Aşırı özgüvensizlik ve değersizlik hissi...

Kendini sevmiyorsun destek görmen şart güzelliklerine odaklan mesela yazına bakınca gayet kendini ifade edebilmişsin kız gibi değilim diyorsun herkesin mizacı farklı
Su anda dediğim gibi destek gorecek durumum yok, ama arastiracagim eger devlet hastanelerinde halk sagligi merkezlerinde vs varsa.
Tesekkur ederim, boyle dusunmeniz beni gercekten mutlu etti 😊 kendimi yazili olarak ifade etme konusunda hic sikinti yasamiyorum, zira dusunerek yazabiliyorum, ekleme çıkartma yapabiliyorum yazıda. Ancak is sozlu iletisime geldiginde iki lafi bir araya getirmekten acizim, cunku dusunmeden aleacele konusmam gerek gibi hissediyorum, bu da pot kirmama yol aciyor 😔
Aslinda bakarsaniz kiz gibi olmaya hep ozendim. Bunu, telefonuma aliexpress gibi platformlardan kaydettigim vintage elbise modellerini görürseniz dahi anlayabilirsiniz. Ancak bunlari giymek icin yeterli azim ve caba bende var mi? Tabii ki de yok... bir de, bu yasima kadar, yanlis anlasilmasin ama, kiz gibi olmayi hep gucsuzlukle de bagdastirmis olabilirim. Her ne kadar ileriki yaslarda bu durum biraz biraz kirilsa da, halen var... bunun nedeninin de gecmisimde yasadigim travmalardan oturu olduğunu varsayiyorum.
 
Bunca uzun şeyi yazmaya ve kendinize ciddi bir özeleştiri yapmaya enerjiniz olduysa bence yazdıklarınızın tam tersini yapmaya da enerjiniz vardır.🙂 Kiloluyum dediniz,kilo verin,saçınıza bakımlar yapın,serum kullanın,moda sayfalarını takip edip,kombin önerilerine bakın,nette dünya kadar video var,oralardan başlangıç seviyesinde makyaj yapmayı öğrenin,Özgüven konusunda yine nette şahane videolar var (şahsen benim de bu ara özgüven konusunda ciddi takıntılarım var,izliyorum) izleyin. Her anne eleştiriyor takdir etmiyor,benim annem de dahil,duymamayı öğrenin. Üzerinizde eksik hissettiğiniz ne varsa bence tamamlama ve kendinizi onarma yoluna gidin. Hayat kısa... Ömür böyle geçmez. Siz kendinizden hala vazgeçmemişsiniz,öyle olsa buraya yazmazdınız. Demek ki hala umut var. Silkelenin,üzerinizden yılların tozunu atın.
Tavsiyeleriniz icin cok tesekkur ederim 🙏🏻💗
Elimden geldiğince denemeye calisacagim hepsini. Sag olun.
 
Bebegim,
Demişsin ya renkleri kullanamıyorum ya da cok pot kırarım vs bunlar sosyal cevresizlikten de olur o yuzden bunlar en kolay çözülecek seyler...

şimdi agda yapmam bakım rutinim yok vb kısma gelelim o enerjiyi bulamıyoraan jilet kullanabilirsin ya da lazer ama bence jiletle baslayıp lazerle devam etmek daha mantıklı cunku o da bi yerde enerji isteyen bi eylem... aslında ne kadar etkili olur bilmşyorum ama gratis alısverişi öneririm insan bi maske alınca denemek istiyor bu tarz seyler yaptıkca belki etkili olur.

makyaj cok kişisel birşey herkes tercih etmeyebilir bu bence problem filan degil. Ama ben de yapmak isterdim yapamıyorum diyorsan sadece kalem cekmek ya da karamel bi ruj surmek de baslangıc için gayet uygun..
Tırnak uzatmanı ve ojelemeni de öneririm bu alısınca asla bırakamayacagın bi alıskanlık...

kıyafetlerini de komplike almak zorunda degilsin, cok zor gelşyorsa farklı renklerde kotlar ve kazaklar alabilirsin ama benim sana önerim hiç hiç hiç olmuyorsa vitrinde mankene ne giydirdilerse o şekilde kombin alman en azından seni bi evreye kadar kurtarır ve biraz daha kafanda bişi olusmasını saglar bi süre sonra kendin kombinleyebilirsin.




saçların pırasa gibi olması durumu kuruluktan olur benim de pırasa gibi oluyor normalde ben her dustan önce cok azıcık zeytinyagı surerim bekletirim yarım saat 1 saat yıkarım. Parlar güzel olur kurulugunu alır pırasa gibi olmaz. Yoksa benim de cok kuru ne yazıkki sacım. Saçlarındaki kuruluu aldıgın zaman rengini de değiştirebilirsin cok ayrı bi hava katıyor kesinlikle...



iş görüşmeleri mülakatları da ne yazıkki orda ki özgüvene giyime baglı seyler o yuzden önce özbakım kısmını çözersen bunlar kendiliginden gelir. Özbakım da her zaman makyaj yapamk demek degildir kitap okumak filmler izlemek pandemi de cok mumkun degil ama sinema tiyatro kültürü cok önemlidir.

Uzun oldu ama umarım biraz olsun yardımcı olabilir 🌸
Uzun olmasi hic sorun degil inanin, cok teşekkür ediyorum verdiginiz tum öneriler icin 😊😍💗
 
Yengeç Burcu musun ? Bence geçmişe sünger çek ,YouTube ta videolar var bakabilirsin
Simdi vereceğim yanıta cok güleceksiniz veya sasiracaksiniz belki 😅😂
Ama Aslan burcuyum.
3 Agustos dogumluyum hatta.
Yukselenim yay, ay burcum da akrep bir de🤣
Durumun vehametini anlayin yani. Kendime "kuyrugu kopmus Aslan" diyorum 😅🤣
 
Devlet hastanelerinde de psikologlar var ,profesyonel yardım almanız önemli .Onun dışında ilgi alanlarınızla ilgili internetten çok şey okuyabilirsiniz .YouTube derya deniz zaten oradan da faydalanabilirsiniz . Anneniz halen bu yaşta bile psikolojinizi etkiliyor anladığım kadarıyla .Kaale almamaya çalışın .
Tesekkur ederim.
Aslinda etkilemek degil. Yanlis anlasilma olmus sanirim.
Annem evet herkesi elestirir, ama mesela dış dunyayi, TV'deki herhangi bir kadini %90-95 elestirme ihtimali varsa beni elestirme yuzdesi belki de %20-30'dur. Ha, ben onun elestirme huyunu bildigimden sanki ayni eleştiri oklarini bana da yoneltirmis gibi hissederim. O yuzden ona gore bir tavir takinirim.
 
Yarısından sonra okuyamadım kusura bakma. Özgüven konusunda da vereceğim tavsiye kimse kimseden üstün yada aşağıda değil bunu kendine inandır. Bende ilkokul vs dönemleri çok zorlandım saçma sapan şeyler hissettim ama orta okulda kendimi tanıyıp ona göre ilerledim. Tedbiri mekanda ferahlık vardır çevreni bakış açını değiştir. okuduğun gezdiğin çevren hepsini gözden geçir. Kendine inan piskolojik destek al. Hayatının bundan sonrası için kararlı ol.
Yok yok sorun değil, yazimin uzun oldugunun farkındayim 😅 yariya kadar okumaniz dahi mucize, o kadar uzun yazmisim ki 🤣
Cevremi degistirmem su an icin mümkün degil ama zaman ne gosterir bilemeyiz tabii.
Psikolojik destek kismina ben de katiliyorum, zaten yorum yapanlarin buyuk cogunlugu ayni seyi diyor. Cevremdeki halk sagligi merkezlerine bakacagim psikolog var mi diye...
Kararlilik ve istikrar en buyuk problemim. Su ana kadar bir seye karar veriyorum ancak 1-2 gune kalmadan vazgeçiyorum. Bununla nasil basa cikarim onu da bilmiyorum açıkçası.
 
Merhaba herkese. Direkt konuya giriyorum.
Benim sorunum, küçüklüğümden beri gelen özgüvensizlik,ve değersizlik hissiyati.
Küçükken de böyleydi, büyüdüm gene bir şey değişmedi.

Genelde kucuklugumu anlatiyorum anneme falan, onlar da "buyu artik 25 yasina geldin" diyor. Ama ben ne yapayim, 25 yasima kadar kucuklugumden gelen sorunlar getirdi beni. Onlar olmadan nasil olabilir, hicbir fikrim yok ki.

Ilkokuldaydim mesela, herkesi kendimden üstün görürdüm, kendime guvenim 0'dı. Zaten sümüklü, ağlak ve tombul bir tiptim o yıllarda. Üstün görmem, özgüvensiz olmam belki de isabetti.

Mesela size bir anımı anlatayim ilkokuldan. Bir keresinde, hoca sinifa yeni gelen bir kizi benim yanima oturtmak istedi. Benim de aklimdan gecen dusunce aynen şu sekil; "iyi bari, ben de biraz ondan caliskan olmayi ogrenirim." Sonra o kiz benimle oturmak istemedi, o ayri.
(Okulda beni kimse sevmezdi ve yaninda istemezdi, arada bir degisse de bu durum, sonraki egitim hayatimda fazla degismedi. Hep dalgalandi arkadaslik iliskilerim.)
Kendimi ne kadar aşağıya ceken bir dusunce olduğuna bakar misiniz? Iste ben bu kotulugu kendime 25 sene boyunca yaptim, yapıyorum. Ama elimden baska bir sey de gelmiyor, kendine iyi davranan, kendiyle barisik insanlar nasildir bilmiyorum, hep özeniyorum ama... ozguvenli insanlar nasildir, ozguvenli hissetmek nasil bir seydir hicbir fikrim yok.

Annem mesela, benim tam tersimdir; hic kimseyi kendinden ustun gormezdi, hatta hep insanlara kulp takma gibi bir huya sahipti her daim, herkesi mutlaka arkasından veya yuzune elestirirdi, (kotu bir huy belki ama onun gibi olmak isterdim aslinda) buna benim arkadaslarim da dahil. Ben de "onlara öyle deme" dedigim zaman küçük halimle, annem bana "elalemi niye koruyorsun?" derdi. O yıllarda annemin bu huyuna çok sinir olurdum, ama simdi bakıyorum da, belki de annem beni goruyor ve benim kendime olan guvenim geri gelsin, başkalarına daha elestirel bakabileyim diye belki boyle davraniyordu... yoksa bana kalsa herkes mukemmel, bir ben tü kaka.

Buyudukce de bir sey degismedi pek ruh halimle ilgili, degisenler belki de sunlardi sadece;
*Daha erkek Fatma oldum. Ağlaklıktan erkek Fatmalığa terfi ettim. Insanlar gucumden, deliligimden, mesafemden ve ciddiyetimden korkmaya basladilar.
* Yillarin getirdigi bir hastalik ortaya cikti bende, manik depresif nam-ı diger bipolar bozukluk, arti olarak kaygi bozuklugu. Ayriyeyen kendimde OKB (Obsesif kompülsif bozukluk)olmasindan şüpheleniyorum, hafif de olsa.

Ortaokula gectigimde biraz biraz arkadas edindim ve özgüvenim az biraz yerine geldi ama hala sifirdi. Zaten ortaokul sonda da hastaligim ortaya cikti ve hayatim tersine dondu. O zamana kadar derslerimin iyi olmasi ile kendimi kabul ettirebilmisken, lisede iken ders notlarim da dusunce artik hicbir degerim kalmadi insanlarin gozunde. Belki babam artik eskisi gibi notlarıma karismadigi icin dustu derslerim, ilk ve ortaokuldaki gibi beni korkutup zorlasaydi belki gene, derslerim iyi olurdu.

Zaten birinin bana bir sey yaptirmasi icin ajitasyon yapmasi veya (babam ise) korkutmasi yeterli. Babam dedigim ise uvey babam, oz babamla ilisigim yok. Iradem de pek kuvvetli sayilmaz.

Erkek arkadas olaylari hic olmadi zaten. Benim yasimda bir kizin en azindan bir tane de olsa gonul iliskisi olmuştur belki de. Ben bu konuda da koca bir sıfırım.
(Ilkokuldaydi gene, birinden hoslandigima dair dedikodular ortaya çıkmıştı. O kisi ile beden dersinde yalniz kalinca bana dedigi sey şu oldu; "Seni sevmiyorum.". Bu kadar. Zaten benim gibi birini ne edecekti? "Benim gibi birini..." diye baslayan cümleleri de cok sık kurarım, bu arada.)

Bunlarin haricinde insan iliskilerim hep bozuk ve kopuk oldu. Su ana kadar bir tane bile gercek arkadasim yok, olmadi uzun vadeli arkadaşlığım. Oldugunu dusunduklerim de hep bana kotuluk yaptı veya farkli niyetlerle yaklasti. Artik kotu arkadas miknatisi miyim, bilemiyorum. Yoksa ben mi beceriksizim insan iliskilerinde, evet, galiba oyle.

Universiteye basladigimda yalnizdim, bitirdigimde de yalniz bitirdim. Birileriyle konustum tabii, kahve falan ictik, bir seyler de yedim onlarla; hatta arkadas bile oldum, ama fayda etmedi, sonda gene yalnizdim. Sonunda, mezuniyette, kep atma toreninde kimse yanima bile gecmek istemedi sahneye cikacakken misal. Hoca yanima birini getirtti de ciktik sahneye.

Hep ortamlara ayak uydurmakta zorlandim.
Mesela diger kizlar makyaj yapiyor, isleri gucleri var artik, isine gidip geliyorlar; hayata umutla bakiyorlar ve arkadaslari var. Ayriyeten
hayatinda biri var hepsinin. Gonul iliskileri var yani. Bense hala cocuk gibiyim, suratim hiyara dondu, arada bir yikaya yikaya. Kiloluyum, saclarim pirasa puskulu gibi, makyaj zaten yapmiyorum. (Belki beni elestireceksiniz ama bunları soylemezsem durumun ciddiyetini belki de anlamayacaksiniz.) Agdayi aklima gelince yapiyorum iste, ozetle duzenli bir bakim rutinim yok. Bakimsizim tabiri caizse. (Bakimli insanlara da özeniyorum aslinda ama bende onlar kadar enerji yok.) Giyinmeyi zaten bilmiyorum, duz kiyafetler giyiyorum genelde, giydiklerimin bir esprisi yok. Renkleri nasil kullanacagimdan vs haberim yok ve rüküşüm. (İçimden de gelmiyor guzel giyinmek zaten.) İş zaten yok, mülakatlar olumsuz sonuçlanıyor onceden de yazmistim bazi konularda. Kimseyi motive etmeyi birakin kendimi motive etmekten acizim. Cocuk gibiyim aslinda, belki de Peter Pan sendromu var bende, bilmiyorum. Peter pan'i da kucukken hic sevmezdim cocuk gibi olmaya ozendigi icin, ama Allah beni simdi bununla (cocuk gibi olmakla) sınıyor baksaniza.

Gectigimiz haftalarda bende depresyon olup olmadigi ile ilgili bir soru sormustum gene burda. Simdi anliyorum ki, bende depresyon yok, ozguvensizlik ve degersizlik hissi var. Bunu anlamistim onceden, ama gecenlerdeki sorumu tekrar okuyunca aslinda bunun kokunde de bunun yattigini anladim. Zira kendine deger veren hicbir insan vaktini çöp etmez.

Ve bunun haricinde, kaz kafaliyim. Kalin kafaliyim yani. Yani mesela pratik fikirli degilim, erken kavrayamiyorum hicbir seyi. Bu da cok pot kırmama, gorgusuz ve cahil gibi gorunmeme yol aciyor.. halbuki ortama ayak uydurabilsem, belki de kendimi kamufle edecegim. Uyumsuzum belki de.

Son olarak, sizden istedigim sey bana vereceginiz birkac tavsiye. Artik hayatimi boyle idame ettirmek istemiyorum, 25 yasima geldim ve ben de yaşıtlarım gibi olmak istiyorum... simdiden teşekkürler herkese. Iyi akşamlar.
En temele inersek özendiğiniz annenizin davranışları sizi böyle yapmış. Terapi alın, terapi şart, ertelemeyin.
 
Terapi alamıyorsunuz anladim, ama bunu lutfen degişmemenize bahane olarak kendinize sunmayin.
şunun farkindasiniz degil mi sizi değiştirecek tek güç yine sizin elinizde. Hayatta başımıza gelenler, olaylar, yaşadıklarimız aslinda bizim onları yorumlamamiz ile varoluyor. Yani bakış açın ne ise her seyi oyle görürsün.
Ayni yerde ayni anda başarısız olan iki insan düşün, biri "işte mal olduğum icin yine yapamadim, çalışmamak benim hatam, hayatim boyunca böyleydim yine ayniyim" der ve yogun pişmanlık üzüntü yaşar, bu ozguvenini de ileride başarabilecegi seyleri de negatif etkiler.
Diğeri "insanim sonuçta, herkesin, steve jobs un bile, başarısız oldugu anlar vardir, bu benim hakkım ama bir dahakine en azindan elimden gelenin en iyisini yapayim ki içim rahat olsun" der.
Inan iki insanin hayat kalitesi arasinda oyle fark var ki. Siz kendinizi cok acımasız elestiriyorsunuz. Allah aşkına iyi olduğunuz hic mi konu yok?

Benim de problemlerim var sizin kadar olmasa da hayatimi cok güçleştiren sorunlarim var, youtube dan cozum arıyorum. Psikoterapiye ben de gidemiyorum belki ama en azindan yanlış olan bakış açımi duzeltebilmek icin psikologların onerilerini dinliyorum. Beyhan budak ı önerebilirim mesela, cok iyidir. Sizin durumunuza da cok yardimci videolari var. Spotifydan da dinleyebilirsiniz. Umarım kendinize bu iyiliği yaparsiniz, sizin icinizde yaşadığınız düşünce kalibina cok üzüldüm, kendinize eziyet ediyorsunuz
 
Simdi kendi yazdigim yorumlari ve sizin yorumlarinizi tekrar okudum. Bir konuda kendimi yanlis ifade etmisim. Sanki annem bu durumumun %90'ina sebep olmus gibi bir dil kullanmisim. Bunun icin kusura bakmayin.

Aslinda demek istedigim suydu bir anim ile anlatayim,
Anneme ben onceden, cok eskiden Instagramda takip ettigim okul arkadaslarimin fotografini gostermezdim. Gerekce olarak da onlari acimasizca elestirmesinden korktuğumu soyleyecegim gene. Ama olay burada bitmiyor.

Yaklasik olarak üniveriste 2. Sinifta iken bu durumun kabugunu kirdim ve arkadas olduğum birkac kişinin fotografini gosterdim. Ama gerekçemde yanilmadim, annemim cenesi gene durmadi 😅 "Bu kiz neden bu kadar acik giyiniyor, kesin bir ajansa vs kapagi atma niyetinde" , "bu ne buldumcuk gibi erkek arkadasiyla fotograf paylasmis baska paylasacak bir seyi yok mu", "bu ne boyle suratini boya kupune cevirmis, az bira daha sureydin kizim" her farkli kisiye yaptigi farkli farkli yorumlar... ben de bozuntuya vermedim, nazikce "oyle deme anne yaa..." diyerek agzini kapatmaya calistim. Tabii içimde bir yerlerde biriktirmisim.

Ve bu biriktirdiklerim bir kavga esnasinda ortaya cikti. Ben aglamaya basladim. "Arkadaşlarımı hic begenmiyorsun" gibilerinden sitemde bulundum, ama annemin bana verdigi yanit ibretlikti: "kizim, senin gozunun icine baka baka falanca kiza guzel mi diyeyim? Sen uzulurdun kuzum. Seni uzmemek icin boyle seyler söylüyorum."

Yani demeye calistigi sey, "ben senin durumunun farkındayım, bir anne olarak sen benim icin elalemin kizlarindan daha degerlisin. Baskalarini bu yuzden kendi nezdimde senden ustun tutamam." Yani aslinda annemin yapmaya calistigi sey, kafamda diger kizlari kendimden ustun gormemi onlemekmis.
 
Bence en azindan market gibi yerlerde calismaya baslasaniz.calistikca ozguveniniz yerine gelecektir acilirsiniz yeni insanlar tanirsiniz.terapi icin parada biriktiririrsiniz en azindan belki.
 
Canım o kadar kendinle ilgili şeyler yazmışsın hiç mi iyi bir özelliğin yok annenin bile iyi özelliğini yazmışsın senin hiçbir olumlu özelliğin yazılmamış. Öncelikle kendi olumlu yönlerini keşfetmelisin hep olumsuz özelliklerine odaklanırsan bu seni karamsarlığa sürükler. Kendini çok güzel ifade etmişsin ben bundan dolayı çok kitap okuduğunu düşündüm 😍 herşey hayal kurmakla kendine hedef belirlemekle başlar hayal kur hedefini belirle o hedefe doğru yürü bak gör herşey düzelecek.
 
Değişmek istiyorsan kendine güzel bir defter al. Oraya yapman gerekenleri sırala. Kişisel bakımla ve kıyafet seçimleriyle videolar izleyip kendine notlar al. Kıyafetlerini yeniden al netten alışveriş yaparsın çok satanlara bakıp modern popüler kıyafetleri alırsın. Telefonuna spor uygulamasını indirip her gün spor yaparsın. Akşamları annenle yürüyüşe çıkarsın. Bunları hepsi senin elinde. Ona buna enerjim yok diyorsun sağlık ocağına gidip kan testi yaptır. Belki vitamin değerlerin düşüktür. Onlar da yorgunluk ve enerjisizlik yapıyor. Ayrıca devlet hastanesinde ücretsiz psikologla görüşebilirsiniz. Özgüvenle ilgili yazılmış onlarca kitap var. Okumak da sana bir şeyler katabilir
 
Spor yapın.. yemin ederim ciddi söylüyorum her gün alışkanlık hale getirin açık havada spor yapın o imkan yoksa evde Leslie 3 mile yapın her gün. İnanılmaz iyi hissediyorsunuz. Sporun mutlulukla bir ilgisi olmalı☺️Kendinizi zinde hissediyorsunuz.. spor yapınca kilo da verirsiniz yan etki olarak o da özgüven artırır.. sporla iyi bir başlangıç yapabilirsiniz
 
Merhaba herkese. Direkt konuya giriyorum.
Benim sorunum, küçüklüğümden beri gelen özgüvensizlik,ve değersizlik hissiyati.
Küçükken de böyleydi, büyüdüm gene bir şey değişmedi.

Genelde kucuklugumu anlatiyorum anneme falan, onlar da "buyu artik 25 yasina geldin" diyor. Ama ben ne yapayim, 25 yasima kadar kucuklugumden gelen sorunlar getirdi beni. Onlar olmadan nasil olabilir, hicbir fikrim yok ki.

Ilkokuldaydim mesela, herkesi kendimden üstün görürdüm, kendime guvenim 0'dı. Zaten sümüklü, ağlak ve tombul bir tiptim o yıllarda. Üstün görmem, özgüvensiz olmam belki de isabetti.

Mesela size bir anımı anlatayim ilkokuldan. Bir keresinde, hoca sinifa yeni gelen bir kizi benim yanima oturtmak istedi. Benim de aklimdan gecen dusunce aynen şu sekil; "iyi bari, ben de biraz ondan caliskan olmayi ogrenirim." Sonra o kiz benimle oturmak istemedi, o ayri.
(Okulda beni kimse sevmezdi ve yaninda istemezdi, arada bir degisse de bu durum, sonraki egitim hayatimda fazla degismedi. Hep dalgalandi arkadaslik iliskilerim.)
Kendimi ne kadar aşağıya ceken bir dusunce olduğuna bakar misiniz? Iste ben bu kotulugu kendime 25 sene boyunca yaptim, yapıyorum. Ama elimden baska bir sey de gelmiyor, kendine iyi davranan, kendiyle barisik insanlar nasildir bilmiyorum, hep özeniyorum ama... ozguvenli insanlar nasildir, ozguvenli hissetmek nasil bir seydir hicbir fikrim yok.

Annem mesela, benim tam tersimdir; hic kimseyi kendinden ustun gormezdi, hatta hep insanlara kulp takma gibi bir huya sahipti her daim, herkesi mutlaka arkasından veya yuzune elestirirdi, (kotu bir huy belki ama onun gibi olmak isterdim aslinda) buna benim arkadaslarim da dahil. Ben de "onlara öyle deme" dedigim zaman küçük halimle, annem bana "elalemi niye koruyorsun?" derdi. O yıllarda annemin bu huyuna çok sinir olurdum, ama simdi bakıyorum da, belki de annem beni goruyor ve benim kendime olan guvenim geri gelsin, başkalarına daha elestirel bakabileyim diye belki boyle davraniyordu... yoksa bana kalsa herkes mukemmel, bir ben tü kaka.

Buyudukce de bir sey degismedi pek ruh halimle ilgili, degisenler belki de sunlardi sadece;
*Daha erkek Fatma oldum. Ağlaklıktan erkek Fatmalığa terfi ettim. Insanlar gucumden, deliligimden, mesafemden ve ciddiyetimden korkmaya basladilar.
* Yillarin getirdigi bir hastalik ortaya cikti bende, manik depresif nam-ı diger bipolar bozukluk, arti olarak kaygi bozuklugu. Ayriyeyen kendimde OKB (Obsesif kompülsif bozukluk)olmasindan şüpheleniyorum, hafif de olsa.

Ortaokula gectigimde biraz biraz arkadas edindim ve özgüvenim az biraz yerine geldi ama hala sifirdi. Zaten ortaokul sonda da hastaligim ortaya cikti ve hayatim tersine dondu. O zamana kadar derslerimin iyi olmasi ile kendimi kabul ettirebilmisken, lisede iken ders notlarim da dusunce artik hicbir degerim kalmadi insanlarin gozunde. Belki babam artik eskisi gibi notlarıma karismadigi icin dustu derslerim, ilk ve ortaokuldaki gibi beni korkutup zorlasaydi belki gene, derslerim iyi olurdu.

Zaten birinin bana bir sey yaptirmasi icin ajitasyon yapmasi veya (babam ise) korkutmasi yeterli. Babam dedigim ise uvey babam, oz babamla ilisigim yok. Iradem de pek kuvvetli sayilmaz.

Erkek arkadas olaylari hic olmadi zaten. Benim yasimda bir kizin en azindan bir tane de olsa gonul iliskisi olmuştur belki de. Ben bu konuda da koca bir sıfırım.
(Ilkokuldaydi gene, birinden hoslandigima dair dedikodular ortaya çıkmıştı. O kisi ile beden dersinde yalniz kalinca bana dedigi sey şu oldu; "Seni sevmiyorum.". Bu kadar. Zaten benim gibi birini ne edecekti? "Benim gibi birini..." diye baslayan cümleleri de cok sık kurarım, bu arada.)

Bunlarin haricinde insan iliskilerim hep bozuk ve kopuk oldu. Su ana kadar bir tane bile gercek arkadasim yok, olmadi uzun vadeli arkadaşlığım. Oldugunu dusunduklerim de hep bana kotuluk yaptı veya farkli niyetlerle yaklasti. Artik kotu arkadas miknatisi miyim, bilemiyorum. Yoksa ben mi beceriksizim insan iliskilerinde, evet, galiba oyle.

Universiteye basladigimda yalnizdim, bitirdigimde de yalniz bitirdim. Birileriyle konustum tabii, kahve falan ictik, bir seyler de yedim onlarla; hatta arkadas bile oldum, ama fayda etmedi, sonda gene yalnizdim. Sonunda, mezuniyette, kep atma toreninde kimse yanima bile gecmek istemedi sahneye cikacakken misal. Hoca yanima birini getirtti de ciktik sahneye.

Hep ortamlara ayak uydurmakta zorlandim.
Mesela diger kizlar makyaj yapiyor, isleri gucleri var artik, isine gidip geliyorlar; hayata umutla bakiyorlar ve arkadaslari var. Ayriyeten
hayatinda biri var hepsinin. Gonul iliskileri var yani. Bense hala cocuk gibiyim, suratim hiyara dondu, arada bir yikaya yikaya. Kiloluyum, saclarim pirasa puskulu gibi, makyaj zaten yapmiyorum. (Belki beni elestireceksiniz ama bunları soylemezsem durumun ciddiyetini belki de anlamayacaksiniz.) Agdayi aklima gelince yapiyorum iste, ozetle duzenli bir bakim rutinim yok. Bakimsizim tabiri caizse. (Bakimli insanlara da özeniyorum aslinda ama bende onlar kadar enerji yok.) Giyinmeyi zaten bilmiyorum, duz kiyafetler giyiyorum genelde, giydiklerimin bir esprisi yok. Renkleri nasil kullanacagimdan vs haberim yok ve rüküşüm. (İçimden de gelmiyor guzel giyinmek zaten.) İş zaten yok, mülakatlar olumsuz sonuçlanıyor onceden de yazmistim bazi konularda. Kimseyi motive etmeyi birakin kendimi motive etmekten acizim. Cocuk gibiyim aslinda, belki de Peter Pan sendromu var bende, bilmiyorum. Peter pan'i da kucukken hic sevmezdim cocuk gibi olmaya ozendigi icin, ama Allah beni simdi bununla (cocuk gibi olmakla) sınıyor baksaniza.

Gectigimiz haftalarda bende depresyon olup olmadigi ile ilgili bir soru sormustum gene burda. Simdi anliyorum ki, bende depresyon yok, ozguvensizlik ve degersizlik hissi var. Bunu anlamistim onceden, ama gecenlerdeki sorumu tekrar okuyunca aslinda bunun kokunde de bunun yattigini anladim. Zira kendine deger veren hicbir insan vaktini çöp etmez.

Ve bunun haricinde, kaz kafaliyim. Kalin kafaliyim yani. Yani mesela pratik fikirli degilim, erken kavrayamiyorum hicbir seyi. Bu da cok pot kırmama, gorgusuz ve cahil gibi gorunmeme yol aciyor.. halbuki ortama ayak uydurabilsem, belki de kendimi kamufle edecegim. Uyumsuzum belki de.

Son olarak, sizden istedigim sey bana vereceginiz birkac tavsiye. Artik hayatimi boyle idame ettirmek istemiyorum, 25 yasima geldim ve ben de yaşıtlarım gibi olmak istiyorum... simdiden teşekkürler herkese. Iyi akşamlar.
Öncelikle yazdıklarını bi tekrar okumanı tavsiye ediyorum. Çünkü sürekli kendinde olumsuz taraflar görüyorsun, sürekli eleştiriyorsun. Değersizlik hissin babandan dolayı olabilir. Okb gibi hastaliklar icin kendi kendine teşhis koyma. Lütfen doktora görün. Nefes aldığımız sürece hala umut var, hayattan umudunu kaybetme. Sosyalleşme konusunda istediğimiz gibi insan bulamayız bu bir, çok alıngan olursak hayat çekilmez olur. İnsanlarla tanış, sen selam ver, sen konuş mesela. İnsanların tavır ve davranışlarını kişisel olarak algılama. Kendinle ilgili şüpheye düşme. İnsanların senin hakkındaki düşüncelerini önemseme. Herşey iletişimde kararında olmalı çünkü. En önemlisi de herkesin senin gibi insan olduğunu unutma. Kendini geliştir, hobi bul mesela.
 
Son düzenleme:
Ben de senin deyiminle "kalın kafalıyım". Bir fıkra anlatılır ben 3. fıkraya geçildiğinde basarım kahkahayı. Bunu hem ailem hem de eşim çok iyi bilir ve çok gülerler bu halime. Ben de bununla barışığım. Kötü bir şey değil ki, insanlar gülüp geçerse siz de gülün geçin, kompleks yapmayın bunu. Çünkü eminim pratik zeka değiliz belki ama başka baskın alanlarımız var. Ben mesela hiç pratik düşünemem ama çok derin analizler yapabilirim. Bir şeyi kısa yoldan çözemeyebilirim ama karmaşık sorunlarla başa çıkabilirim. Çok hızlı okuyabilir, çok derinden empati kurabilirim. Yani, kendinizi tanıyıp üstün özelliklerinizi keşfedip sevmelisiniz. Zayıf yönlerinizi de sevip gerekirse bunu espri malzemesi yapabilirsiniz. Kendimize ne çok yükleniyoruz aslında. Olduğumuz kişiyi sevip sarılsak ve böyle kabul etsek kendimizi hayat o kadar güzel ki..
 
Bir de sana kişisel gelişim uzmanı gibi "şunu yap, bunu yap demek istemiyorum. Sadece kendi kıymetini bilmeni istiyorum. İnsanların davranışlarından etkilenmemeni istiyorum. Bu hepimiz için geçerli. Kendimizi ne kadar çok geliştirirsek ne kadar meşgul olursak o kadar iyi. Bunun için bu işin eğitimini almış insanlara bakmamız lazım iletişim konusunda. Yavaşlamak, sakin davranmak, rahat olmak, çabuk sinirlenmemek gibi gibi. Ben de çok çabuk anlamam bir şeyi. Yanlış olduğunu düşündüğün şey bile olsa düşündüklerini söylemek gibi gibi yani korkma. Bunları yaptığında insanların davranışları sana komik gelmeye başlayacak zaten. Geçmişi bırakmaya çalışalım...
 
Son düzenleme:
Diğer insanların senden farkını diyeyim canım.
Olumsuz yanlarının olduğu kadar olumlu yanlarının da farkındalar..

Kendini gayet güzel ifade eden genç bir kardeşimizsin.
Bakımmış, giyimmiş çözümü en basit mevzular.
Youtube bilgi cenneti uygulamalı olarak pek çok çözüm bulabilirsin bu sorunlarına.
Makyaj sevmiyorsun tamam, yüzünü canlı gösterecek farklı bir uygulama muhakkak bulursun. Krem olur, maske olur. Olur da olur :)

Ilkokuldan üniversitenin ortasına kadar ezik, özgüvensiz bir tiptim. Anlatıp tek tek uZun uzun sıkmayayım. Ne zaman uyandım kendi kıymetimi bildim söyleyeyim.
Başkalarının ikiyuzluluklerini, şımarık bencil hallerini, sahtekarlıklarını, artıkları kazıklari göre göre geldim kendime.
Kimseyi kullanmam dedim, bile isteye üzemem zarar veremem, yük olmayı sevmem.
Benden kaliteli kişilik mi var?

Bak canım ben çok güzel değilim.
Bakımsız, paspalim.
Dağınık falanım.
Ama çok dürüstüm.
Harika bir kişiliğim var. Keşke herkes benim gibi olsa kötü özellikleriyle bile diyebiliyorum.

Lütfen kıymetini bilmekle başla. Sevgiler..
 
Terapi almanız lazım. Kendi kendinize çözebileceğiniz bir şey değil ama insan psikolojisiyle ilgili okumalar yapmanız da iyi gelebilir. İnsan içinde bulunduğu durumu ne kadar objektif görebilirse o kadar rahat üstesinden gelebiliyor. Yabancı diliniz varsa yabancı kaynaklardan da kaynak takip edebilirsiniz, psikologlari dinleyebilirsiniz.
Bir de size tavsiyem içinde bulunduğunuz durumda yok kalın kafalıyım yok pratik değilim diye düşünüp kendinizi yargılamayın. İnsanın performansı ve ikili ilişkileri stres düzeyine, kaygı durumuna o kadar bağlı ki.
 
Kısmen beni anlatıyorsunuz. Lisede ağır bir psikiyatrik tedavi gördüm. Yıllarca ilaç kullandım. Akran zorbalığına uğradım. Bazı insanlar psikiyatrik tedavi görenlere deli veya akıl hastası gözüyle bakıp kaçıyorlar genelde. Yaşıtlarım yaşlarına uygun şeyler yaşarken ben yalnızdım. Hep neden diye sordum kendime. Neden yalnızım, neden yaşıtlarım gibi değilim diye. Şu an 27 yaşındayım ve arkadaşım yok, işim yok. Lisede bir edebiyat öğretmenim vardı, beni ayrı severdi bilirdim. Bir gün bana ''sen yaşıtların gibi değilsin çok farklısın. İleride çok güzel yerlerde olacaksın biliyorum'' demişti. Bazen onu bulmak ve karşısında ağlamak istiyorum. ''Hocam siz bana bunu dediniz ama bir şey olamadım bakın'' demek istiyorum. Bizlerin sadece sevgiye ihtiyacı var dışlanmaya değil. Çevremizdekiler bunu anlamıyorlar.
 
X