• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Annesi böyle olanlar var mı?

Anneniz bebek sevmek için bile değil öylesine yapmış çocukları, çocuk yapmış olmak için eskiden bizim gibi kırk kez düşünmüyodu insanlar aile kurduysan çocuk yaparsın düz mantık. Anneniz muhtemelen sizi babanızın tarafı olarak görüyor, kendinden kendi ailesi gibi görmüyor bu yüzdendede sevmiyor. Bu sevgi dilide değil sevgi de öfke gibi bir noktada insanın içinden taşar. Diyelim ki sarılmaz sevdiğini söylemez ama çocuğu hasta olsa kendini paralar, klasik eski tip annede budur.( otoriter sevgisini belli edemiyor denilen anneler için). Sizin annenizde kırılma noktası bile yok, çok bencil bi insan çocuğu ne yer ne sever bilmez mi, hadi elin dilin gitmiyor. Hasta olsa yine azarlar gibi yat bakalım iç bakalım diye peşinde pervane olmaz mı.
Anneniz psikolojik sorun olduğunu bile düşünmüyorum açıkcası eğer öyle olsa kendi kardeşleriylede aynı olurdu. Direk babanızı sevmemiş ondan ayrılamadığı için bu sevgisizliğe sizi dahil etmiş. Önceden ben annelik içgüdüsel zannederdim ama sonradan anladım ki içgüdüsel değil. Ayrıca babanızla ne yaşadı yok görümcesi kaynanası ne yaptı yok hayat yıprattı bunlar çocuğun sorunu değil.
 
Huy da olabilir, hastalık da. Bunu ancak uzmanlar anlar. Uzman tanısı da şak diye koyulmaz. Bir dizi test ve seans sonrası ancak... kimi insanlar doğuştan huysuz oluyor. Soğuk, bencil, empatiden yoksun. Naparsan yap asla değişmiyorlar. Annende anneliğe özgü fedakar ve merhametli insan vasıfları yok. Oldukça ilginç. Yaşamak çok zor öyle biriyle.

Yerinde olsam onu boşverir hazır yaşım gençken bir an evvel hemen ivedilikle o evden uçarım. Ne iş olsa yaparım. Hayat kurarım.

Annen geçken bunu yap. Uzun yıllar o evde yaşarsan kardeşlerin bir bir gider annenle baş başa kalır ruh hastası olursun. O evden kurtul.
 
Hastalıklı bi anneniz var gerçekten. Bazı insanlar kendini bile sevmez ki evlatlarını, ailesini sevsin. Anneniz sussun diye bişeyleri üstlenmekten vazgeçin siz de. Bu yaştan sonra annenizi değiştiremezsiniz ama kendi kafa yapınızı değiştirebilirsiniz o evde olduğunuz süre boyunca. Ben de 3-4 sene ananemle yaşadım, ananem de bu kadar olmasa da benzer bi kadındı. Ben de sizin gibi çıldırır kendime zarar verirdim. Sonra kendime şunu demeye başladım "bu kadın hasta. Delidir ne yapsa yeridir.". O saatten sonra onun söylediklerini duydum ama hiç önemsemedim, tepki vermedim. Şuram ağrıyor, buram ağrıyor dese de evde kendi görevim hiçbirşeyi yapmadım. Çünkü biliyorum ki numara yapıyor. Ama niye şikayetleniyor diye sinirlenmedim de, o kadın huzur kaçırmak için yaşıyordu çünkü, huzurumu kaçırıp neden onun istediğini eline vereyim?

Sizin de kendinizi biraz o ortama yabancılaştırmanız gerekiyor konu sahibi. Öncelikle annenizin böyle bir kadın olduğunu ve 90'ına da gelse böyle olacağını kabullenerek başlayın. Siz bu durumdan psikolojik olarak en az hasarı alabileceğiniz şekilde programlanlayın kendinizi. O bütün gün ayağım ağrıyor diye söylenince sizin de ayağınız ağrıyor mu? Yooo, o zaman sizi ilgilendiren bir durum yok. Bırakın söylene söylene mutfağa gitsin. Evin içinde yapabildiğiniz kadar annenizden uzak durun mesela, sahur vs gibi zorunda olmadığınız durumlarda sofraya oturmayın. Sohbet etmeyin, sorduğu sorulara kısa yanıtlar verin, yaptığı eleştirilere "olabilir, ben rahatsız olmuyorum" deyip geçin. Göreceksiniz kendinize görünmez bir balon yaratıp içinde huzurla oturuyormuşsunuz gibi olacak.
 
Merhaba, sanırım çok uzun olacak. Bunu yazarken de çok mahcup hissediyorum, anneme karşı suç işliyor gibi ama bir yanım katlanamıyorum artık.

Annem bizi resmen bebekleri çok seviyorum diye doğurmuş. Başka bir düşünce yok, sadece bebek seviyorum o zaman doğurayım mantığı. Büyüdükçe bizle gerçek bir anne gibi ilgilendiğini hatırlamıyorum. Mesela ben okula giderken saçımı 1. sınıfta dahi kendim yapardım. Bir gün fotoğraf çekimine gideceğiz, hastaydım, saçım başım dağınık; annem o gün bile şu saçını bir taramalı demedi. Fotoğrafım hâlâ duruyor, kabarık iğrenç bir saçım var. Daha sonrasında anneme dedim insan bir saçımı yapar diye, kardeşin küçüktü onunla mı uğraşayım zaten tüm işlere ben bakıyorum dedi. Asla yavrum nasılsın, kızım karnın aç mı diye konuşmaz. Erkek kardeşim var, hani anneler oğullarını pohpohlar ya, aman oğlum yemeğini ye falan filan, ona bile böyle konuşmaz hiç oğlum dediğini bilmem. Her gün temizlik yapar, yemek yapar ama mesela estetikten çok uzaktır. On saat uğraşıp yemek yapar masaya iki tabak yemek koyar, 5 kişiysek 4 kaşık koyar. Yemeği seçerek yer, kahvaltı tabağında en güzel domatesi arar, çatalıyla iki saat onu seçer, çayımız bitse asla fark etmez. Bakın doldursun diye demiyorum, kendine çay doldururken hemen kendi bardağının yanındaki bardak boş olsun onu görmez, asla asla. Babam mesela birimizin çayı bitse doldurur hemen, annem asla. Ekmeğin bitse fark etmez, uzatmaz. Sürekli bir şey düşünüp kendi kendine konuşur, düşündüğü için kaşları çatık olur, düşündüğü için söylediğimiz şeyleri ilkinde duymaz. Sofranın en alakasız yerinde kardeşime o tırnaklar ne, o saçlar ne diye aniden çıkışır. Sahurda saat 5 bile olsa. Gözlerini belertir. Sürekli babamın ve babaannemin, yengelerimin neler yaptığını düşünüp konuşur durur bu yüzden babama düşmanca davranır. Babam gelince hoş geldini bırak niye geldin der. Bir de müslüman biri annem. Mesela Nihat Hatipoğlu karı ve kocanın haklarını anlatıyordu geçen gün. Annem babam duysun diye sesini açtı tv'nin. Hâlbuki orada esas kendisine yönelik şeyler söyleniyor. Eşiniz gelince bir güleryüzle hoş geldin deyin vs. Onları asla kendi üzerine alınmaz ama kendisine yapılan her şey için tv'nin sesini açar. Telefonda bağırarak konuşur, babamdan şikâyet eder, küfür eder. Bizle çekildiği fotoğraflarda asla gülmez. Hadi babamı geçtim, benle mesela fotoğraf çekilse gülmez. Ama kendi ailesinin yanında, kendi çektiği fotoğraflarda güler. Kendi kardeşi amcamın yaptıklarıyla aynı şeyleri yapsa normalleştirir, amcam bir şey yapınca şeytanlaştırır. Bana sen küçükken tatlıydın büyüyünce çirkinleştin der. Bir ara teyzem bir oğlan var konuş dedi annem dedi ki "Herkes güzelliğe bakmaz, bazıları da iyi olmaya bakar." Yani çirkinsin ama en azından iyi birisin dedi sağ olsun.:D Yeni bir şey yapılınca asla yemez. Mesela mutfağa girdin saatlerce uğraşıp bir şey yaptın diyelim. Yüzünü ekşitir, götür götür der. O yüz ifadesini görünce kendimi tokatlıyorum. Şaka değil, gerçekten annem beni sinirlendirince artık kendime zarar vermeden öfkem dinmiyor, bugün sahurda annemin çatık kaşlarını, iğrenen bakışlarını görünce bacağımı çimdikledim. Annenin yüzüne bakası gelmez mi bir insanın? Ben artık bakmadan konuşuyorum resmen. Söylediği şeyleri kabul etmez, tek doğru onun dediğidir. Suratına alenen sen peygamber misin, hiç mi hatan yok, peygamber bile hata yapmıştı dediğinde müslüman olmasına rağmen ben yapmıyorum diyor. Sürekli şikâyet ediyor. Hasta olması çok kötü. Bir ara finallerim varken annem hastalandı, benim de sınavlarım deli dehşet zor. Evde anneme kahvaltı hazırladım, yanına koydum, ilaç da koydum; evi de ben temizliyorum. Okula hazırlanırken ölüyorum bitiyorum diye ağlar ses tonuyla yanıma geldi ve bana hiç bakmıyosun dedi sinirden kendimi kesecektim, o kadar bunaldım ki. Annemin hiç arkadaşı yok. Sadece yaşlılarla arkadaş. Şu ana kadar bildiğim iki arkadaşı oldu, onlarla da küstü. Teyzelerime falan bakıyorum, can ciğer kuzu sarması 20 yıllık dostlukları var, annemin arkadaşı bile yok hani aile dostu görüştüğümüz kimse yok. Bir gün hastanede kalması gerekti, yengem kalsın dedim, ben şimdi hasta/baygın yatacağım beni öyle mi görsün? dedi. Bu nereden aklına geldi anlamadım ama sınava girmeyip annemle gittim, finalden 0 aldım yani, meğer hastanede kalmalık, baygın olmalık bir işlem değilmiş 10 saniyede halledildi bitti gittik eve. Boşuna girmedim sınavıma yani. Bir de annem asla başka insanları dinlemiyor. Mesela teyzem telefonda dün benim çocuk hastalandı, şöyle oldu böyle oldu, şunu yaşadım bir şey anlatırken annem kaynanam şunu dedi, akşam ne yapsam falan diyor. Şoklar geçiriyorum, teyzemi dinlesene diyorum. Bir ara komşuyla bir yemek yaparken komşu bir akrabasının beyin kanaması mi ne geçirdiğini söyledi, üzücü bir hikâyeydi, şimdi hastanede yatıyor dedi hadi ya dedim. Annem diyor ki buna tuz atmış mıydınız, bir utandım bir utandım ki. Geçmiş olsun vs. diye ben konuşmaya devam ettim. Mesela bundan da bıktım. Sanki annem anne değil de ben anneyim. Sürekli bir şeylerin ardını topluyorum. Teyzemlere bakıyorum annemle alakaları yok. Çocuklarını bir seviyorlar bir seviyorlar. İmreniyorum. Onlar çocuklarını çok tanıyor, mesela Ayşe o yemeği yemez, Ayşe şöyle giyinir, Ayşe 2 şeker atar dediklerinde şok geçiriyorum. Çocuklarının her şeylerini biliyorlar. Benim annem bizi tanımıyor. Mesela alışverişe gidince mor uzun bir elbise getiriyor bana. Benden önce babam diyor muitap bunu giymez ki diye. Babam bile erkek beyniyle tarzımı anlıyor annem "Ama çok güzel." diye yanıt verip geçiyor. Bize asla sarılmaz, etmez. Hadi bilmiyor diyelim ama sevmeyi öğrenmek bu kadar zor mu? İnsan yavrusunu otomatik olarak sevmez mi? Yaz tatilinde teyzemlerde kaldım, kocaman kuzenlerimle bir ilgileniyor bir ilgileniyor. Şakalar, gıdıklamalar, öpmeler, alttan almalar. Kuzenim bağırsa bile alttan alıp şaka yapıyor, ben bağırsam annem neler neler yapar. İmreniyorum açıkçası. Teyzelerimin sayfalarına giriyorum, canım kızım iyi ki doğdun vs. vs. Annem ben fotoğraf paylaşınca bile beğenmiyor. Bilmiyorum garip geliyor. Bir yandan da her zaman temizlik yapıyor, zaten evin en büyüğü de oymuş, kardeşlerine bakmış vs. diyorum ama sonra bu her şeyin sebebi olamaz, OLMAMALI diyorum. Kafayı yiyorum gerçekten. Arkadaşlarımın annesini görünce de bu insanlar böyle mi yaşıyor diyorum ya, 23 yaşındaki koca kızları anneleri yavrum karnın aç mı diye arıyor. Ben anneme bir kez laf olsun diye çok acıktım dedim, mutfak orada koca kızsın ben mi ağzına getireyim diye bağırdı; iştahım kaçtı. Mesela anneleri arıyor şunu şunu yaptım sen yemezsin gelirken kendine bir şey al diyorlar. Benim annem yemediğim şeyi aklında bile tutmaz.

Bir yeri ağrısa sürekli bunu dile getirir. Bir yeri ağrımadan şuram ağrıyacak der. Bu aralar sürekli ayaklarım ağrıyor diyor ama uyandığı andan itibaren. Şu televizyonu açsana ayağım ağrıyor diyor, mutfağa gidiyor ayağım ağrıyor diyor. Tüm gün aynı ağrıyı söylüyor. Artık bir şey yapamadığım için öfkeleniyorum, sussun diye her şeyi ben yapmaya çalışıyorum. Doktora gitmek yerine söyleniyor sadece, benim ağrısa da onun ağrımasa diyorum artık. Hastalanmasından çok korkuyorum çünkü ay, uh, ölüyorum, öleceğim tepkileri yüzünden kendimi boğasım geliyor.

Öyle işte. Böyle bir ebeveyn modeli ile evde huzur olmuyor. Eve huzur veren kesinlikle annedir. Annem eve bakıyor, yemek yapıyor ediyor ama yıllar sonra benim aklımda bunlar kalmayacak. Böyle şeyler yaşayanlar var mı bilmiyorum ama bu aralar kafaya çok takıyorum.
İşte bu da bize ders olsun. Kadın yemek temizlik yapıp Durmuş. Ama babası bir çay doldurdu diye o iyi olmuş. Annenize üzüldüm ben. Kadının eksik kaşık koyması bile gözünüze batmış estetikten uzaksa sofrayı kalkın da siz kurun bir zahmet. Babanız sevgi vermedi annenize muhtemelen. Ev işine de yardım etmemiş belli. Bir çay doldurunca iyi olmuş ama. Annenizin hayatı motonon ve bunalıma girmiş . Sevgisini yanlış da olsa yemek yaparak gösteriyor demekki. Arkadaşı yok huysuz çocukları ruhsuz eşi var. Genç kızken nasıldı bilemezsiniz. Annenizi bu kadar kucumsemeniz de çok ayıp. Annenize doğru demiyorum ama bu hayatininun seçtiğini de sanmiyorum.
 
Boyle anneler var haklisiniz. Ama bu anneyi bu kadar elestirmek icin yeterli mi ? cogu insan narsist anne yazmis narsistle hayatiniz da karsilasmamissiniz oyle bi kadin olsa bu kiz bunlari buraya yazacak psikolojide olmazdi emin olun. Gayet kendini ifade edebilen durusu olan biri yaziyor ve bu durusu ona veren annesi.
hiç alakası yok. bu kadar bilmiş olmayın. herkesin tecrübesi yaşadıkları farklı.......
 
Ben abarttiginizi dusunuyorum. Sofrada domates aramasi bile batmis size sanki istiyorsunuz ki butun dunyasi evladi olan o annelerden olsun ama oyle anneler de hep cocugun hayatinin icinde olur okuyoruz kaynana problemlerini. sizin anneniz bireysel alanina da bir sekilde sahip cikiyor. Rahat birakin kadini 23 yasinda anne olabilecek yasta hala sana bebek gibi davranmasini istiyorsun.
Küçükken saçımı bile kendimi taramadığım ve çocukluğumu doyasıya anne şefkatiyle yaşamadığım için 23 yaşında hâlâ bir şeylerin eksikliğini yaşıyor olabilir miyim?
 
İşte bu da bize ders olsun. Kadın yemek temizlik yapıp Durmuş. Ama babası bir çay doldurdu diye o iyi olmuş. Annenize üzüldüm ben. Kadının eksik kaşık koyması bile gözünüze batmış estetikten uzaksa sofrayı kalkın da siz kurun bir zahmet. Babanız sevgi vermedi annenize muhtemelen. Ev işine de yardım etmemiş belli. Bir çay doldurunca iyi olmuş ama. Annenizin hayatı motonon ve bunalıma girmiş . Sevgisini yanlış da olsa yemek yaparak gösteriyor demekki. Arkadaşı yok huysuz çocukları ruhsuz eşi var. Genç kızken nasıldı bilemezsiniz. Annenizi bu kadar kucumsemeniz de çok ayıp. Annenize doğru demiyorum ama bu hayatininun seçtiğini de sanmiyorum.
Babam hâlden anlayan iyi biridir, kendi işini kendi yapar, anneme ütü bile yaptırmaz. Orada bahsettiğim şey çevresini, bizi fark etmemesi.
 

normal annelerin boyle oldugunu dusunmuyorum annen psikolojik problemleri olan bir insan
kafaya takmamaya calis cunku asla degismez. onu gozunde küçült, umursama.
ve tek caren okulunu bitirip guzel bir is bulup sehir disina tasinman. "izin vermezler" deme, atansan ya da calisacagin işi - maasi biraz abartsan gidebilirsin. arkadasimin da benzer olmasa da ic bayan - muhafazakar bir ailesi vardi. Sevgilisi baska sehirde diye calistigi firmanin insan kaynaklariyla konustu "evlilik dusunuyorum beni xy sehirdeki şubeye gonderir misiniz" diye. onlar isi ayarlayinca ayni pozisyon olmasina ragmen ailesine "xy sehrindeki isin koordinatoru olarak terfi ettim" dedi müjdeledi, sevincle ugurlandi 😅 gitti orada keyfince gezdi tozdu birkac sene sonra evlendi:)
senin de tek caren calismak. simdiden okulunu sıkı tut. diplomanin yaninda seni gelistirecek seyler yap mesela dil ogren ama gercekten ögren. ya da bolumun ne bilmiyorum ama calismayi dusundugun alanlardan sertifikalar vs al. bunlar seni öne geçirir.
yani yapacagin tek sey o evden egitim / is yoluyla kacmak. bu surecte sakin evlenme cunku cok basit seylere bile sasirmissin bu da demek ki saglikli iliskiye dair bir fikrin yok. yarin bir adam "muitap en sevdigin rengin sari oldugunu soylemistin, sana sari frezya aldim" der lovebombing asamasinda. "beni cok seviyor" der diger isaretleri gormez evlenir bu sefer mutsuz anne olan sen olursun
Teşekkür ederim. Ancak şu an bir ilişkim var ve doğru insan olduğunu düşünüyorum. Mesleğimi elime aldıktan sonra onun şehrinde icra etmeyi ve doğal olarak evlenmeyi düşünüyorum.
 
Annem değil ama anneannem aşağı yukarı böyle bir kadındı. Annemi ormanda yabani hayvanlar büyütse daha çok şefkat görürmüş. Annemin ömrünü yedi. Maalesef annem de başka şekillerde saçmaladı bizi büyütürken. Anneannem kafasında öyle bir yerdeydi ki anneannemin bütün davranışlarını kötü ve yanlış diye kodlamış tam tersini yapacağım tam tersini öğreteceğim diye o da garip garip davrandı.
Annenizi değiştiremezsiniz. Kabullenip daha az takmayı öğrenmekten başka çareniz yok.
Bende acaba sorun anneannemin anneliğinde miydi diye düşünüyorum. Kendisi genç vefat ettiği için çıkarım yapamıyorum.
 
Hevesi kısır olsaymis dedirten insan elbet öder bir yerde bedeli sevgisizlik saygısızlık olarak burada olur zaten .Acimadim ona .Siz bilinçli olun kendi hayatınızda her insanın çocuğu olmamalı ortalık bakamadigi halde sıra sıra dizenlerle dolu çok yazık insan israfı duygu israfı sanıyorlar ki karnı doyunca tamam eeee biz yetişkinlerin bile karnı doyunca tamam olmuyor o ne olacak .
 
Odak noktan çok fazla annen olmuş
Velev ki annen dünyanın en kötü annesi sen neden hayatını ve psikolojini bunun için bozuyorsun ki görmezden gel asi ol söz dinleme annenin isteklerinin tam tersini yap yaptığın yemeğe burun mu kivirdi hemen laf sok ay sanki kendisi çok güzel yemek yapıyor de “yeme o zaman” diyecektir hemen bagir “doğurduysan yemeğimi aşımı tabiki karşılayacaksın” de
İnan böyle karşılık vermeye başlarsan içinde de buyumez bu kadar
Asi olmak tercih ettiğim bir durum değil ve benim karakterime uygun da değil. Uygun görmediğim, yanlış bulduğum her şeyde bunu dile getiriyorum ama bu şekilde değil. Anne dediğimiz kavram görmezden gelebileceğimiz bir olgu da değil ayrıca. Odak noktan annen olmuş demişsiniz de bizi anne kadar etkileyen başka bir varlık var mı, elbet öyle olacak.
 
Merhaba, sanırım çok uzun olacak. Bunu yazarken de çok mahcup hissediyorum, anneme karşı suç işliyor gibi ama bir yanım katlanamıyorum artık.

Annem bizi resmen bebekleri çok seviyorum diye doğurmuş. Başka bir düşünce yok, sadece bebek seviyorum o zaman doğurayım mantığı. Büyüdükçe bizle gerçek bir anne gibi ilgilendiğini hatırlamıyorum. Mesela ben okula giderken saçımı 1. sınıfta dahi kendim yapardım. Bir gün fotoğraf çekimine gideceğiz, hastaydım, saçım başım dağınık; annem o gün bile şu saçını bir taramalı demedi. Fotoğrafım hâlâ duruyor, kabarık iğrenç bir saçım var. Daha sonrasında anneme dedim insan bir saçımı yapar diye, kardeşin küçüktü onunla mı uğraşayım zaten tüm işlere ben bakıyorum dedi. Asla yavrum nasılsın, kızım karnın aç mı diye konuşmaz. Erkek kardeşim var, hani anneler oğullarını pohpohlar ya, aman oğlum yemeğini ye falan filan, ona bile böyle konuşmaz hiç oğlum dediğini bilmem. Her gün temizlik yapar, yemek yapar ama mesela estetikten çok uzaktır. On saat uğraşıp yemek yapar masaya iki tabak yemek koyar, 5 kişiysek 4 kaşık koyar. Yemeği seçerek yer, kahvaltı tabağında en güzel domatesi arar, çatalıyla iki saat onu seçer, çayımız bitse asla fark etmez. Bakın doldursun diye demiyorum, kendine çay doldururken hemen kendi bardağının yanındaki bardak boş olsun onu görmez, asla asla. Babam mesela birimizin çayı bitse doldurur hemen, annem asla. Ekmeğin bitse fark etmez, uzatmaz. Sürekli bir şey düşünüp kendi kendine konuşur, düşündüğü için kaşları çatık olur, düşündüğü için söylediğimiz şeyleri ilkinde duymaz. Sofranın en alakasız yerinde kardeşime o tırnaklar ne, o saçlar ne diye aniden çıkışır. Sahurda saat 5 bile olsa. Gözlerini belertir. Sürekli babamın ve babaannemin, yengelerimin neler yaptığını düşünüp konuşur durur bu yüzden babama düşmanca davranır. Babam gelince hoş geldini bırak niye geldin der. Bir de müslüman biri annem. Mesela Nihat Hatipoğlu karı ve kocanın haklarını anlatıyordu geçen gün. Annem babam duysun diye sesini açtı tv'nin. Hâlbuki orada esas kendisine yönelik şeyler söyleniyor. Eşiniz gelince bir güleryüzle hoş geldin deyin vs. Onları asla kendi üzerine alınmaz ama kendisine yapılan her şey için tv'nin sesini açar. Telefonda bağırarak konuşur, babamdan şikâyet eder, küfür eder. Bizle çekildiği fotoğraflarda asla gülmez. Hadi babamı geçtim, benle mesela fotoğraf çekilse gülmez. Ama kendi ailesinin yanında, kendi çektiği fotoğraflarda güler. Kendi kardeşi amcamın yaptıklarıyla aynı şeyleri yapsa normalleştirir, amcam bir şey yapınca şeytanlaştırır. Bana sen küçükken tatlıydın büyüyünce çirkinleştin der. Bir ara teyzem bir oğlan var konuş dedi annem dedi ki "Herkes güzelliğe bakmaz, bazıları da iyi olmaya bakar." Yani çirkinsin ama en azından iyi birisin dedi sağ olsun.:D Yeni bir şey yapılınca asla yemez. Mesela mutfağa girdin saatlerce uğraşıp bir şey yaptın diyelim. Yüzünü ekşitir, götür götür der. O yüz ifadesini görünce kendimi tokatlıyorum. Şaka değil, gerçekten annem beni sinirlendirince artık kendime zarar vermeden öfkem dinmiyor, bugün sahurda annemin çatık kaşlarını, iğrenen bakışlarını görünce bacağımı çimdikledim. Annenin yüzüne bakası gelmez mi bir insanın? Ben artık bakmadan konuşuyorum resmen. Söylediği şeyleri kabul etmez, tek doğru onun dediğidir. Suratına alenen sen peygamber misin, hiç mi hatan yok, peygamber bile hata yapmıştı dediğinde müslüman olmasına rağmen ben yapmıyorum diyor. Sürekli şikâyet ediyor. Hasta olması çok kötü. Bir ara finallerim varken annem hastalandı, benim de sınavlarım deli dehşet zor. Evde anneme kahvaltı hazırladım, yanına koydum, ilaç da koydum; evi de ben temizliyorum. Okula hazırlanırken ölüyorum bitiyorum diye ağlar ses tonuyla yanıma geldi ve bana hiç bakmıyosun dedi sinirden kendimi kesecektim, o kadar bunaldım ki. Annemin hiç arkadaşı yok. Sadece yaşlılarla arkadaş. Şu ana kadar bildiğim iki arkadaşı oldu, onlarla da küstü. Teyzelerime falan bakıyorum, can ciğer kuzu sarması 20 yıllık dostlukları var, annemin arkadaşı bile yok hani aile dostu görüştüğümüz kimse yok. Bir gün hastanede kalması gerekti, yengem kalsın dedim, ben şimdi hasta/baygın yatacağım beni öyle mi görsün? dedi. Bu nereden aklına geldi anlamadım ama sınava girmeyip annemle gittim, finalden 0 aldım yani, meğer hastanede kalmalık, baygın olmalık bir işlem değilmiş 10 saniyede halledildi bitti gittik eve. Boşuna girmedim sınavıma yani. Bir de annem asla başka insanları dinlemiyor. Mesela teyzem telefonda dün benim çocuk hastalandı, şöyle oldu böyle oldu, şunu yaşadım bir şey anlatırken annem kaynanam şunu dedi, akşam ne yapsam falan diyor. Şoklar geçiriyorum, teyzemi dinlesene diyorum. Bir ara komşuyla bir yemek yaparken komşu bir akrabasının beyin kanaması mi ne geçirdiğini söyledi, üzücü bir hikâyeydi, şimdi hastanede yatıyor dedi hadi ya dedim. Annem diyor ki buna tuz atmış mıydınız, bir utandım bir utandım ki. Geçmiş olsun vs. diye ben konuşmaya devam ettim. Mesela bundan da bıktım. Sanki annem anne değil de ben anneyim. Sürekli bir şeylerin ardını topluyorum. Teyzemlere bakıyorum annemle alakaları yok. Çocuklarını bir seviyorlar bir seviyorlar. İmreniyorum. Onlar çocuklarını çok tanıyor, mesela Ayşe o yemeği yemez, Ayşe şöyle giyinir, Ayşe 2 şeker atar dediklerinde şok geçiriyorum. Çocuklarının her şeylerini biliyorlar. Benim annem bizi tanımıyor. Mesela alışverişe gidince mor uzun bir elbise getiriyor bana. Benden önce babam diyor muitap bunu giymez ki diye. Babam bile erkek beyniyle tarzımı anlıyor annem "Ama çok güzel." diye yanıt verip geçiyor. Bize asla sarılmaz, etmez. Hadi bilmiyor diyelim ama sevmeyi öğrenmek bu kadar zor mu? İnsan yavrusunu otomatik olarak sevmez mi? Yaz tatilinde teyzemlerde kaldım, kocaman kuzenlerimle bir ilgileniyor bir ilgileniyor. Şakalar, gıdıklamalar, öpmeler, alttan almalar. Kuzenim bağırsa bile alttan alıp şaka yapıyor, ben bağırsam annem neler neler yapar. İmreniyorum açıkçası. Teyzelerimin sayfalarına giriyorum, canım kızım iyi ki doğdun vs. vs. Annem ben fotoğraf paylaşınca bile beğenmiyor. Bilmiyorum garip geliyor. Bir yandan da her zaman temizlik yapıyor, zaten evin en büyüğü de oymuş, kardeşlerine bakmış vs. diyorum ama sonra bu her şeyin sebebi olamaz, OLMAMALI diyorum. Kafayı yiyorum gerçekten. Arkadaşlarımın annesini görünce de bu insanlar böyle mi yaşıyor diyorum ya, 23 yaşındaki koca kızları anneleri yavrum karnın aç mı diye arıyor. Ben anneme bir kez laf olsun diye çok acıktım dedim, mutfak orada koca kızsın ben mi ağzına getireyim diye bağırdı; iştahım kaçtı. Mesela anneleri arıyor şunu şunu yaptım sen yemezsin gelirken kendine bir şey al diyorlar. Benim annem yemediğim şeyi aklında bile tutmaz.

Bir yeri ağrısa sürekli bunu dile getirir. Bir yeri ağrımadan şuram ağrıyacak der. Bu aralar sürekli ayaklarım ağrıyor diyor ama uyandığı andan itibaren. Şu televizyonu açsana ayağım ağrıyor diyor, mutfağa gidiyor ayağım ağrıyor diyor. Tüm gün aynı ağrıyı söylüyor. Artık bir şey yapamadığım için öfkeleniyorum, sussun diye her şeyi ben yapmaya çalışıyorum. Doktora gitmek yerine söyleniyor sadece, benim ağrısa da onun ağrımasa diyorum artık. Hastalanmasından çok korkuyorum çünkü ay, uh, ölüyorum, öleceğim tepkileri yüzünden kendimi boğasım geliyor.

Öyle işte. Böyle bir ebeveyn modeli ile evde huzur olmuyor. Eve huzur veren kesinlikle annedir. Annem eve bakıyor, yemek yapıyor ediyor ama yıllar sonra benim aklımda bunlar kalmayacak. Böyle şeyler yaşayanlar var mı bilmiyorum ama bu aralar kafaya çok takıyorum.
Kimse bu anneyi normalleştirmesin.Anne böyle olmaz.Yapılmaz bunlar.Zaten doğru olmamış ki bu kişide olumsuz izleri var
Yalnız bu annenin uzmana götürülmesi lazım.Normal gelmedi anne olarak bana.Tamam bazı anneler yanlış yapabiliyor ama bunun hiç doğrusu yok.Benim böyle ta.
 
Merhaba, sanırım çok uzun olacak. Bunu yazarken de çok mahcup hissediyorum, anneme karşı suç işliyor gibi ama bir yanım katlanamıyorum artık.

Annem bizi resmen bebekleri çok seviyorum diye doğurmuş. Başka bir düşünce yok, sadece bebek seviyorum o zaman doğurayım mantığı. Büyüdükçe bizle gerçek bir anne gibi ilgilendiğini hatırlamıyorum. Mesela ben okula giderken saçımı 1. sınıfta dahi kendim yapardım. Bir gün fotoğraf çekimine gideceğiz, hastaydım, saçım başım dağınık; annem o gün bile şu saçını bir taramalı demedi. Fotoğrafım hâlâ duruyor, kabarık iğrenç bir saçım var. Daha sonrasında anneme dedim insan bir saçımı yapar diye, kardeşin küçüktü onunla mı uğraşayım zaten tüm işlere ben bakıyorum dedi. Asla yavrum nasılsın, kızım karnın aç mı diye konuşmaz. Erkek kardeşim var, hani anneler oğullarını pohpohlar ya, aman oğlum yemeğini ye falan filan, ona bile böyle konuşmaz hiç oğlum dediğini bilmem. Her gün temizlik yapar, yemek yapar ama mesela estetikten çok uzaktır. On saat uğraşıp yemek yapar masaya iki tabak yemek koyar, 5 kişiysek 4 kaşık koyar. Yemeği seçerek yer, kahvaltı tabağında en güzel domatesi arar, çatalıyla iki saat onu seçer, çayımız bitse asla fark etmez. Bakın doldursun diye demiyorum, kendine çay doldururken hemen kendi bardağının yanındaki bardak boş olsun onu görmez, asla asla. Babam mesela birimizin çayı bitse doldurur hemen, annem asla. Ekmeğin bitse fark etmez, uzatmaz. Sürekli bir şey düşünüp kendi kendine konuşur, düşündüğü için kaşları çatık olur, düşündüğü için söylediğimiz şeyleri ilkinde duymaz. Sofranın en alakasız yerinde kardeşime o tırnaklar ne, o saçlar ne diye aniden çıkışır. Sahurda saat 5 bile olsa. Gözlerini belertir. Sürekli babamın ve babaannemin, yengelerimin neler yaptığını düşünüp konuşur durur bu yüzden babama düşmanca davranır. Babam gelince hoş geldini bırak niye geldin der. Bir de müslüman biri annem. Mesela Nihat Hatipoğlu karı ve kocanın haklarını anlatıyordu geçen gün. Annem babam duysun diye sesini açtı tv'nin. Hâlbuki orada esas kendisine yönelik şeyler söyleniyor. Eşiniz gelince bir güleryüzle hoş geldin deyin vs. Onları asla kendi üzerine alınmaz ama kendisine yapılan her şey için tv'nin sesini açar. Telefonda bağırarak konuşur, babamdan şikâyet eder, küfür eder. Bizle çekildiği fotoğraflarda asla gülmez. Hadi babamı geçtim, benle mesela fotoğraf çekilse gülmez. Ama kendi ailesinin yanında, kendi çektiği fotoğraflarda güler. Kendi kardeşi amcamın yaptıklarıyla aynı şeyleri yapsa normalleştirir, amcam bir şey yapınca şeytanlaştırır. Bana sen küçükken tatlıydın büyüyünce çirkinleştin der. Bir ara teyzem bir oğlan var konuş dedi annem dedi ki "Herkes güzelliğe bakmaz, bazıları da iyi olmaya bakar." Yani çirkinsin ama en azından iyi birisin dedi sağ olsun.:D Yeni bir şey yapılınca asla yemez. Mesela mutfağa girdin saatlerce uğraşıp bir şey yaptın diyelim. Yüzünü ekşitir, götür götür der. O yüz ifadesini görünce kendimi tokatlıyorum. Şaka değil, gerçekten annem beni sinirlendirince artık kendime zarar vermeden öfkem dinmiyor, bugün sahurda annemin çatık kaşlarını, iğrenen bakışlarını görünce bacağımı çimdikledim. Annenin yüzüne bakası gelmez mi bir insanın? Ben artık bakmadan konuşuyorum resmen. Söylediği şeyleri kabul etmez, tek doğru onun dediğidir. Suratına alenen sen peygamber misin, hiç mi hatan yok, peygamber bile hata yapmıştı dediğinde müslüman olmasına rağmen ben yapmıyorum diyor. Sürekli şikâyet ediyor. Hasta olması çok kötü. Bir ara finallerim varken annem hastalandı, benim de sınavlarım deli dehşet zor. Evde anneme kahvaltı hazırladım, yanına koydum, ilaç da koydum; evi de ben temizliyorum. Okula hazırlanırken ölüyorum bitiyorum diye ağlar ses tonuyla yanıma geldi ve bana hiç bakmıyosun dedi sinirden kendimi kesecektim, o kadar bunaldım ki. Annemin hiç arkadaşı yok. Sadece yaşlılarla arkadaş. Şu ana kadar bildiğim iki arkadaşı oldu, onlarla da küstü. Teyzelerime falan bakıyorum, can ciğer kuzu sarması 20 yıllık dostlukları var, annemin arkadaşı bile yok hani aile dostu görüştüğümüz kimse yok. Bir gün hastanede kalması gerekti, yengem kalsın dedim, ben şimdi hasta/baygın yatacağım beni öyle mi görsün? dedi. Bu nereden aklına geldi anlamadım ama sınava girmeyip annemle gittim, finalden 0 aldım yani, meğer hastanede kalmalık, baygın olmalık bir işlem değilmiş 10 saniyede halledildi bitti gittik eve. Boşuna girmedim sınavıma yani. Bir de annem asla başka insanları dinlemiyor. Mesela teyzem telefonda dün benim çocuk hastalandı, şöyle oldu böyle oldu, şunu yaşadım bir şey anlatırken annem kaynanam şunu dedi, akşam ne yapsam falan diyor. Şoklar geçiriyorum, teyzemi dinlesene diyorum. Bir ara komşuyla bir yemek yaparken komşu bir akrabasının beyin kanaması mi ne geçirdiğini söyledi, üzücü bir hikâyeydi, şimdi hastanede yatıyor dedi hadi ya dedim. Annem diyor ki buna tuz atmış mıydınız, bir utandım bir utandım ki. Geçmiş olsun vs. diye ben konuşmaya devam ettim. Mesela bundan da bıktım. Sanki annem anne değil de ben anneyim. Sürekli bir şeylerin ardını topluyorum. Teyzemlere bakıyorum annemle alakaları yok. Çocuklarını bir seviyorlar bir seviyorlar. İmreniyorum. Onlar çocuklarını çok tanıyor, mesela Ayşe o yemeği yemez, Ayşe şöyle giyinir, Ayşe 2 şeker atar dediklerinde şok geçiriyorum. Çocuklarının her şeylerini biliyorlar. Benim annem bizi tanımıyor. Mesela alışverişe gidince mor uzun bir elbise getiriyor bana. Benden önce babam diyor muitap bunu giymez ki diye. Babam bile erkek beyniyle tarzımı anlıyor annem "Ama çok güzel." diye yanıt verip geçiyor. Bize asla sarılmaz, etmez. Hadi bilmiyor diyelim ama sevmeyi öğrenmek bu kadar zor mu? İnsan yavrusunu otomatik olarak sevmez mi? Yaz tatilinde teyzemlerde kaldım, kocaman kuzenlerimle bir ilgileniyor bir ilgileniyor. Şakalar, gıdıklamalar, öpmeler, alttan almalar. Kuzenim bağırsa bile alttan alıp şaka yapıyor, ben bağırsam annem neler neler yapar. İmreniyorum açıkçası. Teyzelerimin sayfalarına giriyorum, canım kızım iyi ki doğdun vs. vs. Annem ben fotoğraf paylaşınca bile beğenmiyor. Bilmiyorum garip geliyor. Bir yandan da her zaman temizlik yapıyor, zaten evin en büyüğü de oymuş, kardeşlerine bakmış vs. diyorum ama sonra bu her şeyin sebebi olamaz, OLMAMALI diyorum. Kafayı yiyorum gerçekten. Arkadaşlarımın annesini görünce de bu insanlar böyle mi yaşıyor diyorum ya, 23 yaşındaki koca kızları anneleri yavrum karnın aç mı diye arıyor. Ben anneme bir kez laf olsun diye çok acıktım dedim, mutfak orada koca kızsın ben mi ağzına getireyim diye bağırdı; iştahım kaçtı. Mesela anneleri arıyor şunu şunu yaptım sen yemezsin gelirken kendine bir şey al diyorlar. Benim annem yemediğim şeyi aklında bile tutmaz.

Bir yeri ağrısa sürekli bunu dile getirir. Bir yeri ağrımadan şuram ağrıyacak der. Bu aralar sürekli ayaklarım ağrıyor diyor ama uyandığı andan itibaren. Şu televizyonu açsana ayağım ağrıyor diyor, mutfağa gidiyor ayağım ağrıyor diyor. Tüm gün aynı ağrıyı söylüyor. Artık bir şey yapamadığım için öfkeleniyorum, sussun diye her şeyi ben yapmaya çalışıyorum. Doktora gitmek yerine söyleniyor sadece, benim ağrısa da onun ağrımasa diyorum artık. Hastalanmasından çok korkuyorum çünkü ay, uh, ölüyorum, öleceğim tepkileri yüzünden kendimi boğasım geliyor.

Öyle işte. Böyle bir ebeveyn modeli ile evde huzur olmuyor. Eve huzur veren kesinlikle annedir. Annem eve bakıyor, yemek yapıyor ediyor ama yıllar sonra benim aklımda bunlar kalmayacak. Böyle şeyler yaşayanlar var mı bilmiyorum ama bu aralar kafaya çok takıyorum.
Annenizi tedavi için dr götüreceksiniz.Benim yakınım aynen anneniz gibiydi erken demans oldu.Normal olmayan durumu var annenizin büyüğünüz olarak ikaz edeyim.
 
Annenizi tedavi için dr götüreceksiniz.Benim yakınım aynen anneniz gibiydi erken demans oldu.Normal olmayan durumu var annenizin büyüğünüz olarak
Hangi branşa, ne diye götürebilirim ki? Bu kadar düşünme ve kafaya takmak elbet beyne zarar verirdi. N'aparız hasta olursa bilmiyorum... Allah korusun.
 
Hangi branşa, ne diye götürebilirim ki? Bu kadar düşünme ve kafaya takmak elbet beyne zarar verirdi. N'aparız hasta olursa bilmiyorum... Allah korusun.
Psikiyatri doktoruna....götürün bence...babadan kaynaklanan durumda yokmuş.Ben acaba baba eziyet mi etdi dedim öyle değil.Benim dediğim kadının kızıda benzer şeyleri anlatmıştı.
 
Babam hâlden anlayan iyi biridir, kendi işini kendi yapar, anneme ütü bile yaptırmaz. Orada bahsettiğim şey çevresini, bizi fark etmemesi.
Babanız ailesiyle birlikte annenize pekte iyi şeyler yaşatmamış gibi geldi bana yazdıklarınızdan.
Annenizin genel bir sıkıntısı olduğu kesin. Eş olarak buna bir çözüm aramış mı? Anneniz belki derin bir psikolojik sıkıntı yaşıyor yıllardır. Kadının hayatla, hiç kimseyle bir bağı yok. Normal insan hali değil bu. Siz mahrum kaldıklarınız kısmıyla eksik, kötü hissetmekte haklısınız ama annenizin de ona uzanan bir ele ihtiyacın varmış, kimse umursamıyor anlaşılan.
 
Asi olmak tercih ettiğim bir durum değil ve benim karakterime uygun da değil. Uygun görmediğim, yanlış bulduğum her şeyde bunu dile getiriyorum ama bu şekilde değil. Anne dediğimiz kavram görmezden gelebileceğimiz bir olgu da değil ayrıca. Odak noktan annen olmuş demişsiniz de bizi anne kadar etkileyen başka bir varlık var mı, elbet öyle olacak.
İyi sen böyle devam o zaman yıllarca hayatının kendi psikolojinin içine etmeye devam tebrikler
 
Babam hâlden anlayan iyi biridir, kendi işini kendi yapar, anneme ütü bile yaptırmaz. Orada bahsettiğim şey çevresini, bizi fark etmemesi.
O kadar iyi biriyse babanız bosansaymis. Ben inanmıyorum babam iyi biri muhabbetine. Yıllardır annenin ihmal ettiği toksik ilişki sürdürdüğü bir evde kendi işini yapan olay çıkmasın diye sessiz kalan bana nasıl iyi biri olabiliyor. Tersinde de durum aynı, baba çocuklara kötü davransa anne ses cikarmasa kendi işini yapsa vs iyi bir anne mı oluyor. Babanız o kadar iyi olsaydı annenize sen napiyorsun derdi sizin cocuklugunuzdan itibaren. Babanızın kendince bir konfor alanı var oradan çıkmamak risk almamak için günü kurtarıyor.
Bir arkadaşım da sizin gibiydi , babasının da suçlu olduğunu psikologa gidip gelerek farketti.
 
Ben abarttığını düşünmüyorum üzerimize titreyen bir anneyle büyüdüm. Hani bir dilim pasta varsa kendi yemeyen bölmeyen direkt çocuğuna veren annelerden benim annem o yüzden sizi çok iyi anlıyorum ekskliğini yaşadığınız şeyleri anne şefkati mesela; koca 30 yaşında kızken bile en basit regl ağrımda etrafımda dolanırdı canım annem hep az yiyen biriydim aynı dediğiniz gibi arardı hep beni yemek yedün mi yemek yemeği unutma diye.
Size tavsiyem bunla işgili psikolojik destek almanız etrafıöda iki arkadaşımda var bu durum biri 3 çocuklu olmasına rağmen annesini hala affedemiyordu. Annesi bu arada kötü bir kadın değil ben çok severim ama aynı sizin anlattığınız gibi okula giderken saçımı taramadı okuldan gelince yemek hazırlamadı gibi şeyler olmasına rağmen 3 çocuğu varken bile oturup bunlara ağlardı terapi gördü ve artık geçti iyiyim diyor. Diğer arkadaşım 50sinde annesi yine benim gördüğüm kadarıyla tatlı bir kadın ama önce kendini düşünen bir kadın bu arkadaşım da annesine çok öfkeli. Ve burda derdini küçümseyen insanlara asla takılma buna mı takıldın derler ama bazen küçücük bir olay bile bir insanda travma yaratabiliyor buna onlar karar veremez ve yargılayamaz.
 
Arkadaslar anlattiklari narsist anne yada sorunlu kadin imaji cizmedi bana. Burada oyle seyler anlatirdi ki hepimiz aman uzakdur falan derdik. Gayet insani sorunlar hatta sorun bile degil. Konu sahibi gelmis 23 yasina ne basi oksanmasi ya drama queenlik baska bir sey degil. Simdi sert konusunca ban yiyorum ama su an hayati iyi gitseydi hoc anneyidert etmezdi su an hayatinda ters giden bir sey var ve kendini elistirmek yerine kendine kurban ariyor. Uzgunum ben boyle dusunuyorum.
 
Back
X