• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Ailem ve benim tükenişim

2'ay geçti, sürecine devam etme taraftarıyım bende. En azından günlük yaşamındaki stresin ve üzüntünün azaldığı yönünde faydalar gözlemliyorum kendimde.
Sizce de yapılacak hiç birşey yok değil mi? Tercihleri böyle ve böyle mi devam etmeli.. kötülükten hırpalanmalarını istemiyorum özellikle anne ve babamın yaşı ileri olduğu için ileride vicdan azabı çekmemek için kendime bunu sorup duruyorum
onlar kendilerini yiyecekler ouroboros yılanı gibi. sakın sakın acımayın asla el uzatmayın bunlarda vicdan sevgi iyilik gibi mefhumlar olsa siz bunları yaşamazdınız. eminim daha buraya yazmadığınız çok şey vardır. eşten çocuktan yana kaderiniz gülmüş, onlara tutunun. sakın bu zehirlilere bir daha bulaşmayın arkadaşım
 
Lütfen kendinize odaklanın.Lutfen hayatınızı yaşayın.Artik tamamen kendine odaklı düşünün .Deli falanda değilsiniz her insan zorlandığında dibe vurabilir .Mesele orda kalmamak.Sizde aklı başında kelimelerle farkında olarak yazdiginiza göre zekaniz kimseden eksik değil .Bir şekilde önce bir düzen içinde yaşamaya biraz kendi sagliginiza keyfinize rahatiniza odaklanın.Sonra canınız isterse kötü etkilenmez olunca ister konuşur ister konuşmaz siniz.Cok geçmiş olsun artık bugüne geldiniz bugüne şükür
 
Çok defa bu şekilde hissettim biliyor musunuz :(
Yaşadığım acı, sevilmemişliğin yarattığı boşluk o kadar canımı yakıyor ki..
Keşke, keşkelerle dolu, acılar dolu ergenlik inşa ettiler bana.
Yapılmaması gereken herşeyi bana bir bir yaptılar. Ders alıp geleceği onların bende bıraktıkları acıları yaşatmadan geleceğe odaklanma kararı aldım.
Çok teşekkür ederim
İşte o boşluk hissi temelden geliyor .Güven onay ihtiyacı ekmek su gibi .Ait olmak istiyor içimizdeki en coşkulu en vurdumduymaz en çılgın taraf bile .Gidip gelip bir yere kök salmak istiyir . Kök dediğinde ailede başlıyor.Ya güçlü sağlam yada cılız köpük .Vekakin hayat insan o boşluğu doldurmak zorunda hissediyor.İyi olmak güvenilir olmak doğru davranmak destek olmak .Sonra bir bakıyorsun ortada beslenecek yeşerecek orman falan yok .Sen kuru dalı tutmuşsun ona emek zaman vermişsin.Böyle böyle o boşluk insanı kırıp döküyor.Yapulmasi gereken sende kalan ne varsa toparlayıp kendine ve seni sevenlere yönelmek.Onlar her kimse .Eş olur çocuk olur arkadaş olur kendi ruhun olur
 
Yazım uzun olacak lütfen şimdiden kusura bakmayın fakat ben işin içerisinden çıkamıyorum.

Öncelikle kendim 18 gün yatılı olarak derin depresyon tedavisi gördüm. Hali hazırda panik atak ve anksiyete nedeniyle psikiyatri tedavim varken 36 kiloya kadar düşerek intihar etmem sonucu klinikte derin depresyon tedavisi gördüm. Psikolojik olarak rahatsızlığın en büyük desteğinin tedavi ve ilaç olduğunu terapilerle profesyonel destekle tamamlanması gerektiğini destekleyen bir bireyim.

Konu ailem. Ailem ile artık yaklaşık 2 aydır tamamen iletişimimi kesmiş durumdayım. Size sürecimi anlatmak ve ailemin mi yoksa hala benim mi hatalı olup olmadığı hakkında bilgilerinize ihtiyacım var.

Büyük kardeşim öncelikle bir küçüğüm var iki kardeşiz.

Babam; sosyal hayatında saygı duyulan ve gerçekten dışarıda beyefendi görünen bir insandır.Yapıcı görünür, karşı tarafın duygu düşüncelerini önemser, keyifli sohbet eder, nasihat verir, mantıklı konuşur, karşıt görüş olsanız bile sırtınızı sıvazlayarak sizi önemseyerek yanınızda olur. (Bu tutumu aileden kardeşim hariç hiç kimseye yapmaz kendi babası dahil)Rol modeldir, efendiliği, babalığı, eş oluşu herşeyiyle takdir toplar. Ev içerisinde ise bambaşkadır bir kaç örnek vermem gerekirse, ben hamileyken benim üzerime yürüyüp bana vurmakla tehdit etmiş küçük çocuğum korkudan bacağıma sarıldı halde bağırmaya devam etmiş, 20 li yaşlarda bir çorba yapmak için 2 yumurta kullandım diye yüzüme tükürmüş, beni evden kovmuş, mahalledeki arkadaşlarımla dışarı çıkmak istediğimde keyfi istemediği için izin vermeyip arkadaşlarım babamı arayıp izin istediğinde bağırıp çağırıp ben üzerime yürüyüp, vurmaya yeltendiği için odama kendimi kilitlediğim için kapıyı tekmeleyerek kırmış bir insan aslında ev içerisinde. Benim ergenlik dönemimde annemi aldattı (bir defa oldu ve hata olarak kaldı), bileklerini kesmek üzereyken babamı yakaladım ağlayarak sarıldı özür diledi sanırım ilk ve son özürüydü bu ömrümde. Annem ve babam fiziksel olarak da kavgalar eden insanlardır, (eski zamanlarda daha fazlaydı şiddet karşılıklı benim ergenlik dönemim) vurup kırılan şeylerle mesela ayna gibi cam gibi şeylerle birbirlerini kesmeye birbirlerini yaralamaya çalışmış insanlardır sağ elimin içerisi bu nedenle yaralanmışlığı dahi var onları ağlayarak bağırarak ayırmak için. Annem ile iletişimi hep tartışmadır(annem yüzünden çıkar ve karşılıklı tartışmaya döner) kendi haklıysa bazen ses yükseltir, gözlerini kocaman yapar bağırır, vurur kırar eşyalara ve odasına gider. Tartışma babam için bitse de annem için uzar, genel olarak annemin beddua okuma, baba tarafına hakaretler, şimdiki aklım olsa evlenmezdim, yıllar önce olan olayları anlatır, suçlar, bir yaşandıysa 5 kendi aklında yaşanmışlık ekler ama annem asla susmaz. Ben anneme sakinleşmesi için yanaşsamda namusuma kadar küfürler eder benimde soyuma sopuma küfür eder babam ile olan tartışmasına bu defa benim üzerimden hala devam eder, ağlamaya devam etmez bana bağırdıkça küfürler ettikçe keyiflenir. Babamın tartışmada sakinleşmesi için yanına gidip nasılsın, böyle olmasaydı baba keşke , şunu demeseydin bak öfkeleniyor annem gibi yaklaşım gösterdiğimde de genelde aşağılayıcı kelimeler sarf eder, geçmişimden hatalarımı (depresyon tedavisi görmeme sebep olan süreçteki) hatalarımı yüzüme vurur, beni küçümser, sen kimsin, sen bana akıl veremezsin, senden fikrini isteyen oldu mu, sen kendi hayatına dair karar alabiliyormusun bana akıl veriyorsun gibi gibi tepkiler verir .. Evde ise rolu yalnızca telefon ile ilgilenmek, oyun, sosyal medya, siyaset gibi şeylerdir sosyal aile iletişimimiz ev içerisinde yoktur.

Annem; negatiftir, olumsuzdur, mutsuzdur, gülmez, herşeye küfür eder, bilmediği konularda dahi bilgisi varmış gibi konuşur, iddialaşır, izlemediği duymadığı şeyleri sanki izlemiş, duymuş görmüş, biriyle konuşmuş gibi örnek verecek olursam, bilmem neredeki profesör doktor söyledi bana der halbuki öyle birşey olmamıştır bile, sosyal hayatta sadece idare edilen veya duymazdan gelinen birisidir. Annemle yalnızca iletişim ve ruh halinin pozitifliği, hiç yaşını göstermiyorsun, ne kadar tatlısınız, ne kadar zayıfsınız gibi şeyler söylerseniz sizden iyisi olmaz ve asla ama asla size karşı kötü yüzünü göstermez. Kötü niyetli birisi değildir, kimseye kötülük, hıyanetlik yapmaz, yalnızca karakter olarak mutsuz ve negatif birisi olduğu için mutsuzluğunu yayar. Normal şartlarda iletişim çok zordur. Ev içerisinde birtek bana karşı saldırganlığı asla benden tepki alana kadar bitmez ve susmamayı tercih eder, üzülmez babamdaki gibi ağlamaz. Aşağılar küfürler eder, sen zavallısın, sen or..sun, sen yapayalnız birisin, seni deli hastanesine kapattık kimse aramadı bile, kimse yok çevrende, yalancısın sen, ortalık karıştırıcısın, iftiracısın, o zavallı kocan sana nasıl idare ediyor, oda gurursuz gibi gibi aşağılayıcı sözler kullanır, sinirlendirmeyi başarır ve ağlar yada bağırırsam seni yine kapatalım biz seni hastaneye en iyisi yada antidepresan iç bak iyi değilsin yine sen der güler bana. Beni aşağılarken, bağırırken evde hiç kimse ona ses etmez. Ben bağırdığımda kardeşim(bazen) ve babam hemen hadsizleştiğimi söyler üzerime gelirler üçü birden bağırır bu defa. Ağlayarak söylemiştim bunu şüpheli durumum olduğunu ve kendimi zar zor toparlayarak.. Kanser şüphesi gibi büyük bir süreç atlattım, biyopsi alınma süreçleri, bekleme süreçleri babam ve annem aramadı. Hani süreç hakkında aramaktan bahsetmiyorum nasılsın dahi demediler bana. Neden o süreçte yanında olmadıklarını sordum anneme, gülerek cevap verdi peki şimdi sorayım o zaman kaç gün ömrün kalmış, söyle hadi bakalım ona göre helvanı hazırlayalım tarzı tepkiler vermişti.(Testlerimin temiz ve kanserli hücre çıkmadığını öğrendiğimiz zaman) Annem normaldeyken ise beni büyütürken yaşadığı maddi zorluğu hep anlatır, mama alamadığını hatırlar ağlar, benim ilk çocuk olduğum için başka sevdiğini söyler beni. Fakat bu sohbetler çok çok nadirdir.

Kardeşim, sosyal hayatında bir iki tane gerçekten dostu vardır yıllardır süren çok güzel dostlukları uzakta yaşasalar bile sosyal medya, telefon gibi iletişimdelerdir hep. Geri kalan çevresindeki hiç kimseyi sevmez fakat hepsiyle çok iyi geçiniyor, seviyor gibi davranır. O kişilerin acılarını, dertlerini benimle paylaşır güler sosyal olarak onlarla hep bir aradadır. Eğitim olarak başarılı ve azimlidir. Kariyeri yerinde maddi özgürlüğü elindedir. (Çokta takdir ederim ve gurur duyarım) Karşı cinse karşı çok fazla naiftir, bambaşka birisi olur, benimle iletişimi dahi keser, benim hakkımda dedikodular dahi yapar annem gibi ileri geri konuşacak kadar. Aile kavramı yoktur babam ve annem hakkında da ileri geri de konuşur. Genel olarak ergenlikten itibaren maddi ve manevi olanaklar eğitim ve iş hayatımda bana asla sunulmayan tüm olanaklar genişletilerek ona sunuldu. Birşey olduğunda da " annem babam yapacaklar tabi ! " Diye tepki verir ve afaki dahi bir talebi olsa gerçekleşir, nitekim ben makul birşeyi talep etsem kardeşimi kıskanmakla, zavallılıkla, bencillikle suçlanırım ve asla olanak yaratılmaz bana. Annem ve babamın benim üzerimde kurdukları baskı tartışma hakaret içerikli iletişim ve kavga ortamında asla bir taraf olmaz sesini çıkartmaz ta ki kendisine dokunulmadığına kadar, bana neden bunları yapmalarına izin verdin dediğimde değişen hiçbir şey olmayacak, ben kimsenin arasına girmem, girmek zorunda da değilim gibi tutumda oluyor. Fakat sonradan da yalnızken bile benim ağladığımı görse dahi nasıl olduğunu sormaz. Olaylar olurken elinde telefonla kıkır kıkır arkadaşlarıyla mesajlaşır, olmadık arkadaşlarını arar kahkahalarla güler ev içerisinde hiçbir sorun yokmuş gibi davranır, süreçlere dahil olmaz evdeki, sohbetlerini hiç birşey olmuyormuş gibi kahkalarla sürdürür. Annemin ve babamın hakaretleri son bulup sigara içmeye gitme gibi durumları olduğunda yanlarına gider havadan sudan sohbetler ederler kahkahalar atarlar. Neden, niye denmez. Derin depresyon yaşama sürecimde dahi yanımda olmadığını, neden bunu yaptığını sorduğumda sen kendi kafanda büyüttün boş ver demiştim ben sana tarzı cevapları olur genelde. Hayatına gece klüperinde, arkadaş ortamlarında, alkolle neşeyle hiç birşey olmayarak devam etmişti, anlatmak konuşmak istediğimde amma taktın kafaya ya boşversene artık demişti.

Ben.. asla kendime merhamet duymadığım, yanlış kararlar ve hatanın bedeliyle ödediğim hırpalanmış ben.. derin depresyona uyuşturucu bağımlısı birisini hayatıma alarak, nişanlanarak(ailem bilmiyordu ve onu seviyorlardı) onun "benimle kaçar mısın?" Teklifini reddettikten sonra yaşadığım süreçte oldu herşey, teklifini kabul etmezsem ve ondan ayrılırsam hayatımı karartacağını beni öldüreceğini söyledi bende korkmadığımı ve kaçmayacağımı söyledim. Babamı arayarak benim uyuşturucu kullandığımı söyledi, krediler çektirmişti bana benim uyuşturucu sattığımı söyledi, birliktelik yaşamıştık bunu adice bir duruma dönüştürerek benim başka erkeklerle uyuşturucu için birlikte olduğumu söyledi. Bu süreç sonrası kendime ve ailemi yaşattıklarımı sindiremediğim için depresyon sürecim başladı. Ben ailem tarafından zaten hiç bir şekilde çocukluktan beri sevgi görmemişken bu süreçte de boş ver, kurtuldun işte, sen daha iyilerine layıksın, evin var, huzurun var, sağlığın var, paran var, neyi bu kadar dert ediyorsun neyi kafaya takıyorsun gibi kapatma cümleleri ile yalnızca destek olduklarını zannettiler benimle o süreçte 38 kilograma kadar düştüm ve intihar etmiştim(detayına girmek istemiyorum 48 saatlik müşade ve sonrasında sargılarımla ruh ve sinir hastalıklarına yatışın oldu) Hastaneden çıktıktan sonra eski işime döndüm, azimli bir çalışma programı ayarladım sınavlara hazırlandım bulunduğum şehirde üniversiteyi kazandım okula başladım mezun oldum Veteriner hekim oldum eşimle 4. Sınıftayken tanıştık ve 2 yıl içerisinde evlendik, şuan çok mutlu bir evliliğim var. Evlatlarım var çocuklarıma karşı annem ve babamın bana yaptığı herşeyi yapmaktan sakınarak çok tedbirli şekilde onlarla duygusal bağ kuruyor ve içimde yaşadığım boşluğu onlara aksettirmemeye özen gösteriyorum. Benim kadar kendilerini çaresiz ve yalnız hissetmesinler diye. Eşim Dünya iyisi bir insandır ve tuzdan biberden tartışmalar olur aramızda birtek sevgimiz ve bağımız çok kuvvetli hayattaki en büyük şansımın onunla tanıştığım gün ve evlatlarımı kucağıma aldığım günler olduğunu biliyorum. O günler için hep şükür ederim kendime. Eşim de maalesef ailesi tarafından sevgisiz ve yapayalnız bırakılmış bir geçmişe sahip. Birbirimizin birbirimizden ve evlatlarımızdan başka kimsesi yok.

Ailemi ve beni analiz ettiğinizde sizlerin düşüncesi nedir acaba? Anneme destek alması gerektiğini söylediğimde asla buna yanaşmıyor ben deli değilim tarzı yaklaşımları oluyor. Peki o zaman sen delinin annesi misin? Ben klinikte yattım nasıl böyle düşünüyorsun dediğimde evet delisin sen diyor.. nitekim babam da benzer düşünceler içerisinde benim deli olduğumu söyler. Kardeşim ise benim kendi kendime bunu yaptığımı, benim zavallı olduğumu ve gurursuz olduğumu (uyuşturucu kullanan birisini bile isteye hayatıma aldığım için) düşünüyor. Ev içerisindeki gerginliğin bitmesi adına hiçbirisinin neden adım atmadığını sorduğumda ise sonuç değişecek mi? Neden dahil olalım ki tarzı yaklaşımlar oluyor babam ve kardeşim için bu. Bilmiyorum toparlayabildim mi ya da anlatabildim mi fakat gerçekten artık içim çok dolu sorun bende mi ya da tekrar Ben mi destek almalıyım ben mi hatalı olanım acaba?

Sonuna kadar okuduğunuz için de çok teşekkür ederim, umarım başınızı ağrıtmamışımdır.
Siz ilk basta o adamla olarak anne babanizdan intikam almaya calismissiniz. Zaten aile icinde sevgi nedir ? Dogru iletisim nedir bilmeidginizden bu yanlisa dusmeniz cok da supriz olmamistir.

Ne guzel ki kendinize guvenli bir alan acip, hayat kurmussunuz. Ailesinizi s.ktir edin. Onlardan ne tas olur ne hamam. Kendi cekirdek ailenize bakin.

Kimseyide duzeltmeye calismayin. Bence mumkunse hic gorusmeyin, gorusceksenizde min duzeyde kalin.
 
Gözlerinize sağlık teşekkürler.
Bağlı kalmaktan ziyade aslında yerleri dolmayacak insanlar olduğu için ve ben şunu yapmalı mıydım ya da şöyle bir şey yapsaydım düzelir miydi gibi bir olanak var mı aslında bunu düşünüyor ve çare arıyorum.
Üzerine inanın haftalardır düşünüyorum. Evet onlar kötüler ve iyi niyetli değiller fakat ben onlar kötü olduğu için kötü olmayı hiç bir zaman seçmedim.
Yıllarca birtek sevgi, huzur istedim ve görülmek maalesef başaramadım..
Benim hatalı olduğum bir şey var mı peki sizce bana neden bunları yaptılar ya da neden bu şekilde davrandılar sizce?
Size böyle davranmalarının sebebi sizin kişiliğiniz değil bence. Kendinizde hata aramayın artık.
Mutsuz, memnuniyetsiz, sevmeyi ve değer vermeyi bilmeyen insanlar. Yaptığı hatalardan ve haksızlıklardan yüzü kızarmayan insanlar. Anlattıklarınızdan bunu çıkardım.
Böyle insanların yeri dolsa ne olur dolmasa ne olur?
Öylesine yazmıyorum bunları, anlattığınız profildeki insanlar benim hayatımda da vardı.
Kendi değerimi bildiğim gün hepsini yok saydım.
Sizin de öyle yapmanız dileğimle. Bu hayatın bir tekrarı yok.
 
bu anlattıklarınızın teki bile normal değil. anne baba kardeş üçüyle de tamamen iletişimi kesmeniz ve size ulaşabilecekleri tüm yolları kapamanız gerekiyor. geçmişte onu yaptım şunu yaptım bırakın lütfen. siz burada kurbansınız. sizi istedikleri gibi ezemeyince elleri çocuklarınıza uzanacak. onlar için kök ailenizi hayatınızdan tamamen çıkarmanız lazım. onlar siz ne yaparsanız yapın asla düzelmeyecekler.

size bu kadar eziyet eden anne baba kardeşin sizin üzerinizde zerre hakları yok. dini açıdan kuşkunuz varsa hiç olmasın. dinde bahsedilen salih anne babadır, bu kötülükleri yapan da asla salih değillerdir.
Kurban modelinde olduğumu terapistim de söylemişti o zamanlar.
Üzülerek içimde vedalaşmam ve boşluğa kendimi hazırlamam gerekiyor o halde. Çok teşekkür ederim 😓
 
Siz idealize ettiğiniz bi aileyi gerçeğe dönüştürmek istiyorsunuz.
Ama amiyane tabirle "malzeme bu" arkadaşım.
Ben seni şu açıdan anlıyorum, benim de darmadağın ve kaotik bi ailem var, özellikle ebeveynlerim birbirlerinden nefret eden bir çiftti.
Ben de son çocuğum ve evlenip barklanıp yuvadan uçan kardeşlerden sonra bomba benim elimde patladı tam da ergenlik dönemimde.
Evdeki ebeveyn ben oldum birden bire.
Şimdi böyle bi ortamda yetişen biri elbette hasarsız çıkamaz buradan, bu mümkün değil
İçinde yetiştiğimiz aile benliğimizin oluşmasında en büyük etkiye sahip.
Sen gene gidip sağlıklı bi evlilik yapmışsın, ben dahil çoğu insan, aile kavramları, eş kavramları kusurlu olduğu için genelde gidip saçma sapan evlilikler yapıyor.
Sonra işte terapilerle falan çocukken bozulanı tamir ettirmeye çalışıyoruz, artık o da ne kadar olduysa...

Senin zaten yeterince derdin var, tamam kaynağı da büyük ölçüde belli ama işte o kaynağı değiştiremezsin.
Hala zihnin "düzeltme" ihtiyacı içinde bu kusurlu yapıyı.
Düzelmez arkadaşım, üzgünüm ama ne annen değişir ne baban..
Ama sen değişebilirsin.
Kontrol edebildiğin şeyleri de değiştirebilirsin.
Ama ne babanın bencilliğini söküp atabilirsin karakterinden ne de annenin sevgisizliğini..
Evet beni o kadar iyi anlamışsınız ki çünkü benzer insanların çocuğu olmuşuz..
Ben o hataya ailemden vazgeçmem bir seçenek olarak sunulduğu an düşmekten kurtuldum. Çok büyük belki de gerçekten tüm ömrümü etkileyecek daha büyük 2. Hatayı yapacakmışım.
Nitekim hala sevileceğime inanan aciz tarafım ağır bastı ve ailemi tercih ederek hatadan döndüm. Yine de onlara borçluyum bunu belki de..
Tamamen nötrdüm uzun süredir, fakat son süreçte dozaj arttı, niçin? Ben tahrik olmuyordum, ben sinirlenmiyordum, ben üzülüyordum, ben eskisi gibi takılı kalmak düzeltmek yerine tak telefonu kapatıp hayatıma devam ediyor ve stressizce uyuyordum.
Bu onlara yetmedi eşime yapmaya başladılar o son noktaydı. Şükür ki başka şehirde yaşıyoruz gelip gitme zaten yok, hoş bebeklerim büyürken çağırdığımda da gelmezler abartısız şekilde yol ve benzin parasını bahane ederlerdi. Karşılamayı teklif edince de benim param muhtaç mı olduklarını zannediyordum? Ben kimdim..
Ah iyi ki postu yazmışım .. belkilerimin bile sadece benim iyi niyetinin hayali olduğunu o kadar güzel duygularla bana hissettirdiniz ki. Teşekkürler.
 
Niye olayların bu kadar içindesiniz?? Tamam çocuklukta ergenlikte anlarımda kavga mı ediyorlar kapat kapını,sürekli onları düzeltme sürekli yanlış kararlar arasında bocalayıp durmuşsun, sana yazık değil mi??? sürekli onları anlamaya çalışmışsın.Onlar hasta onların yanında kala kala ruh sağlığın bozulmuş,yanlış kararlar tercihlerle nerdeyse hayatını mahvedecekmişsin neyse ki onlardan etkilenmeyen bir yanın daha güçlüymüş seni bu bataktan çekip çıkarmış.Şimdi tedavi gerekiyorsa alacaksın, ailenle iletişimi azaltacaksın bu saçmalığın çocuklarına tesir etmesini engelleyeceksin,onlarla görüşmezseniz ölmezsiniz ......
29 yaşımda evlendim eşim ile. O sürece kadar ailemle yaşadım. Aslında anlattığım süreçlerin tamamı o ev içerisinde olan olaylardı. Sadece kanser şüphesi zamanları olan davranışları telefon üzerindendi. Eşim ile alakalı yaptığı yorumlar ve davranışlar telefon üzerindendi. Evlendiğim zaman direkt başka şehirde yaşamayı tercih ettik eşimle. O ve ben yalnızdık zaten hayatımızı biz kuracaktık, nihayetinde öyle de oldu.
Ömrüm böyle geçti gerçekten kendime " neden ve nasıl " diyerek Menekşe bahçesi.
Sorguları dan kurtulamadığım için en sonunda üyelik alıp sormak istedim sizin gibi güzel insanlar benim için ne düşünür ve ne yaparlardı.
Acabalarım ve sorularım onlara karşı hatalı ve kusurlu olan kişinin ben olup olmadığı yönündeydi aslında. Gerçekten huzurlu bir yaşantıdayım yalnızca anne baba ve kardeşim olmadan. Boşluğu aşamıyor gibi hissediyordum.
 
Gözlerinize sağlık teşekkürler.
Bağlı kalmaktan ziyade aslında yerleri dolmayacak insanlar olduğu için ve ben şunu yapmalı mıydım ya da şöyle bir şey yapsaydım düzelir miydi gibi bir olanak var mı aslında bunu düşünüyor ve çare arıyorum.
Üzerine inanın haftalardır düşünüyorum. Evet onlar kötüler ve iyi niyetli değiller fakat ben onlar kötü olduğu için kötü olmayı hiç bir zaman seçmedim.
Yıllarca birtek sevgi, huzur istedim ve görülmek maalesef başaramadım..
Benim hatalı olduğum bir şey var mı peki sizce bana neden bunları yaptılar ya da neden bu şekilde davrandılar sizce?
Ay siz niye hatali olasaniz. Aksine , senin sucun degil demek istiyorum🫂
Hani derler ya herkes anne baba olmamali, sizin ebeveynlerinizde anne baba olmamaliymis.
Kac yasina gelmis insanlar , sevgi gostermeyi, dogru iletisimi, kucuk cocugu korumayi bilmiyorlar. Muhtemelen onlarda ayni sekilde buyutulduler ama bu sizin sorununuz degil.

Bir nesil malesef yedirip, icirip , kalicak yer saglayinca cocuga baktigini dusunuyor. Iyi anne baba olduklarini, cocuklari icin herseyi yaptigini duusunuyor. Aslinda oyle olmadiginin bizler kanitiyiz.

Siz suan kendi cocugunuzu buyuturken, onlarin yaptigi yanlislari yapmayarak “ aa boyle de cocuk buyutulebilirken, bana neden bunlari yaptilar “ diye dusunuyor olabilirsiniz. Tamir etmek isteyebilirsiniz ama bu mumkun degil.

Onlar sizin gibi farkinda degiller. Farkinda olup eyleme gecmek zaten en buyuk cesaretlerden biri. Herkes yapamaz. Siz bunu yapabildiginiz icin kendinizi tebrik edin 🙏🏻 cok seyler yasayip, bunlardan dogru dersleri cikarip hayatiniza devam ediyorsunuz.

Benim nacizane tavsiyem, oz sefkat calisip, cocugunuzla birlikte kendi cocuklugunuza yeniden sarilip, ailenizden alamadiginiz sevgiyi kendinize vermeniz 🫂
 
Siz ilk basta o adamla olarak anne babanizdan intikam almaya calismissiniz. Zaten aile icinde sevgi nedir ? Dogru iletisim nedir bilmeidginizden bu yanlisa dusmeniz cok da supriz olmamistir.

Ne guzel ki kendinize guvenli bir alan acip, hayat kurmussunuz. Ailesinizi s.ktir edin. Onlardan ne tas olur ne hamam. Kendi cekirdek ailenize bakin.

Kimseyide duzeltmeye calismayin. Bence mumkunse hic gorusmeyin, gorusceksenizde min duzeyde kalin.
İntikam gibi duygular bende asla barınmaz aslında. İntikamdan ziyade onu dışlamıştı herkes, yalnız olduğunu, kimsesi olmadığını söylemişti. Ailesi ise benim onun hayatını kurtaracağım konusunda beni öyle cesaretlendirmişti ki. Henüz 19-20 yaşındaydım tanıdığımda. Ailesinin beni kızım diye sevmesi, beni görünce gurur duymaları asla ailem tarafından attığım duygular değildi, dürüst olmam gerekirse ilk defa anne babam olmuştu ve bana ihtiyaç duyan ve benimle iyileşmek isteyen birisi vardı hayatımda. Bir ortamda değil, sosyal medyadan tanışmıştım ben çalışıyordum o zaman zaten okumama maalesef fırsat tanınmamıştı. Bu tür bir insanla günlük yaşantımda denk gelmem bile mümkün değildi aslında ben hayatıma aldım.
Çok gurur duyuyorum kendimle evet ve bunları bir başkasından duymakta beni çok sevindirdi. Çok teşekkür ederim.
Söylediklerinize kulak vereceğim ve içimdeki boşluğa kendimi alıştıracağım.
 
29 yaşımda evlendim eşim ile. O sürece kadar ailemle yaşadım. Aslında anlattığım süreçlerin tamamı o ev içerisinde olan olaylardı. Sadece kanser şüphesi zamanları olan davranışları telefon üzerindendi. Eşim ile alakalı yaptığı yorumlar ve davranışlar telefon üzerindendi. Evlendiğim zaman direkt başka şehirde yaşamayı tercih ettik eşimle. O ve ben yalnızdık zaten hayatımızı biz kuracaktık, nihayetinde öyle de oldu.
Ömrüm böyle geçti gerçekten kendime " neden ve nasıl " diyerek Menekşe bahçesi.
Sorguları dan kurtulamadığım için en sonunda üyelik alıp sormak istedim sizin gibi güzel insanlar benim için ne düşünür ve ne yaparlardı.
Acabalarım ve sorularım onlara karşı hatalı ve kusurlu olan kişinin ben olup olmadığı yönündeydi aslında. Gerçekten huzurlu bir yaşantıdayım yalnızca anne baba ve kardeşim olmadan. Boşluğu aşamıyor gibi hissediyordum.
Sizin bir suçunuz yok iki hasta ruhlu el iyisi toksit evlenmiş marifet gibi çocuk yapmışlar hayatı hem birbirlerine hem çocuklarına zehir etmişler.Aile kutsal Ulvi bir şey değildir,kan bağı da öyle.Zarar geliyorsa kesip atmak gerekir.Yuvayı güzelleştiren ebeveyn yoksa o yuvayı ayakta tutmanın anlamı yok, dönün arkanızı kendinize kendi yuvanıza odaklanın....
 
2'ay geçti, sürecine devam etme taraftarıyım bende. En azından günlük yaşamındaki stresin ve üzüntünün azaldığı yönünde faydalar gözlemliyorum kendimde.
Sizce de yapılacak hiç birşey yok değil mi? Tercihleri böyle ve böyle mi devam etmeli.. kötülükten hırpalanmalarını istemiyorum özellikle anne ve babamın yaşı ileri olduğu için ileride vicdan azabı çekmemek için kendime bunu sorup duruyorum
Neyin vicdan azabı? Çocuk doğurmakla anne baba olunmuyor. Siz onlara bağımlı olmuşsunuz. Ne kadar kötü davransalar da vicdan yapıyorsunuz. Ama değmezler. Bu enerjinizi çocuklarınıza harcayın
 
Doğrular ve gerçekler paralel değil maalesef. Yapabileceğiniz ve değiştirebileceğiniz hiçbir şey yok kabullenmekten başka. Onları siz seçmediniz, böyle olmalarını siz istemediniz dolayısıyla sorumlusu değilsiniz.

İki tane evladınız var ikisi de birbirinden farklıdır. Tavırları, verdikleri tepkiler, alışkanlıkları ve ihtiyaçları farklıdır. Burada bir müdahaleniz olabilir mi? Ancak onlara bolca sevgi ve ilgi verir doğru yanlışı öğretirsiniz. İçinizde tohumlanıp büyüyen, ilk andan beri yanlarında olduğunuz evlatlarınızın mizaçları üzerinde bile sizce ne kadar değişiklik şansına sahipsiniz?

Ne anne babanızın ne de kardeşinizin yetiştiği dönemlere gidip bir şey düzeltemezsiniz. Ağuyu çoktan yemiş zehirli insanlar ve panzehir siz değilsiniz. Onlardaki bu katılık, sizin mutsuzluğunuzdan keyif alma, göz ardı etme ve birbirlerini hırpalamaya yönelik ihtiyaçları sizden bağımsız. Ve fena üçlü olmuşlar. Kendi iradesi olan problemlerden ibaret oldukları için ne kadar analiz yapıp anlamaya çalışsanız da onlar adına bir faydası olmayacak. Annenizin yerine insulin, babanızın yerine tansiyon ilacı almak gibi bir şey bu. Faydası olmaz.

Ama neden bunun içine düştünüz ve hala umut ediyor, yapılabilir olan neyi yapmadım acaba diye sorguluyorsunuz o da belki sizin mizacınız. Bence ailenizi değistirmek istemenizin sebebi sadece hep beraber mutlu yaşamak isteği değil. Onlar düzelirse sizin yetişirken yaşadıklarınız da düzelecek iyileşecek zannediyorsunuz. Onları iyi ederek tadavi olamazsınız. Çok üzgünüm, öyle bir potansiyelleri yok, ama olsaydı bile size iyi gelecek olan şey yine kendinizsiniz.
 
Lütfen kendinize odaklanın.Lutfen hayatınızı yaşayın.Artik tamamen kendine odaklı düşünün .Deli falanda değilsiniz her insan zorlandığında dibe vurabilir .Mesele orda kalmamak.Sizde aklı başında kelimelerle farkında olarak yazdiginiza göre zekaniz kimseden eksik değil .Bir şekilde önce bir düzen içinde yaşamaya biraz kendi sagliginiza keyfinize rahatiniza odaklanın.Sonra canınız isterse kötü etkilenmez olunca ister konuşur ister konuşmaz siniz.Cok geçmiş olsun artık bugüne geldiniz bugüne şükür
Çok tatlısınız ve çok teşekkür ederim. O kadar büyük bir dibe vuruş yaşamasaydım belki de bugün ben olamazdım. İyi ki klinik tedavi sürecim oldu iyi ki duygularımı tamir edebilme fırsatı tanıdı bana hayat.
Gücümü toparladım ve bugünkü ben olmak için deyip yerindeyse tırnaklarımla kazıyarak çaba gösterdim ve bugünüme geldim.
Uzaktan ve mesafeli olduğum halde bunlara maruz kaldığımı fark ettim telefon ile olsa dahi başka şehirde yaşamaya başladık çünkü direkt olarak evlendikten sonra bir başka şehire yerleştim eşim ile. Fakat dozaj ben etkilenmedikçe daha da arttı, arttığı yetmiyor gibi eşime de sıçramaya başlayınca tamamıyla kestim iletişimi.
Acabalarım belkilerim vardı fakat bunların yalnızca toz pembe hayal olduğunu sizin gibi güzel yorumcu arkadaşlarım sayesinde idrak ettim.
Teşekkürler, çok kıymetli düşünceleriniz.
 
Artik 19 yaşında bir ergen degilsin. Yapmissin bir hata fazlasiylada bedelini odemissin. Annen baban kardesin değişmez onlari böyle kabul et ve kendi çocuklarına yoğunlaş. Allah askina iki cocuk la calisan biri olarak nasil vakit buluyorsun bunlari dusunmeye. Geçmiş gitmis artik olan değişmez cocuklarinla ilgilen düşünme bunları sonuc yok çünkü olan oldu. Sen önüne bak.
 
Doğrular ve gerçekler paralel değil maalesef. Yapabileceğiniz ve değiştirebileceğiniz hiçbir şey yok kabullenmekten başka. Onları siz seçmediniz, böyle olmalarını siz istemediniz dolayısıyla sorumlusu değilsiniz.

İki tane evladınız var ikisi de birbirinden farklıdır. Tavırları, verdikleri tepkiler, alışkanlıkları ve ihtiyaçları farklıdır. Burada bir müdahaleniz olabilir mi? Ancak onlara bolca sevgi ve ilgi verir doğru yanlışı öğretirsiniz. İçinizde tohumlanıp büyüyen, ilk andan beri yanlarında olduğunuz evlatlarınızın mizaçları üzerinde bile sizce ne kadar değişiklik şansına sahipsiniz?

Ne anne babanızın ne de kardeşinizin yetiştiği dönemlere gidip bir şey düzeltemezsiniz. Ağuyu çoktan yemiş zehirli insanlar ve panzehir siz değilsiniz. Onlardaki bu katılık, sizin mutsuzluğunuzdan keyif alma, göz ardı etme ve birbirlerini hırpalamaya yönelik ihtiyaçları sizden bağımsız. Ve fena üçlü olmuşlar. Kendi iradesi olan problemlerden ibaret oldukları için ne kadar analiz yapıp anlamaya çalışsanız da onlar adına bir faydası olmayacak. Annenizin yerine insulin, babanızın yerine tansiyon ilacı almak gibi bir şey bu. Faydası olmaz.

Ama neden bunun içine düştünüz ve hala umut ediyor, yapılabilir olan neyi yapmadım acaba diye sorguluyorsunuz o da belki sizin mizacınız. Bence ailenizi değistirmek istemenizin sebebi sadece hep beraber mutlu yaşamak isteği değil. Onlar düzelirse sizin yetişirken yaşadıklarınız da düzelecek iyileşecek zannediyorsunuz. Onları iyi ederek tadavi olamazsınız. Çok üzgünüm, öyle bir potansiyelleri yok, ama olsaydı bile size iyi gelecek olan şey yine kendinizsiniz.
Tümünü kalbimde hissederek okudum ve benim içimde en çok ne yer etti biliyor musunuz söylediklerinizde?
" Çocukluğumu iyileştirme isteği " kalp kırıklarım, hayal kırıklıklarım, ümitsizliğim.. o çocuk/ergen kalbim o kadar hüzünlü ki..
Belki de yeniden bu defa benim çocuklarımı kendi çocukluğum yerine göz önüne alıyor gibi hissederek yeniden kendimi bu kadar üzdüğüm için affetme çabası belki de bu..
Ah gerçekten çok minnettarım size. O kadar güzel bakış açısı kartınız ki bana. Teşekkür ederim.
 
Yazım uzun olacak lütfen şimdiden kusura bakmayın fakat ben işin içerisinden çıkamıyorum.

Öncelikle kendim 18 gün yatılı olarak derin depresyon tedavisi gördüm. Hali hazırda panik atak ve anksiyete nedeniyle psikiyatri tedavim varken 36 kiloya kadar düşerek intihar etmem sonucu klinikte derin depresyon tedavisi gördüm. Psikolojik olarak rahatsızlığın en büyük desteğinin tedavi ve ilaç olduğunu terapilerle profesyonel destekle tamamlanması gerektiğini destekleyen bir bireyim.

Konu ailem. Ailem ile artık yaklaşık 2 aydır tamamen iletişimimi kesmiş durumdayım. Size sürecimi anlatmak ve ailemin mi yoksa hala benim mi hatalı olup olmadığı hakkında bilgilerinize ihtiyacım var.

Büyük kardeşim öncelikle bir küçüğüm var iki kardeşiz.

Babam; sosyal hayatında saygı duyulan ve gerçekten dışarıda beyefendi görünen bir insandır.Yapıcı görünür, karşı tarafın duygu düşüncelerini önemser, keyifli sohbet eder, nasihat verir, mantıklı konuşur, karşıt görüş olsanız bile sırtınızı sıvazlayarak sizi önemseyerek yanınızda olur. (Bu tutumu aileden kardeşim hariç hiç kimseye yapmaz kendi babası dahil)Rol modeldir, efendiliği, babalığı, eş oluşu herşeyiyle takdir toplar. Ev içerisinde ise bambaşkadır bir kaç örnek vermem gerekirse, ben hamileyken benim üzerime yürüyüp bana vurmakla tehdit etmiş küçük çocuğum korkudan bacağıma sarıldı halde bağırmaya devam etmiş, 20 li yaşlarda bir çorba yapmak için 2 yumurta kullandım diye yüzüme tükürmüş, beni evden kovmuş, mahalledeki arkadaşlarımla dışarı çıkmak istediğimde keyfi istemediği için izin vermeyip arkadaşlarım babamı arayıp izin istediğinde bağırıp çağırıp ben üzerime yürüyüp, vurmaya yeltendiği için odama kendimi kilitlediğim için kapıyı tekmeleyerek kırmış bir insan aslında ev içerisinde. Benim ergenlik dönemimde annemi aldattı (bir defa oldu ve hata olarak kaldı), bileklerini kesmek üzereyken babamı yakaladım ağlayarak sarıldı özür diledi sanırım ilk ve son özürüydü bu ömrümde. Annem ve babam fiziksel olarak da kavgalar eden insanlardır, (eski zamanlarda daha fazlaydı şiddet karşılıklı benim ergenlik dönemim) vurup kırılan şeylerle mesela ayna gibi cam gibi şeylerle birbirlerini kesmeye birbirlerini yaralamaya çalışmış insanlardır sağ elimin içerisi bu nedenle yaralanmışlığı dahi var onları ağlayarak bağırarak ayırmak için. Annem ile iletişimi hep tartışmadır(annem yüzünden çıkar ve karşılıklı tartışmaya döner) kendi haklıysa bazen ses yükseltir, gözlerini kocaman yapar bağırır, vurur kırar eşyalara ve odasına gider. Tartışma babam için bitse de annem için uzar, genel olarak annemin beddua okuma, baba tarafına hakaretler, şimdiki aklım olsa evlenmezdim, yıllar önce olan olayları anlatır, suçlar, bir yaşandıysa 5 kendi aklında yaşanmışlık ekler ama annem asla susmaz. Ben anneme sakinleşmesi için yanaşsamda namusuma kadar küfürler eder benimde soyuma sopuma küfür eder babam ile olan tartışmasına bu defa benim üzerimden hala devam eder, ağlamaya devam etmez bana bağırdıkça küfürler ettikçe keyiflenir. Babamın tartışmada sakinleşmesi için yanına gidip nasılsın, böyle olmasaydı baba keşke , şunu demeseydin bak öfkeleniyor annem gibi yaklaşım gösterdiğimde de genelde aşağılayıcı kelimeler sarf eder, geçmişimden hatalarımı (depresyon tedavisi görmeme sebep olan süreçteki) hatalarımı yüzüme vurur, beni küçümser, sen kimsin, sen bana akıl veremezsin, senden fikrini isteyen oldu mu, sen kendi hayatına dair karar alabiliyormusun bana akıl veriyorsun gibi gibi tepkiler verir .. Evde ise rolu yalnızca telefon ile ilgilenmek, oyun, sosyal medya, siyaset gibi şeylerdir sosyal aile iletişimimiz ev içerisinde yoktur.

Annem; negatiftir, olumsuzdur, mutsuzdur, gülmez, herşeye küfür eder, bilmediği konularda dahi bilgisi varmış gibi konuşur, iddialaşır, izlemediği duymadığı şeyleri sanki izlemiş, duymuş görmüş, biriyle konuşmuş gibi örnek verecek olursam, bilmem neredeki profesör doktor söyledi bana der halbuki öyle birşey olmamıştır bile, sosyal hayatta sadece idare edilen veya duymazdan gelinen birisidir. Annemle yalnızca iletişim ve ruh halinin pozitifliği, hiç yaşını göstermiyorsun, ne kadar tatlısınız, ne kadar zayıfsınız gibi şeyler söylerseniz sizden iyisi olmaz ve asla ama asla size karşı kötü yüzünü göstermez. Kötü niyetli birisi değildir, kimseye kötülük, hıyanetlik yapmaz, yalnızca karakter olarak mutsuz ve negatif birisi olduğu için mutsuzluğunu yayar. Normal şartlarda iletişim çok zordur. Ev içerisinde birtek bana karşı saldırganlığı asla benden tepki alana kadar bitmez ve susmamayı tercih eder, üzülmez babamdaki gibi ağlamaz. Aşağılar küfürler eder, sen zavallısın, sen or..sun, sen yapayalnız birisin, seni deli hastanesine kapattık kimse aramadı bile, kimse yok çevrende, yalancısın sen, ortalık karıştırıcısın, iftiracısın, o zavallı kocan sana nasıl idare ediyor, oda gurursuz gibi gibi aşağılayıcı sözler kullanır, sinirlendirmeyi başarır ve ağlar yada bağırırsam seni yine kapatalım biz seni hastaneye en iyisi yada antidepresan iç bak iyi değilsin yine sen der güler bana. Beni aşağılarken, bağırırken evde hiç kimse ona ses etmez. Ben bağırdığımda kardeşim(bazen) ve babam hemen hadsizleştiğimi söyler üzerime gelirler üçü birden bağırır bu defa. Ağlayarak söylemiştim bunu şüpheli durumum olduğunu ve kendimi zar zor toparlayarak.. Kanser şüphesi gibi büyük bir süreç atlattım, biyopsi alınma süreçleri, bekleme süreçleri babam ve annem aramadı. Hani süreç hakkında aramaktan bahsetmiyorum nasılsın dahi demediler bana. Neden o süreçte yanında olmadıklarını sordum anneme, gülerek cevap verdi peki şimdi sorayım o zaman kaç gün ömrün kalmış, söyle hadi bakalım ona göre helvanı hazırlayalım tarzı tepkiler vermişti.(Testlerimin temiz ve kanserli hücre çıkmadığını öğrendiğimiz zaman) Annem normaldeyken ise beni büyütürken yaşadığı maddi zorluğu hep anlatır, mama alamadığını hatırlar ağlar, benim ilk çocuk olduğum için başka sevdiğini söyler beni. Fakat bu sohbetler çok çok nadirdir.

Kardeşim, sosyal hayatında bir iki tane gerçekten dostu vardır yıllardır süren çok güzel dostlukları uzakta yaşasalar bile sosyal medya, telefon gibi iletişimdelerdir hep. Geri kalan çevresindeki hiç kimseyi sevmez fakat hepsiyle çok iyi geçiniyor, seviyor gibi davranır. O kişilerin acılarını, dertlerini benimle paylaşır güler sosyal olarak onlarla hep bir aradadır. Eğitim olarak başarılı ve azimlidir. Kariyeri yerinde maddi özgürlüğü elindedir. (Çokta takdir ederim ve gurur duyarım) Karşı cinse karşı çok fazla naiftir, bambaşka birisi olur, benimle iletişimi dahi keser, benim hakkımda dedikodular dahi yapar annem gibi ileri geri konuşacak kadar. Aile kavramı yoktur babam ve annem hakkında da ileri geri de konuşur. Genel olarak ergenlikten itibaren maddi ve manevi olanaklar eğitim ve iş hayatımda bana asla sunulmayan tüm olanaklar genişletilerek ona sunuldu. Birşey olduğunda da " annem babam yapacaklar tabi ! " Diye tepki verir ve afaki dahi bir talebi olsa gerçekleşir, nitekim ben makul birşeyi talep etsem kardeşimi kıskanmakla, zavallılıkla, bencillikle suçlanırım ve asla olanak yaratılmaz bana. Annem ve babamın benim üzerimde kurdukları baskı tartışma hakaret içerikli iletişim ve kavga ortamında asla bir taraf olmaz sesini çıkartmaz ta ki kendisine dokunulmadığına kadar, bana neden bunları yapmalarına izin verdin dediğimde değişen hiçbir şey olmayacak, ben kimsenin arasına girmem, girmek zorunda da değilim gibi tutumda oluyor. Fakat sonradan da yalnızken bile benim ağladığımı görse dahi nasıl olduğunu sormaz. Olaylar olurken elinde telefonla kıkır kıkır arkadaşlarıyla mesajlaşır, olmadık arkadaşlarını arar kahkahalarla güler ev içerisinde hiçbir sorun yokmuş gibi davranır, süreçlere dahil olmaz evdeki, sohbetlerini hiç birşey olmuyormuş gibi kahkalarla sürdürür. Annemin ve babamın hakaretleri son bulup sigara içmeye gitme gibi durumları olduğunda yanlarına gider havadan sudan sohbetler ederler kahkahalar atarlar. Neden, niye denmez. Derin depresyon yaşama sürecimde dahi yanımda olmadığını, neden bunu yaptığını sorduğumda sen kendi kafanda büyüttün boş ver demiştim ben sana tarzı cevapları olur genelde. Hayatına gece klüperinde, arkadaş ortamlarında, alkolle neşeyle hiç birşey olmayarak devam etmişti, anlatmak konuşmak istediğimde amma taktın kafaya ya boşversene artık demişti.

Ben.. asla kendime merhamet duymadığım, yanlış kararlar ve hatanın bedeliyle ödediğim hırpalanmış ben.. derin depresyona uyuşturucu bağımlısı birisini hayatıma alarak, nişanlanarak(ailem bilmiyordu ve onu seviyorlardı) onun "benimle kaçar mısın?" Teklifini reddettikten sonra yaşadığım süreçte oldu herşey, teklifini kabul etmezsem ve ondan ayrılırsam hayatımı karartacağını beni öldüreceğini söyledi bende korkmadığımı ve kaçmayacağımı söyledim. Babamı arayarak benim uyuşturucu kullandığımı söyledi, krediler çektirmişti bana benim uyuşturucu sattığımı söyledi, birliktelik yaşamıştık bunu adice bir duruma dönüştürerek benim başka erkeklerle uyuşturucu için birlikte olduğumu söyledi. Bu süreç sonrası kendime ve ailemi yaşattıklarımı sindiremediğim için depresyon sürecim başladı. Ben ailem tarafından zaten hiç bir şekilde çocukluktan beri sevgi görmemişken bu süreçte de boş ver, kurtuldun işte, sen daha iyilerine layıksın, evin var, huzurun var, sağlığın var, paran var, neyi bu kadar dert ediyorsun neyi kafaya takıyorsun gibi kapatma cümleleri ile yalnızca destek olduklarını zannettiler benimle o süreçte 38 kilograma kadar düştüm ve intihar etmiştim(detayına girmek istemiyorum 48 saatlik müşade ve sonrasında sargılarımla ruh ve sinir hastalıklarına yatışın oldu) Hastaneden çıktıktan sonra eski işime döndüm, azimli bir çalışma programı ayarladım sınavlara hazırlandım bulunduğum şehirde üniversiteyi kazandım okula başladım mezun oldum Veteriner hekim oldum eşimle 4. Sınıftayken tanıştık ve 2 yıl içerisinde evlendik, şuan çok mutlu bir evliliğim var. Evlatlarım var çocuklarıma karşı annem ve babamın bana yaptığı herşeyi yapmaktan sakınarak çok tedbirli şekilde onlarla duygusal bağ kuruyor ve içimde yaşadığım boşluğu onlara aksettirmemeye özen gösteriyorum. Benim kadar kendilerini çaresiz ve yalnız hissetmesinler diye. Eşim Dünya iyisi bir insandır ve tuzdan biberden tartışmalar olur aramızda birtek sevgimiz ve bağımız çok kuvvetli hayattaki en büyük şansımın onunla tanıştığım gün ve evlatlarımı kucağıma aldığım günler olduğunu biliyorum. O günler için hep şükür ederim kendime. Eşim de maalesef ailesi tarafından sevgisiz ve yapayalnız bırakılmış bir geçmişe sahip. Birbirimizin birbirimizden ve evlatlarımızdan başka kimsesi yok.

Ailemi ve beni analiz ettiğinizde sizlerin düşüncesi nedir acaba? Anneme destek alması gerektiğini söylediğimde asla buna yanaşmıyor ben deli değilim tarzı yaklaşımları oluyor. Peki o zaman sen delinin annesi misin? Ben klinikte yattım nasıl böyle düşünüyorsun dediğimde evet delisin sen diyor.. nitekim babam da benzer düşünceler içerisinde benim deli olduğumu söyler. Kardeşim ise benim kendi kendime bunu yaptığımı, benim zavallı olduğumu ve gurursuz olduğumu (uyuşturucu kullanan birisini bile isteye hayatıma aldığım için) düşünüyor. Ev içerisindeki gerginliğin bitmesi adına hiçbirisinin neden adım atmadığını sorduğumda ise sonuç değişecek mi? Neden dahil olalım ki tarzı yaklaşımlar oluyor babam ve kardeşim için bu. Bilmiyorum toparlayabildim mi ya da anlatabildim mi fakat gerçekten artık içim çok dolu sorun bende mi ya da tekrar Ben mi destek almalıyım ben mi hatalı olanım acaba?

Sonuna kadar okuduğunuz için de çok teşekkür ederim, umarım başınızı ağrıtmamışımdır.
Babanız da niyetlitmiş zatne genetik yatkınlık oluyor bence biraz böyle şeylerde Allah korusun

Bence çocuklarınız var en önemlisi onlar ve onların anneye ihtiyacı var sağlıklı bir anneye

Gerekirse herkesi silin çocuklarınızı annesiz bırakmayın
 
Tümünü kalbimde hissederek okudum ve benim içimde en çok ne yer etti biliyor musunuz söylediklerinizde?
" Çocukluğumu iyileştirme isteği " kalp kırıklarım, hayal kırıklıklarım, ümitsizliğim.. o çocuk/ergen kalbim o kadar hüzünlü ki..
Belki de yeniden bu defa benim çocuklarımı kendi çocukluğum yerine göz önüne alıyor gibi hissederek yeniden kendimi bu kadar üzdüğüm için affetme çabası belki de bu..
Ah gerçekten çok minnettarım size. O kadar güzel bakış açısı kartınız ki bana. Teşekkür ederim.
İçinizde sevgi ve sağduyu olmasa yaşamadığınız çocukluğu kendi çocuklarınıza veremezdiniz.
Onlar gibi sevilmeye ve güvende hissetmeye hakkınız ve ihtiyacınız vardı. Dönüp kendi çocukluğunuzu kucaklayın. Onunla konuşun. Tıpkı çocuklarınızı teselli edip onlarla konuştuğunuz gibi.

Burada ailenize benzeyen kötü, tuhaf ve vicdansız sayısız aile konusu okudum.
Sizin gibi evlilik yapan belki iki kişi ya var, ya yok. Kötü bir aileyle başlayıp yanlış bir evlilikle düğümlenen çok fazla hayat var. Buradan şansınız var ve benim için bile bir teselli oldu sizin adınıza sevindim.
Allah huzurunuzu daim etsin.
 
Babanız da niyetlitmiş zatne genetik yatkınlık oluyor bence biraz böyle şeylerde Allah korusun

Bence çocuklarınız var en önemlisi onlar ve onların anneye ihtiyacı var sağlıklı bir anneye

Gerekirse herkesi silin çocuklarınızı annesiz bırakmayın
Genetik yatkınlık olan konu tam olarak nedir onu anlamadım?

Ben zaten sağlıklıyım, herhangi bir stres yada depresyon durumu içerisinde değilim. Kendim, çocuklarım veya aile düzenimle alakalı destek istemedim ki?

Ben kök ailem ile olan ilişkimde hatanın bende mi olduğunu, benim mi yanlış davrandığımı sormak istedim.. Yapılabilecek bir üst birşey var mı onu danışmak istedim.
 
Yazım uzun olacak lütfen şimdiden kusura bakmayın fakat ben işin içerisinden çıkamıyorum.

Öncelikle kendim 18 gün yatılı olarak derin depresyon tedavisi gördüm. Hali hazırda panik atak ve anksiyete nedeniyle psikiyatri tedavim varken 36 kiloya kadar düşerek intihar etmem sonucu klinikte derin depresyon tedavisi gördüm. Psikolojik olarak rahatsızlığın en büyük desteğinin tedavi ve ilaç olduğunu terapilerle profesyonel destekle tamamlanması gerektiğini destekleyen bir bireyim.

Konu ailem. Ailem ile artık yaklaşık 2 aydır tamamen iletişimimi kesmiş durumdayım. Size sürecimi anlatmak ve ailemin mi yoksa hala benim mi hatalı olup olmadığı hakkında bilgilerinize ihtiyacım var.

Büyük kardeşim öncelikle bir küçüğüm var iki kardeşiz.

Babam; sosyal hayatında saygı duyulan ve gerçekten dışarıda beyefendi görünen bir insandır.Yapıcı görünür, karşı tarafın duygu düşüncelerini önemser, keyifli sohbet eder, nasihat verir, mantıklı konuşur, karşıt görüş olsanız bile sırtınızı sıvazlayarak sizi önemseyerek yanınızda olur. (Bu tutumu aileden kardeşim hariç hiç kimseye yapmaz kendi babası dahil)Rol modeldir, efendiliği, babalığı, eş oluşu herşeyiyle takdir toplar. Ev içerisinde ise bambaşkadır bir kaç örnek vermem gerekirse, ben hamileyken benim üzerime yürüyüp bana vurmakla tehdit etmiş küçük çocuğum korkudan bacağıma sarıldı halde bağırmaya devam etmiş, 20 li yaşlarda bir çorba yapmak için 2 yumurta kullandım diye yüzüme tükürmüş, beni evden kovmuş, mahalledeki arkadaşlarımla dışarı çıkmak istediğimde keyfi istemediği için izin vermeyip arkadaşlarım babamı arayıp izin istediğinde bağırıp çağırıp ben üzerime yürüyüp, vurmaya yeltendiği için odama kendimi kilitlediğim için kapıyı tekmeleyerek kırmış bir insan aslında ev içerisinde. Benim ergenlik dönemimde annemi aldattı (bir defa oldu ve hata olarak kaldı), bileklerini kesmek üzereyken babamı yakaladım ağlayarak sarıldı özür diledi sanırım ilk ve son özürüydü bu ömrümde. Annem ve babam fiziksel olarak da kavgalar eden insanlardır, (eski zamanlarda daha fazlaydı şiddet karşılıklı benim ergenlik dönemim) vurup kırılan şeylerle mesela ayna gibi cam gibi şeylerle birbirlerini kesmeye birbirlerini yaralamaya çalışmış insanlardır sağ elimin içerisi bu nedenle yaralanmışlığı dahi var onları ağlayarak bağırarak ayırmak için. Annem ile iletişimi hep tartışmadır(annem yüzünden çıkar ve karşılıklı tartışmaya döner) kendi haklıysa bazen ses yükseltir, gözlerini kocaman yapar bağırır, vurur kırar eşyalara ve odasına gider. Tartışma babam için bitse de annem için uzar, genel olarak annemin beddua okuma, baba tarafına hakaretler, şimdiki aklım olsa evlenmezdim, yıllar önce olan olayları anlatır, suçlar, bir yaşandıysa 5 kendi aklında yaşanmışlık ekler ama annem asla susmaz. Ben anneme sakinleşmesi için yanaşsamda namusuma kadar küfürler eder benimde soyuma sopuma küfür eder babam ile olan tartışmasına bu defa benim üzerimden hala devam eder, ağlamaya devam etmez bana bağırdıkça küfürler ettikçe keyiflenir. Babamın tartışmada sakinleşmesi için yanına gidip nasılsın, böyle olmasaydı baba keşke , şunu demeseydin bak öfkeleniyor annem gibi yaklaşım gösterdiğimde de genelde aşağılayıcı kelimeler sarf eder, geçmişimden hatalarımı (depresyon tedavisi görmeme sebep olan süreçteki) hatalarımı yüzüme vurur, beni küçümser, sen kimsin, sen bana akıl veremezsin, senden fikrini isteyen oldu mu, sen kendi hayatına dair karar alabiliyormusun bana akıl veriyorsun gibi gibi tepkiler verir .. Evde ise rolu yalnızca telefon ile ilgilenmek, oyun, sosyal medya, siyaset gibi şeylerdir sosyal aile iletişimimiz ev içerisinde yoktur.

Annem; negatiftir, olumsuzdur, mutsuzdur, gülmez, herşeye küfür eder, bilmediği konularda dahi bilgisi varmış gibi konuşur, iddialaşır, izlemediği duymadığı şeyleri sanki izlemiş, duymuş görmüş, biriyle konuşmuş gibi örnek verecek olursam, bilmem neredeki profesör doktor söyledi bana der halbuki öyle birşey olmamıştır bile, sosyal hayatta sadece idare edilen veya duymazdan gelinen birisidir. Annemle yalnızca iletişim ve ruh halinin pozitifliği, hiç yaşını göstermiyorsun, ne kadar tatlısınız, ne kadar zayıfsınız gibi şeyler söylerseniz sizden iyisi olmaz ve asla ama asla size karşı kötü yüzünü göstermez. Kötü niyetli birisi değildir, kimseye kötülük, hıyanetlik yapmaz, yalnızca karakter olarak mutsuz ve negatif birisi olduğu için mutsuzluğunu yayar. Normal şartlarda iletişim çok zordur. Ev içerisinde birtek bana karşı saldırganlığı asla benden tepki alana kadar bitmez ve susmamayı tercih eder, üzülmez babamdaki gibi ağlamaz. Aşağılar küfürler eder, sen zavallısın, sen or..sun, sen yapayalnız birisin, seni deli hastanesine kapattık kimse aramadı bile, kimse yok çevrende, yalancısın sen, ortalık karıştırıcısın, iftiracısın, o zavallı kocan sana nasıl idare ediyor, oda gurursuz gibi gibi aşağılayıcı sözler kullanır, sinirlendirmeyi başarır ve ağlar yada bağırırsam seni yine kapatalım biz seni hastaneye en iyisi yada antidepresan iç bak iyi değilsin yine sen der güler bana. Beni aşağılarken, bağırırken evde hiç kimse ona ses etmez. Ben bağırdığımda kardeşim(bazen) ve babam hemen hadsizleştiğimi söyler üzerime gelirler üçü birden bağırır bu defa. Ağlayarak söylemiştim bunu şüpheli durumum olduğunu ve kendimi zar zor toparlayarak.. Kanser şüphesi gibi büyük bir süreç atlattım, biyopsi alınma süreçleri, bekleme süreçleri babam ve annem aramadı. Hani süreç hakkında aramaktan bahsetmiyorum nasılsın dahi demediler bana. Neden o süreçte yanında olmadıklarını sordum anneme, gülerek cevap verdi peki şimdi sorayım o zaman kaç gün ömrün kalmış, söyle hadi bakalım ona göre helvanı hazırlayalım tarzı tepkiler vermişti.(Testlerimin temiz ve kanserli hücre çıkmadığını öğrendiğimiz zaman) Annem normaldeyken ise beni büyütürken yaşadığı maddi zorluğu hep anlatır, mama alamadığını hatırlar ağlar, benim ilk çocuk olduğum için başka sevdiğini söyler beni. Fakat bu sohbetler çok çok nadirdir.

Kardeşim, sosyal hayatında bir iki tane gerçekten dostu vardır yıllardır süren çok güzel dostlukları uzakta yaşasalar bile sosyal medya, telefon gibi iletişimdelerdir hep. Geri kalan çevresindeki hiç kimseyi sevmez fakat hepsiyle çok iyi geçiniyor, seviyor gibi davranır. O kişilerin acılarını, dertlerini benimle paylaşır güler sosyal olarak onlarla hep bir aradadır. Eğitim olarak başarılı ve azimlidir. Kariyeri yerinde maddi özgürlüğü elindedir. (Çokta takdir ederim ve gurur duyarım) Karşı cinse karşı çok fazla naiftir, bambaşka birisi olur, benimle iletişimi dahi keser, benim hakkımda dedikodular dahi yapar annem gibi ileri geri konuşacak kadar. Aile kavramı yoktur babam ve annem hakkında da ileri geri de konuşur. Genel olarak ergenlikten itibaren maddi ve manevi olanaklar eğitim ve iş hayatımda bana asla sunulmayan tüm olanaklar genişletilerek ona sunuldu. Birşey olduğunda da " annem babam yapacaklar tabi ! " Diye tepki verir ve afaki dahi bir talebi olsa gerçekleşir, nitekim ben makul birşeyi talep etsem kardeşimi kıskanmakla, zavallılıkla, bencillikle suçlanırım ve asla olanak yaratılmaz bana. Annem ve babamın benim üzerimde kurdukları baskı tartışma hakaret içerikli iletişim ve kavga ortamında asla bir taraf olmaz sesini çıkartmaz ta ki kendisine dokunulmadığına kadar, bana neden bunları yapmalarına izin verdin dediğimde değişen hiçbir şey olmayacak, ben kimsenin arasına girmem, girmek zorunda da değilim gibi tutumda oluyor. Fakat sonradan da yalnızken bile benim ağladığımı görse dahi nasıl olduğunu sormaz. Olaylar olurken elinde telefonla kıkır kıkır arkadaşlarıyla mesajlaşır, olmadık arkadaşlarını arar kahkahalarla güler ev içerisinde hiçbir sorun yokmuş gibi davranır, süreçlere dahil olmaz evdeki, sohbetlerini hiç birşey olmuyormuş gibi kahkalarla sürdürür. Annemin ve babamın hakaretleri son bulup sigara içmeye gitme gibi durumları olduğunda yanlarına gider havadan sudan sohbetler ederler kahkahalar atarlar. Neden, niye denmez. Derin depresyon yaşama sürecimde dahi yanımda olmadığını, neden bunu yaptığını sorduğumda sen kendi kafanda büyüttün boş ver demiştim ben sana tarzı cevapları olur genelde. Hayatına gece klüperinde, arkadaş ortamlarında, alkolle neşeyle hiç birşey olmayarak devam etmişti, anlatmak konuşmak istediğimde amma taktın kafaya ya boşversene artık demişti.

Ben.. asla kendime merhamet duymadığım, yanlış kararlar ve hatanın bedeliyle ödediğim hırpalanmış ben.. derin depresyona uyuşturucu bağımlısı birisini hayatıma alarak, nişanlanarak(ailem bilmiyordu ve onu seviyorlardı) onun "benimle kaçar mısın?" Teklifini reddettikten sonra yaşadığım süreçte oldu herşey, teklifini kabul etmezsem ve ondan ayrılırsam hayatımı karartacağını beni öldüreceğini söyledi bende korkmadığımı ve kaçmayacağımı söyledim. Babamı arayarak benim uyuşturucu kullandığımı söyledi, krediler çektirmişti bana benim uyuşturucu sattığımı söyledi, birliktelik yaşamıştık bunu adice bir duruma dönüştürerek benim başka erkeklerle uyuşturucu için birlikte olduğumu söyledi. Bu süreç sonrası kendime ve ailemi yaşattıklarımı sindiremediğim için depresyon sürecim başladı. Ben ailem tarafından zaten hiç bir şekilde çocukluktan beri sevgi görmemişken bu süreçte de boş ver, kurtuldun işte, sen daha iyilerine layıksın, evin var, huzurun var, sağlığın var, paran var, neyi bu kadar dert ediyorsun neyi kafaya takıyorsun gibi kapatma cümleleri ile yalnızca destek olduklarını zannettiler benimle o süreçte 38 kilograma kadar düştüm ve intihar etmiştim(detayına girmek istemiyorum 48 saatlik müşade ve sonrasında sargılarımla ruh ve sinir hastalıklarına yatışın oldu) Hastaneden çıktıktan sonra eski işime döndüm, azimli bir çalışma programı ayarladım sınavlara hazırlandım bulunduğum şehirde üniversiteyi kazandım okula başladım mezun oldum Veteriner hekim oldum eşimle 4. Sınıftayken tanıştık ve 2 yıl içerisinde evlendik, şuan çok mutlu bir evliliğim var. Evlatlarım var çocuklarıma karşı annem ve babamın bana yaptığı herşeyi yapmaktan sakınarak çok tedbirli şekilde onlarla duygusal bağ kuruyor ve içimde yaşadığım boşluğu onlara aksettirmemeye özen gösteriyorum. Benim kadar kendilerini çaresiz ve yalnız hissetmesinler diye. Eşim Dünya iyisi bir insandır ve tuzdan biberden tartışmalar olur aramızda birtek sevgimiz ve bağımız çok kuvvetli hayattaki en büyük şansımın onunla tanıştığım gün ve evlatlarımı kucağıma aldığım günler olduğunu biliyorum. O günler için hep şükür ederim kendime. Eşim de maalesef ailesi tarafından sevgisiz ve yapayalnız bırakılmış bir geçmişe sahip. Birbirimizin birbirimizden ve evlatlarımızdan başka kimsesi yok.

Ailemi ve beni analiz ettiğinizde sizlerin düşüncesi nedir acaba? Anneme destek alması gerektiğini söylediğimde asla buna yanaşmıyor ben deli değilim tarzı yaklaşımları oluyor. Peki o zaman sen delinin annesi misin? Ben klinikte yattım nasıl böyle düşünüyorsun dediğimde evet delisin sen diyor.. nitekim babam da benzer düşünceler içerisinde benim deli olduğumu söyler. Kardeşim ise benim kendi kendime bunu yaptığımı, benim zavallı olduğumu ve gurursuz olduğumu (uyuşturucu kullanan birisini bile isteye hayatıma aldığım için) düşünüyor. Ev içerisindeki gerginliğin bitmesi adına hiçbirisinin neden adım atmadığını sorduğumda ise sonuç değişecek mi? Neden dahil olalım ki tarzı yaklaşımlar oluyor babam ve kardeşim için bu. Bilmiyorum toparlayabildim mi ya da anlatabildim mi fakat gerçekten artık içim çok dolu sorun bende mi ya da tekrar Ben mi destek almalıyım ben mi hatalı olanım acaba?

Sonuna kadar okuduğunuz için de çok teşekkür ederim, umarım başınızı ağrıtmamışımdır.
Bundan sonra iki evladınız ve eşiniz sizi ilgilendirsin. Anne baba ve kardeş üçgeninde boğulmuşsunuz. Hatalar yapmışsınız olabilir herkes hata yapabilir. Ama çok ağır bir süreçten geçerek bedel ödemişsiniz bu çok acı. Bu kadar hassasiyet fazla. Birbirini kesecek olsalardı emin olun çoktan kesmişlerdi. Bakın hala herkes hayatta ve bir de hala çemkirecek sizi bulmuşlar. En ufacık bir baş kaldırmanızda nasıl da kenetleniyorlar birbirlerine değil mi? Onların size ihtiyacı yok. Size ihtiyacı olan iki evladınız var. O evde yaşanılan her şey onları ilgilendirir onların hayatı. Siz kendi hayatınıza ve evlatlarınıza bakacaksınız. Gerekirse silip atacaksınız. Ailesi ile görüşmeyen bir sürü insan var kimse ölmüyor merak etmeyin. İşin sırrı yapılan haksızlıklara karşı nasıl bir tutum sergiliyorsunuz orada saklı.
 
Back
X