Blog

  • Kilo Yakma Özelliği Olan Bitkiler

    Kilo Yakma Özelliği Olan Bitkiler

    Bazı besinlerden ne kadar kıssanız da kilo veremiyor olabilirsiniz. Ama bazı besinlerde yağ yakma özelliklerinden dolayı kilo kaybetmenize yardımcı oluyor. Bitkisel kilo vermek için tüketmeniz gereken gıdalar nelerdir?

    Vücuttan en zor atılan, kilo vermeyi en zorlaştıran şeyler yağlardır. Kendinize uymayan diyet programları yüzünden ya da yanlış yemekleri yediğiniz için yağ yakamıyor olabilirsiniz. Ama bunun da doğal bir çözümü var. Bazı yağ yakıcı besinler sayesinde vücudunuzdan bir türlü atamadığınız kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.

    Suyosunu: Düşük kalorili suyosunu için adeta ilaç tanımlamasını yapmak kesinlikle yanlış değil içindeki vitamin ve minerallerle tiroid bezlerinin çalışmasını düzene sokuyor, metabolizmayı hızlandırıyor ve tüketilen besinler kolay yakılmasına yardımcı oluyor.

    Ananas: Ananastaki bazı enzimler, balık ve kırmızı etteki proteinin daha kolay parçalanmasına yardımcı oluyor. Böylece protein, hücreler içinde daha kolay emilebiliyor, vücut bu proteinlerden daha fazla yarar sağlıyor. Ananas aynı zamanda vücudun enerjisini artırarak daha fazla yağ yakılmasınıda sağlıyor.

    Elma: Elmanın sağlımıza pek çok faydası olduğunu artık herkes biliyor. Bu faydaların arasında özellikle bir tanesi kilo vermenize yardımcı olabilir. Hangisi mi? Tabii ki iştah kapatması. Elmadaki pektin sizi uzun süre tok tutar ve gereksiz atıştırmaları önler. Üstelik bir tanesi ile doymazsanız birikincisini yemekte hiç sakınca yok.

    Enginar: Enginarda bulunan “cynarin” isimli madde vücuttaki toksinlerin atımını kolaylaştırıyor. Karaciğerin dostu olarak bilinen bu sebze bol magnezyum içeriyor ve yağ yakımını hızlandırıyor. Ayrıca bağırsakların çalışmasınıda düzene sokuyor.

    Fasulye: Yağ oranı düşük ve protein açısından zengin fasulyenin her türü, zayıflamak isteyenlerin listesinde mutlaka bulunmalı. Tok tuttuğu için atıştırmayı da önleyen fasulye, Kolesterolü düzenliyor, metabolizmayı hızlandırıyor, yağ yakımın kolaylaştırıyor. Tüm bu özelliklerin, nohut ve mercimekte de bulunduğunu hatırlatalım.

    Kırmızı acı biber: Bibere acı tadın veren “capsaicin” maddesi metabolizmayı hızlandırıyor, vücut ısısını artırıyor. Vücut yükselen ısıyı düşürmek için ekstra enerjiye ihtiyaç duyuyor ve böylece yağ yakımı kolaylaşıyor. Zerdeçal da, vücutta kırmızıbibere benzer etkiye sahip.

    Yabanmersini: C vitamini bombası yabanmersini aynı zamanda çok güçlü bir antioksidan. Ona koyu rengini veren madde serbest radikalleri yok ederek, toksinlerin dışarıya atılmasını kolaylaştırıyor. Yabanmersini yağ hücrelerinin çözülmesine de yardımcı oluyor.

    Rezene: Çok güçlü bir aromaya sahip bu bitkinin içindeki uçucu yağlar metabolizmayı hızlandırıyor, enzim oluşumunu artırıyor ve bu enzimler yağların vücutta depolanmasını önlüyor.

    Salatalık: Hemen hemen hiç kalori içermeyen salatalık, potasyum, kalsiyum ve demir açısından çok zengin. Selülitlere karşı kullanabileceğiniz bu gizli silah, vücudun su ihtiyacını karşılamaya da yardımcı.

    Zencefil: Zencefil de, içerdiği yağlarla, tıpkı kırmızı acı biber gibi kalori yakımını hızlandırır. Aynı zamanda midenin yeterli derecede enzim salgılamasına yardım ederek sindirimi kolaylaştırır.

  • Selülite karşı bitkisel çözüm

    Selülite karşı bitkisel çözüm

    Eğer selülitiniz varsa ve her hangi bir ilaç yada kimyasal içerikli kremleri kullanmak istemiyorsanız Selülite karşı bitkisel çözüm size göre…

    Selülitin tedaviye gerek olmadan iyileşmesi eğer Evre 1 selülitse mümkün. Bu Evre 1 selülitte egzersizlerle, bol bol su içerek, şekerli ve unlu gıdalardan kaçınarak bol sebze, toksinlerden arındırıcı detoks diyetleri yaparak, vücut toksin atılımını hızlandırarak Evre 1’deki selülitleri tedavi etmek mümkün. Ama eğer Evre 2 veya 3’e gelmişse mutlaka eksternal tedavi yöntemlerine başvurmak gerekiyor. Selülit oluştuktan sonra selüliti ne kadar egzersiz yaparsak yapalım, ne kadar diyetimize dikkat edersek edelim vücudumuzdan uzaklaştırmamız mümkün değil.

    Mutlaka eksternal bir tedavi gereksinimi var. Çünkü egzersiz ve diyetin en büyük etkisi kalori yakmak ve bölgesel yağlardan kurtulmak, zayıflamak yönünde. Ama selülit cilt altı dokusu içerisine yerleşmiş bir yağ dokusu olduğu için onu oradan tekrar almak ve uzaklaştırmak, diyetle veya egzersizle maalesef mümkün olmamakta.
    En önemli şey hamama gidip kese olmak. Kese, kan dolaşımını önemli derecede etkiliyor. Dolayısıyla ondan sonra yapacağımız selülitin en büyük çözücü etkeni eşit miktarda susam yağı, limon suyu, 10 adet dövülmüş aspirin ve bir tatlı kaşığı okaliptus yağını karıştırıyorsunuz, dairesel şekilde yukarı doğru masaj yapıyorsunuz. Bol su içiyorsunuz, yağlı gıdalardan, şarküteriden uzak duruyorsunuz. Bu da selülitin geçmesine neden oluyor. Bir kilo şeftaliyi soyun, robottan geçirin. Bir demet maydanozu 3 dakika haşlayın. Yeşil çay ve 4 limon sıkıp bunu güzel bir kavanoza koyup her gün bir su bardağı içiyorsunuz.

    Taze naneyle tatlandırıp içtiğiniz zaman çok faydasını görürsünüz. Başka bir yolu da bir sürahiye su koyduktan sonra içine elma ve limon dilimledikten sonra bunu geceden sabaha kadar bekletiyorsunuz. tadını veriyor. Gün içerisinde birer su bardağı içiyorsunuz. Hem ferahlık veriyor hem de yağların yakılmasını sağlıyor.

  • Limonlu makarna tarifi

    Limonlu makarna tarifi

    Limonlu makarna tarifi, Her öğünün en pratik yemeği olarak akıllara kazınmış makarnayı, Ketçaplı,mayonezli, bol salçalı kısacası her türlüsünü denediniz mi? Cevabınız evetse, şimdi sıra limonlu bir makarna tarifinde ;)

    Gerekli Malzemeler:

    – 1 paket mafaldine makarna
    – 2 limon
    – 2 yemek kaşığı zeytinyağı
    – 35 gr tereyağı
    – 2 çay bardağı krema
    – 6 frenk soğanı
    – Yarım su bardağı haşlanmış bezelye
    – Tuz
    – Karabiber

    Limonlu makarna nasıl yapılır? :

    – Makarnayı zeytinyağı ilave edilmiş kaynayan tuzlu suda yumuşayıncaya kadar haşlayın ve süzün.
    – Limonların kabuğunu rendeleyip suyunu sıkın.
    – Tereyağını eritin. Limon suyu ve rendelenmiş kabuğunu ekleyin.
    – Kremayı ilave edip haşlanmış makarnayı sosa karıştırın.
    – Bezelyeyi ekleyin. Frenk soğanlarını 1 cm kalınlığında doğrayıp makarnaya karıştırın.
    – Tuz ve karabiber ile tatlandırın. Servis tabağına alarak sıcak servis yapın.

    Afiyet olsun!

  • Stella McCartney 2012 yazlık çanta modelleri

    Stella McCartney 2012 yazlık çanta modelleri

    Stella McCartney 2012 yazlık çanta modelleri ile yaz çantaları yeni tasarımlarıyla yaz modasını Stella McCartney çantalar…

  • Paradizia 2012 bikini modelleri

    Paradizia 2012 bikini modelleri

    Canlı renklerin hakim olduğu bikini koleksiyonunda fırfır modasının hakimiyetini bu yaz plajlarımızda göreceğiz. Ne dersiniz bir an önce paradizia bikini modellerine göz atalım…

  • Bebek Örgülü Hırka ve Yelek Modelleri 2012

    Bebek Örgülü Hırka ve Yelek Modelleri 2012

    2012 yılının en güzel bebek hırka ve yelek modellerini siz değerli okuyucularımız için seçtik ve huzurlarınıza getrirdik umarız beğenirsiniz.. en güzel bebek hırka yelek modelleri…

  • Doğal Yollarla Hızlı Saç Uzatma Formülü

    Doğal Yollarla Hızlı Saç Uzatma Formülü

    Saçlarınızı kısa bir süre önce kestirdiniz ama pişman oldunuz bir an önce hızlı bir şekilde tekrar saçlarınızın uzamasını istiyorsanız işte size hızlı saç uzatan doğal yöntemler.

    Uyarılar! Lütfen Dikkatle Okuyunuz!

    – Entele otu (halk dilinde bit otu olarak geçer) Hindistan kökenlidir ve pahalı bir bitkidir. (10 gr’ı 10-20TL civarındadır) Taklit ve sahte ürün almamaya özen gösterin. (Tanıdık bir aktardan almanızı öneriyoruz.)

    – Entele otu keskin ve zehirlidir. Göz ile teması önleyin ve kaynattığınız kabı yemek pişirmek için kullanmayın.

    – Satın alırken aktardan entele otu hakkında mutlaka bilgi alın, gerekirse farklı kaynaklardan da yararlanın.

    – Entele otu saçları gürleştirir ve daha hızlı uzamasını sağlar. Bu etki bayanlarda daha fazla olduğu gözlenmiştir.

    – Karışımlarınızda azar azar kullanarak tasarruf edin. Artan suyu saklayın ve kısa süre sonra tekrardan kullanın.

    – Eğer yeterli bilgiye sahip olamadıysanız yılan yağı ya da havuç maskesi formüllerini deneyin.

    Ve Mucizevi Formülümüz

    Aktardan bir miktar (bütçenize göre) entele otu alın. 2 veya 2.5 bardak sirke ile 2 veya 2.5 bardak suyun içine katıp kaynatın. Suyun yarısı buharlaşıncaya kadar kaynatmaya devam edin ve soğumasını bekleyin. Saç diplerinize masaj yaparak sürün ve 1-2 saat bekleterek yıkayın.

    Veya, öncelikle saçlarınız yıkayın. Bir miktar entele otunu cezvenin dörtte üçünü suyla doldurup, suyunun yarısı buharlaşıncaya kadar kaynatın ve tohumlarını süzün. Ilımasını bekleyerek küçük cam şişede almış olduğunuz badem yağını ve küçük cam tüpteki bepanthene’i suya katıp karıştırın. Karışımı saç diplerinize masaj yaparak sürün ve bir naylon poşeti başınıza bağlayıp 10-15 dakika fön makinesi ile kurutun. Bir süre bekletip, naylonu çıkardıktan sonra saçlarınızı tekrar yıkayın.

    Not: Bu uygulamayı haftada 1 yada 2 kez uygulayabilirsiniz. (Fiyatının yüksek olmasından dolayı 10 günde birde uygulayabilirsiniz, periyot tercihi sizin elinizde.) Deneyen bayanlar olumlu dönüşler yapmıştır. Zaten entele otunun faydaları arasında saç uzatma etkisi bulunmaktadır.Lütfen sizde uygulama sonuçlarını bize yazının altında bulunan yorum aparatını kullanarak bildiriniz.

    Entele Otu

    Entele Bitkisi Kullanıcı Yorumları

  • Kadınların hayalindeki erkeğin 40 özelliği

    Kadınların hayalindeki erkeğin 40 özelliği

    1. Göğsü kıllı erkekler. Ancak vücudunun başka herhangi bir yerinde olmamalı.
    2. Düzgün dişleri olan
    3. İyi görünümlü ayaklara sahip
    4. Sosyal kişilik
    5. Annesini seven
    6. Psikopat gibi araba kullanmayan
    7. Büyük elleri olan
    8. Çiçek vermek yerine sevgilisinin arabasını yıkayan ve benzin alan
    9. Yumuşak elleri olan
    10. Yemek yapmayı seven
    11. Kız kardeşi bir elbise giymesini istese dahi onu geri çevirmeyen
    12. Kadınları eşit olarak gören
    13. Geniş omuzlu
    14. Yatakta şaşırtıcı
    15. Zekasıyla alt eden
    16. Şarkı söyleyebilen veya bir müzik aleti çalabilen
    17. Rica etmesini bilen
    18. Yanında rahatça gaz çıkarılabilecek
    19. Fazla alıngan olmayan
    20. Hem öğrenci hem de öğretmen olmaktan çekinmeyen
    21. Böcek öldürmekten korkmayan
    22. Motor kullanabilen
    23. Hayvan sever
    24. Evde tamir yapabilen
    25. Cinsel olarak her istenileni yerine getirebilen
    26. Cinsel olarak beklenmedik davranabilen
    27. Elinizi tutan
    28. Kapıyı açıp nezaket gösteren
    29. Kitap okuyan
    30. Uzun boylu
    31. Kadına göre daha kilolu
    32. Sürekli telefonuyla uğraşmayan
    33. Oyuncu
    34. Alışverişten şikayet etmeyen
    35. Kaslı ve güçlü bir vücut
    36. Yatakta çabuk yorulmayan
    37. Şık giyinmesini bilen
    38. Özgüveni yüksek
    39. Hata yaptığında özür dilemesini bilen
    40. Kalp kırmaktan çekinen

  • Tekrarlayan Gebelik Kayıplarında Kan Testi ‘Rehber’ midir ?

    Tekrarlayan Gebelik Kayıplarında Kan Testi ‘Rehber’ midir ?

    Klinik saptamalara göre gebeliklerin %10-15’i düşükle sonuçlanıyor. Erken gebelik kayıplarının tahmini sıklığı saat başı 114 vaka, tekrarlayan gebelik kaybı oranı ise %3-5 oranında. Peki erken gebelik kayıpları neden yaşanır, önlemek mümkün, kan testi ne derece bilgi verir? Tüm bu soruları Bahçeci Sağlık Grubu Fulya Tüp Merkezi Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ümit Göktolga çocuk sahibi olma çalışan çiftler için cevaplandırdı.

    Çocuk sahibi olmaya çalışan milyonlarca çift için müjdeli haber –hamilesiniz-den sonra alınan kötü haber –bebeğiniz düştü-açıklamasıdır. Çiftleri daha da derinden üzen, umutlarını kıran ise tekrarlayan düşük olayıdır. Bahçeci Sağlık Grubu Fulya Tüp Merkezi Kadın Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ümit Göktolga 20. gebelik haftasından önce ve 500 gr. ağırlığın altında 3 veya daha fazla gebelik kaybının “Tekrarlayan Gebelik Kaybı” olarak tanımlanabileceğini belirterek şunları söyledi: “ Maalesef günümüzde tekrarlayan gebelik oranlarında bir artış yaşanıyor. Buna etken birçok faktör olabilir ama ilk sırada geç yaşta anne-baba olmak sayılabilir. Çiftlerde kadınların 35 yaş ve üstü, erkeklerin 40 yaş ve üstü olduklarında düşük riski artıyor. Burada en önemli risk genetik bozukluklar olarak karşımıza çıkıyor. Bir kez gebelik kaybı yaşayan kadının 2. kez düşük yapma oranı %15, 2 kez düşük yapanın 3. kez düşük yapma oranı %25, 3 kez düşük yapanın 4. kez düşük yapma oranı ise %30-45’e çıkmaktadır. Dolayısıyla peş peşe yaşanan her gebelik kaybı bir sonraki gebeliğin kaybedilme oranını da artırmaktadır. Tekrarlayan gebelik kayıpları genetik, bağışıklık sistemi, endokrinolojik, hematolojik, enfeksiyonlar, çevresel faktörler ile rahim yapısı bozukluklarına bağlı olarak ortaya çıkabilir.”

    Kan Testi ‘Rehber’ midir?

    Tekrarlayan gebelik kayıpların nedeninin bulunması için; hasta öyküsünün detaylı bir şekilde bilinmesi ve iyi bir muayene gerekir. Kan testinin de rehber olabileceğini belirten Doç. Dr. Ümit Gökdalga “Burada nedene ulaşmak için bütüncül bir tedavi süreci gerekir. Yani hormon tahlilleri, şeker, pıhtılaşma testleri, enfeksiyon nedenini araştırmaya yönelik testler, anne ve babanın kromozom tetkiki, bağışıklık sistemine yönelik immünolojik testlerin sonuçları derlenip toparlandıktan sonra ancak yorum yapılabilir. Sadece kan tahlili ile nedenin belirlenme oranı ancak %10 olabilir. Rahim yapısı bozukluğu ve çevresel faktörler tekrarlayan gebelik kayıplarında önemli faktörlerdir. Tedavi ve bir sonraki gebeliğin takip planı elde edilen bulgular göre yapılmaktadır.” dedi.

    Tedavi Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

    Tekrarlayan gebelik kayıplarında düzeltilebilecek nedenlere yönelik güncel tıbbi uygulamalar, uygun tedavi şekliyle çiftleri mutlu sona ulaştırabilir. Doç. Dr. Ümit Gökdalga çiftlere şu önerilerde bulunuyor: “ Tedaviye tekrar başlamadan önce çiftlerin çok iyi araştırma yapması gerekir. Deneyim, donanım ve teknik açıdan dünyadaki gelişmeleri takip eden, uygulayan merkezler tercih edilmelidir. Tekrarlayan gebelik kayıplarında takiple başarılı gebelik ve canlı doğum yapma oranı % 60-70 arasında değişebilir. Ayrıca stres, kafein ve sigaradan uzak bir yaşam, sağlıklı beslenme şarttır. Obezite varsa diyetle kilonun uygun seviyeye gelmesi sağlanmalıdır.”

    Tüp Bebek Tedavisi Ne Zaman Başvurulur ?

    Doç. Dr. Ümit Gökdalga tüp bebek tedavisine başvurulması gereken durumları şöyle özetledi: “Düşük materyalinden ya da anne ve babadan yapılan genetik araştırmalarda ailesel geçişli ya da tekrarlayıcı özellikte bir genetik problem tespit edilirse, sağlam embriyoları seçmek (PGD- Preimplantasyon Genetik Tanı) ve onları transfer etmek amacıyla tüp bebek tedavisi uygulanabilir.”

    Tüp Bebek ile İlgili Sık Sorulanlar
    – Aşılama nasıl bir üremeye yardımcı tedavi tekniğidir?
    – Tüp bebek tedavisinde embriyo seçimi neye göre yapılır?
    – Tüp bebek tedavisinde transfer edilen embriyoların gelişimi nasıl takip edilir?
    – Tüp bebek ile yaşanan hamileliklerde düşük riski daha mı fazla?
    – Tüp bebek tedavisinde genetik tanı testi kimlere önerilir?
    – Tüp bebek tedavisinde akupunktur ve nöral terapiden nasıl yararlanılır?