• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Annesi böyle olanlar var mı?

Merhaba, sanırım çok uzun olacak. Bunu yazarken de çok mahcup hissediyorum, anneme karşı suç işliyor gibi ama bir yanım katlanamıyorum artık.

Annem bizi resmen bebekleri çok seviyorum diye doğurmuş. Başka bir düşünce yok, sadece bebek seviyorum o zaman doğurayım mantığı. Büyüdükçe bizle gerçek bir anne gibi ilgilendiğini hatırlamıyorum. Mesela ben okula giderken saçımı 1. sınıfta dahi kendim yapardım. Bir gün fotoğraf çekimine gideceğiz, hastaydım, saçım başım dağınık; annem o gün bile şu saçını bir taramalı demedi. Fotoğrafım hâlâ duruyor, kabarık iğrenç bir saçım var. Daha sonrasında anneme dedim insan bir saçımı yapar diye, kardeşin küçüktü onunla mı uğraşayım zaten tüm işlere ben bakıyorum dedi. Asla yavrum nasılsın, kızım karnın aç mı diye konuşmaz. Erkek kardeşim var, hani anneler oğullarını pohpohlar ya, aman oğlum yemeğini ye falan filan, ona bile böyle konuşmaz hiç oğlum dediğini bilmem. Her gün temizlik yapar, yemek yapar ama mesela estetikten çok uzaktır. On saat uğraşıp yemek yapar masaya iki tabak yemek koyar, 5 kişiysek 4 kaşık koyar. Yemeği seçerek yer, kahvaltı tabağında en güzel domatesi arar, çatalıyla iki saat onu seçer, çayımız bitse asla fark etmez. Bakın doldursun diye demiyorum, kendine çay doldururken hemen kendi bardağının yanındaki bardak boş olsun onu görmez, asla asla. Babam mesela birimizin çayı bitse doldurur hemen, annem asla. Ekmeğin bitse fark etmez, uzatmaz. Sürekli bir şey düşünüp kendi kendine konuşur, düşündüğü için kaşları çatık olur, düşündüğü için söylediğimiz şeyleri ilkinde duymaz. Sofranın en alakasız yerinde kardeşime o tırnaklar ne, o saçlar ne diye aniden çıkışır. Sahurda saat 5 bile olsa. Gözlerini belertir. Sürekli babamın ve babaannemin, yengelerimin neler yaptığını düşünüp konuşur durur bu yüzden babama düşmanca davranır. Babam gelince hoş geldini bırak niye geldin der. Bir de müslüman biri annem. Mesela Nihat Hatipoğlu karı ve kocanın haklarını anlatıyordu geçen gün. Annem babam duysun diye sesini açtı tv'nin. Hâlbuki orada esas kendisine yönelik şeyler söyleniyor. Eşiniz gelince bir güleryüzle hoş geldin deyin vs. Onları asla kendi üzerine alınmaz ama kendisine yapılan her şey için tv'nin sesini açar. Telefonda bağırarak konuşur, babamdan şikâyet eder, küfür eder. Bizle çekildiği fotoğraflarda asla gülmez. Hadi babamı geçtim, benle mesela fotoğraf çekilse gülmez. Ama kendi ailesinin yanında, kendi çektiği fotoğraflarda güler. Kendi kardeşi amcamın yaptıklarıyla aynı şeyleri yapsa normalleştirir, amcam bir şey yapınca şeytanlaştırır. Bana sen küçükken tatlıydın büyüyünce çirkinleştin der. Bir ara teyzem bir oğlan var konuş dedi annem dedi ki "Herkes güzelliğe bakmaz, bazıları da iyi olmaya bakar." Yani çirkinsin ama en azından iyi birisin dedi sağ olsun.:D Yeni bir şey yapılınca asla yemez. Mesela mutfağa girdin saatlerce uğraşıp bir şey yaptın diyelim. Yüzünü ekşitir, götür götür der. O yüz ifadesini görünce kendimi tokatlıyorum. Şaka değil, gerçekten annem beni sinirlendirince artık kendime zarar vermeden öfkem dinmiyor, bugün sahurda annemin çatık kaşlarını, iğrenen bakışlarını görünce bacağımı çimdikledim. Annenin yüzüne bakası gelmez mi bir insanın? Ben artık bakmadan konuşuyorum resmen. Söylediği şeyleri kabul etmez, tek doğru onun dediğidir. Suratına alenen sen peygamber misin, hiç mi hatan yok, peygamber bile hata yapmıştı dediğinde müslüman olmasına rağmen ben yapmıyorum diyor. Sürekli şikâyet ediyor. Hasta olması çok kötü. Bir ara finallerim varken annem hastalandı, benim de sınavlarım deli dehşet zor. Evde anneme kahvaltı hazırladım, yanına koydum, ilaç da koydum; evi de ben temizliyorum. Okula hazırlanırken ölüyorum bitiyorum diye ağlar ses tonuyla yanıma geldi ve bana hiç bakmıyosun dedi sinirden kendimi kesecektim, o kadar bunaldım ki. Annemin hiç arkadaşı yok. Sadece yaşlılarla arkadaş. Şu ana kadar bildiğim iki arkadaşı oldu, onlarla da küstü. Teyzelerime falan bakıyorum, can ciğer kuzu sarması 20 yıllık dostlukları var, annemin arkadaşı bile yok hani aile dostu görüştüğümüz kimse yok. Bir gün hastanede kalması gerekti, yengem kalsın dedim, ben şimdi hasta/baygın yatacağım beni öyle mi görsün? dedi. Bu nereden aklına geldi anlamadım ama sınava girmeyip annemle gittim, finalden 0 aldım yani, meğer hastanede kalmalık, baygın olmalık bir işlem değilmiş 10 saniyede halledildi bitti gittik eve. Boşuna girmedim sınavıma yani. Bir de annem asla başka insanları dinlemiyor. Mesela teyzem telefonda dün benim çocuk hastalandı, şöyle oldu böyle oldu, şunu yaşadım bir şey anlatırken annem kaynanam şunu dedi, akşam ne yapsam falan diyor. Şoklar geçiriyorum, teyzemi dinlesene diyorum. Bir ara komşuyla bir yemek yaparken komşu bir akrabasının beyin kanaması mi ne geçirdiğini söyledi, üzücü bir hikâyeydi, şimdi hastanede yatıyor dedi hadi ya dedim. Annem diyor ki buna tuz atmış mıydınız, bir utandım bir utandım ki. Geçmiş olsun vs. diye ben konuşmaya devam ettim. Mesela bundan da bıktım. Sanki annem anne değil de ben anneyim. Sürekli bir şeylerin ardını topluyorum. Teyzemlere bakıyorum annemle alakaları yok. Çocuklarını bir seviyorlar bir seviyorlar. İmreniyorum. Onlar çocuklarını çok tanıyor, mesela Ayşe o yemeği yemez, Ayşe şöyle giyinir, Ayşe 2 şeker atar dediklerinde şok geçiriyorum. Çocuklarının her şeylerini biliyorlar. Benim annem bizi tanımıyor. Mesela alışverişe gidince mor uzun bir elbise getiriyor bana. Benden önce babam diyor muitap bunu giymez ki diye. Babam bile erkek beyniyle tarzımı anlıyor annem "Ama çok güzel." diye yanıt verip geçiyor. Bize asla sarılmaz, etmez. Hadi bilmiyor diyelim ama sevmeyi öğrenmek bu kadar zor mu? İnsan yavrusunu otomatik olarak sevmez mi? Yaz tatilinde teyzemlerde kaldım, kocaman kuzenlerimle bir ilgileniyor bir ilgileniyor. Şakalar, gıdıklamalar, öpmeler, alttan almalar. Kuzenim bağırsa bile alttan alıp şaka yapıyor, ben bağırsam annem neler neler yapar. İmreniyorum açıkçası. Teyzelerimin sayfalarına giriyorum, canım kızım iyi ki doğdun vs. vs. Annem ben fotoğraf paylaşınca bile beğenmiyor. Bilmiyorum garip geliyor. Bir yandan da her zaman temizlik yapıyor, zaten evin en büyüğü de oymuş, kardeşlerine bakmış vs. diyorum ama sonra bu her şeyin sebebi olamaz, OLMAMALI diyorum. Kafayı yiyorum gerçekten. Arkadaşlarımın annesini görünce de bu insanlar böyle mi yaşıyor diyorum ya, 23 yaşındaki koca kızları anneleri yavrum karnın aç mı diye arıyor. Ben anneme bir kez laf olsun diye çok acıktım dedim, mutfak orada koca kızsın ben mi ağzına getireyim diye bağırdı; iştahım kaçtı. Mesela anneleri arıyor şunu şunu yaptım sen yemezsin gelirken kendine bir şey al diyorlar. Benim annem yemediğim şeyi aklında bile tutmaz.

Bir yeri ağrısa sürekli bunu dile getirir. Bir yeri ağrımadan şuram ağrıyacak der. Bu aralar sürekli ayaklarım ağrıyor diyor ama uyandığı andan itibaren. Şu televizyonu açsana ayağım ağrıyor diyor, mutfağa gidiyor ayağım ağrıyor diyor. Tüm gün aynı ağrıyı söylüyor. Artık bir şey yapamadığım için öfkeleniyorum, sussun diye her şeyi ben yapmaya çalışıyorum. Doktora gitmek yerine söyleniyor sadece, benim ağrısa da onun ağrımasa diyorum artık. Hastalanmasından çok korkuyorum çünkü ay, uh, ölüyorum, öleceğim tepkileri yüzünden kendimi boğasım geliyor.

Öyle işte. Böyle bir ebeveyn modeli ile evde huzur olmuyor. Eve huzur veren kesinlikle annedir. Annem eve bakıyor, yemek yapıyor ediyor ama yıllar sonra benim aklımda bunlar kalmayacak. Böyle şeyler yaşayanlar var mı bilmiyorum ama bu aralar kafaya çok takıyorum.
teyzeleriniz annenizin kardeşleri olsa da huyları farklı olabilir. benim anam da diğer 5 kardeşinden en soğuk olanıdır dedeme çeken tek çocuk olarak, diğer beşi nineme çekmiş şükür. bakın babanız öyle bir insanken anneniz ile evliliğini sürdürüyor demek ki annenizin de güvenilir yanı var. evine yar olmayan bırakıp bırakıp giden kadınları da duyuyoruz.

lütfen annenizi olduğu gibi kabul edin, sevgi istiyorsanız siz de annenizi sevmeyi deneyin. sizin karakteriniz ve sevgi diliniz annenizden farklı daha duygusal ve hassassınız ama ikiniz de çok değişmezsiniz bu hayatta karakter ve davranışlar olarak.

ileride okul ve evlilik ile annenizden uzaklaşınca kafanız rahat eder ve inşallah olursa kaynananız ile ne kadar hasretiniz varsa kavuşursunuz umarım. annenizden beklentiyi sıfırladığınızda huzura kavuşacaksınız. her çeşit insan var hayatta. biraz daha sabredin lütfen geçecek..

benim anam da değişik bir kadındır. çocuğunu sevmeye utanana sıkıla bizi öpmeyi unutmuştu. dominant olmasına rağmen yıllar içinde esnedi. biraz kendimi yerine koyunca boğuluyorum ama anam halinden memnun. olduğu gibi kabul ediyorum ve çilekeş ömrüne saygı duyuyorum artık. herkes nasıl mutluysa öyle yaşamalı bence.
 
Biraz narsist gibi görünse de narsist olduğuna katılmıyorum. Çünkü narsistler kaostan beslenir. Siz anladığım kadarıyla 2 veya 3 kardeşsiniz. Narsist bunlardan birini mutlaka Altın Çocuk seçer, onunla abartılı ilgilenir, Günah Keçisi ilan ettiği diğerine yapmadığı eziyeti bırakmaz. Çok büyük ayırım yapar. Ki kardeşler birbirine düşsün, ortalık sürekli gergin olsun. Onun dışında elalemi çok önemser, bambaşka gösterir kendini. Başkalarının işine koşar onu sevsinler diye. Ben senin anlattıklarında bunu göremedim. Narsist, kurbanının gerçeklik algısını çarpıtır. Annen herkese karşı aynı kayıtsızlıkta davranıyor gibi geldi. Yanlışsam düzelt konu sahibi /düzeltin yorumcu hanımlar.

Senin annen bana dümdüz empati yoksunu sosyopat / psikopat geldi. Bunun çaresi yok. Çok isterse empatisi varmış gibi toplum içinde davranmayı öğrenir, o kadar.
 
Üyelik iptali yapmışsınız ama yine de yazacağım. Büyütüyorsun diyenler sizi anlayamaz, benimki bu kadar uç noktada olmasa da kendimi küçükken yetim öksüz gibi hissettiğim bir ortamda büyüdüm. Annenizin bir bozukluğu var mı onu en iyi uzmanlar söyler ama benim fikrim bazı insanlar dümdüz böyle. Bütün dünya kendi etraflarında dönüyormuş gibi yaşıyorlar ve diğer insanlar için içlerinde hiç ilgi ve sevgi olmuyor.
Ben terapi alarak ve psikoloji kitapları okuyarak çözdüm büyük ölçüde. “Annenin duygusal yokluğu” kitabını tavsiye ederim bu bağlamda. Ama acı gerçeği bilin; o düzelmeyecek, siz kendinizi iyileştireceksiniz.
 
Annenizde OKB ve depresyon belirtilerinin bir çoğu var yapabilirseniz tedaviye yönlendirin durumu babanızla paylaşıp. Sizin içinse tek çare ortamdan uzaklaşmak. Annenizle ilgili öfkenizi aynı ortamdayken yenemezsiniz, ayrıldığınızda dahi uzun bir süreç olacak. Affetmek gerek ama söz konusu kişi dünyaya gelme nedenin olunca çok daha zorlaşıyor. Sizi çok iyi anlıyorum.
 
Birebir aynı olmasa da benim de annemle benzer sorunlarım var. Ancak bana değer verdiğini, önemsediğini, mutlu etmeye calistigini gördüğüm anlar da oldu. Acaba bunları kaçırıyor olabilir misiniz sorunların içinde boğulurken? Hayatımin iplerinin yalnızca benim elimde olduğunu iyice anladığımda, o cesareti gösterip adımlar attığımda kendi içimde annemi yenmeyi başardım .o değişmedi, ama ben artık daha az etkilenmeyi ogrendim. Herkesin burada yazdığı gibi ben de aynı şeyi söyleyeceğim, çalışın ve kendi paranızı kendiniz kazanın. Mümkünse ayrı eve çıkın hatta başka bir şehre yerleşin, bu mümkün değilse ayrı ev . Gerekirse stüdyo daire tutun hiç durumunuz yoksa ama ayrı ev şart.yeni hobiler, etkinlikler, yeni alışkanlıklar., yeni rutinler size iyi gelecek.💙🌸 anneniz değişmeyecek ama siz değişeceksiniz. Ve ben bir sanat daliyla ilgilenmenizi de tavsiye edeceğim.artik sanat terapisi diye bir gerçek var. Bir enstrüman a klgi duyuyorsanız ona yönelin kursa gidin. Enstrüman çalmak zihni geliştirdigi , muhtesem de bir yol arkadaşı oluyor size ben keman çalmaya başladığımdan beri kendime güvenim arttı. Hafızam güçlendi sanki. İsterseniz araştırın.🌸 özetle, hayatınızı size faydalı şeylerle doldurmalisiniz. Bir süre sonra fark edeceksiniz ki anneniz aklınıza gelmiyor düşünmek isteseniz bile buna zamanınız kalmıyor etkilenmiyorsunuz
 
Bütün narsist mağdurları aynı durumu sergilemez ki.
Bu senin karakterinle ilgili bir şey pasifsen sinersin.
Bazısı ona benzer.
Bazısı daha güçlü çıkar.
Bu mağdur olduğun gerçeğini değiştirmez.
Pasiflikle alakası yok. narsist kisilik bozuklugu tanisi almis biri ile büyüdüm anlattigi narsist taniminin yanindan bile gecmez. Her anlasamadiginiz kisiye narsist denmesi moda oldu kadin narsist falan degil narsist olsa duramazdi 🙃
 
Merhaba, sanırım çok uzun olacak. Bunu yazarken de çok mahcup hissediyorum, anneme karşı suç işliyor gibi ama bir yanım katlanamıyorum artık.

Annem bizi resmen bebekleri çok seviyorum diye doğurmuş. Başka bir düşünce yok, sadece bebek seviyorum o zaman doğurayım mantığı. Büyüdükçe bizle gerçek bir anne gibi ilgilendiğini hatırlamıyorum. Mesela ben okula giderken saçımı 1. sınıfta dahi kendim yapardım. Bir gün fotoğraf çekimine gideceğiz, hastaydım, saçım başım dağınık; annem o gün bile şu saçını bir taramalı demedi. Fotoğrafım hâlâ duruyor, kabarık iğrenç bir saçım var. Daha sonrasında anneme dedim insan bir saçımı yapar diye, kardeşin küçüktü onunla mı uğraşayım zaten tüm işlere ben bakıyorum dedi. Asla yavrum nasılsın, kızım karnın aç mı diye konuşmaz. Erkek kardeşim var, hani anneler oğullarını pohpohlar ya, aman oğlum yemeğini ye falan filan, ona bile böyle konuşmaz hiç oğlum dediğini bilmem. Her gün temizlik yapar, yemek yapar ama mesela estetikten çok uzaktır. On saat uğraşıp yemek yapar masaya iki tabak yemek koyar, 5 kişiysek 4 kaşık koyar. Yemeği seçerek yer, kahvaltı tabağında en güzel domatesi arar, çatalıyla iki saat onu seçer, çayımız bitse asla fark etmez. Bakın doldursun diye demiyorum, kendine çay doldururken hemen kendi bardağının yanındaki bardak boş olsun onu görmez, asla asla. Babam mesela birimizin çayı bitse doldurur hemen, annem asla. Ekmeğin bitse fark etmez, uzatmaz. Sürekli bir şey düşünüp kendi kendine konuşur, düşündüğü için kaşları çatık olur, düşündüğü için söylediğimiz şeyleri ilkinde duymaz. Sofranın en alakasız yerinde kardeşime o tırnaklar ne, o saçlar ne diye aniden çıkışır. Sahurda saat 5 bile olsa. Gözlerini belertir. Sürekli babamın ve babaannemin, yengelerimin neler yaptığını düşünüp konuşur durur bu yüzden babama düşmanca davranır. Babam gelince hoş geldini bırak niye geldin der. Bir de müslüman biri annem. Mesela Nihat Hatipoğlu karı ve kocanın haklarını anlatıyordu geçen gün. Annem babam duysun diye sesini açtı tv'nin. Hâlbuki orada esas kendisine yönelik şeyler söyleniyor. Eşiniz gelince bir güleryüzle hoş geldin deyin vs. Onları asla kendi üzerine alınmaz ama kendisine yapılan her şey için tv'nin sesini açar. Telefonda bağırarak konuşur, babamdan şikâyet eder, küfür eder. Bizle çekildiği fotoğraflarda asla gülmez. Hadi babamı geçtim, benle mesela fotoğraf çekilse gülmez. Ama kendi ailesinin yanında, kendi çektiği fotoğraflarda güler. Kendi kardeşi amcamın yaptıklarıyla aynı şeyleri yapsa normalleştirir, amcam bir şey yapınca şeytanlaştırır. Bana sen küçükken tatlıydın büyüyünce çirkinleştin der. Bir ara teyzem bir oğlan var konuş dedi annem dedi ki "Herkes güzelliğe bakmaz, bazıları da iyi olmaya bakar." Yani çirkinsin ama en azından iyi birisin dedi sağ olsun.:D Yeni bir şey yapılınca asla yemez. Mesela mutfağa girdin saatlerce uğraşıp bir şey yaptın diyelim. Yüzünü ekşitir, götür götür der. O yüz ifadesini görünce kendimi tokatlıyorum. Şaka değil, gerçekten annem beni sinirlendirince artık kendime zarar vermeden öfkem dinmiyor, bugün sahurda annemin çatık kaşlarını, iğrenen bakışlarını görünce bacağımı çimdikledim. Annenin yüzüne bakası gelmez mi bir insanın? Ben artık bakmadan konuşuyorum resmen. Söylediği şeyleri kabul etmez, tek doğru onun dediğidir. Suratına alenen sen peygamber misin, hiç mi hatan yok, peygamber bile hata yapmıştı dediğinde müslüman olmasına rağmen ben yapmıyorum diyor. Sürekli şikâyet ediyor. Hasta olması çok kötü. Bir ara finallerim varken annem hastalandı, benim de sınavlarım deli dehşet zor. Evde anneme kahvaltı hazırladım, yanına koydum, ilaç da koydum; evi de ben temizliyorum. Okula hazırlanırken ölüyorum bitiyorum diye ağlar ses tonuyla yanıma geldi ve bana hiç bakmıyosun dedi sinirden kendimi kesecektim, o kadar bunaldım ki. Annemin hiç arkadaşı yok. Sadece yaşlılarla arkadaş. Şu ana kadar bildiğim iki arkadaşı oldu, onlarla da küstü. Teyzelerime falan bakıyorum, can ciğer kuzu sarması 20 yıllık dostlukları var, annemin arkadaşı bile yok hani aile dostu görüştüğümüz kimse yok. Bir gün hastanede kalması gerekti, yengem kalsın dedim, ben şimdi hasta/baygın yatacağım beni öyle mi görsün? dedi. Bu nereden aklına geldi anlamadım ama sınava girmeyip annemle gittim, finalden 0 aldım yani, meğer hastanede kalmalık, baygın olmalık bir işlem değilmiş 10 saniyede halledildi bitti gittik eve. Boşuna girmedim sınavıma yani. Bir de annem asla başka insanları dinlemiyor. Mesela teyzem telefonda dün benim çocuk hastalandı, şöyle oldu böyle oldu, şunu yaşadım bir şey anlatırken annem kaynanam şunu dedi, akşam ne yapsam falan diyor. Şoklar geçiriyorum, teyzemi dinlesene diyorum. Bir ara komşuyla bir yemek yaparken komşu bir akrabasının beyin kanaması mi ne geçirdiğini söyledi, üzücü bir hikâyeydi, şimdi hastanede yatıyor dedi hadi ya dedim. Annem diyor ki buna tuz atmış mıydınız, bir utandım bir utandım ki. Geçmiş olsun vs. diye ben konuşmaya devam ettim. Mesela bundan da bıktım. Sanki annem anne değil de ben anneyim. Sürekli bir şeylerin ardını topluyorum. Teyzemlere bakıyorum annemle alakaları yok. Çocuklarını bir seviyorlar bir seviyorlar. İmreniyorum. Onlar çocuklarını çok tanıyor, mesela Ayşe o yemeği yemez, Ayşe şöyle giyinir, Ayşe 2 şeker atar dediklerinde şok geçiriyorum. Çocuklarının her şeylerini biliyorlar. Benim annem bizi tanımıyor. Mesela alışverişe gidince mor uzun bir elbise getiriyor bana. Benden önce babam diyor muitap bunu giymez ki diye. Babam bile erkek beyniyle tarzımı anlıyor annem "Ama çok güzel." diye yanıt verip geçiyor. Bize asla sarılmaz, etmez. Hadi bilmiyor diyelim ama sevmeyi öğrenmek bu kadar zor mu? İnsan yavrusunu otomatik olarak sevmez mi? Yaz tatilinde teyzemlerde kaldım, kocaman kuzenlerimle bir ilgileniyor bir ilgileniyor. Şakalar, gıdıklamalar, öpmeler, alttan almalar. Kuzenim bağırsa bile alttan alıp şaka yapıyor, ben bağırsam annem neler neler yapar. İmreniyorum açıkçası. Teyzelerimin sayfalarına giriyorum, canım kızım iyi ki doğdun vs. vs. Annem ben fotoğraf paylaşınca bile beğenmiyor. Bilmiyorum garip geliyor. Bir yandan da her zaman temizlik yapıyor, zaten evin en büyüğü de oymuş, kardeşlerine bakmış vs. diyorum ama sonra bu her şeyin sebebi olamaz, OLMAMALI diyorum. Kafayı yiyorum gerçekten. Arkadaşlarımın annesini görünce de bu insanlar böyle mi yaşıyor diyorum ya, 23 yaşındaki koca kızları anneleri yavrum karnın aç mı diye arıyor. Ben anneme bir kez laf olsun diye çok acıktım dedim, mutfak orada koca kızsın ben mi ağzına getireyim diye bağırdı; iştahım kaçtı. Mesela anneleri arıyor şunu şunu yaptım sen yemezsin gelirken kendine bir şey al diyorlar. Benim annem yemediğim şeyi aklında bile tutmaz.

Bir yeri ağrısa sürekli bunu dile getirir. Bir yeri ağrımadan şuram ağrıyacak der. Bu aralar sürekli ayaklarım ağrıyor diyor ama uyandığı andan itibaren. Şu televizyonu açsana ayağım ağrıyor diyor, mutfağa gidiyor ayağım ağrıyor diyor. Tüm gün aynı ağrıyı söylüyor. Artık bir şey yapamadığım için öfkeleniyorum, sussun diye her şeyi ben yapmaya çalışıyorum. Doktora gitmek yerine söyleniyor sadece, benim ağrısa da onun ağrımasa diyorum artık. Hastalanmasından çok korkuyorum çünkü ay, uh, ölüyorum, öleceğim tepkileri yüzünden kendimi boğasım geliyor.

Öyle işte. Böyle bir ebeveyn modeli ile evde huzur olmuyor. Eve huzur veren kesinlikle annedir. Annem eve bakıyor, yemek yapıyor ediyor ama yıllar sonra benim aklımda bunlar kalmayacak. Böyle şeyler yaşayanlar var mı bilmiyorum ama bu aralar kafaya çok takıyorum.

Anneniz sizin özel hizmetkarınız m? çatal getirsin çayınız bitince çayınızı doldursun! Eliniz kolunuz tutuyor ki buraya destan yazmışsınız. Çayınızı da çaylarını da kalkın siz doldurun.
 
Pasiflikle alakası yok. narsist kisilik bozuklugu tanisi almis biri ile büyüdüm anlattigi narsist taniminin yanindan bile gecmez. Her anlasamadiginiz kisiye narsist denmesi moda oldu kadin narsist falan degil narsist olsa duramazdi 🙃

Yoo bu kadın narsist mi değil mi onu bilemem. Siz de bilemezsiniz anlattığı kadarını biliyoruz. Lakin narsist baba mağduru 3 kardeşin 3ü de birbirinden farklı davranış sergileyebilir. Hepsi aynı karakterde çıkmaz. Benim yorumum bunaydı.
 
Son düzenleme:
Merhaba, sanırım çok uzun olacak. Bunu yazarken de çok mahcup hissediyorum, anneme karşı suç işliyor gibi ama bir yanım katlanamıyorum artık.

Annem bizi resmen bebekleri çok seviyorum diye doğurmuş. Başka bir düşünce yok, sadece bebek seviyorum o zaman doğurayım mantığı. Büyüdükçe bizle gerçek bir anne gibi ilgilendiğini hatırlamıyorum. Mesela ben okula giderken saçımı 1. sınıfta dahi kendim yapardım. Bir gün fotoğraf çekimine gideceğiz, hastaydım, saçım başım dağınık; annem o gün bile şu saçını bir taramalı demedi. Fotoğrafım hâlâ duruyor, kabarık iğrenç bir saçım var. Daha sonrasında anneme dedim insan bir saçımı yapar diye, kardeşin küçüktü onunla mı uğraşayım zaten tüm işlere ben bakıyorum dedi. Asla yavrum nasılsın, kızım karnın aç mı diye konuşmaz. Erkek kardeşim var, hani anneler oğullarını pohpohlar ya, aman oğlum yemeğini ye falan filan, ona bile böyle konuşmaz hiç oğlum dediğini bilmem. Her gün temizlik yapar, yemek yapar ama mesela estetikten çok uzaktır. On saat uğraşıp yemek yapar masaya iki tabak yemek koyar, 5 kişiysek 4 kaşık koyar. Yemeği seçerek yer, kahvaltı tabağında en güzel domatesi arar, çatalıyla iki saat onu seçer, çayımız bitse asla fark etmez. Bakın doldursun diye demiyorum, kendine çay doldururken hemen kendi bardağının yanındaki bardak boş olsun onu görmez, asla asla. Babam mesela birimizin çayı bitse doldurur hemen, annem asla. Ekmeğin bitse fark etmez, uzatmaz. Sürekli bir şey düşünüp kendi kendine konuşur, düşündüğü için kaşları çatık olur, düşündüğü için söylediğimiz şeyleri ilkinde duymaz. Sofranın en alakasız yerinde kardeşime o tırnaklar ne, o saçlar ne diye aniden çıkışır. Sahurda saat 5 bile olsa. Gözlerini belertir. Sürekli babamın ve babaannemin, yengelerimin neler yaptığını düşünüp konuşur durur bu yüzden babama düşmanca davranır. Babam gelince hoş geldini bırak niye geldin der. Bir de müslüman biri annem. Mesela Nihat Hatipoğlu karı ve kocanın haklarını anlatıyordu geçen gün. Annem babam duysun diye sesini açtı tv'nin. Hâlbuki orada esas kendisine yönelik şeyler söyleniyor. Eşiniz gelince bir güleryüzle hoş geldin deyin vs. Onları asla kendi üzerine alınmaz ama kendisine yapılan her şey için tv'nin sesini açar. Telefonda bağırarak konuşur, babamdan şikâyet eder, küfür eder. Bizle çekildiği fotoğraflarda asla gülmez. Hadi babamı geçtim, benle mesela fotoğraf çekilse gülmez. Ama kendi ailesinin yanında, kendi çektiği fotoğraflarda güler. Kendi kardeşi amcamın yaptıklarıyla aynı şeyleri yapsa normalleştirir, amcam bir şey yapınca şeytanlaştırır. Bana sen küçükken tatlıydın büyüyünce çirkinleştin der. Bir ara teyzem bir oğlan var konuş dedi annem dedi ki "Herkes güzelliğe bakmaz, bazıları da iyi olmaya bakar." Yani çirkinsin ama en azından iyi birisin dedi sağ olsun.:D Yeni bir şey yapılınca asla yemez. Mesela mutfağa girdin saatlerce uğraşıp bir şey yaptın diyelim. Yüzünü ekşitir, götür götür der. O yüz ifadesini görünce kendimi tokatlıyorum. Şaka değil, gerçekten annem beni sinirlendirince artık kendime zarar vermeden öfkem dinmiyor, bugün sahurda annemin çatık kaşlarını, iğrenen bakışlarını görünce bacağımı çimdikledim. Annenin yüzüne bakası gelmez mi bir insanın? Ben artık bakmadan konuşuyorum resmen. Söylediği şeyleri kabul etmez, tek doğru onun dediğidir. Suratına alenen sen peygamber misin, hiç mi hatan yok, peygamber bile hata yapmıştı dediğinde müslüman olmasına rağmen ben yapmıyorum diyor. Sürekli şikâyet ediyor. Hasta olması çok kötü. Bir ara finallerim varken annem hastalandı, benim de sınavlarım deli dehşet zor. Evde anneme kahvaltı hazırladım, yanına koydum, ilaç da koydum; evi de ben temizliyorum. Okula hazırlanırken ölüyorum bitiyorum diye ağlar ses tonuyla yanıma geldi ve bana hiç bakmıyosun dedi sinirden kendimi kesecektim, o kadar bunaldım ki. Annemin hiç arkadaşı yok. Sadece yaşlılarla arkadaş. Şu ana kadar bildiğim iki arkadaşı oldu, onlarla da küstü. Teyzelerime falan bakıyorum, can ciğer kuzu sarması 20 yıllık dostlukları var, annemin arkadaşı bile yok hani aile dostu görüştüğümüz kimse yok. Bir gün hastanede kalması gerekti, yengem kalsın dedim, ben şimdi hasta/baygın yatacağım beni öyle mi görsün? dedi. Bu nereden aklına geldi anlamadım ama sınava girmeyip annemle gittim, finalden 0 aldım yani, meğer hastanede kalmalık, baygın olmalık bir işlem değilmiş 10 saniyede halledildi bitti gittik eve. Boşuna girmedim sınavıma yani. Bir de annem asla başka insanları dinlemiyor. Mesela teyzem telefonda dün benim çocuk hastalandı, şöyle oldu böyle oldu, şunu yaşadım bir şey anlatırken annem kaynanam şunu dedi, akşam ne yapsam falan diyor. Şoklar geçiriyorum, teyzemi dinlesene diyorum. Bir ara komşuyla bir yemek yaparken komşu bir akrabasının beyin kanaması mi ne geçirdiğini söyledi, üzücü bir hikâyeydi, şimdi hastanede yatıyor dedi hadi ya dedim. Annem diyor ki buna tuz atmış mıydınız, bir utandım bir utandım ki. Geçmiş olsun vs. diye ben konuşmaya devam ettim. Mesela bundan da bıktım. Sanki annem anne değil de ben anneyim. Sürekli bir şeylerin ardını topluyorum. Teyzemlere bakıyorum annemle alakaları yok. Çocuklarını bir seviyorlar bir seviyorlar. İmreniyorum. Onlar çocuklarını çok tanıyor, mesela Ayşe o yemeği yemez, Ayşe şöyle giyinir, Ayşe 2 şeker atar dediklerinde şok geçiriyorum. Çocuklarının her şeylerini biliyorlar. Benim annem bizi tanımıyor. Mesela alışverişe gidince mor uzun bir elbise getiriyor bana. Benden önce babam diyor muitap bunu giymez ki diye. Babam bile erkek beyniyle tarzımı anlıyor annem "Ama çok güzel." diye yanıt verip geçiyor. Bize asla sarılmaz, etmez. Hadi bilmiyor diyelim ama sevmeyi öğrenmek bu kadar zor mu? İnsan yavrusunu otomatik olarak sevmez mi? Yaz tatilinde teyzemlerde kaldım, kocaman kuzenlerimle bir ilgileniyor bir ilgileniyor. Şakalar, gıdıklamalar, öpmeler, alttan almalar. Kuzenim bağırsa bile alttan alıp şaka yapıyor, ben bağırsam annem neler neler yapar. İmreniyorum açıkçası. Teyzelerimin sayfalarına giriyorum, canım kızım iyi ki doğdun vs. vs. Annem ben fotoğraf paylaşınca bile beğenmiyor. Bilmiyorum garip geliyor. Bir yandan da her zaman temizlik yapıyor, zaten evin en büyüğü de oymuş, kardeşlerine bakmış vs. diyorum ama sonra bu her şeyin sebebi olamaz, OLMAMALI diyorum. Kafayı yiyorum gerçekten. Arkadaşlarımın annesini görünce de bu insanlar böyle mi yaşıyor diyorum ya, 23 yaşındaki koca kızları anneleri yavrum karnın aç mı diye arıyor. Ben anneme bir kez laf olsun diye çok acıktım dedim, mutfak orada koca kızsın ben mi ağzına getireyim diye bağırdı; iştahım kaçtı. Mesela anneleri arıyor şunu şunu yaptım sen yemezsin gelirken kendine bir şey al diyorlar. Benim annem yemediğim şeyi aklında bile tutmaz.

Bir yeri ağrısa sürekli bunu dile getirir. Bir yeri ağrımadan şuram ağrıyacak der. Bu aralar sürekli ayaklarım ağrıyor diyor ama uyandığı andan itibaren. Şu televizyonu açsana ayağım ağrıyor diyor, mutfağa gidiyor ayağım ağrıyor diyor. Tüm gün aynı ağrıyı söylüyor. Artık bir şey yapamadığım için öfkeleniyorum, sussun diye her şeyi ben yapmaya çalışıyorum. Doktora gitmek yerine söyleniyor sadece, benim ağrısa da onun ağrımasa diyorum artık. Hastalanmasından çok korkuyorum çünkü ay, uh, ölüyorum, öleceğim tepkileri yüzünden kendimi boğasım geliyor.

Öyle işte. Böyle bir ebeveyn modeli ile evde huzur olmuyor. Eve huzur veren kesinlikle annedir. Annem eve bakıyor, yemek yapıyor ediyor ama yıllar sonra benim aklımda bunlar kalmayacak. Böyle şeyler yaşayanlar var mı bilmiyorum ama bu aralar kafaya çok takıyorum.
Annenizi anlatıyorsunuz ama siz alarm veriyorsunuz farkında mısınız?Kendinize zarar vermek nedir😔Anneniz mutsuz bir evlilik yapmış ve hasta biri.Siz onun hayatını yaşamayın.Ne yapsanız değeri yok nasılsa.Onu hasta olarak kabullenip sözlerini dikkate almamak ve kendi geleceğinize odaklanmak, yapacağınız en akıllıca hareket olur.
 
Merhaba, sanırım çok uzun olacak. Bunu yazarken de çok mahcup hissediyorum, anneme karşı suç işliyor gibi ama bir yanım katlanamıyorum artık.

Annem bizi resmen bebekleri çok seviyorum diye doğurmuş. Başka bir düşünce yok, sadece bebek seviyorum o zaman doğurayım mantığı. Büyüdükçe bizle gerçek bir anne gibi ilgilendiğini hatırlamıyorum. Mesela ben okula giderken saçımı 1. sınıfta dahi kendim yapardım. Bir gün fotoğraf çekimine gideceğiz, hastaydım, saçım başım dağınık; annem o gün bile şu saçını bir taramalı demedi. Fotoğrafım hâlâ duruyor, kabarık iğrenç bir saçım var. Daha sonrasında anneme dedim insan bir saçımı yapar diye, kardeşin küçüktü onunla mı uğraşayım zaten tüm işlere ben bakıyorum dedi. Asla yavrum nasılsın, kızım karnın aç mı diye konuşmaz. Erkek kardeşim var, hani anneler oğullarını pohpohlar ya, aman oğlum yemeğini ye falan filan, ona bile böyle konuşmaz hiç oğlum dediğini bilmem. Her gün temizlik yapar, yemek yapar ama mesela estetikten çok uzaktır. On saat uğraşıp yemek yapar masaya iki tabak yemek koyar, 5 kişiysek 4 kaşık koyar. Yemeği seçerek yer, kahvaltı tabağında en güzel domatesi arar, çatalıyla iki saat onu seçer, çayımız bitse asla fark etmez. Bakın doldursun diye demiyorum, kendine çay doldururken hemen kendi bardağının yanındaki bardak boş olsun onu görmez, asla asla. Babam mesela birimizin çayı bitse doldurur hemen, annem asla. Ekmeğin bitse fark etmez, uzatmaz. Sürekli bir şey düşünüp kendi kendine konuşur, düşündüğü için kaşları çatık olur, düşündüğü için söylediğimiz şeyleri ilkinde duymaz. Sofranın en alakasız yerinde kardeşime o tırnaklar ne, o saçlar ne diye aniden çıkışır. Sahurda saat 5 bile olsa. Gözlerini belertir. Sürekli babamın ve babaannemin, yengelerimin neler yaptığını düşünüp konuşur durur bu yüzden babama düşmanca davranır. Babam gelince hoş geldini bırak niye geldin der. Bir de müslüman biri annem. Mesela Nihat Hatipoğlu karı ve kocanın haklarını anlatıyordu geçen gün. Annem babam duysun diye sesini açtı tv'nin. Hâlbuki orada esas kendisine yönelik şeyler söyleniyor. Eşiniz gelince bir güleryüzle hoş geldin deyin vs. Onları asla kendi üzerine alınmaz ama kendisine yapılan her şey için tv'nin sesini açar. Telefonda bağırarak konuşur, babamdan şikâyet eder, küfür eder. Bizle çekildiği fotoğraflarda asla gülmez. Hadi babamı geçtim, benle mesela fotoğraf çekilse gülmez. Ama kendi ailesinin yanında, kendi çektiği fotoğraflarda güler. Kendi kardeşi amcamın yaptıklarıyla aynı şeyleri yapsa normalleştirir, amcam bir şey yapınca şeytanlaştırır. Bana sen küçükken tatlıydın büyüyünce çirkinleştin der. Bir ara teyzem bir oğlan var konuş dedi annem dedi ki "Herkes güzelliğe bakmaz, bazıları da iyi olmaya bakar." Yani çirkinsin ama en azından iyi birisin dedi sağ olsun.:D Yeni bir şey yapılınca asla yemez. Mesela mutfağa girdin saatlerce uğraşıp bir şey yaptın diyelim. Yüzünü ekşitir, götür götür der. O yüz ifadesini görünce kendimi tokatlıyorum. Şaka değil, gerçekten annem beni sinirlendirince artık kendime zarar vermeden öfkem dinmiyor, bugün sahurda annemin çatık kaşlarını, iğrenen bakışlarını görünce bacağımı çimdikledim. Annenin yüzüne bakası gelmez mi bir insanın? Ben artık bakmadan konuşuyorum resmen. Söylediği şeyleri kabul etmez, tek doğru onun dediğidir. Suratına alenen sen peygamber misin, hiç mi hatan yok, peygamber bile hata yapmıştı dediğinde müslüman olmasına rağmen ben yapmıyorum diyor. Sürekli şikâyet ediyor. Hasta olması çok kötü. Bir ara finallerim varken annem hastalandı, benim de sınavlarım deli dehşet zor. Evde anneme kahvaltı hazırladım, yanına koydum, ilaç da koydum; evi de ben temizliyorum. Okula hazırlanırken ölüyorum bitiyorum diye ağlar ses tonuyla yanıma geldi ve bana hiç bakmıyosun dedi sinirden kendimi kesecektim, o kadar bunaldım ki. Annemin hiç arkadaşı yok. Sadece yaşlılarla arkadaş. Şu ana kadar bildiğim iki arkadaşı oldu, onlarla da küstü. Teyzelerime falan bakıyorum, can ciğer kuzu sarması 20 yıllık dostlukları var, annemin arkadaşı bile yok hani aile dostu görüştüğümüz kimse yok. Bir gün hastanede kalması gerekti, yengem kalsın dedim, ben şimdi hasta/baygın yatacağım beni öyle mi görsün? dedi. Bu nereden aklına geldi anlamadım ama sınava girmeyip annemle gittim, finalden 0 aldım yani, meğer hastanede kalmalık, baygın olmalık bir işlem değilmiş 10 saniyede halledildi bitti gittik eve. Boşuna girmedim sınavıma yani. Bir de annem asla başka insanları dinlemiyor. Mesela teyzem telefonda dün benim çocuk hastalandı, şöyle oldu böyle oldu, şunu yaşadım bir şey anlatırken annem kaynanam şunu dedi, akşam ne yapsam falan diyor. Şoklar geçiriyorum, teyzemi dinlesene diyorum. Bir ara komşuyla bir yemek yaparken komşu bir akrabasının beyin kanaması mi ne geçirdiğini söyledi, üzücü bir hikâyeydi, şimdi hastanede yatıyor dedi hadi ya dedim. Annem diyor ki buna tuz atmış mıydınız, bir utandım bir utandım ki. Geçmiş olsun vs. diye ben konuşmaya devam ettim. Mesela bundan da bıktım. Sanki annem anne değil de ben anneyim. Sürekli bir şeylerin ardını topluyorum. Teyzemlere bakıyorum annemle alakaları yok. Çocuklarını bir seviyorlar bir seviyorlar. İmreniyorum. Onlar çocuklarını çok tanıyor, mesela Ayşe o yemeği yemez, Ayşe şöyle giyinir, Ayşe 2 şeker atar dediklerinde şok geçiriyorum. Çocuklarının her şeylerini biliyorlar. Benim annem bizi tanımıyor. Mesela alışverişe gidince mor uzun bir elbise getiriyor bana. Benden önce babam diyor muitap bunu giymez ki diye. Babam bile erkek beyniyle tarzımı anlıyor annem "Ama çok güzel." diye yanıt verip geçiyor. Bize asla sarılmaz, etmez. Hadi bilmiyor diyelim ama sevmeyi öğrenmek bu kadar zor mu? İnsan yavrusunu otomatik olarak sevmez mi? Yaz tatilinde teyzemlerde kaldım, kocaman kuzenlerimle bir ilgileniyor bir ilgileniyor. Şakalar, gıdıklamalar, öpmeler, alttan almalar. Kuzenim bağırsa bile alttan alıp şaka yapıyor, ben bağırsam annem neler neler yapar. İmreniyorum açıkçası. Teyzelerimin sayfalarına giriyorum, canım kızım iyi ki doğdun vs. vs. Annem ben fotoğraf paylaşınca bile beğenmiyor. Bilmiyorum garip geliyor. Bir yandan da her zaman temizlik yapıyor, zaten evin en büyüğü de oymuş, kardeşlerine bakmış vs. diyorum ama sonra bu her şeyin sebebi olamaz, OLMAMALI diyorum. Kafayı yiyorum gerçekten. Arkadaşlarımın annesini görünce de bu insanlar böyle mi yaşıyor diyorum ya, 23 yaşındaki koca kızları anneleri yavrum karnın aç mı diye arıyor. Ben anneme bir kez laf olsun diye çok acıktım dedim, mutfak orada koca kızsın ben mi ağzına getireyim diye bağırdı; iştahım kaçtı. Mesela anneleri arıyor şunu şunu yaptım sen yemezsin gelirken kendine bir şey al diyorlar. Benim annem yemediğim şeyi aklında bile tutmaz.

Bir yeri ağrısa sürekli bunu dile getirir. Bir yeri ağrımadan şuram ağrıyacak der. Bu aralar sürekli ayaklarım ağrıyor diyor ama uyandığı andan itibaren. Şu televizyonu açsana ayağım ağrıyor diyor, mutfağa gidiyor ayağım ağrıyor diyor. Tüm gün aynı ağrıyı söylüyor. Artık bir şey yapamadığım için öfkeleniyorum, sussun diye her şeyi ben yapmaya çalışıyorum. Doktora gitmek yerine söyleniyor sadece, benim ağrısa da onun ağrımasa diyorum artık. Hastalanmasından çok korkuyorum çünkü ay, uh, ölüyorum, öleceğim tepkileri yüzünden kendimi boğasım geliyor.

Öyle işte. Böyle bir ebeveyn modeli ile evde huzur olmuyor. Eve huzur veren kesinlikle annedir. Annem eve bakıyor, yemek yapıyor ediyor ama yıllar sonra benim aklımda bunlar kalmayacak. Böyle şeyler yaşayanlar var mı bilmiyorum ama bu aralar kafaya çok takıyorum.
Özellikle şuan 55 ve üstü yaş kadınlar böyle bence en azından benim öevremde. Kendi annemi gördüm ben kendimi çekerek önlem alıyorum. Evlendim pek etkileşime girmem az konusurum yazısırım vs. Kaç kurtul iş bul çalış
 
Benimde annem Allah için bize çok baktı çok zor zamanlar yaşadı hep dedik lütfen biraz kendini düşün asla düşünmüyor ama artık tamamen psikolojik sıkıntılar yaşıyor yemek bile yapmiyor hazır bir şey ısındysa yiyor çamaşır makinesi açmıyor belide ağrıyor ama agrimadan öncede böyleydi hep mutsuz ve ben çok üzülüyorum bu duruma
 
Merhaba, sanırım çok uzun olacak. Bunu yazarken de çok mahcup hissediyorum, anneme karşı suç işliyor gibi ama bir yanım katlanamıyorum artık.

Annem bizi resmen bebekleri çok seviyorum diye doğurmuş. Başka bir düşünce yok, sadece bebek seviyorum o zaman doğurayım mantığı. Büyüdükçe bizle gerçek bir anne gibi ilgilendiğini hatırlamıyorum. Mesela ben okula giderken saçımı 1. sınıfta dahi kendim yapardım. Bir gün fotoğraf çekimine gideceğiz, hastaydım, saçım başım dağınık; annem o gün bile şu saçını bir taramalı demedi. Fotoğrafım hâlâ duruyor, kabarık iğrenç bir saçım var. Daha sonrasında anneme dedim insan bir saçımı yapar diye, kardeşin küçüktü onunla mı uğraşayım zaten tüm işlere ben bakıyorum dedi. Asla yavrum nasılsın, kızım karnın aç mı diye konuşmaz. Erkek kardeşim var, hani anneler oğullarını pohpohlar ya, aman oğlum yemeğini ye falan filan, ona bile böyle konuşmaz hiç oğlum dediğini bilmem. Her gün temizlik yapar, yemek yapar ama mesela estetikten çok uzaktır. On saat uğraşıp yemek yapar masaya iki tabak yemek koyar, 5 kişiysek 4 kaşık koyar. Yemeği seçerek yer, kahvaltı tabağında en güzel domatesi arar, çatalıyla iki saat onu seçer, çayımız bitse asla fark etmez. Bakın doldursun diye demiyorum, kendine çay doldururken hemen kendi bardağının yanındaki bardak boş olsun onu görmez, asla asla. Babam mesela birimizin çayı bitse doldurur hemen, annem asla. Ekmeğin bitse fark etmez, uzatmaz. Sürekli bir şey düşünüp kendi kendine konuşur, düşündüğü için kaşları çatık olur, düşündüğü için söylediğimiz şeyleri ilkinde duymaz. Sofranın en alakasız yerinde kardeşime o tırnaklar ne, o saçlar ne diye aniden çıkışır. Sahurda saat 5 bile olsa. Gözlerini belertir. Sürekli babamın ve babaannemin, yengelerimin neler yaptığını düşünüp konuşur durur bu yüzden babama düşmanca davranır. Babam gelince hoş geldini bırak niye geldin der. Bir de müslüman biri annem. Mesela Nihat Hatipoğlu karı ve kocanın haklarını anlatıyordu geçen gün. Annem babam duysun diye sesini açtı tv'nin. Hâlbuki orada esas kendisine yönelik şeyler söyleniyor. Eşiniz gelince bir güleryüzle hoş geldin deyin vs. Onları asla kendi üzerine alınmaz ama kendisine yapılan her şey için tv'nin sesini açar. Telefonda bağırarak konuşur, babamdan şikâyet eder, küfür eder. Bizle çekildiği fotoğraflarda asla gülmez. Hadi babamı geçtim, benle mesela fotoğraf çekilse gülmez. Ama kendi ailesinin yanında, kendi çektiği fotoğraflarda güler. Kendi kardeşi amcamın yaptıklarıyla aynı şeyleri yapsa normalleştirir, amcam bir şey yapınca şeytanlaştırır. Bana sen küçükken tatlıydın büyüyünce çirkinleştin der. Bir ara teyzem bir oğlan var konuş dedi annem dedi ki "Herkes güzelliğe bakmaz, bazıları da iyi olmaya bakar." Yani çirkinsin ama en azından iyi birisin dedi sağ olsun.:D Yeni bir şey yapılınca asla yemez. Mesela mutfağa girdin saatlerce uğraşıp bir şey yaptın diyelim. Yüzünü ekşitir, götür götür der. O yüz ifadesini görünce kendimi tokatlıyorum. Şaka değil, gerçekten annem beni sinirlendirince artık kendime zarar vermeden öfkem dinmiyor, bugün sahurda annemin çatık kaşlarını, iğrenen bakışlarını görünce bacağımı çimdikledim. Annenin yüzüne bakası gelmez mi bir insanın? Ben artık bakmadan konuşuyorum resmen. Söylediği şeyleri kabul etmez, tek doğru onun dediğidir. Suratına alenen sen peygamber misin, hiç mi hatan yok, peygamber bile hata yapmıştı dediğinde müslüman olmasına rağmen ben yapmıyorum diyor. Sürekli şikâyet ediyor. Hasta olması çok kötü. Bir ara finallerim varken annem hastalandı, benim de sınavlarım deli dehşet zor. Evde anneme kahvaltı hazırladım, yanına koydum, ilaç da koydum; evi de ben temizliyorum. Okula hazırlanırken ölüyorum bitiyorum diye ağlar ses tonuyla yanıma geldi ve bana hiç bakmıyosun dedi sinirden kendimi kesecektim, o kadar bunaldım ki. Annemin hiç arkadaşı yok. Sadece yaşlılarla arkadaş. Şu ana kadar bildiğim iki arkadaşı oldu, onlarla da küstü. Teyzelerime falan bakıyorum, can ciğer kuzu sarması 20 yıllık dostlukları var, annemin arkadaşı bile yok hani aile dostu görüştüğümüz kimse yok. Bir gün hastanede kalması gerekti, yengem kalsın dedim, ben şimdi hasta/baygın yatacağım beni öyle mi görsün? dedi. Bu nereden aklına geldi anlamadım ama sınava girmeyip annemle gittim, finalden 0 aldım yani, meğer hastanede kalmalık, baygın olmalık bir işlem değilmiş 10 saniyede halledildi bitti gittik eve. Boşuna girmedim sınavıma yani. Bir de annem asla başka insanları dinlemiyor. Mesela teyzem telefonda dün benim çocuk hastalandı, şöyle oldu böyle oldu, şunu yaşadım bir şey anlatırken annem kaynanam şunu dedi, akşam ne yapsam falan diyor. Şoklar geçiriyorum, teyzemi dinlesene diyorum. Bir ara komşuyla bir yemek yaparken komşu bir akrabasının beyin kanaması mi ne geçirdiğini söyledi, üzücü bir hikâyeydi, şimdi hastanede yatıyor dedi hadi ya dedim. Annem diyor ki buna tuz atmış mıydınız, bir utandım bir utandım ki. Geçmiş olsun vs. diye ben konuşmaya devam ettim. Mesela bundan da bıktım. Sanki annem anne değil de ben anneyim. Sürekli bir şeylerin ardını topluyorum. Teyzemlere bakıyorum annemle alakaları yok. Çocuklarını bir seviyorlar bir seviyorlar. İmreniyorum. Onlar çocuklarını çok tanıyor, mesela Ayşe o yemeği yemez, Ayşe şöyle giyinir, Ayşe 2 şeker atar dediklerinde şok geçiriyorum. Çocuklarının her şeylerini biliyorlar. Benim annem bizi tanımıyor. Mesela alışverişe gidince mor uzun bir elbise getiriyor bana. Benden önce babam diyor muitap bunu giymez ki diye. Babam bile erkek beyniyle tarzımı anlıyor annem "Ama çok güzel." diye yanıt verip geçiyor. Bize asla sarılmaz, etmez. Hadi bilmiyor diyelim ama sevmeyi öğrenmek bu kadar zor mu? İnsan yavrusunu otomatik olarak sevmez mi? Yaz tatilinde teyzemlerde kaldım, kocaman kuzenlerimle bir ilgileniyor bir ilgileniyor. Şakalar, gıdıklamalar, öpmeler, alttan almalar. Kuzenim bağırsa bile alttan alıp şaka yapıyor, ben bağırsam annem neler neler yapar. İmreniyorum açıkçası. Teyzelerimin sayfalarına giriyorum, canım kızım iyi ki doğdun vs. vs. Annem ben fotoğraf paylaşınca bile beğenmiyor. Bilmiyorum garip geliyor. Bir yandan da her zaman temizlik yapıyor, zaten evin en büyüğü de oymuş, kardeşlerine bakmış vs. diyorum ama sonra bu her şeyin sebebi olamaz, OLMAMALI diyorum. Kafayı yiyorum gerçekten. Arkadaşlarımın annesini görünce de bu insanlar böyle mi yaşıyor diyorum ya, 23 yaşındaki koca kızları anneleri yavrum karnın aç mı diye arıyor. Ben anneme bir kez laf olsun diye çok acıktım dedim, mutfak orada koca kızsın ben mi ağzına getireyim diye bağırdı; iştahım kaçtı. Mesela anneleri arıyor şunu şunu yaptım sen yemezsin gelirken kendine bir şey al diyorlar. Benim annem yemediğim şeyi aklında bile tutmaz.

Bir yeri ağrısa sürekli bunu dile getirir. Bir yeri ağrımadan şuram ağrıyacak der. Bu aralar sürekli ayaklarım ağrıyor diyor ama uyandığı andan itibaren. Şu televizyonu açsana ayağım ağrıyor diyor, mutfağa gidiyor ayağım ağrıyor diyor. Tüm gün aynı ağrıyı söylüyor. Artık bir şey yapamadığım için öfkeleniyorum, sussun diye her şeyi ben yapmaya çalışıyorum. Doktora gitmek yerine söyleniyor sadece, benim ağrısa da onun ağrımasa diyorum artık. Hastalanmasından çok korkuyorum çünkü ay, uh, ölüyorum, öleceğim tepkileri yüzünden kendimi boğasım geliyor.

Öyle işte. Böyle bir ebeveyn modeli ile evde huzur olmuyor. Eve huzur veren kesinlikle annedir. Annem eve bakıyor, yemek yapıyor ediyor ama yıllar sonra benim aklımda bunlar kalmayacak. Böyle şeyler yaşayanlar var mı bilmiyorum ama bu aralar kafaya çok takıyorum.
cok uzuldumm yazdiklariniza. kac yasindasiniz bilmiyorumm ama insallah evlenebilecek yasa geldigginizde sizi gercekkten cok sevip deger veren bir adam denk gelir ve evlenirde kurtulursunuz. he deyip gecin sabretmeye calisin kendinize zarar vermeyin, dua edin allaha siginin sabretmesi daha kolaylasabilir belki sizin icin. allah yardimciniz olsun sabir versin
 
Back
X