Vertigo Bilgi ve Paylaşım Alanı

Nevreste

Everest
Yönetici
Editor
Doğa Severler Kulübü
16 Ağustos 2010
231.875
457.136
40

21205.jpg


1- Vertigo nedir? Hangi hastalıkların belirtisidir ?

Vertigo, Latince kökenli bir kelime olup dönmek manasına gelmektedir. Kısaca vücudun denge sistemlerinden yanlış uyaranlar gelmesi, veya doğru uyaranların yanlış algılanmasıyla ortaya çıkan dengesizlik halidir. Dengenin sağlanmasında bir çok organ birbirleri ile bağlantılı bir şekilde çalışırlar ( iç kulak, gözler, eklem ve kaslar, beyin, omurilik ). Bu organları etkileyen hastalıkların birçoğunda vertigo ortaya çıkar. En sık görüleni benign paroksismal pozisyonel vertigodur ( iyi huylu tekrarlayıcı pozisyona bağlı vertigo ). Baş hareketleri ile ortaya çıkar şiddetli dairesel dönme ile kendini gösterir. Yatmak, yataktan kalkmak, öne eğilmek, yukarı bakmak ile ortaya çıkan bir baş dönmesidir. Yukarı bakışta ortaya çıkan baş dönmesine üst raf vertigosu adı verilir.

2- Vertigonun sebepleri nelerdir? Gün içinde cep telefonu ile sürekli konuşmak bu nedenler arasındamıdır ?
Vertigonun bir çok sebebi vardır. Kulak-Burun- Boğaz, Nöroloji, Göz, Dahiliye ve Kardiyolojiyi ilgilendiren bazı hastalıklar vertigoya neden olmaktadır

İç kulak kaynaklı nedenler: Üst solunum yolu enfeksiyonunun iç kulak tutulumu, iç kulakta bulunan otolit dediğimiz tozcukların fizyolojilerinin bozulması, iç kulak sinirinin iltihaplanması, iç kulak sıvılarından endolenf diye tabir ettiğimiz iç sıvının miktarının artması ( Meniere Hastalığı), orta kulak iltihaplarının iç kulağı etkilemesi, iç kulak sinirlerini tutan tümörler ( Akustik Nörinoma ), iç kulak sıvı fistülleri.

İç kulak dışındaki nedenler: Menenjit, migren, epilepsi, kardiyak aritmi, beyin tümörleri, kafa travmaları.

Ve denge organlarını tutan daha bir çok hastalık. Bazen de psikojenik nedenler.

Cep telefonu konusuna gelince, cep telefonu ile sürekli konuşmanın vertigo yarattığına dair bir araştırma sonucu henüz yoktur. Fakat yürürken ve araba kullanırken cep telefonu ile konuşmanın dikkati çok dağıttığı ve ciddi kazalara neden olduğu bilinmektedir.

3- Vertigo da baş dönmesine neden olduğu için tansiyon düşmesi ile karıştırılabiliyor. İkisi arasındaki belirgin farklar nelerdir.
Baş dönmesi her hasta tarafından farklı anlatılmaktadır. Etraftaki her şey dönüyor, etraf dönmüyor ama ben dönüyorum, zemin ayağımın altından kayıyor, yürürken yalpalıyorum veya bir tarafa doğru kayıyorum. Bu nedenle vertigo tansiyona mı, yoksa başka bir nedene bağlı anlamak zordur. Tansiyona bağlı vertigo baş dönmesinden ziyade dengesizlik ve sallanma hissidir. Tansiyonun ölçülmesi, tansiyona bağlı dengesizliğin ayırt edilmesinde en basit yöntemdir.

4- Vertigo hangi yaş aralığında sık görülen bir hastalıktır? Kadınların vertigo hastalığına daha sık yakalandığı doğru mu?
Bir kez daha belirtelim vertigo bir hastalık adı değil, değişik hastalıklarda gördüğümüz denge bozukluğu ile kendini gösteren bir belirtidir. Her yaş grubunda görülebilir. Vertigonun en sık görüldüğü hastalıklardan biri olan olan Meniere Hastalığı kadınlarda erkeklere oranla daha sık görüldüğü için vertigo da kadınlarda daha sık görülmektedir. 20 ile 60 yaş arasında herhangi bir dönemde ortaya çıkabilir.


kadin-hasta-.jpg

5- Baş dönmesi dışında vertigo’nun belirtileri nelerdir?
Vertigoya neden olan hastalıkların cinsine göre vertigoya eşlik eden bazı belirtiler vardır. Bunlar kulak çınlaması, bulantı, bazen kusma, terleme, görme bozukluğu, işitme kaybı, vertigo bir enfeksiyon hastalığa bağlı ise ateş, halsizlik gibi enfeksiyon belirtileri görülebilir. Santral tipteki vertigolarda kuvvet kaybı, hissizlik ön pilandadır

6- Son dönemde sıkça duyduğumuz vertigo, günlük hayatı olumsuz etkiliyor. Hastanın yatarak dinlenmesinin dışında uygulanabilecek yöntemler nelerdir?
Tedavideki başlıca prensip vertigoyu ortaya çıkaran hastalığın lokalizasyonu ve hastalığa neden olan patolojik durumun bulunmasıdır. Bunun için detaylı bir anamnez, muayene ve nörofizyolojik tetkikler ve çoğu kez bazı görüntüleme yöntemlerine baş vurulması gerekir. Halk arasında kulak kristallerim oynadı o yüzden başım dönüyor denilen durum, iç kulakta bulunan otolit dediğimiz tozcukların fizyolojilerinin bozulması neticesinde baş hareketleri ile ortaya çıkan iyi huylu bir vertigo tipidir.Bir uzman tarafından yapılacak bazı manevralarla dönme azaltılabilir.

7- Vertigo hastalığının tedavi süreci hakkında bilgi verir misiniz? Vertigonun kesin tedavisi varmı?
Tedavide asıl önemli olan nedenin bulunmasıdır. Neden bulunduktan sonra, tedavi bu nedene göre yapılır. Vertigoya neden olan hastalık meniere hastalığı ise ilaç tedavisi , ilaç tedavisi yeterli olmadığı durumlarda özel ameliyatlar yapılabilir, vertigonun nedeni tümör ise ameliyat gereklidir. Herhangi bir enfeksiyon sonucu veya psikojenik nedenlerden dolayı ortaya çıkan vertigolar istirahat ve basit ilaç tedavileri ile tamamen düzelir.

Kısaca belirtmemiz gerekirse vertigo; vestibüler, görsel, ve derin duyu organlarından elde edilen verilerin yanlış gelmesi veya yanlış algılanması ile ortaya çıkan bir dönme veya denge bozukluğu hissidir. Çok çeşitli hastalıklarda ortaya çıkabilir ve o hastalığın tedavisi ile vertigo da tedavi edilebilir.

Periferik tipteki vertigolarda günler aylar içinde iyileşme görülmesine karşı santral orijinli vertigolardaki dengesizlik yıllarca devam eder. Tedavisi nöroloji ve nöroşirurji bölümünü ilgilendiren santral vertigolarda kulak hekiminin yapacağı vertigoya eşlik eden semptomları iyi değerlendirip hastanın tedavisini ilgili branşlarla ortak yürütmektir. Psikojenik tipteki vertigolar gerçek anlamda vertigodan ziyade dengesizlik halidir. Psikojenik vertigo tanısı organik patolojilerin tamamen ekarte edilmesini gerektiren bir tanıdır. Fakat tüm organik patolojilerin ekarte edilmesi her zaman mümkün olmayabilir. Hatta organik patolojisi bulunan hastalarda bu organik patolojiye eşlik eden reaktif psikiyatrik sorunlar da bulunabilir. Bu nedenle psikojenik vertigo tanısını koymak her zaman kolay değildir.

Yapılan tüm araştırmalara rağmen uzun süren vertigoların nedeni belirlenemeyebilir. Kullandığı ilaçların içersinde denge sistemini baskı altına alan ilaç olup olamadığı araştırılması, varsa hayati önemi olmayan ilaçların bir süre kesilerek hastanın takip edilmesi gerekebilir. Altta yatan hastalığın aydınlatılabilmesi için hasta 5-6 ay sonra tekrar incelenmeli ve gerekirse tetkikler tekrarlanmalıdır. Tetikleyici faktörlerin ortadan kaldırılması ( Sigara, alkol, stres, aşırı tuz kullanımı ), tetikleyici pozisyonlardan kaçınılması rahatlatıcı olabilir. Bütün bu araştırmalara rağmen etiyolojisi belirlenemeyen ve ilerleme göstermeyen hastaların tedavisinde vestibüler rehabilitasyon uygulanabilir.

Vestibüler rehabilitasyon, hastanın bağımsız hareket edebilmesinin sağlanması, hareket halindeyken yürüme güvenliğinin sağlanarak düşmenin engellenmesi, denge bozukluklarının azaltılması gayesi ile yapılmaktadır. Amaç santral dengeleme sağlamaktır. Vestibüler rehabilitasyon programına alınacak olan hasta, hastalığıyla alakalı olarak yeterince bilgilendirilmeli ve bu tedavide kendisine de aktif bir rol düştüğünün bilincinde olmalıdır. Süratli bir düzelme beklentisi içersinde olmamalıdır. Rehabilitasyon, bu konuda bilgi sahibi olan uzman odyolog veya fizyoterapist tarafından yapılmalıdır.
 

Nevreste

Everest
Yönetici
Editor
Doğa Severler Kulübü
16 Ağustos 2010
231.875
457.136
40
Sizde denge bozukluğu olduğunu nasıl anlarsınız?
ABD'de yapılan bir araştırmaya göre polikliniklere başvuran her yüz hastanın 5 tanesi denge bozukluğundan yakınıyor. Genel nüfusun yaklaşık %20'si bir tür baş dönmesi denge bozukluğundan etkileniyor. Ortalama yaşam süresinin bütün dünyada giderek uzaması yaşlı insan sayısının artması dengesizlik ve baş dönmesi gibi sorunların giderek artacağının kanıtı olarak görülüyor.


DENGE BOZUKLUĞU NASIL ORTAYA ÇIKAR
Kulak Burun Boğaz Uzmanı Operatör Doktor İrfan Aksoy, bu bölgelerden
grey.gif


kalkan uyarılarla beyne sürekli olarak baş ve vücudun diğer kısımlarının birbiriyle ve mekandaki yerleri hakkında uyarılar gönderildiğini belirtiyor.

Denge merkezinin , kendisine iletilen bilgileri, depo bilgilerle karşılaştırıp bu bilgilerin ışığında değerlendirerek motor yanıtı hazırladığını ifade eden Op. Dr. İrfan Aksoy, bilgilerin denge merkezine ulaşmasında veya buradan verilen cevaplarda (motor yanıt) bozukluk olunca denge bozukluğu veya baş dönmesinin ortaya çıktığını vurguluyor.


Bu bozukluğun beyindeki denge merkezleri tarafından telafi edildiğini belirten Op. Dr. Aksoy, sözkonusu telafinin, iç kulaktan gelen denge bilgileri yerine gözden ve kas-eklem-deriden derin duyuyla ilgili gelen denge bilgilerinin konularak yapıldığını ifade ediyor.


Op. Dr. İrfan Aksoy bunun 3 ile 6 haftada tamamlanacağını ve dengenin tam olarak sağlanabileceğini belirtiyor. Telafi mekanizmasına "merkezi düzenleme" adı verildiğini söyleyen Op. Dr. İrfan Aksoy, merkezi sinir sistemine ait bozuklukların da aynı mekanizmayla telafi edilse de dengenin hiçbir zaman tam olarak sağlanamayacağını vurguluyor.


Op. Dr. İrfan Aksoy, dengesizlik sorununun, kişinin ağırlık merkezinin hareket halinde veya dururken dayanma düzlemi içine düşmesindeki bozukluklar olarak tanımlanabileceğini belirtiyor.


DENGE BOZUKLUĞU OLAN İNSANLAR NE YAPAR?
Denge bozukluğu olan hastaların dayanma düzlemlerini artırarak genişletmek için ayaklarını açarak yürüdüklerini belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, bu kişilerin hareketlerinin son derece yavaş olduğunu ifade ediyor:


Baş dönmesinin bir belirti olduğunu belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, "basitçe tanımlarsak kişinin vücuduyla dünya arasındaki algısının bozulmasıdır, bir hareket yanılsaması bir illuzyondur, ağrı gibi subjektif bir belirti olduğu için hastanın dışındaki kişilerce anlaşılması
grey.gif


zordur" diyor.

Dünyada hekime başvuru nedenlerinde birinci sırada ağrı ikinci sırada baş dönmesi geldiğini belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, tüm toplumlarda genetik yatkınlığın % 30, klinikte görülen başdönmesi vakalarının % 90 tehlikeli ve kalıcı değil geçici ve tehlikeli olmayan bir yakınma olduğunu dile getiriyor.


Op. Dr. İrfan Aksoy baş dönmesinin vertigo ve dizziness olarak iki tipte tanımlanabildiğini belirtiyor; "Vertigoda tam bir hareket illuzyonu olur, çevredeki herşeyin gerçekten döndüğü hissi vardır. Çocuklukta yaptığınız güzünüzü kapatıp birkaç kez hızla döndükten sonra aniden durup gözünüzü açtığınızda nasıl etrafın kaydığını görüyorsanız hasta da bunu görüyor, tabi daha şiddetli ve sarsıcı olanını. Genelde bu tip dönmelerde % 70 iç kulak denge organındaki sorunlar nedendir. İkinci tip baş dönmesi yalancı vertigo diye de adlandırdığımız dizzinesstır.Bu daha sinsidir ve hasta kendini sarhoş gibi hisseder genel bir sersemlik hissi ve boşlukta yürüyormuş gibi tanımlamalarla ifade edilir.Bu ikinci tip baş dönmesi iç kulaktan kaynaklanabileceği gibi çoğunlukla tüm vucudumuzu etkileyen bir çok olay tetikleyebilir. Kalp ritim bozukluğu, anemi(kansızlık), stres, yorgunluk, uykusuzluk, beyin hastalıkları, hormonal bozukluklar vs. Dolayısıyla vertigo dediğimiz şikayette çoğunlukla iç kulağa yönelmemize rağmen dizziness tanımlamasına uyan durumlarda daha bir çok şeyi araştırmamız gerekiyor. Özellikle de bu dizzinesslı hastayı daha çok görüyoruz.Anlaşıldığında tedaviye en iyi cevap alınan bu hasta grubu, şikayetlerini çok iyi anlatamadıklarından doktor doktor gezen daha çaresiz hasta grubunu oluşturuyor. Baş dönmesi bir hastalık belirtisidir ve nedenleri ikiye ayrılır.Perferik dediğimiz iç kulağımıza bağlı nedenler ve santral dediğimiz daha çok merkezi sinir sistemini ilgilendiren norolojik hastalıklar.Periferik nedenler klinikte gördüğümüz baş dönmeli hastalarının % 70-80 ni oluşturur."


BAŞ DÖNMESİ GÖRÜLME ORANLARI
Baş dönmesi sık olarak kadınlarda ve 30-50 yaş grubunda görülüyor. Baş dönmesini tetikleyen en önemli faktör olarak stres ön plana çıkıyor. Stres, tansiyon veya halsizlik dizzinesa sebep oluyor.


Op. Dr. İrfan Aksoy, bu tip durumlarda beyin sapı fonksiyonlarının iyi çalışmadığını belirtiyor. Bazı otomatik reflekslerde kontrol kaybı olduğunun altını çizen Op. Dr. Aksoy, ve dizzines denge bozukluğu oluştuğunu belirtiyor.


Bahsedilen yaş grubu bayanlarda rejim sonrası ani kilo kayıplarının bazen ilk atağın geçirilmesine zemin hazırladığının altını çizen Op. Dr. İrfan Aksoy,
baş dönmeli hasta grubunun bu şikayeti nedeniyle birçok farklı branşa başvurabildiğini hatırlatıyor.


Op. Dr. İrfan Aksoy, baş dönmesiyle ilgili dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıralıyor;


-Baş dönmesi gerçekten çevrenin ya da kendi vucudunuzun dönmesi şeklinde mi gelişiyor?
-Hareketle bir bağlantısı var mı? örneğin başınızı sağa sola çevirmek özellikle bir tarafa yattığınızda ya da yukardaki bir objeye bakmak şikayetlerinizin ortaya çıkmasına sebep oluyor mu?
-Şikayetiniz ne zaman başladı, süresi ne kadar, bu saniyelerden bir kaç güne kadar uzayan bir dönemi içerebilir.
-Günün farklı zamanlarında artış gösteriyor mu? Açlık ya da ilaç alımı zamanları ile ilşkisi var mı?
-Genelde stresli yorgun olduğunuz dönemlerde mi olur veya baş ağrınızla birlikte mi oluyor?
-Kullanmakta olduğunuz ilaçlar var mı? Kulak üzerine yan etkisi olan ilaçlar alıyor musunuz?Sara-epilepsi veya tüberküloz tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar gibi...
-Baş dönmesi ile birlikte başka bulgular da oluyor mu?Çift görme, konuşma bozukluğu,vücudun bir tarafında güç kaybı ya da uyuşukluk var mı? (Bu gibi durumlarda acilen bir hastaneye başvurmanız gerekir.)
-Beyin damar hastalıkları açısından risk faktörleriniz var mı?Aşırı kilo, kanda yağ ve kolesterol yüksekliği, sigara, alkol, ateroskleroz(damar sertliği) varlığı, fiziksel olarak hareketsiz bir yaşam tarzı -Baş dönmesi atakları ilk kez mi oldu yoksa tekrarlayan ataklar şeklinde mi?
-İşitme kaybı ya da kulak çınlaması veya dolgunluk hissi, basınç var mı?
-Günler, haftalar ya da aylar içinde değişim var mı?


Op. Dr. İrfan Aksoy, baş dönmesi ve dengesizlik yapan hastalıkları şu şekilde sıralıyor:


-Kulağa bağlı nedenler; meniere hastalığı, pozisyonel vertigo, kulağın akıntılı kronik hastalıkları,viral bir enfeksiyon sonrası denge sinirinin etkilenmesine bağlı kulak hastalıkları, ileri derecede damar tıkanıklığı yaşayan insanlarda iç kulağa az kan gitme durumları,iç kulağı etkileyen ototoksik dediğimiz ilaçlar.
-Travmalar
-Enfeksiyonlar :labirent(iç kulak) iltihabı
-Nörolojik hastalıklar (multipl skleroz, beyin tümörleri,parkinson, migren)
-Ototoksisite iç kulak yapılarının kullanılan bazı ilaçlara bağlı olarak zarar görmesi
-Allerjik nedenler; saman nezlesi, özellikle bahar aylarında alerjik bünyeli hastalarda polenlere cevap olarak vertigo oluşturabilir


Klinikte en sık görülen nedenlerden birinin selim pozisyonel vertigo olduğunu belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, bunun içkulaktan kaynaklanan en sık baş dönmesi sebebi olduğunu vurguluyor.


Op. Dr. Aksoy, iç kulak denge organındaki yarım daire kanallarından birinde kalsiyum kristallerinin çökmesi sonucu pozisyonel vertigonun ortaya çıktığını, kristal yapıların yer çekimi ve baş hareketleriyle, iç kulak sıvısında serbestçe yüzdüğünü belirtiyor.


Bu nedenle de hangi kulak etkilendiyse hastanın o tarafa yattığı anda saniyeler içinde baş dönmesi oluştuğuna dikkat çeken Op. Dr. İrfan Aksoy, zaman zaman hastalığı takiben veya baş travması sonrasında bulantı oluşabileceğini de belirtiyor.


İç kulak dışında baş dönmesi ve dengesizilik yapan nedenler:


Op. Dr. İrfan Aksoy iç kulak dışında baş dönmesi ve dengesizlik yapan nedenler olabileceğini belirtiyor;


Boyun problemlerine bağlı baş dönmesi(servikal vertigo): Boyun hareketlerine bağlı olarak baş dönmesi gelişir. Bazen kulak ağrısı da olabilir. İki nedenden dolayı olur.
1-beyne giden damarların boyundaki omurga problemlerine bağlı basıya uğraması ve kanlanmanın bozulması.


2-Boynumuzdaki eklem ve kaslardan denge merkezine başın pozisyonu ile ilgili gönderilen bilgilerde düzensizlik ve bozulma söz konusudur. Boyundaki bu tür sorunlara özellikle bu bölgeye alınan darebeler ve kazalar sebep olmaktadır. Göz bozuklukları da dizziness sebebi olabilir.


Baş dönmesinin migrenle de yakın ilişkisi vardır. Toplumda sık görülen ve genellikle şiddetli başağrısı nöbetleriyle gelen migren hastalarının yaklaşık %55 inde vertigo ve dizziness gözlenmektedir.


Gerilim tipi başağrısı olanlarda da %8 civarında vertigo gözlenebilir. Başağrısı ve dizziness beraber olarak çok sık görmekteyiz.

VÜCUT DENGESİ KISA SÜREDE SAĞLANABİLİYOR
Hastalıklarla beraber tıbbın tedaviye yönelik çalışmaları artık insan hayatını etkileyen birçok hastalığın tedavisinde önemli adımlar atılmasını sağlıyor.


Buna önemli örneklerden biri de yaklaşık 20 yıldır üzerinde çalışılıp geliştirilen denge cihazı.

Brainport adı verilen bu denge cihazı, periferik vestibüler ve merkezi sinir sistemine bağlı denge bozukluğu baş dönmesi tedavisi için dizayn edildi.

Denge cihazı son bir yıldır ABD ve Avrupa'da klinik uygulamaya girdsi ve FDA onayı aldı.

Denge cihazı boyuna asılan kontrol ünitesi ve buna bağlı içinde yaklaşık 100 elektrot bulunan ağız içi aparayı olmak üzere iki ayrı üniteden oluşuyor.
Hastanın kolay kullanımına yönelik hazırlanan cihaz, klinik ortamda ve yaşam alanlarında kullanılabiliyor.
Op. Dr. İrfan Aksoy, bu cihazla, dilin elektrotaktil uyarılmasıyla beyne başın pozisyonu hakkında bilgi verildiğini belirtiyor.

Tedavi sırasında hastanın ağız aparatını dilinin ucuna yerleştirdiğini ve rahatsız olmayacağı bir seviyede sinyal gücünü ayarladığını belirten Op. Dr. İrfan Aksoy, hasta öne arkaya veya iki yan tarafa eğildiği zaman eğim sensörünün kafa eğimini tesbit ettiğini ifade ediyor.

Op. Dr. Aksoy bu bilginin, mikro işlemciler tarafından elektrot dizisi üzerinden direk dile nakledildiğini söylüyor: "Örneğin eğer hasta sola sallanırsa dil üzerindeki sinyal sola hareket eder.Eğer hasta sağa sallanırsa sağa hareket eder.Hasta dilin üzerindeki bu bilgi sinyalini dilinin merkezinde tutarak merkezlenmiş ve dengelenmiş bir postur için kullanır.Amaç hastanın sinyali dilinin merkezinde tutmasını sağlayarak kendi dengesini kurmasını öğrenmesi ve ilerleyen günlerde beyinde yeni bir denge merkezi oluşturmasıdır.Bu sayede beyin, vucudun dengede olduğu bilgisini alır.Denge cihazının sürekli kullanımı sayesinde hasta, genellikle 5 gün 20 şer dakikadan günde iki seansla, ilerlemiş denge kontrolünün zihninde tutulmasını yeniden öğrenir."
 

Talea

Yeni Üye
Kayıtlı Üye
22 Mart 2016
1
0
32
Yillardir vertigo hastasiyim. Ve talihsiz bir sekilde teshisim cok uzun surdu. Deneyimlerimi sizinle de paylasmak istedim.

Pozisyonel vertigo hastasiyim. Genel olarak ataklarim gecmis yillarda uc gun gibi kisa suren sekildeyken son 2 yildir haftalarca gecmiyor. Ataklar hic beklemediginiz bir anda ve yine genel olarak yaptiginiz cok ani hareketler sonucu ortaya cikiyor. Birden egilmek, cok ani yataktak kalkmak ani sarsintilar bunlarin hepsi vertigoyu tetikliyor. Her insan vertigo olabiliyor ancak kulaktaki kristaller yerinden bir kez oynadiktan sonra sizde tekrarlama riski diger insanlardan daha fazla hale geliyor. Stres uzuntu gibi etkenler tetikleyici olmaktan ziyade iyilesme surecini etkiliyor diye dusunuyorum. Vertigoyla birlikte atak donemlerinde gozun istemsiz hareket etmesi olarak tanimlanan nistagmus ortaya cikabiliyor. Bu arada nistagmus vertigonun tek fiziki bulgusu olarak nitelendiriliyor. Bu istemsiz hareketleri cok minik ve hizli bir sekilde gozunuzun hareket etmesi olarak dusunebilirsiniz. Bu yuzden atak doneminde gorusunuzun de ferah ve rahat bir sekilde olmadigini hissedebilirsiniz. Goz demisken kendinizi daha ferah hissetmeniz icin eger astigmatiniz varsa ona gore lens veya gozluk kullanmaniz gerekiyor cunku astigmat ozellikle atak doneminde sizi daha cok rahatsiz hale getiriyor.
Tedavi adina manevrayi kendi kendinize bile yapabilirsiniz. Doktorlardaki seanslar kadar etkili olmasa da bu ani bas hareketleri kisa sureli de olsa sizi mutlaka rahatlatacaktir. Manevra sonrasi mutlaka uyumanizi oneririm cunku vucut surekli donen basinizla birlikte zaten cok yoruluyor. Gercekten dinlenmek ve manevra cok ise yariyor.
İs hayatinda atak donemi cok zor gecebiliyor. İstemsiz yaptiginiz hizli donusler kafa sallama hareketleriyle verdiginiz cevaplar uzun sure bilgisayar kullanimi gurultu stres bunlarin hepsi tedavi surecini uzatiyor. Cok klise soylemler gibi gelse de vucudu disaridan alinan ve negatif sekilde uyaran her seyden uzak durmak gerekiyor. Bu yuzden ozellikle hayatimizin cok icinde olan kahve, sigara, tuz, seker vb. atak donemini kolaylastirmayan seyler olarak geciyor. Bu donem zor ve sabir gerektiren bir donem oldugu icin cok sevdiginiz seyleri birden kesmek, zaten zor olan sureci daha da zorlastiracaktir. Bu yuzden kafeinsiz kahveleri sutle icip, eger kullaniyorsaniz sigarayi tuzu ve sekeri minimumda tutmak en guzeli. Alkolu kesinlikle onermiyorum. Kendinizi iyi hissettiginiz bir gunde bir kadehten ya da alkol orani dusuk bir ickiden bir sey olmaz demeyin, oluyor. Alkol sizi bu surecte geriye atiyor. Zannettiginizden cok daha hassas bir donemde oldugunuzu hatirlamalisiniz.

Bu donemde oturarak banyo yapmak, gorus aciniz disinda kalan yuksek veya alcak yerlere goz hareketlerinizle ya da bas hareketlerinizle olabildigince az ve cok yavas hareketlerle bakmak, kulakici kulaklikla ve kesinlikle yuksek sesle muzik dinlememek, ac kalmamak, iki yastik yuksekliginde yatmak ve eger benim gibi pozisyonel vertigonuz varsa hassas olan kulaginizin ustune yatmamak,spora ara vermek gibi hayati bazen biraz daha sikici ama alt seviyelerde devam ettirmek iyi geliyor.

Bu donemde ozellikle uzun suruyorsa, bir muddet sonra basim mi donuyor? Aman basim donmesin, atak mi geldi yine? Soyle donsem basim doner mi diye diye manyak oluyorsunuz. Eger yapabiliyorsaniz kendinizi bu moda sokmayin. Bu moddaysaniz da bir sure sonra gergin bir hale geliyorsunuz. Surec sizi daha tahammulsuz, cani sikkin, demoralize hallere sokabilir. Gerginlik de gercekten hic ama hic iyi gelmiyor bu noktada. bu yuzden masaj, meditasyon, yavas tempo acik hava yuruyusler veya ufak nefes egzersizleriyle ustunuzdeki gerginligi atmanizi oneririm. Mesela ben su an bir atak donemimin 3. Haftasina girmis biri olarak artik kendimi kasmaktan omuzlarim tutuluyor. Kas gevsetici ve masajla hafifletmeye calisiyorum.

Vertigo agir enfeksiyonlarda da ortaya cikabiliyor. Ataginizi boyle bir seyin tetiklediginiz dusunuyorsaniz ya da atak sirasinda bir enfeksiyon geciriyorsaniz ozellikle ust sokunum yolu enfeksiyonlari icin kullanilan ornegin nurofen sudafed gibi ilaclar icerdigi maddeler dolayisiyla atak siddetini arttirabiliyor vey atagi tetikleyebbiliyor. Bu yuzden doktorunuza danisarak nispeten daha hafif ilaclar kullanmalisiniz.

Velhasil bu hastalik benim icin vucudun beni bu ortamlardan uzaklastir diye tutturdugu, birr gun basinizin donmedigini farkettiginiz anda mutluluktan ucmanizla sonuclanan, ne zaman gelecegi de cok belli olmayan ve kesinlikle yasamayanin anlayamayacagi bir hastalik. Bu yuzden is yerinizdekilerin, arkadasinizin ailenizin seevgilinizin sizi anlamamasi cok normal olur. Siz de vertigoyu olabildigince bir misafirmis gibi dusunun. Gececegini mutlaka kendinize soyleyin, gulumseyin:)
 

dillekk

Aktif Üye
Kayıtlı Üye
11 Eylül 2014
5
1
32
Merhaba Talea yazını gördüm çok rahatladım. Ben de vertigo hastalığına yakalandım ve kimse de yokmu derken seni gordum yazdıkların içimi rahatlattı. 3. Haftamdayim ve hala dengesizlik var. Şükürler olsun ilk günler gibi değil ama biraz hareket edince çok çalışmış gibi yorgun hissediyorum. Bu durumlara bir çözümün var mı acaba
 

SevdA_CicegiM

Keskeleri cıkar(ama)dım hayatımdan.
Kayıtlı Üye
9 Ağustos 2016
309
461
35
Merhaba ben 3 gun once kulak zari ameliyati oldum kesilerek suan tampon var vr dikisler daha duru