Merhaba arkadaşlar, çok uzun süredir beni üzen ve canımı sıkan bir durum var. Biraz içimi dökmek, dertleşmek istiyorum. Yazım uzun ama sonuna kadar okuyabilir, vakit ayırırsanız sevinirim.
Ben 28 yaşındayım, son bir-iki senedir bir ofisim var, kendi mesleğimi icra ediyorum. Hayatımda bu yaşa kadar hep yakın arkadaşım dediğim insan sayısı bir elin parmağını geçmedi. Bahsedeceğim üç kişiden oluşan bir arkadaş grubum var. X,Y ve Z olsun isimleri. Y ve Z aynı ilde oturuyorlar, İstanbul'da. X ise Ankara'da. Bu kişiler benim üniversite 1. Sınıftan itibaren hayatımda olan insanlar, aynı bölümde okuduk hepsiyle. Özellikle X ile çok yakındık, onunla aynı yurtta kaldık bütün bir üni dönemi boyunca, odalarımız hemen yan yanaydı, yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi anlayacağınız.
Ben özellikle o yıllarda çok içime kapanıktım, özgüvensizdim, kendimi asla beğenmezdim ve platonikte kalırdım yani bir aşk hayatımda yoktu. Böyle olmamın sebebi de ortaokul ve lise yıllarında çok zorbalığa uğramamdandı. Boyum normal kızlara göre fazla uzundu, bu yüzden kambur duruyordum, dişlerim fırlaktı, yüzüm sivilceli ve burnum yüzüme göre aşırı büyük ve kemerliydi. Üniversitede diş teli takmaya başladım, kilo da verdim ve farklı bir şehirde okumayla beraber hafif kendime duyduğum özgüvenim gelmişti, çünkü aynı zamanda baskın ve korumacı bir ailede büyümüştüm. Ama hala kendimi beğenmiyordum ve birinin beni sevebileceği ya da güzel bulabileceği fikrine çok uzaktım.
Şimdi, bu X olarak adı geçen yakın arkadaşımda benim tam tersim denilebilir. Alımlı, güzel, inanılmaz feminen, cilveli, komik ama biraz da bencil diyebileceğim biri. Bencillikten kastımda şu, kendi rahatını ön plana koyan biriydi çoğu zaman, planları programları ekebilir ya da vazgeçebilirdi. Üniversite zamanında bir erkek arkadaşı oldu, onun ilk erkek arkadaşıydı. Bu adamın ünide ismi çıkmıştı, bilinen bir tipti yani (tam p**ti anlayacağınız). X'in bununla toksik bir ilişkisi oldu, şiddet, aldatma vs ne ararsınız var ve bitirmesi çok uzun sürdü, 3-4 sene devam etti ilişkileri. Arkadaşım her anını, kavgasını, hakaretleri vs bana anlatırdı, bazen beni yalnız bıraktığı da olurdu hani sevgili bulunca arkadaşını satan insanlar olur ya, o misal. Ondan sonra hayatına başka biri girdi, bu kişi de ilkinden daha farklı, düzgün biriydi hatta evlenme teklifi aldı ama onunla da yürümedi. (Bende üniversiteyi bitirdim, tel tedavim sona erdi, cilt içinde tedavi görmüştüm bitti ve burun ameliyatı oldum, ardından mesleğimi yapabilmek için staja başladım. Bir yandan da terapiye gitmeye başladım, çünkü dediğim gibi özgüvenim yoktu ve kendimi sevmek konusunda zorlanan biriydim. 2 sene terapiye gittim, düzenli olarak hiç aksatmadım ve bana gerçekten çok iyi geldi, aynaya baktığımda sevilecek bir insan görüyordum artık. Bu da beni ilişkilere hazır hale getirdi, çünkü ben hep kendisini sevmeyen bir insanın sevildiğinde buna inanacağını düşünmüyordum. İnsan önce kendisini sevmeli. Terapiye de halen arada gidiyorum, terapistimi ve hayatımı güncellemek adına.) Sonra arkadaşımın ilişki yaşama anlayışı değişti, önce burun ameliyatı oldu, bıçak altına yatmaktan korkan insan bir anda ameliyat olmaya karar verdi ve bir spor salonuna yazıldı, 2 sene içerisinde belki de hayatına 9-10 tane insan aldı ve hepsiyle yaşına ya da kendisine yakıştıramadığım saçma sapan ilişkiler yaşadı. Ama bakın gerçekten saçma sapan boyuttaydı. Buna takılma sebebim de şu, kendisini hep koyduğu belli kalıplar ve sınırlar vardı, insanları da kendi vizyonuna göre yargılardı. (Buna beni bile dahil etmiş, kendi yargı çerçevesinde yargılamıştı, aşağıda birazdan bahsedeceğim.) Her aştığı sınırda bundan daha kötüsünü yaptı ve "artık böyle olmayacağım" dedikçe daha da kötüleşti bu durum. Sanki sadece dürtüleriyle hareket eden bir insan var karşısınız öyle düşünün.
Ben bütün ilişkileri boyunca arkadaşımın yanında oldum, bazen duymak istemese de arkadaşı olarak onu sevdiğim ve endişelendiğim için yeri geldi ona kızdım, yeri geldi onunla beraber ağladım ya da sevindim, terapiye gidip destek alması gerektiğini de söylediğim anlar çok oldu. Ama son zamanlarda yaptığı davranışlar, ilişkileri yaşama şekli vs beni rahatsız ediyor, bir noktada onunda olgunlaşmasını, bir şeylerin farkına varıp, kendisine zarar vermesine son vermesini istiyorum sanırım çünkü bu kişi 30 yaşında artık, çocuk değil.
Benim bugüne kadar nişanlımdan önce 2 tane ilişkim olmuştu. Birine bu arkadaşım aracı olmuştu, uzaktan ilişkiydi ve 7 ay kadar sürmüştü ve ben bitirmek istemiştim. Ex'imle aynı ofiste çalıştıkları için ben X'e problemlerimizi anlatmadım, o zamanki erkek arkadaşım da tembihlemişti anlatma diye, bende zaten özelimiz olduğu için anlatmayı düşünen biri değildim. Çünkü siz atlatıyorsunuz ama arkadaşlarınız atlatmıyor bazen anlattıklarınızı doğal olarak, bende öyle bir durum oluşmasını istemedim hiçbir zaman. Ama meğersem ex her problemimizi X'e anlatmış, yakın arkadaş olduğumuz için benim perspektifimi ona anlatır belki diye. Bende X'e anlatmadığım için, X de herhalde ben ilişki içerisinde böyle bir insanım diye ex'i haklı bulmuştu zamanında...
Ardından başka biriyle tanıştım onunla da 2-3 ay sürmeden yollarımı ayırdım, çünkü belli bir zamandan sonra karşımdaki insanla kalıcı bir birliktelik yani evlilik düşündüğüm için olmayacağını anladığımda uzatmanın bir anlamı olduğunu düşünmüyorum. Ve X beni yargıladı, kısa bir süre içerisinde nasıl tekrar sevgili yaparım diye, benimle bir süre konuşmadı, o dönem ki ilişkisine odaklandı (evlilik teklifi aldığı ilişkisiydi sonra çocuk yamuk yaptı, ailesi korkunç çıktı vs vs ağlayarak dertleşti, özür diledi ve yanında olduğum için teşekkür etti. Benim üzüldüğüm beni o dönem o kadar yargılaması, yalnız bırakması ve kendisinin daha sonra daha korkunç ilişkiler yaşamasıydı.)
Aradan 2 sene kadar geçtikten sonra nişanlım hayatıma girdi, (kendisi benim ortaokuldan arkadaşımdı, yıllar sonra tekrar bir araya gelmiştik). 1.5 senedir devam ediyoruz, ocak ayının başında evlenme teklifi aldım, öncesinde ailelerimiz tanıştı, şimdi düğün yerini ayarladık ve ev bakıyoruz. İkimizinde hiç cinsel birlikteliği olmadı bu zamana dek, bu da beni mutlu eden bir detaydı ama üç arkadaşımda tuhafsadı bunu. Bu süreç boyunca, zaten hala de devam ediyor 3 arkadaşımda benim doğru düzgün yanımda bulunmadı, özellikle de X. Ve en çok onun olmayışı canımı sıkıyor, üzülüyorum.
Ben defa kere X ve Y'nin yanlarına gittim, kaç kere şehir değiştirdim onları özlediğim ve görmek istediğim için. Z ile o kadar yakın değilim ama İstanbul'a gidince onu da haberliyordum. 10 senelik arkadaşlığımızda onlar bana sadece 1 kere geldiler, o da geçen seneydi... Karşılık beklemeden görmeye gidiyorsunuz tabi ki ama insan düşünmeden edemiyor, kendi rahatlarını düşünüyorlarmış gibi geliyor. Halbuki Y'nin sevgilisi yurt dışında yaşıyor ve ayda bir onu görmeye gidebiliyor ama ben ona belki de 1 saatlik mesafede oturuyorum bana gelemiyor... Daha komiği X ve Y'yi, özellikle X'i bir seneden fazladır görmemiştim, İstanbul'a gelmişti, Y'de kalacaktı. Bende bir geceliğine geleceğimi söylediğimde, spor salonuna gideceklerini, eve akşam saat 7-8 gibi geleceklerini, benim evde oturup onları bekleyebileceğimi söylemişlerdi. Yani zaten farklı şehirden geliyorum, konuştuğumuzda saat 4'tü, İstanbul'dan bahsediyoruz ve bir sonraki sabah erken saatlerde dağılacağız çünkü hepimiz çalışıyoruz. Spor yapılmasa olmuyor mu? Olmuyormuş... Bende gelemeyeceğimi söyledim.
X'in ilişkimle ilgili başta merak ettiği tek bir şey olmuştu, o da hiç kavga edip etmediğimizdi ki bu soru bana garip gelmişti. Kabul ben ilişkilerimi hiçbir zaman onlar gibi detaylı anlatmadım ne telefonda, ne wp grubumuzda, çünkü ne kadar yakında olsalar ben bazı şeylerin mahrem kalması gerektiğini düşünüyorum. Evlenme teklifi aldığımdan beri de kimse detayları merak etmedi, aileler tanışıldı, bana senin anlatman lazım dediler bizim sormamızı bekleme, bende bu hep olan bir şey değil sizin sormanızı bekledim dediğimde de amma nazlısın dediler. Nişanıma davet ettim, hayırlı olsun dediler sadece, geliyorlar mı bilmiyorum. Mart sonunda olacak nişanım. Belki de artık arkadaşlığımızın vadesi doluyordur, bilmiyorum ama içimdeki kırgınlığı da atamıyorum. Tabi ki de herkes kendi hayatının telaşında ama bir nasıl gidiyor diye sormak çok mu zor? Yanlış mı düşünüyorum sizce?
X yılbaşından önce bana bir süredir bilerek soğuk davrandığını ve bu yüzden mesafeli olduğunu belirten bir mesaj attı, ben düşüncesizce davranmışım. Ama hangi konuda, neyde davrandığımı inanın ben bile bilmiyorum, bunu ona sorduğumda cevap vermedi. Bende yeni yıla kırgın girmeyelim, kaç senelik arkadaşız birbirimize karşı kredimiz olmalı, konuşalım ne oldu ne yaptıysam bileyim ona göre özrümü dileyeyim dedim. Yarım yamalak bir cevap verdi. Birkaç gün sonra onu aradım, dönmedi ama mesaj atarak işi olduğunu söyledi ve sonra konuşuruz dedi. Bu konuşma Ocak'ın ilk haftasıydı... Şimdi Şubat bitecek. Ama geçen hafta Y'yi görmek için İstanbul'a kalkıp gitmiş ve gruba onunla birlikte bir resim attı, ben sosyal medya kullanmıyorum ve bu tamamen bana gönderilen bir mesajdı. Seni yok sayıyorum ama ortak diğer arkadaşımızla görüşüyorum bak dercesine. Yaşlarımızı düşününce bu hareketler komik geliyor.
Açıkçası arkadaş grubunda ilk defa nişanlanan, düğün telaşına giren bir ben varım aralarında, bu yüzden de biraz onlardan yana merak edilmeyi, en basitinden nişanda ne giyeceksin, ne yapacaksın vs gibi sorular beklemiştim. X'in önümüzdeki günlerde doğum günü ama kırgınlığımı atamadığım için doğum gününü de kutlamak gelmiyor içimden. Kendimi yalnız hissediyorum, insanın mutsuzken yanında olmak kolay ama mutlu günümde bakıyorum, hiçbiri yanımda değil. Kendimce kusurlarım, hatalarım olmadı mı elbette oldu, içime kapanık bir insanım ve dönem dönem kabuğa çekiliyorum, özellikle geçen sene zor bir dönemden geçmiştim o ve diğer arkadaşlarımda bunu biliyordu. Pek konuşmuyor, mesajlaşmak içimden gelmiyordu. Babam ciddi bir operasyon geçirmişti, 2 hafta kadar yoğun bakımda kaldı, zor zamanlardan geçtik ve yine onlardan el ucuyla destek gördüm desem yeridir. Nişana kadar bekleyeceğimi söyledim kendime, arkadaşlığımızın gidişatına bir karar vermek için ama cevap da ortada duruyor aslında değil mi? Buraya kadar okuduysanız teşekkürler...