Geçenlerde bir arkadaşım eski eşim ve kv hakkında "nasıl böyle davrandılar, şimdi mutlular mı " falan dedi. Bundan bir yıl önce sorsaydın; sana çok şey anlatırdım ama şu an onlar hakkında konuşmak bile angarya, yük gibi bir şey. Anlatabileceğim bir şey gelmiyor aklıma dedim. Tabii bu bilinç düzeyine gelmek dört yıl sürdü benim için, kolay değildi. Her gün neden ben diye soruyordum. Bunları hak edecek ne yaptım diye. Ben içten içe kendimi zehirlerken, nefretle doldururken; onlar yataklarında rahat rahat uyuyorlardı belki. Şu anda onlardan nefret etmiyorum, nötr duygularım. Kendi içimde inanılmaz huzurluyum. Allah a dua ediyorum başlarına bir şey geldiğinde, benim haberim olmasın diye. Çünkü oh olmuş demek istemiyorum. Tekrar içimde nefret tomurcukları yeşermesin diye. Ama şunu da biliyorum bazıları Allah der, bazıları evrenin enerjisi der, mutlaka bu tip insanların icabına bakılacaktır. Er ya da geç olacak bir durum bu. Nefretle, bir şeyleri beklemekle geçirmeyin hayatınızı. Kimse sizden kıymetli değil, böyle düşünün. Mevlananın sözünü çok severim "Kolun mu kırıldı üzülme. Belki Allah sana kanat verecek."