Popüler Konu 6284 Sayılı Kanun !

6284 sayılı kanun hakkında


  • Ankete Katılan
    317
Sağ olun çok teşekkürler sizler gibi insanlar da olmazsa demeki insanı anlayan hala birileri var diye biliyorum Eşimin kardeşleri bile bu huyundan evine bile gelmek istemiyorlar huyu bu laf çarpıtmak öyleleriyle öyle gideceksin yaşamayı becerene ben şahsen tehdit ediyorum yapma polis cagiririm dediğim anda hemen susuyor haksız oldugunuda anlıyor. Ben bunları böyle söylüyorum bazı kişiler e ozaman aldatsın çek dayak atsın çek diye alıntılamışlar. Buda onların kendince bakış acısı


Bazen ben de kendimi eksik ifade edebiliyorum burada.
Aslında Onlar da sizin iyiliginizi istiyor. Bdv bölümünde sarsmak için hususi sert yorum yapanlar bile var .Herkes mutlu olmali şu hayatta.

Bakın siz de yorumlarda yazdikca olayın şekli değişiyor esiniz ile durumunuz konusunda.
Dayak yediği halde, aldatildigi halde eslerinden kariyerli iken bosanmayan kadinlar görüyorum ben maalesef çevremde.
Boşanmak bireysel karar cidden kimse istemeyeni bosandiramiyor. Hayırlısı olsun herkes için.
 
Bu dusuncenizde kısmen haklısınız ama genel olarak oduna dönüsecek olanlar sinyal veriyor. Bazı ipuclari oluyor evlilige giden sürecte.. Ancak o dönem yasanan yogun duygularla evlenmeye öyle odaklanmıs oluyoruz ki ipuclarini yorumlayamiyoruz.
En azından bu durum benim açımdan böyle. Evli oldugum surece yasadiklarima bakiyorum. Bu adam sonradan mi oldu, bana bu yuzunu hic gostermedi gizledi mi diyorum ama hayir gizlememis ancak uzakta olmamiz sebebiyle mudahale yokmus sadece. Dusundukce verdigi ipuclarini buluyorum ve bugun yasadigim medeniyetten yoksun insani goruyorum. Hep boyleymis. Hatta simdiki hali duzelmis hali diyebilirim. Terketmemden korktugu icin kismen duzeldi ama duzelmis halini bile kadinlarin yuzde 98'i kabul etmez. Neden tahammul ediyorsun derseniz, boşanmak gercekten sanıldığı kadar kolay değil.


Allah kolaylık versin neler yaşadığınızı en iyi siz bilirsiniz ama ne olursa olsun hayatta asla kendinizden vazgecmeyin .
Ben 7 yıllık ilişkimi bitirdim oduna bağladığı için. Simdi yaş geciyor vakit daralıyor gibi geliyor bana da hata yapmaktan korkuyorum ben de.
 
peki siz 6284 hakkında ne düşünüyorsunuz ?
Suistimale açık olduğu düşüncesindeyim; hem erkek hem kadın açısından.
Genele bakarak biraz farklı düşünüyorum bu konularda. Kızanlar olacaktır mutlaka ama ben biraz kendimizi eleştirelim irdeleyelim diyorum. Bir kadın olarak; öncelikle şunu belirtmek istiyorum; eşitsizliğin artmasına ve bazı toplum sorunlarının artmasına farkında olmadan biz sebep olduk. Erkek-Kadın eşitliğinden yana olan bir çoğumuz; haklarımızı savunurken; kendi çelişkilerimizde boğularak erkekleri aşağılayıp, mağdur olan kendimizi daha da güçsüzleştirdik. Dedim ya tam bir trajedi; yine bir çelişki ve en önemlisi de belki; doğurduğumuz erkek çocuklarını da pipisi var diye biz yücelttik, bebekliğinde rengi değil diye pembe zıbın dahi giydirmedik. Ve daha neler...... Bir çoğumuz bu hatayı yaptı, yapıyor da..
Bir biyolog olarak belirtmek isterim ki; oysa biz kadınlar; doğuştan biyolojik, psikolojik ve duyarlılık olarak; daha gelişkiniz. Ama maalesef hepimiz bir anne ve anne adayı olarak; toplumun temel taşı olamadık. Aksine adımız cinayetlere, 3.sayfa haberlerine, magazinlere, tv programlarına karıştı. Dertlerimizi; kılık kıyafetten, tv dizilerinden, sosyal medyadan, kaynanadan, görümceden, kıskançlıktan altın bileziklerden bir adım öteye taşıyamadık. Duyar kastık, haklıyız biliyoruz dedik, şiddet kötü bişey dedik ama bir kitap açıp okumadık, birisi öldüm demeden yardımına koşmadık, haklarımız nedir ne değildir öğrenmeye çalışmadık, dayak yedik yinele kocadır deyip öldürülmeyi bekledik, elalem ne der dedik, deli derler diye psikoloğa ve terapilere gitmedik, çalışmaktan korktuk, eğitimden kaçtık, trip atmadan misilleme yapmadan sorunlarımızı dile getirmedik ve en önemlisi de tableti telefonu eline verip güçlü çocuklar yetiştirmedik.......
Kızmayın lütfen! Bunların hepsi gerçek. Yarın kendi erkek çocuklarınız da karısına şiddet gösterecek belki de.. Bu dediklerim yanlış anlaşılmasın lütfen, yazdıklarımdan şiddeti ya da erkekleri savunduğum yorumu çıkaranlar olacaktır. Burada aksine artık biz kadınlar olarak; kendimize özümüze dönüp; haklarımızı bilerek; bir insan bir anne olarak; çelişkisiz ve duyarlı bir şekilde; toplumda yer edinelim. Başka türlü ölümlerin, tecavüzlerin, şiddetin ve her türlü pisliğin üstesinden gelemeyiz!!! Bu döngüyü artık adalet kıramaz, bizim kırmamız lazım!!!
 
Sizin deyiminizle empati. lütfen kimin ne yaşadığı sizi ilgilendirmediği gibi kendi açınızdan güya hani empati yapıyorsunuz ya yapmayın sizin empati anlayışınız buysa hakaret eder gibi lütfen alttan alttan empati yapım derken destek olim derken dalga geçeniniz var hakaret edici sözler de var. Lazım değil sözde bide empati yapıyormuş. Sizden ricam mesajlarımı alıntılamayın
Empati yaptığım için çekmeyin, yazık size dedim ama görüyorum ki; iş işten geçmiş.
Üzüm üzüme baka baka kararmış bile.
 
Allah kolaylık versin neler yaşadığınızı en iyi siz bilirsiniz ama ne olursa olsun hayatta asla kendinizden vazgecmeyin .
Ben 7 yıllık ilişkimi bitirdim oduna bağladığı için. Simdi yaş geciyor vakit daralıyor gibi geliyor bana da hata yapmaktan korkuyorum ben de.
Allah yardımcınız olsun. Evet kimse kimin ne yaşadığını bilemez. Ben zorlama ya da istemedigim kişilerin yanında da kalmam sadece bazı evliliklerin geleceği varsa belli olur ben şimdilik bitişi görmediğim için bitirmiyorume eşim beni aldatmıyor beni dövmüyor sadece hoşuma gitmeyen huyu var ve ben bunu düzeltmek istiyorum çünkü bazen oda farkında olmadan istemediği bir kişiye dönüşüyor ve bundan pişman tabi bunu bana söylüyor ben de eşimi değiştiririm belki onu bu huyundan vaazgectiremezsem en azından yüzde 50 ye bile indirsem benim için mutluluk. Belki Rabbim beni onun o huyunu değiştirebilmek için eşim yapti. Evet biraz yipranacam emek budur çünkü benimde hatalarım muhakkak var. Bazı insanlar burda sanki çok mukkemmelmis gibi yok boşa yok niye çocuk yapıyorsun. Peygamberimiz Sav. Bile eşleriyle sorun yaşamış ne yani vah vah niye çocuk yapıyorsunuz mu olacak niye boşamıyorsunuz mu olacak. Sonra kalkıp yok biz empati yapıyoruz yok bilmem ne .
 
Üstteki üyenin huysuz kocasını polisle korkutması suistimal mi değil mi?

Siz ne dersiniz hanımlar?

K Kazen sizce?
 
Hamilelik çizelgesini görünce aynı soruyu bende sormak istedim. Gerçekten amacım benimde polemik değil. Peki böyle bir adam neden baba oluyor ?
Belki yaşadığı bir olay onu değiştirmiş belki onun gerçek huyu da bu ama benim tanıdığım bu değildi.takı ben düşük yapana kadar çok şey değişti eşimi tanıyamaz oldum kaynanamın nasıl biri olduğunu biliyordum çünkü eşim beni ona karşı uyaran kişiyken. Yapmadigim birşey yüzünden sırf bir eltinin kıskançlığı yüzünden iftira attı. Benim haklı olduğumu söyledi. Ama abim le kavga edemem dedi. Bende kavga et demiyorum ama onlar nasıl yapmadigim birseyi yapıyormuş gibi tavır ve afişliyorsa sende bize iftira atildigini ve ona göre restini çek dedim. Eşim susarak onlara haksız olduğumu görüntüledi. O sırada da biz çocuk istiyorduk ve hamileydim haberim yoktu. Olsaydı da biz hep iyi anlaşan tabiki ufak tefek tartışmalarımız oldu. Kaynanam eltim ve görümcem hep aynı karakterde ama böyle birşey başıma gelecek eşim bu tavırları sergileyecek aklımın ucundan bile geçmezdi. Görümce ayrı psikolojik şiddet uyguladı laf sıkmalar ayarlı hareketler 3 ayda bir bile görmediğim kişiler ve ben yılda bir sefer ailedeki kişileri gören kişi bu karakterde oldukları için uzaklaşıyorum. Ve onun yüzünden üzüntüden düşük yaptım ve eşimle aşırı tartışmalarımız oldu neredeyse Annesini haklı görecek görümceme kızıyor sonra afedersin pohpohluyor yalancıların önde gidenleri. Doktorum 3 ay boyunca düşünmüyorsun dedi çocuk bende doktora dedimki ben bi yıl hiç düşünmüyorum hatta lisabella abla düşükle ilgili konular açmıştı ben orda psikolojikmen istemediğimi belirtmiştim. Ve gerçekten bunu hiç bilmiyordum planlayarak değildi. Rabbimin hediyesi asla kimse değişir ve ya değişsin diye değil anladimki İnsanlar değişe biliyor bazıları orda 3 satırla kafalarına göre anladıklarını yazıp hakaret edip sonra senin iyiliğin için diyor la işte bu tam benim kaynanam zihniyet li kişiler. Eşime diyorum ki dalga gectigin annene benziyorsun oda bazen farkına varıyor. Şuan düşük tehlikem var bir sürü ilaçlarla ayaktayım doğru dürüst bir şişe suyu elime alamıyorum. Ve kaynanam ne kadar da abartıyorsunuz. Ne kadar canınız kıymetli demiyor daha yeni düşük yaptı bari bu gebeliği birşey olmasın bir anda ağır hakaretler insanın psikolojisini altüst ediyor eşime diyorum. Daha yeni duymuş size o bana kullandığı cümleleri söylesem en ağır besdua edersiniz ona. Sonradan eşime anlattım tabi burdaki yorumumdan sonra şöyle böyle dedi eşim elini ısırdı duro dururken böyle söyler mi bu kadın tam cehennemlik sonradan pişman oldum o yazımdan acaba bazen mi istemeden annesi gibi davrandı. Ben eşimle bir süreliğine konuşmadım annemler de kaldım sırf annesine kardeşine yengesine birşey demediği için acaba ben bu dirumdayken Eşim böylemi olacak diye korktum. Eşim beni s3Ben kıyamayan birisi ama işte bazıları on yargıyla hemen saldırmış. Şimdi kaynanamın haksız olduğumu biliyor eğer beni savunur annesine derse sen nasıl böyle sozler söylersin eşime hemde defalarca bir daha yapmicaksin diye savunursa tavrını net ortaya koyar ve bir daha böyle olmucak derse o benim eşim ama aksi olursa burdaki kişilere bir yandan hak veririm ve bunuda burda açıklarım. Bu arada bana atılan iftira da ortaya çıktı masum olduğumu da kayınpederin çıkardı ve hepsine ağır hakaretler edip beni arayıp sen merak etme ben halletim kızım dedi. Benden üzür dilemek için de çağırdılar tabi gitmedim yasadiklarim az değildi onlar yüzünden eşimle yapmayacagimiz tartışmalar huzursuzluklar oldu. Bu kadar detaylı anlatmam in sebebi o an ki olaylardan dolayı yazdıklarım baya herkese takvimim komik gelmiş detayını anlatım belki bir nebze komik olmayıp aslı astarini bilsinler diye sizi alıntılamayın sebebi sizinde aklınıza o düşünce gelmiş eğer bunları başka bir üyeye yazsaydım belki empati yapmayıp yada empati yaptığını düşünüp yine alay edici sözler le yine cevap yazarlar çünkü gerçekten buranın dışında mücadele verdiğimiz okadar gereksiz kisiler var ve o kişilere rağmen salih evlatlar yetiştirmek o kadar kolay değil 5 yaşında bir oğlum var maşallah eşim ailem komşularım bile beni takdir ediyor boylesine konuşma üslubu hareketleri insanları sevişi. Bu yaşında yardımsever olması daima izin isteyen. Ben kötü bir insan olabilirim ama çok iyi bir anne olduğumu düşünüyorum annelik sadece kendi çocuklarını düşünmek degil. Yazım yanlışım olmuşsa kusuruma bakmayın elim gerçekten titreyerek yazıyorum. Sonuna kadar okumuşsanız çok teşekkür ederim K Kazen . abi iyi akşamlar
 
Son düzenleme:
Herkese Merhaba. Oncelikle konuyu actıgınız için ve kanun ve kanuna karsı tarafların savunmalarını paylastıgınız için tesekkur ederim. Kadınların sitesinde bunları konusuyor olmamız cok onemli. Sadece 8. sayfaya kadar okuyabildim. Devamını okuyamadın ama buraya kadar belli alıntılar yaparak, deneyim ve bildiklerimi paylaşmak isterim;

sizden alıntılar yaparken size direk yanıt vermedigimi bilin. Sizin yanıtlarınızdan yola cıkarak genele konusuyorum. Dilim sert gelebilir o yuzden. Şimdiden affınıza sıgınıyorum.



Oncelikle;

6284 ve İstanbul Sozlesmesi kadınların CAN SIMIDI olup kanun kadın lehine ve koruma amaclı butun sivil toplum kuruluslarının bir araya gelerek hazırladıgı iki kanundur.
Sıkıntı Kanunda degil, UYGULANMAMAsındadır. Maalesef Kanunun yurutulmesindeki aksaklıklar nedeniyle şikayet dilekçeleri, kolluk kuvvetlerinin üstüne düşeni yapmaması, şikayetlerde Memurlerın aile içinde olur oyle şeyler deyip, olayın ustunu ortmeye calısmasından ötürü, KORUMAYA MUHTAÇ KADINLARIMIZ uygulamada sorun ile karşılaşmaktadırlar.
Tekrar ediyorum;Türkiye'de cocuk ve kadını koruyacak yerel ve evrensel kanunlar vardır ancak ihlal edilmekte ve uygulanMAMAktadır



"yine bir kadın cinayeti" diye başlayan haberler bu madde gereği mi ?

Hayır bu madde geregi degil. Maalesef Medya Kadın cinayetleri ve cocuk istismar tecavuz olaylarında dogru bir dil kullanmamakta. Defalarca dernek ve meclisler olarak medyayı uyarıyoruz. Ancak bugun medyanın geldigi durumu gozonune alırsak dogru dil kullanmalarını beklemek saflık olur. "yine bir kadın cinayeti" demek, 1- olayın sıklıgına dikkat çekip haber degerini arttırıyor gibi gorunuyorken 2-) kadın cinayetlerinin normalleşmesine neden olmaktadır ve normalleştikçe haber degeri kalmamakta sayıdan ibaret olmaktadır.

Kanun geregi tvler egitici haberler vermeli ancak maalesef uygulanmıyor ve takipi yapılmıyor.


o zaman şöyle sorayım peki kadına şiddet arttı mı ?

Kadına şiddet arttı. Mallesef devlet birimleri istatistik tutmaktan aciz. Nedeni şu; istatistik tutmak durumu okumak ve mudahele etmektir. Yani istatistik çözümün bir parçasıdır. Bilin ki ne zaman Devlete ait bir bakanlık ya da bakanlığa ait bir birim bu istatistikleri tutmaya başlar, orada çözüm niyeti vardır. Maalesef bizde çözüm niyeti olmadıgı için bu istatistikler tutulmuyor. Siz bakanlık olarak kadın cinayetleri yada koruma alan kadın sayısını tutmazsanız uyguladıgınız çözüm politikalarının dogru olup olmadıgını nerden anlayacaksınız? anlayamazsınız. Artıyor mu bu rakam azalıyor mu bilmiyorsunuz. Ama o kadar arttı ki tutmadan artıyor diyebiliyoruz.
Kadın Cinayetleri Platformu bu rakamları ay ay tutuyor. 2017 ye kadar rakamları vermissiniz. Ben size 2018 Şubat rakamını söyleyeyim 47 kadın. 28 gunde 47 kadın.... rakam cok fazla degil mi?


Basın geçmişte bu kadar çok yer vermiyor ise (zorunlu oldukları için şu anda yer veriliyor) ne diyoruz ?
bunun bir cok nedeni var;

1-) Akit Gazetesi kanunu yuva yıkan kanun olarak pazarlamak için bu haberleri yapıyor
2-) Basın kamuoyundaki baskı nedeniyle yer veriyor. Çünkü çok fazla görmezden gelinemeyecek eylemler yapıyor kadınlar ve nufusun yarısıyız. Dil, din, ırk, statü farkı olmadan birlestiren bir olgu kadın olma olgusu.
3-) Siyasi ve ekonomik olayları haber yapmaktansa, kadın cinayetlerini ve koruma kanununu haber yapmak ve odagı buraya kaydırmak çok daha medyanın işine geliyor.
4-) Bu sayı okadar çok ki bu haberler bir sekilde karsımıza çıkıyor.



Bana bu kanunlar birsey ifade etmiyor biz beyin olarak degismedikden sonra sadece yazilmis bir kanun olarak kalicak degisen hicbisey olmucak erkek cocuklari yine ayni buyutulucek kaynanlar ben cektim gelinim de ceksin dicekler kadinlarimiz bizim.canimiz yandi onun icin cocugunu gormes demleri bunlar degismeden hic birsey degismicek insan olarak birbirimize saygi duymuyoruz birbirimize saygi duymadimiz birbirmizle konusamadimiz bir durumlarda neyin degismesini bekliyoruz ki degismek istiyorsak ilk once beynimizi sonra ailemizi degistirmemiz lazim bunlar olmadan hic birsey asla olmaz

Kanunlar uygulanabildiği sürece etkilidir
Cezaya dökülmedikten sonra caydırıcı olmadıktan sonra kağıt üzerindeki kanun bana göre sıfır!!!
Bizim ülkemizde caydırıcılık yok
Adam evden uzaklaştırma alıyor dönünce karısını vuruyor ya da yolda sinirden öldürüyor.
Evden uzaklaştırma boşanmaya kesin kararlı ise kişi o zaman iyi ama yok ben boşanmam burnu sürtsün diye yapılırsa çok saçma bana göre o zaman
Mesela saçma olan başka birşey de çocuk olmadığı halde boşanan bir Kadının yıllarca nafaka alması:işsiz:
Resmen sömürü

Cezaya dökülmedikten sonra caydırıcı olmadıktan sonra kağıt üzerindeki kanun bana göre sıfır!!! demişsiniz. Cok zor mücadelelerle edindiğimiz kazanımları, ki bunları kanun haline getirmek büyük bir kazanımdır, bunlardan vazgecmeye niyetimiz olmamalı. Suudi arabistanda kadınların araba kullanıyor olabilmesi ve bunun yazılı hale getirmesi onemlidir. Kanunları uygulamayanları uygulatma, baskı kurma sahasi size kurar. Biz örgütlü ve mücadele eden kadınlar hakkımızı verin diye bagırmıyoruz. bunlar hakkımız ve yapmak zorundasınız, kanunu uygulayın diyoruz. Kanun bizi varlığıyla bile güçlü kılar. Nasılsa uygulanmıyor deyip kazanımlarımızı terk mi edecegiz??? Hayır.

Nafaka meselesine gelince;

Nafaka bu ülkede adil şartlarda yaşatılmayan kadınlara odenen bir diyettir arkadaslar.
Cunku bu ülkede;

1- Kadınlar okutulmaz evlendirilir
2- Bu ülkede kadınlar okur ama evlenince çalışmaycaksın denir
3- Bu ülkede cocuk yaptıgınızda devlet gerekli kres, bakım, emzirme saatleri saglamadıgı için sizi dolaylı olarak eve mahkum kılar
4-) bu ulkede bazı erkekler çalışan kadının getirdigi parayla ev, mulk sahibi olur,
5-) Bu ulkede karısından vazgecen adam çocugundan da vazgecer ve sanki cocuk onun degilmiş gibi bakım masrafını kadının üzerine yıkar
6- Bu ülkede erkek cocugun olmuyor diye senden ayrılır
7-Bu ülkede erkek seni evine hizmetci, çocuguna bakıcı, yatağına eş, anne babasına bakıcı olarak seni alır.
8-Kadın yaşlanır yeni bir yuva kurma sansı duser. Biyolojik saat en cok ona işler.

Bu maddelere bakınca bir kadının evlilikten dolayı kaybettiği seçimlere (fırsat maliyeti) (bu yukarıda saydıgım meseleden oturu kariyer yolunda ilerleyemeyip , dusuk maas ve statuye baglı kalmak ya da üretimin dısında kalmak da dahil ) bakınca bu evliligin sorumlulugunu yerine getiremeyen, karısına çocuk olsun olmasın şiddet uygulayan, gelecegini mahveden bir kişi nafaka oder arkadaslar. Ne zaman Turkiye bir Isveç olur, evlilik sozlesmeleri yapılır, kadınların toplumdaki yeri ve kadına bakıs acısı iyilestirilir o zaman nafaka ortadan kalkar. Nafaka bu ulkede yasayan ve biz kadınları bu rollere mahkum eden erkeklerin odediği diyettir.
Erkekler kendilerine yardım etmek istiyorlarsa kadın hakları için mucade etsinler o zaman nafakaya gerek kalmayacak bir kultur olusacaktır.



Evet araştırmalar var. Özellikle üniveraitelerin sosyal bilimler enstitülerinde bulunan "kadın çalışmaları" programından ve kadın derneklerinin araştırmalarına bakabilirsiniz.
Şiddetin görünürlüğü arttığı gibi şiddet de arttı. Kadınlar aile bireyleri ve ilişkide olan erkekler tarafından da değil sokakta bile giydikleri kıyafetlerden, yürüyüş biçimin den bahane edilerek şiddete uğruyor. Ve maalesef hepsini ana akım medyada görmüyoruz. Ancak sosyal medyada çok paylaşılırsa haber değeri oluyor.
En son Şule Çet davası var biliyorsunuzdur. Devletin kolluk kuvvetlerinin ve yargısının yaptığı hatalar ve kayırmalarından dolayı intihar diye geçti. Arkadaşlarının uğraşması sonucunda dava açıldı ueniden ve aksaklıklar ortaya çıktı. Keza Münevver Karabulut davasındaki aksaklıkları hepimiz biliyoruz. Erkek şiddetinin bu kadar arttığı ve görünür olduğu dönemde "bu yasa yuva yıkıyor" diye bir haber yapılmasında kötü niyet aranmalıdır bence.
Tecavüze "kravat indirimi", "iyi hal indirimi", "tayt giymişti indirimi", "şeytana uydum, pişmanım" indirimi verirken bu hukuk sistemi, bu gazeteler neredeydi?
Onca çocuğa tecavüz esilirken çarşaf çarşaf "bir kereden bişey olmaz" diyen sayın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımızın açıklamasını verdiler destekleyerek.
Erkek şiddeti sadece kadınları hedef almıyor. Aynı zamanda kendinden aciz gördüğü çocukları ve hayvanları da hedef alıyor.
Aynı şeyi ben de soruyorum ; eskiden çocuklara toplu tecavüz, hayvana işkence ve tecavüz yaygın mıydı yoksa bu birden mi görünür oldu?
Bunlar zihniyet meselesi bir yerde. Hepsinin sosyolojik, psikolojik ve felsefi açıklamalar var. Ancak bu kadar artmasında bu tarz haber yapan bir zihniyetin de büyük payı var!

@kimbu bütün tesbitlerinize katılıyorum. Şule Çet davası nasıl ortaya çıkarıldı biliyor musunuz? aynı gun 3 ilde Kadın Meclisleri eylem yaptı ve savcıya şu soruyu sordular? Savci bu otopsi raporuna ragmen neden gorevini yapmadı? Cumhuriyet savcılıgı kamuoyuna bir acıklama yapmak zorunda kaldı. Katil aynı gun goz altına alınıp tutuklandı. BU kadın mucadelesinin bir sonucudur.
Meseleyi sadece ceza ile ilişkilendirmeyelim. Bu butunsel bir çözüm süreci. Erkek : Erk, gücü temsil eder. İktidar gücü temsil eder yani toplumda erkektir. İktidarın davranış biçimleri toplumda gucu bulunduranların davranıs biçimini şekillendirir. Çünkü bundan güç alır. İçinde erk güç barındıran kadınlar da aynı yıkıcılıkta olur. Ornegin kaynanın gelinine yaptıgı eziyet gibi... Bu kısım biraz karısık oraya girmeyecegim ana konudan sapmamak için.


Kadının beyanı esastır ilkesi tartışmaya açık ve suistimale yatkın bir konu bence de,o konuda ne tür iyileştirmeler yapilir bilemem.ama şiddet mağduru kadınları korumaya yonelik tedbirler bir işe yaramıyor çünkü çoğu saçma.birkere kadının yanına değil kocanın başına bir polis dikilmeli ki suça teşebbüs edemesin.diger türlü adam yine saldırıyor ve bazı durumlarda polis de zarar görüyor hatta çağlayan adliyesinde bir polis ölmüştü bu yüzden.ve karısına saldıran ve öldürmekle tehdit eden adamla kadın aynı şehirde yaşamamalı.adama sürgün cezası verilmeli.maalesef ciddi bir araştırma yapılmadan göstermelik kanunlar bir işe yaramıyor.zaten çoğu da uygulanmıyor.

@AYSEN-srr bana yeni bir kapı actın. Aslında bu uygulamaları bir adım ileri taşısak ve daha mukemmel bir hukuk ve yurutme sistemi ortaya cıksa.... Keşke mevcut kanunlar uygulanıyor olsa da bizler korudugumuz kadınları, kanunları geliştirerek bir adım daha sistemi iyileştirsek.

Bir kac konuya acıklık getirmeme izin ver ;

"Kadının beyanı esastır ilkesi tartışmaya açık ve suistimale yatkın" demişsin evet ancak; bu kadar kadının çabuk koruma kararı çıkartılamadıgı için öldürülebilecegini dusunursek ve. ikinci olarak kadınlar toplumda yanlıs algılanmamak için bu tur olaylarla gundeme gelmek istemiyorlar ve gundeme gelmek istenmeyen bu konuda 1-2 kotu ornek bu kanunun uygulanmasına engel olmamalı. eger koruma alamadıgı için oldurulen bir kadının son 15 saniyesinde ne yasadıgını hayal edersen belki daha farklı bakarsın konuya.

Sevgiler
 
asla komik gelmedi sadece bunca olaya rağmen neden bebek diye sorgulamıştım.
Sizin komik bulduğunuzu değil başka kişilerin bulduğunu söyledim. Herkes istediği gibi anlayıp istediği gibi yorum yapıyor. Okadar kişiye ayrı anlattım sizde öyle yazınca o yuzden belki anlayan biri olarak size sadece detaylı anlattım. Dediğim gibi herşey Ramazan bayramında oldu bazen insanın tanıdığı kişiler değişe biliyor. Hayal kırıklığına uğrayabiliyor 5 yıl farklı ve bir anda beklemediğiniz bir hareketle size olan tavırları değişirse ve bebek varsa ozaman da pek yapılacak birşey kalmıyor buda bir gerçek ben sizi değil diğer eleştiren kişiler için söylüyorum ozaman gidip aldıramam.
 
Merhaba..

Sayın Kazen.. benim bu kanundan haberim vardı ama uygulamanın nasıl işlediğini kendim yaşayarak öğrendim öğreniyorum..
Kanun var uygulama yok. yada bende uygulanmadı o kanun.
Olaylar yaşandı kararlar verildi vs.. bir süre sonra evime zarf geldi şönimden rehberlik servisinden yararlanmak istermisiniz diye.
Psikolojikmen kötü haldeydim rehberlik ten yararlanmak istediğimi belirtince randevu verdiler, gittim görüşmeye.. o halimle üstün körü anlatabildim yaşadıklarımı. Bir test verdiler önüme onu işaretlemekle geçti zaman, algı sıfır. Sorular sanki farklı dilden.. sizi en yakın zamanda çağıracağız dediler yolladılar..
4 aydır Şönim'e görüşme için gidiyorum ama yok 2 kişi tatile çıkmış az kişi varmış, yok bayram arifesiymiş zaman yokmuş. Arayacağız sizi deyip yolladılar geri..
Dışarı çıkmaya korkuyorum evimde de aynı..
Uzaklaştırma kararından beri kendi kendime bu psikolojiden çıkmaya çalışıyorum. Ben maddi yardım istemedim sadece bana böyle bir durumda nasıl hareket etmem lazım, sosyal hayata nasıl adapte olabilirim, korkusuzca bunu anlatacak sorunlarımı dinleyip beni yetkili birimlere yönlendirecek uzman görüşler istedim. ama olmadı..
Karakolda ki memurlara da değineyim istiyorum.. ben zannettim ki 2 haftada 1 de olsa yaşadığım muhite gelip beni kolaçan edecekler sağa sola sorup bakınacaklar ne olup bitiyor diye.. memur beyin bana dediği cevap şuydu: bende 50 tane kadın var hangi birine gideyim. zaten gelsek herkes duyacak tek yaşadığınızı malum gözler senin üstünde olacak.. siz kendiniz düşünmüyorsunuz biz söyleyelim dedi.. onlar böyle diyorsa ben nerelere gideyim..
Ne diyim ne yapayım? kimi kime şikayet edeyim? sadece bir gün kapıma dayanırsa yada yolda sıkıştırırsa 155 i aramam gerekeceğini.. birde karar kağıdını (Koruma ve uzaklaştırma)asla yanımdan ayırmamam gerektiğini, olay yerine gelen polislere bu kağıdı göstermem gerektiğini belirttiler..
ben nasıl baş etmeye çalışıyorum; kendimi korumaya çalışıyorum onun gidebileceği hiç bir yere gitmiyorum zorunda kalmadıkça dışarı çıkmıyorum kendimi hapsettim.. ve onun iş yeri dibimde.. sanki zamanında çok özgürmüşüm gibi.. benim " kendi kendimi koruma kararım" var.. Allah'tan hayırlısı demekten öte başka çarem kalmadı..

bu konudaki duyarlılığınız için çok teşekkür ederim. Belki sizin istediğiniz konuya değinemedim şuan için ama benim yaşadığım bu süreç zorluklarla dolu ve kurumlarda bu süreci dahada zorlaştıran personeller var maalesef..

Bu konuyu görünce susmak istemedim. Belki sesimizi duyan olur.. ne iyi olur..
Konuşmaya dert anlatmaya bile cesaret bırakmadılar.. Çaresizce susan, susmak zorunda bırakılan biz şiddet gören kadınları böylesi bir konuda dillendirdiğiniz için kendi adıma cok teşekkür ederim.
 
Olması ve kesinlikle gerçek anlamda uygulanması gereken bir kanun. Türk aile yapısı, örf ve adet diyerek konuyu domestik hale getirip biz böyleyiz şeklinde idefix olmakla çözülmüyor.
 
Korunan kişilere, bu kişilerin bulundukları konuta, okula ve işyerine yaklaşmaması
deniliyor maddenin birinde....

peki bunun için ne yapılıyor ?? Cidden çok merak ediyorum bunu..Yani adam elini kolunu sallaya sallaya şiddet mağduru kadının evine gelecek...Gelmemesi için neler yapılıyor..evin oralarda bir görevli filanmı bekliyor ? Yada 24 saat kamerayla filanmı izleniyor...???

Ben kadını öldürmeyi kafama koymuşum mesela ?? Kim nasıl engel olabilecek buna ?

Bunların hiçbirine engel olunamıyorsa yada olunamayacaksa çıkan kanunlardan banane !!!
kanunlar personaller tarafından uygulanmıyorsa,bunu uygulayacak yeterli ve eğitimli personeller yoksa çıkan kanundan banane ???

Bu ülkede kadın herzaman mağdurdur...gerisi teferruvattır !!!!!!!
 
Eminim bir çok kişiye çok sığ gelecek yazdıklarım ancak benim uretebildigim başka birşey yok bu konuda .Öğretmenliği sadece kadinlar yapmalı mesela.Diger meslek dallarında ise tüm kadınlar var olmalı üretmeli ancak bir günde 4 saati gecmemeli. Anne mutlaka çocuğunu okula gönderip geldiğinde karşılamalı. Mutlaka aile olunduğunu hissettirmeli. Erkek erkekligini kadın kadınlığını (o mükemmel düzeniyle aileyi toplamayı,bir arada tutmayı,kültürden, ahlaktan,vicdandan ve daha bir çok değerden bir fiske alıp yogurmayi )yapmalı. Toplum nasıl düzelsin herkes çalışıyor. neden çünkü bir ailede birinin maaşı yetmiyor.O evde anne ya çalışmasın ya da dediğim gibi 4 saati geçmesin. Ve evde esas çalışana 1600 verilmesin. 4000 verilsin
Ornegin.Ev sahipleri çöp gibi evlerini gidip 1000 liraya veremesin. Hukmetmesin mal sahibi olamayana. Kadın para için çalışmak zorunda olmasın sadece üretme ihtiyacını, paylaşma ihtiyacını gidermek için çalışsın. Günün 3 saati çalışsın. Varsın 500 alsın.Kölesi olmasın bu lanet düzenin. Evinin kraliçesi olmak varken gidip kasiyer olmasın. Beli çatlayan kadar ayakta kalmasın. E şimdi bu kadın eve gidince nasıl yetsin: evine, esine ,çocuğuna en önemlisi kendisine.Kadınlara hak falan verildiği yok kadınlar güya çalışma hayatında olacak diye kadının adı var diye diye.Kadını, anayı, evi bir arada tutan mayayı yok ettiler.Ama ne yazıkki bu yazdıklarım doğru anlasilmayacak. Kökten bir değişim gerek.Mümkün mu bilemiyorum. Ama çocukların şu an başıboş büyüdüğü bir gerçek. Aile ne demek bilmedikleri bir gerçek.
 
Kanunlar ne kadar olsada yine aynı kadın şiddeti devam ediyor bunların önüne ne şekilde geçilebilir o onemli kanunlar tek başına yeterli gelmiyor insanlar suç işlemeden önce ne kadar caza alırım diye hesap yapmıyor şiddet uygulayan kişiler için tedavi çözümleri olabilir.
 
Kanun var ama yok bende olay başıma gelince haberim oldu bu kanundan maalesef kadın her zaman mağdur bu ülke de ötesi yok ölümle sonuçlanınca 3-5 kişi ayaklanır bir kadını daha koruyamadık derler ! Ama korumak için çabaladık demezler ! 1. Sayfa haberlerinde sadece bi gün yer alır sonra unutulur !
Herşey laf , herşey boş !
Polise gidip derdini anlatırken bile azar yiyorsun bu ülke de onlar için normalleşmiş çünkü şiddet olayı. İfadeni ver geç tedbir kararı çıksın oldu bitti koruduk sanıyorlar kadınları ama nafile tedbir kararı sadece bi A4 üzerine yazılı bişey yaklaşamama işine evine okuluna
Ya yaklaşmaması için ne yapıyorlar kolluk görevlisi her gün gelip yaşadığım bina çevresinde bulunacaktı hani nerde ?
Tedbir kararı vermek yerine at direk içeri bi 6 ay ya en az bi 6 ay çıkarmasınlar o erkekleri belki en azından bi kaçı çıktığında akıllanıp çıkar !

Mahkeme de delil sunacaksın ya da işte dayak yerken , tecavüze uğrarken , ölmezken ama öldürülmekten beter olurken aman siz siz olun KADINLAR dayak yemeniz , tecavüze uğramanız bile yeterli gelmiyor mahkemede gerçekten akıl mantık alacak gibi değil !

Böyle magandaları bu devlet dışarda tuttuğu sürece daha çooook kadın ölür !
Ya da öyle şeyler yapar ki , o kadına öyle şeyler yaşatır ki o kadın her gün yaşarken ölür ölmekten de beter olur ... !
 
Çok etkili bir kanun. Başıma geldiği için biliyorum. Hakaret için suç duyurusunda bulundum bir hemcinsime. Hemen aynı gün hakkında tedbir kararı verildi. Hakkımızı aramamız lazım. Yoksa sesimizi duyuramayız
 
Tedbir kararı çıkıyor evet anında ama karşı pislik olan taraf yapacağından geri kalmadığı için o koruma kanunu ağır değil maalesef o yüzden işe yaramıyor.
 
X