Durduğumuz yer

SevdaLinka

Popüler Üye
Pro Üye
31 Temmuz 2013
10.529
3.623
Kardeşler arasında Yusuf (as) azınlıktaydı. Bünyamin hariç diğer 11 kardeş, Yusuf’u (as) kuyuya atıp ondan kurtulma hükmünü vermişti.

Oylama yapsalardı kuyuya atılma fikri oy çokluğuyla galip gelecekti. Yusuf’u (as) kıskanıyorlardı çünkü. Babası onu daha çok seviyordu. O hep doğru söylüyor, doğru davranıyor, Hakk’ın emirlerine daha çok dikkat ediyordu. Mümin ahlakıyla hareket ediyor, kendisinin olmayan hiçbir şeye bakmıyordu. Kardeşleri çoğunluk iradesiyle onun kuyuya atılmasına karar verdi.Ancak çoğunluk böyle karar verdi diye Yusuf’un kuyuya atılmasını o tarihten bugüne kadar kimse haklı bulmadı. ‘Ne yapalım Yusuf (as) kendisi hakkında verilen karara razı olmalıydı’ diyen kimse çıkmadı. Çünkü hak sayıya göre değil ağırlığa ve İlahi adalete göre hareket etmek demekti. Bizim referans aldığımız hiçbir öğreti, hiçbir değer, hiçbir anlayış çoğunluk kararlarının hırsızlığı, yalanı, iftirayı ve küfrü akladığını söylemiyor. Yani sen suçsuz bir adam öldürüyorsan o civardaki bütün ahali toplanıp ‘yok ya bir şey olmaz’ dese de, Hak karşısında katil olmaktan kurtulamıyorsun.

Biz dünya iktidarı için, ganimet ve zenginleşmek için yazıp çizmedik. Bizim, ‘kazanacağız ve dünyanın nimetlerine konacağız’ diye de hiçbir amacımız olmadı. Bizim hakkın sesi olmak diye bir derdimiz vardı. Dinin ve hukukun suç saydığı her şeyin karşısında olduk. Bizim hayata bakışımızı belirleyen kitabımız ve öğretilerimiz vardı. Bütün olaylara onun ölçüsüyle bakmaya çalıştık. Yazarken iftira atmadık, yalan söylemedik, küfür ve hakaret etmedik. Olaylara ve insanlara bakışımızı takım tutar gibi tarafgirliğimiz belirlemedi. Olayların zati gerçekliğine bakmaya çalıştık, iyiye iyi kötüye kötü deme gayretinde olduk. Yani bizim için ülkenin tamamı bir yöneticiyi desteklese, Bakara Sûresi hiçbir zaman Makara haline gelmeyecek. Herhangi bir kişinin devlet erkini kullanarak, hiçbir kitapta ve kanunda yazılmadık biçimde mal edinmesini hep yanlış bulmaya devam edeceğiz. Yalan ve iftira bizim için hiçbir zaman normalleşmeyecek. İlkelerimizi her şartta ve her dönemde koruyacağız. Hakkın hatırı her zaman her şeyden yüksek olacak.

Hukuk, yazılı metinlerin söylediğine göre davranır. Kanunlarda yazmayan herhangi bir güç ile kanunda yazılan suçları işlemesine rağmen birileri yargılanmıyorsa işte ona üstünlerin hukuku denir. AK Parti kuruluşundan 12 Haziran 2011 tarihine kadar yeni bir ülke, çağdaş ve demokratik bir hukuk sistemi vaat ediyordu. Üstünlerin değil, hukukun üstünlüğünü getireceğini söylüyordu. Kişisel hakların artırılacağını, devletin özel hayatlardan çekilip asli vazifesine döneceği bir yönetim getireceğini dillendiriyordu. İşin doğrusu bizi de ikna edici davranıyordu.

AK Parti başlangıçta bir ilke partisiydi. İnanç özgürlüğünü sağlamak, devlet tarafından toplumun belli kesimlerine karşı uyguladığı dışlayıcı tavrı engellemek amacıyla yola çıkmışlardı. Ama bugün bambaşka bir partiye doğru evrildiler ve bugün eski devlet anlayışından kalan yeri doldurmuş durumdalar. Ve bugün geldiğimiz noktada birçok yöneticisi hukukun kriminal olarak gördüğü fiillerle suçlanıyor.

30 Mart’ta kazandığı seçimle bütün her şeyi sıfırladığını düşünüyor AK Parti... Annelerinin karnından doğmuş kadar masum ve temiz hissediyorlar kendilerini. Yeryüzünde tek haklı onlar kaldı ve herkese hesap kesme modundalar.

Ama biz durduğumuz yerde duruyoruz. İyi ki hakkın, hukukun ve adaletin yanında yer aldık. Yusuf (as) nasıl olsa o kuyudan kurtulacak.

Mehmet Kamış/Zaman

Kaynak : Zaman Gazetesi (http://www.zaman.com.tr/mehmet-kamis/durdugumuz-yer_2208615.html)
 
Son düzenleme:

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 565 gün geçti.

parkon

bence bitti
Pro Üye
8 Haziran 2009
14.791
11.167
Nede güzel anlatmış , hakaret etmeden, küfür etmeden, aşşağılamadan.
Çok beğendim yazıyı.
 

SevdaLinka

Popüler Üye
Pro Üye
31 Temmuz 2013
10.529
3.623
Nede güzel anlatmış , hakaret etmeden, küfür etmeden, aşşağılamadan.
Çok beğendim yazıyı.

Ben de çok beğendim gerçekten.:KK9: Bugünkü köşe yazıları güzeldi,diğerlerine de göz at istersen ablacım.:KK16:
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 565 gün geçti.

Mune

Nirvana
Yönetici
Super Moderator
Doğa Severler Kulübü
12 Temmuz 2006
45.532
149.170
49
Değişik ve kibar, saygılı bir yazım dili kullanılmış, düşüncesini kaleme alış şekli çok hoşuma gitti, eleştirisini yapmış bitmiş, keşke her gazeteci böyle yazabilse, hele bu aralar buna ihtiyacımız varken.
 

SevdaLinka

Popüler Üye
Pro Üye
31 Temmuz 2013
10.529
3.623
Değişik ve kibar, saygılı bir yazım dili kullanılmış, düşüncesini kaleme alış şekli çok hoşuma gitti, eleştirisini yapmış bitmiş, keşke her gazeteci böyle yazabilse, hele bu aralar buna ihtiyacımız varken.

Kesinlikle ablacım.:KK31:
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 565 gün geçti.

SevdaLinka

Popüler Üye
Pro Üye
31 Temmuz 2013
10.529
3.623
73 görüntüleme var,yorum sayısı bir elin parmağını geçmemiş.:KK31:

Güzel bir yazı,okumanızı tavsiye ederim.
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 565 gün geçti.

NeverOne

Guru
Pro Üye
18 Ekim 2013
16.275
32.608
30
Çoğunlukla aynı fikirde olmanın haklı olmak anlamına gelmediğini çok güzel anlatmış. Yusuf aleyhisselam güzel bir örnek olmuş. :KK31:
 

alyazraela

3 CADIM VE BİRİCİĞİİİİİMMMMM
Kayıtlı Üye
25 Şubat 2011
4.187
1.974
Kardeşler arasında Yusuf (as) azınlıktaydı. Bünyamin hariç diğer 11 kardeş, Yusuf’u (as) kuyuya atıp ondan kurtulma hükmünü vermişti.

Oylama yapsalardı kuyuya atılma fikri oy çokluğuyla galip gelecekti. Yusuf’u (as) kıskanıyorlardı çünkü. Babası onu daha çok seviyordu. O hep doğru söylüyor, doğru davranıyor, Hakk’ın emirlerine daha çok dikkat ediyordu. Mümin ahlakıyla hareket ediyor, kendisinin olmayan hiçbir şeye bakmıyordu. Kardeşleri çoğunluk iradesiyle onun kuyuya atılmasına karar verdi.Ancak çoğunluk böyle karar verdi diye Yusuf’un kuyuya atılmasını o tarihten bugüne kadar kimse haklı bulmadı. ‘Ne yapalım Yusuf (as) kendisi hakkında verilen karara razı olmalıydı’ diyen kimse çıkmadı. Çünkü hak sayıya göre değil ağırlığa ve İlahi adalete göre hareket etmek demekti. Bizim referans aldığımız hiçbir öğreti, hiçbir değer, hiçbir anlayış çoğunluk kararlarının hırsızlığı, yalanı, iftirayı ve küfrü akladığını söylemiyor. Yani sen suçsuz bir adam öldürüyorsan o civardaki bütün ahali toplanıp ‘yok ya bir şey olmaz’ dese de, Hak karşısında katil olmaktan kurtulamıyorsun.

Biz dünya iktidarı için, ganimet ve zenginleşmek için yazıp çizmedik. Bizim, ‘kazanacağız ve dünyanın nimetlerine konacağız’ diye de hiçbir amacımız olmadı. Bizim hakkın sesi olmak diye bir derdimiz vardı. Dinin ve hukukun suç saydığı her şeyin karşısında olduk. Bizim hayata bakışımızı belirleyen kitabımız ve öğretilerimiz vardı. Bütün olaylara onun ölçüsüyle bakmaya çalıştık. Yazarken iftira atmadık, yalan söylemedik, küfür ve hakaret etmedik. Olaylara ve insanlara bakışımızı takım tutar gibi tarafgirliğimiz belirlemedi. Olayların zati gerçekliğine bakmaya çalıştık, iyiye iyi kötüye kötü deme gayretinde olduk. Yani bizim için ülkenin tamamı bir yöneticiyi desteklese, Bakara Sûresi hiçbir zaman Makara haline gelmeyecek. Herhangi bir kişinin devlet erkini kullanarak, hiçbir kitapta ve kanunda yazılmadık biçimde mal edinmesini hep yanlış bulmaya devam edeceğiz. Yalan ve iftira bizim için hiçbir zaman normalleşmeyecek. İlkelerimizi her şartta ve her dönemde koruyacağız. Hakkın hatırı her zaman her şeyden yüksek olacak.

Hukuk, yazılı metinlerin söylediğine göre davranır. Kanunlarda yazmayan herhangi bir güç ile kanunda yazılan suçları işlemesine rağmen birileri yargılanmıyorsa işte ona üstünlerin hukuku denir. AK Parti kuruluşundan 12 Haziran 2011 tarihine kadar yeni bir ülke, çağdaş ve demokratik bir hukuk sistemi vaat ediyordu. Üstünlerin değil, hukukun üstünlüğünü getireceğini söylüyordu. Kişisel hakların artırılacağını, devletin özel hayatlardan çekilip asli vazifesine döneceği bir yönetim getireceğini dillendiriyordu. İşin doğrusu bizi de ikna edici davranıyordu.

AK Parti başlangıçta bir ilke partisiydi. İnanç özgürlüğünü sağlamak, devlet tarafından toplumun belli kesimlerine karşı uyguladığı dışlayıcı tavrı engellemek amacıyla yola çıkmışlardı. Ama bugün bambaşka bir partiye doğru evrildiler ve bugün eski devlet anlayışından kalan yeri doldurmuş durumdalar. Ve bugün geldiğimiz noktada birçok yöneticisi hukukun kriminal olarak gördüğü fiillerle suçlanıyor.

30 Mart’ta kazandığı seçimle bütün her şeyi sıfırladığını düşünüyor AK Parti... Annelerinin karnından doğmuş kadar masum ve temiz hissediyorlar kendilerini. Yeryüzünde tek haklı onlar kaldı ve herkese hesap kesme modundalar.

Ama biz durduğumuz yerde duruyoruz. İyi ki hakkın, hukukun ve adaletin yanında yer aldık. Yusuf (as) nasıl olsa o kuyudan kurtulacak.

Mehmet Kamış/Zaman

Kaynak : Zaman Gazetesi (http://www.zaman.com.tr/mehmet-kamis/durdugumuz-yer_2208615.html)
O kadar naif olmuski yazi her hecesine kadar dogru
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 2342 gün geçti.

SevdaLinka

Popüler Üye
Pro Üye
31 Temmuz 2013
10.529
3.623
Çoğunlukla aynı fikirde olmanın haklı olmak anlamına gelmediğini çok güzel anlatmış. Yusuf aleyhisselam güzel bir örnek olmuş. :KK31:

Kesinlikle çok güzel bir örnek olmuş,ben de keyifle okudum.
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 565 gün geçti.

yercekimli karanfil

Güzel günler de bizi görecek mi?
Pro Üye
1 Eylül 2010
11.714
22.482
Ana fikri , üslubu çok güzel. Söyleyenin tarafının da elleri temiz olaydı tadından yenmezdi.
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 764 gün geçti.

sedulu

4. Takım
Pro Üye
Anneler Kulübü
7 Haziran 2011
19.232
20.537
İnsanı sakinleştiren bir eleştiri yazısı. Keyifle okudum. Umarım böyle kalemler çoğalır. İlk cümleden itibaren yazının içine çekiyor insanı.
 


SevdaLinka

Popüler Üye
Pro Üye
31 Temmuz 2013
10.529
3.623
İnsanı sakinleştiren bir eleştiri yazısı. Keyifle okudum. Umarım böyle kalemler çoğalır. İlk cümleden itibaren yazının içine çekiyor insanı.

İnşallah sedom,kutuplaştırmadan doğruları yazan kalemlere ihtiyaç var.:KK6:
 

Hamilelik günlüğü : Doğumdan bu güne 565 gün geçti.

SUHAN

surgeon
Pro Üye
Doğa Severler Kulübü
8 Temmuz 2011
31.802
36.406
hz.yusufu kuyuya atanlar kardeşleriydi...tarih tekerrürden ibarettir.ben bunu anladım yazının ilk başında....nasıl güzel bi yazıdır...alay etmeden..hakeret etmeden yazı yazılabiliniyormuş demekki.
 

pelinyaman28

bitola moj roden kraj jas te sakam od srce znaj
Kayıtlı Üye
15 Mayıs 2012
3.116
2.736
30
Yazarın dili ve üslubu gerçekten hoş böyle yazarlara ihtiyaç var bu ülkede bence.
Taraftır ya da tarafsızdır bu anlamda bir anlamı yotur bence.
Hz. Yusuf hikayesiyle Türkiyedeki son günlerdeki durumu da gözler önüne sermiş.
Kardeş kardeşi kör kuyulara atıyor.