Bursa'daki Müzeler

BenSergu

SATRAB
Kayıtlı Üye
3 Mart 2007
1.843
84
Bursa Arkeoloji Müzesi

41f12fdc399145d50ba3f7b944c443d7.jpg


1904 yılından 1972 yılına kadar Bursa Erkek Lisesi ve Yeşil Medrese’ de toplanan arkeolojik eserler, Kültürpark içerisinde yaptırılan Arkeoloji Müzesi’ ne taşınmış ve modern bir şekilde teşhir-tanzimi yapılarak 1972 yılında ziyarete açılmıştır.Halen bu binada hizmet vermektedir.

Modern müzecilik anlayışı ile yeni binasında düzenlenen Arkeoloji Müzesi M.Ö. 8 binden Bizans Devri sonlarına kadarki dönemlere ait,Bithynia ve Mysia bölgelerinde bulunmuş eserlerin yanı sıra; Anadolu’ daki diğer kültürlere ait eserlerden oluşmaktadır.

Paşalar Köyü fosil yataklarında yapılan bilimsel kazılar sonucunda; 15 milyon yıl öncesi Bursa’ nın doğa tarihinden bir kesit veren fosil örnekleri, önemli yer tutmaktadır.Bunlar çeşitli hayvanların diş ve kemikleirnden oluşmaktadır.

Salon 1- Neolitik (M.Ö. 8000-5500) ve sonrasındaki Kalkolitik dönemlere (M.Ö. 5500-3000) ait İnpınar’ da bulunmuş prehistorik eserler; M.Ö. 1 bin Urartu bölgesinden gelmiş,pişmiş toprak kaplar;yine M.Ö. 1 bine ait Frig dönemi tapınak modeliyle, bronz kap ve fibulalar tarihin kesitlerinden bir mozaik oluşturmaktadır.Ayrıca,müzemizin Balıkesir,Altınoluk,Antandros Nekropol’ ünde gerçekleştirdiği kurtarma kazısı çalışmalarında ele geçen Arkaik, Klasik, Hellenistik ve Roma dönemlerine ait figürün, değişik formdaki kaplar ve süs eşyalarından oluşan mezar” buluntuları da önemli yer tutmaktadır.

Salon II- Roma dönemine ait taş eserlerin yer aldığı bu salonda M.S. 2. yüzyıl dolaylarına ait portre başlarının yanı sıra; tanrılar tanrısı Zeus’ un tasvirleri, kuvvetin ve gücün temsilcisi Herakles’ in Nemea Aslanını boğduktan sonra postunu koluna dolamış dinlenir durumdaki tasviri; Anadolu’ nun en eski bereket tanrıçası Kybele heykelleri ile sağlık tanrıçası Asklepios’ a adanmış sunaklar,yılan şeklinde adak taşları,İmparator Tiberius’ a ait baş göze çarpmaktadır.Salonun en önemli eserleri arasında bronzdan yapılmış “Savaş ve Akıl Tanrıçası” Athena büstü ile “Güneş ve Aşk Tanrıçası” Apollon bulunmaktadır.




Salon III- M.Ö. 8. yüzyıldan Bizans devri sonlarına kadar olan dönemin eserleri, bu salonda sergilenmektedir.Geometrik dönemden başlayıp, Roma dönemine kadar uzanan değişik formdaki pişmiş seramik kaplar kronolojik bir sıra ile sergilenmektedir.

Arkaik ve Roma dönemine ait pişmiş toprak figürinler,oyuncaklar;yine Roma dönemine ait bronz ve cam kaplar ile süs eşyaları ve yine bronz tıp aletleri,mühürler,pişmiş toprak kandiller, Bizans dönemine ait gümüş,bronz ve pişmiş toprak eserler sayılabilir.Yine bu salonda, Roma dönemine ait altın süs eşyaları önemli bir yer tutmaktadır.Ayrıca bu salonda, Müdürlüğümüzce Bilecik,Pazaryeri,Ahmetler Nekropolü’ nde yapılan kazılar sonucunda bulunan Roma dönemine ait pişmiş toprak ve cam kaplar ile bronz süs eşyaları sergilenmektedir.

Aynı salonun asma katında ise Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma ve Bizans çağlarına ait; altın,gümüş ve bronz sikkeler sergilenmektedir.

Salon IV- Balıkesir İli, Üçpınar Köyü’nde bulunan tümülüsün 1/1 ölçülerindeki benzeri ve Akhamenid dönemine tarihlenen at arabası buluntuları ile bu buluntulardan hareket edilerek yapılan arabanın antik çağdaki örneğinin teşhir edildiği salondur.Salondaki önemli eserlerden biri de Karacabey’in Şükraniye Köyü’nde bulunmuş olan Greko-Pers mezar stelidir.M.Ö. 546’da Anadolu’yu istila eden Pers dönemine ait bu eser,ikisi İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde olmak üzere, dünyadaki üç örnekten biridir. İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndeki bu iki örneğin kopyaları da aynı salonda teşhir edilmektedir.

Bursa Kent Müzesi
kent_muzesi1y.jpg

2004 yılından bu yana kentin eski adliye binasında hizmet veren, Bursa’nın 7000 yıllık bir zaman diliminde geçirdiği değişim ve dönüşümlerin sergilendiği müzedir.

Müze, 14 Şubat 2004 tarihinde ziyarete açıldı. Müze binası 1926 yılında Ekrem Hakkı Ayverdi tarafından Adliye Binası olarak inşa edildi. Mimarının Kemalettin Bey olduğu sanılmaktadır. 1999 yılında Adliye’nin yeni binasına taşınmasından sonra boşalan bina, 2001-2004 yılları arasındaki restorasyon sürecinden sonra müze binası haline geldi. Binanın müzeye dönüştürülmesi sürecinde yüksek mimar Naim Arnas görevini aldı.

2 katlı binanın, birinci katında kronolojik, ikinci katında tematik bir düzenleme vardır. Müzede Bursa’da yaşamış 6 Osmanlı padişahının balmumu heykelleri, geleneksel ticaret hayatını canlandıran dekorlar, kentin topografik maketi gibi objelerle şehir hakkında bilgi sunulmaktadır.

Bursa Kent Müzesi, kentin merkezi konumundaki Heykel Meydanı'nda, Atatürk Anıtı'nın güneyinde, Bursa Valilik Binası'nın yanında yer almaktadır.
 
Ataturk Muzesi (Osmangazi)
ataturkmuze.JPG

Çekirge Caddesi üzerindeki Atatürk Müzesi, XIX. yüzyıl sonlarında yapılmış bir köşk olup, Atatürk´ün Bursa´ya 20-24 Ocak 1923’te ikinci gelişlerinde Bursa Belediyesince sahibinden satın alınarak Atatürk´e hediye edilmiştir. 1938’de de Atatürk tarafından Bursa belediyesi’ne hibe edilen ve 1968’de Kültür Bakanlığı’na devredilen bu köşk, 29 Ekim 1973’te, Cumhuriyet´in 50. yılında müzeye dönüştürülerek ziyarete açılmıştır.

Birinci katta kabul salonu ile buraya açılan dinlenme odası, ikinci katta ise yatak ve çalışma odaları olan köşkte, Atatürk’ün burada kaldığı sürede kullandığı eşyalar sergilenmektedir. Köşk, Bursa´daki sivil mimari örneklerinin en önemlilerinden biridir.


Çekirge Caddesi, Çelik Palas Oteli Yanı
Tel : (0224) 236 48 44

Basın Müzesi

basinmuzesi2.JPG


Yerel basında oldukça güçlü bir yapıya sahip olan ve bu yönüyle de Türk basın dünyasında “Küçük Bâb-ı Âli” olarak anılan Bursa’nın, tek Basın Müzesi Nilüfer’de bulunuyor.

Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından Ataevler’de Basın Kültür Sarayı bünyesinde kurulan Basın Müzesi, Bursa’da basın sektörünün nereden nereye geldiğini anlatan bir zaman tüneli gibi.
Bursa basınının köklü geçmişini ve zenginliğini tüm dünyaya tanıtmayı hedefleyen Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin 2 yıllık bir çalışmanın ardından 24 Mayıs 2007 tarihinde hizmete açtığı Bursa Basın Müzesi; Bursa’da yazılı basının köklü geçmişini, zaman içinde geçirdiği aşamaları ve 21. yüzyılın son çeyreğinde çağın gereklerine ayak uydurup “Bursa medyası” olarak yeniden şekillenişini gözler önüne seriyor.

Matbaanın kurulmasından bugüne kadar geçen süreçte basın mesleğine yönelik cihazların ve bu alandaki değişimi gözler önüne seren fotoğrafların sergilendiği müzede, Bursa’da yayınlanan gazete ve dergilerden örnekler de yeralıyor.

Bursa Basın Müzesi’nin bir özelliği de, gazetelerin ve öteki medya organlarının kullandığı çeşitli araçların, ilk hallerinden en gelişmiş modellerine değin sergilemesi ve bu tablonun son derece güzel canlandırmalarla da tamamlaması.

Bursa Anadolu Arabaları Müzesi

59_1562bursa_umurbey_hamami.jpg


Umurbey Mah. Kapıcı Cad. Yıldırım- Bursa Tel: (224) 329 39 41
Pazartesi hariç her gün 10:00 – 17:00 arası açıktır. Tofaş Bursa Anadolu Arabaları Müzesi
Tekerleğin büyülü serüveni
Tofaş'ın Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin de desteğiyle Umurbey Bilgi Parkı'nda görücüye çıkardığı Anadolu Arabaları Müzesi, Asya'da binlerce yıl önce dönmeye başlayan ahşap bir tekerleğin, bugün teknolojiyle ulaştığı renkli serüveni gözler önüne seriyor.Türkiye'nin otomobil devlerinden Tofaş, gelecek nesillere unutulmaz bir miras bırakıyor. Umurbey Bilgi Parkı'nda açılan Anadolu Arabaları Müzesi'nde 2 bin 600 yıl önce yapılmış ilk tekerlekli araçtan, Tofaş'ın son gözdesi Albea ve Sporting'e kadar tekerleğin öyküsü sergileniyor.
Türk otomotiv sektörünün kalbinin attığı Bursa, Türkiye'de bir ilk olan Anadolu Arabaları Müzesi ile bu alandaki liderliğini iyiden iyiye perçinledi. ılk üretilen Serçe, Murat 124, Murat 131 ile otomobilin son gözdeleri Doblo, Sporting ve Albea müzede yan yana durarak adeta tarihe şahitlik ediyorlar.Müze fikrinin ortaya çıkması ise tam bin şans. Bursa'nın tam ortasında Arkeoloji Müzesi'nde 2 bin 600 yıl öncesine ait bir araba bulununca Tofaş yetkilileri harekete geçerek, Anadolu Arabaları Müzesi fikrini geliştirmenin yollarını aramışlar.
Resim.aspx

ARABALAR NASIL BıR ARAYA GELDı?
Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi'ndeki arabalar, Anadolu üretim ustalığının değişik tasarımlarının örnekleri olarak geniş bir alan içinden özenle seçildiler. Her bir araba çok ince işlemlerden geçirilerek restore edildi. Eski eser restorasyonu uzmanları bu işi için aylarca uğraştılar. Zaman içinde değişikliklere uğramış bu arabalar, yeniden orijinal durumuna dönüştürüldü. Bütün bu örnekler tıpkı günümüzdeki bir otomobil gibi, teknik özellikleriyle tek tek değerlendirilerek sınıflandırıldı. Böylece hepsi, Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi'nin birer üyesi oldular.Bir şehrin binlerce yıllık bilgisinin müzesi olan Anadolu Arabaları Müzesi, sadece eski araba müzesi olarak düşünülmedi. Anadolu'daki binlerce yıllık araba sanayisinin ve kültürünün canlı ve etkili birer köşe taşı olarak düşünülen müzedeki her araba, Anadolu tasarım tarihinin çok değerli ve anlamlı birer ürünü olarak tarihteki yerlerini aldılar. Tofaş CEO'su Antonio Bene'nin deyimiyle bu müze, "Yeni ustaların, eski ustalara bir teşekkürü" idi. Ve yine Mösyö Bene'nin altını çizerek söylediği gibi: "Binlerce yıl boyunca bu arabaları tasarlayıp üretenlere Bursa'dan ve Tofaş'tan selam olsun."
MÜZEDE HANGı ARAÇLAR VAR

Resim.aspx

Faytonlar, kağnı arabaları, öküz arabaları, panyolar, çarklılar, yarım esebey, briçkalar, ilk arabanın yapıldığı atölye, eski tekerlekler,ilk üretilen Murat 124, Murat 131, Kartal ile Tofaş'ın son gözdeleri Doblo, Albea, Sporting...
 
Celal Bayar Müzesi
celalbayar2.jpg

Türkiye'nin 3. cumhurbaşkanı Celal Bayar 1883'te Gemlik'e bağlı Umurbey köyünde doğmuştur. 1970 yılında onun adına bir vakıf kurulmuş ve köyde bir kütüphane, müze sinema binası yaptırarak; 15 bin ciltlik kütüphanesini, kendisine verilen tüm hediyeleri ve arşivini bu vakfa hibe etmiştir. Daha önce "beni köyümden ve köylümden ayırmayın" diye vasiyette bulunan Celal Bayar, 22 Ağustos 1986 tarihinde, sevenlerinin ve köylülerinin gözyaşları arasında müzesinin bahçesinde toprağa verilmiştir. Naaşı, daha sonra devlet tarafından yaptırılan Anıt-Mezara nakledilmiştir.

Enerji Müzesi
enerjimuzesi2.jpg

Merinos Parkı, Osmangazi-BURSA
Mustafa Kemal Atatürk’ün açılışını gerçekleştirdiği bir iplik ve kumaş fabrikası olan Merinos tesisleri sadece Bursa’nın değil, Türkiye’nin de en büyük yatırımlarından biriydi. Bursa’da 1938’de dokuma fabrikası olarak kurulan Merinos’un bir enerji trafosundan ilham alınarak müzeye dönüştürülen Merinos elektrik santrali, bünyesinde, hem Merinos Fabrikasının ihtiyacını karşılayan hem de gerektiğinde Bursa’nın elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteyle donatılan dönemin Alman teknolojisiyle kurulan sistem bir müze disiplini içinde halkımızın hizmetine sunuluyor.

Esat Uluumay Osmanlı Halk Kıyafetleri ve Takıları Müzesi
esatuluumay2.JPG
esatuluumay3.JPG

Muradiye Mah. II. Murad Cad. Şair Ahmedpaşa Medresesi
Tel: (224) 225 48 13
Bursa’da, Şair Ahmet Paşa Medresesi’nde kurulan ve 18 Eylül 2004 tarihinde ziyarete açılan “Uluumay Osmanlı Halk Kıyafetleri ve Takıları Müzesi”nde, tarihi 17. yüzyıla uzanan Anadolu ve Osmanlı Rumelisi’nden çeşitli yerlere ait 70 kıyafet ve 400 parça takı sergileniyor. Anadolu Folklor Vakfı Kurucu Üyesi ve Bursa Şube Başkanı Esat Uluumay tarafından kırk yıllık bir birikim sonucu oluşturulan müzede geleneksel giyim-kuşamın ayrılmaz parçaları olan oyalar, keseler, kadın ve erkek başlıkları bohçalar, yazmalar, seccadeler, kolonlar, heybeler, yörük çuvalları, bakır eşyalar da sergileniyor. Müzenin ayrıca ney, hat, tezhip, ebru ve minyatür kurslarının verileceği, sergi talebinde bulunanların ihtiyacının karşılanacağı bir kültür merkezi olma özelliğini taşıması da planlanıyor.

Müzenin kurucusu Uluumay: “Kültürün en önemli ögelerinden biri, kıyafettir. Çünkü, kıyafet ve takı çok geniş konuları kapsıyor. Şu anda çok büyük paralar verseler, böyle bir müze yapılabilmesi mümkün değil. Elinde kıyafet olan çok az aile değerini anlayarak, sakladı veya çoğu kıyafet yurtdışına gitti. Müzenin modasından tekstiline, dericiliğinden kuyumculuğuna kadar ana kaynak teşkil edecek bir yapısı var. Müze, görsel ve plastik sanatlara da kaynak olabilecek” diyor. TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası ile çeşitli şirketlerin sponsorluğuyla tamamlanan müzede bir de “Osmanlı Çay Bahçesi”nin açılması planlanıyor.
 
Hüsnü Züber Yaşayan Müze
husnuzuber-2.JPG
husnuzuber-3.JPG


Tel(224) 221 35 42
Bursa’da Muradiye semtine adını veren padişah II.Murad’ın yaptırdığı Muradiye Camii ile Medrese, Hamam ve Türbelerden oluşan Muradiye Külliyesi içerisindeki hamamın hemen arkasında bulunan müze evinin önceleri (1836) "Devlet Konuk Evi" olarak ve daha sonra Rus konsolosluğu olarak kullanılmıştır.1877 yılında Üsküp’den (eski Yugoslavya) gelip Bursa’ya yerleşen Seyid Kahya evi satın almış.O ve mirasçıların ölümünden sonra hiçbir miras ilişkisi olmayan kişilerce 14 yıl hoyratça kullanılmış.1988 yılında harita mühendisi ve sanatçı Hüsnü Züber, tüm yapıtlarını gelecek kuşaklara bir arada sunmak düşüncesiyle evi bu harap halinden alıp Prof .Dr. Sedat Hakkı Eldem’in “Türk Evi” adlı kitabındaki evin çizim ve fotoğraflarından da yararlanarak 4 yıl süren titiz bir restorasyondan sonra 27 Aralık 1992 de Hüsnü Züber Evi adıyla kapısını turizme açtı ve 1994 yılında da Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne bağışladı.

Müze her gün 10:00 –17:00 arası ziyarete açıktır.
1. Katta: 450 parça Türk tahta esyası üzerine Dağlama-Yakma çalışmayla birleştirdiği 600 Türk motifi koleksiyonu ile ağaç Kaşık-Kepçe derlemesi
2. Katta: Devrin özelliklerine uygun döşenmiş yatak odası ve baş oda ile açık sofra izleyicilerin görüşünü sunulmaktadır.

Cumalıkızık Etnoğrafya Müzesi

ff029461c265ba7860d1d91617fe14b7.jpg
283.jpg

Cumalıkızık Etnoğrafya Müzesi, Bursa’nın Cumalıkızık köyünde yer alan, köyün geçmişine ait eşyaların sergilendiği bir müzedir. 1992 yılında hizmete girmiştir.
Müzede sergilenen eserler, halk tarafından bağışlanmıştır. Müzede, Osmanlı Devleti'nin 2. padişahı Orhan Bey'in köye verdiği bir berat bulunmaktadır. Bahçesinde at arabaları, dibek taşı, yalak, üzüm çiğneme teknesi gibi nesneler, müzenin içinde ev eşyası, mutfak eşyası, aydınlatma ve ısınma araçları, av malzemeleri, Uludağ’da bir zamanlar sürüler halinde yaşayan geyiklerden kalma dev geyik boynuzu, semerler sergilenir.


ıZNıK AYASOFYA MÜZESı (ST. SOPHIA)
36cfaa5a-33dc-4edf-8d4a-cf59d0ef9974.jpg


Müze şehrin tam ortasında, kentin dört kapısına ulaşan yolların kesiştiği noktada yer almaktadır. ılk olarak M.S. VII. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen Gimnasium üzerine Bizans Döneminde Bazilika olarak inşa edilmiş olan Ayasofya Müzesi, çeşitli hasar ve onarımlar nedeniyle bugüne kadar büyük bir değişime uğramıştır. XI. yüz yıldaki depremden sonra yenilenmiştir. Üç sahınlıdır. Orhan Gazi tarafından 1331 yılında camiye dönüştürülen yapı, Kanuni döneminde Mimar Sinan tarafından yapılan büyük değişikliklerle yenilenmiştir. 1935 ve 1953 yılında gerçekleştirilen onarım sırasında, renkli taşlardan taban mozaikleri ve Sythronon'u ortaya çıkartılmıştır. Apsisin yanındaki odaların içinde freskolar vardır. M.S. 787 yılında (24 Eylül-23 Ekim) VII. Ekümenik Konsil bu binada toplanmıştır.
 
X