Benzer sorunu olan bir arkadaşım vardı.Size bunu yaptıran, temizlik yapmazsanız kötü birşey olacak hissi.Korkular beyni yönetiyor burada.Ama insan beyni sandığımızdan daha güçlü.Tüm cesaretinizi toplayıp, ‘aşırı’ temizlik yapmayı azar azar değil bıçak gibi kesin, kötü birşey olmadığını görüp, bu düşüncenin yersiz olduğunu kendinize kanıtladığınızda kendiliğinden bitecek.Yani önemli olan önce kendinizi ikna etmeniz.Temizlik yapma hissiniz geldiğinde atın dışarı kendinizi biraz hava alıp gelin.Profesyonel yardım da alabilirsiniz tabii.Geçmiş olsun.Herkese merhaba.Takıntılarımdan dolayı hayatım alt üst oldu..Korona zamanında hamile olmama rağmen şu an yaptıklarımın çeyreğini yapmadım eminim.Eve giren her şeyi siliyorum.Marketten aldıklarımı, telefon, cüzdan aklınıza ne gelirse..Ne ıslak mendil dayanıyor ne pecete..Dısardan eve geliyorum kendimi inanılmaz kirli hissediyorum.Direk duşa giriyorum.Kızım 5 yaşında kreşe gidiyor banyo yapmazsa asla içim rahat etmiyor.Eşim de her akşam yapıyor haliyle..Misafir gelsin asla istemiyorum.Gelirse gittiğinde dokundugu her yeri siliyorum.Arkasından mecburen temizlik yapıyorum ve inanılmaz yorucu oluyor..Nasıl bir yol izlemeliyim?Psikologa mı gitmeliyim yoksa psikiyatriye mi? Aranızda benim yaşadıklarımı yasayıp da duzelen varsa, yazabilirse çok mutlu olurum..
Benim de en nefret ettiğim şeylerden birisi ayakkabıyla basılan yere basılması..Kızım okulda wcye giriyor haliyle eve gelince banyo yaptırmadan nasıl içim rahat eder bilmiyorum..Düşününce bile daralıyorum..Sizde kendimi gördüm. Pandemiden sonra ben de böyle olmuştum. Bende bir de dehb ile birleşince dayanılmaz bir hal almıştı. Depremden sonra daha da arttı. Eşim deprem olsa ev yıkılacak, benim hatun temiz yıkılsın bari diyor diye dalga geçerdi.
Psikolog desteği aldım. Bana söylediği şey, sen okbli degilsin, aileni böyle koruduğunu sanıyorsun ama eve gelen her şeyi, herkesi yıkayarak koruyamazsın. Havadan alır yine alırlar, önüne geçemezsin, görmezden gele gele yeneceksin demişti.
Görmezden gelmek zor oldu ama artık çocuğu okuldan, parktan gelince yıkamıyorum. Her kıyafeti makinaya atmıyorum. Sadece dışarıdan alınan yiyecekleri kaplarından çıkarıp dolaba yerleştirmek kaldı. O da tüketirken daha pratik ve düzenli oluyor, işime geliyor.
Bir de eve girerken ayakkabıyla basılan yere basıp içeri girenlere hâlâ kıl oluyorum ve mutlaka basmayın diye uyarıyorum. Bu huyumdan vazgeçmek de istemiyorum. Böyle mutluyum.
Benzer sorunu olan bir arkadaşım vardı.Size bunu yaptıran, temizlik yapmazsanız kötü birşey olacak hissi.Korkular beyni yönetiyor burada.Ama insan beyni sandığımızdan daha güçlü.Tüm cesaretinizi toplayıp, ‘aşırı’ temizlik yapmayı azar azar değil bıçak gibi kesin, kötü birşey olmadığını görüp, bu düşüncenin yersiz olduğunu kendinize kanıtladığınızda kendiliğinden bitecek.Yani önemli olan önce kendinizi ikna etmeniz.Temizlik yapma hissiniz geldiğinde atın dışarı kendinizi biraz hava alıp gelin.Profesyonel yardım da alabilirsiniz tabii.Geçmiş olsun.
Hiç daralmayın. Ben denedim bir şey olmuyor. Sizi çok iyi anlıyorum. Her gün kapı kollarını, ışık anahtarlarını, musluk bataryalarını defalarca silerdim. Şimdi haftada iki kere yeterli geliyor. Makinaya çamaşır atarken es kaza kirli çamaşır yere düşse orayı kırklardım. Balkona çamaşır asamazdım. Çalıştığım ve ihtiyacım olduğu halde temizliğe yardımcı alamazdım.Benim de en nefret ettiğim şeylerden birisi ayakkabıyla basılan yere basılması..Kızım okulda wcye giriyor haliyle eve gelince banyo yaptırmadan nasıl içim rahat eder bilmiyorum..Düşününce bile daralıyorum..
Dışardan gelip kirli ellerimle dokunduğum yere ellerimi yıkadıktan sonra dokunma fikri bana o kadar uzak ki yapamam gibi..Çamaşır katlamadan once bile ellerimi yıkamam gerekiyorHiç daralmayın. Ben denedim bir şey olmuyor. Sizi çok iyi anlıyorum. Her gün kapı kollarını, ışık anahtarlarını, musluk bataryalarını defalarca silerdim. Şimdi haftada iki kere yeterli geliyor. Makinaya çamaşır atarken es kaza kirli çamaşır yere düşse orayı kırklardım. Balkona çamaşır asamazdım. Çalıştığım ve ihtiyacım olduğu halde temizliğe yardımcı alamazdım.
Şimdi bakıyorum bir sene boyunca kendime de aileme de işkence etmişim. Delilik gibi geliyor. Şimdi ufak tefek şeyler kaldı. Onları da düzenime hizmet ediyor diye yapıyorum.
Kullandığımız kimyasallar sağlığa pislikten daha zararlı. Beni durduran bu düşünce olmuştu. Düzenli temizlik yapılırsa yeterli oluyor emin olun.
Mutlaka yardım alın ama. Başlarda faydası olmuyor sanıyorsunuz ama evdekiler ilerlemeyi sizden önce fark ediyor.
Eve gelince telefonu ben de siliyorum mutlaka, gün içinde her yerde dolaşıyor malum, rahat edemiyorum, ellerimi yıkarken onu da temizliyorum. Marketten gelen şeyleri de yıkıyorum ya da siliyorum, elden ele gezdiği için asla rahat edemiyorum.Daha once farklı sebeplerden psikiyatriye gittim psikologa da gittim ilaca karsı da değilim kullanırım yeter ki gecse..Ama şu da var mesela bir şeyi silmeden dolaba koyabilir miyim bilmiyorumveya dısardan gelip de o telefonu silmemek hiç benlik değil yeri geliyor kızım da eline alıyor
Burada problem bunu yapan insanlarda zaten, sizde bi şey yok; normal seviyede temiz olan herkes bundan rahatsızlık duyar, duymalı. Ayakkabı yani, en leş yerlerde geziyor, mesela wc.Bir de eve girerken ayakkabıyla basılan yere basıp içeri girenlere hâlâ kıl oluyorum ve mutlaka basmayın diye uyarıyorum. Bu huyumdan vazgeçmek de istemiyorum. Böyle mutluyum.
Yani silmeden rahat edebilir miyim bilmiyorum sizce kapı kolu silmek çok mu abartı veya misafir gittikten sonra dokundugu yerleri silmekEve gelince telefonu ben de siliyorum mutlaka, gün içinde her yerde dolaşıyor malum, rahat edemiyorum, ellerimi yıkarken onu da temizliyorum. Marketten gelen şeyleri de yıkıyorum ya da siliyorum, elden ele gezdiği için asla rahat edemiyorum.
Bunlar yorucu olsa da bana garip gelmiyor, çünkü cidden bazı insanlar bildiğin pis, el yıkamaktan bihaber insanlarla dolu dışarısı. O yüzden biz aşırı titiz olmak zorunda kalıyoruz.
Uç seviyelerde olmak kötü tabii, bunun için profesyonel destek mutlaka alın.
Aynı şeyi düşünüyorum. Temizlik takıntısı geliştirmeden önce de vardı ama bu kadar aşırı mıydı hatırlamıyorum. Herkesi de alıştırdım. Evde bebeğim var. Oyuncakları yerlerde geziyor. Elindeki yiyeceği düşürüp alıp tekrar yiyor. Dikkat etmeleri lazım. Hiç kırılırlar mı demeden pat diye söylüyorum. Eşim de alıştı, ben yoksam o söylüyor. Hatta oturduğumuz ev satılıyor, emlakçı müşteri getiriyor. Bir iki defa dışarı basmayın dedim, birinde de basan adamı içeri almadım. Emlakçı da alışmış, ben demeden müşteriyi kapıda uyarıyor sanırım, içeri atlayarak giriyorlarBurada problem bunu yapan insanlarda zaten, sizde bi şey yok; normal seviyede temiz olan herkes bundan rahatsızlık duyar, duymalı. Ayakkabı yani, en leş yerlerde geziyor, mesela wc.
Takıntı başka olay tabii ama bu seviyede temiz titiz olmak da en asgari düzey, olması gereken. Rahat olmam gerek diye her şeyi de salamayız ki.
Benim temizlik takıntım da çok ileri seviyedeydi ama şükür epey aştım. Çalışıyor olmaktan kaynaklı, maruz kalma durumu arttıkça insan biraz daha duyarsızlaşıyor sanırım; akşama kadar çalışırken ortak wc kullanmak durumunda olmak mesela, zamanla mecburen alışıyorsun ve daha az takıntı yapıyorsun.Yani silmeden rahat edebilir miyim bilmiyorum sizce kapı kolu silmek çok mu abartı veya misafir gittikten sonra dokundugu yerleri silmek
Medeniyet öğrenmişler, tebrik ediyorumAynı şeyi düşünüyorum. Temizlik takıntısı geliştirmeden önce de vardı ama bu kadar aşırı mıydı hatırlamıyorum. Herkesi de alıştırdım. Evde bebeğim var. Oyuncakları yerlerde geziyor. Elindeki yiyeceği düşürüp alıp tekrar yiyor. Dikkat etmeleri lazım. Hiç kırılırlar mı demeden pat diye söylüyorum. Eşim de alıştı, ben yoksam o söylüyor. Hatta oturduğumuz ev satılıyor, emlakçı müşteri getiriyor. Bir iki defa dışarı basmayın dedim, birinde de basan adamı içeri almadım. Emlakçı da alışmış, ben demeden müşteriyi kapıda uyarıyor sanırım, içeri atlayarak giriyorlar
Benim de en sinir olduğum şey ayakkabı çıkartılan yere çorapla basılıp içeriye girilmesi..Ama düşünün ki ben evime kimse gelsin istemiyorum o kadar ileri boyutta şu an..Gidince tüm dokundugu yerleri siliyorum falan..Aynı şeyi düşünüyorum. Temizlik takıntısı geliştirmeden önce de vardı ama bu kadar aşırı mıydı hatırlamıyorum. Herkesi de alıştırdım. Evde bebeğim var. Oyuncakları yerlerde geziyor. Elindeki yiyeceği düşürüp alıp tekrar yiyor. Dikkat etmeleri lazım. Hiç kırılırlar mı demeden pat diye söylüyorum. Eşim de alıştı, ben yoksam o söylüyor. Hatta oturduğumuz ev satılıyor, emlakçı müşteri getiriyor. Bir iki defa dışarı basmayın dedim, birinde de basan adamı içeri almadım. Emlakçı da alışmış, ben demeden müşteriyi kapıda uyarıyor sanırım, içeri atlayarak giriyorlar
O sleepylerden önce biz ne yapıyormuşuz bilmiyorum..Paket paket kullanıyorum.En çok sildiğim şeyler kapı kolları, ışık düğmeleri, marketten alınanlar, telefonum, alaturka wc den nefret etsem de evim de var eşim orayı kullanıyor, oranın terliğini de sürekli siliyorum..Ve ben de şu var abartıyor muyum bilmiyorum alaturka wc nin içinde el yıkama lavabosu.Eşim ellerini orda yıkıyor ama benim içim rahat etmiyor.Ben klozeti kullanıyorum ellerimi yıkadıktan sonra tekrar mutfakta yıkıyorum.Benim temizlik takıntım da çok ileri seviyedeydi ama şükür epey aştım. Çalışıyor olmaktan kaynaklı, maruz kalma durumu arttıkça insan biraz daha duyarsızlaşıyor sanırım; akşama kadar çalışırken ortak wc kullanmak durumunda olmak mesela, zamanla mecburen alışıyorsun ve daha az takıntı yapıyorsun.
Ev konusunda, eskiye nazaran çok daha rahat olsam da wc, banyo konusunda hâlâ çok hassasım.
Eşimden eminim, onu darlamıyorum, kendimiz kullanırken ikide bir sağı solu silmiyorum ama dışardan birileri gelip gittikten sonra ben de wc kapı kollarını falan siliyorum. Yalnız, eskiden sinirden ağlayacak duruma gelirken şimdi "keyfine bak, şu an yapacak bi şey yok, gittiklerinde nasılsa iki dakkada siler geçersin" diye kendimi rahatlatıyorum, öyle de oluyor zaten. Maximum kaç saat sürebilir ki arkalarından toplamak? veya suyla temizlenmeyen ne var ki?
Bazı şeylerden vazgeçemiyorum ben de ama eskisi gibi içten içe saçımı başımı da yolmuyorum.
Bi ıslak bez, bi sleepy hepsini halleder
Özele mi gidicem devlete mi psikologa mı psikiyatriye mi hiçbir şey bilmiyorumPsikoloğa gidin,o sizi psikiyatriye yönlendirir.
Dediğiniz yerleri ben de siliyorum ama sürekli değil tabii; genel temizlik yaparken ve birileri gelip gittikten sonra.O sleepylerden önce biz ne yapıyormuşuz bilmiyorum..Paket paket kullanıyorum.En çok sildiğim şeyler kapı kolları, ışık düğmeleri, marketten alınanlar, telefonum, alaturka wc den nefret etsem de evim de var eşim orayı kullanıyor, oranın terliğini de sürekli siliyorum..Ve ben de şu var abartıyor muyum bilmiyorum alaturka wc nin içinde el yıkama lavabosu.Eşim ellerini orda yıkıyor ama benim içim rahat etmiyor.Ben klozeti kullanıyorum ellerimi yıkadıktan sonra tekrar mutfakta yıkıyorum.
Durumunuz varsa özele gidin.Özelde de önce psikologla konuşun,gerek görürse sizi psikiyatriye yönlendirir.Özele mi gidicem devlete mi psikologa mı psikiyatriye mi hiçbir şey bilmiyorum
Yaşayan biri olarak bunun sonunun olmadığını size söylemeliyim. İnsan hep daha da dikkat edilmesi gereken durumları aklına getiriyor ve bu müthiş bir şekilde insanın hem ruhsal hem de fiziksel sağlığını etkiliyor.Herkese merhaba.Takıntılarımdan dolayı hayatım alt üst oldu..Korona zamanında hamile olmama rağmen şu an yaptıklarımın çeyreğini yapmadım eminim.Eve giren her şeyi siliyorum.Marketten aldıklarımı, telefon, cüzdan aklınıza ne gelirse..Ne ıslak mendil dayanıyor ne pecete..Dısardan eve geliyorum kendimi inanılmaz kirli hissediyorum.Direk duşa giriyorum.Kızım 5 yaşında kreşe gidiyor banyo yapmazsa asla içim rahat etmiyor.Eşim de her akşam yapıyor haliyle..Misafir gelsin asla istemiyorum.Gelirse gittiğinde dokundugu her yeri siliyorum.Arkasından mecburen temizlik yapıyorum ve inanılmaz yorucu oluyor..Nasıl bir yol izlemeliyim?Psikologa mı gitmeliyim yoksa psikiyatriye mi? Aranızda benim yaşadıklarımı yasayıp da duzelen varsa, yazabilirse çok mutlu olurum..