Dışarıdan bakışa ihtiyacım var, evliliğim hakkında

Siz biraz cimrisiniz bence madem kocanızla baş başa vakit geçirmek istiyorsunuz alın otelinizi baş başa gidin çocuklu insanlarla ne işiniz var. Ailesiyle vakit geçirmek isteyen her türlü geçirir yıllık izinde ekonomik olsun diye milletin kiraladığı villada ne işiniz var . 2. Olarak da daha gencecik yeni evli bir insansınız mesleğiniz var düzenli geliriniz var neden herşeyi içinize koyuyorsunuz? Kredi tamam çekilir de bu kadar kredi çekip kendinizi yormaya üzmeye değer mi? Siz bence bazı şeyleri mal sahibi olmak için ört bas etmişsiniz içinizdeki o duygular bastırılmış ondan dolayı böyle tepki veriyorsunuz . Ben sizin yerinizde olsam kendimi bu kadar yormam evime düzenli bi temizlik yemek için yardımcı çağırırım haftada 3 gün yeter. Seneye için kocamla 1 haftalık güzel bir otel kiralarım baş başa. Evinize de her ay bir odayı dekore etmek gibi bi hedef koyun. Bence bunlar çok içinizde kalmış adamın suçu yokken bile patlıyorsunuz tatilde gerçekten 1 saat Pentiye girilir mi . Tatile çıkmadan önce yapın alışverişinizi eve temizlikçi çağırın yemek temizlik yapmayın gidin pentide gezin. Çocuk olunca zaten inanın ne vakit ne para kalıyor. Gençliğinizi para için harcamayın. Anlattığınız her şey para harcayarak çözülecek şeyler
Ah arkadaşım mesele maddiyat değil inan ki istesem senede 10 kez tatile gidebilecek maddi güçteyim. Ama çok yoğun çalışıyorum ve malesef benim kocam aldığımız kısıtlı yıllık izinleri memleketinde geçirme düşkünü. Yani biz istanbuldayız haftasonu dahi tatil beldelerine gidilebilir, mesele adamın böyle bir kültürü ve arzusu olmaması. Tatil ekonomik durum uygunsa senede yalnızca bir kez adet yerini bulsun diye gidilen bir şey değildir ki… benim kocam öyle sanıyor ama. Bizim memleketimiz de deniz kenarı mesela bari orada de bana bi gün bir yerlerde takılalım.. o da yok.
Penti işi de şöyle oldu aslında zaruri değildi, daha önce üstünü aldığım bikini altının stoğu yoktu, geldiğini görünce netten mağazaya gidip almak istedim, sonra indirim olduğunu fark edince başka parçalar toplamaya çalıştım. Normalde inan mağaza gezmek hoşlandığım bir aktivite değildir yoksa.
 
Eşiniz evlenmeden önce nasıl bir insan olduğunu göstermiş ve siz bile bile lades demişsiniz. Muhtemelen maddi olarak kendinize denk olduğunu ve birlikte güzel birikimler yapabileceğinizi düşündüğünüz için bu tip şeyleri görmezden gelip evlendiniz ama evdeki hesap çarşıya uymadı. O kadar çok maddiyattan bahsetmişsiniz ki ister istemez böyle düşündüm kusura bakmayın. Çünkü empati kuruyorum sevgiliyken yanıma gelmeyip ailesinin yanına tatile giden adam hele bir de söz verip tutmuyorsa hayatının geri kalanına ailesiyle devam eder affı olmaz neticede siz de görüşemiyorsunuz devamlı görüşebilseniz mesele edilmez. Bile bile kendi hayatınızı bu duruma getirmişsiniz. Evlendikten sonra erkekler belli süre zaten ailelerine iyice düşkün oluyorlar siz en baştan aileci olan adamla evlenmişsiniz. Eşinizden önce bu konuda kendinize kızın lütfen. Sonuçta o sonradan değişmemiş muhtemelen siz değişebileceğini düşündünüz. Zaten ayrı şehirlerdeymişsiniz 3 günlük dünyada bunu nasıl kabul edebiliyorsunuz orası da ayrı mevzu. Maalesef ayrı yaşamaya devam ettiğiniz sürece eşiniz ailesinin önüne sizi koymayacak. Birlikte yaşasanız bile adam zaten aileci ne bekleyebilirsiniz ki. Her şey maddiyat değil bi an önce eşinizle birlikte yaşayabilme durumunu çözüp terapi almaya bakın. Profesyonel yardım olmadan düzelemezsiniz.
 
Taleplerinizi net ve açık şekilde dile getirin lütfen. Kimse size fedakarlık yaptığınız için teşekkür etmeyecek. Ayrıca işleriniz iyiyse evliliğin başında bu kadar yatırıma ne gerek var? Bu yatırımlar bekarken neden yapılmadı? Bunları sorgulamak gerek bence
 
Gelişmeleri anlatmak istiyorum.
Eşim beni kırdığını, pişman olduğunu söyledi ve özür diledi. Düşüncesiz davrandığını kabul etti…
Ben kendisiyle son derece didaktik bir dille yalnızca bir hayatım olduğunu, kendisini çok sevsem de ömrümü böyle geçirmek istemediğimi söyledim. Bir daha aynı yerden sorun yaşarsam devam edemeyeceğimi, hayatımı böyle “çürütüyormuşum” gibi hissettiğimi anlattım.

Eşimin savunması “düşünemedim” şeklinde oldu… dışarı çıkıyoruz ya zaten dedi. İhtiyaçlarımızı satın almak için gidilen avmyi, 5 dkcık yenilen fastfoodu, ne bilim kalabalık kalabalık kadıköyde tıkış tepiş dolanmayı sosyalleşmek zannediyormuş meğersem:) ben ne seviyorum peki sence diye sorunca sakinlik, az insan, denize yakın olmak gibi cevaplar verdi:) ve hemen bana istanbulda, denize sıfır bir yemek organize etti, adalarda plaja gittik, peşimde sürekli nereye gidelim diye dolanıyor, eylülde tekrar tatile gidelim diyor…

Bu gelişmeler benim açımdan olumlu. Umarım beni anlamaya devam eder, bir kez daha benzer sorunları yaşamaya mecalim kalmadı zira.
Pek inanasım gelmedi sanki duymak yaşamak istediklerinizi söylemişsiniz .
Adam hemen ikna olsa on defaya bu konuşma geçerdi aranızda zaten .
 
Pek inanasım gelmedi sanki duymak yaşamak istediklerinizi söylemişsiniz .
Adam hemen ikna olsa on defaya bu konuşma geçerdi aranızda zaten .
Eşimi mi samimi bulmadınız, benim anlattığım kısma mı inanmadınız?

Eşimin samimiyetini süreç gösterecek, umarım öyledir… inşallah beni gerçekten anlamıştır.

Benim anlattığım kısma inanmadıysanız böyle bi platforma hayallerimi yazacak motivasyonum yok sizi temin ederim:)
 
Eşim esnaf olduğu için sabahtan akşama kadar ayakta ama tatile gitmeye can atan biri gidince de dinlenmek ister fakat ben gittiğim yerin tarihi yerlerini görmeyi çok seven bide adrenalin dolu şeyleri yapmayı severim. Tatile 4 gün gidiyorsak 2 gün gezer tozarız benim istediklerimi yaparız 2 günde eşim dinlenir masajını yaptırır onun yanında olurum. Aynı anneden doğan çocuklar bile aynı değil, eşinizle ortak bir yol bulmaya çalışın, eşinizle konuşmadan halledemezsiniz
 
Eşimle 1.5 senedir evliyiz. İlk 6 ay işlerimiz sebebiyle farklı illerde yaşadık. 1 senedir aynı evdeyiz. Öncesinde 2.5 senelik bir ilişkimiz vardı. Eşimi seviyorum. Aynı memleketteniz, ailelerimiz çok iyi ve medeni insanlar. Ailevi hiçbir sıkıntımız yok. Meslektaşız. Benim işim ona göre daha yoğun, stresli ve riskli. İş konusunda çok zor bir sene geçirdim.
Maddi olarak tr şartlarına göre iyi sayılabiliriz. Kira derdimiz istanbulda lojmanda oturmamız sebebiyle yok. Çok iyi bir sitede çok cüzi bir bedelle oturuyoruz. Bile isteye bu ekonomide borçlanmak için, kredi muslukları henüz kapanmamışken, 1.5 sene içinde üst segment bir araba, bana orta segment bir 0 araba aldık. Bunlar haricinde bir arabamız daha, düğün altını, kenarda birikim vs de var. Borçlandık ancak ödeme güçsüzlüğümüz yok, birikimleri nakite çevirsek borçları kapatırız elimizde para da kalır. Ancak tabiki bu ekonomide bir şeyler edinmek için kredileri ödeyebilmek için kemer sıktık. Ben bekarken aldığım eşyaları getirdim, eve bunlar haricinde bir su bardağı almadık diyebilirim. Dolayısıyla evim çok konforlu bir ev değil, uyumsuz. Tayinci olmam dolayısıyla ve anlattığım sebepten eve harcama yapmadım. Lükse ve markaya düşkünüm ancak 1.5 senedir iki parça alışveriş yapmamışımdır. İşten güçten gezmeye tozmaya da vaktim/enerjim olmadı. Zaten ben istanbul insanı da değilim… her şey sırf bu ekonomide, henüz çoluk çocuk yokken bir miktar birikim yapabilmek içindi. Ancak dediğim gibi gerçekten istesem rahatlıkla bunları da yapabilecek güçteydik.
Eşim tabiat olarak sakin, gezmeyi/tozmayı/tatili sevmeyen ancak ben plan yapsam hayır demeyen biri.
Bense tatile/denize/eğlenmeye bayılırım. Eşim de benim hayatta en keyif aldığım şeyin deniz/kum/güneş, sahilde bir yemek, denize yakın olmak ve tatil ruhu olduğunu bilir.
Ev işlerine ben söyleyince katılım gösterir ancak insiyatif almaz, benden de bir iş beklentisi olmaz ama. Yemeği vs dışarıdan söyleyip bir temizlikçi tutalım desem kabul eder. Zaman zaman teklif de eder.
Bu kısmı kafanızda canlansın diye anlatıyorum.

Evlenmeden önce ben bir tatil beldesinde yaşıyordum. Bu 2.5 sene boyunca kendisine tatile gitmeyi teklif ettim defalarca. Her seferinde ailesine gitmeyi tercih etti, bana tarih verip gelmediği de oldu. Biz yalnızca ayda bir haftasonu görüşebildik. Yaşadığımız yerler arası mesafe 1000 km vardı. bana kocaman yıllık izninden bir parça ayırmadığı için 2.5 senede ayrılığın eşiğinden döndüğümüz kavgalarımız oldu, tolere ettim, iyi huylarına tutundum ve evlendik.

Evlendikten sonra, ilk bayram tatilinde, tayinlerimiz çıkmadığı için daha aynı şehirde yaşamaya başlamadan, 4 aylık evliyken, memlekete gidelim diye tutturdu, zaten sonrasında 40 gün izinli olacağız dedi. halbuki ben çok popüler bir tatil beldesindeydim, gezip tozabilirdik yeni evli bir çift olarak. İlk bayram heves etti diye düşündüm, sonra iznimiz yine kalacak dedim sorun çıkarmadım.
Sonrası 40 günlük iznimizde 8 gün tatile gittik, geri kalan sürede ev toplama taşınma işleri oldu ve sonrasında yine memleketimize gittik.

Bu sene içinde 3 yıllık izin aldık, iki bayram iznimiz vardı ve bu 5 izinde de yine memleketimize gittik.
Bu arada memleketimiz de çok güzel bir destinasyonda ancak eşim bana bu 5 izinde memleketimizde olduğumuz dönemde, bir kere bile bir dışarıda yemek yiyelim, yakın bir yere gidelim, başbaşa olalım teklifinde bulunmadı…
Dolayısıyla ben birkaç gün ailesiyle geri kalan zamanı ise ailemle zaman geçirdim. Sorun çıkarmadım. Ölüm var, kalım var, ailemizden uzağız dedim… eşimle memleketimizde başbaşa dışarı anca bir avmye işimiz düştüyse çıkmışızdır diyebilirim.
Bu arada eşimin ailesinin memlekete gelin, dipdibe olalım gibi bir beklentisi yok hatta kendileri derler uzak neden geldiniz, yoğun çalışıyorsunuz, tatile gitseydiniz vs. Gerçekten medeni ve çocuklarının mutluluğu ile mutlu olan insanlar… sıkıntı tamamen eşimdeydi yani.

Bu arada geçtiğimiz haftalarda eşimin ablaları bir tatil beldesinde villa kiraladılar, eşimin ablalarını da, eşlerini de severim. Çok kafa dengi, iyi insanlardır. Eşim tatil olayına çok bayılmadığı için, tatil onun için de güzel geçsin diye eşimin ablaları ile villa tatiline katılmayı teklif ettim. Bu konuda kimse beni zorlamadı. Hatta eşimin ablaları yeni evlisiniz, gelmek zorunda değilsiniz de dediler. Ben sırf eşim kardeşleriyle zaman geçirsin diye, aynı zamanda görümcelerimle de tatil güzel geçer, kalabalıkta eğleniriz, ev kocaman ve çok güzel, konaklama da ekonomik olur diye görümcelerimle villa kiraladım velhasıl. 10 gün kaldık.

Eşime ilk başta denizi çok sevdiğimi, villa kiraladık diye evde tıkılmayacağımı, başbaşa da bir yerlere/denize vs gitmemiz gerektiğini söylemiştim. Tamam demişti.

Görümcelerim, ilk günden itibaren bize başbaşa çıkın, bize bakmayın, keyfinize bakın şeklinde telkinde bulundular. Kendileri çocukları olduğu için, çocuklar havuzu daha çok sevdiği için villadan ayrılmadılar.

Biz eşimle bu 10 günün 3 gününde farklı tatil beldelerine günübirlik başbaşa denize gittik. 2 gün de görümcelerimle birlikte denize gittik. Ve yalnızca bir akşam görümcelerimle birlikte dışarı çıktık. Çocukların uykusu geldiği için 9 gibi geri döndük, eşime başka bir zaman da başbaşa geç saatlere kadar dışarıda vakit geçirmek istediğimi söylemiştim. Ancak hiç böyle bir teklifte bulunmadı…
bir akşam ise ben dayanamayıp dışarı çıkalım dedim, kabul etti, görümcelerime de nezaketen söyledim, gelmek isterseniz gelin diye, biz dışarıdayken görümcem aradı, görümcemler de çıktıklarını kendi kendilerine aynı yerde gezdiklerini, keyfimize bakmamızı söyledi. Araba park yerini konum attı. Ben gayri ihtiyari pentiye bir uğradım, Bu esnada eşim tuvaletim var dedi, bir daha marmarise geliriz diyosan çıkalım başka zaman geliriz dedim, yok sen bak dedi. Bi on dk sonra geldi, istersen bir kahve içelim bi yerde sen de tuvalete git, sonra tekrar bakarım dedim, yok dedi. Bi on dk sonra karşıdaki kafeye oturabileceğini söyledim. Dışarı çıktı. Sonra beni aradı görümcelerimin geldiğini onlarla oturduğunu söyledi. Tmm dedim, ben işim bitince yanınıza gelirim dedim, görümcelerimle olduğu için rahatladım dolayısıyla bikini vs denedim.
, 40 dk sürdü alışverişim.
Çıkınca eşim görümcelerimle ayrıldığını, onların gezmeye devam ettiğini söyledi ve bana saydırdı, tatilde bi saat pentide ne işin var, al da çıkalım vs.
Bu noktada ben, 1.5 senedir alışverişe çıkmamış, doğru düzgün bir parça alamamış, iş yoğunluğundan gezememiş, tüm yıllık izinlerini eşi yüzünden memlekette geÇirmiş bir kadın olarak çıldırdım.
Ben senin için erkek mağazalarında 4-5 saat geçirdiğimi biliyorum, ablanlar bir mağazada 2 saat dursa gıkın çıkmaz, 40 yılın başı çıkıyorum ben dedim. Bu noktada eşim telefonundan ablasınının konumunu nerede olduklarını takip ediyordu. Aha dedim senin derdin belli oldu, sen karınla zaman geçirmek istemiyosun. Sen ablanlara yetişmeye çalışıyosun…
Eşimle epey tartıştık. Sonrasında ablasına yetişmeye çalışmadığını, tuvaleti geldiği için sitem ettiğini vs söyledi. Ancak eşim öncesinde bana ablamlarlayım dediği için ve oturuyoruz dediği için tuvalet sorununu halletti sanıp rahat davranmıştım.
O günden sonra tatil benim için zehir oldu, toplam 4 senelik ilişkimizde tatil benim için artık o kadar mesele haline geldi ki. Çıkartana kadar mesele, çıkarttıktan sonra mesele.. benim imkanlarımdaki insanlar dubai mi maldivler mi ikilemindeyken bir yurtiçi tatil bile ulaşılamaz oldu benim için. Ben kocamla zamqn geçirmeyi isterken kocam tüm yıllık izinlerimizi memlekette ailesiyle geçirmeyi tercih eder oldu… ilk başlarda bahane uydurabiliyordum ancak artık anladım, bahanem kalmadı. Bu adam başbaşa vakit geçirmeyi beni mutlu etmeyi tercih etmiyor. Böyle bir arzusu yok.
Özetle Eşim 10 gün boyunca tatilde borsayla meşguldü, yapı olarak zaten konuşkan değildir, eve gelir bir şey konuşmaz, peşinde iletişim kurmam için dolanırım, ilgisizliği tavan yaptı. bana başbaşa zaman geçirmeyi, bir yemeğe gitmeyi, iki kadeh bir şey içmeyi teklif etmediği için, ailesi odaklı olduğu için, ailesine olan toleransı benden esirgediği için, daha önce sevgiliyken dahi tatil yüzünden çokca tartıştığımız için, tatilin bu anlamda benim için önemini bildiği için, her seferinde izinlerde benimle vakit geçirmek yerine ailesini tercih ettiği için, eşşek gibi stres altında çalışıp bu tatili çok hakettiğim için, buna rağmen benim 12 gün yıllık iznime ve bir ton parama mal olduğu için, tatil arzum tatmin olmadığı için, bir şeylere sahip olalım diye 1.5 senedir bir çöp almadığım için, temizlik/yemek/evişi/iş arasında heder olmama rağmen “sen benim için ne yapıyosun beni mutlu etmek için” cümlesini duyduğum için, fedakarlığım karşılık bulmadığı için, ailesini mutlu etmeye gösterdiği özeni bana göstermediği için, 1.5 senelik evlilik boyunca maddi manevi fedakarlık yaptığım için, tüm yıllık izinlerinde koştur koştur memlekete götürüldüğüm için eşime son derece kinlendim. Boşanmayı dahi düşündüm.
Eşim özensiz davrandığını kabul etti, dikkat edeceğini, en kısa zamanda başbaşa tatil planlayacağını söyledi. Döndüğümüzden beri de başbaşa program yapmaya gayret ediyor.
Bense 4 senedir aynı yerden sınanmış, 4 senedir aynı konuda problem yaşamış, ev-iş arasında heder olmuş, kısıtlı yıllık izni olan biri olarak tatilimin eşim tarafından rezil edilmesi hissini aşamıyorum.
Yine berbat iş hayatıma geri döndüm ve tatil, kendimle ve eşimle başbaşa Kalma/hayatın keyfini çıkarma arzum tatmin olmadı.
Ben talepkar bir insan değilim, eşimle zaman geçirmek yeni yerler keşfetmek istiyorum. Eşimin bunu bilmesine rağmen, evliliğimde bu ihtiyacımın tatmin olmamasını hazmedemiyorum.
Eşime ite kaka bir şey yaptırmak istemiyorum
Beni mutlu etme motivasyonu olsun istiyorum
Bu konuyu aşamıyorum, sanki tekrar beni bi yere götürse de 6 ay sonra aynı şey başıma gelecek gibi geliyor.
Defalarca aynı konuda kriz yaşamama rağmen aynı şeyi yapması bana saygısızlık gibi geliyor. Boşanmayı dahi düşündüm, bilmiyorum.
Ben kocamı seviyorum ancak beni o kadar anlamıyor ki hayatım sanki iş/memleket/ev arasında rezil olacakmış gibi düşünüyorum.
Ben mi abartıyorum?
Bu imkanlarda yeni yerler keşfetmemek, bir tatilin dahi ulaşılamaz olmasını, iki gün bir yere başbaşa gitmeyi akıl edemeyen bir adamla evli olmayı, evliliğimde sadece beklentim bu iken, çoluğum çocuğum yokken dahi bunu gerçekleştirememeyi, eşşek gibi çalışırken ve zihnimi boşaltmaya bu kadar ihtşyacım varken bunları yapamamayı hazmedemiyorum.
İçimde kin, öfke ve kırgınlık var. Başedemiyorum. Hayatımın böyle geçmesini istemiyorum.
Bu adam başbakan tatilde benimle akşam çıkmak istemiyor demişsiniz ama siz de çıkınca bi saat pentide dolanmissiniz. Heryerde var penti her zaman alabilirdiniz
 
Eşimle 1.5 senedir evliyiz. İlk 6 ay işlerimiz sebebiyle farklı illerde yaşadık. 1 senedir aynı evdeyiz. Öncesinde 2.5 senelik bir ilişkimiz vardı. Eşimi seviyorum. Aynı memleketteniz, ailelerimiz çok iyi ve medeni insanlar. Ailevi hiçbir sıkıntımız yok. Meslektaşız. Benim işim ona göre daha yoğun, stresli ve riskli. İş konusunda çok zor bir sene geçirdim.
Maddi olarak tr şartlarına göre iyi sayılabiliriz. Kira derdimiz istanbulda lojmanda oturmamız sebebiyle yok. Çok iyi bir sitede çok cüzi bir bedelle oturuyoruz. Bile isteye bu ekonomide borçlanmak için, kredi muslukları henüz kapanmamışken, 1.5 sene içinde üst segment bir araba, bana orta segment bir 0 araba aldık. Bunlar haricinde bir arabamız daha, düğün altını, kenarda birikim vs de var. Borçlandık ancak ödeme güçsüzlüğümüz yok, birikimleri nakite çevirsek borçları kapatırız elimizde para da kalır. Ancak tabiki bu ekonomide bir şeyler edinmek için kredileri ödeyebilmek için kemer sıktık. Ben bekarken aldığım eşyaları getirdim, eve bunlar haricinde bir su bardağı almadık diyebilirim. Dolayısıyla evim çok konforlu bir ev değil, uyumsuz. Tayinci olmam dolayısıyla ve anlattığım sebepten eve harcama yapmadım. Lükse ve markaya düşkünüm ancak 1.5 senedir iki parça alışveriş yapmamışımdır. İşten güçten gezmeye tozmaya da vaktim/enerjim olmadı. Zaten ben istanbul insanı da değilim… her şey sırf bu ekonomide, henüz çoluk çocuk yokken bir miktar birikim yapabilmek içindi. Ancak dediğim gibi gerçekten istesem rahatlıkla bunları da yapabilecek güçteydik.
Eşim tabiat olarak sakin, gezmeyi/tozmayı/tatili sevmeyen ancak ben plan yapsam hayır demeyen biri.
Bense tatile/denize/eğlenmeye bayılırım. Eşim de benim hayatta en keyif aldığım şeyin deniz/kum/güneş, sahilde bir yemek, denize yakın olmak ve tatil ruhu olduğunu bilir.
Ev işlerine ben söyleyince katılım gösterir ancak insiyatif almaz, benden de bir iş beklentisi olmaz ama. Yemeği vs dışarıdan söyleyip bir temizlikçi tutalım desem kabul eder. Zaman zaman teklif de eder.
Bu kısmı kafanızda canlansın diye anlatıyorum.

Evlenmeden önce ben bir tatil beldesinde yaşıyordum. Bu 2.5 sene boyunca kendisine tatile gitmeyi teklif ettim defalarca. Her seferinde ailesine gitmeyi tercih etti, bana tarih verip gelmediği de oldu. Biz yalnızca ayda bir haftasonu görüşebildik. Yaşadığımız yerler arası mesafe 1000 km vardı. bana kocaman yıllık izninden bir parça ayırmadığı için 2.5 senede ayrılığın eşiğinden döndüğümüz kavgalarımız oldu, tolere ettim, iyi huylarına tutundum ve evlendik.

Evlendikten sonra, ilk bayram tatilinde, tayinlerimiz çıkmadığı için daha aynı şehirde yaşamaya başlamadan, 4 aylık evliyken, memlekete gidelim diye tutturdu, zaten sonrasında 40 gün izinli olacağız dedi. halbuki ben çok popüler bir tatil beldesindeydim, gezip tozabilirdik yeni evli bir çift olarak. İlk bayram heves etti diye düşündüm, sonra iznimiz yine kalacak dedim sorun çıkarmadım.
Sonrası 40 günlük iznimizde 8 gün tatile gittik, geri kalan sürede ev toplama taşınma işleri oldu ve sonrasında yine memleketimize gittik.

Bu sene içinde 3 yıllık izin aldık, iki bayram iznimiz vardı ve bu 5 izinde de yine memleketimize gittik.
Bu arada memleketimiz de çok güzel bir destinasyonda ancak eşim bana bu 5 izinde memleketimizde olduğumuz dönemde, bir kere bile bir dışarıda yemek yiyelim, yakın bir yere gidelim, başbaşa olalım teklifinde bulunmadı…
Dolayısıyla ben birkaç gün ailesiyle geri kalan zamanı ise ailemle zaman geçirdim. Sorun çıkarmadım. Ölüm var, kalım var, ailemizden uzağız dedim… eşimle memleketimizde başbaşa dışarı anca bir avmye işimiz düştüyse çıkmışızdır diyebilirim.
Bu arada eşimin ailesinin memlekete gelin, dipdibe olalım gibi bir beklentisi yok hatta kendileri derler uzak neden geldiniz, yoğun çalışıyorsunuz, tatile gitseydiniz vs. Gerçekten medeni ve çocuklarının mutluluğu ile mutlu olan insanlar… sıkıntı tamamen eşimdeydi yani.

Bu arada geçtiğimiz haftalarda eşimin ablaları bir tatil beldesinde villa kiraladılar, eşimin ablalarını da, eşlerini de severim. Çok kafa dengi, iyi insanlardır. Eşim tatil olayına çok bayılmadığı için, tatil onun için de güzel geçsin diye eşimin ablaları ile villa tatiline katılmayı teklif ettim. Bu konuda kimse beni zorlamadı. Hatta eşimin ablaları yeni evlisiniz, gelmek zorunda değilsiniz de dediler. Ben sırf eşim kardeşleriyle zaman geçirsin diye, aynı zamanda görümcelerimle de tatil güzel geçer, kalabalıkta eğleniriz, ev kocaman ve çok güzel, konaklama da ekonomik olur diye görümcelerimle villa kiraladım velhasıl. 10 gün kaldık.

Eşime ilk başta denizi çok sevdiğimi, villa kiraladık diye evde tıkılmayacağımı, başbaşa da bir yerlere/denize vs gitmemiz gerektiğini söylemiştim. Tamam demişti.

Görümcelerim, ilk günden itibaren bize başbaşa çıkın, bize bakmayın, keyfinize bakın şeklinde telkinde bulundular. Kendileri çocukları olduğu için, çocuklar havuzu daha çok sevdiği için villadan ayrılmadılar.

Biz eşimle bu 10 günün 3 gününde farklı tatil beldelerine günübirlik başbaşa denize gittik. 2 gün de görümcelerimle birlikte denize gittik. Ve yalnızca bir akşam görümcelerimle birlikte dışarı çıktık. Çocukların uykusu geldiği için 9 gibi geri döndük, eşime başka bir zaman da başbaşa geç saatlere kadar dışarıda vakit geçirmek istediğimi söylemiştim. Ancak hiç böyle bir teklifte bulunmadı…
bir akşam ise ben dayanamayıp dışarı çıkalım dedim, kabul etti, görümcelerime de nezaketen söyledim, gelmek isterseniz gelin diye, biz dışarıdayken görümcem aradı, görümcemler de çıktıklarını kendi kendilerine aynı yerde gezdiklerini, keyfimize bakmamızı söyledi. Araba park yerini konum attı. Ben gayri ihtiyari pentiye bir uğradım, Bu esnada eşim tuvaletim var dedi, bir daha marmarise geliriz diyosan çıkalım başka zaman geliriz dedim, yok sen bak dedi. Bi on dk sonra geldi, istersen bir kahve içelim bi yerde sen de tuvalete git, sonra tekrar bakarım dedim, yok dedi. Bi on dk sonra karşıdaki kafeye oturabileceğini söyledim. Dışarı çıktı. Sonra beni aradı görümcelerimin geldiğini onlarla oturduğunu söyledi. Tmm dedim, ben işim bitince yanınıza gelirim dedim, görümcelerimle olduğu için rahatladım dolayısıyla bikini vs denedim.
, 40 dk sürdü alışverişim.
Çıkınca eşim görümcelerimle ayrıldığını, onların gezmeye devam ettiğini söyledi ve bana saydırdı, tatilde bi saat pentide ne işin var, al da çıkalım vs.
Bu noktada ben, 1.5 senedir alışverişe çıkmamış, doğru düzgün bir parça alamamış, iş yoğunluğundan gezememiş, tüm yıllık izinlerini eşi yüzünden memlekette geÇirmiş bir kadın olarak çıldırdım.
Ben senin için erkek mağazalarında 4-5 saat geçirdiğimi biliyorum, ablanlar bir mağazada 2 saat dursa gıkın çıkmaz, 40 yılın başı çıkıyorum ben dedim. Bu noktada eşim telefonundan ablasınının konumunu nerede olduklarını takip ediyordu. Aha dedim senin derdin belli oldu, sen karınla zaman geçirmek istemiyosun. Sen ablanlara yetişmeye çalışıyosun…
Eşimle epey tartıştık. Sonrasında ablasına yetişmeye çalışmadığını, tuvaleti geldiği için sitem ettiğini vs söyledi. Ancak eşim öncesinde bana ablamlarlayım dediği için ve oturuyoruz dediği için tuvalet sorununu halletti sanıp rahat davranmıştım.
O günden sonra tatil benim için zehir oldu, toplam 4 senelik ilişkimizde tatil benim için artık o kadar mesele haline geldi ki. Çıkartana kadar mesele, çıkarttıktan sonra mesele.. benim imkanlarımdaki insanlar dubai mi maldivler mi ikilemindeyken bir yurtiçi tatil bile ulaşılamaz oldu benim için. Ben kocamla zamqn geçirmeyi isterken kocam tüm yıllık izinlerimizi memlekette ailesiyle geçirmeyi tercih eder oldu… ilk başlarda bahane uydurabiliyordum ancak artık anladım, bahanem kalmadı. Bu adam başbaşa vakit geçirmeyi beni mutlu etmeyi tercih etmiyor. Böyle bir arzusu yok.
Özetle Eşim 10 gün boyunca tatilde borsayla meşguldü, yapı olarak zaten konuşkan değildir, eve gelir bir şey konuşmaz, peşinde iletişim kurmam için dolanırım, ilgisizliği tavan yaptı. bana başbaşa zaman geçirmeyi, bir yemeğe gitmeyi, iki kadeh bir şey içmeyi teklif etmediği için, ailesi odaklı olduğu için, ailesine olan toleransı benden esirgediği için, daha önce sevgiliyken dahi tatil yüzünden çokca tartıştığımız için, tatilin bu anlamda benim için önemini bildiği için, her seferinde izinlerde benimle vakit geçirmek yerine ailesini tercih ettiği için, eşşek gibi stres altında çalışıp bu tatili çok hakettiğim için, buna rağmen benim 12 gün yıllık iznime ve bir ton parama mal olduğu için, tatil arzum tatmin olmadığı için, bir şeylere sahip olalım diye 1.5 senedir bir çöp almadığım için, temizlik/yemek/evişi/iş arasında heder olmama rağmen “sen benim için ne yapıyosun beni mutlu etmek için” cümlesini duyduğum için, fedakarlığım karşılık bulmadığı için, ailesini mutlu etmeye gösterdiği özeni bana göstermediği için, 1.5 senelik evlilik boyunca maddi manevi fedakarlık yaptığım için, tüm yıllık izinlerinde koştur koştur memlekete götürüldüğüm için eşime son derece kinlendim. Boşanmayı dahi düşündüm.
Eşim özensiz davrandığını kabul etti, dikkat edeceğini, en kısa zamanda başbaşa tatil planlayacağını söyledi. Döndüğümüzden beri de başbaşa program yapmaya gayret ediyor.
Bense 4 senedir aynı yerden sınanmış, 4 senedir aynı konuda problem yaşamış, ev-iş arasında heder olmuş, kısıtlı yıllık izni olan biri olarak tatilimin eşim tarafından rezil edilmesi hissini aşamıyorum.
Yine berbat iş hayatıma geri döndüm ve tatil, kendimle ve eşimle başbaşa Kalma/hayatın keyfini çıkarma arzum tatmin olmadı.
Ben talepkar bir insan değilim, eşimle zaman geçirmek yeni yerler keşfetmek istiyorum. Eşimin bunu bilmesine rağmen, evliliğimde bu ihtiyacımın tatmin olmamasını hazmedemiyorum.
Eşime ite kaka bir şey yaptırmak istemiyorum
Beni mutlu etme motivasyonu olsun istiyorum
Bu konuyu aşamıyorum, sanki tekrar beni bi yere götürse de 6 ay sonra aynı şey başıma gelecek gibi geliyor.
Defalarca aynı konuda kriz yaşamama rağmen aynı şeyi yapması bana saygısızlık gibi geliyor. Boşanmayı dahi düşündüm, bilmiyorum.
Ben kocamı seviyorum ancak beni o kadar anlamıyor ki hayatım sanki iş/memleket/ev arasında rezil olacakmış gibi düşünüyorum.
Ben mi abartıyorum?
Bu imkanlarda yeni yerler keşfetmemek, bir tatilin dahi ulaşılamaz olmasını, iki gün bir yere başbaşa gitmeyi akıl edemeyen bir adamla evli olmayı, evliliğimde sadece beklentim bu iken, çoluğum çocuğum yokken dahi bunu gerçekleştirememeyi, eşşek gibi çalışırken ve zihnimi boşaltmaya bu kadar ihtşyacım varken bunları yapamamayı hazmedemiyorum.
İçimde kin, öfke ve kırgınlık var. Başedemiyorum. Hayatımın böyle geçmesini istemiyorum.
Kesinlikle boşan. Ben yapamıyorum sen yap lütfen sakınnnn ömrünü harcama bu adama. Yazdıklarında sanki benim eşimi anlatmışsın. Sende resmen bensin. Aynı şeyler bizdede mevcut . Ve asla değişmiyor. Ev içine tıkılı bir hayat sürüyor adam.
 
Bu arada ailemle çıksak da fark etmez ona, hem tatile çıkılmış benim sesim kesilmiş olur, hem ona tebelleş olmam, adamın umru değil ki…
Bu hissi çok iyi biliyorum. Ama ne yaparsanız yapın bunu değiştiremeyeceksiniz. Maalesef o size karsı böyle olmaya devam edecek.
Sizin onunla olma isteğinizi, onun tarafından sevilme ihtiyacınızı anlamayacak...
En basından da belliymiş aslında.
 
Eşimle 1.5 senedir evliyiz. İlk 6 ay işlerimiz sebebiyle farklı illerde yaşadık. 1 senedir aynı evdeyiz. Öncesinde 2.5 senelik bir ilişkimiz vardı. Eşimi seviyorum. Aynı memleketteniz, ailelerimiz çok iyi ve medeni insanlar. Ailevi hiçbir sıkıntımız yok. Meslektaşız. Benim işim ona göre daha yoğun, stresli ve riskli. İş konusunda çok zor bir sene geçirdim.
Maddi olarak tr şartlarına göre iyi sayılabiliriz. Kira derdimiz istanbulda lojmanda oturmamız sebebiyle yok. Çok iyi bir sitede çok cüzi bir bedelle oturuyoruz. Bile isteye bu ekonomide borçlanmak için, kredi muslukları henüz kapanmamışken, 1.5 sene içinde üst segment bir araba, bana orta segment bir 0 araba aldık. Bunlar haricinde bir arabamız daha, düğün altını, kenarda birikim vs de var. Borçlandık ancak ödeme güçsüzlüğümüz yok, birikimleri nakite çevirsek borçları kapatırız elimizde para da kalır. Ancak tabiki bu ekonomide bir şeyler edinmek için kredileri ödeyebilmek için kemer sıktık. Ben bekarken aldığım eşyaları getirdim, eve bunlar haricinde bir su bardağı almadık diyebilirim. Dolayısıyla evim çok konforlu bir ev değil, uyumsuz. Tayinci olmam dolayısıyla ve anlattığım sebepten eve harcama yapmadım. Lükse ve markaya düşkünüm ancak 1.5 senedir iki parça alışveriş yapmamışımdır. İşten güçten gezmeye tozmaya da vaktim/enerjim olmadı. Zaten ben istanbul insanı da değilim… her şey sırf bu ekonomide, henüz çoluk çocuk yokken bir miktar birikim yapabilmek içindi. Ancak dediğim gibi gerçekten istesem rahatlıkla bunları da yapabilecek güçteydik.
Eşim tabiat olarak sakin, gezmeyi/tozmayı/tatili sevmeyen ancak ben plan yapsam hayır demeyen biri.
Bense tatile/denize/eğlenmeye bayılırım. Eşim de benim hayatta en keyif aldığım şeyin deniz/kum/güneş, sahilde bir yemek, denize yakın olmak ve tatil ruhu olduğunu bilir.
Ev işlerine ben söyleyince katılım gösterir ancak insiyatif almaz, benden de bir iş beklentisi olmaz ama. Yemeği vs dışarıdan söyleyip bir temizlikçi tutalım desem kabul eder. Zaman zaman teklif de eder.
Bu kısmı kafanızda canlansın diye anlatıyorum.

Evlenmeden önce ben bir tatil beldesinde yaşıyordum. Bu 2.5 sene boyunca kendisine tatile gitmeyi teklif ettim defalarca. Her seferinde ailesine gitmeyi tercih etti, bana tarih verip gelmediği de oldu. Biz yalnızca ayda bir haftasonu görüşebildik. Yaşadığımız yerler arası mesafe 1000 km vardı. bana kocaman yıllık izninden bir parça ayırmadığı için 2.5 senede ayrılığın eşiğinden döndüğümüz kavgalarımız oldu, tolere ettim, iyi huylarına tutundum ve evlendik.

Evlendikten sonra, ilk bayram tatilinde, tayinlerimiz çıkmadığı için daha aynı şehirde yaşamaya başlamadan, 4 aylık evliyken, memlekete gidelim diye tutturdu, zaten sonrasında 40 gün izinli olacağız dedi. halbuki ben çok popüler bir tatil beldesindeydim, gezip tozabilirdik yeni evli bir çift olarak. İlk bayram heves etti diye düşündüm, sonra iznimiz yine kalacak dedim sorun çıkarmadım.
Sonrası 40 günlük iznimizde 8 gün tatile gittik, geri kalan sürede ev toplama taşınma işleri oldu ve sonrasında yine memleketimize gittik.

Bu sene içinde 3 yıllık izin aldık, iki bayram iznimiz vardı ve bu 5 izinde de yine memleketimize gittik.
Bu arada memleketimiz de çok güzel bir destinasyonda ancak eşim bana bu 5 izinde memleketimizde olduğumuz dönemde, bir kere bile bir dışarıda yemek yiyelim, yakın bir yere gidelim, başbaşa olalım teklifinde bulunmadı…
Dolayısıyla ben birkaç gün ailesiyle geri kalan zamanı ise ailemle zaman geçirdim. Sorun çıkarmadım. Ölüm var, kalım var, ailemizden uzağız dedim… eşimle memleketimizde başbaşa dışarı anca bir avmye işimiz düştüyse çıkmışızdır diyebilirim.
Bu arada eşimin ailesinin memlekete gelin, dipdibe olalım gibi bir beklentisi yok hatta kendileri derler uzak neden geldiniz, yoğun çalışıyorsunuz, tatile gitseydiniz vs. Gerçekten medeni ve çocuklarının mutluluğu ile mutlu olan insanlar… sıkıntı tamamen eşimdeydi yani.

Bu arada geçtiğimiz haftalarda eşimin ablaları bir tatil beldesinde villa kiraladılar, eşimin ablalarını da, eşlerini de severim. Çok kafa dengi, iyi insanlardır. Eşim tatil olayına çok bayılmadığı için, tatil onun için de güzel geçsin diye eşimin ablaları ile villa tatiline katılmayı teklif ettim. Bu konuda kimse beni zorlamadı. Hatta eşimin ablaları yeni evlisiniz, gelmek zorunda değilsiniz de dediler. Ben sırf eşim kardeşleriyle zaman geçirsin diye, aynı zamanda görümcelerimle de tatil güzel geçer, kalabalıkta eğleniriz, ev kocaman ve çok güzel, konaklama da ekonomik olur diye görümcelerimle villa kiraladım velhasıl. 10 gün kaldık.

Eşime ilk başta denizi çok sevdiğimi, villa kiraladık diye evde tıkılmayacağımı, başbaşa da bir yerlere/denize vs gitmemiz gerektiğini söylemiştim. Tamam demişti.

Görümcelerim, ilk günden itibaren bize başbaşa çıkın, bize bakmayın, keyfinize bakın şeklinde telkinde bulundular. Kendileri çocukları olduğu için, çocuklar havuzu daha çok sevdiği için villadan ayrılmadılar.

Biz eşimle bu 10 günün 3 gününde farklı tatil beldelerine günübirlik başbaşa denize gittik. 2 gün de görümcelerimle birlikte denize gittik. Ve yalnızca bir akşam görümcelerimle birlikte dışarı çıktık. Çocukların uykusu geldiği için 9 gibi geri döndük, eşime başka bir zaman da başbaşa geç saatlere kadar dışarıda vakit geçirmek istediğimi söylemiştim. Ancak hiç böyle bir teklifte bulunmadı…
bir akşam ise ben dayanamayıp dışarı çıkalım dedim, kabul etti, görümcelerime de nezaketen söyledim, gelmek isterseniz gelin diye, biz dışarıdayken görümcem aradı, görümcemler de çıktıklarını kendi kendilerine aynı yerde gezdiklerini, keyfimize bakmamızı söyledi. Araba park yerini konum attı. Ben gayri ihtiyari pentiye bir uğradım, Bu esnada eşim tuvaletim var dedi, bir daha marmarise geliriz diyosan çıkalım başka zaman geliriz dedim, yok sen bak dedi. Bi on dk sonra geldi, istersen bir kahve içelim bi yerde sen de tuvalete git, sonra tekrar bakarım dedim, yok dedi. Bi on dk sonra karşıdaki kafeye oturabileceğini söyledim. Dışarı çıktı. Sonra beni aradı görümcelerimin geldiğini onlarla oturduğunu söyledi. Tmm dedim, ben işim bitince yanınıza gelirim dedim, görümcelerimle olduğu için rahatladım dolayısıyla bikini vs denedim.
, 40 dk sürdü alışverişim.
Çıkınca eşim görümcelerimle ayrıldığını, onların gezmeye devam ettiğini söyledi ve bana saydırdı, tatilde bi saat pentide ne işin var, al da çıkalım vs.
Bu noktada ben, 1.5 senedir alışverişe çıkmamış, doğru düzgün bir parça alamamış, iş yoğunluğundan gezememiş, tüm yıllık izinlerini eşi yüzünden memlekette geÇirmiş bir kadın olarak çıldırdım.
Ben senin için erkek mağazalarında 4-5 saat geçirdiğimi biliyorum, ablanlar bir mağazada 2 saat dursa gıkın çıkmaz, 40 yılın başı çıkıyorum ben dedim. Bu noktada eşim telefonundan ablasınının konumunu nerede olduklarını takip ediyordu. Aha dedim senin derdin belli oldu, sen karınla zaman geçirmek istemiyosun. Sen ablanlara yetişmeye çalışıyosun…
Eşimle epey tartıştık. Sonrasında ablasına yetişmeye çalışmadığını, tuvaleti geldiği için sitem ettiğini vs söyledi. Ancak eşim öncesinde bana ablamlarlayım dediği için ve oturuyoruz dediği için tuvalet sorununu halletti sanıp rahat davranmıştım.
O günden sonra tatil benim için zehir oldu, toplam 4 senelik ilişkimizde tatil benim için artık o kadar mesele haline geldi ki. Çıkartana kadar mesele, çıkarttıktan sonra mesele.. benim imkanlarımdaki insanlar dubai mi maldivler mi ikilemindeyken bir yurtiçi tatil bile ulaşılamaz oldu benim için. Ben kocamla zamqn geçirmeyi isterken kocam tüm yıllık izinlerimizi memlekette ailesiyle geçirmeyi tercih eder oldu… ilk başlarda bahane uydurabiliyordum ancak artık anladım, bahanem kalmadı. Bu adam başbaşa vakit geçirmeyi beni mutlu etmeyi tercih etmiyor. Böyle bir arzusu yok.
Özetle Eşim 10 gün boyunca tatilde borsayla meşguldü, yapı olarak zaten konuşkan değildir, eve gelir bir şey konuşmaz, peşinde iletişim kurmam için dolanırım, ilgisizliği tavan yaptı. bana başbaşa zaman geçirmeyi, bir yemeğe gitmeyi, iki kadeh bir şey içmeyi teklif etmediği için, ailesi odaklı olduğu için, ailesine olan toleransı benden esirgediği için, daha önce sevgiliyken dahi tatil yüzünden çokca tartıştığımız için, tatilin bu anlamda benim için önemini bildiği için, her seferinde izinlerde benimle vakit geçirmek yerine ailesini tercih ettiği için, eşşek gibi stres altında çalışıp bu tatili çok hakettiğim için, buna rağmen benim 12 gün yıllık iznime ve bir ton parama mal olduğu için, tatil arzum tatmin olmadığı için, bir şeylere sahip olalım diye 1.5 senedir bir çöp almadığım için, temizlik/yemek/evişi/iş arasında heder olmama rağmen “sen benim için ne yapıyosun beni mutlu etmek için” cümlesini duyduğum için, fedakarlığım karşılık bulmadığı için, ailesini mutlu etmeye gösterdiği özeni bana göstermediği için, 1.5 senelik evlilik boyunca maddi manevi fedakarlık yaptığım için, tüm yıllık izinlerinde koştur koştur memlekete götürüldüğüm için eşime son derece kinlendim. Boşanmayı dahi düşündüm.
Eşim özensiz davrandığını kabul etti, dikkat edeceğini, en kısa zamanda başbaşa tatil planlayacağını söyledi. Döndüğümüzden beri de başbaşa program yapmaya gayret ediyor.
Bense 4 senedir aynı yerden sınanmış, 4 senedir aynı konuda problem yaşamış, ev-iş arasında heder olmuş, kısıtlı yıllık izni olan biri olarak tatilimin eşim tarafından rezil edilmesi hissini aşamıyorum.
Yine berbat iş hayatıma geri döndüm ve tatil, kendimle ve eşimle başbaşa Kalma/hayatın keyfini çıkarma arzum tatmin olmadı.
Ben talepkar bir insan değilim, eşimle zaman geçirmek yeni yerler keşfetmek istiyorum. Eşimin bunu bilmesine rağmen, evliliğimde bu ihtiyacımın tatmin olmamasını hazmedemiyorum.
Eşime ite kaka bir şey yaptırmak istemiyorum
Beni mutlu etme motivasyonu olsun istiyorum
Bu konuyu aşamıyorum, sanki tekrar beni bi yere götürse de 6 ay sonra aynı şey başıma gelecek gibi geliyor.
Defalarca aynı konuda kriz yaşamama rağmen aynı şeyi yapması bana saygısızlık gibi geliyor. Boşanmayı dahi düşündüm, bilmiyorum.
Ben kocamı seviyorum ancak beni o kadar anlamıyor ki hayatım sanki iş/memleket/ev arasında rezil olacakmış gibi düşünüyorum.
Ben mi abartıyorum?
Bu imkanlarda yeni yerler keşfetmemek, bir tatilin dahi ulaşılamaz olmasını, iki gün bir yere başbaşa gitmeyi akıl edemeyen bir adamla evli olmayı, evliliğimde sadece beklentim bu iken, çoluğum çocuğum yokken dahi bunu gerçekleştirememeyi, eşşek gibi çalışırken ve zihnimi boşaltmaya bu kadar ihtşyacım varken bunları yapamamayı hazmedemiyorum.
İçimde kin, öfke ve kırgınlık var. Başedemiyorum. Hayatımın böyle geçmesini istemiyorum.
Çabalıyorsa bir şans hak ediyor ama belli ki mayalarınız farklı. Sen özen istiyorsun o ise özensiz. Belki sana şahsi değildir. O böyle biridir, herkese karşı. Değiştirmeye çalışma ve belli ki mutsuzun. Ben olsam, şimdiki aklımla, bi gün bile durmam ayrılırdım. İyi insanlar iyi çift olmayabiliyor.
 
Eşimi mi samimi bulmadınız, benim anlattığım kısma mı inanmadınız?

Eşimin samimiyetini süreç gösterecek, umarım öyledir… inşallah beni gerçekten anlamıştır.

Benim anlattığım kısma inanmadıysanız böyle bi platforma hayallerimi yazacak motivasyonum yok sizi temin ederim:)
Merhaba,

Yazdıklarınız içerisinde kendi yaşadıklarımdan parçalar buldum. Bir süre öncesine kadar ben de bu tarz konular arasında çırpınıp duruyordum. Çok şükür normale döndüm. Darısı sizin başınıza. Ben boşanmanın çözüm olduğuna inanmıyorum. Sonrasında yaşanacakları tahmin edemeyiz, pişmanlıklar da olabilir. Ayrıca kimsenin değişemeyeceğine de inanmıyorum. Kendim değiştim, dönüştüm eşim de benimle birlikte değişti dönüştü. Hayatta herşey mümkün inanın bana. Umarım sizin için de güzel ve olumlu yönde değişimler olur. Yardımım olursa ne mutlu bana. Mesaj yazabilirsiniz. Çok acılar çekmiş biri olarak söylüyorum. Sevgiler..
 
Eşinizle keyif aldığınız durumlar zıt.
Bu durumda siz haksız olmadığınız gibi, eşiniz de haksız değil. Farklı dünyaların insanlarısınız sadece.
Yazdığınız yazıyı okurken bunaldım ben, bu kadar gezip tozmak hiç bana göre değil mesela. Eşim beni sürekli bu şekilde gezmeye zorlasa bunalırım.
Tatilde bile en çok otelde vakit geçiren bir tipim, eşim de aynı benim gibi. Çocukları eğlendirmek için kendimizi zar zor dışarı atan bir çiftiz.
Yani keyif aldığınız durumlar farklıyken bu konuda ulaşmanız zor. Bunun dışında mutluysanız, orta yolu bulursunuz.
Siz bazen eşinizle bazen ailenizle takılın, o da bazen sizinle bazen ailesiyle takılsın. Alışverişe onu götürmeyin mesela.
Evli olmak sürekli beraber gezmeyi gerektirmiyor.
Alışverişte eşimi hiç çekemem, yarım saat sonra bunaldım der. Kendim giderim keyfimce gezerim.
Bazen ayrı planlar yapın, kendi kafanızı kendiniz dağıtın.
Bu evlilikte bunalan sadece siz değilsiniz belli ki.
 
Kesinlikle boşan. Ben yapamıyorum sen yap lütfen sakınnnn ömrünü harcama bu adama. Yazdıklarında sanki benim eşimi anlatmışsın. Sende resmen bensin. Aynı şeyler bizdede mevcut . Ve asla değişmiyor. Ev içine tıkılı bir hayat sürüyor adam.

Sizin evliliğiniz bu arkadaşın evliliği aynı mı sizce?

Yalnış hatırlıyorsam lütfen düzeltin. Her an aldatmaya meyilli, gözünüzün önünde bile kaç kişiye yürüyen, kumar borcunu size ödetmeye çalışan, ödetikten sonra dükkanı kapatır evde yatarım sana da ihtiyacım kalmaz boşanabiliriz diyen kişi değil mi?
 
Bir bayan nasıl bu kadar istekli olabilir ilginç. Ve isteğini bastıran erkek de yok bu daha ilginç
Gayette istekli olur eşime 5 gün yaklaşamasam içim içimi yiyor ve ben normalim. İstediğini bastıramayıp eşine her fırsatta yakınlaşan adam da normal. Siz isteksizseniz gidin tedavi olun bence asıl sorun isteksizlik çünkü.
Evlilikte cinsellik çok önemli istekli bir kadın da, erkekte evliliğini dolu dolu yaşar, bilin istedim.. :KK66:
 
O kadar haklısınız ki. Tek isteğim buydu ondan, birlikte bir yemek, bir kahve, elele sahilde yürümek, bir yerde müzik dinleyip bi şeyler içmek, sohbet etmek, yeni yerleri görmek… tüm isteklerimi frenledim onun maddi hırslarına kaynak yaratmak için. Temizlik/yemek/çamaşır… karşılığı bu muydu? Diyorum paran var, ailenle git, arkadaşlarınla git gezmene tozmana. Sonra korkuyorum evde bu adam niye var diye sorgular mıyım:)
Bu arada ailemle çıksak da fark etmez ona, hem tatile çıkılmış benim sesim kesilmiş olur, hem ona tebelleş olmam, adamın umru değil ki…
Kocan seni sevmiyor demeyeceğim ama kendin de demişsin zaten bu adam niye evde duruyor diyebilir diye.ilişki yaşamanın amacı karşılanmadıktan sonra ne anlamı kalıyor ki.
 
Gayette istekli olur eşime 5 gün yaklaşamasam içim içimi yiyor ve ben normalim. İstediğini bastıramayıp eşine her fırsatta yakınlaşan adam da normal. Siz isteksizseniz gidin tedavi olun bence asıl sorun isteksizlik çünkü.
Evlilikte cinsellik çok önemli istekli bir kadın da, erkekte evliliğini dolu dolu yaşar, bilin istedim.. :KK66:
Çok garip bir mesaj yazmış gerçekten.ben de kaşlarımı çata çata okudum.ama siz de şoyle doya doya falan yazınca da moral bozucu oluyor yalan yok.sanki bulamayanın kendi suçu.allah nasip etmemiş işte.bu tarz şeyler ballandırmadan olduğu gibi yazılsa daha insani olacak şahsi fikrim.bu günlerde dertliyim anlaşıldığı üzere.dolu dolu yaşar bilin istedim deyip sonuna o emojiyi koymak hiç iyi niyetli değil.yapmayın etmeyin.gerek yok.siz de heran herşeyi kaybedebilirsiniz hayat bu.ne olacağı belli olmuyor.
 
Eşimle 1.5 senedir evliyiz. İlk 6 ay işlerimiz sebebiyle farklı illerde yaşadık. 1 senedir aynı evdeyiz. Öncesinde 2.5 senelik bir ilişkimiz vardı. Eşimi seviyorum. Aynı memleketteniz, ailelerimiz çok iyi ve medeni insanlar. Ailevi hiçbir sıkıntımız yok. Meslektaşız. Benim işim ona göre daha yoğun, stresli ve riskli. İş konusunda çok zor bir sene geçirdim.
Maddi olarak tr şartlarına göre iyi sayılabiliriz. Kira derdimiz istanbulda lojmanda oturmamız sebebiyle yok. Çok iyi bir sitede çok cüzi bir bedelle oturuyoruz. Bile isteye bu ekonomide borçlanmak için, kredi muslukları henüz kapanmamışken, 1.5 sene içinde üst segment bir araba, bana orta segment bir 0 araba aldık. Bunlar haricinde bir arabamız daha, düğün altını, kenarda birikim vs de var. Borçlandık ancak ödeme güçsüzlüğümüz yok, birikimleri nakite çevirsek borçları kapatırız elimizde para da kalır. Ancak tabiki bu ekonomide bir şeyler edinmek için kredileri ödeyebilmek için kemer sıktık. Ben bekarken aldığım eşyaları getirdim, eve bunlar haricinde bir su bardağı almadık diyebilirim. Dolayısıyla evim çok konforlu bir ev değil, uyumsuz. Tayinci olmam dolayısıyla ve anlattığım sebepten eve harcama yapmadım. Lükse ve markaya düşkünüm ancak 1.5 senedir iki parça alışveriş yapmamışımdır. İşten güçten gezmeye tozmaya da vaktim/enerjim olmadı. Zaten ben istanbul insanı da değilim… her şey sırf bu ekonomide, henüz çoluk çocuk yokken bir miktar birikim yapabilmek içindi. Ancak dediğim gibi gerçekten istesem rahatlıkla bunları da yapabilecek güçteydik.
Eşim tabiat olarak sakin, gezmeyi/tozmayı/tatili sevmeyen ancak ben plan yapsam hayır demeyen biri.
Bense tatile/denize/eğlenmeye bayılırım. Eşim de benim hayatta en keyif aldığım şeyin deniz/kum/güneş, sahilde bir yemek, denize yakın olmak ve tatil ruhu olduğunu bilir.
Ev işlerine ben söyleyince katılım gösterir ancak insiyatif almaz, benden de bir iş beklentisi olmaz ama. Yemeği vs dışarıdan söyleyip bir temizlikçi tutalım desem kabul eder. Zaman zaman teklif de eder.
Bu kısmı kafanızda canlansın diye anlatıyorum.

Evlenmeden önce ben bir tatil beldesinde yaşıyordum. Bu 2.5 sene boyunca kendisine tatile gitmeyi teklif ettim defalarca. Her seferinde ailesine gitmeyi tercih etti, bana tarih verip gelmediği de oldu. Biz yalnızca ayda bir haftasonu görüşebildik. Yaşadığımız yerler arası mesafe 1000 km vardı. bana kocaman yıllık izninden bir parça ayırmadığı için 2.5 senede ayrılığın eşiğinden döndüğümüz kavgalarımız oldu, tolere ettim, iyi huylarına tutundum ve evlendik.

Evlendikten sonra, ilk bayram tatilinde, tayinlerimiz çıkmadığı için daha aynı şehirde yaşamaya başlamadan, 4 aylık evliyken, memlekete gidelim diye tutturdu, zaten sonrasında 40 gün izinli olacağız dedi. halbuki ben çok popüler bir tatil beldesindeydim, gezip tozabilirdik yeni evli bir çift olarak. İlk bayram heves etti diye düşündüm, sonra iznimiz yine kalacak dedim sorun çıkarmadım.
Sonrası 40 günlük iznimizde 8 gün tatile gittik, geri kalan sürede ev toplama taşınma işleri oldu ve sonrasında yine memleketimize gittik.

Bu sene içinde 3 yıllık izin aldık, iki bayram iznimiz vardı ve bu 5 izinde de yine memleketimize gittik.
Bu arada memleketimiz de çok güzel bir destinasyonda ancak eşim bana bu 5 izinde memleketimizde olduğumuz dönemde, bir kere bile bir dışarıda yemek yiyelim, yakın bir yere gidelim, başbaşa olalım teklifinde bulunmadı…
Dolayısıyla ben birkaç gün ailesiyle geri kalan zamanı ise ailemle zaman geçirdim. Sorun çıkarmadım. Ölüm var, kalım var, ailemizden uzağız dedim… eşimle memleketimizde başbaşa dışarı anca bir avmye işimiz düştüyse çıkmışızdır diyebilirim.
Bu arada eşimin ailesinin memlekete gelin, dipdibe olalım gibi bir beklentisi yok hatta kendileri derler uzak neden geldiniz, yoğun çalışıyorsunuz, tatile gitseydiniz vs. Gerçekten medeni ve çocuklarının mutluluğu ile mutlu olan insanlar… sıkıntı tamamen eşimdeydi yani.

Bu arada geçtiğimiz haftalarda eşimin ablaları bir tatil beldesinde villa kiraladılar, eşimin ablalarını da, eşlerini de severim. Çok kafa dengi, iyi insanlardır. Eşim tatil olayına çok bayılmadığı için, tatil onun için de güzel geçsin diye eşimin ablaları ile villa tatiline katılmayı teklif ettim. Bu konuda kimse beni zorlamadı. Hatta eşimin ablaları yeni evlisiniz, gelmek zorunda değilsiniz de dediler. Ben sırf eşim kardeşleriyle zaman geçirsin diye, aynı zamanda görümcelerimle de tatil güzel geçer, kalabalıkta eğleniriz, ev kocaman ve çok güzel, konaklama da ekonomik olur diye görümcelerimle villa kiraladım velhasıl. 10 gün kaldık.

Eşime ilk başta denizi çok sevdiğimi, villa kiraladık diye evde tıkılmayacağımı, başbaşa da bir yerlere/denize vs gitmemiz gerektiğini söylemiştim. Tamam demişti.

Görümcelerim, ilk günden itibaren bize başbaşa çıkın, bize bakmayın, keyfinize bakın şeklinde telkinde bulundular. Kendileri çocukları olduğu için, çocuklar havuzu daha çok sevdiği için villadan ayrılmadılar.

Biz eşimle bu 10 günün 3 gününde farklı tatil beldelerine günübirlik başbaşa denize gittik. 2 gün de görümcelerimle birlikte denize gittik. Ve yalnızca bir akşam görümcelerimle birlikte dışarı çıktık. Çocukların uykusu geldiği için 9 gibi geri döndük, eşime başka bir zaman da başbaşa geç saatlere kadar dışarıda vakit geçirmek istediğimi söylemiştim. Ancak hiç böyle bir teklifte bulunmadı…
bir akşam ise ben dayanamayıp dışarı çıkalım dedim, kabul etti, görümcelerime de nezaketen söyledim, gelmek isterseniz gelin diye, biz dışarıdayken görümcem aradı, görümcemler de çıktıklarını kendi kendilerine aynı yerde gezdiklerini, keyfimize bakmamızı söyledi. Araba park yerini konum attı. Ben gayri ihtiyari pentiye bir uğradım, Bu esnada eşim tuvaletim var dedi, bir daha marmarise geliriz diyosan çıkalım başka zaman geliriz dedim, yok sen bak dedi. Bi on dk sonra geldi, istersen bir kahve içelim bi yerde sen de tuvalete git, sonra tekrar bakarım dedim, yok dedi. Bi on dk sonra karşıdaki kafeye oturabileceğini söyledim. Dışarı çıktı. Sonra beni aradı görümcelerimin geldiğini onlarla oturduğunu söyledi. Tmm dedim, ben işim bitince yanınıza gelirim dedim, görümcelerimle olduğu için rahatladım dolayısıyla bikini vs denedim.
, 40 dk sürdü alışverişim.
Çıkınca eşim görümcelerimle ayrıldığını, onların gezmeye devam ettiğini söyledi ve bana saydırdı, tatilde bi saat pentide ne işin var, al da çıkalım vs.
Bu noktada ben, 1.5 senedir alışverişe çıkmamış, doğru düzgün bir parça alamamış, iş yoğunluğundan gezememiş, tüm yıllık izinlerini eşi yüzünden memlekette geÇirmiş bir kadın olarak çıldırdım.
Ben senin için erkek mağazalarında 4-5 saat geçirdiğimi biliyorum, ablanlar bir mağazada 2 saat dursa gıkın çıkmaz, 40 yılın başı çıkıyorum ben dedim. Bu noktada eşim telefonundan ablasınının konumunu nerede olduklarını takip ediyordu. Aha dedim senin derdin belli oldu, sen karınla zaman geçirmek istemiyosun. Sen ablanlara yetişmeye çalışıyosun…
Eşimle epey tartıştık. Sonrasında ablasına yetişmeye çalışmadığını, tuvaleti geldiği için sitem ettiğini vs söyledi. Ancak eşim öncesinde bana ablamlarlayım dediği için ve oturuyoruz dediği için tuvalet sorununu halletti sanıp rahat davranmıştım.
O günden sonra tatil benim için zehir oldu, toplam 4 senelik ilişkimizde tatil benim için artık o kadar mesele haline geldi ki. Çıkartana kadar mesele, çıkarttıktan sonra mesele.. benim imkanlarımdaki insanlar dubai mi maldivler mi ikilemindeyken bir yurtiçi tatil bile ulaşılamaz oldu benim için. Ben kocamla zamqn geçirmeyi isterken kocam tüm yıllık izinlerimizi memlekette ailesiyle geçirmeyi tercih eder oldu… ilk başlarda bahane uydurabiliyordum ancak artık anladım, bahanem kalmadı. Bu adam başbaşa vakit geçirmeyi beni mutlu etmeyi tercih etmiyor. Böyle bir arzusu yok.
Özetle Eşim 10 gün boyunca tatilde borsayla meşguldü, yapı olarak zaten konuşkan değildir, eve gelir bir şey konuşmaz, peşinde iletişim kurmam için dolanırım, ilgisizliği tavan yaptı. bana başbaşa zaman geçirmeyi, bir yemeğe gitmeyi, iki kadeh bir şey içmeyi teklif etmediği için, ailesi odaklı olduğu için, ailesine olan toleransı benden esirgediği için, daha önce sevgiliyken dahi tatil yüzünden çokca tartıştığımız için, tatilin bu anlamda benim için önemini bildiği için, her seferinde izinlerde benimle vakit geçirmek yerine ailesini tercih ettiği için, eşşek gibi stres altında çalışıp bu tatili çok hakettiğim için, buna rağmen benim 12 gün yıllık iznime ve bir ton parama mal olduğu için, tatil arzum tatmin olmadığı için, bir şeylere sahip olalım diye 1.5 senedir bir çöp almadığım için, temizlik/yemek/evişi/iş arasında heder olmama rağmen “sen benim için ne yapıyosun beni mutlu etmek için” cümlesini duyduğum için, fedakarlığım karşılık bulmadığı için, ailesini mutlu etmeye gösterdiği özeni bana göstermediği için, 1.5 senelik evlilik boyunca maddi manevi fedakarlık yaptığım için, tüm yıllık izinlerinde koştur koştur memlekete götürüldüğüm için eşime son derece kinlendim. Boşanmayı dahi düşündüm.
Eşim özensiz davrandığını kabul etti, dikkat edeceğini, en kısa zamanda başbaşa tatil planlayacağını söyledi. Döndüğümüzden beri de başbaşa program yapmaya gayret ediyor.
Bense 4 senedir aynı yerden sınanmış, 4 senedir aynı konuda problem yaşamış, ev-iş arasında heder olmuş, kısıtlı yıllık izni olan biri olarak tatilimin eşim tarafından rezil edilmesi hissini aşamıyorum.
Yine berbat iş hayatıma geri döndüm ve tatil, kendimle ve eşimle başbaşa Kalma/hayatın keyfini çıkarma arzum tatmin olmadı.
Ben talepkar bir insan değilim, eşimle zaman geçirmek yeni yerler keşfetmek istiyorum. Eşimin bunu bilmesine rağmen, evliliğimde bu ihtiyacımın tatmin olmamasını hazmedemiyorum.
Eşime ite kaka bir şey yaptırmak istemiyorum
Beni mutlu etme motivasyonu olsun istiyorum
Bu konuyu aşamıyorum, sanki tekrar beni bi yere götürse de 6 ay sonra aynı şey başıma gelecek gibi geliyor.
Defalarca aynı konuda kriz yaşamama rağmen aynı şeyi yapması bana saygısızlık gibi geliyor. Boşanmayı dahi düşündüm, bilmiyorum.
Ben kocamı seviyorum ancak beni o kadar anlamıyor ki hayatım sanki iş/memleket/ev arasında rezil olacakmış gibi düşünüyorum.
Ben mi abartıyorum?
Bu imkanlarda yeni yerler keşfetmemek, bir tatilin dahi ulaşılamaz olmasını, iki gün bir yere başbaşa gitmeyi akıl edemeyen bir adamla evli olmayı, evliliğimde sadece beklentim bu iken, çoluğum çocuğum yokken dahi bunu gerçekleştirememeyi, eşşek gibi çalışırken ve zihnimi boşaltmaya bu kadar ihtşyacım varken bunları yapamamayı hazmedemiyorum.
İçimde kin, öfke ve kırgınlık var. Başedemiyorum. Hayatımın böyle geçmesini istemiyorum.
Eşinizle değil ama eşinizin ailesi ne kadar medeni ne kadar anlayışlı biz de de tam tersi eşim iyidir ailesi sürekli dibimizde olurlar afra tafraları hiç bitmez yıllık izin alır 2 saatlik mesafede oturuyoruz. Ona bile hiç tatile gidin diye anlayışlı olmazlar bıktım artık
 
Meslektaşız demişsiniz, konu sürekli işe gelince mesleğinizi merak ettim. Açıkçası doktor olduğunuzu düşündüm. Ona göre çıkarım yapmak kolaylaşacaktır. Mesleğiniz nedir?
 
Ben aynı hataları yaptım yeni ayılıyorum 🥹 artık ben keyfim ve kahyası ile yol alıyorum daha kıymetli oluyor😂 3 yıl hiç kuaföre gitmemiştim evlendiğimden para gitmesin diye ayıldığım ilk gün gidip saçımı boyattım adam bi dumura uğradı kuaför o kadar para mı tuttu diye😂
Ne kadar doğru bir tespit.. Konu sahibi geleceğini tabi ki düşün ama anne anne olma.

Evladın olduğunda ona annelik yap sadece.

Kardeşimin ilk kız arkadaşı yemekten önce gelen kolasını ve suyunu ona açtırırdı gücüm yok diye..

Kardeşimde arkasından; ne kadar nazik, hassas bir kız der gözlerinin içi parlar, el üstünde tutardı😃😅😅
 
X