Bugün çok zor bir gün geçirdim. Yasın atak dönemiydi sanki. Dünden hafif hafif kendini belli etti ve bugün beni resmen felç etti. Yataktan çıkamadım. Sürekli ağladım. Bağıra bağıra ağladım. Bana ulaşmaya çalışan insanları engelledim. Akşam üstü zorla kalkıp duş aldım. Duş almak bi tık iyi gelince bu siteye geldim. Bu konuya bakayım dedim, yorumları tekrar okudum. Buradaki yorumları okumak da iyi geliyor çünkü. Akıllı mantıklı bir iki yorum, aynı şeyleri yaşamış bir iki kişi, insana iyi geliyor. Yalnız olmadığım hissini veriyor. Sizin yaşadıklarınız da çok etkiledi beni. Anlattığınız kadarıyla biliyorum tabi. Bir şey sormak istiyorum. Biz de çok güzel anılar biriktirdik mesela, instagram storylerinde bayram gezilerini, pikniklerini, 2 sandalye 1 katlanır masa alıp bir su kenarında kahve içenleri görünce birebir aynılarını yaşadığım zamanlar geliyor aklıma. Sizin şuan yalnız çok huzurlu ve mutluyum dediğiniz noktaya gelmeniz ne kadar zaman aldı?
Keşke sarılma imkanım olsaydı sana...
O kadar iyi anlıyor ve hissediyorum ki içindeki acıyı.
Ben de ağlaya ağlaya aştım inan ki.
ama içimde bi yerde hep kendime, hayata dair bi umut da vardı
Bizim de çook anımız var. Tatiller, kamplar, piknikler... Çok tez canlı ve sosyal biriydi, hiç evde oturmazdık.
Evet insana çok koyuyor bu hatıralar, ama hayat daha bitmedi ki güzelim..
Bi yandan sana dünyaları seren bi adam bi yandan da canını acıtıyor, ruhunu kör bıçakla delik deşik ediyor, bu hayat mı ? bu aşk mı ?
Canı cehenneme sunduğu her zerre mutluluğun diyorsun bi yerden sonra..
İstemez eksik olsun diyorsun.
Çünkü hak etmediğini biliyorsun
İnsan olsalardı da kalsaydım diyorsun
" Sizin şuan yalnız çok huzurlu ve mutluyum dediğiniz noktaya gelmeniz ne kadar zaman aldı?" diye sormuşsun, sanırım 1 sene sonra çok çok daha iyiydim, hayatıma birini aldım hatta ama sonra geçen sene yaz aylarında (1 buçuk sene geçmişti) ciddi ataklar geçirdim, başa çıkamadığımı düşündüğüm zamanlar oldu, beynimi çıkarıp atmak istiyordum, duygularımla asla başa çıkamıyordum, gece gündüz ağlıyordum, evde duramıyordum evimin yakınlarında bi park var orda gidip saatlerce ağlıyordum, kendime kızıyordum neden geçmiyor diye , bu da aslında iyileşmenin en önemli parçasıymış sonradan fark ettim. Çünkü ardından bi duyarsızlaşma geldi.
Şu an zerre duygum yok. Başkası yaşamış gibi. Ben de çok değiştim dönüştüm.
Asla eski ben değilim, alakam yok o kadınla. Ama ona kızmayı da bıraktım.
Şimdiki ilişkimde sevgilim bana asla saygısızlık yapamaz, bırak şiddet uygulamayı bırak küfretmeyi.
Sınırlarım çok net. Ve hayat bitmiyor, bitmez. O piknikleri tatilleri seni hak eden bi adamla yaptığını düşünsene. Evet, henüz çok erken ama düşün, hayal et, umut et. Kendini asla kapatma hayata. Asla.
Bu uzun ömrümüzün bi bölümüydü sadece, asla tamamı değil. Hayat bitmedi. Bi dönem bitti, bu kadar.
Şu an çok yeni, çok çok yeni.
Ama geçecek.
Ben duvarlara tutuna tutuna ağlarken yüksek sesle "geçecek" diyordum.
Ve geçti. Çok şükür.
Sen de çıkacaksın bu yas sürecinden ve çok mutlu bi hayatın olacak, yepyeni bi sen olacaksın
Bambaşka bi kadın olacaksın, kimseye eyvallahı olmayan...
Işıl ışıl ışıldayacaksın, yeniden aşık olacaksın, kalbi kalbine denk bir adama denk geleceksin.
Geçecek.