Dertleşmeye ve objektif yorumlara ihtiyacım var

Sizin katılmadığınız,radikal, hayatı etkileyen kararlar var ;ekonomiyi kötüye sokan bağımlı kötü alışkanlık var. Evliliğiniz tepetaklak aşağı gidiyor gibi, önlemlerinizi alın. Eşiniz şu an çok bencilce ve çocukca davranıyor, yaşı da öyle dönülecek-pişman olacak yaşta da değil,ailesinden de destek görüyorsa zaten ohh miss.
 
Bir bebeğiniz var zaten sakın gerçek hayatta gerçek bir bebek yapmayın
 
Alkol, gece çıkma, deniz tatili
Faiz, millete borç takma ve eşinin hakkına girme

Siz bu konuya bakınca tam bir anne olmuşsunuz
 
Cocuk dusunmeyin, bosanip yolunuza bakmayi dusunun
 
"Bana şiddet uygulamaz, alkolü kumarı yok, kanaatkârdır."

Hemcinslerimin bu düşüncede olup, görünen sorunları bu düşüncelerle nötr hale getirmelerini anlayamıyorum. Bunlar zaten bir insanda olmaması gereken özellikler ve sanki bunları yapmayan biri dünyanın en muhteşem şeyini bahşediyor. Üzgünüm ama eşiniz kumar oynuyor. Ve maalesef size psikolojik şiddet de uyguluyor. Şiddet fiziki olmadığında şiddet olmaktan çıkmaz. Konunuzda kanaatkar olan da eşiniz değil, maalesef sizsiniz. Böyle bir adama kendinizi kandırarak kanaat gösteriyorsunuz. İnsanlar kayıplar sonucu acı yaşayabilirler elbette. Bu uzun da sürebilir. Ama eğer tek başına değilsen ve birileri ile bir hayatı paylaşmayı göze aldıysan uzun sürse bile bu acı hayatın gerekliliklerini yerine getirmek gerekir bazen. En azından bu gereklilikleri yerine getirme, hayatı paylaştığın kişiye haksızlık olmaması için çözüm yolu aranır. Psikolojik destek gibi. Eşiniz sizin onu alttan almanıza alışmış ve siz de onu bir çocuk nazlar gibi nazlıyorsunuz. Kendinize verdiğiniz değer kayboluyor böylelikle. Üzerinize almamanız gereken yükleri almış ve rolünüzden çıkmışsınız maalesef. Burada bahsettiğim rol değişimi evi geçindiren kişinin illa eşiniz olması gerektiği değil. Siz eş rolünden çıkmışsınız. Anne ve baba rolüne geçmişsiniz. Umarım bazı şeyleri görmekten kaçmazsınız daha fazla. Ve kendi hayatınıza gereken değeri verirsiniz.
 
Akl

Söyleyebileceğim tek şey... SAKIN ÇOCUK YAPMA. En azından bir süre ...
ÇOCUK YAPMA. En azından bir süre...
 
Öyle bir hiddetle yazmışım ki defalarca hemde :) Yazım ve gönderim hataları için kusura bakmayın. Klavyenin azizliğine uğradım. Saygılar.
 
Herkese merhaba tekrar, yorumlarınız için çok teşekkür ederim hepsini okudum. Aslında konuyu kısaca toparlayarak yazabilmek adına biraz yüzeysel anlattım durumumu. O nedenle eşim kısıtlayıcı, hatta beni zorbalayan bana psikolojik şiddet uygulayan, kripto düşkünü ve evine bakmayan bir adam profili gibi görünmüş. Aslında durum öyle değil. Zaten bu nedenle ona ve ilişkimize kıyamıyorum ve zaman zaman kendimi çıkmazda görüyorum.

Eşim, son derece naif, anlayışlı, hoşgörülü, efendi ve yardımsever biridir. Cebinde 100 TL'si olsun ve sokakta aç biri ondan yemek istesin cebindeki son kuruşu onunla bölüşmekten hatta tamamını ona vermekten asla çekinmez. Benim gözümün içine bakar, imkanı olsa dünyaları önüme serer. Benden hiçbirşeyi esirgemez. Dolapta 1 meyveden 1 tane kaldıysa, bana kalmayacak diye asla onu tek başına yemez. Evet o sevmiyor diye alkol almıyorum alkol almadıgım için kendimi asla eksik hissetmedim hissetmiyorum da fakat bazen sadece bunu o istediği için yaptıgımdan kendi kişiliğimi ezmişim gibi bir hisse kapılıyorum. Aynı durum kıyafet seçimlerinde de böyle hissettirebiliyor. Çünkü ben baskın bir karakterimdir. Uzun yıllardır çalışıyorum ve genelde her işini kendi halleden biriyimdir çevrem de beni böyle bilir. O nedenle bazen, özellikle beni sinirlendirdiğinde onun için vazgeçtiğim şeyler genel resme bakınca beni çok rahatsız etmiyor bile olsa o an gözüme batıyor.

Bunun dışında, eşim beni zaten kısıtlamaz. Evime, mutfagıma istediğim şeyi kafama göre alırım, koyarım, kız arkadaşlarımla istediğim gün buluşurum (tabii ki saatlerimi eşime göre ayarlarım çünkü evlilik demek eşe karşı sorumlu olmak demektir) Evime istediğim gibi misafir çağırırım, yediririm içiririm eşim asla karışmaz, uyum sağlar. Eşimin önüne 3 gün aynı yemeği koy şikayet etmez, uzun süredir kendi için bir alışveriş yaptıgını bile görmedim. Evlendiğimizden beridir hem kirayı ödüyor hemde faturaları. Evlenirken herşeyi kendimiz hallettik ailelerimizden çok az destek gördük. Eşim düğün takılarının bile asla peşine düşmedi o kadar borcu olmasına rağmen. Ben onun için kredi çektim evet ama o bunu gevşek bir şekilde istemedi ki zaten benden utana sıkıla mahçup ola ola kabul etti. Öncesinde günlerce iştahsızdı, keyifsizdi ben deştikçe döküldü ve olanları itiraf etti.

Evliliğimizin ilk zamanları, sokakta önüne gelene sadaka verdiği için birkaç kez kavga bile etmiştik. O para konusunu asla dert etmeyen, yarını çok da fazla düşünmeyen biri. Ben de cimri biri değilimdir, hayır yapmak ben de isterim ama ben öncelikle kendimi düşünürüm. Kendimden kastım kendi ailemin geleceğini. Örneğin borcumuz varken cebimdeki 100lirayı idareli kullanmak isterim. Ama o, o parayı bölüşebilir. İşte bu noktada çok çatışmalarımız oldu. Ben ona 'ben herzaman yanındayım ama kontrolsüzce sağa sola para dağıtıp gelip sonra benden sakın borç isteme' diye uyarmıştım. Ve açıkcası paraya önem vermediği ve savurgan oldugu için de geri çekmiştim kendimi. Acaba diyorum ben ona evliliğimiz içinde maddi destek sağlamadıgımdan ve onu bu konuda yalnız bıraktıgım için mi bu kripto tuzagına düştü tekrar? Çünkü bana parayı çevirdiğini ve kazandıklarıyla borcunu ödediğini söylemişti. Ama borçlarının bir kısmı bekarlık zamanından da geliyormuş. Toparlamam gerekirse; ben eşime yeterince maddi anlamda destek olamadıgım için kendimi de suçluyorum aslında. Eğer yeterli desteği gösterseydim suan bunları konusuyor olur muydum?

Borç mevzusunu öğrenince, uzun bir süre kendime gelemedim. İçimde kendimle savaştım ve öfkemi kendi içimde söndürdüm. Fakat son 1-2 aydır eşimin işini de savsaklamaya başladıgını görüyorum. Dün kavga ettik işe gitmedi izin kullandı yine diye. Ben de onu tahrik eden cümleler kurdum, işte evin erkeği işe gider böyle yatmaz falan gibi lafla ettim. O da sinirlendi ben buyum beğenmiyosan giderin işine gelirse bıktım senin bu maddiyatçı sözlerinden dedi. Üzerinde durmadım.

İşte böyle durumlarda onun için vazgeçtiğim şeyler gözüme batıyor. Normalde hiç eksikliğini hissetmediğim şeyler aklıma geliyor. Mesela ben gezmeyi çok seven, hayat dolu renkli biriyimdir. O gezmeyi çok sevmiyor ve maddi sebeplerden dolayı beklentilerimi düşürdüm. Zaten kilo sorunu olan biriydim hepten kilo aldım. Renklerim soldu gitti. Bir yandan ona birşey olacak hastalanacak diye de korkuyorum. Bir yqandan ona öfkeleniyorum. Gerçekten ona mı üzüleyim kendime mi üzüleyim artık bilmiyorum. Çocuk da istiyorum evet çünkü anne olmak çok istiyorum ve evet biyolojik saatim de ilerliyor...
 
işsiz kaldığı dönemde para sıkıntısı çekmiş sanal paraya ve kumara dadanmış demek ki
kendini teskin etmek için de dine yönelmiş
ne yaptığını o da bilmiyor kafası karışık

ama 9 sene flört etmişsiniz
bu adam başında da sorumluluk sahibi biri değildir zaten
 
İyi günde kötü günde diye evleniyoruz ama adam kumar oynayıp bence coinde bir şekilde kumar, borcu size kredi ile kapattırıp evde oyun oynuyor. Nereye kadar koca adamı pışpışlayacaksınız?

Haftada üç gün izni kim,niye verir? Eşinizin işten kovulmuş olma ihtimali bile var.

Eşinizin size ne gibi bir faydası var? Evli kalmak için motivasyonunuz ne?

Ben 39 yaşındayım. Yaşıtıs bu yaştan sonra koca adamı beslemek istediğinize ve ömrünün geri kalanını sürekli oyun oynayan biri ile harcamak istediğinize emin misiniz? Zaten hayatımızın gençlik dönemi bitmek üzere eşinizle konuşun, seviyorum diye kendinize haksızlık etmeyin.
 
Son derece anlayışlı bir insan gelir, sıkıntısını derdini eşiyle paylaşır gidip gizli saklı kumara bulaşıp borca girmez. Kendinizi suçluyorsunuz hala şaka gibi adam sizden gizli borç yapacak ama siz maddi olarak yanında olamadım ondan diye kendinizi yiyeceksiniz ayrıca bu nasıl evlilik adı üstünde evlilik gizli saklı iş çevirmek nedir. Böyle bir ilişkide çocuk düşüneceğiz en son şey bile olmamalı. Zaten koskoca adamın sorumluluğunu yüklenmişsiniz bir de çocuk sorumluluğu bence ağır gelir
 
`