Blog

  • Çikolatalı Cevizli Tatlı

    Çikolatalı Cevizli Tatlı

    Çikolatalı Cevizli Tatlı

    Çikolatalı cevizli tatlı o kadar lezzetli ki vazgeçilmeziniz olacak…
    Hazırlamasıda çok kolay, kız çocuklarınız mutfağa yeni alışıyor ve ona öğretmek için basit tarifli hem de lezzetli bir tatlı arıyorsanız, bu tatlı tarifi bunun için ideal.
    Pişirmek gerekmediği için, çocuklarınızın da yapabileceği kolay bir tatlı.

    İçindekiler:

    • 400 gram bitter çikolata
    • bir miktar yuvarlak çikolata parçacıkları
    • 20 adet ceviz içi
    • 1 tatlı kaşığı tereyağı
    • 250ml krema

    Yapılışı
    1-Bitter çikolatayı parçalayıp tencereye koyun. Benmari usulü veya mikrodagada eritin. Çikolata eridikten sonra ateşten alın ve karışımı pürüzsüz hale gelene kadar karıştırın.
    krema ve cevizleri ekleyin ve karıştırmaya devam edin.
    2-Tüm maddeler iyice karışmış olmalı. Karışımı düz bir borcama veya tatlıyı içinde yapmak istediğiniz kaba dökün ,bu işlemden önce aluminyum folya döşenmiş olmalı borcamda, spatula yardımıyla üzerini düzeltip önce buzdolabına koyun. Cikolatali keki ters cevirin ve uzerini cevizle süsleyip servis yapın.
    Afiyet olsun:)

    cikolatali_cevizli_tatli_2

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

  • Selülit Maskesi Yapımı

    Selülit Maskesi Yapımı

    Selülit derinin alt tabakasında, yağ dokusunun çevresinde oluşan ve derinin üst bölümünde portakal kabuğu görünümü bir hastalıktır.
    Bu görüntünün oluşmasının nedeni yağların, özellikle kalça ve üst bacak bölgesinde düzensiz ve biçimsiz toplanmasıdır. Selülitin bu portakal kabuğu görünümünde sadece yağ hücrelerinin suçu yok, aynı zamanda hızlı kilo kaybı ve zayıf bir bağ dokusu da selülit oluşumuna neden oluyor.

    Deriye dokunulduğunda cilt sert ve pürüzlüdür.Selülit belasından kurtulan kadın azdır, hemen hemen hepsinde az veya çok miktarda bulunur.
    Fakat kilolu kişilerde bu görüntü daha da rahatsız edici bir görünüm verir. Genellikle kalça, basen, baldırların arkasında ve karın bölgesinde kendini gösterir.

    Birçok kadın selülitten kurtuluş yolları arar. Mezoteropi, lazer gibi selülit tedavisi yöntemleri hem pahalıdır hem de sonuç uzun vadede elde edilir.

    Şayet selülit tedavileri için para dökmek istemiyorsanız, evde kendiniz düşük maliyetle, ve kimyasal olmayan selülit maskeleri yapabilirsiniz.
    Selülitten kurtulmak için bir çok yol denediniz, ama bir türlü o başbelası portakal görüntüsünden kurtulamadınız mı?
    Bir de yurtdışında çok popüler olan size önereceğimiz maskeyi deneyin. İstikrarla kullandığınızda bacaklarınızdaki selülit görünümündeki düzelmeyi farkedeceksiniz!

    Selülit Maskesi Yapımı
    Malzemeler

    • Yarım bardak taze kahve
    • 1 yemek kaşığı şeker
    • 2-3 yemek kaşığı zeytinyağ
    • 1 tatlı kaşığı gliserin
    • 2 tatlı kaşığı E vitamini, (E vitamini küçük ampüllerde oluyor,eczaneden temin ediliyor)

    Bu maskeyi yapmak kolay olmanın yanı sıra malzemeleri de mutfağınızda mevcut olan şeylerdir.
    Vücudunuzdaki toksinlerin miktarı selülitlerin oluşumunda ve görünümünde büyük rol oynadığından,
    bu serbest radikallerden, kan dolaşımını artırarak, kahvenin içinde bulunan kafein ve antioksidanlar sayesinde kurtulabilirsiniz.
    Böylece cildiniz sıkılaşır ve şekillenir.
    Diğer taraftan şeker peeling etkisi yaparak, cildin hava almasını böylece maskenin cilt tarafından emilmesini sağlar.
    Zeytinyağı ve E vitamini ise içerğindeki anstioksidanlarla cildiniz nemlendirir ve bu yağlar cilt hücrelerini korur.

    Yapılışı
    1-Maskeyi uygulamadan önce duş alın. Böylece maskeyi rahatça emebilmek için gözenekleriniz açılmış olur.
    2-Tüm maddeleri orta boy bir kasede iyice karışana kadar karıştırın.
    3-Ellerinizle selülitli bölgeye maskeyi uygulayın.
    4-5 dakika boyunca fırçayla , fırça yoksa elle durmadan cildi fırçalayın.
    5-streç film yardımıyla uyguladığınız maskeyi, selülitli bölgeye sarın.
    6-10 dakika böyle sarılı kaldıktan sonra streç filmi çıkarın, ve bölgeyi durulayın, fakat sabun kullanmayın.
    7-Nemlendirici uygulayın.
    8-Bu uygulamaya haftada 1 kez devam ederek kısa sürede selülitlerinizden kurtulabilirsiniz.

     

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

  • Karaca Home 2014 İlkbahar/yaz koleksiyonu

    Karaca Home 2014 İlkbahar/yaz koleksiyonu


    “DOĞADAN İLHAM ALAN ROMANTİZM”

    “Doğadan İlham Alan Romantizm” temasıyla hazırlanan Karaca Home 2014 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu, yine çok özel tasarımlarıyla karşınızda.

     

    2014 İlkbahar/Yaz Koleksiyonu katalog çekimlerini tamamlayan Karaca Home ürünleri tasarımı, kumaş özellikleri, sadeliği, şıklığından ödün vermeyen ve fark yaratan çizgisiyle bu sezon da adından çok söz ettirecek. Bu sezon doğadan ilham alan Karaca Home İlkbahar/Yaz Koleksiyonu, tabiatın doğal güzelliklerinin sahip olduğu renkleri sizlerle buluşturuyor.  Uçuk maviler, pembeler ve lilanın çeşitli tonları, çiçek motifleriyle birleşip Karaca Home İlkbahar/Yaz Koleksiyonun da yeniden hayat buluyor.

    Katalog çekimleri Alaçatı’da gerçekleşen yeni koleksiyonda, çok özel bir butik bir kreasyon daha var! Yüreğinde daima çocuksu bir taraf olan kadınlarımızı çocukluklarına götürerek nostalji yaşatacak, pembe ve mavi tonlardaki bu özel ürün Emily, Karaca Home mağazalarındaki yerini almaya hazırlanıyor.

    www.karaca-home.comwww.twitter.com/KaracaHomewww.facebook.com/KaracaHomeTR

    2014_karaca_home_davy

     karaca_home_emily-pembe

  • Küçük Ev Aletleri Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

    Küçük Ev Aletleri Alırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

    Kendinize verdiğiniz değer sadece kıyafetinize veya makyajınıza dikkat ederek olmaz. Kıyafetiniz, yaşam alanınız ve siz bir bütünsünüz. Yaşam alanlarınızın en önemli parçası hayatınızı kolaylaştıran küçük ev aletleridir.

    Bu aletleri alırken dikkat etmeniz gereken bazı püf noktalar var. Bu aletleri satın alırken sadece fiyatına veya teknik özelliklerine bakmak yeterli değil. Az enerji tüketenler her zaman bir adım öndedir. Örneğin su ısıtıcıları çok çabuk kireç tutar. Isıtıcının dibindeki kireç ve lekeleri fazla biriktirmeden sirkeli suyla temizlerseniz enerji tasarrufu sağlar.

    tost makinesi alırken dikkat etmeniz gerekenler
    tost makinesi alırken dikkat etmeniz gerekenler

    Öncelikle kahvaltıların vazgeçilmezi tost makinelerinden yola çıkalım. Tost makinelerinin tabanı kolay çizilmeyen ve yapışmayan teflon ya da döküm olmalıdır. Çıkarılabilir olması temizlenmesinde kolaylık sağlar. Ayarlanabilir ısı ayarı tost ekmeğinin kıtır ya da yumuşak olmasında veya kaşarın hızlı erimesinde etkilidir. Dilim ekmekten tost yapmayı tercih ediyorsanız ufak tost makineleri yeterli olur. Yalnız tost makinesinden ızgara vazifesi de bekliyorsanız daha büyük modeller işinizi kolaylaştırır.Kapağı 180 derece açılıp yatay bir biçimde ızgara olarak kullanılabilecek modeller sizi fazladan elektrikli ızgara almaktan kurtaracaktır.

    Piyasada yer alan birçok tost makinesinin dış yüzeyi de ısınır. Bu da kaçınılmaz ev kazalarını beraberinde getirir. Ufak çaplı yanıklar ve ısınan dış yüzeyin sebep olduğu kabloların erimesiyle ortaya çıkan hasarlar bunların başlıcalarıdır. Özellikle ufak çocuklara dikkat etmek gerekir. Olası bozulmalara karşı servis ağı yaygın olan Tefal tost makinelerini tercih etmekte fayda var.

    İlk ısıtma esnasında tost makinesinden hafif bir koku gelebilir. Bu durum kısa süre sonra ortadan kalkar. Makinenizi temizlerken sert ve kuru cisimleri kullanmaktan kaçının. Yıkanabilir tost makinesi her zaman en ideal olanıdır.

    ütü

    Ütüler özellikle bebeği olan veya sık takım elbise kullananlar için önemlidir. Haftada iki veya üç kez ütü işiniz oluyorsa buhar kazanlı ütü almanız isabetli olacaktır. Ütülerde diğer  önemli nokta ütünün tabanıdır. Seramik tabanlı ütüler kumaşta rahat kayar, yapışma ve çizilme yapmaz. Isıyı iyi iletir. Tabandaki buhar veren gözenek sayısı arttıkça ütünün kırışıklıkları giderme performansı da artar. Pantolonlardaki çizgi önemlidir. Bunu yapmanın en pratik yolu ütülerdeki şok buhar özelliğidir.

    Olası yanmaları önlemek için otomatik  kapanan ütüler tercih edilmelidir. Ütülerin enerji tasarrufu sağlayan modelleri vardır. Seyahat ütüleri, fiyatı ve boyutu itibariyle cazip olsa da fazla kullanıma uygun değildir. Kablosuz ütüler kablo çıkarıldığında hemen soğur ve tekrar ısıtmak zorunda kalırsınız.

    Ütülerde her kullanımdan sonra su tankını boşaltmak ve ütüyü birkaç saniye yatay tutarak kalan su damlalarının da akmasını sağlamak gerekiyor. Uzun ömürlü kullanım için musluk suyundan uzak durun. Anti-drip özelliği olan ütüler çamaşırınıza su damlatmaz.

    Tost makinesi ve ütülerden sonra en çok kullandığımız diğer ürünler kişisel bakım ürünleri. Saç kurutma makinesi, saç düzleştirici veya maşa alırken hızlı kurutan, yüksek ısı veren, çalışma performansı iyi olan Turbo üfleme özellikli makineler tercih etmelisiniz. İyon özelliği olanlar saçlarınızın elektriklenmesini önler. Fönden sonra saçlarınızın hemen bozulmasını istemiyorsanız sıcak saçlarınızı bir anda soğutacak soğuk üfleme özelliği olan bir makine elinizin altında olsun. Makinenin saçınızı kırmamasını, ısıyı eşit dağıtarak daha kolay ve hızlı bir şekillendirme yapmasını istiyorsanız, makinenin yüzeyinin seramik, nano silver veya turmalin kaplama olmasına dikkat edin. Seramik ısının eşit dağılımını sağlar, nano silver bakteri oluşumunu önler, turmalin ise iyon salgılar ve saçın parlaklığına katkı yapar.

    düzleştiriciSaçınız ince telliyse düşük ısıda, kalın ve kıvırcık telliyse yüksek ısıda saç düzleştiricisi tercih etmeniz gerekir. Plakaların ısı ayarlarının yapılabiliyor olması saçınızın zarar görmemesi için son derece önemlidir. Daha ince kıvrımlar veya daha geniş dalgalı şekillendirmelerde maşanın çapı önemlidir.

    Ev dışındayken de saç kurutma makineniz yanınızda olsun istiyorsanız kolay taşınabilen ve katlanabilen makineler alın. Makinenizi farklı ülkelerdeki farklı voltajlarda kullanma durumunuz varsa seyahat tipi modellerde dual voltajlı olanları seçin.

    Siz değerlisiniz. Daha kaliteli bir yaşam için kahvaltılarda kullandığınız tost makinesinden kişisel bakımınızda kullandığınız saç düzleştiricilerine kadar hayatınızın her noktasına dokunan ürünleri tercih ederken daha dikkatli olun. Daha kaliteli yaşam daha mutlu ve özgüvenli bireyler demektir.

  • Saksı Tatlısı Tarifi

    Saksı Tatlısı Tarifi

    Saksı Tatlısı nasıl yapılır? Saksı Tatlısı malzemeleri nelerdir? Saksı Tatlısı Tarifi…

    Malzemeler

    Hamuru için:
    4 adet yumurta
    250 gram oda sıcaklığında tereyağı
    1 su bardağı pudraşekeri
    1 çorba kaşığı sirke
    Bir tutam tuz
    Aldığı kadar un
    İç malzeme için:
    200 gram dil peyniri
    200 gram ceviz
    Şerbeti için:
    3 su bardağı tozşeker
    3 su bardağı su
    3 damla limon suyu

    Saksı Tatlısı Yapılışı
    1 hamur için yumurtaların akını ve sarısını ayırın. Sarılarını geniş bir kaba alıp üzerine tereyağı, pudraşekeri, sirke ve tuzu ekleyin. Kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edene kadar un ilave edip yoğurun. Üzerine nemli bir bez örtün ve 15 dakika dinlendirin. Dil peyniri ve cevizi robottan geçirip bir kaseye alın. 2 Dinlenen hamuru yarım cm kalınlığında açın. Çay tabağı büyüklüğünde yuvarlak ve kenarı tırtıklı bir kalıpla kesin. Bu hamurları yağlanmış muffin kalıplarının dışına yerleştirin. Yağlı kağıt serilmiş bir fırın tepsisine koyun ve önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri hafif pembeleşene kadar pişirin. Piştikten sonra soğutun ve kalıptan çıkarın. Cevizli karışımı pişen saksıların içine paylaştırın ve fırın tepsisine aralıklarla yerleştirin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında koyu bir renk alana kadar pişirin. Şerbeti için bir tencerede tozşeker, su ve limon suyunu kaynatıp soğutun. Sıcak tatlının üzerine soğuk şerbeti gezdirin. Tatlı şerbetini çektikten sonra servis yapın. Afiyet olsun…

    Saksı Tatlısı Tarifi
    Saksı Tatlısı Tarifi
  • 2014 yaz ayakkabı modelleri

    2014 yaz ayakkabı modelleri

     

    Ayakkabı kadınların en büyük zaafı, tutkusu desek herhalde yalan söylemiş olmayız:) ve bunun sonucunda gelsin alışveriş çılgınlığı:)
    Çoğu bayanın kıyafetinden çok ayakkabısı vardır, kadın için ayakkabı bir aşktır:)
    Ayakkabı için kadınların rengarenk oyuncakları diyebiliriz:)

    Günümüzde ayakkabı bir ihtiyaçtan ziyade kıyafeti tamamlayan aksesuar olarak temin edilen pek çok modelin bulunduğu büyük bir dünya halini aldı.
    Gerçekten ayakkabı sektörü o kadar büyüdü ki, her renk ve model giysiye uygun ayakkabıyı satın alabiliyoruz.
    Ayakkabı modellerinin her geçen gün geliştirilmesinde arz ve talebin bitmek bilmeyen ilişkisi rol oynuyor.

    Bayanların bu konudaki tutkusu her geçen gün artmaktadır. Herkesin zevklerine hitap edebilecek birbirinden güzel modeller bulunmaktadır.
    Her anlamda ihtiyaçlara yanıt verip, her bayanı memnun edebilecek modeller her geçen gün artırılmaktadır. Üretici firmaların bu alanda girmiş oldukları rekabet ortamı içerisinde ayakta kalabilmek adına farklı modeller ile bayanlara hitap etmek gerekiyor. Bu bakımdan her geçen gün onlarca yeni model ile karşılaşmaktayız. Bu durumda en çok tüketicilerin işine yaramıştır. Herkesin kişisel zevklerine hitap edebilecek modeller fazlasıyla mevcuttur. Size düşen görev bayan ayakkabıları arasından kaliteli bir seçim yapmak olmalıdır.
    Bayanlarda kıyafeti bütünleyen en önemli parçalardan birisi kuşkusuz ki ayakkabılardır.
    Ne giyeceğinize karar verdikten sonra ayakkabımızı seçmek kalır geriye.
    Kıyafetle ayakkabıyı güzel bir kombinleme işlemi yaptığınızda mükemmel görünümler elde edeceksiniz.
    Uyum sadece renkle sağlanamaz, model, tasarım, ayakkabının duruşu ve giyeceğiniz ortam da önemlidir ve doğru seçimlerle müthiş görüntüler ortaya çıkar…
    Bu yılda modacılar yeni tasarım ayakkabılarıyla podyumdaydılar. Şimdi, 2014 yaz ayakkabı modellerine bir yolculuk yapalım.

    kadın ayakkabıları
    kadın ayakkabıları
    yaz kadın ayakkabıları
    yaz kadın ayakkabıları
    2014 yaz ayakkabı modelleri
    2014 yaz ayakkabı modelleri
    2014 yaz ayakkabı modelleri
    2014 yaz ayakkabı modelleri
    2014 yaz ayakkabı modelleri
    2014 yaz ayakkabı modelleri
    2014 kadın ayakkabı modelleri
    2014 kadın ayakkabı modelleri
    2014 kadın ayakkabı modelleri
    2014 kadın ayakkabı modelleri
    2014 kadın ayakkabı modelleri
    2014 kadın ayakkabı modelleri
    kadın ayakkabı modelleri
    kadın ayakkabı modelleri
    kadın ayakkabı modelleri
    kadın ayakkabı modelleri
    kadın ayakkabı modelleri
    kadın ayakkabı modelleri

    2014_yaz_ayakkabi_modelleri (13) 2014_yaz_ayakkabi_modelleri (14) 2014_yaz_ayakkabi_modelleri (16)

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.

  • Bacak reflüsü

    Bacak reflüsü

    Reflü deyince aklınıza yalnızca mide geliyorsa, listeye bacakları da ekleyin. Bacaklardaki toplardamar hastalıklarının nedeni bacak reflüsü olabiliyor!…

    Bacaklardaki toplardamar hastalıklarının bir kısmında neden toplardamarlardaki reflüden, yani yukarı dönmesi gereken kanın bir kısmının aşağıya doğru kaçmasından kaynaklanıyor. Bacak reflüsü basit bir varis hastalığı şeklinde olabildiği gibi, daha kapsamlı toplardamar hastalıkları olarak da karşımıza çıkabiliyor.

    Her varis hastalık habercisi değil ama…

    Herkesin bacağında birçok toplardamar (ven) bulunuyor. Sağlıklı bir bacakta atardamarlarla gelen kan toplardamarlarla kalbe geri dönüyor ve bu geri dönüş derin toplardamarlar içindeki tek yönlü çalışan kapakçıklar sayesinde gerçekleşiyor. Ancak bacaklardan aşağı doğru inen kan, kimi zaman tekrar kalbe dönemiyor. Bu da toplumda varis hastalığının sebebi olarak bilinse de, bacaklarda yer alan yüzeysel toplardamardaki reflüden kaynaklanıyor. Bacak toplardamar (venöz) reflüsü olarak bilinen hastalık da bu aksamadan ortaya çıkıyor. Hastalığı bir örnekle açıklayan İstanbul Cerrahi Hastanesi Damar Cerrahisi Merkezi Başkanı Doç. Dr. Sadettin Karacagil, bacağında kırmızı ve yeşil birtakım damarlar görülmesine rağmen herhangi bir şikayeti olmayan hastaların bir kısmının damar ultrasonuyla yapılan muayenesinde yüzeysel toplardamarlarda (derinin 1-2 cm. altında) bacak reflüsünün görülebileceğini söylüyor: “Ayakta yapılan ultrason muayenesinde hastanın derin toplardamarından kalbe doğru giden kan, yüzeysel ve derin toplardamarların birleşme yeri olan kasık veya diz arkasında yüzeysel varisler nedeniyle aşağıya doğru kaçabiliyor. Bu kaçak da genellikle diz altında büyük varislerin oluşmasına neden oluyor. Ancak benzer belirtilere sahip bir başka varis hastasının damar ultrasonunda bu kaçak, yani reflü görülmüyor. Bu tip varislerde eğer kişinin ortaya çıkan damarlara dair estetik kaygıları yoksa, durum tıbbi bir sorun yaratmıyor.”

    Belirtilere dikkat!

    Ana yüzeysel toplardamarda ortaya çıkan geri kaçak (reflü) deri altında görünen ve özellikle diz altında yoğunlaşan varislere neden olduğu için birçok hasta görüntü ve endişe nedeniyle doktora başvuruyor. Bu tip varisleri olan hastaların birçoğunda ayakta kalma sonrası yalnızca diz altında yorgunluk, dolgunluk hissi ve ağrı olabiliyor. Bu ağrı ise yürüme ile azalıyor. İleri derece varisleri olan hastaların bir kısmında ağrı oluşmadığını da belirten Doç. Dr. Karacagil, bu durumun ciddi bir hastalık olmadığı anlamına da gelmediğini söylüyor: “Ağrı dışında, ayak bileklerinde kalıcı olan renk değişiklikleri de ortaya çıkabiliyor. Uzun süre ihmal edilmiş varisler sonucu ayak bileğinde varis ülseri ve kapanmayan yaralar oluşabiliyor. Nadir de olsa, varis damarları içinde pıhtı (tromboflebit) oluşursa, o alanda aniden ortaya çıkan kızarıklık, hassasiyet, şişlik ve sertlik oluşuyor. Tromboflebitin’nin acil olarak değerlendirilmesi ve tedavisi gerekiyor.”

    Ağrı ve ödemi önemseyin

    Bacak reflüsü, gün sonuna doğru artan ağrı ve hafif ödem dışında günlük yaflantıda ciddi bir problem yaratmıyor. Ayrıca ileri derecede bacak şişliklerinden veya dayanılmaz bacak ağrılarından da sıklıkla varis hastalığı sorumlu olmuyor. Günlük hayatı ciddi şekilde etkileyen bacak problemlerinde genellikle yandafl ortopedik problemler sorumlu oluyor. Damar ultrasonu ile yüzeysel toplardamarda reflü tespit edilen, fakat ayakta kalma sonrası diz altında ağrısı olmayan veya ayak bileklerinde renk değifliklikleri bulunmayan hastaların estetik kaygıları da yoksa bu reflünün mutlaka cerrahi olarak tedavisi gerekmiyor.

    Farklı nedenler reflüye yol açıyor

    Varis hastalığında, ana yüzeysel toplardamar reflünün kaynağını oluşturuyor. Bu tip hastalarda eğer klinik olarak gerekliyse (diz altında ayakta kalma sonrası ağrı, ayak bileklerinde renk değişiklikleri veya görünen büyük varisler) basit bir ameliyatla bu reflü kaynağı ortadan kaldırılıyor ve varise bağlı reflünün uzun dönemde yaratabileceği riskler (varis ülseri ve pıhtı gibi) gideriliyor. Bu sayede hastanın varis çorabı kullanması da gerekmiyor.

    Diğer önemli bir bacak reflüsü nedeni ise, ana yüzeysel damarda değil de, derin toplardamarlarda ortaya çıkan reflüden kaynaklanıyor. Bu tip reflü halk arasında, venöz yetmezlik olarak da bilinse de doğru tanımlamanın “Derin venöz yetmezlik” olduğunu söyleyen Doç. Dr. Karacagil, “Basit varis hastalığı da bir tip venöz yetmezlik olarak karşımıza çıkıyor. Oysa aralarındaki farkı, varis hastalığındaki reflünün yüzeysel toplardamarda olması oluşturuyor” diyerek sözlerine devam ediyor.

    Varisi olmayan insanlarda birçok nedene bağlı olarak (özellikle herhangi bir ameliyat sonrası uzun süre hareketsiz yatmak) derin toplardamarlarda birden pıhtı, yani “derin ven trombozu” oluşabiliyor. Erken tanı konularak mutlaka tedavi edilmesi gereken bu ciddi hastalıkta uygun bir tedavi uygulansa da, derin toplardamarlarda kanın aşağı kaçmasını engelleyen kapakçıkları tahrip oluyor ve kan derin toplardamarlar kanalıyla aşağıya doğru kaçıyor. Doç. Dr. Sadettin Karacagil, bu hastalarda reflüye bağlı kaçağın ayak bileğinde açık yaraya neden olmaması için uygun varis çoraplarının kullanılması gerektiğini, derin ven trombozu sonrası oluşan klinik tablonun basit varis hastalığından doğal seyri ve tedavisi açısından farklılık gösterdiğini söylüyor.

    Sabah ameliyat, öğleden sonra taburcu

    Geliflen teknoloji ve tıp alanındaki yenilikler, varise bağlı reflüsü olan kişilerin tedavisini de oldukça kolaylaştırıyor. Hastanın yaşam kalitesini düşürmeden, kısa sürede günlük yaşantısına dönebileceği tedavi yöntemlerinin kullanıldığını belirten Doç. Dr. Karacagil, 15-20 yıl önce sadece klasik açık cerrahi yönteminin (klasik stripping ameliyatı) kullanıldığını, 2000’li yıllara gelindiğinde ise varisli toplardamarı çıkartmadan yerinde bırakarak içini lazer veya radyo dalgası ile kurutma tekniklerinin kullanıldığını söylüyor. Bu geliflmelerin yanı sıra modern açık cerrahinin de geliştiğini, damar içi lazer veya radyo dalgası kullanmadan çok ufak kesilerle (kasıkta 1-2 cm., bacakta 2 mm’lik kesiler) reflü kaynağı olan toplardamarların çıkarılabilmesinin mümkün olduğunu vurgulayan Doç Dr. Karacagil; “Kendi adıma, son yıllarda modern açık cerrahiyi tercih ediyorum. Çünkü ameliyat sonrası dönemde ağrılar ve geçici morartılar bu yöntemde daha az görülüyor.” diyor. Modern açık cerrahi uygulamasında çıkarılacak ana yüzeysel damar kasıktan dize kadar ameliyat öncesi damar ultrasonu ile işaretleniyor. Bu sayede yapılan kesiler çok ufak oluyor ve daha iyi estetik sonuçlar doğuruyor. Sabah ameliyat olan hastalar, öğleden sonra taburcu olabiliyor ve günlük yaşantısına dönebiliyor. Nüks riskinin az olduğu modern açık cerrahide, hasta yalnızca ameliyatı takip eden üç hafta boyunca uyku saatleri dışında varis çorabı giyiyor. Bu sayede hem hastalıktan hem de ömür boyu varis çorabı giymekten kurtuluyor. Son yıllarda tercih edilen modern açık cerrahi yönteminde, ameliyat sonrası ağrı ve geçici morartılar daha az görülüyor.

    DİPNOT

    Bazı varis hastalarında deri altında görünen damarların drene olduğu toplardamarlarda, damar ultrasonu incelemesi sonrası kaçak (reflü) olmadığı belirleniyor. Bu hastaların estetik kaygıları varsa, görünen varislerin kurutulması için skleroterapi kullanılıyor. Çok ince minik iğnelerle anestezi yapılmadan damar içine bazı ilaçlar verilerek yapılan bu yöntemde genellikle birden fazla seans; ayrıca işlem sonrası 1-2 hafta varis çorabı kullanılması da gerekiyor. Çok yoğun kılcal damar veya ufak varislerin tedavisinde çok tatminkar sonuç vermesine rağmen nadiren deride tedaviye bağlı sıklıkla geçici olan renk değişiklikleri de oluşabiliyor. Ancak kılcal damarları olan, fakat dışarıdan görünmeyen toplardamarlarda reflüsü olan hastaların skleroterapi öncesi basit bir varis ameliyatı olmaları da gerekebildiğini belirten Doç. Dr. Sadettin Karacagil, reflüsü olan hastalarda sadece skleroterapinin iyi sonuç vermediğini; estetik amaçlı skleroterapi veya deri lazeri planlanan her hastanın damar ultrasonu ile incelenmesi gerektiğini de söylüyor.

    Formsanté Dergisi

  • Bahçe mobilyaları için fikirler

    Bahçe mobilyaları için fikirler

    Yaz güzel yüzünü gösterdi, havalar ısınmaya başladı. Dışarda keyif yapma zamanı şimdi! Yaz aylarında özellikle akşamları, bahçelerimiz teraslarımız evimizin en gözde mekanları. Ve bu mekanlara seçeceğimiz doğru, kullanışlı şık mobilyalarla evimizdeki huzuru bahçemizde de yakalayabileceğiz.

    Dış mekan mobilyalarında doğru seçim çok önemlidir. Kulanışılılık, rahatlık ve şık görünüm bu mobilyaları seçmekte aradığımız vasıflar olmalıdır.
    Bugün sizlerle dış mekan mobilyalarını gezeceğiz… Belki de bahçe mobilyası alacak olan sizlere ilham veren fikirler sunmuş olacağız.

    Bahçe mobilyaları için fikirler

    Bahçe mobilyaları için fikirler
    Bahçe mobilyaları için fikirler
    Bahçe mobilyaları için fikirler
    Bahçe mobilyaları için fikirler
    Bahçe mobilyaları için fikirler
    Bahçe mobilyaları için fikirler
    Bahçe mobilyaları için fikirler
    Bahçe mobilyaları için fikirler
    Bahçe mobilyaları için fikirler
    Bahçe mobilyaları için fikirler

    bahce_mobilyalari_2014_dekorasyon_fikirleri (1) bahce_mobilyalari_2014_dekorasyon_fikirleri (3) bahce_mobilyalari_2014_dekorasyon_fikirleri (6) bahce_mobilyalari_2014_dekorasyon_fikirleri (8) bahce_mobilyalari_2014_dekorasyon_fikirleri (9) bahce_mobilyalari_2014_dekorasyon_fikirleri (11) bahce_mobilyalari_2014_dekorasyon_fikirleri (12)

  • Mutlu olmayı öğrenmek mümkün mü?

    Mutlu olmayı öğrenmek mümkün mü?

    Her daim mutsuz mu hissediyorsunuz, çevrenizdeki hiçbir şey sizi mutlu edemiyor mu? Bu durumda sorun serotonin hormonunuzda olabilir. Fakat mutlu olamadığınız için mutsuz olmayı bir kenara bırakır; bedeninizi, ruhunuzu ve zihninizi beslerseniz siz de gülümsemeyi başarabilirsiniz.

    Sabahları mutsuz uyanıyor, ne yaparsanız yapın bir türlü kendinizi mutlu hissedemiyorsanız mutluluğu öğrenme vaktiniz geldi de geçiyor demektir. Peki mutluluk gerçekten öğrenilebilir mi? Serotonin Mutluluk Akademisi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Işık Akgöl’e göre mutluluk öğrenilebiliyor. Fakat bunun için ilk olarak serotonin hormonuna ihtiyaç duyuluyor. Serotonin, mutluluk veren hormona verilen isim ve bu hormon bağırsaklardan, beyinden ve trombosit denilen pıhtılaşma hücrelerinden salgılanıyor.

    Serotonin ağrıyı azaltıyor

    Serotonin hormonu yüksek olan kişiler, kendilerini daha mutlu hissediyor, daha iyi uyuyor ve sabahları kaliteli bir uykunun sonucuyla dinlenmiş olarak uyanıyorlar. Bu kişilerin ağrı eşikleri yükseliyor. Serotonin iştah mekanizmasını da düzenliyor. Stres anında çok yemek gibi bir problem serotonin hormonu yüksek olan kişilerde görülmüyor. Eksikliğinde ise depresif hissediliyor, depresyona neden olabiliyor, uyku bozuklukları görülüyor, sabahları yorgun kalkılıyor, duygulanım bozuklukları yaşanıyor, mutlu edecek olaylar bile serotonin seviyesi düşük olan kişileri mutlu etmeye yetmiyor. Bu kişilerin, ağrı eşikleri düşük olduğu için genelde kronik ağrı çekiyorlar.

    Mutluluk eğitimi

    Dr. Işık Akgöl mutluluğun öğrenilebileceğini belirtiyor ve “Mutlu olmak, bana göre bir seçim. Mutlu olmak istiyor musunuz? Aslında bu sorunun cevabına kim ‘Hayır’ diyebilir ki? Sadece yürekten ‘Evet, ben mutlu olmak istiyorum’ dedikten sonra yapmanız gerekenler var. Yıllardır kronik ağrıları olan kişiler ile ilgileniyorum. Kronik ağrısı olan kişilerde fiziksel problemlerin ötesinde psikolojik ve ruhsal sorunlar olduğunu fark ettim. Bu kişiler, tam olarak hastalık olmasa da mutsuzlar, endişeliler, iyi uyumuyorlar, hayattan zevk almıyorlar ve serotonin seviyeleri düşük. Eğer mutluluğu seçerseniz, mutsuzluğu ayıklamanız gerekiyor” diyor.

    Ruh ve beden mutluluğu

    Zihin ve ruh için felsefeden yardım alınabilir. İnsanın sağlıklı ve mutlu olmak için sosyal hayatının da iyi olması gerekiyor. Bunun için de hobiler edinilmeli. Meditasyon öğrenerek ruhunuzu dinlendirebilir ve arındırabilirsiniz. Dr. Işık Akgöl, “Günümüz insanının en büyük problemi dışarıdan çok fazla bilgi alması. Çoğumuz çok stresliyiz. Stres altındayken mutlu olmak zor. Çünkü stres altındayken kararlarımız ve düşüncelerimiz beynimizde kortekse ulaşmadan hayvanların karar verme mekanizması olan hipotalamus mekanizmasına ulaşıyor ve buradayken karar veriyoruz. Kısacası içgüdüsel davranıyoruz. Bu durumda da zihni durultmak gerekiyor. Zihni meditasyonla ve iyi uyuyarak susturabiliriz. Ayrıca konsantrasyon gerektiren dans etmekle de susturabiliriz” diyor.

    Hayatta mutlu olduğunuz anları saklayıp, kendinizi mutsuz hissettiğinizde bu anıları kullanabilirsiniz. Nasıl mı? İmajinasyon ile gözünüzü kapatıp, o anı bir daha yaşayarak.

    Bedeni mutlu etmenin yolları

    Beden mutluluğu için pilates önemli bir spor. Pilates, beden ve zihne hizmet ediyor. Pilates yaparken nefesinizi kullanıyorsunuz ve başka hiçbir fley düşünemiyorsunuz. İkincisi ise Tai Chi; beden, ruh ve zihne egzersiz yaptırıyor. Yoga da beden, ruh ve zihin için gerekli. Masaj ise serotonin hormonunu salgılatan faktörlerden biri. Hareket terapisi de beden, ruh ve zihni bir arada çalıfltıran çok önemli bir aktivite.

    Mutlu olmak üzere karar vermek gerekiyor. Çünkü mutluluk bir seçimse olayların ne olduğu değil, olayları nasıl algıladığınız sizi mutlu ya da mutsuz ediyor. Birisi için son derece mutsuzluk veren bir olay, başkasına mutluluk verebiliyor. Piyangodan para çıkmışsa siz mutluluktan deli olurken, anneniz “Eyvah! Çocuğumun başına neler gelecek?” diye üzülebiliyor yani aynı olaya farklı anlamlar yükleyerek farklı duygular yaşayabiliyoruz.

    Eğer bugüne kadar birine karşılıksız olarak bir yardımda bulunmadıysanız gerçekten mutlu olmamışsınız demektir. Sosyal sorumluluk projelerinde yer almak, birilerine gönüllü olarak yardım etmek sizi mutlu hissettirecektir.

    Dr. Işık Akgöl’e göre eğer bedeninizi, zihninizi ve ruhunuzu formda tutarsanız ve üçü birbiriyle uyumlu olursa mutlu olabilirsiniz. Dr. Akgöl, “Bedeniniz iyi durumdaysa, zihniniz parlaksa ve ruhunuz dinginse mutlusunuz demektir. Bedeniniz nasıl iyi durumda olur? Egzersiz yaparsanız, onu doğru gıdalarla beslerseniz, uykunuzu iyi alırsanız genetik faktörler dışında bedeniniz iyi durumda olur. Aynı şeyleri zihin ve ruh için de yapabilirsiniz” diyor.

    Serotonini neler yükseltiyor?mutluluk

    •  Aşık olmak serotonin seviyesini en çok yükselten etkenler arasında yer alıyor.
    •  Egzersiz yapmak serotonini yükseltiyor. Güzel bir havada yürümek, koşmak mutlu olmanıza yardımcı oluyor.
    •  Güneşi görmek de serotonin hormonunun yükselmesini sağlıyor.
    •  Seks yapmak, orgazm olmak serotonin üzerinde oldukça etkili oluyor.
    •  Çikolata, muz gibi besinler serotonin seviyesini artırıyor.

    Formsanté Dergisi

  • Saç Dökülmesine Doğal Çareler

    Saç Dökülmesine Doğal Çareler

    Saç insanların en güzel aksesuarlarındadır. Güzel saç bir de güzel yüz hatlarıyla birleştimi her ortamda dikkat çeker.
    Güzelliğinize güzellik katar, özgüveninizi yükseltir. Saçlar dökülmeye başladı mı bu özgüven yerini kaygı, üzüntü, mutsuzluk gibi psikolojik sorunlara bırakır.

    Saçların dökülmesi,incelmesi, zayıflaması farklı nedenlerden oluşan bir hastalıktır. Uzmanlar günde 50-100 tel arası saç dökülmesini normal kabul ediyorlar. Saçın dökülmesinin büyük bir bölümü yenilenme dökülmesidir.Saçlarımızın ömrü vardır,
    3 yılda dökülür onların yerine ise yenileri çıkar. Bu saç dökülmesi değildir, saç yenilenmesidir.Fakat günlük dökülmek 100’ü geçiyor ve elimi attığımda birsürü saç elimde kalıyor diyorsanız bu durum saçınızın döküldüğü anlamına gelir.Saç dökülmesinin çeşitli nedenleri vardır, sizlerle bugün saç dökülmesinden kurtulmak için uzmanlar tarafından bildirilen saç dökülmesine doğal çareleri bildireceğiz..

    Saç Dökülmesine Doğal Çareler

    Saç Dökülmesine Doğal Çareler
    Saç Dökülmesine Doğal Çareler

    Bir dermotolağa görünün!
    Saç dökülmesi bir hastalık belirtisi olabilir ve saç kıranla diyabet yaygın iki önemli nedendir.Baş bölgesindeki mantar enfeksiyonları kansızlık,
    beslenme bozuklukları, vitamin eksiklikleri, ağır hastalıklar, hormonal düzensizlikler de dökülmeye neden olabilir.
    Genellikle mantar olan deride pütürlenme olur, yani deri bir belirti verir ki teşhis ve tedavisi gerçekleşsin.
    Şayet dökülme bu hastalıklardan değilse, diğer olası sorunlar için doktorunuza başvurun.Cildiye uzmanı tarafından
    uygulanan tedaviyle kısa sürede bu sorundan kurtulduğunuzu görüceksiniz.

    Saç Dökülmesine Doğal Çareler

    Ailenizin genetik mirasını araştırın!
    Anneniz ve babanızda durum ne olmuş? Saç dökülmesinin kökenini araştırdığımızda
    genetik bulgular bize yol gösterir. Araştırmalar gösteriyor ki babası kel kişilerin, ileride saç dökülme riski yaşaması olasıdır.
    Bu durumda günümüzde çok yaygın uygulanan saç ekimi gibi bir alternatif düşünebilirsiniz.

    Saç Dökülmesine Doğal Çareler
    Saç Dökülmesine Çareler
    Saç Dökülmesine Çareler

    Beslenme Ve Egzersiz!
    Günlük yediklerinize dikkat edin. Dengeli ve sağlıklı beslenirseniz, saçlarınız da vücudunuzun bir parçası olduğundan bu gıda alımı saçlarınıza da yansıyacaktır.
    Saç sağlığı için özellikle belli protein, mineral ve yağ alımı son derece önemlidir.Yetersiz vitamin alımı saçlarınızda dökülmeye yol açacaktır.

    Saç Dökülmesine Çareler
    Saç Dökülmesine Çareler

    Stresle başa çıkın!
    Mutsuzluk ve stres saç dökülmesinin en yaygın nedenlerindendir. Özellikle, sevdiğimiz birini kaybetmek, boşanma,ekonomik kaygılar stres ve üzüntüyü büyük oranda tetikleyen durumlardır.
    Bu gibi durumlarda stresten, üzüntüden tamamen kurtulamıyorsakta stresin vücudumuza daha fazla zarar vermesini önlemek adına belli adımlar atabiliriz.
    Mesela maneviyata yönelebilir,hobilerle meşgul olabiliriz.Bunun yanı sevdiklerimiz beraber vakit geçirmek, arkadaşlarımızla sohbet etmek, sporla uğraşmakta stresle başa çıkmada güzel alternatiflerdir.
    Yönteminiz ne olursa olsun hedefimiz stresten arınmak olsun! Unutmayın, uzmanlar yaptıkları araştırmalar sonucu saç dökülmesinin bir numaraları nedenlerinden biri olarak stresi gösteriyor.
    Stresle başa çıkmak için sizlere rehberlik edebilecek birkaç yöntemi paylaşalım!
    1-Meditasyon yapın!
    Meditasyon hem stresi azaltır hem de hormonlarınızı dengede tutar. Meditasyon
    ayrıca sizin daha sakin ve daha anlayışlı bir birey olmanıza yardımcı olur.
    2-Günlük egzersizlere devam edin!
    Günde 30 ila 60 dakikar arası yüzün, bisiklete binin, tenis oynayın ve üzerinizdeki agresifliği sporla atın! Egzersizler stres oranınızı düşürecektir.
    3-Konuşun veya yazın!
    Günlük hayatınızı, içinizdeki duyguları, sevinçlerinizi üzüntülerinizi yakınlarınızla paylaşın! Yazmakta stres atmak için birebirdir!

    Saç Dökülmesi
    Saç Dökülmesi

    Saç Bakımı!

    Kullandığımız şampuanlarınızı özenle seçin!Bazı şampuanlar saçınıza yaramayıp
    dökülmeye neden olabilir. Günümüzde şampuanlar kimyasal içerdiğinden bu saç
    derinizde kuruma, pullanma ve tahrişe neden olup dökülmeye neden olabilir.

    saç kaybı
    saç kaybı

              Saçınıza işlem uygulamadan önce bir kez daha düşünün!
    Perma, saçı sık boyamak, saç maşaları hata fön makineleri bile saçlara zarar verir!
    Saçlarınız dökülüyor ve nedenini bulamıyorsanız, şunu bilin ki saçlarınız yıprandı ve artık
    saç köklerinde tutunamıyor!

    saç kaybı
    saç kaybı

    Vitamin eksikliğiniz olabilir!
    Araştırmalar gösteriyor ki B12 ve biotin eksikliği olan kişilerde saç dökülme meydana geliyor!
    Bu vitaminleri beslenmenizde karşılayamıyorsanız, muhakkak takviye kapsül  vitamin olarak alın! Uzmanlar B12 vitaminin sinir sistemini düzenlediği, stresle başa çıkmanızda yardımcı olduğunu bildiriyorlar.Şayet doğal bir ilaç isterseniz, herbalistlerin sıklıkla tavsiye ettiği “saw palmetto” biktisinden yararlanabilirsiniz. Bu bitki saç dökülmesine neden olan DHT hormonunun
    salımını engeller.

    YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan yorum yazıları veya haberlerin tüm hakları Kadınlar Kulübü’ne aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Bu haber veya yazılar sadece Kadınlar Kulübü tarafından sağlanan RSS verileri kullanılarak alıntılanabilir.