan önce gene de bazı bariz problemlerimiz olsa da bir şekilde aşabiliyorken çocuktan sonra bu problemler iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. Problemlerin başında eşimin uyuşukluğu, tembelliği, evde bir çöp dahi kaldırmaması geliyor. Aslında pis bir adam değil, üstüne başına kişisel bakımına özen gösterir zaten aksi olsa bunca yıl beraber olamazdık ancak söz konusu yaşadığı yer oldu mu bu adam duyarsızın önde gideni arkadaşlar. Ev işlerinde de çocuğun bakımında da bana zerre yardımı olmadığıyla alakalı daha önce de konu açmıştım burda ancak o zamandan bu yana bir arpa boyu yol alamadık.

Tek sorumluluğunun çalışıp para kazanmak olduğunu düşünüyor. Bir yıl önce iş değiştirdi ve yeni işi gerçekten daha yoğun ve sorumluluk isteyen bir iş. Ancak evden çalışmak gibi bir opsiyonu da var ve istediği zaman bunu kullanabiliyor. Son bir aydır evden çalışıyor mesela, dolayısıyla zihnen yoğun olsa da bedensel bir yorgunluğu yok. Cinsellik deseniz belki de işin kilit noktası bu. Hiçbir zaman vaoovv noktasında olmadık ancak yaşım küçük olduğu ve zamanında yaşadığımız şeyleri çok ateşli falan sandığım için o zamanlar bana yetiyordu. Şimdi ise zaten çocuktan sonra bitme noktasına geldi. Çünkü oğlan çok geç uyuyor ve ondan sonra da ikimizde de mecal kalmıyor. Eşim zaten pc başında olmadığı zamanlarda tv karşısındaki biricik koltuğunda yatış pozisyonunda. Ben ise sabah çocuğu kreşe bırak, işe git, sonra eve gel yemek hazırla /sofra kur , ortalığı toparla, çocukla ilgilen, güzel havada parka çıkar (Eşim asla oğlunu tek başına parka çıkarmaz, ya vakti yoktur ya oğlan çok hareketli zaptedemem der) vs derken tüm enerjimi tüketmiş oluyorum. Resmen iki çocuğu tek başıma büyütüyor gibiyim.

Bunlar dışında iyi arkadaş mısınız derseniz önceden belki evet ama zamanla bence büyüdük, değiştik. Hayattan keyif aldığımız şeyler farklılaştı. Ben hafta sonu kaçamaklarından, spontan planlardan hoşlanırım o hoşlanmaz. Pazar günleri asla evden çıkmaz istemez. Cumartesi bir yere çıkacaksak sabahtan darlamaya başlar erken çıkalım erken gelelim diye ama çocuğu hazırlarken vs daha hızlı çıkmamız için zerre desteği olmaz sadece giyinir ve bekler. Bir güzel sözü iltifatı yoktur. Ruhumu okşamaz. Anca ben yeni elbise aldıysam bak nasıl olmuşum vs dersem sadece güzel veya yakışmış der sıradan bir şekilde ama kendi içinden gelerek bir hareketi sözü yoktur. Öff belki çok klişe şeyler söylüyorum ama ekslikliğini hissettiğim şeyler çok fazla. Kadın olduğumu, sevildiğimi ve değer gördüğümü hissedemiyorum. Bunları onla konuşmaya kalksam da ciddiye alınmıyorum. O benim her şeyi abarttığımı düşünür. bunların hayatın bir parçası olduğunu, artık çocuklu bir çift olduğumuzu ve cinsellik de dahil her şeyin bu aralar eskisi gibi olmamasının normal olduğunu söyler. Ona göre gerçekten hiçbir problem yok, beni seviyor değer veriyor , benim nelerin eksikliğini hissettiğimi anlayamıyor. Dahası ev işleri ve çocukla ilgilenme konusunda ondan beklentilerimin de gerçekçi olmadığını düşünüyor. Annesi 4 çocuğunu tek başına büyütmüş, hepsini evlendirmiş olsa da hala elini üstlerinden çekmemiş, çocukken onlara tek bir sorumluluk dahi vermemiş bir kadın. Benden de annesi gibi olmamı bekliyor, bunca yorulmamı ve ondan destek bekleyişimi anlamsız buluyor. Çok çağdaş geçinen biri de olsa kadın erkek rolleri konusunda gayet feodal kafada beyefendi.

Mesela dün önce bir kafede bir şeyler atıştıralım, sonra da çocuğun bir iki eksiğini mağazadan alalım diye kararlaştırmıştık. Annemi de aldık ( aynı sitede oturuyoruz). Eşim annem veya kendi annesi bizleyse gene çok rahat davranıp asla çocukla ilgilenmez. Açtı formula yarışlarını izlemeye başladı cafede....Sonra annem oğlan masada durmayınca onu oyun alanına götürdük. Başbaşa kalınca sadece baktım ona, farkında bile olmadı başta. Sonra iki laf edelim kapa şunu deyince hem izleyip hem laf edebilirim dedi.... Bendeki tüm keyfi sömürüyor her zaman böyle....Onunla hiçbir şey yapmaktan keyif almıyorum, tüm gün kanepede yatan kediden farkı yok benim için....Ben aşk, sevgi istiyorum....Daha 32 yaşındayım ama ruhum 55 gibi....Toparlamam gerekirse, boşanmayı bile düşünüyorum ama oğluma baban bana iyi koca oldu ama iyi sevgili olamadığı için ayrıldım mı diyeceğim....Ben öğretmenim, elbette bir şekilde zor da olsa çocuğumu tek başıma da büyütebilirim ama eşimin maaşı benimkinin iki katı, oğlumu daha konforlu büyümekten alıkoymuş olacağım....Kafam çok karışık, paylaşmak istedim sadece mutsuzluğumu...
Daha önce ne yaptiysaniz onu yapmayin..
Gittigim psikologun lafiydi bu. Ne mi yaptim
-Kendime baktim. Eskiden üst bas darmaduman. fedakar anne olayini biraktim. Eve kadin gelip yemek utu isimi cocuk bakimini devrettim. Corba bile yapmiyorum inan. Yaptigim gunlere yaniyorum.. o vakitlerde simdi çocuğumla oyun oynuyorum.
-Konus konus elde var 0 mi. Yolunu degistir. Farklilik yapin. Mesela bi Aksam arkadaslarla kahve icecem de. Bi aksam cik disari dene. Cocuk bakimini bölüş. Yoksa 100 yasinda hissedersin.
Bu ara ise erken gidecem .krese senin birakman gerekiyor deyin. Birakma isini devredin mesela.
 
Tek sorumlulugunun calisip para kazanmak oldugunu dusunen bir adam, ki para harcamaniza da laf ediyor...

Cocuguyla bir kere parka gitmemis...
Evin tüm sorumlulugunu calisan esine yüklemekten cekinmiyor.

Disari cikacagiz, adamin derdi formula.
Bilemedim ne desem. Cürümeyin bence bu adamla.
 
Herşey sizin kararınız ama sanki eşiniz kötü biriymiş gibi gelmedi bana . Ortada çocuklarla beraber kurduğunuz bir düzeniniz var ve ben eşinizi seviyormuşsunuz gibi hissettim . Evlilik terapisti tabi ki adamın karakterini değiştirmez ama en azından sizin ne istediğinizi anlayabilir . Bu açıdan önemli bence. Umarım en kısa zamanda sorunlarınızı çözersiniz . Belki çok geleneksel bir bakış açısı ama dayak ,alkol ,aldatma veya herhangi bir şiddet yoksa diğer sorunların karşılıklı cabalamayla çözülebileceğine inanıyorum . Ruhunuzu beslemesi lazım eşinizin belki güzel bir konuşma kendisine getirebilir ya da mektup mu yazsanız duygularınızı anlatan . Sanki siz o kadar güzel idare ediyorsunuz ki herşeyi o da bunu gördüğü için size guvenmis her şeyden elini ayağını çekmiş gibi .
 
Manas destanına dönebilir baştan uyarayım arkadaşlar....Eşimle 6 yıldır evliyiz, öncesinde de 6 yıllık beraberliğimiz vardı. 2.5 yaşında bir oğlumuz var. Çocuk denecek yaşta sevgili olduk, ben 19 dum o 20. O yaşlarda birbirimizin ruh eşi olduğumuzu düşünürdük. Üniversiteyi beraber okuduk, arkadaş gruplarımız ortaktı. Eşim efendi diye tabir edilen, sakin, sessiz, uyumlu, bana saygı gösteren, güvenilir biri oldu her zaman. Beni çok sevdi, ilişkimizin başından beri üstüme düşen, el üstünde tutan oydu. Ancak uzun ilişkilerde görülebileceği üzere evlilik öncesi ilişkimizde mesafeye dayalı yıpranmalar oldu ( ben önce şehir dışına, sonra yurt dışına yüksek lisans yapmaya gittim) ancak bu süreçlerde de kopmadık çünkü aramızda yoğun ve güzel bir şey vardı her zaman. saygıyı ve sadakati yitirmediğimiz için devam edebildik. Zaman içinde ortak zevklerimiz artsa da aslında karakter olarak hep bambaşkaydık. Ben çok hareketli, dışa dönük, gezmeyi eğlenmeyi seven biriyken o ise hep daha sakin, üşengeç, ev kuşu, rahatına düşkün bir tipti. Ama daha gençken ve sorumluluklar yokken bana ayak uydurmakta hem daha hevesli hem becerikliydi. Gelgelelim evlendik, çocuktan önce gene de bazı bariz problemlerimiz olsa da bir şekilde aşabiliyorken çocuktan sonra bu problemler iyice içinden çıkılmaz bir hal aldı. Problemlerin başında eşimin uyuşukluğu, tembelliği, evde bir çöp dahi kaldırmaması geliyor. Aslında pis bir adam değil, üstüne başına kişisel bakımına özen gösterir zaten aksi olsa bunca yıl beraber olamazdık ancak söz konusu yaşadığı yer oldu mu bu adam duyarsızın önde gideni arkadaşlar. Ev işlerinde de çocuğun bakımında da bana zerre yardımı olmadığıyla alakalı daha önce de konu açmıştım burda ancak o zamandan bu yana bir arpa boyu yol alamadık.

Tek sorumluluğunun çalışıp para kazanmak olduğunu düşünüyor. Bir yıl önce iş değiştirdi ve yeni işi gerçekten daha yoğun ve sorumluluk isteyen bir iş. Ancak evden çalışmak gibi bir opsiyonu da var ve istediği zaman bunu kullanabiliyor. Son bir aydır evden çalışıyor mesela, dolayısıyla zihnen yoğun olsa da bedensel bir yorgunluğu yok. Cinsellik deseniz belki de işin kilit noktası bu. Hiçbir zaman vaoovv noktasında olmadık ancak yaşım küçük olduğu ve zamanında yaşadığımız şeyleri çok ateşli falan sandığım için o zamanlar bana yetiyordu. Şimdi ise zaten çocuktan sonra bitme noktasına geldi. Çünkü oğlan çok geç uyuyor ve ondan sonra da ikimizde de mecal kalmıyor. Eşim zaten pc başında olmadığı zamanlarda tv karşısındaki biricik koltuğunda yatış pozisyonunda. Ben ise sabah çocuğu kreşe bırak, işe git, sonra eve gel yemek hazırla /sofra kur , ortalığı toparla, çocukla ilgilen, güzel havada parka çıkar (Eşim asla oğlunu tek başına parka çıkarmaz, ya vakti yoktur ya oğlan çok hareketli zaptedemem der) vs derken tüm enerjimi tüketmiş oluyorum. Resmen iki çocuğu tek başıma büyütüyor gibiyim.

Bunlar dışında iyi arkadaş mısınız derseniz önceden belki evet ama zamanla bence büyüdük, değiştik. Hayattan keyif aldığımız şeyler farklılaştı. Ben hafta sonu kaçamaklarından, spontan planlardan hoşlanırım o hoşlanmaz. Pazar günleri asla evden çıkmaz istemez. Cumartesi bir yere çıkacaksak sabahtan darlamaya başlar erken çıkalım erken gelelim diye ama çocuğu hazırlarken vs daha hızlı çıkmamız için zerre desteği olmaz sadece giyinir ve bekler. Bir güzel sözü iltifatı yoktur. Ruhumu okşamaz. Anca ben yeni elbise aldıysam bak nasıl olmuşum vs dersem sadece güzel veya yakışmış der sıradan bir şekilde ama kendi içinden gelerek bir hareketi sözü yoktur. Öff belki çok klişe şeyler söylüyorum ama ekslikliğini hissettiğim şeyler çok fazla. Kadın olduğumu, sevildiğimi ve değer gördüğümü hissedemiyorum. Bunları onla konuşmaya kalksam da ciddiye alınmıyorum. O benim her şeyi abarttığımı düşünür. bunların hayatın bir parçası olduğunu, artık çocuklu bir çift olduğumuzu ve cinsellik de dahil her şeyin bu aralar eskisi gibi olmamasının normal olduğunu söyler. Ona göre gerçekten hiçbir problem yok, beni seviyor değer veriyor , benim nelerin eksikliğini hissettiğimi anlayamıyor. Dahası ev işleri ve çocukla ilgilenme konusunda ondan beklentilerimin de gerçekçi olmadığını düşünüyor. Annesi 4 çocuğunu tek başına büyütmüş, hepsini evlendirmiş olsa da hala elini üstlerinden çekmemiş, çocukken onlara tek bir sorumluluk dahi vermemiş bir kadın. Benden de annesi gibi olmamı bekliyor, bunca yorulmamı ve ondan destek bekleyişimi anlamsız buluyor. Çok çağdaş geçinen biri de olsa kadın erkek rolleri konusunda gayet feodal kafada beyefendi.

Mesela dün önce bir kafede bir şeyler atıştıralım, sonra da çocuğun bir iki eksiğini mağazadan alalım diye kararlaştırmıştık. Annemi de aldık ( aynı sitede oturuyoruz). Eşim annem veya kendi annesi bizleyse gene çok rahat davranıp asla çocukla ilgilenmez. Açtı formula yarışlarını izlemeye başladı cafede....Sonra annem oğlan masada durmayınca onu oyun alanına götürdük. Başbaşa kalınca sadece baktım ona, farkında bile olmadı başta. Sonra iki laf edelim kapa şunu deyince hem izleyip hem laf edebilirim dedi.... Bendeki tüm keyfi sömürüyor her zaman böyle....Onunla hiçbir şey yapmaktan keyif almıyorum, tüm gün kanepede yatan kediden farkı yok benim için....Ben aşk, sevgi istiyorum....Daha 32 yaşındayım ama ruhum 55 gibi....Toparlamam gerekirse, boşanmayı bile düşünüyorum ama oğluma baban bana iyi koca oldu ama iyi sevgili olamadığı için ayrıldım mı diyeceğim....Ben öğretmenim, elbette bir şekilde zor da olsa çocuğumu tek başıma da büyütebilirim ama eşimin maaşı benimkinin iki katı, oğlumu daha konforlu büyümekten alıkoymuş olacağım....Kafam çok karışık, paylaşmak istedim sadece mutsuzluğumu...
Maddi durumu iyiyse bir yardımcı tutsanız?
 
yani terapi sayesinde adam artık pazar gezmelerinden keyif almaya mı başlayacak, dışarı çıkmayı sırf beni mutlu etmek ya da susturmak için yapılacak bir eylem olarak görmekten vaz mı geçecek....ilerde benle uzak doğu seyahat planları yapacak mı, birlikte dalış yapabilecek miyiz yüzme, dalma nefreti geçecek mi bilemiyorum....
Şu kısım eşimle bizde de aynı. Yani zevkler ve hevesler konusunda uyumsuzuz. Başta ben de kafaya takıyordum ve aynılarını eşimin yüzüne söyledim. Bana dedi ki, “neden senin keyif aldığın şeyleri illa benim de keyifle yapmamı bekliyorsun. Senin için sen mutlu ol diye yapıyor olmam sana yetmiyor mu? Evet senin kadar keyif almıyorum ama seni mutlu ettiğim için mutlu oluyorum.” Bunu söylediğinden beri artık öyle bakmıyorum duruma. Hem fark ettim ki aynı şeyi ben de onun için yapıyorum ve rahatsız olmuyorum. Siz de konuştunuz mu? Terapi veya konuşmak eşinize sizin hobilerinizi sevdirmez belki ama orta noktada buluşmanızı sağlayabilir.
 
Boşanınca işten güçten feragat edemeyeceğiniz gibi tek başınıza bir çocuk büyütmenin zorluğu omuzlarınıza binecek. Babasını özleyecek, düzeni değişecek, uzman desteği almak ve o doğrultuda hareket etmek zorunda kalıp eski eşinizle oğlunuz sebebiyle ömür boyu görüşmeme lüksüne sahip olamayacaksınız. Sizin durumunuzda olan binlerce kadın var, boşanmak için yeterli değil bence. Ben de size yakın durumdayım, ama yılmıyorum😊 eşim de çooook çalıştığı için bana yardımcı olamıyor. Ben de madem kazanmak için çok çalışıyor o zaman ben de eve temiZlikçi çağırırım ve çocuklara yetişebilmek için az ders alırım kafasına girdim. Siz de öyle yapın. Kendi maaşınızı kendinize harcayarak konfor alanı yaratın. Çocuğunuz büyüyünce istediğinizi yaparsınız ve emin olun rahatlayacaksınız
 
Size pek yardımcı olamam çünkü mesela bu şekilde ilgisiz bir evlilikte bana kalırsa boşanılmalı, 2 çift güzel bir söz esirgenen bir ilişki gözden çıkarılmayı hakediyor ama malum bekarları bu konuda pek kaale almıyorlar çocuk var siz ne anlardınız diyerekten.
Ama eşiniz kendini güncellememiş ataerkilin önde gideni.
Tabi her sorumluluğu almakla sizin de hatanız var. Benim annem de böyleydi.
Niyekim babam o saatten sonra değişmedi. Ha şimdi emekli yardım ediyor ama tamamen sıkıntıdan.
Terapi önerin. Kabul etmezse boşanacağınızı gündeme getirin. Daha yaşınız genç. Ve 1 tane hayatınız var. Çocuk hala sizin çocuğunuz. İkinizin parası çocuğunuzun parası. Çocuğunuz mutlu bir anneyle büyümeyi hakediyor konforlu bir hayattan ziyade
 
19 değil de 25 yaş gibi tanışsaydınız belki evliliğe kadar gitmeyecektiniz, baştan hiç sevgili bile olmayacaktınız belki de. o yaşlar o kadar kritik ki. 19 yaşla 21 yaş arasında bile uçurum fark var. insan çok hızlı değişiyor o yaşlarda.

çift terapisine gitmenizi öneririm, muhtemel bir iletişim sorununu çözmek için. herşeyi denediğinize emin olduğunuz halde hala değişmiyorsa demek ki karakteri böyle. konuşmayı deneyin dışarda nelerden hoşlanıyor, hangi aktivitelerden zevk alıyor mutlaka vardır
 
Son düzenleme:
türkiye'de iyi para kazanan işlerde çalışan insanlar genelde çok çalışıyor

siz 6 bin alıyor olsanız (ortalama öğretmen maaşı) eşiniz 12 bin alıyorsa ya sorumluluğu olan bir mühendis filan ya da ara kademe yönetici vs. Yani o evde yatarak ancak zihnini boşaltıyor. ancak kendine geliyor.

hem iyi maaşı olsun hem boş zamanı olsun tr'de pek fazla kişiye nasip olan bir şey değil maalesef. büyük torpil lazım.

ha gönül isterdi ki eşiniz de sizin gibi gezmeli tozmalı yüzmeli vs. aktivitelerle kafa boşaltsın ama adam zaten hep böyleymiş. bu konuda suçlayamayız onu. bence bu konuda biraz fedakarlık yapması gereken sizsiniz. eşinizden ayrı olarak da böyle tatiller programlar yapabilirsiniz. yapın da zaten siz öğretmensiniz, tatiliniz bol illa eşiniz size uymak zorunda değil. annenizle gidin. yazlık programı yapın. arabayı alın günübirlik takılın. o evde kalsın. hem gidebildiğinizi de görsün.

ev işi yapmaması ve yardımcıya laf etmesi tamamen halt etmek olmuş.

maalesef ülkede genel erkek nüfusu öyle ama siz de alıştırmışsınız yani...o da çözülür. yardımcı alın. 1 gün değil 3 gün gelsin. "bu evin işi bana ipotekli değil, bundan sonra böyle" deyin olsun bitsin.

bunları yapıp kendinize alan açın derim. açtığınız alanda kendi kendinizi biraz dinleyin bakalım ruhunuz size ne diyor?

ama bence esas sorun 30lu yaşlara gelen ve kocasından başka erkek görmeyen yurdum kadınının en büyük problemi olan şey: cinsel doyumsuzluk. zamanında yaşadığınız şeyin iyi bir cinsellik olmadığını bile ancak fark ediyorsunuz çünkü bu konuda olgunluğa ancak geldiniz. 30ların olayı bu zaten. kadınlar 30larda cinsellikte zirve yaşarken erkekler çoktan düşüşe girmiş oluyor (genel olarak, istisnalar olabilir).

kalıbımı basıyorum ki siz tatmin oluyor olsanız eşiniz kadınlığınızı hissettirse, ruhunuzu okşasa ütüyü mütüyü gözünüz görmeyecek zaten.

yani diğer sorunlar bir şekilde çözülür de bu sorunu çözebilir misiniz, çözmeseniz idare edebilir misiniz bilemiyorum.

benim bu sebeple boşanan arkadaşlarım oldu. Yaşları 20 olmadan okulda tanışıp evlenmişlerdi, üstüne düşen, fazla seven taraf aslında erkekti, ama kadınlar bir süre sonra ev-iş-çocuk kaybolduklarını hissettiler...cinsellik/duygusallaık olarak çok yoksunluk çekiyorlardı ve boşandılar. (ha bir de gayet ev işlerini, çocuk bakımını filan da ortak yapıyorlarken) cinselliklerini baştan keşfettiler bir tanesi ilk eşinden 10 kat yakışıklı bir adamla tekrar evlendi boyu kadar kızı vardı iki tarafın da. benim anladığım siz biraz ataerkil bir toplumda yaşıyorsunuz ki dayak yok aldatma yok neden boşansın ki kafasında herkes. benim de ailem ataerkil ama arkadaş çevrem bambaşka ve böyle çooooook örnek var. biraz çevrenizle kısıtlı gibisizi sanki.

burada ne desek boş aslında tamamen sizin tartınızın ne tarttığına bağlı.
 
oğluma baban bana iyi koca oldu ama iyi sevgili olamadığı için ayrıldım mı diyeceğim
İyi bir koca değil. Çok bencil bir koca.
İyi bir baba da değil. Çok umursamaz bir baba.
Oğlunuzu şimdi dert etmeyin bence.
Ayrılırsınız/ ayrılmazsınız o sizin bileceğiniz iş ama bazen bir cinnet her şeyi çözer.
 
İyi bir koca değil. Çok bencil bir koca.
İyi bir baba da değil. Çok umursamaz bir baba.
Oğlunuzu şimdi dert etmeyin bence.
Ayrılırsınız/ ayrılmazsınız o sizin bileceğiniz iş ama bazen bir cinnet her şeyi çözer.
Ara ara cinnet geçirdiğim oluyor ama bizde bu da bir şey pek çözmüyor. Eşim normalde çok sakindir ama ben sesimi yükselttiğim an ben senin çocuğun değilim azarlayamazsin beni diye başlıyor. Ben de çocuk gibi davranma o zaman biraz sorumluluk al vs diye devam ediyorum ztn orda kilitleniyoruz
 
Daha önce ne yaptiysaniz onu yapmayin..
Gittigim psikologun lafiydi bu. Ne mi yaptim
-Kendime baktim. Eskiden üst bas darmaduman. fedakar anne olayini biraktim. Eve kadin gelip yemek utu isimi cocuk bakimini devrettim. Corba bile yapmiyorum inan. Yaptigim gunlere yaniyorum.. o vakitlerde simdi çocuğumla oyun oynuyorum.
-Konus konus elde var 0 mi. Yolunu degistir. Farklilik yapin. Mesela bi Aksam arkadaslarla kahve icecem de. Bi aksam cik disari dene. Cocuk bakimini bölüş. Yoksa 100 yasinda hissedersin.
Bu ara ise erken gidecem .krese senin birakman gerekiyor deyin. Birakma isini devredin mesela.
İş falan devredemiyorum ki adama. Götüremem toplantım var deyip işin içinden çıkıyor ki çoğunlukla toplantısı oluyor gerçekten. Evden daha yoğun çalışıyor resmen. Ama gerçekten konuşarak bir şey çözemediğimiz ortada. Ütü isini ona yıktığım gibi yavaş yavaş sadece çocuk için yemek pişirmeye başlayabilirim mesela. Dolapta hazır yemeği bile ısıtıp yemez. Bir tost yapmaz yumurta kırmaz. Onune yemek konana kadar paketli gıdalar varsa tüketir o kadar. Tencere yemeği yemez. Sadece ona yaptığım kızartma veya ızgara yemekleri yapmayi birakacagim
 
Tek sorumlulugunun calisip para kazanmak oldugunu dusunen bir adam, ki para harcamaniza da laf ediyor...

Cocuguyla bir kere parka gitmemis...
Evin tüm sorumlulugunu calisan esine yüklemekten cekinmiyor.

Disari cikacagiz, adamin derdi formula.
Bilemedim ne desem. Cürümeyin bence bu adamla.
valla zihnimde yankılanan ses de bu ama hemen kestirip atmış olmamak, ben elimden gelenin fazlasını yaptım diyebilmek istiyorum
 
valla zihnimde yankılanan ses de bu ama hemen kestirip atmış olmamak, ben elimden gelenin fazlasını yaptım diyebilmek istiyorum
Bu kadar yoğun çalışıyorsa bazı noktalarda anlayabiliyorum. İşim bazen o kadar yoğun oluyor ki eve gittiğimde hiçbir şey yapamıyorum o hafta cidden yemek bile. Sürekli böyle bir işte çalışınca ki en önemli etken stres gezmeyi çok sevdiğim halde evden çıkmak istemedim bir yıl. Bunlar bahane değil evde sorumluluk alması için eşinizin ciddi konuşmalar yapın kestirip atmak en çok size ve evladınıza zarar verir.
 
Herşey sizin kararınız ama sanki eşiniz kötü biriymiş gibi gelmedi bana . Ortada çocuklarla beraber kurduğunuz bir düzeniniz var ve ben eşinizi seviyormuşsunuz gibi hissettim . Evlilik terapisti tabi ki adamın karakterini değiştirmez ama en azından sizin ne istediğinizi anlayabilir . Bu açıdan önemli bence. Umarım en kısa zamanda sorunlarınızı çözersiniz . Belki çok geleneksel bir bakış açısı ama dayak ,alkol ,aldatma veya herhangi bir şiddet yoksa diğer sorunların karşılıklı cabalamayla çözülebileceğine inanıyorum . Ruhunuzu beslemesi lazım eşinizin belki güzel bir konuşma kendisine getirebilir ya da mektup mu yazsanız duygularınızı anlatan . Sanki siz o kadar güzel idare ediyorsunuz ki herşeyi o da bunu gördüğü için size guvenmis her şeyden elini ayağını çekmiş gibi .
evet kötü biri değil. aksine çevresinde çok sevilen biri. özellikle benim ailem, annem ona bayılır çünkü çok sakin, saygılı, uzlaşmacı biri gibi görünür dışardan. aslında gerçekten de öyleydi ama zaman içinde benim yüzümden midir nedir değişti. artık o da bana çat çat laf söyleyebilen biri oldu. beni annesi gibi gördüğünü hissediyorum bazen. anne olmamla birlikte artık sanki sevgililik sıfatımı kaybettim. direk bir sürü sorumluluğu doğal olarak tek başıma üstlenmem gerektiğini düşünüyor açık açık söylemese de biliyorum. onun işi zaten yoğun. ben öğretmenim ve çok boş vaktim var hç yorulmuyorum sanıyor. evet ona göre daha az saat çalışıyorum ama bu çok hafif bir işim olduğu anlamına gelmiyor. ayrıca işim dışında tüm diğer işler de bende. evet bir şekilde idare ettim bu zamana kadar ama artık yoruldum. belki ondan bir takdir görsem bir güzel söz duysam bu kadar koymayacak ama o da yok....
 
Şu kısım eşimle bizde de aynı. Yani zevkler ve hevesler konusunda uyumsuzuz. Başta ben de kafaya takıyordum ve aynılarını eşimin yüzüne söyledim. Bana dedi ki, “neden senin keyif aldığın şeyleri illa benim de keyifle yapmamı bekliyorsun. Senin için sen mutlu ol diye yapıyor olmam sana yetmiyor mu? Evet senin kadar keyif almıyorum ama seni mutlu ettiğim için mutlu oluyorum.” Bunu söylediğinden beri artık öyle bakmıyorum duruma. Hem fark ettim ki aynı şeyi ben de onun için yapıyorum ve rahatsız olmuyorum. Siz de konuştunuz mu? Terapi veya konuşmak eşinize sizin hobilerinizi sevdirmez belki ama orta noktada buluşmanızı sağlayabilir.
valla yaparken mutlu olmuyor ki adam. istediğim çok bir şey de değil, hadi parasailing yapalım demiyorum ki, hafta sonu kahvaltıya gidelim veya akşam üstü bir kahve içmeye çıkalım diyorum. bin tane şey sıralıyor. yok çok trafik oluyormuş, işleri varmış yetiştirmesi gereken, gideriz ama tam 2 saat sonra evde oluruz vs diye pazarlık yapıyor veya...tüm isteğim hevesim kaçıyor. onun istediği aslında ben çocuğu da alayım annemle çıkayım o da evde rahat etsin. ki hafta içi bunu da yapıyorum, oğlanı alıp parka götürüyorum sonra anneme uğruyoruz bir iki saat orda kalıp sonra eve geliyorum bazen. hafta sonu dışarı çıktığımızda da hep huzursuz hep kafası dolu, bir an önce gitse de bitsek modunda. bunu ona söylediğimde saçmalama vs diyor ama insan hissediyor işte.
 
Boşanınca işten güçten feragat edemeyeceğiniz gibi tek başınıza bir çocuk büyütmenin zorluğu omuzlarınıza binecek. Babasını özleyecek, düzeni değişecek, uzman desteği almak ve o doğrultuda hareket etmek zorunda kalıp eski eşinizle oğlunuz sebebiyle ömür boyu görüşmeme lüksüne sahip olamayacaksınız. Sizin durumunuzda olan binlerce kadın var, boşanmak için yeterli değil bence. Ben de size yakın durumdayım, ama yılmıyorum😊 eşim de çooook çalıştığı için bana yardımcı olamıyor. Ben de madem kazanmak için çok çalışıyor o zaman ben de eve temiZlikçi çağırırım ve çocuklara yetişebilmek için az ders alırım kafasına girdim. Siz de öyle yapın. Kendi maaşınızı kendinize harcayarak konfor alanı yaratın. Çocuğunuz büyüyünce istediğinizi yaparsınız ve emin olun rahatlayacaksınız
ilk işim bir kadın bulmak. bir de yemek işini boşlamak. haftada bir iki kere yapacağım en fazla. o da napıyorsa yapsın artık. bir de paşaya ayrı menü hazırlıyorum tencere yemeği yemez, sebze yemez...
 
X