• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

toparlanma sürecine dair

gidelimburalardann

Üye
Kayıtlı Üye
Katılım
30 Aralık 2024
Mesajlar
180
Emoji Skoru
229
Puanlar
23
Buraya bir haftalık taze bir "özgür" olarak yazıyorum. 3 yıl sevgililik, ardından 1,5 yıl süren bir evlilik... "Severek evlendim" cümlesinin arkasına sığınıp, aslında ne kadar manipüle edildiğimi görmediğim, kendimi kaybettiğim o süreçten yeni çıktım. Hepimiz kimin kafa yapısı eşiyle tam uyar ki diyoruz değil mi? Ben de öyle dedim. Ama mesele sadece kafa yapısı değilmiş, mesele bir erkeğin kendi annesinden ve sorunlu ailesinden kopup eş olamamasıymış. Aradaki o dengeyi kuramayan, dindarlık adı altında aslında kendi kurallarını manipülatif bir şekilde dikte eden bir adamla, 1,5 yılda gözlerimin ışığının sönmesini izlemişim meğer. Size çok küçük gelebilir ama boşandıktan sonra ilk işim ne oldu biliyor musunuz? Yıllardır istediğim ama eski eşimin kısıtlamaları yüzünden yapamadığım o kızıl renge boyattım saçlarımı. Aynaya baktığımda bu benim dedim. Kendi benliğime, kendi kararlarıma geri dönüyorum. O manipülasyon sarmalında fark etmeden solmuşum, şimdi yeniden çiçek açmaya hazırlanıyorum.

Bu yollardan geçen, şu an kendini sıkışmış hisseden tüm arkadaşlarıma tek bir şey söylemek istiyorum, kimse için kendinizden vazgeçmeyin. Gözlerinizin ışığının sönmesine izin vermeyin. Ve ne olursa olsun... Kirpikleriniz yere düşmesin :)
Şimdi yeni hayatımın ilk günlerindeyim. Biraz hüzünlü ama çokça umutlu... Sizinle paylaşmak, yalnız olmadığımı bilmek istedim.
 
Buraya bir haftalık taze bir "özgür" olarak yazıyorum. 3 yıl sevgililik, ardından 1,5 yıl süren bir evlilik... "Severek evlendim" cümlesinin arkasına sığınıp, aslında ne kadar manipüle edildiğimi görmediğim, kendimi kaybettiğim o süreçten yeni çıktım. Hepimiz kimin kafa yapısı eşiyle tam uyar ki diyoruz değil mi? Ben de öyle dedim. Ama mesele sadece kafa yapısı değilmiş, mesele bir erkeğin kendi annesinden ve sorunlu ailesinden kopup eş olamamasıymış. Aradaki o dengeyi kuramayan, dindarlık adı altında aslında kendi kurallarını manipülatif bir şekilde dikte eden bir adamla, 1,5 yılda gözlerimin ışığının sönmesini izlemişim meğer. Size çok küçük gelebilir ama boşandıktan sonra ilk işim ne oldu biliyor musunuz? Yıllardır istediğim ama eski eşimin kısıtlamaları yüzünden yapamadığım o kızıl renge boyattım saçlarımı. Aynaya baktığımda bu benim dedim. Kendi benliğime, kendi kararlarıma geri dönüyorum. O manipülasyon sarmalında fark etmeden solmuşum, şimdi yeniden çiçek açmaya hazırlanıyorum.

Bu yollardan geçen, şu an kendini sıkışmış hisseden tüm arkadaşlarıma tek bir şey söylemek istiyorum, kimse için kendinizden vazgeçmeyin. Gözlerinizin ışığının sönmesine izin vermeyin. Ve ne olursa olsun... Kirpikleriniz yere düşmesin :)
Şimdi yeni hayatımın ilk günlerindeyim. Biraz hüzünlü ama çokça umutlu... Sizinle paylaşmak, yalnız olmadığımı bilmek istedim.
Gücünüz kararlılığınız cesaretiniz için takdir ediyorum. Yolunuz hep aydınlık olsun. Işıl ışıl parlayın sevgili hemcinsim 🌸🌸🫂 Darısı kendi ışığının farkında olamayanlara 🥲
 
Buraya bir haftalık taze bir "özgür" olarak yazıyorum. 3 yıl sevgililik, ardından 1,5 yıl süren bir evlilik... "Severek evlendim" cümlesinin arkasına sığınıp, aslında ne kadar manipüle edildiğimi görmediğim, kendimi kaybettiğim o süreçten yeni çıktım. Hepimiz kimin kafa yapısı eşiyle tam uyar ki diyoruz değil mi? Ben de öyle dedim. Ama mesele sadece kafa yapısı değilmiş, mesele bir erkeğin kendi annesinden ve sorunlu ailesinden kopup eş olamamasıymış. Aradaki o dengeyi kuramayan, dindarlık adı altında aslında kendi kurallarını manipülatif bir şekilde dikte eden bir adamla, 1,5 yılda gözlerimin ışığının sönmesini izlemişim meğer. Size çok küçük gelebilir ama boşandıktan sonra ilk işim ne oldu biliyor musunuz? Yıllardır istediğim ama eski eşimin kısıtlamaları yüzünden yapamadığım o kızıl renge boyattım saçlarımı. Aynaya baktığımda bu benim dedim. Kendi benliğime, kendi kararlarıma geri dönüyorum. O manipülasyon sarmalında fark etmeden solmuşum, şimdi yeniden çiçek açmaya hazırlanıyorum.

Bu yollardan geçen, şu an kendini sıkışmış hisseden tüm arkadaşlarıma tek bir şey söylemek istiyorum, kimse için kendinizden vazgeçmeyin. Gözlerinizin ışığının sönmesine izin vermeyin. Ve ne olursa olsun... Kirpikleriniz yere düşmesin :)
Şimdi yeni hayatımın ilk günlerindeyim. Biraz hüzünlü ama çokça umutlu... Sizinle paylaşmak, yalnız olmadığımı bilmek istedim.
Adınıza çok sevindim 🥰 Sizi tebrik ediyorum ayrıca. İnşallah çok çok mutlu olun ❤️
 
Buraya bir haftalık taze bir "özgür" olarak yazıyorum. 3 yıl sevgililik, ardından 1,5 yıl süren bir evlilik... "Severek evlendim" cümlesinin arkasına sığınıp, aslında ne kadar manipüle edildiğimi görmediğim, kendimi kaybettiğim o süreçten yeni çıktım. Hepimiz kimin kafa yapısı eşiyle tam uyar ki diyoruz değil mi? Ben de öyle dedim. Ama mesele sadece kafa yapısı değilmiş, mesele bir erkeğin kendi annesinden ve sorunlu ailesinden kopup eş olamamasıymış. Aradaki o dengeyi kuramayan, dindarlık adı altında aslında kendi kurallarını manipülatif bir şekilde dikte eden bir adamla, 1,5 yılda gözlerimin ışığının sönmesini izlemişim meğer. Size çok küçük gelebilir ama boşandıktan sonra ilk işim ne oldu biliyor musunuz? Yıllardır istediğim ama eski eşimin kısıtlamaları yüzünden yapamadığım o kızıl renge boyattım saçlarımı. Aynaya baktığımda bu benim dedim. Kendi benliğime, kendi kararlarıma geri dönüyorum. O manipülasyon sarmalında fark etmeden solmuşum, şimdi yeniden çiçek açmaya hazırlanıyorum.

Bu yollardan geçen, şu an kendini sıkışmış hisseden tüm arkadaşlarıma tek bir şey söylemek istiyorum, kimse için kendinizden vazgeçmeyin. Gözlerinizin ışığının sönmesine izin vermeyin. Ve ne olursa olsun... Kirpikleriniz yere düşmesin :)
Şimdi yeni hayatımın ilk günlerindeyim. Biraz hüzünlü ama çokça umutlu... Sizinle paylaşmak, yalnız olmadığımı bilmek istedim.
Çok güzel yazmışsınız gözünüz aydın zararın neresinden dönülse kardır. Şimdi yeni öğrenimlerinizle hayatınız daha da güzel olacak☺️🤗🥰
 
Buraya bir haftalık taze bir "özgür" olarak yazıyorum. 3 yıl sevgililik, ardından 1,5 yıl süren bir evlilik... "Severek evlendim" cümlesinin arkasına sığınıp, aslında ne kadar manipüle edildiğimi görmediğim, kendimi kaybettiğim o süreçten yeni çıktım. Hepimiz kimin kafa yapısı eşiyle tam uyar ki diyoruz değil mi? Ben de öyle dedim. Ama mesele sadece kafa yapısı değilmiş, mesele bir erkeğin kendi annesinden ve sorunlu ailesinden kopup eş olamamasıymış. Aradaki o dengeyi kuramayan, dindarlık adı altında aslında kendi kurallarını manipülatif bir şekilde dikte eden bir adamla, 1,5 yılda gözlerimin ışığının sönmesini izlemişim meğer. Size çok küçük gelebilir ama boşandıktan sonra ilk işim ne oldu biliyor musunuz? Yıllardır istediğim ama eski eşimin kısıtlamaları yüzünden yapamadığım o kızıl renge boyattım saçlarımı. Aynaya baktığımda bu benim dedim. Kendi benliğime, kendi kararlarıma geri dönüyorum. O manipülasyon sarmalında fark etmeden solmuşum, şimdi yeniden çiçek açmaya hazırlanıyorum.

Bu yollardan geçen, şu an kendini sıkışmış hisseden tüm arkadaşlarıma tek bir şey söylemek istiyorum, kimse için kendinizden vazgeçmeyin. Gözlerinizin ışığının sönmesine izin vermeyin. Ve ne olursa olsun... Kirpikleriniz yere düşmesin :)
Şimdi yeni hayatımın ilk günlerindeyim. Biraz hüzünlü ama çokça umutlu... Sizinle paylaşmak, yalnız olmadığımı bilmek istedim.
Hayırlı olsun.. Umarım gözünüzün sönen feri en kısa zamanda ışıl ışıl bakmaya,hayatın bütün güzelliklerini görmeye başlasin.. Herşey gönlünüzce olsun..🙏🏻
 
“Severek evlendim” cümlesinin arkasına sığınmak… pek çok kadının hikâyesi. Çünkü kadın sevmeyi seçtiği kişinin yanlışlarla dolu olabileceğini kabullenmek istemiyor. Üstelik o sarmalın içindeyken kadın çoğu zaman kendisini değil, ilişkiyi korumaya çalışıyor. O yüzden kendi kimliğini her gün biraz daha geri çekiyor, biraz daha "uyum" sağlıyor, vs...

Ne güzel, orada takılıp kalmamışsınız. Pek çok kadın, herşeyin farkında olsa bile evlilik dışına çıkmaya asla cesaret edemeden ömür tüketiyor. Olduğunuz yere varmak hiç kolay değil. Buraya gelebilmiş olmanızı gerçekten tebrik ederim.

Evlilik defteri kapanırken, kurduğunuz hayaller, iyi günlerde planlanmış gelecek hedefleri, “belki böyle olurdu” denilen bütün o ihtimaller de kapanıyor. Bunun hüznü muhakkak ki çok gerçek. Ama çok şükür ki hüzünler hüzün olarak kalmazlar, zaman içinde "tecrübe"ye evrilip kalan ömre şahane ışık tutarlar. Yeter ki siz hayatta var olmanın anlamını 'evli kadın' olmakla bir tutanlardan olmayın, yaşanacak şahane bir hayat var önünüzde.

Yeni hayatınızda sağlık huzur ve mutluluklar dilerim.
 
Mesajınızı okurken "hey özgürlük" diyesim geldi. Umarım bir daha hiçkimse birileri için hayatını değiştirmeye kalkmaz. Sizi kısıtlayan ve özgürlüğünüzü elinden alan insanlarla asla bir yola çıkmamalı.
 
Buraya bir haftalık taze bir "özgür" olarak yazıyorum. 3 yıl sevgililik, ardından 1,5 yıl süren bir evlilik... "Severek evlendim" cümlesinin arkasına sığınıp, aslında ne kadar manipüle edildiğimi görmediğim, kendimi kaybettiğim o süreçten yeni çıktım. Hepimiz kimin kafa yapısı eşiyle tam uyar ki diyoruz değil mi? Ben de öyle dedim. Ama mesele sadece kafa yapısı değilmiş, mesele bir erkeğin kendi annesinden ve sorunlu ailesinden kopup eş olamamasıymış. Aradaki o dengeyi kuramayan, dindarlık adı altında aslında kendi kurallarını manipülatif bir şekilde dikte eden bir adamla, 1,5 yılda gözlerimin ışığının sönmesini izlemişim meğer. Size çok küçük gelebilir ama boşandıktan sonra ilk işim ne oldu biliyor musunuz? Yıllardır istediğim ama eski eşimin kısıtlamaları yüzünden yapamadığım o kızıl renge boyattım saçlarımı. Aynaya baktığımda bu benim dedim. Kendi benliğime, kendi kararlarıma geri dönüyorum. O manipülasyon sarmalında fark etmeden solmuşum, şimdi yeniden çiçek açmaya hazırlanıyorum.

Bu yollardan geçen, şu an kendini sıkışmış hisseden tüm arkadaşlarıma tek bir şey söylemek istiyorum, kimse için kendinizden vazgeçmeyin. Gözlerinizin ışığının sönmesine izin vermeyin. Ve ne olursa olsun... Kirpikleriniz yere düşmesin :)
Şimdi yeni hayatımın ilk günlerindeyim. Biraz hüzünlü ama çokça umutlu... Sizinle paylaşmak, yalnız olmadığımı bilmek istedim.
Eşimle olan ilişkimin en başından beri bana bu ne özgürlük ya bu nasıl ilişki demişti çevrem. Benim bir ilişkide en önemli kriterim karşımdaki insanın beni rahat bırakmasıdır benim her şeyime karışmamasıdır görünüşüm giyimim fikirlerim tavrım bunlar beni ben yapan şeyler. Umarım siz olarak seven ve sizin kötü yanlarınızı da tölere edebilecek kadar küçük bir ayrıntı olarak gören insanlarla yollarınız kesişir..
 
“Severek evlendim” cümlesinin arkasına sığınmak… pek çok kadının hikâyesi. Çünkü kadın sevmeyi seçtiği kişinin yanlışlarla dolu olabileceğini kabullenmek istemiyor. Üstelik o sarmalın içindeyken kadın çoğu zaman kendisini değil, ilişkiyi korumaya çalışıyor. O yüzden kendi kimliğini her gün biraz daha geri çekiyor, biraz daha "uyum" sağlıyor, vs...

Ne güzel, orada takılıp kalmamışsınız. Pek çok kadın, herşeyin farkında olsa bile evlilik dışına çıkmaya asla cesaret edemeden ömür tüketiyor. Olduğunuz yere varmak hiç kolay değil. Buraya gelebilmiş olmanızı gerçekten tebrik ederim.

Evlilik defteri kapanırken, kurduğunuz hayaller, iyi günlerde planlanmış gelecek hedefleri, “belki böyle olurdu” denilen bütün o ihtimaller de kapanıyor. Bunun hüznü muhakkak ki çok gerçek. Ama çok şükür ki hüzünler hüzün olarak kalmazlar, zaman içinde "tecrübe"ye evrilip kalan ömre şahane ışık tutarlar. Yeter ki siz hayatta var olmanın anlamını 'evli kadın' olmakla bir tutanlardan olmayın, yaşanacak şahane bir hayat var önünüzde.

Yeni hayatınızda sağlık huzur ve mutluluklar dilerim.
Yazdıklarınız o kadar ben ki… okurken biraz hüzünlensem de kendimi seçtiğim için mutluyum. Dediğiniz gibi hüzün şuan var belki çok az bi zaman daha sürecek ama bitecek, teşekkür ederim temennileriniz için
 
Mesajınızı okurken "hey özgürlük" diyesim geldi. Umarım bir daha hiçkimse birileri için hayatını değiştirmeye kalkmaz. Sizi kısıtlayan ve özgürlüğünüzü elinden alan insanlarla asla bir yola çıkmamalı.
İnsan bazen o değişimi fedakarlık sanabiliyor benim hayatım da sanmak ile geçti maalesef. Bundan sonrası için daha eminim her şeyden en azından
 
Eşimle olan ilişkimin en başından beri bana bu ne özgürlük ya bu nasıl ilişki demişti çevrem. Benim bir ilişkide en önemli kriterim karşımdaki insanın beni rahat bırakmasıdır benim her şeyime karışmamasıdır görünüşüm giyimim fikirlerim tavrım bunlar beni ben yapan şeyler. Umarım siz olarak seven ve sizin kötü yanlarınızı da tölere edebilecek kadar küçük bir ayrıntı olarak gören insanlarla yollarınız kesişir..
Benliğimi yeniden kazandığımda yollarım da buna denk gelen insanlara düşer umarım :)
 
Farkındalık bir günde kazanılmıyor cesur kararlar alıp yola çıkmakta bir anda olmuyor.Bozuk ilişkilerdeki alışkanlıklara tutulmak daha kolay bilinmeyene gitmekten .Halbuki bilinmeyende gerçek hayat .Bir sanridan uyanmışsınız hata yaptım hakettiğim bu değil kim ne derse desin kendimi seciyorum demissiniz.Kara kış bitmiş şimdi sonbahar ilerleyen günler yaz çiçekleriniz döküldüğü yerlerden yeşerecek yeniden.Tabiki yalnız değilsiniz kendiniz varsınız en güçlü tarafından.Hakettiginiz günlere gelmenizi diliyorum en hizlisindan.
 
Back
X