Blog

  • Etli Bamya Yemeği Tarifi Yapılışı

    Etli Bamya Yemeği Tarifi Yapılışı

    Malzemeler:

    ♦ 300 gr kuşbaşı et
    ♦ 1 / 2 kg bamya
    ♦ 2 baş kuru soğan
    ♦ 3 adet domates
    ♦ 2 adet yeşil biber
    ♦ 1 çay bardağı sıvı yağ
    ♦ 1 çay kaşığı limon tuzu
    ♦ 1 yemek kaşığı salça (biber domates karışık)
    ♦ Akşamdan ıslatılmış 1 su bardağı nohut, yeterince tuz ve su

    Hazırlanışı:

    Akşamdan ıslatılmış 1 su bardağı nohuda su ilave edilerek yumuşayıncaya kadar pişirilir. Ayrı bir tencerede etler yağ ile birlikte yumuşayıncaya kadar pişirilir. İçine soğan ilave edilerek pembeleşinceye kadar kavrulur ve üzerine küp şeklinde doğranmış domatesler ve doğranmış biberler ilave edilir. 1 yemek kaşığı salça ve yeterince tuz katılıp karıştırılır.
    Nohut süzdürülür ve bamya ile birlikte pişen etin üzerine ilave edilip üzerini kaplayacak şekilde su konulur. Bir taşım kaynadıktan sonra 1 çay kaşığı limon tuzu ilave edilir. Bamyalar piştikten sonra ocaktan alınır ve sıcak olarak servise sunulur.
    Afiyet Olsun !

  • 2012 Lc Waikiki Yaz Modası

    2012 Lc Waikiki Yaz Modası

    Kaynak : lcwaikiki.com

    İlgili konular ;
    LC Waikiki 2012 Plaj Koleksiyonu

  • En Seksi Gün

    En Seksi Gün

    Libido Perşembe gününün ilk saatlerinde zirveye ulaşıyor. Erkeklerde testosteron ve kadınlarda östrojen hormonunun salgılanma miktarı tam 5 katına çıkıyor.

    Bilim adamları haftanın diğer günlerini de inceledi. Örneğin, bilim adamları Pazartesi gününe önemli toplantılar koymamanın uygun olacağına değiniyor. Çünkü Pazartesi günü kalbimiz daha yorgun oluyor. Doktorlar bunun hafta sonundaki alkol tüketimine bağlı olabileceğine değiniyor. Sosyal anketler ise insanların % 40’ının Pazartesi gününden nefret ettiğini gösteriyor.

    Bu arada sigarayı bırakmayı düşünüyorsanız Cuma gününü seçin. Bu kötü alışkanlıktan kurtulmak için en uygun gün Cuma!

  • Ofiste güzel görünün

    Ofiste güzel görünün

    Günlük koşuşturmaca arasında zamanı değerli olan iş kadınlarına özel hızlı, zekice ve pratik güzellik önerileri.

    Dağılmış bir makyaj ve parlayan cilt en kolay toniğe batırılmış bir pamukla hafifçe silindiğinde kaybolur. Ardından makyajınızın üzerine transparan bir pudra sürün. Yol için pratik bir alternatif de cilt yüzeyindeki fazla yağı alan kurutma kağıtları. Kızarıklıklar ya da yorgunluğun oluşturduğu göz altı morlukları da kalem formundaki kapatıcılarla kolaylıkla yok edilebilir. Sivilcelerde ise antiseptik kapatıcılar kullanılması öneriliyor. Ve yorgun görünen cildi yeniden canlandırmanın en pratik yöntemi pembe tonlarındaki allıklar…

    Su geçirmeyen makyaj

    Yağmura yakalandınız ve maskaranız mı aktı? Siz hálá sudan, terden ve diğer dış etkenlerden göz makyajnızı koruyan maskaralardan kullanmıyor musunuz? Bu arada, makyaj çantanızda bir-iki kulak çubuğunu bulundurmayı ihmal etmeyin. Her türlü acil durumda kurtarıcınız olabilir.

    Parlak dudaklar

    Pembe tonlarında bir dudak parlatıcısı her zaman yanınızda olsun. Eğer güçlü tonları seviyorsanız, kırmızı sezonda da moda olduğu için tam size göre. Bu renk tüm meraklı gözleri de üzerinize çekecektir. Üstelik diğer detaylarıda ustalıkla gizlemenize yardımcı olur. Dudakların ön planda olduğu bir makyajda yüzün diğer bölümlerinde fazla renk kullanmamanız yerinde olacaktır. Ayrıca kırmızı dişlerinizi de daha beyaz gösterir.

    Mükemmel bakışlar

    Gözlerinize far sürmek için mutlaka bir far fırçası kullanın. Krem ya da köpük formundaki göz farları ise parmakla uygulanabilir. Yüzünüzü acilen renklendirmeniz gerekiyorsa ayna olmadan da makyajınızı yapabilecek kadar pratik olmalısınız.

    Pastel tonlar hem küçük hataları kapatır hem de renklerin fazla dağılmasını engelleyerek işinizi kolaylaştırır. Çok mu yorgunsunuz? O zaman yapmanız gereken ilk iş gözlerinizin içine beyaz göz kalemi çekmek olmalı. Eğer bilgisayardan gözleriniz kızarmışsa doğal içerikli dinlendirici göz damlaları gözlerinizi yeniden canlandırmak için ideal.

    Cilde enerji dokunuşu

    Sabahları günlük bakım kreminizin altına bir bakım serumu uygulamayı asla unutmayın. Bu uygulama cildinizin akşama kadar tazeliğini korumasına yardımcı olur. Ayrıca ürünlerin içeriğindeki küçük pırıltılı partiküller yüze enerji verir.

    Yolculuklarda güzellik

    Saatler süren uçak ya da otomobil yolculuklarında cildin ihtiyacı bakım kremlerinden çok nemlendiricilerdir. Böylelikle cildiniz kurumamış olur, rengini korur. Uzun, fönlü saçlar uçak yolculuğu sırasında yumuşak bir saç bandıyla hafifçe toplandığında formunu korur.

    Gergin bir şekilde yapılmış atkuyruğu saçlarda lastik izi bırakabilir. Ayrıca kuru kabin havası saçları hassaslaştırabilir. Ellerinizi kremledikten sonra saçlarınız da hafifçe gezdirin böylelikle elektriklenmiş saçlarınız yeniden yumuşak formuna geri dönecektir.

    İlgili konular ;

    1.İşyerinde nasıl bir makyaj kullanılmalı?
    2.Serbest cumada nasıl bir makyaj yapılabilir?
    3.İş yemekleri için nasıl makyaj yapılır?
    4.İşkadınları makyajlarının doğal görünmesini nasıl sağlayabilir?
    5.Kadınlar işyerinde kıyafetlerine uygun makyajı nasıl seçmeli?
    6.İşkadınları kısa zamanda makyajlarını nasıl tazeleyebilir?

  • Bahar Makyajı ve Bakım Önerileri

    Bahar Makyajı ve Bakım Önerileri

    Mevsimlerle birlikte dış etkenlerin cildimize etkileri değişir. Bahar aylarında cilt bakımı ve doğru makyaj teknikleri ile muhteşem bir görünümü elde edebilirsiniz.

    İlkbahar ve yaz mevsiminin cilt makyajı; hemen hemen hiç makyaj yokmuş gibi bir görünüm yaratmayı hedefliyor.
    Olabildiğince ince dokulu bir fondöten kullanmak, bu trendin en önemli noktası. Chloé ve MaxMaranın defilelerinde yer alan makyaj uygulamalarında da bu eğilimi görmek mümkündü.

    Ayrıca, eğer geçen sezonların parlak ve ışıldayan ciltlerinin aksine, bu yıl daha mat ve daha genç ifade veren versiyonları görüyoruz. Eğer elmacık kemiklerinizin üzerine hafif bir parlaklık vermek isterseniz, bunu Hermésin defilesinde gördüğümüz gibi çok hafif bir biçimde yapmaya çalışın.

    Bu doğal görünümlü cilt makyajını tercih ettiğinizde ise, yanaklarınızı çok hafif pembe veya şeftali tonlarıyla renklendirebilirsiniz. Ancak allık uygulamanızı keskin bir hat olarak değil, yuvarlak vuruşlarla ortaya çıkaracağınız bir pembelik olarak gerçekleştirmeye özen gösterin. Böylece, doğal görünümlü cildinizin dengesini bozmamış olursunuz.

    Dikkat çeken dudaklar

    Bu sezon, dudak makyajında genel olarak her türlü doku kullanılıyor: Parlak glosslar, mat, yarı-mat ve simli rujlar. Ancak genel olarak daha mat görünümlerin yükselişe geçtiğini söylemek mümkün. Bir diğer nokta da; kimi dokuların bazı renklerle eşleşerek kullanılmaları.
    Mat dokularda ise mercan ve somon tonları öne çıkıyor. Özellikle solgun bir cilt ve hafif rimelli kirpiklerle kullanabileceğiniz mercan rengi ile son derece güncel ve taze bir hava yakalamanız mümkün. Bu görünümün en güzel örnekleri Missoni podyumlarında yer aldı.

    Yanakları vurgulayın

    Allık uygulamalarında iki önemli trend öne çıkıyor bu sezon. İlki; 70li yıllarda gündemde olan, elmacık kemiklerini ortaya çıkaracak şekilde yapılan keskin hatlar. Bu tarzı seçiyorsanız, toprak tonlarında renklere yönlenebilirsiniz. Bu stile en iyi örnek, Givenchy defilesinde gördüklerimiz.

    Odak noktası

    Yıllardır alıştığımız seçeneklere alternatif olarak; gözlere artık daha renkli farlar sürebilir, daha uzun eyeline çekebilir veya daha büyük takma kirpikler kullanabilirsiniz. Renkli far için uçuk mavi, lila, uçuk pembe göz farını gözlerin üzerine yoğun olarak uygulamaya tercih edebilirsiniz.

    Çarpıcı saçlar

    Açık saçlar için omuz hizasında kesilmiş saçlarda iri dalgalar yaratarak, bu bukleleri yataktan yeni kalkmış efekti verecek gibi ellerle karıştırmak yeni trend. Ancak özel bir davet için hazırlanıyorsanız, eski Hollywood yıldızlarının vaglı modellerini de rahatlıkla uygulayabilirsiniz.

    İlgili konular ;

    1.Doğal görünen bir bahar makyajı nasıl yapılır?
    2.Bahar aylarında nasıl bir göz makyajı yapılabilir?
    3.Bahar makyajında gözleri nasıl öne çıkarırız?
    4.Bahar makyajında fondöten nasıl kullanılır?
    5.Bahar makyajında ruj nasıl kullanılır?

  • Mersin Yağının Faydaları Nelerdir?

    Mersin Yağının Faydaları Nelerdir?

    Mersin Yağının Faydaları: Nefes açıcı özelliğe sahiptir. Gerginliğe ve uykusuzluğa iyi gelir. Ergenlik sivilceleri ve yağlı ciltler için kullanılır. Mide ağrılarını giderir. Yağlı tahriş olmuş ve iltihaplı ciltler için kullanılır. Hemoroid tedavisinde ve şeker hastalığına karşın etkilidir. Adale kuvvetlendirici ve spor sakatlıklarında masaj için çok uygundur. Astımlı hastalarda haricen infizyon şeklinde faydalıdır. Mikrop öldürücü ve yatıştırıcı etkileri nedeni ile verem, bronşit ve bel soğukluğunda kullanılmaktadır.

    Uyarı: Hamilelik döneminde kullanmak sakıncalıdır. Fazlası zararlıdır.

    Mersin Yağı Nasıl Kullanılır?
    Dahilen günde 1 fincan suya 5 damla damlatılarak içilir. Haricen cilde masaj şeklinde kullanılır.

  • Koltuk Altı Terleme Tedavisi Nedir ?

    Koltuk Altı Terleme Tedavisi Nedir ?

    Terleme bozuklukları kişide önemli davranış problemlerine ve dolayısıyla da toplum içinde sosyal sorunlara yol açabilmektedir. Islak elbiselerin oluşturduğu anormal görüntü ve bazen hissedilen kötü koku, ter kuruduğunda oluşan beyaz lekeler kişiyi bazı davranışlara sevkeder. Kişi bol giysiler giyer, ceketini çıkaramaz, genellikle belirli renkler (siyah, beyaz) ve belirli cinsler (pamuk, keten) dışında giysi kullanamaz. Giysisini günde bir kaç defa değiştirmesi gerekebilir. Çabuk eskidiğinden sık sık yeni gömlekler, kıyafetler almak zorunda kalabilir. Alışkanlık olarak koltuk altlarına kağıt havlular, pedler, emici malzemeler yerleştirerek dolaşır. Kişi kalabalık yerlerde, örneğin toplu taşıma araçlarında sıkıntıya girer. Dans etmekten, fitness salonlarında spor yapmaktan çekinir. Sosyal ortamlardan, eğlenceden, aktif hayattan kaçınır. Utanma ve sosyal ilişki zorlukları kişinin bütün hayatını olumsuz şekilde etkileyebilir.

    Koltukaltı Ter Bezleri

    Koltukaltlarında ekrin ve apokrin ter bezleri bulunur. Sempatik sinirler bu ekrin ve apokrin ter bezlerini çalıştırır. Ekrin ter bezleri kolinerjik sinir lifleri vasıtasıyla, apokrin ter bezleri adrenerjik sinir lifleri vasıtasıyla çalışır.

    Apokrin ter bezlerinin kanalı genellikle bir pilosebase üniteye açılır (bir kıl kökü ve dibindeki terbezinin dahil olduğu kompleks) ve bu bezler ergenlik sonrasında daha aktiftir. Bu bezlerin termoregulatuar (ısı düzenleyici) görevi yoktur. Bazı apokrin bezlerin kokusu feromon (erojen bölgeler ve koltukaltlarından salgılanan ve direkt olarak hipotalamusu etkileyerek cinsel dürtüleri uyandıran madde) etkisi yapabilir.

    Bu şekilde birbiriyle bağlantılı psikolojik ve sosyal sorunlara neden olabilen terleme bozuklukları aslında hiç de seyrek değildir. Özellikle yaz aylarında toplumda hafif veya ileri seviyede oldukça sık rastlanmaktadır.

    Lokal anestezi altında yarım saat içinde, hatta bir öğle tatilinde bile kolayca uygulanabilecek bir yöntem olup, esas olarak özel bir liposuction aleti ile koltuk altındaki ter bezlerinin alınmasına dayandığını aktarıyor. Operasyon lokal anestezi ile yapıldığı için hastanın aynı gün işine dönmesi mümkün oluyor.

    Daha önceleri koltuk altı ve vücudun diğer yerlerindeki terlemeleri gidermek için uygulanan yöntemler 6 ayda bir tekrarlanması gerekiyordu. Yöntem, ehliyetsiz kişilerce yapılması halinde damar ve sinirlerin hasar görmesine yol açabiliyor.

    Merak Edilenler:

    – Koltuk altındaki ter bezlerini nasıl emiyorsunuz?
    İşlem hem emen, hem de kazıyan özel bir liposuction aleti ile yapılıyor.

    – İşlem anestezi altında mı yapılıyor?
    Bu yeni teknik lokal anestezi altında yarım saat içinde, hatta bir öğle tatilinde bile kolayca uygulanabilecek bir yöntemdir. Hasta dilerse genel anestezi ile de uygulanabilir.

    – Bütün ter bezleri alınıyor mu?
    Amaç aşırı terlemeyi engellemek olduğu için tamamını almıyor bir miktar bırakıyoruz.

    – Operasyondan sonra kişi koltuk altından hiç mi terlemiyor?
    Çok az terler, aşırı terleme ortadan kalkar.

    – Kalıcı bir işlem mi? Tekrarlanması gerekiyor mu?
    Kalıcı bir işlemdir. Tekrarı gerekmez, fakat bazı durumlarda ilk operasyon yeterli gelmezse ikinci uygulanır.

    – Ter bezlerinin alınması ileride soruna yol açmaz mı?
    Hiçbir soruna yol açmaz, çünkü tamamı alınmıyor yalnızca aşırı terleme engelleniyor.

    – Kaç yaşın üstündekilere yapıyorsunuz?
    16 yaşından itibaren herkese uygulanabilir.

    – Kimlere yapılamaz?
    Herkese uygulanabilir.

  • Yaza Hazırlık Diyeti İle Yaza Zayıf Girin!

    Yaza Hazırlık Diyeti İle Yaza Zayıf Girin!

    YAZA HAZIRLIK DİYETİ İLE FAZLA KİLOLARA SON

    Kış aylarında bayanlar çok kilo aldıklarından yakınırlar. Yaz mevsimi yaklaştığında telaşa kapılıp fazla kilolardan kurtulmanın yollarını ararlar. İşte tamda size göre bir diyet listemiz var. Kışın aldığınız kilolardan kurtulup zayıflamak için yaz diyeti idealdir. Bir haftalık diyet programı ile haftada 4 kilo verebilirsiniz. 2. hafta aynı liste ile devam edebilirsiniz.

    1. gün

    Kahvaltı
    Şekersiz bitki çayı, iki adet ızgara sosis, bir dilim light ekmek, birer adet domates ve salatalık

    Ara öğün
    150 gram meyve

    Öğle
    Bir adet yağsız karnıyarık, üç yemek kaşığı pilav, bir kase cacık, salata

    Ara öğün
    İki top istediğiniz çeşit dondurma

    Akşam yemeği
    200 gram derisiz tavuk eti, beş kaşık bezelye havuç garni, bir dilim light ekmek ve salata

    Gece
    150 gram meyve

    2. gün

    Kahvaltı
    Şekersiz çay, bir adet yumurta ve 30 gram sucuklu hazırlanmış yumurta, bir dilim light ekmek ve salata

    Ara öğün
    150 gram meyve

    Öğle
    İki dilim kavun veya karpuz, 80 gram beyazpeynir ve bir tabak yeşil salata

    Ara öğün
    Bir avuç fındık veya ceviz

    Akşam
    İki adet yumurta, iki adet haşlanmış patatesle hazırlanmış patates salatası, 150 gram light yoğurt

    Gece
    150 gram meyve

    3. gün

    Kahvaltı
    Bir bardak şekersiz süt, iki yemek kaşığı müsli, 300 gram taze meyve veya salata

    Ara öğün
    150 gram meyve

    Öğle
    120 gram ızgara köfte, dört kaşık fasulye piyazı, bir dilim light ekmek ve turşu

    Ara öğün
    Üç adet kuru kayısı veya kuru erik

    Akşam
    İki adet biber dolma, iki kibrit kutusu büyüklüğünde peynirli börek, 150 gram light yoğurt ve salata

    Gece
    150 gram meyve

    4. gün

    Kahvaltı
    Şekersiz bitki çayı, menemen (bir yumurtayla yapılmış), bir dilim light ekmek, birer adet domates ve salatalık

    Ara öğün
    150 gram meyve

    Öğle
    İki adet hamburger köfte, üç – dört dilim kızarmış patates, bir bardak ayran ve salata

    Ara öğün
    150 gram meyve

    Akşam
    İstenilen çeşit balık, bir kibrit kutusu büyüklüğünde helva ve salata

    Gece
    150 gram meyve

    5. gün

    Kahvaltı
    Şekersiz bitki çayı, 30 gram beyazpeynir, iki ince dilim light ekmek, bir domates ve bir adet salatalık

    Ara öğün
    150 gram meyve (muz hariç)

    Öğle
    300 gram light yoğurt, bir tabak az yağlı patlıcan salatası, bir dilim light ekmek ve salata

    Ara öğün
    Bir dilim light ekmek, 20 gram kaşarpeyniri

    Akşam
    190 gram ızgara köfte, yarım haşlanmış patates ve salata

    Gece
    150 gram meyve

    6.gün

    Kahvaltı
    Şekersiz kuşburnu çayı, bir porsiyon peynirli omlet (bir yumurtayla yapılmış), bir dilim light ekmek ve salata

    Ara öğün
    Bir bardak şekersiz limonata, dört adet diyet bisküvi

    Öğle
    İki adet karışık tost (yağsız), bir adet portakal ve salata

    Ara öğün
    Yarım haşlanmış mısır

    Akşam
    100 gram ızgara biftek, dört yemek kaşığı zeytinyağlı taze fasulye, bir dilim light ekmek ve salata

    Gece
    150 gram meyve

    7. gün
    Kahvaltı
    Bir bardak portakal suyu, bir adet yağsız tost ve salata

    Ara öğün
    150 gram meyve

    Öğle
    Bir kase mercimek çorbası, bir porsiyon tavuk şiş, bir tabak az yağlı salata

    Ara öğün
    150 gram meyve

    Akşam
    Bir tabak kıymalı ıspanak yemeği (100 gram kıymayla hazırlanmış), iki kibrit kutusu büyüklüğünde peynirli börek, bir kase cacık ve salata

    Gece
    150 gram meyve

  • Hamilelikte oluşan dişeti hastalıkları

    Hamilelikte oluşan dişeti hastalıkları

    Hamilelikte oluşan dişeti hastalıkları

    1) Hamilelikte meydana gelen dişeti problemleri nelerdir?

    Hamilelikte hormon seviyeleri belirgin bir şekilde artmaktadır. Progesteron seviyesi mensturasyon siklusundaki seviyesinden 10 kat, östrojen seviyesi ise 30 kat daha yüksek seviyelerde seyretmektedir. Hamilelikte gözlenen hormon seviyelerindeki bu değişime bağlı olarak dişeti problemlerinin oluşma riski de artmaktadır. Bu dönemde, ağız hijyen eksikliğine bağlı olarak meydana gelen plak birikiminin ve buna bağlı gelişen dişeti iltihabının yani gingivitislerin hamilelerde, hamile olmayan bireylere göre daha şiddetli seyrettiği görülmektedir. Yapılan çalışmalarda hamilelikte gingivitis görülme sıklığının %50 ila %100 arasında değiştiği bildirilmiştir. Bu dönemde dişetlerinde fırçalama esnasında veya kendiliğinden kanama, renk değişikliği yani kızarıklık, şişlik, yumuşama ve hatta hamilelik epulisi olarak adlandırılan lokal dişeti büyümeleri meydana gelebilmektedir.

    2) Hamilelikte meydana gelen dişeti problemleri nasıl önlenir?

    Bilindiği gibi, etkili ve yeterli plak kontrolü tüm bireyler için büyük önem taşımaktadır. Ancak hamilelikte bu konuda çok daha dikkatli olunmalı ve ağız hijyeni işlemlerine ve maksimum plak kontrolüne özen gösterilmelidir. Doğru, etkili ve yeterli diş fırçalamanın yanısıra diş ipi ve ara yüz fırçası kullanılarak sadece görülen yüzeylerin değil ara yüzlerde biriken plağın da uzaklaştırılması gerekmektedir. Ayrıca hamilelik öncesinde periodontal değerlendirme yapılmalı ve dişeti hastalığı mevcut ise kesinlikle tedavi edilmelidir.

    3) Hamilelikte meydana gelen dişeti problemleri nasıl tedavi edilir? Antibiyotik ve ağrı kesiciler kullanılabilir mi?

    Hamilelikte meydana gelen dişeti iltihabı, başlangıç periodontal tedavisi denilen ağız hijyeni eğitimi, diştaşı temizliği ve profesyonel cila işlemlerinin uygulanmasıyla birlikte kontol altına alınabilmektedir. Bu söz konusu işlemler baslangıç halindeki dişeti iltihabının tedavisinde yeterli olacaktır. Ancak hamilelik epulisi dediğimiz lokalize dişeti büyümesi varsa ve bu hastanın çiğneme veya yemek yeme fonksiyonlarını engelliyorsa cerrahi olarak uzaklaştırılması gerekmektedir. Bu işlemler hastanın ağrı duymaması için lokal anestezi uygulaması ile yapılır. Hamilelikte de lokal anestezik maddeler güvenle kullanılabilmektedir. Ayrıca hastalara cerrahi işlemler sonrasında veya mevcut problemin tedavisine destek olmak amacıyla penisilin, sefalosporin ve eritromisin türevi antibiyotikler; parasetamol türevi ağrı kesiciler güvenle reçete edilebilir.
    Hamilelikte tetrasiklin, siprofloksasin ve aminoglikozidler hem bebeğin dişlerinde hem de diğer organlarında harabiyete neden olabileceğinden kesinlikle tercih edilmez.

    4) Tedavi edilmeyen dişeti hastalıkları hamilelikte ne gibi problemler yaratabilir?

    Tedavi edilmeyen periodontal hastalıkların hamile bireylerde ciddi bir erken doğum riski oluşturduğu (37 haftadan önce doğumun gerçekleşebileceği) ve düşük doğum ağırlığında bebeklerin (2,5 kg’dan az) dünyaya gelebilme riskinin bulunduğu ortaya konmuştur. Periodontal hastalığa sahip hamilelerde periodontal açıdan sağlıklı bireylere nazaran düşük doğum ağırlıklı bebeklerin dünyaya gelme riski 7,5 kat daha fazladır. Yine periodontal açıdan sağlıklı bireylere nazaran periodontitisli hamilelerde 5 kat daha fazla 35 haftadan önce ve 7 kat daha fazla 32 haftadan önce erken doğum riski olduğu bildirilmiştir.

    5) Hamilelerde dental tedaviler hangi dönemde yapılmalıdır?

    Diş çürüklerinin tedavisi (dolgu uygulaması) şeklindeki kısa süreli dental uygulamalar hamileliğin her döneminde yapılabilir. Ancak daha uzun süreli işlemler (operasyon, diş çekimi) 14. haftadan sonra yapılmalıdır. Çünkü ilk trimesterde (hamileliğin ilk 3 ayı) bebeğin organlarının gelişimi söz konusudur. Son trimesterde (hamileliğin son 3 ayı) ise vena cava kompresyonu sendromuna bağlı olarak ana damarlar üzerine baskı olması sonucu hastada senkop gelişerek erken doğum gerçekleşebilir, çünkü bu dönemde uterus dış uyaranlara karşı oldukça hassastır. Bu nedenle uzun süreli tüm dental işlemler 2. trimesterde (3-6. aylar arasında) daha güvenle uygulanabilmektedir.

    6) Hamilelerde diş çekimi yapılabilir mi?

    Evet diğer tüm bireylerde olduğu gibi diş çekimi de hamilelikte güvenle yapılabilir. Diş çekimi dolguya göre daha invaziv bir işlem olduğundan genellikle 2. trimesterde yapılması önerilmektedir.

    7) Radyografi alınabilir mi?

    Hamilelikte de normal bireylerde olduğu gibi radyografi alınabilmektedir. Ancak klinik pratikte zorunlu olmadıkça radyografi alınması tercih edilmemektedir. Radyografi alınması gerekiyorsa 2. trimesterde kurşun önlük koruyucu giydirildikten sonra alınması daha güvenlidir. Alınacak radyografilerin panoromik filmlerden ziyade problemli bölgeye yönelik lokal periapikal radyografiler şeklinde olması daha uygun olacaktır. Yine, az dozda radyasyon alınması için bu periapikallerin dijital olarak alınması eğer dijital imkanı yoksa hızlı filmlerle düşük dozda poz alınarak analog görüntüleme yapılması uygundur.

  • Küt saç modelleri ve kesimleri 2012

    Küt saç modelleri ve kesimleri 2012

    Küt saç modelleri en kullanışlı saç kesimidir. Kısa olduğu için fön çekme derdi olmayan zamanı kısıtlı ve uzun saçlardan sıkılan kadınların tercih ettiği küt saç modellerinin bilinen diğer ismi ise bob saç kesimidir. Saç modasında 2012 tercihleri arasında ( bob ) küt saç modelleri katlı olarak görüyoruz. Farklı olmayı ve imaj değiştirmeyi sevenler için yeni yılda en iyi seçim küt saç modelleri…