Önce şunu söyleyeyim : Şu an hissettiğin karmaşa çok insani. Altı aylık bir bebeği emzirirken yeniden hamile olduğunu öğrenmek, kalbin iki odaya birden taşınması gibi bir şey. Yer var mı? Yeter miyim? Sevgim bölünür mü? Bunlar annenin klasik “yeterlilik korkusu”.
Süt konusu
Hamilelikte süt hemen kesilmez. Çoğu kadında ilk aylarda süt devam eder.
İlerleyen haftalarda hormonlar nedeniyle:
- Sütün miktarı azalabilir
- Tadında değişiklik olabilir
- Bazı bebekler kendi kendine emmeyi bırakabilir
Ama bu her kadında aynı şekilde olmaz. Yani iki haftalık gebelikte genelde dramatik bir kesilme beklenmez. Şu an için özel bir şey yapman gerekmiyor. Dengeli beslenmek, bol sıvı almak ve doktoruna danışmak en sağlıklısı olur.
Buna “tandem emzirme” deniyor. Yani doğumdan sonra iki bebeği emzirmek. Bunu yapan anneler var. Zor ama imkânsız değil.
Asıl mesele süt değil
Asıl korkun şu: İlk bebeğim ihmal olur mu?
Sevgi pasta değil ki dilim dilim azalsın. Sevgi kas gibidir. Kullandıkça genişler. İlk bebeğin hâlâ senin kokunla sakinleşen minicik biri. Sen onun annesisin. Bu bağ kimseyle yarışmaz.
Evet, zor olacak.
Evet, yorgunluk artacak.
Ama ilk çocuğun “annem beni bıraktı” diye bir boşluğa düşmez. Çocuklar sevgiyi paylaşılan bir şey değil, çoğalan bir şey olarak deneyimler.
Kendine şu izni ver
Şu an korkabilirsin.
Kararsız hissedebilirsin.
Hatta “hazır değilim” diyebilirsin.
Bu duygular seni kötü anne yapmaz. Tam tersine, sorumluluk hissi olan bir anne yapar.
Şimdi yapman gereken tek şey:
Panikle geleceği yaşamaya çalışma.
Bugün sadece altı aylık bebeğinin başını kokla.
Geri kalan kararlar, doktor görüşmesi, planlar… hepsi sırayla.
Kalbin şu an kalabalık. Ama kalabalık kalpler geniştir.