• Merhaba, Kadınlar Kulübü'ne ÜCRETSİZ üye olarak yorumlar ile katkıda bulunabilir veya aklınıza takılan soruları sorabilirsiniz.

Eşim hakaret ediyor..

Buzdolabını/ televizyonu yumrukla kırmak kadını bırakmasından daha kötü diyecektim ki genetik olarak yatkın olduğu ama tedaviye yanaşmadığı durum daha temel proble gibi.
Sağı solu yumruklayan biriyle aynı çatı altonda durmazdım. Canının kıymeti olsun, Temel mesele can sağlığın.
 
Ben kişi kendinden bilir işi diyeceğim.
Eşiniz resmen üste çıkmak için sizin namusunuza dil uzatmış. Bir insan karısının namusuna dil uzatacak kadar nasıl ileri gidebilir
Ayyynen öyle. Bunu çok fazla gözlemledim, ilişkide bir taraf, şüphe uyandıracak hiçbir durum olmamasına rağmen karşı tarafı sadakatsizlikle suçluyorsa asıl sadakatsiz olan taraf kendisidir. Hiç şaşmıyor bu gerçekten. O yüzden o kısmı okuduktan sonra adamın aldattığına emin oldum. Fiziksel bir şey yaşamadıysa bile mutlaka duygusal olarak aldatıyordur.
 
Merhabalar herkese. Okuyup bir öneri sunarsanız çok mutlu olurum...
Eşimle 2 buçuk yıldır evliyiz. Çocuğumuz yok. Onunla iletişim problemleri yaşıyoruz. Daha önce de kavgalarımız zaman zaman olurdu ancak bir şekilde aşılır, sükunet sağlanırdı. Eşimin agresif tavırlarından çok mutsuzum. Ben üniversite bittikten sonra iş bulamadım, çalışmıyorum. Kendi içsel problemlerin zaten yeterince yorucu. Eşimin son aylardaki değişimi de üstüne eklenince çok dayanılmaz oldu. Nolur bana bir akıl verin. Eşim kadın bir iş arkadaşını işe bırakıyordu. Ara sıra olmak kaydıyla tabiki bırak yeni boşandı, bizde destek olalım sakın para alma dedim. Aradan bir yıl geçti. Eşim bir ameliyat geçirdi ve o kadının geçmiş olsun aramasını hoparlöre almıştım. Samimi konuşmasından rahatsız oldum eşimde kadına abla diyor ama aralarında 3-4 yaş var. Canım, kıyamam tarzındaki söylemlerinden rahatsız oldum. Kadının birazda konuşma tarzı öyle ancak bilmiyorum. Aralarında bu denli bir samimiyet olduğunu bilmiyordum. Eşime uygun bir dille dedim bak olmaz iş yerinde yanlış anlaşılır artık sen bırakma uygun bir dille söyle dedim. Bir iki mırın kırın etti tamam dedi. Eşim ameliyat sürecini atlattı iki ay geçti. Bir akşam bana dedi ki sana bir şey söyleyeceğim ama kızma bugün onu işe bıraktım dedi. Ona sordum bak iş yerinde zor duruma mı düşüyorsun bırakmasan, ayıp mı olacak diye endişeleniyorsun dedim. Bana dedi ki üzülüyorum haline dedi. İş yerindeki arkadaşlarda bırak diyorlar dedi. Kan beynime sıçradı. Bana bunu dediği gün evde kahvaltılık yoktu. Bana para vermez, evde yiyecek var mı umursamaz ama başkasına gelince acımış. Ben o gün kahvaltı yapamadım. Tabi bunu duyunca çok sinirlendim dedim ki git söyle aerık bırakmıyorsun. Büyük bir kavga sürecimiz başladı. Ben hiç kıskanç biri değilimdir inanın ki . Ben eşime güvenirdim çünkü ama yıkıcı bir kavga süreci. Beni sadakatsizlikle suçladı. Abi dediğim insanlarla, çocukluk arkadaşlarımla imalarda bulundu. Ve bu konuyu benim aileme kadar taşındı aileme karşı bile böyle şeyler anlattı sarhoş bir vaziyette. Ailem tabiki çok sinirlendiler ona. Biz gittiği her yeri biliyoruz diye çıkıştılar. Ben evden bile çıkmıyorum, işsizlik belimi büktü. Beni kaynanam hakkında sinirle söylediğim şeylerle tehtit etti. Ona söylemekle. Ben de annesini aradım dedim beni sinirle ettiğim laflarla tehtit ediyor sana bunları bunları söyledim. Oğlun bunkarı bunları yaptı. Neyse kadın da ne yapsın bana hak verdi. Götürmemesi gerek dedi. Oğluna da öğüt verdi zaten yeni bir şehre taşındık oturup konuştuğum bir iki insandan başka kimsem de yok. Kaldı ki bu imayı hakedecek hiçbir şey yapmadım. Çok zoruma gitti. Tabi o iki günde ben 20 yıl yaşlandım sanki. İlk defa ondan korktum. Sonra birkaç hafta sonra bir gece uyandı sen kimle konuşuyorsun dedi. Gecenin bir vakti yine kavga kıyamet. Sürekli ekimden beri ağır kavgalar ediyoruz. Ameliyat olmasının sebebi buzdolabına yumruk atıp elini kırmasıydı. Sinirlenince gözü görmüyor. Televizyonu kırdı. Emanet televizyonu kullanıyoruz aylardır. Olaylar böyle sürdü gitti. Bugün lavabodan çıktı kimle konuşuyorsun dedi. Ya inanamıyorum belki bana niye orda duruyorsun diye kızacaksınız, çocuğunda yok ama gidecek bir yerim olsa bir dakika durmazdım. Atanmaya çalışıyorum mücadele etmeye çalışıyorum. Ama sürekli suçlamaktan, kavgacı olduğuma inandırılmaktan, alttan almaktan yoruldum. Belki laflarını sineye çeksem büyümezdi olaylar. Bende sinirli biriyim dönüp gidemiyorum öteki odaya, duymazdan gelemiyorum. Uzun oldu, okuyup zahmet verdiysem hakkınızı helal edin. Boşanmam yakın zaman için mümkün görünmüyor. Psikoloğa gitmeye yanaşmıyor. Kamu çalışanı olduğu için sorun olabilri bahanesinin arkasına sığınıyor. Ailesi konuşuyor, dinlemiyor. Benim ailem konuştu, tamam diyor tekrar aynı hareketlerine devam ediyor. Tartışmaları kavgaya çekmek konusunda uzman birisi ve doğuştan bir zeytinyağı özelliği var. Ona karşı haklı olmak imkansız. Bende de suç var sınır çizemiyorum. Bütün gün evde tek başımayım, insan bi ses arıyor. Konuşmayayım desem yapamıyorum kaldı ki bunu yaptığım zamanlarda da pek değişen bir şey yok. Asla hata kabul etmiyor, iyi şeyler Ona ait tüm kötü şeyler bana. Önümde iki sonuç kaldı. Ya o kadına gerçekten bir şeyler hissediyordu, ben bir şeyleri bozdum. Ya da bir psikolojik rahatsızlığın eşiğinde. ( ailesinde bipolar tanısı mevcut) zaten bu isteğimi söylerken onu suçlamadım. Tamam arkadaşın ama işte zor duruma düşebilirsin, bu şekilde olmaz. Onunda düşünmesi lazımdı. Sende bana karşı sorumlusun sonucta ona mahcup olacağın bir şey yok diye defalarca söyledim. Kaldı ki inanın ben kıskanç biri değilim. Hatta belki kıskanmama durumum bazı kişilerce anormal bile bulunabilinir. Ben çıkamadım işin içinden. Evlilikte böyle zorlu süreçler geçiren kişiler varsa bu süreci nasıl aşabilirim ne olur bir tavsiye verin. Elimden geleni yapmak istiyorum. Bir söz verdim, kapıyı vurup çekip gitmeden önce vicdanım rahat olsun istiyorum. Kadınla aralarında yine de bir şey olduğunu düşünmüyorum. Kadınlar sezer, bilirsiniz. Ama bu değişimi açıklamanın bir anlamı var mı bilmiyorum. Halbuki çocuk yapalım kararı almıştık, bu sürece hazırlanıyorduk bu kavgalar başlamadan önce. Ne olur bana bir akıl verin saygı-sevgi çerçevesinde, nasıl dinecek bu fırtına. Artık çok yorgunum...
Adam elin kadınlarına acıyor,karısı fakirlikten kahvaltı edemiyor.Kendi iş arkadaşıyla fingirdeşiyor,karısına iftira atıp, namusuna dil uzatıyor.Sevgi saygı yok ki çerçevesi olsun Sende bile bile bu adamı çektiğine göre bol şans .Çocuk yap tabi bu çocuk kimden iftirasını yemediğin eksik kalmıştı onu da ye,seviyorsun aşağılanmayı,namusuna laf edilmesini bu leş kocayla bir ömür mutluluklar ......
 
kesinlikle askeri mensup eşi. psikolog vs işimden dolayı olmaz demiş. çünkü kendiside sorgulanır. açığa alınabilir. eşiniz buzdolabını yumrukladığında hastanede ne dediniz mesela merak ettim.
bu kişi hasta direk. başka açıklaması yok.
size güvenmiyor. çünkü arabasına aldığı kadından herkesi öyle zannediyor. sağlıklı düşünmüyor. siz evde onun arkasından iş yapıyorsunuz diye kuruyor kafasında. bu manyak gecenin bir vakti kalkıp sizi boğmaya kalksa ne yapacaksınız.
siz ona ne sözü verdiniz ömür boyu senin yanında köle mi olacağım dediniz.
o size eş olarak söz verdiği kocalığı yapmıyorsa sizin sözünüzün de bir önemi yok.
aileniz arkanızda değil mi. çekin gidin. ille neden kamuya atanmak için ısrarcısınız. üni mezunu birisi şuan bir banka sınavına bile girip çok rahat işe girebilir.
 
Asker olsa işe nasıl kadın çalışan götürsün? Kadın mı çalışıyor askeriyede.

Kahvaltılık bi anda bitmez ki nasıl aç kaldın? Azalarak biter. Azaldığında alışveriş yapmıyorsanız bu evlilik değil ki esaret. Geldiğin yere dön. Evlenmeden önce sokakta mı yaşıyordun?
 
Asker olsa işe nasıl kadın çalışan götürsün? Kadın mı çalışıyor askeriyede.

Kahvaltılık bi anda bitmez ki nasıl aç kaldın? Azalarak biter. Azaldığında alışveriş yapmıyorsanız bu evlilik değil ki esaret. Geldiğin yere dön. Evlenmeden önce sokakta mı yaşıyordun?
Niye, kadın askerler veya orada görevli kadın memurlar yok mu?
 
Kades indirin. Psikologdan korkana kadar sizin ihbarınızdan korksun madem mesleği bu kadar önemli.
 
Her yeni gelin gibi siz de atanmayı bekliyorsunuz demek ki. Kahvaltıda yiyecek bir şey yok aç kaldım diye kendini acındırmak daha kolay geliyor tabii.
Bir de sürekli kiminle konuşuyorsunuz ki eşiniz ikide bir bunu soruyor?
 
Bi kadın neden kocasına güvenmemeli işte bu yüzden yok kocamın maaşı iyi yok ben iş bulamıyorum aileden gelen mal mülk para yoksa işsiz halde evlenilmez kendi ayaklarının üstünde durmazsan böyle aç kalır hakaret işitirsin. Bi adam karısına bunu yaşatmamalı ama ADAM diyorum adam olmayan erkek çok
 
Her yeni gelin gibi siz de atanmayı bekliyorsunuz demek ki. Kahvaltıda yiyecek bir şey yok aç kaldım diye kendini acındırmak daha kolay geliyor tabii.
Bir de sürekli kiminle konuşuyorsunuz ki eşiniz ikide bir bunu soruyor?
Sonra hamile kalır düzelmişti o aralar bilemedim olur .
 
Hemen cocuk yapin. Buzdolabina vurunca eli kiriliyor madem , hem size hem cocuga vurur rahatlar. Tek basiniza kahvalti yapamayacaginiza cocukla beraber ac ac oturursunuz. Yaw bu adamdan cocuk mu yapilir, bir de konusuyorduk diyorsunuz. Kadini arabayla birakmasin ama dolaba yumruk atsin, eve para birakmasin, herseyine raziyim perdesi inmis gozunuze.
 
ben boyle yazılan yazılara çok üzülüyorum. Bi erkeğin vicdanına merhametine muhtaç savunmasız bimediği bi şehirde ben napcam göz yaşları. Gerçekten üzücü. Yapacağın şey süre kazanmak madem dönecek yerin yok. Acil atanıyor musun işe mi giriyorsun. paranı kazanıp bu adamada boşanma davası açmak olur.
 
Beni sadakatsizlikle suçladı. Abi dediğim insanlarla, çocukluk arkadaşlarımla imalarda bulundu. Ve bu konuyu benim aileme kadar taşındı aileme karşı bile böyle şeyler anlattı sarhoş bir vaziyette. Ailem tabiki çok sinirlendiler ona. Biz gittiği her yeri biliyoruz diye çıkıştılar.
Aileniz varmış işte. Neden gidecek yerim yok diyorsunuz? Gidecek yeriniz mi yok işinize mi gelmiyor boşanmak?
Hani şu konuşmalar benim kızım için yapılsa onu bir dakika daha o evde tutmam.
 
Merhabalar herkese. Okuyup bir öneri sunarsanız çok mutlu olurum...
Eşimle 2 buçuk yıldır evliyiz. Çocuğumuz yok. Onunla iletişim problemleri yaşıyoruz. Daha önce de kavgalarımız zaman zaman olurdu ancak bir şekilde aşılır, sükunet sağlanırdı. Eşimin agresif tavırlarından çok mutsuzum. Ben üniversite bittikten sonra iş bulamadım, çalışmıyorum. Kendi içsel problemlerin zaten yeterince yorucu. Eşimin son aylardaki değişimi de üstüne eklenince çok dayanılmaz oldu. Nolur bana bir akıl verin. Eşim kadın bir iş arkadaşını işe bırakıyordu. Ara sıra olmak kaydıyla tabiki bırak yeni boşandı, bizde destek olalım sakın para alma dedim. Aradan bir yıl geçti. Eşim bir ameliyat geçirdi ve o kadının geçmiş olsun aramasını hoparlöre almıştım. Samimi konuşmasından rahatsız oldum eşimde kadına abla diyor ama aralarında 3-4 yaş var. Canım, kıyamam tarzındaki söylemlerinden rahatsız oldum. Kadının birazda konuşma tarzı öyle ancak bilmiyorum. Aralarında bu denli bir samimiyet olduğunu bilmiyordum. Eşime uygun bir dille dedim bak olmaz iş yerinde yanlış anlaşılır artık sen bırakma uygun bir dille söyle dedim. Bir iki mırın kırın etti tamam dedi. Eşim ameliyat sürecini atlattı iki ay geçti. Bir akşam bana dedi ki sana bir şey söyleyeceğim ama kızma bugün onu işe bıraktım dedi. Ona sordum bak iş yerinde zor duruma mı düşüyorsun bırakmasan, ayıp mı olacak diye endişeleniyorsun dedim. Bana dedi ki üzülüyorum haline dedi. İş yerindeki arkadaşlarda bırak diyorlar dedi. Kan beynime sıçradı. Bana bunu dediği gün evde kahvaltılık yoktu. Bana para vermez, evde yiyecek var mı umursamaz ama başkasına gelince acımış. Ben o gün kahvaltı yapamadım. Tabi bunu duyunca çok sinirlendim dedim ki git söyle aerık bırakmıyorsun. Büyük bir kavga sürecimiz başladı. Ben hiç kıskanç biri değilimdir inanın ki . Ben eşime güvenirdim çünkü ama yıkıcı bir kavga süreci. Beni sadakatsizlikle suçladı. Abi dediğim insanlarla, çocukluk arkadaşlarımla imalarda bulundu. Ve bu konuyu benim aileme kadar taşındı aileme karşı bile böyle şeyler anlattı sarhoş bir vaziyette. Ailem tabiki çok sinirlendiler ona. Biz gittiği her yeri biliyoruz diye çıkıştılar. Ben evden bile çıkmıyorum, işsizlik belimi büktü. Beni kaynanam hakkında sinirle söylediğim şeylerle tehtit etti. Ona söylemekle. Ben de annesini aradım dedim beni sinirle ettiğim laflarla tehtit ediyor sana bunları bunları söyledim. Oğlun bunkarı bunları yaptı. Neyse kadın da ne yapsın bana hak verdi. Götürmemesi gerek dedi. Oğluna da öğüt verdi zaten yeni bir şehre taşındık oturup konuştuğum bir iki insandan başka kimsem de yok. Kaldı ki bu imayı hakedecek hiçbir şey yapmadım. Çok zoruma gitti. Tabi o iki günde ben 20 yıl yaşlandım sanki. İlk defa ondan korktum. Sonra birkaç hafta sonra bir gece uyandı sen kimle konuşuyorsun dedi. Gecenin bir vakti yine kavga kıyamet. Sürekli ekimden beri ağır kavgalar ediyoruz. Ameliyat olmasının sebebi buzdolabına yumruk atıp elini kırmasıydı. Sinirlenince gözü görmüyor. Televizyonu kırdı. Emanet televizyonu kullanıyoruz aylardır. Olaylar böyle sürdü gitti. Bugün lavabodan çıktı kimle konuşuyorsun dedi. Ya inanamıyorum belki bana niye orda duruyorsun diye kızacaksınız, çocuğunda yok ama gidecek bir yerim olsa bir dakika durmazdım. Atanmaya çalışıyorum mücadele etmeye çalışıyorum. Ama sürekli suçlamaktan, kavgacı olduğuma inandırılmaktan, alttan almaktan yoruldum. Belki laflarını sineye çeksem büyümezdi olaylar. Bende sinirli biriyim dönüp gidemiyorum öteki odaya, duymazdan gelemiyorum. Uzun oldu, okuyup zahmet verdiysem hakkınızı helal edin. Boşanmam yakın zaman için mümkün görünmüyor. Psikoloğa gitmeye yanaşmıyor. Kamu çalışanı olduğu için sorun olabilri bahanesinin arkasına sığınıyor. Ailesi konuşuyor, dinlemiyor. Benim ailem konuştu, tamam diyor tekrar aynı hareketlerine devam ediyor. Tartışmaları kavgaya çekmek konusunda uzman birisi ve doğuştan bir zeytinyağı özelliği var. Ona karşı haklı olmak imkansız. Bende de suç var sınır çizemiyorum. Bütün gün evde tek başımayım, insan bi ses arıyor. Konuşmayayım desem yapamıyorum kaldı ki bunu yaptığım zamanlarda da pek değişen bir şey yok. Asla hata kabul etmiyor, iyi şeyler Ona ait tüm kötü şeyler bana. Önümde iki sonuç kaldı. Ya o kadına gerçekten bir şeyler hissediyordu, ben bir şeyleri bozdum. Ya da bir psikolojik rahatsızlığın eşiğinde. ( ailesinde bipolar tanısı mevcut) zaten bu isteğimi söylerken onu suçlamadım. Tamam arkadaşın ama işte zor duruma düşebilirsin, bu şekilde olmaz. Onunda düşünmesi lazımdı. Sende bana karşı sorumlusun sonucta ona mahcup olacağın bir şey yok diye defalarca söyledim. Kaldı ki inanın ben kıskanç biri değilim. Hatta belki kıskanmama durumum bazı kişilerce anormal bile bulunabilinir. Ben çıkamadım işin içinden. Evlilikte böyle zorlu süreçler geçiren kişiler varsa bu süreci nasıl aşabilirim ne olur bir tavsiye verin. Elimden geleni yapmak istiyorum. Bir söz verdim, kapıyı vurup çekip gitmeden önce vicdanım rahat olsun istiyorum. Kadınla aralarında yine de bir şey olduğunu düşünmüyorum. Kadınlar sezer, bilirsiniz. Ama bu değişimi açıklamanın bir anlamı var mı bilmiyorum. Halbuki çocuk yapalım kararı almıştık, bu sürece hazırlanıyorduk bu kavgalar başlamadan önce. Ne olur bana bir akıl verin saygı-sevgi çerçevesinde, nasıl dinecek bu fırtına. Artık çok yorgunum...
Bu adam düzelmez. Siz de eve kapanmayın iş bulun çalışın paranızı kazanın. Eve para bırakmayan adamdan da çocuk yapmayıverin.
Kendinize söz vermişsiniz bilmem neymiş vallahi şaka gibisiniz, adam sizi ne ile suçluyor siz hala vijdan diyorsunuz.
 
Benim anlamadigim nasil is bulamiyorsunuz. Parttime bir magazaya girip calisabilirsiniz haftasonlari. Hicbisey olmadi uc harfli marketlere girebilirsiniz. Buyuk marketlerde hafta sonlari veya hafta icleri stand duzeltme urun tanitma isleri var. Atanana kadar niye evde duruyorsunuz. Ne demek evde kahvaltilik yoktuda edemedim. Hadi herseyi gectim cpcuk yok bosanirsiniz oldugunuz sehirde ev arkadasi bulur eve cikarsiniz yada apart oteller var hem calisir hemde hayatinizi idame ettirirsiniz siz boyle hayati kendinize zindan ediyorsunuz. Yada ailenizin yanina donun. A en basta sizin bir sekilde is bulmaniz gerekiyor. Benimde en irite oldugum sey saglikli bir insanın cocugu falan yoksa calismamasi. Erkek olsun kadin olsun insan niye evde otururu yahu bu yaslarda. O manyak esininde asker oldugunu dusunuyorum son senelerde bunlar sapittilar cunku. Psikologada gitmiyolar meslekten atilacak korkusuyla. Habire eslerine cocuklarina ailelerine zindan ediyolar hauati Allah yardimcin olsun. Ama bu sekilde hayat surmez. Ve arti olarak boşanan bir kadinin evli bir adamin arabasinda isi yok. Bir sene cok. Bile. Ben bir gun dahi bindiginde hile dunyayi basina yikardim muhtemelen
Bende sizin gibi düşünürdüm. Teorik olarak söylediklerinize hak veriyorum. İş bulamamak diye bir gerçek ne yazık ki var. Toplum bu konuda çok acımasız. Tanımadığım kimseye de yalan borcum yok. Bir çok iş görüşmesi ve sayısız başvuru. Hiçbiri olumlu olmadı ne yazık ki. Teşekkür ederim yorumunuz için.
 
Back
X